
3.233 kelime · ~16 dk okuma
Hiç ebeveynleriniz tarafından ihtiyaçlarınızın görülmediğini düşündünüz mü? Hiç çocukken duygusal ihmale uğradığınızı fark ettiniz mi? Ya da hiç çocukken kendi üzerinize düşen sorumluluklardan çok daha fazlasının sizden beklendiğini fark ettiniz mi? Eğer bu sorular satanlık geliyorsa belki ebeveynleştirmeye maruz kalmış ya da hatta belki toksik ebeveynler tarafından yetiştirilmiş olabilirsiniz.
Bu cümlenin ağır olduğunun farkındayım. Ama bu üzerine konuşmamız gereken bir durum. Ebeveynlerin her zaman çok iyi niyette olmayabildiğini ya da bazen farkında bile varmadan bize iyi gelmediklerini biliyoruz. O yüzden bugünkü bölümde kötü ebeveynliği ben nereden bileyim diyoruz. Hazırsanız bu konu üzerinde konuşmaya başlıyoruz.
Ben psikolog Dr. Gizem Sürenkök. Ben Nereden Bileyim serisinin bu bölümünde ebeveynlik hakkında konuşuyoruz. Ama maalesef iyi ebeveynlik değil de kötü ebeveynlik hakkında konuşuyoruz.
Bir bölümü de iyi ebeveynlik, özellikle de olumlu ebeveynlik üzerine kar etmeyi çok isterim. Ama önce hangi davranışlar kötü ebeveynliğe girer? Hangi davranışların sonucunda biz yaşından erken olgunlaşan ve dediğim gibi ebeveynleştirilen yetişkinler oluruz? Bugün bunları deneyeyim istiyorum.
Bu kavram, yani kötü ebeveyn kavramı, aslında toksik ebeveynlik diye de geçiyor. Ben kötü ebeveyn diye sizlere getirmek istedim. Bu kavram zor bir kavram çünkü insanın kendi ebeveynlerini bu gözden değerlendirmesi... ...ve belki de bu tip davranışlara maruz kaldığını fark etmesi zor. Gerçekten çok zor.
Ama ebeveynlerimiz her zaman ne yaptıklarını bilir bir şekilde ebeveyn olmuyorlar. Ve her zaman kendi davranışlarının bizim üzerimizde nasıl sonuçlara varabileceğini kestiremeyebiliyorlar. O yüzden de bugün sizlere bahsedeceğim davranışların illa bilinçli bir şekilde size uygulandığını düşünmenizi istemem. Ama eğer bu tip davranışlara maruz kaldıysanız belki yetişkin hayatınızda bazı zorluklar yaşıyor olabilirsiniz. Ve bu zorlukların bu davranışlarla ilişkili olduğunu fark etmek, en azından sizin küçük halinize dönüp seslenebilmenize ve belki biraz da kendinize ebeveynlik yapabilmenize yardımcı olabilir diye düşündüm. Bu konuda zaten çok fazla soru geliyor. O yüzden ben bu bölümle birazcık ebeveynlik konularına giriş yapayım istedim.
Aklıma gelen bütün kötü ebeveynlik özelliklerini sıralamaya çalışacağım bu bölümde. Ama tabii ki eksik bıraktıklarım olabilir. Eğer siz aklınıza başka örnekler gelirse ve benimle paylaşmak isterseniz her zaman sosyal medyadan bana ulaşabilirsiniz. Hadi başlayalım. Aklıma gelen ilk ve tabii ki en tipik örneklerden bir tanesi, ebeveynlerimizin şiddet taraftarı olması ve bize fiziksel şiddet uygulaması. Maalesef ebeveynler bazen de disiplin sebebiyle, aslında hiçbir işe yaramayan, çünkü çok iyi biliyoruz ki fiziksel şiddet disiplini etmiyor çocukları, çocuklarına vurma, tekmeleme, Hatta bazen onları boğmaya çalışma gibi davranışlar gösterebiliyorlar. Öfke atakları esnasında ebeveynlerinin çocuklarına fiziksel olarak şiddet uyguladığını maalesef sık sık duyuyoruz. Bu çocukların ebeveynlerinden korkmalarına, ebeveynlerinden kaçmalarına, ebeveynlerinin yanında olduklarında huzursuz olmalarına sebebiyet verebiliyor.
Şiddetin her türü çok kötü zaten. Ama fiziksel şiddetin, hatta şöyle söyleyeyim, yanığa atılan bir tokatın, popoya atılan bir şaplağın bile hiçbir işe yaramadığını çocuğu disiplin etmek şöyle dursun, aslında var olan davranışları kötüleştirdiğini artık biliyoruz. Üstelik fiziksel şiddet çocuğun öz saygısını bozuyor. Çocuğun kendine güveninizle deliliyor.
Ve çocuğun kimlik oluşturmasına ve kimlik oluşturma sürecine zarar veriyor. O yüzden de bu davranış zaten kötü ebeveynliğin en baş göstergelerinden bir tanesi. Bir başka yine kötü ebeveynlik özelliği, ebeveynlerin sözel veya duygusal olarak şiddet göstermesi çocuklarını. Burada tabii hep fiziksel şiddet daha görünür olan ama duygusal şiddet görünmeyen ama daha derin yaralara da yol açabiliyor aslında. Yani burada ebeveynlerin çocuklarına ettikleri hakaretler, onları küçük düşürecek sözleri, onlara isimler takmaları, toplum içerisinde aşağılamaları, Veya hatta çocuklarına türlü duygusal manipülasyonlar ve hatta gaslighting uygulamaları duygusal şiddetin, duygusal istismarın içine giriyor. Dediğim gibi duygusal şiddet en az fiziksel şiddet kadar zarar verici olabiliyor. Çocuklar olarak ebeveynlerin yanında aslında olabilecek en az savunması salimizdeyiz. Şöyle düşünün, yani biz dünyaya geldiğimizde bize bakım verenlere muhtacız.
Aslında kelimenin tam anlamıyla muhtacız. Çünkü kendimize bakabilme kapasitesine henüz sahip değiliz. O yüzden de her türlü ihtiyacımız onlar tarafından giderilmek durumunda. Ve bu ihtiyaçlar giderilmediğinde, bu da zaten duygusal ve fiziksel ihmal içerisinde kötü ebeveynliğin bir işareti.
Ama bir yandan da olduğumuz en savunmasız halimizle karşılarında olduğumuz bu insanların bizim savunmasızlıklarımızı bir alay konusu yapmaları, bizi küçük düşürmeleri, bizim zayıflıklarımızdan faydalanarak bizi zor durumda bırakmaları hayatta kimseye güvenemememize sebep olabiliyor. Yani benim zaten en çok güvenebileceğim insan bana bu güvenli alanı sağlayamıyorsa ben kime güvenebilirim gerçekten? Burada mesela aklıma gelen örneklerden bir tanesi, diyelim ki gece yatağına çişini yapan bir çocuğun ebeveyninin, sabahleyin ona türlü hakaretler etmesi, kötü sözler söylemesi, kendisini yetersiz hissettirmesi ve sonrasında mesela arkadaşlarının arasında da, biliyor musunuz, çişini yapıyor hala geceleri yatağına gibi, çocuğu arkadaşlarının önünde küçük düşürmesi, ya da kendi akrabalarının veya arkadaş gruplarının yanında bunu dile getirmesi. Hani aslında çocuğun sırlarını veya kimseyle paylaşmak istemekleri durumları ifşa etmesi yine kötü ebeveynliğin göstergelerinden biri ve bir örnek.
Bunlar belki daha aslında bilebildiğimiz şeyler. Yani bir ebeveyn çocuğunu hakaret ediyorsa, bir ebeveyn çocuğuyla alay ediyorsa, bir ebeveyn çocuğunu dövüyorsa, bunun zaten kötü ebeveynlik olduğunu hızlıca söyleyebiliyoruz. Ama bir de çok da aslında fark etmeden ya da belki bunun yanlış olduğunu tam tanımlayamadan meydana gelen durumlar da var. Mesela konuyla ilgili araştırırken karşıma çıkan şu örnek beni çok etkedi ve mutlaka bu podcastta bahsetmek istediğimi de fark ettim. Cinsel istismar konusu.
Yani tabii ki zaten cinsel taciz konusu apayrı. Yani çocuğa gösterilen cinsel şiddet apayrı bir konu. Bu podcastta bunun detaylarına girmeyeceğim. Ama çocuğun yanında mesela cinsel içerikli bir şeyler konuşmak, cinsel içerikli bir şeylere bakmak veya ebeveynlerin kendi cinsel hayatlarından bahsetmeleri de çocuğu yine çok olumsuz etkileyebilecek kötü ebeveynlik örneklerinden bir tanesi.
Çocuk anlamaz, fark etmez ya da zaten yani yaşı gereği bunların ne olduğunu bilmez diye düşünerek bazen ebeveynler çocuklarının yanında böyle konular hakkında konuşabiliyorlar ya da dediğim gibi böyle içeriklere bakabiliyorlar. Ama bunun aslında çocuğa çok zarar verdiğini, yaşı kaç olursa olsun bunlardan etkilenebileceğini mutlaka söylemek istedim bu podcastta. Bir başka yine toksik ebeveynlik örneği ebeveynlerin fazla kontrolcü olması. Buradaki kontrolcülükten kastım çocuklara hiçbir şekilde mantığı olmayan kurallar uygulamaları, kurallarda hiçbir esneme yapmamaları, çocuğun duygularını tamamen görmezden gelmeleri ve çocuktan gelen herhangi bir karşı tepkiye karşı hiçbir anlayış göstermemeleri.
Bu aslında çocuğun hayatını tamamen ebeveynin yönetmesi anlamına da geliyor. Hatta burada sınır ihlalinden de bahsetmemiz mümkün. Mesela çocuğun günlüklerinin okunması, arkadaşlarıyla ilgili çocuğun paylaşmak istemediği şeylerin öğrenilmeye çalışılması. Bunlar da hep kontrolcü davranışlarının içine giriyor.
Aslında yine burada kötü ebeveynler çocuklarının başka arkadaşlara sahip olmalarını da istemeyebiliyorlar. Yani ilginin kendilerinden başkasına kaymasını istemedikleri için çocuklarının hiç arkadaş edinilmesini istemeyen ebeveynler de var. Hatta toksik ilişkiler, toksik romantik ilişkilerden bahsettiğim podcastimden belki hatırlarsınız. Toksik partnerler bizi sosyal olarak izole ediyorlar. Kimseyle görüşmemizi istemiyorlar. Arkadaşlarımız hakkında bize onları kötü gösterecek şeyler anlatabiliyorlar. Bunun aynısını maalesef toksik ebeveynler de yapabiliyorlar. Yani arkadaşlarımızı bizim gözümüzde kötü hale getirebilecek. şeyler söyleyerek yavaş yavaş bütün arkadaşlarımızı kaybetmemize ve sosyal olarak izole olup sadece onlara bağımlı olmamıza yol açabiliyorlar. Şimdi belki bu üzerine çok düşünmediğiniz bir şey olabilir ama çocuklar doğdukları zaman aşağı yukarı 4-5 yaşına kadar bağlanma hiyerarşisinde en yukarıda bebeğinler gelir. Ama o yaşlardan sonra yani özellikle de ilkokula başlamalarıyla beraber giderek arkadaşlar önem kazanır. Hatta erken yetişkinlik dönemine kadar yani ciddi romantik ilişkiler kurmaya başlayabilene kadar arkadaşlarımız her şeyden önce gelir. Ve bütün çocukların arkadaşa ihtiyacı vardır. Eğer ebeveynlerimiz arkadaşlık kurmamıza engel oluyorlarsa bu aslında kötü ebeveynlik göstergesidir. O yüzden belki üzerine düşünmediğiniz ama başınıza gelmiş bir durum olabilir diye düşünüyorum.
Duygusal manipülasyondan bahsetmiştim, duygusal şiddetten konuşurken. Orayı birazcık daha açmak isterim. Yani burada çocuğa sürekli kendisini kötü hissettirmek. Mesela ben işten eve yorgun geliyorum. Sen gerçekten okuldan geldiğinde yemeği hazırlamayacak mısın? Beni sevmiyorsun yani. Sen beni hiç anlamıyorsun, hiç değer vermiyorsun. Tabii ki bunları benim için yapmalısın. Annesini seven bir çocuk bunları yapar. Mesela bu çok basit bir manipülasyon örneğidir.
Ya da mesela babasını seven çocuklar akşam evde otururlar, onunla vakit geçirirler. Ne demek arkadaşlarımla sinemaya gideceğim? Bu da aslında yani ben bu davranışı yapıyorsam eşittir babamı sevmiyorum. Babamı sevmediğim doğru olamayacağına göre o zaman ben bu davranışı yapmamalıyım, babamı sevdiğimi göstermeliyim. Çocukların bunun bir duygusal manipülasyon olduğunu bilmeleri çok zor. Yetişkin halimizde bile manipülasyonu anlamakta güçlük çekiyoruz. O yüzden bu tip muamelelere maruz kaldığımızda aslında ister istemez davranışlarımızın zaten kontrolü ebeveynlerimize geçiyor. Kendi başımıza herhangi bir fikir yürütemez hale geliyoruz. Yine buradaki duygusal manipülasyon örneklerinden bir tanesi çocukların duygularını onaylamamak ve görmezden gelmek. Ne demek buna çok üzüldüm? Bunda üzülecek ne var?
Bambasit bir şey. Geç. Mesela bu aslında çocuğun bir dakika ya ben aslında bu durum beni kırmıştı. Ben bununla ilgili bir şeyler hissediyordum. Yani bununla ilgili bir şey hissetmemem mi gerekiyordu gibi soru işaretleri duymasına yol açabilir. Mesela diyelim ki bir arkadaşınızla küçükken tartıştınız ve diyelim ki arkadaşınız sizi incitti. Bununla ilgili üzülüyorsunuz. Ebeveyninizin şunu demesi de aslında bir duygusal manipülasyon. Kesin sende bir hata vardır.
Kesin sen bir şey yapmışsındır. Bu da yine bizim duygularımızın görmezden gelindiği ve ebeveynlerimizden hiçbir şekilde duygusal destek alamadığımız duruma bir örnek. Yine mesela okulda başımıza gelen bir zorbalık olayını ebeveynlerimizi anlattığımızda sen bunu hak ediyorsundur gibi bir tepki almak. Ya da mesela bir öğretmenimizle bir şey yaşadığımızda benzer bir tepki almak. Bunların hepsi ebeveynlerimizin destekleyici olmadığı anlamına geliyor. Burada zaten destek alamadığımızda, ki burada şunu demek istemiyorum, hemen burayı bir düzeltmek isterim. Bütün durumlarda biz haklıyızdır ve karşımızdaki insanın haksızlığı gibi bir iddiam asla yok. Tabii ki bizim de haksız olduğumuz durumlar olabilir. Ama destekleyici ve iyi ebeveynler bizimle oturup durumu anlamaya ve bize durumu farklı açılardan göstermeye çalışırlar. Çünkü biz çocuk aklımızla her türlü durumun her türlü boyutunu anlayamayabiliriz. Bu çok normaldir. Ama eğer karşımızdaki ebeveyn bizi hiç anlamadan, hiç dinlemeden, durumun derinliğini hiçbir şekilde sorgulamadan kestirip atıyorsa bu aslında bir duygusal ihmal, bir duygusal manipülasyondur.
Yine hayatımıza hiç ilgilenmemeleri ve bizim hayatımıza olup bitenlere hiç sormamaları, bize hiç ilgi ve merak göstermemeleri de yine kötü ebeveynlik örneklerinden bir tanesi. Ebeveynlerin isteklerinin hep daha önce gelmesi, onların ihtiyaçlarının hep daha önce gelmesi, çocukların ihtiyaçlarının ancak ve ancak ebeveynlerin ihtiyaçları tamamlandıktan sonra tamamlanması da yine kötü ebeveynliğin bir göstergesi. Tabii ki biz burada ebeveynlere hep şunu söylüyoruz. Yani çocuk sahibi olduğunuz diye kendi ihtiyaçlarınızı tamamen yok saymayın. Siz de hala birer birey olarak ebeveynliğinizi sürdürmelisiniz. Ama kötü ebeveynler çocukların ihtiyaçlarını hiçbir zaman birinci plana koymuyorlar. Her zaman kendi ihtiyaçları, kendi öncelikleri çocuklarından daha önce geliyor. Böyle bir fark olduğunu belirtmek istiyorum. Yine kötü ebeveynlikte kurallara uymadığımızda, çok ciddi cezalarla baş başa kalmamız, ...ve o cezaların herhangi bir açıklamaya tabi olmaması... ...bizim için büyük bir problem. Yani mesela diyelim ki odanızı toplamadınız. Odanızı toplamamanız yanlış bir davranış. Tabii ki bununla ilgili ebeveyniniz sizinle konuşabilir. Size bununla ilgili bir yaptırım uygulayabilir. Ama eğer odanızı toplamadınız diye dayak yiyorsanız... Bu aslında bir kötü ebeveynlik göstergesi. Çünkü çocuk davranışlarının doğru sonuçlarını hiçbir zaman öğrenemez oluyor böyle yaptığımızda. Çünkü aslında bizim çocuklara öğretmemiz gereken yegane şey, her davranışın bir sonucu olduğu. Ama eğer davranışla sonuç birbiriyle uyumsuzsa, o davranış o sonucu hak etmeyen bir davranışsa, o zaman çocuk için de ilerleyen yaşlarda hangi davranışlar, hangi sonuçlarla sonuçlanmalı, bu öğrenilemeyen bir şey oluyor.
Kötü ebeveynler bir yandan da sürekli olarak sizden takdir bekliyorlar. Yaptıkları fedakarlıklar için sizin onları sürekli görmenizi ve övmenizi bekliyorlar. Burada tabii ki ebeveynler takdir bekleyebilir. Ama şu çok önemli bir unsur. Biz çocuk olarak ebeveynlerimizden fedakarlık beklemiyoruz. Ebeveynlerimiz fedakarlıkları yapıyorlar ya da yapmıyorlar. Bu bizim onlardan talep ettiğimiz bir şey değil. Ayrıca biz onlardan talep ediyor olsak bile yetişkinler yetişkin olarak bu fedakarlığı yapıp yapmama kararını kendileri veriyorlar sadece. O yüzden de ben ebeveynimi benim için yaptığı fedakarlıklardan dolayı takdir etmek zorunda değilim aslında. Aslında bir de toksik aileler içerisinde çocukların hiç görülmediği, takdir edilmediği, övülmediği, sadece eleştirildiği ama ebeveynlerin sürekli takdir ve övgü bekledikleri ortamlar görüyoruz. Bu da aslında bu aileyi toksik yapan unsurlardan bir tanesi.
Bu destek olmuyorlar bize kısmından bahsettim ya az önce. Bunu hemen şurayla da biraz daha genişletmek istiyorum. Mesela çocuğun ödevleriyle, başarılarıyla, akademik veya akademik olmayan ihtiyaçlarıyla hiç ilgilenmemek de yine bir kötü ebeveynlik göstergesi. Mesela diyelim ki çocuğun spor yapmak için bir çift spor ayakkabıya ihtiyacı var.
spor ayakkabıyı almamak, bunu öncelik haline getirmemek, bunu sürekli ertelemek, ama çocuğa da bununla ilgili herhangi bir sebep vermeden, tabii ki mesela ailenin ekonomik durumu uygun olmayabilir, o esnada ayakkabı alabilecek durum da olmayabilir, bunların hepsini tabii ki anlıyorum. Ama çocuğa bunu anlatmadan, çocuğu hiç duymuyormuş gibi hareket etmek, yine kötü ebeveyniye bir örnek. Bu sınırları aşıyor olduklarından bahsetmiştim ebeveynlerin. Burada birkaç örnek daha vermek isterim. Yani sadece arkadaşlarımıza karışmak, günlük okumak değil, aynı zamanda mesela çocuğun telefon konuşmalarını dinlemek, çocuğa haber vermeden çocuğun bulunduğu ortamlarda bir anda ortaya çıkmak, Yetişkin yaşlarında çocuğun mesela evliliğine veya romantik ilişkilerine müdahale etmek. Bunların hepsi aslında kötü ebeveynlik göstergeleri arasında. Yine bir başka önemli unsur, ebeveynlerin kendi duygularını regüle edemiyor olmaları. Yani mesela çocuklarını duygularının bir dışa vurum alanı olarak görmeleri de yine bir toksik ebeveynlik, kötü ebeveynlik göstergesi.
Diyelim ki ben eşime kızıyorum ama sinirimi gidip çocuğumdan çıkartıyorum. Burada çocuğumun benim durumumla hiçbir ilgisi yok. Ben bambaşka bir şeye sinirlenmişim ama çocuğum benim öfkemin hedefi haline geliyor. Bu çocuklar için çok kafa karıştırıcı bir durum.
Çünkü çocuk neye uğradığını şaşırıyor. Herhangi bir şekilde ebeveynin davranışını anlamlandıramıyor. Neyi yanlış yaptığını bilmiyor. O yüzden bu tip durumlarda çocuğun yine sonuçla davranışı eşleştirememesi gayet mümkün. Burada kötü bebeğinlerin bir başka yine gösterdiği davranış da kendi özel hayatlarını olup bitenleri çocuğun yaşına bakmaksızın çocukla paylaşmak. Çok sık duyduğum hikayelerden bir tanesi özellikle annelerin kız çocuklarıyla babalarıyla olan özel konularını konuşmaları.
ki maalesef bunun içinde cinsel hayatları da dahil. Biz ebeveynlerimizin özel hayatlarına müdahil olmamalıyız. Onlar her ne yaşıyorlarsa onların hayatlarına dair bu konu. Ben kaç yaşıma gelirsem geleyim, ebeveynlerimin arasındaki ilişkinin bir aktörü değilim. Ve bu konuyla ilgili bana anlatılanlar... Bir, zaten benim yaşıma uygun olmalı. İki, ben hiçbir zaman ebeveynlerim arasında bir hakem rolü görmemeliyim. Üç, benim mesela annemle ilgili babamdan, babamla ilgili annemden duyduğum şeyler... ...benim annem için, benim babam için kafamda oluşturduğum imajla çok uyumsuz olduğunda... ...bu beni özellikle çocuk olarak çok zor ve kafası karışmış bir durumda bırakabiliyor. Bizim çocuklar olarak güvende hissetmeye ihtiyacımız var ve güvende olmak için kendi kafamızdaki düşüncelerle uyumlu davranışlar görmeye ihtiyacımız var. Bu da o yüzden çocuklar için oldukça zor bir durum.
Yine kötü ebeveynlere baktığımız zaman bir başka davranışlarının şu olduğunu görüyoruz. Bir problem yaşandığında bunun sorumluluğunu almak yerine hep başkalarını suçluyorlar. Yani diyelim ki mesela mutfakta bir şeyle uğraşan babanız elinden sürahi düşürdü ve sürahi kırıldı. Siz o esnada orada bile değilsiniz. İçeride oturuyorsunuz. Eğer babanız size oradan senin yüzünden düştü bu sürahi kırıldı görüyor musun?
Derse, bunun sizin için aslında hiçbir anlamı yok. Sürahi babanızın elindeydi. Babanız sürahi tutamadı, sürahi düştü, kırıldı. Bu durumun sizinle ne alakası var diye soruyorsanız, babanız bu durumu şöyle açıklayabilir. Sen benim kafamı çok karıştırdın, o yüzden ben bir sürahi tutamadım ve düşüp kırıldım. Ya da sen beni çok sinirlendirdin, o yüzden bu oldu. Bu çok basit bir örnek. Bunun çok daha ağırları mümkün. Ama gördüğünüz gibi aslında en basit örnekte bile sorumluluğu almayan bir ebeveyn ve gereksiz yere suçlanan bir çocuğu görebiliyoruz. Durduk yere çocuğa bağırma, öfke atakları yaşama, bir anda durup durup patlama, yine çocuk için çok kafa karıştırıcı olabilecek davranışlar.
Yine duygu regulasyonunu yapamayan ebeveynlerin çocuğa uyguladıkları bir davranış bu. Ve iyi ebeveynlikle örtüştüğünü söylememiz mümkün değil. Yine burada aslında ebeveynlerin kendi korkularını, kaygılarını yönetememeleri ve çocuğun onları rahatlatmasını istemeleri de hem bir duygusal manipülasyon yöntemi hem de aynı zamanda duygu regulasyonuyla ilgili bir problem. Yani diyelim ki, kızım oraya gitme çünkü ben çok kaygılanıyorum, çok korkuyorum. dediklerinde ebeveynlerim eğer benim yaptığım şey gerçekten güvenliğime sarsan bir durum değilse bu aslında ebeveynlerimin kendi yönetmeleri gereken kaygıları benim üzerimden çıkarmaları anlamına geliyor ve yetişkin olarak onlar kendi kaygılarını kendilerine yönetmek durumundalar. Şimdi ben elimden geldiği kadar örnekler vermeye çalıştım. Bayağı da bir şey saydığımı düşünüyorum. Bunlara çok fazla eklenebilecek şey olduğunu da biliyorum. Podcast'ın aşırı derecede uzun olmasını istemediğim için burada örnek vermeyi kesmeye çalışacağım. Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Yani ben elimden geldiği kadar daha küçük olduğumuz dönemde yaşanabilecek davranışlara örnek verdim.
Ama aslında toksik ebeveynlik davranışları yetişkinlik hayatımıza da uzanıyor. Yani ben yetişkin olarak da ebeveynlerimi hayatımın çok içinde buluyorsam, yetişkin davranışlarıma sürekli müdahil olduklarını görüyorsam, bugün işimle ilgili, eşimle ilgili, çocuğumla ilgili, evimle ilgili bütün davranışlarda ebeveynlerim sürekli oradalarsa, müdahale ediyorlarsa, bunlar aslında büyük problemler. Ya da yetişkin hayatımda da ebeveynlerim duygusal olarak beni manipüle ediyorlarsa, benim onlarla uyumlu olmayan davranışlarımdan sonra beni aşırı derecede suçlu hissettiriyorlarsa, bana küsüyorlarsa, günlerce konuşmuyorlarsa, ya da onların istediği bir şeyi yapmadığımda onları sevmemekle, onlara yeteri kadar önem vermemekle beni suçluyorlarsa, bunlar da aslında hala toksik ebeveynlik göstergeleri duyduğunuz gibi. Yani hatırlar mısınız bilmiyorum, toksik romantik ilişkilerden bahsederken şöyle bir tanımı yapmıştım. Ben eğer partnerimin yanında olduğum gibi bir insan olamıyorsam, farklı bir insan gibi davranmak zorunda kalıyorsam, partnerim bozulmasın, kırılmasın, üzülmesin diye sürekli aman bu şakayı yapmayayım, aman bu sözü söylemeyeyim, aman şöyle hareket etmeyeyim diye düşünüyorsam, bu toksik ilişkinin önemli bir göstergesidir, hatta başlıca göstergesidir demiştim. Aynısını burada da söylemek mümkün. Ben yetişkin halimle ebeveynlerimin yanında, Gizem gibi olamıyorsam, bambaşka bir insan gibi davranmak zorunda kalıyorsam, bu aslında ebeveynlerimle kurduğum ilişkinin sağlıklı olmadığının çok çok önemli bir göstergesi arkadaşlar.
Şimdi toksik ebeveynlikten bahsettim. Buradan hemen şunu da bağlamak istiyorum. Bizim ebeveynleştirme dediğimiz, parentification diye geçiyor İngilizcesi, bir durum var. Ebeveynleştirilen çocuklar yaşlarından çok önce çocuk olmaktan çıkıp yetişkin gibi davranmak zorunda bırakılırlar. Yani aslında ebeveynin bana ebeveynlik yapmaz da ben ona ebeveynlik yaparım.
Bunun altında konuşabileceğimiz çok fazla konu var. Belki başka bir bölümü bunun üzerine kaydederiz hatta. Eğer böyle bir talebiniz olursa bana her zaman yazabilirsiniz. Ama çok hızlı açıklamam gerekirse ebeveynleştirilen çocuklardan bir yaşlarına uygun olmayan mesela ev işleri beklenebiliyor. Bu diyelim ki küçük bir çocuğun evi tamamen temizlemesini beklemek de olabilir. Ya da mesela yemek pişirmesini beklemek olabilir. Ya da kendisinden küçük kardeşlerine bakmasını beklemek olabilir. Buradaki en önemli ayrım beklenilen davranışın çocuğun yaşına uygun olmayışı bir. İkincisi çocuğa ayrılan işin yani doğal olarak evde bir iş bölümü var ve tabii ki çocuklarımızın mutlaka ama mutlaka ev işlerinden
Kendi yaşlarına uygun bir pay vermeliyiz. Burada çocuğa düşen payın neredeyse ebeveynin düşen paydan daha fazla olmasından bahsediyorum. Eminim aranızda kendi kardeşlerine annesinden daha fazla bakım vermiş olanlar vardır ve bu işte ebeveynleştirilmenin önemli örneklerinden bir tanesi. Bir başka ebeveynleştirme şekli de çocuğu ebeveynin neredeyse bakım vereni gibi kullanma. Duygusu olarak ebeveynin hep yanında olmak zoruna bırakma. Ebeveynin sırdaşı yapma. Ebeveynin bütün problemlerini çözmek zorunda bırakma. Buna tabii şey de eklemem lazım. Aile içerisinde yaşanan çatışmalardan çocuğu sorumlu tutma. ya da çocuğu bu çatışmaları çözmek zorunda bırakma. Bunlar da hep yine ebeveynleştirme davranışları. Yani çocuk daha 8 yaşında anne babasının arasındaki problemi çözmeye çalışıyorsa burada yanlış olan bir şeyler var. Bu arada çocuk 28 yaşında anne babasının arasındaki problemleri çözmeye çalışıyorsa bunda da bir problem var.
Ama tahmin edersiniz ki 8 yaşındaki problem 28 yaşındaki problemden çok daha büyük. Çünkü 8 yaşındaki çocuk buna hayır demeyi veya bunun kendisine zarar verdiğini bilemez. O yüzden de ebeveynleştirme davranışlarına maruz kaldığımızda bu bizim yaşımızdan erken olumlaşmamıza ve hayattaki her şeyin sorumluluğunu almak zorunda hissetmemize sebep oluyor. Sevgili dinleyiciler, şu ana kadar kötü ebeveynlik ve ebeveynleştirme hakkında konuştum ama hali hazırda oldukça uzun bir bölüm oldu. İstiyorum ki tam burada durayım ve bir başka bölümde size bu tip davranışlarının sonuçlarını ve yetişkinler olarak bu davranışlarla nasıl başa çıkabileceğimizi anlatayım. O yüzden size şunu söyleyerek bitirmek istiyorum.
Eğer bu davranışlara maruz kaldıysanız, bu podcast'ı dinlediğinizde bunları hatırladıysanız asla yalnız değilsiniz. Birçoğumuz bu davranışların bir kısmına ya da hepsine maruz kaldık. Şu anda bu çaresiz bir durum değil. Önemli olan bunların farkına varıp bunlarla ilgili neler yapabileceğimizi anlamak. O yüzden lütfen kendinizi kötü hissetmeyin. Yapabileceğiniz şeyler olduğunu bilin.
Bunun hakkında konuşmaya devam edeceğim. Eğer bana ulaşmak, bana yazmak, örnekler vermek isterseniz her zaman sosyal medyada ulaşabilirsiniz. Bunu hep söylüyorum zaten. Mesajlarımın hepsine dönemiyorum. Hatta neredeyse hiçbirine dönemiyorum. Ama yazdığınız bütün mesajları okuyorum. Bahsettiğiniz, bana bahsedeceğiniz şeyler olursa bunları da daha sonra podcast'ın içerisinde mutlaka konuşmaya çalışırım. Herkese sevgilerimi gönderiyorum. Görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.