Podcast

Annemi Tanıyor Muyum? I Bölüm 6

Misafir Odası

2 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Anneme baktığımda ne görüyorum? Hayır hayali kiltem, size ilham verici bir TEDx konuşması vaat etmiyorum ya da bir mağdur hikayesi ya da herhangi bir başarı belgeseli. Bunlarla işim olmaz. Bu bölüm İştar'ın, Şen ailesinin annesinin kısa tarihini konuşacağız.



Ortak Yapımcı: Yağmur Dolkun I Dolkun Production

Ses Tasarım ve Miksaj: Metin Bozkurt

Müzik: Okan Kaya

Proje Süpervizörleri: Tülin Özen, Tansu Biçer

Proje Koordinasyon: Şevval Balkan

Ses Tasarım Editörleri: Tolgacan Bozca, Cemre Dalyan, Batuhan Kösegil

Reji Asitanları: İpek Turgay, Sıla Kenar

Afiş: Onur Sipahi

Bölüm Konuk Oyuncusu: Mislina Kurtuldu (Zeynep)





Tüm bölümler ve daha fazlası için !

------ Podbee Sunar -------

Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

1.670 kelime · ~8 dk okuma

Misafir Odası'nda geçen hafta. Hayat keşke hep böyle olsa. Ülgen nereye bakıyorsun sen? Kalabalığa baba. Sen bir dahaki güneş tutulması ne zaman olacak biliyor musun? Tam 54 yıl sonra. O yüzden bunu izleme fırsatını kaçırmayacaksın tamam mı? Hayattaki hiçbir fırsatı kaçırmayacaksın. Cenaze namazı için ikindiye mi öğlene mi karar verdiniz?

20 karar veriyor. Öğlen olmuş hala pijamalarınla oturuyorsun. Hadi değiş üstünü. Birlikte mi uyuyorsunuz o adamla? Bu kadar genç yaşta böyle mahalle arasında bir çiçekçi dükkanı. Yani gerçekten çok seviyor olmanız lazım.

Babamdan kaldı bu dükkan. Ama kapatıyorum. Aa, yani hatırası vardı, çok seviyordunuz. Yok yok, öyle değil. Kahveci olacak burası. Bazı çiçekler, bazı topraklar da yetişmiyor işte. Aykut kocaman. Aa, futbol sever misiniz? Evet, beklemiyor muydum? Ya dükkanı kapatıp gideceksin. Niye benimle arkadaş olmaya uğraşıyorsun? Ama güzel bir muhabbet oldu diye. Sonra sen gidince ben üzüleyim mi? Yok hayır, niye üzülesin? Şimdi sen değil, ben gidiyorum.

Transkriptin tamamını oku

Anneme baktığımda ne görüyorum? Hayır, ilham verici TEDx konuşmaları, mağdur hikayeleri, başarı belgeselleriyle işim olmaz hayali kitlem. Kafamı toparlamam gerektiğinde alırım hesap makinemi önüme ve bir tarihçi titizliğiyle çalışırım. Çünkü TEDx kazananları anlatır, tarihse kaybedenleri.

İştar'ın doğum tarihi ya da nasıl oldu da kendisine İştar ismi verildiğiyle ilgili net bir bilgi yoktur. Eldeki belgelere göre Karadenizli, dört çocuklu bir ailenin tek kızıdır. O yüzden İştar'ın tarihi ilkokul sonrası o günle başlar. Dedemin onu okula göndermediği o gün. Erkek kardeşlerinin arkasından bakışı, günlerce ağlayışı, camdan okula gidişlerini izleyişi... İştar'ın okuma hevesi yarım kalmıştır.

18 yaşında dikiş nakış kursuna gitsin bari demiştir dedem. Bir nevi okul diye çok sevinmiştir İştar. Ancak kursa 3 ay kala babamla evlenmiş ve İstanbul'a taşınmışlardır. İştar'ın kurs hevesi yarım kalmıştır. 19 yaşında Hülya Koçiğit'in giydiği kısa kırmızı bir eteği çok sevinmiştir İştar. Gelecek bahar bulur alırım, sarı çorabımla da kombin yaparım demiştir. Gelecek bahar doğum yapmıştır.

Iştar'ın renkli kombin hayali yarım kalmıştır. 20 yaşında kızını doğurmuştur Iştar. Adını Melis koymaya hayal etmiştir hep. Fakat kocası ona sormadan Umay adını verince Iştar'ın isim koyma hayali yarım kalmıştır. Iştar şimdi aktivist Zeynep'le yemek yapmakta ve yarım kalan tüm bu şeyleri düşünmektedir. Ben anlamam öyle aşk meşk şeylerinden. Zeynepciğim salçayı karıştır. Nasıl oldu peki?

Ne bileyim, dalgınlıkla. Ya dalgınlıkla mı sevgili oldunuz Ali abiyle? Görüşüyoruz biz Zeynep, sevgililik değil. Taze soğan var mı? Soğan da lazım buna. Tamam tamam, utanma.

Sen de az naz yapmamışsın ama Ali abime. Ne zaman çay içelim dese geri çevirmişsin. Ne yapayım Zeynep? O da her gün soruyordu. İşte onu diyorum. Ne oldu peki sonra? Ali abine sor anlatsın. Ali abimle konuşulmuyor ki bunlar. Hemen sağlık sorunlarına bağlıyor. İyi yapıyor. Yeni hastaneye tahliye gitti. İşe çıkmaz inşallah. Endişelenme. Türk gibidir Ali abim. Ne de olsa eski tüfek. Ne bileyim. Aklım kaldı.

Ya ne tatlısınız Iştar abla. Aşk böcekler sizi. Yandı salça Zeynep. Kapat kızım, kapat şunun altını. Ay bak. Ya beni de konuşturdun, karabiber katacağıma nane kattım. Ya Iştar abla bunlar güzel şeyler. Konuşmayacağız da ne yapacağız ya? İki çocuk annesiyim ben Zeynep. İyi. Peki sustum. Soğanları doğruyorum. Doğra kızım.

Benle marmaraya bindi dalgınlıkla. Ne? Sordun ya, nasıl oldu bu iş diye. Aslında geç oldu diye beni durağa bırakacaktım. Sonra öyle bir konuşmaya dalmışız ki... ...benle içeri girmiş, marmaraya binmiş, oturmuş. Ay Ali abi ya. İkimiz de bir durak sonra fark ettik bunu. Sonra bize bir gülme geldi. Ya ne güzelmiş Iftar abla, bir de anlatmıyorsun. Ne düşündün o an? Ne bileyim işte.

Seviyorum bu adamı dedim. Saf bu adam dedim Zeynep. Ne düşüneyim? Yeter canım o kadar su. İştar abla. Efendim? Eski kocan. Onu da sevmiş miydin? İştar'ın 1986 senesinde başlayan evlilik dönemi tam 22 yıl sürdü. 1993 senesinde Rıza Bey ilk arabasını almıştı. Mavi bir Renault Broadway.

O akşam ailece yemeğe çıkıldı. Rıza Bey birasından azıcık onun bardağına döktü. Bir demet çiçek aldı. Bir İbrahim Tatlıses şarkısına birlikte eşlik bile edildi. Buna çok sevindi İştar. Kocasının ölümüne 16 sene kalmıştı. 1999 senesinde İştar bulmaca çözmeye başladı. Her şeyi çocuklarına soruyordu. Yine de çok zevk alıyordu. Bir heves gitti bulmaca dergisi satın aldı.

Rıza Bey, İştar'ın bu hevesiyle dalga geçti. Buna çok içerledi İştar. Kocasının ölümüne 10 sene vardı. 2001 krizinde Rıza Bey'le çok kavga etmeye başlamıştı İştar. Hatta tabak bile fırlattı bir keresinde. Kocasının ölümüne 8 sene kalmıştı. 2002 yılında Rıza Bey 3 hafta ortadan kayboldu.

Sonra ara ara kaybolacaktı böyle. Başka kadınlar vardı. İçine attı işler. Kocasının ölümüne altı sene kalmıştı. 2007 yılında hayatlarında ilk defa tatile bir otele gitmişlerdi. Ailece mutlu olmuşlardı. Bundan sonra buraya her yaz gelelim dedi Rıza Bey. Affetti ve sevdi onu işler. Kocasının ölümüne bir sene kalmıştı.

Ertesi yaz Rıza Bey öldü. Bir daha hiç o otele gidilmedi. Eski kocan, onu da sevmiş miydin? Ay aman Zeynep, sen de öyle sorular soruyorsun ki. Çocuklar da sormadı mı her şeyi? İnsan merak ediyor. Yani sordular tabii, sormazlar mı? Ay çok düşkünlerdir bana. Ne şanslısın. Tabii tabii, beni hep desteklerler. Soğudun mu mercimek?

Karıştır hepsini Zeynep. Sen de az değilsin ama. Bir anda nasıl gittin öyle abiyle yazlığa? Ayağım kaydı. Ay Iştar abla, senin de cevapların bir garip. Ama öyle. Küçük küçük kopar onları Zeynep. Hah, sık şöyle. Aslında ilk gelip yazlığa gidelim dediğinde... ...Ali'yi bir güzel paylamıştım. Sonuçta iki çocuk anasıyım ben. Oldu mu bu büyüklük? Aferin, eline yakışıyor.

Ee, payladın Ali abiyi sonra? İşte o cuma sabah erken kalkmıştım. Öyle evde dolanırken banyoda ayağım kaydı. Ay az kalsın düşüyordum. Sonra düşündüm Zeynep. Ölebilirdim burada dedim. Geçen sene üst komşu Sema Hanım öyle düşüp kafasını vurup ölmüştü. Tek başına yaşıyordu. Üç gün sonra buldular cenazesini. Allah rahmet eylesin. Ee, sen de tek başıma olmaz mı dedin?

Bilmem. Ölümlü dünya dedim işte. Öyle bir anda çıkıverdim evden. İyi yapmışsın. Ay vallahi çok güzel mercimek köftesi oldu. Ellerine sağlık İşler abla. Afiyet olsun da... ...eylemden önce nerede yiyeceksiniz bunları? Ay dikkat edin kızım. Ya bir şey olmaz. Aman kızım hep televizyonlarda görüyoruz. Ya boş ver İşler abla. Sen demedin mi? Ölümlü dünya. Yani. Kendim için dedim de. Sen de gelsen keşke eyleme.

Ay yok çocuğum ben ne anlarım o işlerden. Tarihçilere göre İştar ve aktivist Zeynep öğlen sularında ayrıldı. Sonra İştar Ülgen'le evde malum konuşmayı yaptı. Ülgen kurumuş bitkisini alıp hüzünle evden çıktı. Yalnız kalan İştar düşündü. Ailesi uğruna daha ne yapabilirdi ki? Peki şimdi çocukları için bir şey yapsa Ali'den vazgeçmiş mi olacaktı? Ali'yi severse bu sefer kötü bir anne mi olacaktı?

Hem anne hem sevgili olamaz mıydı? Herkesi aynı anda mutlu edemez miydi? Kendisini ne mutlu edecekti peki? Derken mesaj geldi. Mesela

Zeynep. Kendi mutluluğu için mi oradaydı? Başkaları için neden böyle bir fedakarlık yapıyordu? Kendilerini saçma hissetmek yerine nasıl da mutlulukla mercimek köftesi yiyorlardı diye düşündü. Ve Uma'ya telefon açtı.

Alo, Umay? Efendim anne? Hiç sormadınız. İyi. Ali Bey'le nasıl tanıştık, hiç sormadınız bile bana. Anne şimdi nereden çıktı bu? Zeynep çok iyi yapmışsın dedi. Zeynep kim? Ali ile ortak bir tanıdığımız. Senin yaşlarında. Anne şu an seni dinleyebilecek bir yerde değilim ben. Daha akşama doğru arayayım, tamam mı? Hadi. Ben eyleme gidiyorum akşam. Ne eylemi? Taksim'de eylem varmış, ona gideceğim.

Anne saçmalama, ne işin var senin eylemde? Bu ülkeden gitme diye kızım. Hayda, kafayı yiyeceğim ya. Ben bu ülkeden o yüzden gitmiyorum anne. Kemal Bey'in odası... Umay? 203 numara. Neredesin sen? Ne odası? Anne boş ver şimdi nerede olduğumu. Bak bir şey söyleyeceğim. O eyleme gidip saçma bir şey yapayım deme ha. İşte sana önceden haber veriyorum kızım. Anne gitme o eyleme. Sen oralar nasıl biliyor musun? Zeynep yardımcı olur bana.

Allah'ım şimdi de Zeynep çıktı başımıza ya delireceğim. Ya tamam birazcık ortalık sakinleşsin. Ben gitmeden aramız düzelir belki diyorum. Bir türlü rahat durmuyorsun anne ya. Anne bana bak, Ülgen'e de haber verip oraları sürükleme sakın peşinden. Sen de gel kızım. Anne ben kapatıyorum şu an, lütfen. Bir kişinin bey oğluna gidişi her zaman için tarihsel bir kırılma olarak vuku bulmuştur.

İşte, İştar da Beyoğlu'nda yürüyor. Her yoldan çıkanın muhakkak gittiği Beyoğlu, İştar'ı da kendine çekiyor. Tarihçiler ve devrimci şairler not düşüyor. Vakayı hayriye destanı. Zeynep, ne zaman başlayacak eylem? Başladı ya işte. Aa, böyle mi oluyor? Vallahi hiç televizyondaki gibi değil. İyi misin İştar ablasa? Ay çok gürültü var. Al, su iç abla. Yüzün bembeyaz olmuş.

Zeynep. Efendim Iştar abla. Bu kadar insan buraya niye toplanmış? Eyleme geldiler işte. Peki ne istiyorlar? Daha mutlu bir hayat Iştar abla. Doğru. Benim oğlumla kızım da biraz mutsuz. Hepimiz Iştar abla, hepimiz. Sonra bir pankart gördü Iştar. Okudu onu. Gece karanlıktan korkarsan... ...bu şehri ateşe veririz. Bir şey koptu içinde. Karardı gözleri.

Polis çok fena! Sen kenara çekil abla! Zeynep! Korkma Zeynep! Korkma! Iştar abla dikkat et! Çocuklarını

düşündü Iştar. Yorgun da olsa yemek yapar gibi. Uykusu da olsa erkenden kalkar gibi. Evine beş kat torba taşır gibi. Tut, tut Zeynep, elimi tut benim. Buradayım abla. Hayır abla. Bırakma elimi. Polis onları çekiştirip üstlerine su sıkmaya başladı. İşte o an işlerin dilinde bir şey çözüldü.

Giyemediği etek, veremediği isim... ...ve en çok da gidemediği okul için bir şey attı içinden. Boyunuz devrilsin! Evan'ımı Iştar, hayatında ilk defa böyle böyle bağırdı. Oh be! Al bunları, al, al, al! Allah'ım kaç yaşında kadınsın, öleceksin gideceksin... ...ne işin var bunların arasında, deli misin sen ya? Iştar cevap vermedi. Sadece gülümsedi.

Elleri arkada kelepçeli, saçı ıslak, ayakkabısının teki kaybolmuş. Yine de gülümsüyordu işte. Oğlu çatıda intihar ayarları kuruyor, kızı Taksim'de bir otelde gizli bir buluşmada ve kendisi Beyoğlu'nda göz altında. Kulağında hiç bilmediği bir şarkı. Hümeyra, tutkulardan intihar. Çünkü artık işler biliyordu. Bu bir mutluluk çabası değil, ölüme tutkuydu.

Saçma ama özgürleştiren bir tutku. Biz kazanacağız! Ya teyze siz kimsiniz Allah aşkına? Bilmem! Bilmiyorum ya! Zeynep ya! Biz hangisiydik çocuğum? Hangisiyiz biz? Ve tarihçiler not düşüyor. İşte olması gereken orta sınıf aile. Bugün işlerin kısa tarihi Beyazıt Kütüphanesi siyasi araştırmalar arşivinde saklanmaktadır ve kafamın içinde dolanmaktadır. İyi geceler hayali ikitlem.

Misafir Odası bir pod bir medya yapımıdır. Ortak yapımcı Yağmur Dolkun. Yazan Volkan Çıkıntıoğlu. Yöneten Tunç Şahin. Ses tasarım ve mikser Metin Bozkurt. Müzik Okan Kaya. Proje süpervizörleri Tülin Özen, Tansu Biçer. Proje koordinasyon Şevval Balkan. Ses tasarım editörleri Tolga Can Bozca, Cemre Dalyan, Batuhan Kösegil. Reji asistanları İpek Turgay, Sıla Kenar. Afiş, Onur Sipahi.

Oyuncular Umay Aslı İnandık İştar Derya Alabora Zeynep Mistina Kurtuldu

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)