Podcast

376: Trend Spor: Galatasaray'dan Gövde Gösterisi, Euroleague Şampiyonu Fenerbahçe Alagöz

Trend Topic

2 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Süper Lig'de şampiyonluk yarışı sürüyor. Galatasaray en zor deplasmanlardan biri olarak gösterilen Alanyaspor virajını 4 golle geçerken Fenerbahçe de Karagümrük deplasmanında kazanmayı bildi. Beşiktaş'ta ise art arda gelen puan kayıplarından sonra Fernando Santos ile yollar ayrıldı. Öte yandan Fenerbahçe Kadın Basketbol takımı Fenerbahçe Alagöz Holding art arda 2. kez Euroleague'i kazanmayı başardı ve Fransız rakibi Villeneuve D’ASQ'ı 106-73'lük skorla devirdi. Haftanın spor trendini kaçırmayın...


Bu podcast, On Dijital Bankacılık hakkında reklam içerir. Bankacılık On'la Rahat. Dünya Döndükçe EFT-Havale- Fast Ücreti Yok. ON Mobil'i _ndir!
Bu podcast, Pegasus hakkında reklam içerir. Yeni seyahat rotanı planlamak için hemen https://www.flypgs.com/ ’u veya Pegasus Mobil uygulamasını ziyaret et!
Bu podcast, Garanti BBVA hakkında reklam içerir.

See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.

Bölüm Transkripti

2.293 kelime · ~11 dk okuma

Trendspor'dan herkese merhabalar. Bu hafta yine oldukça heyecanlı bir haftaydı. Süper Lig'de yarış devam ediyor. Galatasaray rakiplerine gözdağı veren bir galibiyet aldı. Fenerbahçe ikinci yarıda oynadığı oyunla maçı çevirdi ve yarışa tutunmaya devam etti. Beşiktaş'ta hayal kırıklıkları devam ediyor ve Fernando Santos'la da yollar ayrıldı. Ve Fenerbahçe'nin kadın basketbol takımı Fenerbahçe Alagoz Holding üst üste ikinci kez kadınlarda Euro Lig şampiyonu oldu. Tüm bunları

konuşacağız, değerlendireceğiz. Başlayalım. Öncelikle Süper Lig'de lider Galatasaray'la başlayalım. Haftanın kapanış maçında Alanya Spor'u 4-0 gibi çok çarpıcı bir skorla geçmeyi başardılar. Alanya Spor son 4 Lig maçını kazanmış bir takım. Bunların arasında Trabzonspor da var. Ve oldukça formda bir takım. Fatih Tekke ile birlikte çok ciddi bir yükselişe geçmişlerdi. Belki de Galatasaray zirve yarışındaki ezeli rakibi dışında Lig'in en formda takımı olan Alanya Spor'a karşı hem de Deplasman'da

Çok kritik bir galibiyet aldı. Özellikle 2. yaradaki oyunu çok etkiliydi. Okan Burun hamleleri direkt olarak pozitif yansıdı. Hakim Ziyehi ve Kaan Ayhan'ı aldı. Okan Hoca devre arasında ve Barış Alper'i sol açığa attı. Barış Alper sol açıkta jeneriklik 2 gol attı. Çok güzel gollerdi.

Transkriptin tamamını oku

de aynı güzellikte bir gol ile ona karşılık verdi ve ard arda mükemmel vuruşlar Galatasaray'a farklı galibiyeti getirdi ama ilk yarıda Galatasaray'ın da çok zorlandığı bir maç olduğunu söylemek lazım. Her iki takım içinde ortada geçen bir maçtı. Pozisyonlar oldu. Maçın ilk yarısında Galatasaray için Victor Nelson ayakta kalan isimdi ve çok iyi bir performans sergiledi. İkinci yarıda da Hakim Ziyeh ve Barış Alper maçı çözen isimler oldular. Okan Hoca'nın değişiklikleri dediğim gibi direkt etki etti. Zaten Okan Hoca geçtiğimiz haftalarda bir açıklama yapmıştı Avrupa'dan elendikten sonra.

Haftada bir maç oynayacağız, bu da bizim rakiplere daha iyi hazırlanmamıza olanak sağlayacak demişti. Hakikaten iyi hazırlandığını da gösteren bir maç çıkardı. İkinci yaradaki hamleleri direkt olarak oyunu değiştiren hamleler oldu. Bence önündeki sis perdesini de aralayan bir maç oldu aynı zamanda. Çünkü haftalardır mesela ideal sol açığını bulamıyordu.

Zaha'yı oynatıyordu örneğin Hatay maçında ilk 11'de. 60. dakikada çıkarmak durumunda kalıyordu. İşte bir önceki maç Kasımpaşa maçında Kerem'i oynatıyordu sol açıkta ilk 11'de. Onu da 60. dakika çıkarmak zorunda kalıyordu. Hem Kerem Aktürkoğlu'ndan hem Wilfried Zaha'dan çok ciddi beklenti içinde olduğu bir milli oyuncusu, geçen senenin asist kralı. Diğeri en yüksek para verdiği Icardi'den sonra ikinci oyuncu Zaha.

Her ikisinden de sonuç alamıyorken en sonunda oraya Barış Alper'i attı. Ve Barış Alper'den de çok net bir cevap aldı sol açık performans için. Ziyeh'de bu kadar iyi bir sağ açık performansı gösterince sanki kalan 6 haftanın kanat oyuncuları sağda Ziyeh, solda Barış Alper olabilir gibi bir görüntü çıktı ortaya. Aynı zamanda Sabek'te Oriye'de ilk defa ilk 11'de başladı. Zaten sonradan da oyuna girmemişti. İlk defa direkt olarak 11'e geldi.

Ory'e ve fakat hem maç ritminden çok uzak hem de hazır olmaktan çok uzak bir görüntü sergiledi ilk yarıda. İkinci yarıda Kaan Ayhan oyuna girdi. Daha derli toplu bir oyun oynadı o da. Bence sabek pozisyonuyla ilgili de kafasında netleşti Okan Hoca'nın. Hem gelecek haftaların ilk 11'i bence daha belirginleşmiş oldu. Hem de en kritik viraj belki Fenerbahçe final maçına kadar en kritik viraj çok başarılı bir sonuçla alınmış oldu Galatasaray için. Galatasaray için söylenmesi gereken bir diğer konu da

Bu kadar zorlu ve formda bir rakibe karşı bu maçı gol yemeden kapatmış olması tabi. Nelson'dan bahsettim müthiş bir maç oynadı ilk yarıda ama Muslera'da arkaya atılan topları süpürme konusunda bence Deli Kön de ligin en formda sağ kanada oyuncusu Oğuz'a karşı biri birilerde. Oldukça iyi maç çıkardı. Abdülkerim sakatlığının tam üzerinden atamamış gibi. Hala biraz antal gözüküyor ama o da hava toplarında oldukça etkiliydi. Kaan da ikinci yere girdikten sonra o da iyiydi. Ve savunmada da bence başarılı bir Galatasaray vardı. Hücumda da Mertens, Ziyeh, Barış Alper zaten çok zengin bir hücum attı var Galatasaray'ın. Icardi aynı şekilde.

ve hücumda da birçok pozisyonda bulan Galatasaray golleri de buldu ve çok net bir galibiyet aldı. Tabi Barış Alper'in sadece gollerinin birbirinden güzel olması yeterli de değil onu anlatmak için. Bir de Leroy Fer'e gösterdiği iki sarı karttan rakibini 10 kişi bırakan bir fizik zorlaması da söz konusu. Yani Barış Alper hem gol vuruşlarıyla ciddi fark yaratıyor ama hem de Rakibi hırpalayan, sürekli arkaya koşullar atan, karamboller yaratan, rakiple ikili mücadelelerden asla sakınmayan oyunuyla rakibi delen, hırpalayan da oyuncu oldu. Onunla girdiği ikili mücadelelerde ayakta kalamayan Fer, ard arda yaptığı faaliler sonucu iki sarı kart görerek oyundan çıktı. Bu maçla ilgili bence Oğuz Aydın yine iyi bir performans sergiledi. Oğuz'un belki gelecek sezon

Büyüklere transfer yapmasını sağlayacak maçlardan biri yine de bu olabilir. Gol atamadı, sonuca etki edemedi belki. Ama yine oldukça etkili bir oyun oynadı bence Oğuz. Ve Oğuz'u Galatasaray'ın transfer etme olasılığını ben açıkçası daha yüksek görüyorum.

Fenerbahçe'nin sağ kanadında hem İrfan Can Kahveci var hem Cengiz Ünder var. Oraya üçüncü bir alternatif olarak Oğuz'a yatırım yapmayacaklarını düşünüyorum. Ama Galatasaray'da hem Kerem ayrılabilir hem Barış'ın ayrılabileceği söyleniyor hem Zaha ayrılabilir. Çok daha fazla kanat rotasyonda değişiklikler olabilir Galatasaray'da. Ve Oğuz'da buraya doğru bir hamle olabilir diye düşünüyorum açıkçası.

Onun dışında bu maçın ilk yarısında kırmızı kart gören Fatih Tekke için de bir açıklama yapayım. Bence sezonun en flash teknik direktör. Performansı Okan Buruk ve İsmail Kartal'ın yarışı rekorlar kırıyor. Onlar çok üst seviyede. Ama bu iki zirve takımın dışında baktığımız zaman sezondaki en marjinal teknik alan performansı net bir şekilde bence Fatih Tekke'den geldi. Düşme potasında aldığı takımı Avrupa potasına kadar soktu. Arda arda 4 maç kazanmıştı bu maça kadar ve fakat

Bu maçta çok kolay kırmızı kart gördüğünü düşünüyorum. Hiç gerek yoktu. Bu kadar başarılı bir serüvene gölge düşürmeye de gerçekten gerek yoktu. Ama yine de çok başarılı bir dönemden geçtiklerini ve bu maçın da özellikle ilk yarısında Galatasaray'a karşı güçlerinin yettiğince oldukça iyi direndiklerini düşünüyorum. Kalan 6 maç öncesinde Galatasaray için oldukça moral veren bir maçtı diyelim ve Fenerbahçe'nin Karagümrük maçını değerlendirmeye geçelim.

Burada bölüme küçük bir ara veriyoruz. Döndüğümüzde devam edeceğiz. Fenerbahçe de çok zorlu bir deplasmana çıktı. Karagümrük çünkü Alanya Sporu gibi formda bir takım değil ama onlar da tam tersi düşme potasında olduğu için canla başla oynayan bir takımdı. Artık işte son haftalar, final haftaları ve kaybedecek tek bir maça dahi tahammülü yok bu takımların. Düşme potasındaki takımlar özellikle bu haftalarda canavliyle oynuyor, çarpı iki kuvvetle oynuyor. Karagümrük de biraz böyle oynadı açıkçası.

İlk yarada çok daha iyi oynadılar onlar da ama ikinci yarada yapılan değişiklere, İsmail Kartal'ın yaptığı değişikliklere Tolunay Kafkaz'dan doğru bir cevap gelemedi ve İsmail Kartal daha önce Rize deplasmanındakine çok benzer bir şekilde yaptığı hamlelerle bu maçı da çevirmiş oldu. Fakat Fenerbahçeliler şunu soruyor, hem Olympiacos maçında da bu oldu, hem bu maçta da bu oldu. Belki Rize maçında da aynı şekilde. Hatta ilk Karagümrük maçında da benzer şekilde.

Birçok maçta Fenerbahçe ilk yarılarda neden bu kadar etkisiz? Mesela geçtiğimiz haftalarda İçsağ'da oynanan Kasımpaşa maçı ve İçsağ'da oynanan Pendik maçı da söylenebilir. İlk yarıları niye çöpe atıyoruz diyor Fenerbahçeliler. Bir çırpıda 7-8 tane örnek saydım hakikaten çarpıcı. Zaten Fenerbahçe bir rekor kırdı yani. Bu sezon ilk golü yemesine rağmen tam 7 kez maç çeviren ve bu alanda zirvede olan Avrupa takımlarından bir tanesi Fenerbahçe.

Tabii ki oyun içinde bu hamlelerle oyunu değiştirmek, skoru değiştirmek teknik adam için bir artıdır, pozitif bir durumdur. Ama sevgili Metin Tekin'in de söylediği gibi, doğru değişiklikler yapabilmek için yanlış ilk 11'i çıkartmanız gerekir, der. Bu açıdan da doğru geliyor bana bu açıkçası. Çünkü hem Shymansky'nin cezalı olduğu durumda, hem Zeiss'in ve Krunich'in bu kadar formsuz olduğu bir durumda, kara gümrük deplasmanına 10 numara pozisyonda Krunich ile başlamak biraz fazla tutuculuk gibi geliyor bana açıkçası.

Zira daha önce Çaykuruz'e spor deplasmanında da olduğunu gördüğümüz, hatta Gazantep deplasmanında da olduğunu gördüğümüz bir 4-4-2 değişikliğinin hala bu maçta dahi düşünülmüyor olması şaşırtıcı. İkinci yarı düşünüldü. 1-0 devreye gidilince Batuşoay girdi. 4-4-2 veya 4-4-1-1 diyelim. Daha arkada da konumlandırıyor. Daha önce Serdar Dursun'u Rize'de almıştı, Jackal'ın arkasına. Şimdi de Batshuayi Jackal'ın hafif arkasına alıyor ama ikili format gibi oynuyorlar. Daha direkt bir oyunla oynuyorlar. Daha orta sahalar bypass geçiliyor. Ve en nihayetinde bundan yine sonuç aldı Fenerbahçe. Yine maçı bu sayede çevirdi. Bu şekilde başlasaydı, yani Shymansky'de yokken Jackal-Batshuayi ikilisi başlasaydı ve orta sahada da İsmail Fred zaten çok dominant bir ikili. O ikili tutabiliyor orta sahayı.

ve daha çok hücumcuyla bu şekilde başlasa, daha dikine bir oyunla başlasa belki daha da kolay olabilirdi bu maç diye düşünüyorum. Öte yandan maçın bence gizli x-faktörü olarak İrfan Can'ı da söylemek lazım. Tabii ki Liwakovic için sezonun en önemli maçı. Az önce Galatasaray'da Nelson için söyleyebiliriz bunu. Sezonun en iyi maçını oynadı. Liwakovic de Fenerbahçe'de sezonun en iyi maçını oynadı. Son haftalara girilirken oyuncuların böyle tavan performansı işte o inadı ve şampiyonluk hırsını da gösteriyor. Divockovic sezonun en iyi maçını oynadı, Jacko çok iyi bir maç oynadı. Çok zorladı, golünü de attı yine. 20. golüne ulaştı Jacko'da. Ama bu iki oyuncunun yıldızlığının yanı sıra bence X Factor'de İrfan Can kahveciydi. Hatta Karagümrük'te sol açık pozisyonlu oynayan Ryan Mendes ile

Fenerbahçe'de sağ açık pozisyonda oynayan İrfan aynı çizgi üzerindeydiler ikinci yarıda. Ve Ryan Mendes final paslarında nasıl hatalar yaptıysa, İrfan da final top ve final paslarda hep çok doğruyu buldu. Ve bu iki oyuncunun karar kalitesinden dolayı da Fenerbahçe'de mesela Osai Samuel'in aldığı penaltı öncesi, Ryan Mendes boştaki arkadaşa pas atmak yerine dribbling'i zorluyor, top kaybı yapıyor. Topu İrfan kazanıyor ve hücuma çıkmış Mendes tarafından da takip edilemeyen Osai'nin önüne net bir pas çıkarıyor. Ve Osai oradan Dribbling'de içeri girip penaltıyı alıyor. Yani İrfan çok doğru oynamaya başladı. Çok olgun bir oyun oynamaya başladı. Ve bence bu maçı da tıpkı Olympiacos maçında olduğu gibi bu maçı da çeviren en önemli faktörlerden bir tanesi de İrfan'dı. Onu da gerçekten yürekten tebrik ediyorum. Bu sezon o da ciddi bir karakter koyuyor.

Hatta Galatasaray için Barış Alper nasıl beklentin çok üzerinde bir x faktör olduysa sezon genelinde de Fenerbahçe için de İrfan Can'ı aynı şekilde sayabiliriz. Sezon başında bu iki oyuncudan bu kadar yüksek performans taraftarları da çok beklemiyordu. Genel kamuoyu da çok beklemiyordu ama gerçekten çok yüksek ve çok hak edilmiş performanslar sergilediler. Umarız bu performanslar Euro 2024'te de milli takım için devam eder diyelim. Buradan Fenerbahçe demişken

Fenerbahçe'nin kadın basketbol takımına da değinelim. Euro Ligi 2. kez üst üste kazanmış oldular ve açıkçası şov yaptılar finalde. Fransız Villeneuve Dusk takımını 106-73 yendi Fenerbahçe Alagoz Holding ve şampiyon oldular. Tebrik ediyoruz kendilerini. Fenerbahçe gerçekten voleybolda

Basketbolda, kadın basketbolda, birçok branşta çok başarılı bir şekilde devam ediyor. Kendilerini kutluyoruz ve buradan Beşiktaş'a geçelim. Beşiktaş'ta Santos'un vedası gerçekleşti. Bu sezon artık teknik direktör sirkülasyonunu Beşiktaş'ta saymak zor. Şenol Güneş gitti. Burak Yılmaz geldi. Burak Yılmaz gitti. Rıza Çalınbay geldi. Rıza Çalınbay gitti. Serdar Topraktepe geldi. Serdar Topraktepe'nin hemen ardından Fernando Santos gelmişti. Fernando Santos da gitti ve yeniden Serdar Topraktepe ile sezon sonuna kadar devam edileceği açıklandı. Yönetimde olan ve geçmişte teknik adamlık yapmış Samet Aybaba ve Feyyaz Uçar da Serdar Topraktepe'ye yardımcı olacaktı dendi. Yani Beşiktaş'ta teknik direktör bitmiyor.

Ama Serdar Topraktepe, Santos'tan önce de görev aldığı maçlarda güzel işler yapmıştı. Hatta Semih Kılıçsoy'u kazanan isim olarak Serdar Topraktepe'yi söyleyebiliriz. Çünkü Semih Kılıçsoy için ne Rıza Çalınbay'ın, ne Burak Yılmaz'ın, ne de Şenol Hoca'nın yeterli süre verdiğinden söz etmek mümkün değil. Serdar Hoca ile birlikte daha çok süre bulmuş ve gollerini sıralamaya başlamıştı. Onun ardından gelen Fernanda Santos da oynattı kendisini. O da gollerini buldu ve

Burada hani Serdar Hoca için en azından Beşiktaş'ın bu sezonki en önemli kazanımını getiren hoca olarak söyleyebiliriz Serdar Topraktepe'yi. Açıkçası bu Santos'un vedasıyla ilgili de garip bir durum olduğunu düşünüyorum. Son 5 haftada sadece 2 puan toplamış Beşiktaş. Böyle bir tablo olduğunda ayrılık çok böyle sürpriz değil tabii ki. Ama son iki haftada bence Beşiktaş'ın oyununda bir toparlanma vardı. Özellikle Samsun spor maçı belki de Santos'un son haftalardaki en iyi performansının çıktığı maçtı ve o maçtan sonra da galibiyet gelmeyince artık gönderildi. Ama birçok pozisyon bulan, biraz da şanssız olan, direkten dönen topları var. Çok goller kaçırdı Beşiktaş Samsun karşısında ve Samsun da iyi takım. O kadar gol kaçırınca

Onlar da bir gol buldu ve maç berabere bitti. Ama yani Beşiktaş son haftalara göre iyi oynuyordu bence. Başakşehir maçı da bir önceki maç onda da son dakikada yenen gol. Belki işte bu Samsun Başakşehir galibiyetleri gelse daha başka şeyler konuşulabilirdi. Yeni sezon belki Santos'la düşünülebilirdi ama bu iki maç oldukça iyi oynanmasına rağmen kazanılamayan Samsun maçı ve son dakikada kornerden

Gol yenen Başakşehir maçıyla birlikte Santos'un dönemi de tamamlanmış oldu. Yeni isimler olarak Nikokovac isimlerinin geçtiğini gördüm Beşiktaş adına ama henüz sonuçlanacağını zannetmiyorum. Daha uzun bir dönem var. Serdar Topraktepe ile sezon sonu getirilir. Ve sezon sonunda da duruma bakılır. Ama Serdar Topraktepe'nin de işi hiç kolay değil. Kalan 5-6 maçta çok zorlu maçlar var. Düşme potasındaki rakiplerle Beşiktaş'ın maçları var. İlk maçı Ankara gücüyle ki Ankara gücü de form yakaladı.

Son olarak Gaziantep'i de gayet iyi bir oyunda yendiler. Arada bir Fenerbahçe deplasmanı var. Beşiktaş için gerçekten çok zorlu bir fikstür bu. Rize ile oynayacaklar, Alanya ile oynayacaklar. Bunlar da Avrupa'ya gitmek isteyen Beşiktaş'ın bu sezon itibariyle, bu haftalar itibariyle rakibi olan takımlar final maçları oynayacak yani Serdar Topraktepe ve bakalım bu maçlardan nasıl bir sonuç çıkaracak. Bence ilk dönemi Santos'tan önceki hocalık dönemi güzeldi Serdar Topraktepe'nin hem güzel bir oyun oynattı işte Rize'yi deplasmanda 4-0 yendikleri maçın da hocası Serdar Topraktepe'ydi güzel bir oyun gösterdi ve Semih gibi bir oyuncuya da süre vermişti bakalım aynılarını sergileyebilecek mi bu kritik haftalarda zorlu haftalarda çünkü Beşiktaş artık Avrupa potasını bile riske etmiş durumdaydı Beşiktaş gibi aslında kazanamayan bir başka takım da Trabzonspor fakat arkadan gelen takımlar da kazanamadığı için

Trabzonspor'la arkasındaki takımlar arasındaki fark hala 4 puan. Yani arkasındaki Beşiktaş'la arasında hala 4 puanlık bir fark var Trabzonspor'un. Kendi sahalarında Sivas'ı yenemediler. Onlar da seyircisi oynuyorlar. Son maçlarını biliyorsunuz ceza aldılar. Ama Avrupa için yine de diğer rakiplerine göre daha avantajlı gözüküyorlar. Bu haftalık günden böyle. Dinlediğiniz için teşekkür ediyorum. Gelecek hafta yine Trendspor'da karşınızda olacağım. Görüşmek üzere, hoşçakalın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)