
1.906 kelime · ~10 dk okuma
Kaçtı anasını satayım ya. Abi göz göze geldin. Dikkatin dağıldı. Avınla göz göze gelmeyeceksin. Yani avının gözünün içine bakamıyorsan da kendini avcıyım demeyeceksin hocam. Diyorsun. Neyse. Hadi gel şu tarafa doğru bakalım bir.
O ne öyle orada? Araba mı o? Evet aynen. Kimse yok. Terk edilmiş galiba. Allah Allah. Bak ya. Ne oldu? İçeride bir şey var. Ciddi mi? Vallahi var. Köpeğe benziyor. Köpek mi acaba? Aa köpek hakikaten ha. Ölü falan mı bu? Baksana bir. Anlamadım ki. Kapı da kilitti. Dur bir dakika dur. Şu camı kıralım. Çekil bir dakika.
Yaşıyor mu? Evet galiba. Polisi ara çabuk. Ben Sezgi Aksu. Burası Karanlık Dosyalar. Bugün bahsedeceğimiz dava, kanalımda yıllar önce bu işe ilk başladığım günlerde anlattığım, ancak daha sonra bilgileri yetersiz bulup sildiğim bir olayla ilgili.
Bu dava öyle gizemli ki bütün dünyaya nam salmış nadir olaylardan biri. Benden de bugüne dek çok sık istenmekteydi. Bugüne kısmetmiş diyelim. Ne dersiniz? Herkesi afallatan bu gizemin içine dalmaya hazır mısınız?
Bobby Jameson, eşi Cherilyn ve 6 yaşındaki kızları Madison, Oklahoma'nın Eufaula şehrinde huzurlu bir hayat sürüyorlardı. Doğayla iç içe olmayı seven Jameson ailesi, hayatlarının geri kalanını bir dağ evinde geçirmek istiyordu. Cherilyn'in hayali evinin penceresinden elini gökyüzüne uzattığında bulutlara değebilmekti. Bunun için bulutlara en yakın olabilecekleri yerde, Panola Dağı'nda bir arazi satın almaya karar verdiler.
O sabah araziyi incelemek için Red Oak'a doğru yola çıktılar. Arazi, Eufaula'dan yaklaşık 48 kilometre uzaktaydı. Aile arsayı incelemeye giderken emlakçının kendilerine eşlik etmesini istememiş, özellikle tek gitmek konusunda ısrar etmişlerdi. Jamesonlar o gün evlerine geri dönmedi. Ertesi günde ve ertesi günde... Jamesonların ailesi ve arkadaşları hemen endişelenmemişti aslında.
Çiftin arası da kısa süreliğine şehirden uzaklaşma alışkanlığı olduğundan böyle geziler yaptıklarını bilirlerdi. Küçük kızlarının da bir süre önce anaokulundan kaydını aldıkları için onun yokluğu da öğretmenleri ve arkadaşları tarafından fark edilmemişti. Polis ilk etapta ailenin ortadan kaybolduğundan habersizdi. 17 Ekim 2009 Cumartesi günü sadece 297 kişinin yaşadığı küçük bir kasaba olan Latimer Country'de arazi motosikletleriyle bölgede dolaşan iki avcı terk edilmiş halde bir kamyonet buldu. Dur bir dakika dur şu camı kıralım. Çekil bir dakika.
Kapıları kilitli halde olan bu aracın içinde bir köpek olduğunu fark eden avcılar telaşla polisi arayıp aracın çalıntı olduğunu düşündüklerinden çevredeki insanları soruşturmaya başladılar. Ancak yanıtlar tutarsızdı. Aracın sadece birkaç saattir orada olduğunu söyleyenler de vardı, günlerdir orada olduğunu söyleyenler de. Olay aracın bulunduğu ilk andan itibaren gizemli bir hal almaya başlamıştı bile.
Kesin olan bir şey vardı ki, bu araç James'in ailesine aitti. Ve sahipleri ortada yoktu. Ailenin köpeği Maisie dışında. Köpek ciddi şekilde aç ve susuz kalmıştı.
hala hayatta olması adeta bir mucizeydi. Polisler ve sağlık görevlileri olay yerine ulaştığında derhal aracın içinden köpeği kurtarıp aileyi aramaya başladılar. Ve aileye ait olan GPS, cep telefonları, cüzdanlar ve kimlik kartları gibi birkaç eşya buldular. Ayrıca sürücü koltuğunun altına itilmiş yaklaşık 32 bin dolar nakit para vardı.
Jamesonlar engelli ödeneğiyle geçiniyorlardı ve yanlarında büyük miktarlarda para taşımaları kesinlikle alışıldık bir durum değildi. Ayrıca torpido gözünde Shirley'nin kocasına yazdığı 11 sayfalık ilginç bir mektupta vardı. Mektupta Cheryl'in Bobby'nin kızları Madison'dan nefret ettiğini iddia ediyordu. Bobby'nin bir keşiş gibi yalnız bir insan olduğunu ve ondan boşanmak istediğini belirtiyordu. O sıralarda Cheryl'in akıl sağlığının kötüye gittiği ve depresyonla mücadele ettiği bir dönemdeydi. Kendisine bipolar teşhisi konmuş ve ilaç tedavisi görüyordu. Bobby ise yıllar önce geçirdiği bir araba kazasından kaynaklanan kronik sırt ağrısı nedeniyle herhangi bir işte çalışamıyordu.
kendi sorunlarıyla uğraşıyordu. Bu rahatsızlık sebebiyle de engelli ödeneği alıyordu. Bu mektubun ne anlama geldiği, Sherilyn'in ne sebeple bunları yazdığını kimse anlayamadı. Polis bulguların ardından 400'den fazla gönüllü, insansız bir drone, atlar, katırlar ve 16 kadavra köpeğiyle bölgeyi taramaya başladı. İpucu gibi görünen tek alan kadavra köpeğinin kokladığı su kulesiydi. Kuleyi içindeki suyu boşaltıp aradıklarındaysa kayıp aileyle bağlantılı olduğunu gösteren hiçbir şeye rastlamadılar. Bunun üstüne polis, Jameson'ların ev güvenlik sistemindeki görüntüleri kontrol etti.
ve kayboldukları güne ait zaman damgalı videoları buldu. Görüntülerde Jameson'ların kişisel eşyalarını taşıyarak evlerinden araçlarına kadar yaklaşık 20 kez gidip geldikleri görülüyordu. Sanki bir yere uzun süreli gitmek üzere hazırlanıyor gibiydiler. Ancak ilginç olan şuydu ki bazı git gellerde hiçbir şey taşımıyor, ev ile kamyonet arasında öylece mekik dokuyorlardı.
Görüntüleri inceleyen polisler ailenin trans halinde olduğunu düşündüler. Öyle ki çiftin yürümeyi tamamen bırakıp boş bir ifadeyle oldukları yerde durduğu anlar da görüntülerde yer almaktaydı. Görüntüleri izleyen Sheriff Beauchamp, Cheryl'inin kamyona getirdiği bazı eşyaların önemli bir ipucu olabileceğine inanıyordu. Bobby'nin elinde tuttuğu kahverengi evrak çantası ve tabancası bunlardan biriydi.
Ancak ikisi de hiç ortaya çıkmadı. Aileyle ilgili kayda değer hiçbir ipucu bulunamıyordu. İlerleme kaydedemeyen polis, James'in ailesi davasını bir kayıp dosyası olarak rafa kaldırdı. Aradan dört yıl geçmişti. Kasım 2013'e gelindiğinde aileye ait yeni kalıntılar bulundu.
İki geyik avcısı Latimer ilçesindeki uzak bir bölgede seyahat ederken, Panola Dağı'ndaki Smokestack Hollow bölgesinde iki yetişkin ve bir küçük çocuğa ait iskeletler buldu. Kalıntılar, Jameson'ların terk edilmiş kamyonetinden yaklaşık 4 kilometre uzaktaydı. Pek çok kişi bu iskeletlerin kayıp aileye ait olduğunu düşünse de kalıntıların kimliği hemen belirlenemedi. Kalıntılar kafa tasları ve kemik parçalarından oluşuyordu ve büyük ölçüde çürümüştü. 3 Temmuz 2014'te kalıntıların James'in ailesi üyelerine ait olduğu Oklahoma tıp müfettişi tarafından onaylansa da James'in ailesinin ölüm nedeni belirlenemedi. Kayboldukları o Ekim gününde onlara ne olduğu hala bilinmiyor.
Ancak konuyla ilgili sayısız spekülasyonlar bulunmakta. Şimdi kısa bir ara veriyoruz. Ardından davamıza geri döneceğiz. Pek çok kişi, Jameson'ların satın alacakları arazilerini bulmaya çalışırken kaybolduklarına ve doğa şartlarına yenik düştüklerine inanıyor. O gün hava yağmurlu ve soğuktu. Uzun süre zorlu hava şartlarında kalmaları hipotermiye girmelerine sebep olmuş olabilirdi.
Ancak Jameson'ların kendilerine eşlik etmeyi teklif eden emlakçıların yardımını neden geri çevirdikleri ve yıllar sonra burada bulunan kalıntıların neden daha önce bulunamadığı hala bir sır. Bölgenin yüzlerce kişi tarafından arandığını bilen gazeteciler kalıntıların neden daha önce bulunamadığını yetkililere sorduğunda Oklahoma Eyalet Soruşturma Bürosunun özel ajan yardımcısı onlara şunları söyledi. Burası ormanlık bir bölge arkadaşlar. Düşen yapraklar cesetlerin üzerini kapatmış olabilir. Jameson ailesinin cesetlerinin uzun süre bulunamamasının dışında bu kayıp vakasıyla ilgili birçok ilginç nokta daha vardı. Bobby Jameson'un kafatasında avcıların kurşun deliği olabileceğinden şüphelendiği küçük bir delik dikkat çekmişti.
Ancak polis bunu araştırdığında bunun bir kurşun deliği olmadığına karar verdi. Jameson ailesinin olandışı ölümlerinde soru işaretleri insanların oldukça dikkatini çekmişti. Konuyla ilgili sayısız teoriler üretilmeye başlandı. Bazı insanlar ailenin tanık koruma programında olduğunu öne sürerken diğerleri belki de kendilerini ölmüş gibi gösterip kaçtıklarını düşünüyordu. Kimileri Jameson'ların toplu intihar gerçekleştirdiklerine inanıyordu.
Bu teoriye göre Bobby Jameson önce ailesini, sonra da kendini öldürmüştü. Ailenin Oklahoma dağlarında saklanan şeytani bir tarikatın kurbanı olabileceğine dair teoriler de vardı. Bazı insanlar Jameson'ların aslında uyuşturucu satıcısı olduğunu, bu yüzden de kamyonetlerinde bu kadar çok para olduğunu düşünüyordu. Jameson'ların kaybolduğu gün kamera kayıtlarına yansıyan tuhaf davranışlarını da uyuşturucu etkisine bağlıyorlardı. Ancak polis bu teoriyi destekleyecek hiçbir kanıt bulamadı. Başka bir teori ise Bobby Jameson'un ölümünün kendisi ile babası arasındaki bir anlaşmazlıktan kaynaklandığı yönündeydi.
Çünkü Mayıs 2009'da Bobby James'ın annesi ve babasına 10 bin dolar karşılığında dava açmıştı. Bobby'nin iddiasına göre babası onu Oklahoma'daki benzin istasyonunda ücretsiz çalıştırmış ve gelecekte bir noktada oğluna işin yarısını vereceğine söz vermişti. Ama daha sonra benzin istasyonunu satmış ve Bobby'e borcu olan parayı da vermemişti. O dönem babasına sinirlenen Bobby, babasının ailesini tehdit ettiğini ve ona aracıyla çarptığını iddia etmiş, hatta Matt ve diğer suç faaliyetlerine bulaştığını dile getirmişti. Bunun üstüne yetkililer, baba Bob Dean James'ını araştırmış ve oğlunun ölümüyle ilgisi olmadığı sonucuna varmıştı. Bir başka ilginç ifade, James'ın ailesinin düzenli olarak görüştükleri Papaz Gary Brandon'dan gelmişti.
Söylediğine göre Bobby evlerinin çatısında hayaletlerin yaşadığını iddia etmiş ve papaza hayaletleri öldürebilecek herhangi bir yöntem bilip bilmediğini sormuştu. Ayrıca ondan şeytan çıkarma ayini yapılmasını da talep etmişti. Çünkü ona göre küçük kızları Madison hayaletlerden biriyle Emily adında hayali bir arkadaşla konuşuyordu. Bazı söylentilere göre Bobby Jameson ortadan kaybolmadan önce şeytani İncil'in bir kopyasını alıp okumaya başlamıştı. Kitabı bir rehber olarak kullanıyor ve ruhsal sorunlarına çözüm bulmaya çalışıyordu. Bobby'nin bu yaptığıyla etrafına uğursuzluk saçtığını düşünen arkadaşları, Jameson'ların evinin bir tür karanlık varlık tarafından ele geçirildiği konusunda hemfikirdi. Birçoğu o evde paranormal deneyimler yaşamıştı.
ve kendilerini depresif ve üzgün hissediyorlardı. Shirley'nin en yakın arkadaşlarından biri olan Nicky Shennold perili ev iddiaları hakkında şunları söylemişti. O ev gerçekten hayaletliydi. Bakın delirmiş gibi gözükmek istemiyorum ama oraya gittiğimde korkunç bir şeyin varlığını hissettim hep. Yani bunu nasıl açıklayabilirim bilmiyorum ama oraya ne zaman gitsem kendimi çok kötü hissediyordum.
Cheryl'in arkadaşlarından biri de polise ara sıra Jameson'ların evinde seanslar düzenlediğini ve Cheryl'in bunları son derece ciddiye aldığını söylemişti. Ailenin siyah bir kedisi vardı ve bir gün zehirlenerek ölmüştü. Cheryl'in de evlerinin dışındaki deponun üzerine kara kedilerinin nasıl zehirlendiğini anlatan bir graffiti çizmişti. Cheryl'in kedisini komşularından birinin öldürdüğünü ve bu komşusunun da bir cadı olduğunu düşünüyordu.
Jameson ailesinin ortadan kaybolmalarından kısa bir süre önce yaptığı tuhaf şeylerden biri de küçük kızlarının kaydını anaokulundan almaktı. Ebeveynler ve okul arasında bir tür anlaşmazlık vardı ve okula karşı dava açmışlardı. Bir başka tuhaf olayda Jameson ailesinin bir arkadaşı ve tamirci olan Kenneth Bellows'un Jameson'ların evinden silah zoruyla kovulmasıydı. Söylenenlere göre, Kenneth, Shirley'nin yerli mirasa sahip olduğunu öğrenmiş ve öfkelenmişti. Yerli miras, yerli insanlar tarafından paylaşılan ve nesilden nesile aktarılan inanç sistemlerini, yaşam deneyimlerini, bilgileri, fikirleri ifade ediyordu. Arkadaşının sinirlendiğini gören Sherilyn ise silahını almış ve onun ayaklarının dibine yere ateş etmişti. Bu bir uyarı ateşiydi. Polis olayı araştırdığındaysa herhangi bir suçlamada bulunulmamıştı. Bir başka ifadede Sherilyn'in daha önceki bir ilişkisinden olan oğlu Colton'dan gelmişti. Colton, polise annesinin onu Jameson'lar kaybolmadan iki hafta önce ziyaret ettiğini söyledi.
Ancak ilginç olan, Shirley'nin ona yeni bir arsa satın almak ya da herhangi bir yere taşınmak konusunda hiçbir şey söylememiş olmasıydı. 12 yaşındaki Colton'a, annesi kaybolmadan sadece birkaç ay önce gerçekleşen velayet duruşmasında hangi ebeveyninin yanında kalmayı tercih edeceği sorulmuş, Colton da annesinin çok depresif göründüğünü ve çoğu zaman tuhaf davrandığını belirterek babasını seçmişti. Olayın ardından Cheryl'in intihara teşebbüs etmiş ve kısa bir süreliğine hastaneye kaldırılmıştı. Kayıp Jameson ailesinin vakası, 2010 yılında Investigation Discovery'nin Disappeared programında yer aldı. Yıllar geçtikçe bu davayı çok sayıda insan araştırdı. Cheryl'in Jameson'un arkadaşlarından biri olan Nicky Shenald da bunlardan biriydi.
arkadaşına ne olduğunu bulmaya kararlıydı. Özel dedektifler Gizem'in derinlerine inmek, yeni bilgiler ortaya çıkarmak ve dava ile ilgili önemli bir şey görmüş olabilecek tanıkları bulmak için ellerinden geleni yapmış olsalar da James'in ailesinin ölümleri bugüne kadar bir sır olarak kaldı. Hiçbir şüpheli bulunmadığı ve delillerde sınırlı olduğu için davanın çözülmesi hala oldukça zor görünüyor. Teorilerin hepsinin oluru varken aynı zamanda hiçbirini de tamamen mantıklı bulamıyor insan. Beni en çok şaşırtan ve kafamı karıştıran noktalardan biriyse köpeklerini arabada kilitli bırakmış olmaları. Biri onları silah zoruyla indirmiş olsa koltuğun altındaki yüklü miktarda parayı da bırakmazdı diye düşünüyorum. Etrafı gezmeye çıkmış olsalar köpeklerini de yanlarına almazlar mıydı? Sonuçta onun için de bir yürüyüş olurdu bu.
Belki de hemen etrafa göz atıp geleceklerini düşünerekten köpeği arabada bıraktılar. Kim bilir? Bilinçli olarak aracı orada terk edip de köpeği orada havasız bırakmış olma ihtimallerini düşünmek bile istemem. Kulağa çok acımasız geliyor. Kamera görüntülerini internetten izlerseniz onlar da oldukça garip. Karı kocanın davranışları, boş boş gidip gelmeleri, hatta öylece durup etrafa bakmaları gibi anlamsız anlar yer almakta görüntülerde.
İnsanların neden yasaklı madde etkisinde olduklarını düşünmelerini anlayabiliyorum. İşin en garip yanlarından biri de bobinin kafa tasında bulunan delik. Kurşun deliğiyle oluşmadıysa başka nasıl oluşmuş olabilir ki? Bazı kaynaklarda bu deliklerin diğer kemiklerde de bulunduğuna dair bilgilere rastladım. Ancak bunların doğruluğundan emin olamadım.
Çok uzun zamandır araştırılan ve çözülemeyen ünlü bir dava olduğundan ötürü internette doğru olmayan bilgi sayısı da epey çok. Bu dava hakkında gerçekten oturup saatlerce konuşabilirim sanırım. Fakat kafamda onlarca soruyla beraber yorumu size bırakıyorum. Sizce James'in ailesine ne oldu?
Evet, bu haftanın karanlık dosyasının da sonuna geldik. Bir sonraki karanlık dosyada görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.