Podcast

104 - Evcilik Kabusu: Elizabeth Olten

Karanlık Dosyalar

2 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

9 yaşındaki Elizabeth Oltan, 6 yaşındaki komşusu Emma Bustamante ile oynamak üzere evlerine gitti. Emma'nın ablası Alyssa da oradaydı. Elizabeth için hazırladığı sürprizi ona vermek için sabırsızlanıyordu.

Sunan: Sezgi Aksu
Hazırlayan: Sezgi Aksu, Hazal Beril Çam
Ses Tasarımı ve Kurgu: Tolgacan Bozca
Yapımcı: Podbee Media

Canlandıranlar:
Alyssa Bustamante: Şevval Balkan
Elizabeth Olten: Dila Zeynep Dereli
Anne: Hazal Beril Çam
Büyükanne: Gülşah Dim
Polis: Özgür Yılgür



Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

1.453 kelime · ~7 dk okuma

Elisa çok yoruldum. Sürprize daha ne kadar kaldı? Ya çok az kaldı bak. Hemen şurada. Nerede? Bağcın arkasında gel. Hediyem bende. Gözlerimi kapatayım mı? Tamam. Kapat kapat. Sürpriz!

Ah! Bak en güzel kısmı da burada. Ben Sezgi Aksu. Burası Karanlık Dosyalar. Bugün sizlere Elizabeth Alton'un içler acısı ve bir o kadar da şok edici hikayesinden bahsedeceğim. Ne dersiniz? Hazırsanız başlayalım mı?

Elizabeth Alton, 15 Aralık 1999'da Jefferson City, Missouri'de doğdu. Patricia Petty Carvile Price ve Dale Alton Sr.'ın kızıydı. 5 kardeşten en küçüğü olan 9 yaşındaki Elizabeth, ailesi ve arkadaşlarıyla beraber mutlu bir çocukluk geçiriyordu. Küçük Elizabeth, bahçede köpekleriyle oynamaya, annesiyle kurabiye yapmaya ve evde bulduğu kumaşlardan kendine kostüm dikmeye bayılıyordu.

Transkriptin tamamını oku

Hatta en sevdiği şey bu kostümlerini giyip Taylor Swift şarkıları dinlemek ve favori dizisi Hannah Montana'yı izlemekti. Bunlarla birlikte oldukça sosyal bir çocuk olan Elizabeth, okulda ve ailesiyle olmadığı zamanlarını arkadaşlarıyla oynayarak geçiriyordu. Bu arkadaşlar arasında Elizabeth'le aynı mahallede yaşayan komşuları, 15 yaşındaki Alyssa Bustamante ve 6 yaşındaki küçük kardeşi Emma'da vardı. 21 Ekim 2009 akşamı Emma, Elizabeth'in evinin zilini çaldı. Onunla oyun oynamak istiyordu. Kapıyı açan annesiydi. O sırada her akşam olduğu gibi altıda yemeğe oturacakları için telaşla yemek pişiriyordu.

Emma'yı kapıda gördüğü an onu içeri davet edip yemeğe kalmasını teklif etti. Tüm aile Emma'yı çok seviyor, onun evlerinde olmasından mutluluk duyuyordu. Emma ise Elizabeth'in annesinden birlikte oyun oynamak için izin almaya gelmişti. Patty başta kızının yemeğe geç kalabileceğini düşünerek gitmesine izin vermedi. Ancak Emma, yeni bir oyunca kaldığını ve kendi evlerinde birlikte oynamak istediklerini söyleyip ısrar edince Patty buna dayanamadı.

Kızının akşam altıda eve dönmüş olması şartıyla emmalara gitmesine izin verdi. Fakat bu yaptığının ne büyük bir hata olduğunu çok yakında öğrenecekti. Çünkü kızını bir daha asla canlı göremeyecekti. Emma Elizabeth'i aldı ve onlara doğru yürümeye başladılar. Evleri sadece dört bina uzaklıktaydı. Az vakitleri olduğundan hızlıca eve gidip odalarına çıktılar. Kızlar oyun oynarlarken bir süre sonra Emma'nın ablası Alyssa yanlarına geldi. Onlara Elizabeth için bir sürprizi olduğunu söyledi. Kızlar çok heyecanlanmıştı. Ancak Alyssa'nın söylediğine göre bu sürpriz dışarıda bir yerdeydi. Ve onunla sadece Elizabeth gelebilirdi.

Sürpriz lafını duyduğu andan itibaren içi içine sığmayan Elizabeth hemen kalktı ve Alisa'nın peşine takıldı. Alisa onu evlerinin yakınındaki ormanlık alana doğru götürdü. Uzun bir süre yürüdüler. Elizabeth yorulmuş olsa da sürpriz için hala çok heyecanlıydı. Uzak, tenha bir ağacın yanına vardıklarında Alisa artık sürprizi göstermeye karar verdi.

Elizabeth sabırsızlanıyordu. Gözlerini kapattı. O anda Alisa Elizabeth'i boğmaya başladı. Ardından boğazını kesti. Öldürücü darbeyi ise kalbine sapladığı bıçakla tamamladı.

Küçük Elizabeth oracıkta hayatını kaybetmişti. Alyssa daha sonra Elizabeth'in cansız bedenini yakınlarda bulunan sığ bir mezara attı. Bu mezarı da önceki günlerde bizzat kendisi kazmıştı. Bu sırada Elizabeth'in ailesi akşam yemeği için onu bekliyordu.

Saat çoktan 6 olmuştu. Ancak o hala eve dönmemişti. Yarım saat kadar bekledikten sonra annesi endişelenmeye başlasa da sakinliğini korudu. Elizabeth'in iyi olduğuna ve sadece oyuna dalmış olduğuna inanıyordu. O sırada Elizabeth'in 13 yaşındaki kardeşi Anthony, Emma'ların evine gidip kardeşine bakmak üzere dışarı çıktı. Ancak orada sadece Alyssa ve Emma'yı buldu.

Onlara kardeşinin yerini sorduğundaysa kızlar bilmediklerini söylediler. Ancak Anthony tam geri döneceği sırada Alyssa'nın tüyler rüpertici bir şekilde Emma'yı uyardığını duydu. Kimseye söyleme. Anthony henüz eve dönmemişti. Yaklaşık bir saat sonra Patty kızından hala haber alamayınca Emma'nın evini aradı. Telefonu açan anneannesiydi.

Alo, Elizabeth. Elizabeth nerede? Hala Emma ile oyun mu oynuyorlar? Oyun mu? Hayır. Elizabeth evden çıkalı bir saati geçti. Nasıl yani? Evet. Hatta Alisa onu bırakacaktı. Beraber çıktılar. Gelmedi mi hala eve? Hayır, gelmedi. Alisa nerede? O çoktan eve döndü kızım. Şimdi kısa bir ara verelim. Döndüğümüzde, dosyamıza kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Hava karardığında Elizabeth Alton'un ailesi bir şeylerin ters gittiğinden artık tamamen emindi. 9 yaşındaki Elizabeth'in karanlıktan korktuğu biliniyordu ve hiç bu kadar geç saatte dışarı çıkmamıştı. Elizabeth'in annesi Patty, kızının kaybolduğunu bildirmek için hemen polisi aradı. Yetkililer Elizabeth'in ortadan kaybolduğunda üzerinde bir cep telefonu bulunduğunu öğrendiğinde telefonun tahmini konumunu verecek bir acil durum sinyali aramaya başladılar.

Bulgulara göre telefonun sinyali mahallelerinin yakınındaki ormanın derinliklerinden geliyordu. Bu sırada yerel halktan da yüzlerce kişi polisin kayıp kızı aramasına yardım etmek için karakola gelmişti. FBI ajanları dahil birçok kişi Elizabeth'in sabıkalı bir cinsel istismar suçlusu tarafından kaçırıldığına inanıyordu. Ailesi ise buna ihtimal dahi vermek istemiyordu. Halbuki hakikat hiç tahmin edemeyecekleri kadar yakınlarındaydı.

Ancak daha sonra yetkililer, Elizabeth'i ortadan kaybolmadan önce gören son kişi olduğuna inandıkları 6 yaşındaki Emma'yla görüştü. Emma'yla konuşurken ergenlik çağındaki kız kardeşi Alyssa'nın onların oyununa katıldığını öğrendiler. Bu noktadan itibaren polis, 9 yaşındaki çocuğa ne olduğuna dair gizemi hızla çözmeye başladı. Müfettişler Alisa Bustamante ile karşılaştıklarında bir şeylerin ters gittiğini hemen anlamışlardı. Alisa ve kardeşlerinin büyük anne ve büyük babalarıyla yaşadıklarını öğrendiler. Bunun sebebi anne ve babalarının hapiste olmasıydı. Babaları birisine saldırdığı için anneleri de madde bağımlılığıyla bağlantılı bir suçtan dolayı ceza almıştı.

Yetkililer ona evinin yakınındaki ormanda buldukları çukuru bilip bilmediğini sordular. Alissa bunu eğlence için yaptığını iddia ederek kendisinin kazdığını itiraf etti. Bu davranışı FBI'ın ailenin evine bir arama emri çıkartmasına yetecek kadar şüpheliydi. Çok geçmeden araştırmacılar Alisa'nın kendisiyle ilgili polisten sakladığı gerçekleri öğrendiler. Alisa'nın arkadaşları, onun 2007 yılında kalkıştığı intihar girişimi sonrasında hastaneye kaldırılmasıyla ondaki değişiklikleri fark etmeye başlamışlardı. Bunları tüm detaylarıyla polise anlattılar.

Alisa'nın yatak odası son derece rahatsız edici çizimler ve yazılarla doluydu. Aynı zamanda sosyal medya hesaplarında da şok edici selfie'ler paylaşıyor ve otoriteye karşı çıkmaktan keyif alan karanlık bir kişilik sergiliyordu. Tüyler ürpertici bir şekilde Myspace ve Youtube'da hobileri listesine insanları öldürmek ve kesmek yazmıştı. Hatta YouTube kanalına kardeşlerini elektroşoklu çitlere dokunmaları için ikna etmeye çalıştığı bir video bile yüklemişti. Ayrıca sosyal medyada iki parmağını başına götürüp kendini vuruyormuş gibi yaptığı, kanı andıran korkunç makyajlı bir fotoğrafını paylaşmıştı. Ama bütün bunlardan belki de en tüyler röportajı olanı Elizabeth Alton'un kaybolduğu güne ait bir kaydında yer aldığı günlüğüydü. Sayfanın üstü mürekkeple karalanmış olsa da araştırmacılar üstünde çalıştıktan sonra günlükte ne yazdığını ortaya çıkarabilmişti. Az önce birini öldürdüm. Onu boğdum. Boğazını kestim.

Ve bıçakladım. Artık öldü. Şu an nasıl hissedeceğimi bilmiyorum. İnanılmazdı. Aslında bunu yapamamışsından kurtulduğunuz anda oldukça keyifli. Şu anda biraz gerginim ve titriyorum. Pekala, holala, şimdi kiliseye gitmem lazım. Haha!

Alisa aleyhindeki deliller hızlıca biriktikçe onun yalan uydurma becerisi de eriyip gidiyordu. Çok geçmeden suçu işlediğini itiraf etti ve polislere neler olduğunu anlattı. Elizabeth'in ortadan kaybolmasından sadece iki gün sonra Alisa, polisi ormanda kendi kazdığı mezara götürdü. Pek çok bölge sakini, masum bir genç kızın, güvendiği bir arkadaşı tarafından bu kadar vahşice öldürüldüğü haberi karşısında şok oldu.

Alisa'nın Elizabeth'i neden öldürdüğünü öğrendiklerindeyse daha da dehşete düştüler. Neden yaptın bunu? Nasıl bir iş olduğunu merak ettim. Birini öldürmeni. Çok keyifliydi. Hata harikaydı.

Alisa Bustamante, Elizabeth Alton'u öldürdüğünde 15 yaşında olmasına rağmen bu davada yetişkin olarak yargılandı. Alisa'yla görüşen birkaç uzman, onun majör depresif bozukluk ve sınırda kişilik bozukluğuna sahip olduğunu ifade etti. 2012 yılında, o zamanlar 17 yaşında olan Alisa, ikinci derece cinayet ve silahlı suç eylemlerini kabul etti. Aynı yıl 18 yaşına girdikten sonra, cinayet suçlaması nedeniyle şartlı tahliye olasılığıyla ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Diğer suçlamadansa 30 yıl daha hapis cezasına çarptırıldı. Bu cezalar aynı anda değil, ardı ardına gerçekleşecekti. Elizabeth'in annesi Patty Price ise bu cezadan memnun değildi. Patty, Alyssa'nın suçsuz bulunup serbest kalmasına izin verileceğinden endişe ediyordu. Cezanın verilmesinin ardından acılı anne Alyssa hakkındaki duygularını şu cümlelerle ifade etti.

Ondan nefret ediyorum. Onunla ilgili her şeyden nefret ediyorum. Ama en nefret ettiğim şey insanların onun yaşı hakkında söyledikleri. Onun hasta bir çocuk olduğunu düşünüyorlar. Hayır, o bir canavar. Kızımı tam 8 kez bıçakladı. Ve bu onun için harika ve keyifliydi. Bunlar onun sözleri. Kızımı bir çukura attı ve üstünü toprakla kapladı.

O benim her şeyimdi. Küçük Elizabeth'in geleceği ve dolu dolu bir hayat yaşama şansı maalesef ki merhametten yoksun bir şekilde elinden alındı. Ancak annesi ve Elizabeth'in diğer sevdikleri, onun anısının asla unutulmaması ve katilinin parmaklıklar ardında kalması için elinden geleni yapıyor. Yasanın şu anki işleme şekline göre, Alyssa, 2027 gibi erken bir tarihte cinayet suçlamasından şartlı tahliyeyi hak kazanabilir.

Ancak o yıl şartlı tahliye alsa bile silahlı cezai işlem uygulaması için yine de 30 yıl hapis yatması gerekecek. Mevcut mümkün olan en erken çıkış tarihi 2057 olarak görünüyor. Bu kadar küçük yaşta kafalarından böyle korkunç şeyler geçen çocuklar beni çok ürpertiyor. Belki de küçüklüğü, anne babasının durumu Alisa'yı etkilemişti, evet. Ama birçok kişi böyle kötü şartlarda büyüyor. Hatta onlara sahip çıkacak bir büyük anne ve büyük baba bulamayanlar da var. Ama herkes böyle korkunç bir eylem gerçekleştirmekte bulmuyor çareyi sonuçta. Elizabeth'i düşündükçe çok ama çok üzülüyorum.

Bir yandan da düşünmeden edemiyorum. Alisa sosyal medyada bile her şeyi açık açık göstermiş ve sıkıntılı bir mentaliteye sahip olduğunu gizli tutmamış olmasına rağmen neden kimse ona müdahale etmemiş? Tedavi olması için çabalamadılar mı gerçekten? Ya da sadece ergenliğine verip ciddiye mi almadılar? Bilemiyorum. Sizin de bu dava hakkındaki düşüncelerinizi merak ediyorum tabii ki.

Evet, bu haftanın karanlık dosyasının da sonuna geldik. Bir sonraki karanlık dosyada görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)