Podcast

Mevlüt Maneviyatı Beni Çarpıyor I Bölüm 3

Misafir Odası

2 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Her şeyin bir sonu olduğunu hatırlatan bir sessizlikte... Ne! İmam gidiyor mu? Durun. Bekleyin! Ey cemaat, biz Şen Ailesi olarak çok zor günlerden geçiyoruz.



Misafir Odası bir Podbee Media yapımıdır.

Volkan Çıkıntoğlu'nun senaryosunu yazdığı, Tunç Şahin'in yönettiği, Aslı İnandık, Güven Murat Akpınar, Derya Alabora ve Serkan Keskin'in baş rollerini oynadığı 8 bölümlük bir podcast dizisidir.



Ortak Yapımcı: Yağmur Dolkun I Dolkun Production

Ses Tasarım ve Miksaj: Metin Bozkurt

Müzik: Okan Kaya

Proje Süpervizörleri: Tülin Özen, Tansu Biçer

Proje Koordinasyon: Şevval Balkan

Ses Tasarım Editörleri: Tolgacan Bozca, Cemre Dalyan, Batuhan Kösegil

Reji Asitanları: İpek Turgay, Sıla Kenar

Afiş: Onur Sipahi

Konuk Bölüm Oyuncusu: Gökbey Karataş, Yasemin Yeşilgöz







Tüm bölümler ve daha fazlası için !

------ Podbee Sunar -------

Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

1.914 kelime · ~10 dk okuma

Misafir odasında geçen hafta. Geçmeyen deliliğim. Kutular açıp hayaletlerle konuşuyorum. Şaşırdık mı? Hayır. Çünkü bizim ailede... Irsi diyeceksin deme bir tanem. Hep annenin korkutması bu. Babanın ailesinde ırsi deyip doldurdu size. Yalan mı? Ya hadi konuş hayaletinle. Sev futbolu tekrardan. Ne olacak ki bir tanem? Ben şu kutuyu atayım da görsen. Atamazsın. Atarım. Allah! Annem sesli mesaj atmış. Annem sesli mesaj atmayı bilmez ki. Ülgen, ben iyiyim. Hatta çok iyiyim. Pazartesi Mevlüt'e yetişeceğim merak etme. Ama Ülgen yine de ablana söyle yardım etsin. Öpüyorum sizi. Canlarım benim.

Bir şeye bağımlı olmak neden kötüdür hayali ikitlem? Bir gün o şey biteceği ve bizim de bok gibi yoksul kalacağımız için mi? Peki ya bağımlı olduğumuz şeyler sonsuza dek sürse? Bağımlılık yine de kötü olur muydu? Abla duvarı çizeceksin azıcık, dikkatli taş sandalyeyi. Al kendin taşı, al. Ayranlar gelmiş, ben onları taşıyacağım. Ya yani ne yaptın, ne ettin, beni soktun bu mevte ya. Var mı annemden bir haber?

Yetişeceğim çocuklar, yetişeceğim ama ablan yardım etsin, ablan. Ya on beş sene Ölgen ya, on beş senedir ayran içip Fatih'e okuyorsunuz. Son iki senedir ayran yoktu abla. Yani senelerdir gelmediği için hiçbir şeyden haberin yok. Getirdin mi marakesciyi? Çatlıyor artık başım.

Transkriptin tamamını oku

Tamam daha fazla beklemeyelim başlasın imamda. Tamam ama bunu aç karnına içme oğlum git etli pilavdan ye azıcık sakın. Ya ne olacak ağrı kesici işte. Ya sen dinlesene beni. Ülgencim ben o yağlı mevzu yemeklerinden yiyemiyorum midemi yakıyor benim. Tamam baklavaya bir tane var bir tane at ağzına. Şekerli Ülgen baklava dediğin şey şeker. Ablacım aslında yani bu ağrı kesici. Hadi hadi al yuttum gitti. Neyse daha iyi olur belki böyle. Ne daha iyi be.

Taşıyor şu sandalyeleri artık, imam başlayacak şimdi. Ben işten sandalye taşımak için mi izin aldım ya? İnanamıyorum yani, kırk saat sandalye taşıttın bana Hügen. Ama sanki ben oturdum ya, sanki ben oturdum. Sabahtan beri elli tane yalan söyledim annem yüzünden. Annen nerede de gelip bana soruyorlar çünkü. Tamam, kes tatavayı hadi. Ay imam başlamış. Ben içeri gidiyorum. Başını ört, başını ört öyle. Tamam hadi.

Aa Emin. Emin benim liseden eski sevgilim. Ne? Sağ ol. Sağ ol. Evet Emine. Uzun zaman oldu birbirimizi görmeyelim. Ne haber? Evlendin. Çocuğun var. Ne kadar hoş. İlk cümleden bunları söylemem de. Evet. Çok sağ ol. Evet evet. Allah bağışlasın dedim. Ben evlenmedim. Yani doğru. Hiç mi değişmemişim? Hadi ya. Gözlerim bile. Gözlerim niye değişsin? Gözlerim aynı. Lens değil. Yok kendi gözlerim.

Ne kötü bir ex flörtü bu Emin. Emin benim birazcık başım dönüyor. Ben seni biraz bekleteceğim. Geliyorum. İmamın sesiyle kalabalığın fısıltısı birbirine karışıyor hayali kitlem. Çeşitli evlerden gelen 42 sandalye gökkuşağı gibi parlıyor önümde. Yoksa uzun süre mevlüte gelmediğim için maneviyat mı çarpıyor benim? Derken Hikmet amca kolumu tutuyor.

Evet evet başörtüsü yakıştı Hikmet amca. Doğru doğru alışsak iyi olur. Tabii canım yakında takmak zorunda olacak. Doğru. Şu politik yaşlı şakaları. Tabii tabii. Tabii canım sizin de dört karınız olur bu gidişle. Doğru doğru sen daha birine bile.

Din ve yaşlı şakaları birbirinden ayrılmalı. Ha yok evlenmedim. Evlenmedim Hikmet amca. Ben evlenmeden ölürüm bence böyle. Yok yok ölürüm ölürüm. Yok canım Allah uzun ömür falan vermesin. Israr etme öleceğim ya. Ne oluyor bana ya?

Pardon Hikmet amca, çok pardon ama öleceğim. Yani ben de öleceğim, sen de öleceksin. Hatta sen benden muhtemelen biraz daha önce öleceksin. Bak bu mevlitteki herkes ölecek. Tutamıyorum kendimi şu an. Ne yapıyorum ben ya? Hikmet amca çok özür dilerim. Ben biraz duygulandım galiba. Babamın mevliti ya. Tamam gidip gelsen. Bir gidip gelirim.

İlgen, bana bir şey oldu lan. Kendimi bayağı garip hissediyorum ya. Ooo, abla. Ya dedim sen aç karnına içme diye şunu.

İlacı mı diyorsun? Ne olacak ya? Majestik değil miydi o? Tam olarak majestik değil. Ne değil? Tam değil. Şimdi ablacığım ben sana bir iyilik yapmak istedim. Ne iyiliği Ülgen? Ya ben hep içiyorum. Seninle paylaşmak istedim. Ülgen bak çok kötü başım dönüyor. Ne söyleyeceksen geveleme ağzında. Gerçekten bak sen bana ne verdin? Ee ne verdim? Bitkisel toz.

Tamamen doğal ama nasıl bu? Özel peruk karışımı abla. Nurgül ne yaptın sen? Nurgül ne yaptın? Sen bana babamın mevlütünde uyuşturucu mu verdin? Nurgül sen ne yaptın bana? Ablacığım ben sana dedim aç karnını içme. Bu kadar aç karnını içme. Nurgül içeride 42 adet yaşlı var. Ben bu kafayla bu mevlüt boyunca ne yapacağım acaba? Tamam sen sakin ol. Burada dur. Hiç kıpırdama tamam mı? Ben hepsini halledeceğim. Sen hiç karışma. Dur!

Şu imam kendi anfesini mi getirmiş? Ben hayal mi görüyorum? Öyle öyle, mikrofonlu. Artık mevlütler hep böyle, moda. Aa! Herkes cüce gibi gözüküyor. Bir evin içinde kırk iki tane cüce. Acaba babamın arkadaşları da cücelerden mi oluşuyordu? Yoksa babam gizli bir cüce miydi? Kardeşim bir maddi bağımlısı, annem mevlüt bağımlısı olduğuna göre... ...olabilir vallahi.

Efendim Zehra teyze? Kilo mu almışım? Ne kilosu ya? Yoo kilo falan almadım. Zehra teyze bu yaptığın body shaming'e girer çok kırıcısın söyleyeyim. Aaa Hikmet amca yaşıyorsun hala. Buyur buyur dinliyorum. Evet evet köy enstitüleri kapatılmasaydı ohoho. Tabii ki canım cumhuriyete biz kadınlar ha. Tabii tabii. Sana bir şey diyeyim mi Hikmet amca? Senin naçiz vücudun toprak olacak ama

Aa nereye nereye dur. Tamam gitme ya söz, söz ölüm yok tamam. Zehra teyze dur bir, heh ne? Ya niye dondurayım yumurtalıklarını durduk yere? Hayır body shaming yumurta dondurmak değil. Hayır baby shower da değil o bambaşka bir şey. Aman olsun be Zehra teyze bırak. Kırklı yaşlarımda da ona pişman olurum. Ben zaten pişmanlıklarımı dondurmayı tercih ediyorum. Kendimi döverken lazım oluyor. Evet.

Oo, Hikmet amca. Bak, bir şey söyleyeceğim. Bu az önce söylediğimi tut. Bundan iyi Mezar Taşı yazısı olur ha. Bir düşün derim. Bunu kullanırsın. Tamam, çok özür dilerim. Ben niye sürekli sana bakınca ölüme geliyor konu- Tamam, tamam. Çok özür dilerim. Gerçekten sen anladın mı? Sen korkuyorsun. Açmayacağım daha da bu konuyu. Hah. Evet, Zehra teyze. Evet, babam benle gurur duyardı. Doğru. Zaten o gurur duysun diye mimarlık okudum ben. Ve çok geç seviştim. İnanır mısın çok geç seviştim.

Hayır canım ne ayıbı. Kötü bir şey bence bu. Mesela senin kızın İrem, bakkalın oğluyla seviştiğinde kaç yaşındaydı? 14 yaşında mı neydi? Tabii canım. Durun ya ne, ne? Ya çok keyifsiz. Size bir tane dedikodu verilmiyor be. Ağız tadıyla. Bir oturun, bir şey söyleyeceğim. Bakın, sakin olun. Hikmet amca, Zehra teyze. İkiniz de dursunuz. Bir sevilsenize. Mezara gitmeden son bir Hikmet amca. Bak ben gidiyorum. Geldiğimde bu iş bitmiş olsun.

Mevlüt yapmak bir bağımlılık biliyor musun hayali kitlem? Bir kere başlayınca duramıyorsun. Çünkü eğer durursan, ölenleri artık unuttuğunu, onlarsız bir hayatın olduğunu, her şeyin geride kaldığını itiraf etmiş olursun. Yani sizin anlayacağınız mevlüt denen şey, vicdan azabından yapılmış bir bağımlılık aslında. Bunu mezar taşıma yatsınlar. Umay abla!

Çok sıkıştım tuvalete gidebilir miyim? Ne? Elime bırakırsan tuvalete gideceğim Umay abla. Ben her şeyi sesli mi söyledim? Efendim. Sen kaç yaşındasın bakayım? Dokuz Umay abla. Cüce değilsin yani. Değilim. İyi. Bakma öyle ben de deli değilim. Sigaram var mı? Ne sigarası? Varsa da varma sakın ha. Bir başlarsan bırakamam. Bende ne arasında sigara. Sen aptal mısın abla? Aa velete bak. İnşallah 17 yaşında başlarsın da görürsün. Hadi git. Hadi git.

Mevlüt bizi düşünmeye çağırıyor. Ey cemaat-i müslimin. Dinlesenize. Geriye kalan bir hoş seda diyor İmam Efendi. O an Emin geliyor. Ceketim odadaydı da diyor. Gel vereyim diyorum. Buyur. İlginç mi oldu? Ne ilginç oldu tam olarak? Ceketi var mı? Ha beni görmek. Evet benim için de öyle oldu. Bunca yıl sonra.

Öpüşelim mi? Evet. Öpüşelim. Ne var yani? En son lisede öpüşmüştük. Bayağı da acemiydik o zaman. Senin diş terlerin vardı falan. Batıyordu biraz. Bilmem. Tecrübeliyken baksak ki bile dedim. O zaman sakalların yeni çıkıyordu. Batıyordu. Gel buraya. Dur.

Tamam. Yeter. Nasıl mıydı? Bilmem. Hala kötü öpüşüyorsun bence. Niye hemen kabalaşıyorsun? Ne? Ben mi seni yoldan çıkarmışım? Sen dedin ya. Hala seni düşünüyorum diye sen dedin. Ne delisi be? Asıl sen delirmişsin. Üniversiteden beri aynı kızla berabersin. Allah Allah. Aptal. Aptal. Hemen dilini soktu ağzıma. Bok varmış gibi. Bir de nasılı diyor.

Bir sen eksiktin baba. Çocuğa dedin ama sen de çok kötü öpüşüyorsun. Bak kızım daha iyi öpüşmek için. Daha iyi öpüşmeyi de senden öğreneceğim değil mi? Ne istiyorsun benden ya? Kabul et sen de ailene bağlısın. Yine geldin mevlütüme ne haber? Bak evli bir adama öptüm diye yargılayacaksan... Benim kızımsın istediğimi derim. Bok dersin. Her şeyi hemen bırakabilirim ben. Ben güçlüyüm, tek başıma da mutluyum.

Abla sen neredesin? Evin içinde seni arıyorum. Al şu suyu iç. Ablanı keş yaptın Hülycan ya. Ablanı keş yaptın. Bana bak, sen bağımlı mısın yoksa? Hayır ablacığım, hayır bağımlı falan değilim. Aa pasiflora gibi bir şey içmiştin, yani ben de içiyorum onu. Biz bağımlı mıyız Hülycan? Hayır ablacığım. Ablacığım sonra konuşalım tamam mı? Mevlüt'ü dinleyeceğiz sonra konuşacağız. Ne dinleyeceğim be, ne dinleyeceğim Mevlüt'ü? Annem geldi mi? Hişt! Gelmedi dedim ya.

Lütfen ya, lütfen. Sonra bir sessizlik oluyor. Her şeyin bir sonu olduğunu düşündüğümüz bir sessizlik. Benim, ülgenin, duyduğumuz seslerin, doğan güneşin, düşük bel modasının, sevdiğimiz grubun, yıllardır gittiğimiz çaycının, annemin, kedimizin, köpeğimizin, haftalardır beklediğimiz maçın, başladığımız dizilerin, aşkın, çocukken yüzdüğümüz denizin, en sevdiğimiz tişörtün, Hepsinin bir sonu olduğu gerçeğini taşıyabilen tek şey... ...dua gibi bir sessizlik. Amin.

Abla indir ellerini. Abla herkesi al. Abla gitti, dua bitti. İndir. Nurgül. Canım şu an deli gibi etli pilav çekiyor. Bir de yanına ayran.

Abla pis, pis. Tadından öleceğiz değil mi Hikmet amca? Kolesterol bombası valla. Ben bir porsiyon daha alabilir miyim? Kuyruk yağ var değil mi içinde? Mis ya. Abla lütfen herkes sana bakıyor şu an. Abla lütfen şurada dur. Ben imamı yolcu edip geliyorum. Tamam dur burada. Ne? İmam gidiyor mu? Dur beklesin. Fırlayıp imamın eline yapışıyorum. Durun toplamayın amfiyi.

Buyur kızım. Ama mikrofonu... Gitmeseniz? Bir bis yapsanız ha? Bakın seyirci çıldırdı içeride. İlahi istiyorlar. Lütfen. Yok kızım. Bizim tek derdimiz hak yoluna hizmet. Alayım ben artık mikrofonu.

Hocam, kusura bakmayın, ablam epeydir mevlüte gelmedi. Şimdiden gelince biraz duygulandı. Hayır Ülgen, hayır. Ey cemaat, biz Şen ailesi olarak çok zor günler geçiriyoruz da... ...annemizden haber alamıyoruz çünkü bir süredir. Abla ne yapıyorsunuz şimdi? Hayır Ülgen ya, hayır. Hazır İrmam Efendi de buradayken tüm gerçekler konuşulsun. Ben mi? Evet. Ey cemaat. Valla benim kafam güzel. İçeride Emin'le öpüştüm. Hala çok kötü öpüşüyor bu arada. Annem nerede bilmiyoruz biz. Ben annenizi gördüm. Nerede gördün sen annemi? Çay bahçesindeydi. Bir bey ile oturuyordu. Bey ile mi oturuyordu? Çay bahçesinde mi? Kocasının mevlütünde. Babamızın mı mevlütünde?

Bir dakika, bir dakika. Annem babamın mevlütünde, bir bey ile çay bahçesinde. Bitti, bu kadar. Bravo. Bu yeni bir şeyi hayal edip gittim. Alıştığımız hiçbir şeye benzemiyor. 15 yıllık rutin nihayet bozuluyor. Ve ben imamın üstüne kusuyorum. İşte geldiğimiz nokta. Din ve kusma birbirine karışması. La havle vela kuvvet. Dur kızım, dur. Abla iyi misin? Sakin, tamam.

Bugün de delirmedik ve sigara içmedik hayali ikitlem. Aferin biz müptezellere. Ama İmam Efendi'nin dediği gibi geriye kalan bir hoş seda ise yaşama bağlanmak niye? Bunun cevabı hangi kitapta, hangi filmde? Ferahlamak için kaç mevcut dolaşmak gerekmekte? Galiba tek anlamlı hareket iyi bir mezar taşı bulmakta. Benimkine şunu yazın, lalalar hiç mutlu olmam daha iyi.

Çünkü bir kere mutlu olunca bağımlılık yapıyor. Sonra insan yoksunluk çekiyor ve buna hiçbir dua işlemiyor. Mezarlıklarda dolaşmayın, bilmediğin sapı içmeyin. İyi geceler.

Misafir Odası bir Pod B-medya yapımıdır. Ortak yapımcı Yağmur Dolkun. Yazan Volkan Çıkıntıoğlu. Yöneten Tunç Şahin. Ses tasarım ve mikser Metin Bozkurt. Müzik Okan Kaya. Proje süpervizörleri Tülin Özen, Tansu Biçer. Proje koordinasyon Şevval Balkan. Ses tasarım editörleri Tolga Can Bozca, Cemre Dalyan, Batuhan Kösegil.

Reji asistanları İpek Turgay Sıla Kenar Afiş Onur Sipahi Oyuncular Umay Aslı İnandık Ülgen Güven Murat Akpınar Rıza Serkan Keskin İmam Gökbey Karataş Çocuk Elif Erdal Mevlüt'teki Kadın Yasemin Yeşilgöz

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)