Podcast

386: Trend Spor: Büyük Final 19 Mayıs'a Kaldı! Şampiyonluk Yarışı'nda Son Durum.

Trend Topic

2 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Süper Lig'de 36. hafta maçları aynı anda oynandı ve nefesleri kesti. Galatasaray galibiyeti getiren golü son dakikada bulurken, Fenerbahçe ise derbi öncesi aldığı galibiyetle yaralarını sardı. Sarı Lacivertlilerde Oosterwolde'nin dönüşü ve Djiku'nun 6 numaradaki performansı derbi öncesi taraftarlarını memnun etti. Galatasaray'da ise Barış Alper Yılmaz durdurulamaz bir performansla rakiplerine göz dağı veriyor. Sezon boyu süren çekişme 19 Mayıs'ta, Gençlik ve Spor Bayramı gününde final yapacak. Öte yandan bu hafta, Avrupa'ya gitme hedefindeki diğer takımlar için de kritik bir haftaydı. Beşiktaş'ın Alanya deplasmanındaki beraberliği belki de Avrupa biletini Siyah Beyazlı takıma getirecek. Süper Lig'de son durum Trend Spor'da!



Bu podcast, On Dijital Bankacılık hakkında reklam içerir. Bankacılık On'la Rahat. Dünya Döndükçe EFT-Havale- Fast Ücreti Yok. ON Mobil'i _ndir!
Bu podcast, Pegasus hakkında reklam içerir. Yeni seyahat rotanı planlamak için hemen https://www.flypgs.com/ ’u veya Pegasus Mobil uygulamasını ziyaret et!
Bu podcast, Garanti BBVA hakkında reklam içerir.

See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.

Bölüm Transkripti

2.776 kelime · ~14 dk okuma

Trendspor'dan herkese merhabalar. Türkiye Süperligi'nde 36. hafta sonuçlandı ve şampiyonluk belli olmadığı çok büyük ihtimalle de derbiye kalmış oldu. Önümüzdeki hafta Galatasaray-Fenerbahçe derbisi var ve iki takım da bu sezona yakışan şekilde bu şampiyonluk yarışını derbiye bıraktılar. 36. haftada neler oldu bunları konuşacağız, başlayalım.

Şimdi şampiyonluk yarışı devam ediyor. Avrupa büyük ihtimalle belli olduğu gibi Beşiktaş Alanya deplasmanında kaybetmeyince Trabzonspor, Başakşehir ve Beşiktaş'ta diğer Avrupa'ya gidecek olan takımlar gibi gözüküyorlar. Küme düşme potası ise son iki haftada iyice yangın yerine döndü. Onu önümüzdeki hafta konuşuruz. Şampiyonluğu ve biraz da Beşiktaş'ı ve Avrupa potasını konuşuruz şimdi. Liderle başlayalım. Galatasaray'la başlayalım. Karagümrük deplasmanındalardı. Ve çok zorlandılar. Aslında yine Kasımpaşa deplasmanında olduğu gibi geçtiğimiz haftalarda Galatasaray baya kötü oynadı. Kötü oynamasına rağmen kazandı. Tabi baya kötü oynadı diyorum da bu sezonun standartlarına göre kötü oynadı. Yani bu sezon ard arda galibiyet rekorları kıran, Süper Lig tarihine geçen, işte puan rekoru kıran bir Galatasaray olduğu için ve rakibi Fenerbahçe de aynı şekilde başarılı gidiyor. Ama Galatasaray tabii ki zirvede ve rekorları da altüst etti. Tabii Galatasaray'ın bu standardı olduğu için kendi standardına göre bu sezon özelinde kötü bir oyun diyelim. Yoksa yine bir sürü 25 civarı şutu var Galatasaray'ın. Pek isabetli olmadı. İşte 32 tane falan ortası var. Ama Okan Hoca'nın da basın toplantısında dediği gibi istatistikler çok iyi gözükse de kendi standardının altında kaldı Galatasaray. Okan Hoca da böyle söyledi. Okan Hoca'nın basın toplantısı da ayrıca güzeldi. Oraya da birazdan geliriz. Ne oldu da Galatasaray

Bu kadar önemli bir maçta belki şampiyonluk maçı olabilirdi Fenerbahçe Kayseri'yi yenemeseydi. Bu kadar önemli bir maçta Galatasaray istediklerini yapamadı. Bence Karagümrük bir kere oldukça iyi oynadı. Barış Alper'in sol açık performansı haftalardır dikkat çekiyor. Ve Karagümrük oradan gelen Kerem Demirbay'la Derik Kön'le birlikte ağırlıklı olarak sol kanadını kullanan hatta Abdülkerim Bardakçı da oyun kuran stoper olduğu için Galatasaray sol yarım alanından oyun kuruyor haftalardır. Karagümrük orayı çok sağlam ve kalabalık bir şekilde kapattı. Orada kümelendi karagümrükle oyuncular ve orada kazanılan toplarla da çok iyi çıkış planları vardı. Bu planları da çok iyi başarıyla uyguladılar. Galatasaray savunması ise yine Kasımpaşa deplasmanında olduğu gibi oldukça problemli bir maç çıkardı. Hem Abdülkerim hem Nelson savunmada sorunluydular. Özellikle Nelson çok fazla geri kaçarak

Transkriptin tamamını oku

savunma yaptı ve çok fazla kontra atakların yenmesine sebep oldu. Okan Hoca da basın toplantısına biraz buna değindi. Abdülkerim Bardakçı da yine Marcao'yla eşleşmelerinde hep zayıf kaldı. Özellikle Karagümrü'nün ikinci golünde de çok basit bir şekilde döndürmüş oldu Marcao'yu. Ki Okan Hoca basın toplantısına ona da değindi ve 1.96'lık bir Santerfor'a karşı bu kadar yakın oynamak bize dezavantaj yaratacaktı. Bunu hafta boyunca da konuştuk ama yine de kendisine çok yakın oynadık. O da bunu iyi değerlendirdi. dedi. O da yine güzel bir yorumdu bence. Ve aslında Türkiye Kupası'nda da Karagümrük yine Galatasaray'ı elemişti çeyrek finalde. Yine benzer şeyler olmuştu. Yine Mendes'in benzer bir golü vardı. Galatasaray stoperleri geri kaça kaça ona alan açmıştı ve bir asist bir gol yapmasına sebep olmuşlardı. Yine Marcao'nun golü vardı. Aslında benzer bir maçı da bu kez de Olimpiyat Stadı'nda oynamış oldu Galatasaray. Biraz belki kendi ezberlerinden çıkamadığı bir maç oynadı. O kupa maçında da Galatasaray savunma dörtlüsü aynıydı. Solbek Kön, Sağbek Kağan, Stoper ikilisinin en son Abdülkerim. Bu maçta da aynı savunma dörtlüsü vardı. biraz kara gümrük teknik heyeti iyi çalışmış. Galatasaray'ın eksiklerini iyi görüp değerlendirmiş de diyebiliriz. Tabii Galatasaray bitiricilik olarak belki geçtiğimiz haftaların gerisinde kaldı. Yani 25 şuttan sadece 6 isabet yakalamak ve bunların da 3'ü gol oldu aslında. Mesela Ziyehin yine jeneriklik bir golü olabilirdi. Direğe sıyırıp yandan avuta gitti. İlk yarıda mesela bir yay civarından bir şut attı. İşte Adana Demir'de gol yapmıştı. Sivas'ta gol yapmıştı. Alanya deplasmanında gol yapmıştı. Bu kez olmadı. Biraz belki

Onu söyleyebiliriz. Icardi yine çok hareketsiz kaldı. Son haftalarda Adana Demir deplasmanında falan da Icardi'nin çok hareketsiz kaldığını görüyorduk. Ve Barış Alper'e ekstra ekstra önlem almış olmasına rağmen Karagümrük yine de Barış Alper'i durduramayan bir takım daha gördük. 3 golün 3'ünde de Barış Alper Yılmaz var. İlk golde kafayla arka direkte kafa golleri belki onları da geliştirmesi gerekiyor diyorduk Barış Alper için hep. Bu kez onu da yaptı. Arka direkte kafa golü de attı. İkinci gol öncesi asistinde Birazcı'den kurtuluşu ve çevirişi gerçekten inanılmazdı yani. Acayip bir seviye farkıydı fiziksel olarak. Ve üçüncü golde de yine iki kişi hem Çekkeri'ni hem Levent Mercan ona onu engellemek için iki kişi marka ediyor olmasına rağmen o pozisyonda yine topu çeviren oyuncu oldu Icardi'ye. Icardi de Kerem'e çıkarmıştı. Kerem'in şutu savunmadan dönmüştü ve Berkan Kutlu da golünü yapmıştı. 3-2 kazandı Galatasaray.

Mertens'in bir asist bir gol daha yaptığını görüyoruz. Son 8-9 haftanın tamamında gol ve asistlerini yapmaya devam ediyor ve 9 gol 15 asist oldu. Hayredinoviç de asist krallığında zirvedeydi Mertens'le birlikte. Kasımpaşa 3-1 yendi ama Hayredinoviç gol attı asist yapmadı. Mertens de asist yapınca asist krallığında 15 asistle zirveye çıktı Dries Mertens. Son 10 haftadaki müthiş performansıyla çok gerilerden gelip

Asist krallığında da zirveye çıkmış oldu. O da bir gol bir asistle yine son haftaların zaten yıldızlarındandı Mertens. Bu maçta da yıldızlaştı. Ama maça son noktayı koyan oyuncu da Berkan Kutlu oldu. Onun için de trajik bir durum. Belki şampiyonluk hikayelerini yazacak bir gol oldu bu. Yeniden yazacak bir gol oldu. Çünkü Berkan Kutlu, Ağustos ayında Galatasaray'da kendisine yer bulamadığı için Genoa'ya ayrılmak isteyen bir oyuncuydu. Kendisine Şampiyonlar Ligi kadrosunda yer bulunamamıştı. 20 küsur kişilik kadroda. Berkan yoktu.

İşte Endombele'ler, Sergio Oliveira'lar vs. derken Berkan'a sıra gelmemişti. Ve Berkan bugün Sergio Oliveira'dan da Endombele'den de birçok oyuncudan çok çok daha fazla katkı sağladı. Devre arasında geri döndü. İtalya'da da istediğini bulamamıştı. Geri döndü. Solbeck yoktu. Derikkön alınamamıştı henüz. Gelir gelmez Solbeck pozisyonda iş yaptı. Stopper'lerin eksik olduğu maçlarda, Kasımpaşa deplasmanında Stopper bile oynadı. Orta sahada geldi, dinamizm kattı. Ve en nihayetinde de golünü de çok kritik bir anda attı. Onunla ilgili yine en güzel açıklamayı da basın toplantısında Okan Hoca yaptı. Okan Hoca'dan dinleyelim o yorumu.

Evet yani Berkan gitti döndü hep çalışıyor. Geçen hafta da mesela oyuna girdi çok iyi oynadı Berkan. Takımın özellikle takımın belki fiziksel olarak düştüğü yerlerde Berkan'ın dinamizmi takımı ayağa kaldıran bir dinamizmi var. Hem top 10'dayken hem top rakipteyken iyi işler yapıyor. Bugün de mesela bir orta yaptı yerini bulmadı hemen bir ses çıktı. ama golü attıktan sonra da yani Berkan maçın kahramanı oldu. O yüzden yani Berkan'a zaman zaman belki hak ettiği payı vermiyoruz ve onun burada olduğu dönemden beri oyun içerisinde hep iyi niyetliyim oyun içerisinde olduğu yani oynasa da oynamasa da girse de çıksa da ilk on birde de oynasa geçen sene de çok önemli bir destek verdi bize şampiyonluk yolunda önemli maçlar oynadı ondan sonra

Kendi isteğiyle yurt dışına gitmişti. Yurt dışında oynamak istiyordu. Tekrar biz tabii ki her zaman giderken de kapımızın ona açık olduğunu söylemiştik. Tekrar döndü. Şu anda da takıma hizmet ediyor. Bu şampiyonlukta da bence attığı golle de önemli bir inşallah haftaya şampiyonluğu ilan edersek burada Berkan'ın da önemli bir payı olacak.

Ve Galatasaray 3-2 kazandı. Derbi haftaya. Derbi öncesindeki konuda gündemde başta konuştuğumuz gibi stoper ikilisinde Nelson Abdülkerim devam edecek mi etmeyecek mi karşısında da Batu Şuayi modelinde yine aslında bir pivot santrfor olacak. Galatasaray'ın stoperleri son dönemde biraz pivotlara karşı zorlandı. Adana Demir Spor Deplasmanı'nda Balotelli'nin de çok çok etkili olduğunu biliyoruz, hatırlıyoruz. Kasımpaşa Deplasmanı'nda Nuno Da Costa da çok etkili oldu.

Berkan Stopper oynamıştı Nelson Berkan'a karşı ikisine de karşıda çok etkiliydi. Ve Markao'da çok çok etkili bir oyun oynadı. Hatta geçen sene Nelson Abdülkerim ikilisine karşı Umut Nayir de Ümraniye spordayken çok etkili olmuştu. Galatasaray Ümraniye'yi böyle Icardi'nin son 15 dakikada falan attığı bir golle 3-2 zor yenmişti. Yine bu maça benzer bir maçta oldu. Yine bir pivot center for'un bu iki stoper ikilisine karşı Nenson ve Abdülkerim'e karşı etkili olduğunu görüyoruz. Batu Şahin'in pivot özellikleri belki sırtı dönük alverilerde o kadar çıkmayabiliyor. Ama ceza sahasında kutu içini karıştırma konularında Batu Şahin etkili bir oyuncu. Ceco'ya göre de biraz daha son haftalara güçlü girdi. Yaşıyla da alakalı tabii. Hatta Kayseri'ye attığı ilk gol de Batu Şahin'in biraz öyleydi. Şimdi hafta boyunca gündemi şu olacak. Batu Şahin'e karşı, Fenerbahçe'ye karşı

Galatasaray'da son kara gümrük maçında kötü oynayan Abdülkerim Nelson ikilisi devam mı edecek? Yoksa yedek kulübesindeki Davinson Sanchez ilk 11'e mi dönecek? Bu tabii tartışılacaktır. Hakan Hoca basın toplantısında aslında devre arasında da Davinson'u almayı düşündüğünü söyledi.

Ama Nelson yerini almayı düşündüğünü söyledi. İkinci yer Abdülkerim kötü oynayınca, golde hatası olunca, onun yerine oyunu almıştı son dakikalarda. Bakalım Derby'de Davinson mu oynayacak? Bence Galatasaray'da hatta ligdeki en iyi stoper Davinson Sanchez, fizik kalitesiyle, gücüyle birçok pozisyonu olgunlaşmadan bitirebildiği için de çok ciddi fark yaratıyor. Bence derbide Okan Hoca'nın Davinson Sanchez'e dönmesi gerekiyor diye düşünüyorum. Ama derbide ne yapacak onu herhalde 19 Mayıs akşamı göreceğiz. Burada bölüme küçük bir ara veriyoruz. Döndüğümüzde devam edeceğiz.

Şimdi geçelim Fenerbahçe tarafına. Fenerbahçe şampiyonluk yolunda tabi ki çok moralsiz olması beklenen bir takım. Puan farkı 6'ya çıktı. Geçen sene de Jesus'la birlikte Galatasaray deplasmanına aynı hafta gidildiğinde yani sondan ikinci hafta gidildiğinde aradaki puan farkı 5'ti. Şimdi 6 oldu. Fakat son haftalar hükmen galibiyet olduğu için iki takım içinde deprem felaketinden dolayı son haftalar oynanmamıştı. O yüzden geçen sezon derbiyi Galatasaray şampiyon olarak oynamıştı. Fakat bu kez aynı durum değil. 6 puan fark olmasına rağmen Fenerbahçe hala umut kırıntılarını son haftaya kadar taşımak istiyor. Derbiyi kazanıp Konya Spor'un Galatasaray'ı yenmesini bekleyecek Fenerbahçeliler. O yüzden de tabii ki moralsizliler tribünlerde yer yer boşluklar oldu bunu da anlayışla karşılıyorum. 10 yıllık şampiyonluk özleminden sonra böyle bir maçta taraftarın tribünü %100 doldurmamasında gayet anlaşılır buluyorum. ve yine de Fenerbahçeli futbolcuların bu Kayseri Sporu maçına olabildiğince motive ve hırslı çıktıklarını düşünüyorum. Yine de çok fazla son haftalardaki durumdan etkilenmediler, ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Zaten taraftarlar yönetime, teknik heyete vesaire eleştiriler yapıyor ama bu oyuncu grubunu

Çok çok az eleştiren taraftar görüyorum. Bence doğrusu da bu. Oyuncu grubu gerçekten sene başından beri, Temmuz-Ağustos aylarından beri elinden gelen her şeyi yapıyor. Ve bu maçta da bence olabildiğince profesyonel bir şekilde, iştahlı bir şekilde maçı oynadılar. Özellikle Jiko'nun 6 numara pozisyonuna geçmesi Fenerbahçe için çok iyileştirici bir hamle oldu. İsmail Hoca bunu istemedi açıkçası. Yani İsmail'in olmadığı durumda ilk alternatifi kendisi özellikle isteyip aldırdığı oyuncu olarak Kurun içti.

Kuruluş beklentilerinin çok altında kalınca, ikili mücadelelerde çok yumuşak kalınca, neredeyse ikili mücadelelere girmeyip hepsinde ezilince, bu kez Konya deplasmanında B planı olarak Freddy 6 numara yaptı. Mert Hakan ve Shimansky 8 numara gibi kullandı ama Mert Hakan da pozisyon sadakatinden çok uzaktı, devre arası onu da çıkarmak zorunda kaldı Konya deplasmanında. Ve nihayet C planı olarak, geçmişte de birçok maçta 6 numara oynadığı Fransa'dan bilinen GQ'yu nihayet 36. haftada 6 numarada denedi. Bunu taraftarlar bile haftalardır söylüyor, birçok kişi söylüyor. Çünkü oyuncunun geçmişte de bu rolü oynamışlığı var. Ve profil itibariyle, savunma sertliği, kesicilik itibariyle İsmail'e çok daha yakın bir profil Krunich'lere göre veya Zeiss'e göre mesela. En nihayetinde Ciko bu maçta 6 numara pozisyonda oynayınca 4 tane top kazanmış, 4 tane pas kesmiş, 1 tane pozisyon uzaklaştırmış. Yani İsmail'den sonra nihayet savunma sertliği katan bir orta saha oyuncusu performansı sergileyebilmiş Ciko. Aynı zamanda gol de attı o da kreması olduğu için. Kilit pası da var bir tane. Hani hücumda da hiç yok değil ama savunmada fark yaratarak esas kalitesini

Ve doğru tercihin o olduğunu nihayet 36. haftada gösterebilmiş oldu Jiko'da. Tabi burada yani Teknik EHT İsmail Hoca'ya yine net bir eleştiri çıkar. Acaba İsmail Hoca ne hissediyordu? Jiko öyle bir performans sergilerken onu da ayrıca merak ediyorum. Jiko'yu 6 numaraya koyunca Freddy de kendi yerinde oynatabiliyorsunuz 8 numarada. O da çok iyi oynadı.

Şimanski'yi de yine yerinde oynatıyorsunuz. Fred, Şimanski'yi 8 numara alır. Zaten Fenerbahçe'nin en iyi maçlarının ikilisi, orta ikilisi. Yani Cigu'yu oraya koymak, aynı zamanda Fred ve Şimanski'yi de yerinden oynatmamak anlamını da taşıdığı için de Fenerbahçe için iyileştirici oldu.

Ve Fenerbahçe için en iyileştirici olan şey de belki Osterwolde'nin geri dönmesiydi. Çok hızlı bir şekilde geri döndü Osterwolde. Zorlu bir sakatlıktan olabildiğince hızlı bir şekilde döndü ve bu maça da döner dönmez çok net etki etti. Boa Morte karşısında ki Boa Morte oldukça etkili bir kanat oyuncusu. Onun karşısında net bir performans sergiledi ve Fenerbahçe'nin Kayserispor maçındaki tek negatif durumu Bekao'nun sarı kart görüp derbide cezalı duruma düşmesi oldu. Ama Osterwolde de geri dönüşüyle biraz onu kurtarmış gözüküyor. Yani derbide büyük ihtimalle şöyle bir savunma izleyeceğiz Fenerbahçe'den. Sol beke Ferdi geri döner. Sağ beke Osai Samuel geri döner. Ve stoper ikilisi de sağ stoper Çağlar, sol stoper Osterwolde şeklinde olabilir. Bu dörtlünün önüne de Ciku'yu görebiliriz. Yine Şimanskı Fred

8 numaraları. Sağda herhalde Cengiz veya İrfan da duruma göre sakatlığının durumunu bilmiyorum. Belki süre alır mı, oynar mı, ilk 11 mi başlar bilmiyorum. Sağ kanatta onlar olur. Sol kanatta Tadich ve Center for'da da ben yine Batshuayi'yi bekliyorum. Çünkü Batshuayi son haftalardaki Jekko'ya göre çok daha sağlam gözüküyor. E burada yaş farkı da tabii öne çıkıyor. Ama bu maçta da yine Batu Şahin performansını gösterdi. Zaten tıpkı GQ'yu 6 numarada denememek gibi haftalardır söylediğimiz bir şey. Shymanski stresten de etkilenmiş olabilir. Arkasındaki oyuncuların İsmail'in sakatlığı, Fred'in sakatlıkları vs. bozulan orta saha şablonundan da etkilenmiş olabilir. İşte Ocak ayından beri gol atamıyordu. Şimdi Shymanski'nin de durumu böyleyken

Batu Şuayi, Dzeko ikilisini önde denemeyip ki aslında Dzeko'nun Inter'de Latharo Martinez'le birlikte ikili oynadığını aylarca biliyoruz. Onu denemeyip İsmail Kartal'ın hep aynı şeyde ısrar etmesi de biraz aslında Dzeko'yu 36. haftada 6 numara denemesiyle aynı şey. Ama derbide ben böyle bir Fenerbahçe 11'i bekliyorum. Bu Kayseri maçı sadece 3-0 kazanılmakla kalmadı. Bir yandan derbiye ideal bir ilk 11 çıkarmayı da sağladı.

Yani bu kadar eksik varken İsmail yok, İrfan Can yok. Fenerbahçe'nin en önemli belki de oyuncuları, Bekao bence mesela. Ligin Davinson Sanchez ile birlikte en iyi savunma oyuncuları diyorum. Davinson'un biraz daha ayağı daha iyi olduğu için ben Davinson'u 1 yazıyorum ama Bekao'yu da 2 numaralı stoper yazıyorum bence. Şimdi o da mesela derbide yok.

Cezalı durumda olacak. Bu kadar önemli oyuncular yokken bile şu Jiko hamlesi, o Starwolde'nin dönmesi falan bir şekilde o savunma hattını Fenerbahçe'nin toparlamış oldu. Liwakovic de önemli kurtarışlar yaptı bu maçta. Derby'e biraz en azından yaralarını sarmış, daha güçlenerek çıkmış Kayserispor maçından bir Fenerbahçe göreceğiz gibi. Bu da derbinin ateşini daha da harlıyor tabi ki. güzel bir derbi izleyeceğimizi düşündürüyor bana. Umarım öyle olur. Güzel, keyifli bir derbi izleriz. 19 Mayıs gençlik ve spor bayramına yakışır bayram gibi bir derbi görürüz ligin sonunda. Gerçekten bu iki takımda atbaşı bu yarışı sonuna kadar kovaladı ve büyük emek harcadılar. Ayrı ayrı emeklerine tebriklerimi sunmak isterim. Bu iki takımdan sonra kısaca bir Avrupa potasını da değerlendirelim. Bu haftanın konusu biraz Beşiktaş'ın aslında Avrupa biletini aldığı hafta gibi oldu. Trabzonspor, İstanbul Sporu yendi. Üçüncülüğünü devam ettiriyor. Başakşehir, Sivas'ı yendi. Üçüncülük için iddiasını sürdürüyor. Dördüncü sırada Başakşehir ve gelecek hafta Başakşehir-Trabzonspor'la oynuyor. Başakşehir-Trabzonspor'u yenerse ligi üçüncü bitirmesi de oldukça muhtemel. Zira İkili Avaraj'dan da alacak işte üstünlüğü ve üçüncü olacaklar son haftada kazanırlarsa. Haftalardır kazanıyor bu arada Başakşehir. Çağdaş Hoca göreve geldiği zaman sezon başında Başakşehir düşme potasındaydı. Düşme potasından aldığı bir takımı üçüncülüğe kadar götürüyor. Tabi ki ilk iki takım Galatasaray ve Fenerbahçe dışındaki takımların tamamının çok kötü olması da bunu sağladı. Ama ne olursa olsun düşme potasından bir takımı alıp lig üçüncülüğüne taşıyabilme ihtimali gerçekten büyük bir başarı. Çağdaş hocayı da kutlarım. Orada bir yarış olacak. O iki takımdan bir tanesi üçüncü bir tanesi dördüncü olacak gibi her halükarda Avrupa'ya gidecekler. Tabi Trabzonspor Türkiye kupasında da final oynayacak Beşiktaş'la. Şöyle bir ihtimal söz konusuydu. Trabzonspor Türkiye kupasını alır Beşiktaş'ta ligi 6. bitirirse 5. olan takım Avrupa'ya gidecek.

Onun için işte Alanya biraz iddialıydı. Beşiktaş'ı yenseydi puan farkını biraz kapatıyordu. Kasımpaşa'nın biraz iddiası devam ediyor. Rize'nin bir iddiası vardı ama Beşiktaş'a kaybetti. O da iddiasını büyük ölçüde yitirmiş oldu. Ama Kasımpaşa'nın az da olsa umudu var. Kasımpaşa haftaya Rize Sporu yener deplasmanda ve ligin son haftasında da Beşiktaş'ı yenerse beşinci olma ihtimali hala var. Ve son iki maçı da kazanması gerekiyor.

Ama ben büyük ihtimalle Beşiktaş'ın da 5. olacağını düşünüyorum. Alanya deplasmanına aslında bayağı eksikle çıktılar. Onur Bulut'un sağ kanatta olduğu, Mulaka'nın falan oynadığı bir maçtı. Alanya Spor'un biraz daha üstüne oynadığını söylemek lazım.

Ama Mulaka'nın golüyle öne geçti Beşiktaş ve sonra en azından beraberliği korumayı bildi. Ve beşincilik konusunda nispeten daha rahat oldu son iki maç öncesi. Yani kupayı alamasa bile Beşiktaş beşinci olup en azından Avrupa'yı alabilir gibi geliyor. Avrupa biletini alabilir gibi geliyor. Düşme potasında işler dediğim gibi karışık. Gelecek hafta biraz daha netleşir. Biraz ona da değiniriz. Öte yandan biliyorsunuz bir alt ligde, birinci ligde de playoff'lar oynanacak. Orada da lig tamamlandı. Eyüp sporla Göztepe çıkmıştı zaten geçen hafta. Şimdi playoff'lar da var. Önümüzdeki hafta hem düşme potası, playoff vesaire onları da konuşuruz. Daha detaylı konuşuruz. Artık son iki hafta. Heyecan Doruk'ta ve bu heyecanı gündemi Trens Spor'da takip etmeye devam edelim. Görüşmek üzere. Dinlediğiniz için teşekkür ediyorum. Hoşçakalın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)