Podcast

105 - 18 Saatlik Kabus: Kara Robinson Dosyası

Karanlık Dosyalar

2 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

15 yaşındaki Kara Robinson, bahçe suladığı sıradan bir günü yaşamaktayken bir anda hiç tanımadığı bir adam tarafından plastik bir kutuya koyularak kaçırıldı. Ancak her şeye rağmen Kara'nın pes etmeye niyeti yoktu.


Sunan: Sezgi Aksu
Hazırlayan: Kevser Biçici
Ses Tasarımı ve Kurgu: Tolgacan Bozca
Yapımcı: Podbee Media

Canlandıranlar:
Kara Robinson: Şevval Balkan
Adam: Özgür Yılgür
Richard Evonitz: Tolga Öztürk
Polis: Hazal Beril Çam



Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

2.112 kelime · ~11 dk okuma

Hey! Hey! Hey! Hey! Dur, dur, dur! Lütfen dur! Dur, dur, dur! Ne oldu? İyi misin? Ne oldu? Söyle. Sakin ol biraz. Lütfen yardım edin bana. Şu evdeki adam beni kaçırdı, bağladı. Lütfen yalvarırım kaçtı mı fark etmeden gidelim. Lütfen al beni arabaya, al. Tamam, gel. Gel arabaya, gel. Polise gidelim. Sakin ol.

Ben Sezgi Aksu. Burası Karanlık Dosyalar. Bugün inceleyeceğimiz olayı hatırlayanlarınız olabilir. Çünkü ilk bölümlerde bu dosyanın kapağını aralamıştık. Bugün bu olayı çok daha farklı bir kurgu ile yaşayacağız. Farklı yollardan gideceğiz. Ne dersiniz? Hazırsanız başlayalım mı?

Altyazı Takvimler 2002 yılını gösterirken henüz 15 yaşında olan Kara Robinson, Güney Carolina'da ailesiyle birlikte yaşıyordu. Kara hem okuldaki başarıları hem de karakteriyle örnek gösterilen bir çocuktu. Öyle ki yaşıtları ergenliğin verdiği öfkeye dayanarak, özellikle ailelerine ya da öğretmenlerine karşı son derece asi tavırlar sergilemekteyken, M.K. Kara'nın hiç böyle huyları yoktu.

Transkriptin tamamını oku

Aksine herkes onun ne kadar zeki ve olgun bir genç kız olduğunu düşünüyor. Hatta bazı kişiler ailesini böyle bir çocuk yetiştirdikleri için tebrik bile ediyordu. Kara, okuldan ve diğer sorumluluklarından arta kalan zamanının çoğunu en yakın arkadaşı Heather'la geçirirdi. Bu ikili birlikteyken saatlerin nasıl geçtiğini anlamaz, bazen sadece gözleriyle anlaşır, bazen gülme krizine girip dakikalarca konuşamazdı. Yine böyle bir günün sonunda ayrılmak istemeyen Kara ve Heather'ın aklına çok güzel bir fikir geldi.

Kara o akşam Heather'ın evinde yatıya kalmalıydı. Böylelikle bütün gece kız kıza pijama partisi yapabilir. Ertesi gün uyandıktan sonra da Heather'ın evinin yakınlarındaki göle yüzmeye giderek biraz serinleyebilirlerdi. Zira henüz Haziran ayında olmalarına rağmen sıcaklıklar şimdiden bunaltıcı seviyelere ulaşmıştı.

Plan belliydi. Fakat tek eksik, Kara'nın ailesinin izniydi. Neyse ki bu izni koparması çok da zor olmadı. Çünkü ailesinin ona olan güveni sonsuzdu. Kara'nın nerede ne yapması gerektiğini çok iyi bildiğine emin olan ailesi, kızlarının sadece bir gece en yakın arkadaşında yatıya kalma isteğini kıramadı.

Mutluluktan havalara uçan Kara ve Heather tam da planladıkları gibi bir akşam geçirdi. Konuşmaktan ve gülmekten yorgun düşüp uyuyakaldıklarında saat oldukça geçti. Fakat bu durum ertesi günkü planlarına engel olamadı. Sabah uyandıkları gibi yüzmeye gitmek üzere hazırlıklara başlamışlardı ki, çalan telefon planlarının sekteye uğramasına sebep oldu.

Arayan Heather'ın annesiydi ve kızlardan evden çıkmadan bahçeyi sulamalarını rica ediyordu. Bunun üzerine zaman kaybetmek istemeyen ikili iş bölümü yaptı. Heather duş alırken Kara bahçeyi sulayacak, işleri bittiği gibi de evden çıkacaklardı. Kara, kor gibi yanan güneşin altında bahçeyi sularken, bir an önce göle kavuşup serin sularda yüzeceği anları hayal ediyordu. Fakat bu esnada aynı arabanın evin önünden birkaç kez geçtiğini fark etti. Sanki etrafta dönüp dolaşıyor, yolunu bir şekilde oradan geçiriyor gibiydi.

Bunları düşünürken arabanın yaklaştığını fark etti. Bu kişinin kim olduğunu anlamaya çalışırken otuzlu yaşların sonunda güler yüzlü, düzgün giyimli, elinde bir yığın dergi taşıyan bir adam arabadan inerek kendisine doğru yürümeye başladı. Günaydınlar küçük hanım. Günaydın. Aileniz evde mi acaba? Yok, ben misafirim zaten. Burada yaşamıyorum yani.

Aaa öyle mi? Anladım. Peki herhangi bir yetişkin var mı evde? Bu elimdeki dergileri civardaki tüm evlere dağıtmam gerekiyor da. Yok yani sadece arkadaşım var. Anne babası işe gitti. Demek öyle. O zaman mecburen sana teslim edeceğim. Şey yani aslında gerek yok. Biz almasak da ben... Sakın sesini çıkarma. Yoksa beynini dağıtırım.

Cebinden çıkardığı silahı kızın boynuna dayayan adam, sessiz bir şekilde arabanın arka koltuğunda duran devasa bir plastik kutunun içine girmesini emretti. Kara o an, yaşamak istiyorsa bu adamın dediklerini yapmaktan başka hiçbir çaresi olmadığını anladı. Plastik kutunun içinde iki büklüm şekilde bekleyen Kara'nın korkudan nutku tutulmuştu. Yaşadığı şeyin gerçekliğini sorguluyor, olanlara inanmak istemiyordu.

İlk şoku atlattıktan hemen sonra Kara bu korkunç durumdan nasıl kurtulacağını düşünmeye başladı. Kendisini sakinleştirip nereye gittiklerini anlamaya odaklandı. Kara bunun için arabanın hangi yöne doğru kaç kez döndüğünü saymaya, bu dönüşlerden sonra ne kadar yol aldıklarını hesaplamaya çalışıyordu. Bunu yaparken bir yandan da etrafını tüm dikkatiyle inceliyordu.

Bu ayrıntıların her biri buradan kurtulmak ve bu canavarın yakalanmasını sağlamak için işine yarayabilirdi. Adam arabayı çalıştırdığı anda çalmaya başlayan şarkıyı, yol boyunca dinlediği radyoyu, içinde bulunduğu plastik kabın seri numarası dahil tüm detayları aklına not etti. 15 dakika kadar gittikten sonra araba yavaşça durdu. Keran'ın kalbi tekrar hızla çarpmaya başladı.

Ne olacağını anlamaya çalışıyor, kafasından binbir türlü senaryo geçiyordu. Plastik kutunun kapağını açan adam oldukça soğukkanlı ve profesyonelce davranıyordu. Sanki her gün yaptığı sıradan bir işmiş gibi, Kara'nın bileklerine kürk kaplı bir kelepçe taktı. Sonra ayaklarını iple sıkıca bağladı. Ses çıkarmayacağından emin olmak için ağzını da bantladıktan sonra kutunun kapağını kapatarak tekrar şoför koltuğuna geçti. Kısa bir süre daha gittikten sonra araba tekrar durdu. Bu kez gidecekleri yere gelmişlerdi. Plastik kutuyu beton gibi sert bir zemine indiren adam onu sürüklemeye başladı.

Bu sırada Kara, etrafı dinlemeyi, nerede olduklarını anlamaya çalışıyordu. Yaptığı hesaplara göre şehirden çok fazla uzaklaşmamışlardı. Dışarıdan gelen seslere bakılırsa, etrafta arabalar ve insanlar da vardı. Bu iyi bir haberdi. Issız bir yerde olmadıklarından emin olan kız, onu hayata bağlayacak tek şey olan kaçma fikrine iyice sarılmaya başladı.

Kara plastik kutudan çıktığında oldukça dağınık ama özenerek döşenmiş bir evde olduğunu gördü. Etrafta birçok akvaryum ve kafes, kafeslerde kertenkele, hamster gibi garip hayvanlar bulunuyordu. Tuvalete ihtiyacı olduğunu söyleyerek banyoya gittiğinde etrafı incelemeye, delil toplamaya devam etti. Kenarda duran bir tarağın üzerindeki uzun, kızıl saç tellerini fark etti. Bu, adamın hayatında bir kadın olduğunu gösteriyordu.

Kara tekrar salona döndüğünde tüm cesaretini toplayarak adama sorular sormaya, onunla sanki bir canavar değil de erkek arkadaşıymış gibi konuşmaya başladı. Bunu yapmak midesini bulandırsa da dayanmaya çalışıyordu. Çünkü amacı saldırganın egosunu besleyerek güvenini kazanmak, böylelikle en uygun zamanda kaçarak kurtulmaktı. Kaç saattir açsın?

Şeyler getireyim. Yemek yemen lazım. Çünkü birazdan enerjiye ihtiyacın olacak. Tabii. Tabii tabii. Ama sen zahmet etme. Ben hallederim. Mutfak şurası değil mi? Sen de bir şeyler yemek ister misin? Hazırlayayım mı?

Kera böylelikle mutfağa gidebilmeyi, kaçmak ya da adamın kimliğini tespit edebilmek için işine yarayacak bilgileri toplamayı planlamıştı. Düşündüğü gibi de oldu. Buzdolabının üzerine tutturulmuş kart vizitlerden adamın gittiği diş hekimi muayenehanesi ve doktorunun ismini öğrendi. Ancak maalesef zavallı kızın hayatının en korkunç saatleri bundan sonra başladı.

Kara bu evde hapsedildiği 18 saat boyunca türlü türlü taciz ve tecavüze uğradı. Direndiği takdirde şiddet göreceğinden hatta öldürüleceğinden korktuğu için çığlık atmamak ve hatta sesini dahi çıkarmamak için insanüstü bir çaba sarf etti. İçinde bulunduğu durumu değil, buradan kaçışını ve ailesine kavuştuğu anı düşünerek kendini oradan soyutlamaya çalışıyordu. Fakat adamın eziyetleri bunlarla da sınırlı kalmadı. Taciz ve tecavüzle geçen korkunç saatler sonrasında kendisi kullanırken Kara'yı da uyuşturucu madde kullanmaya ve uyku apı içmeye zorladı. Kızın ellerini ve ayaklarını bağlayarak işini sağlama aldıktan sonra da yanına uzanarak derin bir uykuya daldı. Bir süre sonra Kara uyandığında adamın hala uykuda olduğunu fark etti.

İşte beklediği an gelmişti. Adamı uyandırmamaya gayret ederek ellerini çözmeyi başardı. Ardından ayaklarındaki iplerden de kurtularak yavaşça yataktan kalktı, parmaklarının ucunda yürüyerek kapıya ulaştı. Derin bir nefes alarak kapıyı açtı.

Ve bir saniye bile arkasına bakmadan koşmaya başladı. Adamın uyanıp peşinden gelebileceğinden korksa da bu korkusunu bastırarak devam etti. Ayakları çıplak, üstü başı perişan, saçları darmadağın bir halde ana yola çıkana kadar nefes nefese koştu. Ve nihayet karşıdan gelen bir araba onu fark ederek durdu. Arabadakiler Kera'nın halini görüp yaşadıklarını duyunca adeta şoka uğradı. Ve kızı alarak hızla polis merkezine doğru yola çıktılar.

Şimdi kısa bir ara verelim. Ardından davamıza geri döneceğiz. Hakkında kayıp ihbarı bulunan Kara Robinson perişan halde yaşadıklarını anlattığında polisler hemen kızın rehin tutulduğu evin olduğu bölgeye doğru harekete geçti. Zaman çok önemliydi. Çünkü polis adam uyanıp evden kaçmadan onu yakalamak istiyordu.

Ancak oraya vardıklarında Kara, kabuslarında bile göremeyeceği, korkunç dakikaları geçirdiği evin tam olarak hangisi olduğunu tespit edemedi. Çünkü zavallı kız arkasına bakmadan kaçarken binanın dış cephesini inceleyecek vakti olmamıştı. Ve evin bulunduğu sitedeki tüm binanlar tıpa tıp birbirine benziyordu. Ancak Kara'nın müthiş zekası burada da işe yarayacaktı.

Kara, esareti boyunca adam hakkında topladığı tüm delilleri polise ve site yöneticisine tüm detaylarıyla anlattı. Bu bilgiler ışığında yöneticinin bahsedilen adamın kim olduğunu tespit etmesi hiç de zor olmadı. Kızın tarif ettiği modelde bir arabası olan, kızıl saçlı bir kadınla yaşayan ve bahsedilen tipe uyan tek kişi Richard Mark Evanitz'di. Richard Mark Evonitz, 38 yaşında, evli ve ABD donanmasında görev yapmış eski bir askerdi. Dışarıdan bakıldığında son derece normal, düzgün bir adam ve iyi bir eş olduğu izlenimi uyandırsa da, gerçeklerin bunun tam aksi olduğu çok yakında ortaya çıkacaktı.

Adamın sabıkası tarandığında geçmişte işlediği bir suçun bugün yaptıklarının habercisi olduğu da anlaşıldı. 1987 yılında 3 ve 15 yaşlarındaki iki kız kardeşin karşısında pantolonunun fermuarını açıp onların önünde kendisini tatmin etmeye çalışan Evanit tutuklanarak teşhircilikle suçlanmıştı. Ancak bu olaydan ufak bir para cezası ile yırttıktan sonra daha da iğrenç ve korkunç suçlar işlemeye devam etti. Ta ki o güne kadar. Polisler Richard Evonitz'in evine girdiğinde adam çoktan ortadan kaybolmuş ancak arkasında iğrenç ve hastalıklı yüzünü ortaya çıkaracak pek çok kanıt bırakmıştı.

Richard'ın tüm günahlarını sakladığı kara kutusunun içindekileri gören polisler bile karşılaştıkları korkunç şeyler karşısında şaşkınlıklarını gizleyemedi. Kutuda bulunan defterlerden anlaşıldığı kadarıyla Richard gelecekte kurbanı olabilecek kızları sürekli takip ediyor, onlar hakkındaki her detayı defterine işliyordu. Kızların isimleri, yaşları, aileleri, okula gidiş geliş saatleri, evde yalnız oldukları zamanlar dahil pek çok ayrıntıyı defterine özenle yazmış, onlar hakkındaki akıl almaz planlarını soğukkanlılıkla kurgulayarak not etmeyi ihmal etmemişti. Kutuda sakladığı akıl almaz şeyler yalnızca bunlarla da sınırlı kalmadı maalesef. Reşit olmayan kız çocuklarına ve Richard'ın onlara cinsel istismarda bulunduğuna dair onlarca pornografik görüntü ve fotoğraf da ele geçirilerek adamın profesyonel bir sapık, pedofil bir ruh hastası olduğu kanıtlanmış oldu.

Tüm bunların yanında kutunun içinde gazeteden özenle kesilerek saklanmış bir takım haberlere de rastlandı. Bunlar 1996 ve 1997 yıllarında Virginia'da okul çağındaki 3 kız çocuğunun kaçırılması ve öldürülmesiyle ilgili haberlerdi. Polis, Kara'nın muayenesi sonrası Richard'ın DNA örneğini tespit edebilmişti. Elde edilen bu DNA'nın faili meçhul kalmış Sophia Silva, Christine ve Katie Fisk cinayetlerinde toplanan delillerle uyuştuğu anlaşıldı. Böylelikle Richard Evonitz'in yalnızca pedofil bir sapık değil, aynı zamanda tehlikeli bir seri katil olduğu ortaya çıktı.

Richard Evonitz her yerde aranıyor ama izi hiçbir yerde bulunamıyordu. Adam adeta kuş olup uçmuş gibiydi. Polis FBI işbirliğine rağmen 3 gündür süren aramaların hiçbir sonuç vermemesi sebebiyle umudunu kaybetmek üzereydi ki 27 Haziran günü gelen bir telefon tüm gidişatı değiştirdi. Arayan Evanes'in kız kardeşiydi. Söylediğine göre Richard kendisini aramış, korkunç şeyler yaptığını itiraf etmiş ve onunla buluşmak istemişti. Kadının verdiği bilgiler üzerine polisler ikilinin öğle yemeği yemek üzere sözleştiği restorana giderek Richard'ın gelişini beklemeye başladı.

Richard buluşma noktasına vardığında arabadan inmeden önce etrafı kontrol etmeye ve şüpheli bir durum olup olmadığını anlamaya çalıştı. Askerlik geçmişi ve azılı bir suçlu olması sebebiyle bu konuda ustalaşan Richard'ın gizlenmiş olmalarına rağmen etraftaki polisleri fark etmesi ve kendisine tuzak kurulduğunu anlaması zor olmadı. Richard hızla olay yerinden kaçmaya başladı. Yakalamaya oldukça yaklaştıkları bu pedofil seri katili bir kez daha ellerinden kaçırmaya niyeti olmayan polisler de Richard'ın peşine takıldı. Florida sokakları azılı bir suçlu ve polis pavalamacısına sahne oluyordu. Artık kaçacak bir yerin kalmadı Richard! Hemen dur ve teslim ol! Son kez uyarıyorum! Hemen teslim olmazsan ateş etmek zorunda kalacaksın!

Richard'ın bu uyarılara kulak asmaya hiç niyeti yoktu. Polisler kovalıyor, o kaçıyordu. Fakat en sonunda polisin silahından çıkan kurşunlar Richard'ın lastiklerine isabet etti. Buna rağmen Richard gaza basarak kaçmaya devam etmek istedi. Ama patlak lastikleri alev almaya başlayınca bu çabasının işe yaramayacağını anladı.

Artık yolun sonuna gelmişti. Ancak düşünmesi bile insana acı veren suçları, müthiş bir soğukkanlılıkla işleyen bu caninin cesareti teslim olmaya yetmedi. Etrafını saran polisler araçtan inmesini söylediği sırada Richard Evonitz kafasına dayadığı silahın tetiğini çekerek intihar etti. Kimsenin yüzünü bile görmeye tahammül edemeyeceği bu canavarla korku ve işkence dolu 18 saat geçirmek zorunda kalan 15 yaşındaki Kara Robinson, içindeki yaşam arzusu, zekası ve stratejik düşünebilme becerisi sayesinde kendisini de dünyayı da bir manyaktan kurtarmıştı. Herkes onun kahramanlığını konuşup ondan bahsederken, Kara susmayı ve göz önünde olmamayı tercih etti. Tek isteği hayatının normale dönmesiydi.

Nihayetinde zor da olsa yaşadığı bu psikolojik travmayla başa çıkmayı başardı. Ancak hayatında değişen bazı şeyler de yok değildi. Davasında baş soruşturmacı olan polis şefi Leon Lott, Kara'nın çok az kişinin hayal edebileceği bir dehşet karşısında gösterdiği soğukkanlılıktan etkilenmiş, onun göğsünde bir emniyet mensubunun kalbinin attığına emin olmuştu. Bu yüzden ona ofisinde bir yaz stajı teklif etti.

Bu teklif üzerine Cara, kendisini o daireden kurtarmayı başardığı gibi diğer insanların hayatlarını da kurtarmak ve suçlularla savaşmak istediğine karar verdi. Lise mezuniyetinin ardından polis akademisine devam eden Cara Robinson, 2010 yılında mezun olarak resmi görevine başladı. Fakat bir süre sonra ailesine vakit ayırmak istediği için memuriyetten ayrılan Cara, resmi ünvanlarını bırakmış olsa da insanlara yardım eli uzatmayı hiçbir zaman bırakmadı. Bugünlerde hem sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlar hem de konuşmaları sayesinde kitleleri tehlike anlarında ne yapacakları konusunda eğitmeye ve hikayesini tüm dünyayla paylaşmaya devam ediyor.

Kara, alçak gönüllülükle kendini kahraman olarak adlandırmayı reddetse de, hem o gün yaptıkları hem de sonrasında kendisini suçla savaşmaya adaması kahramanlık değilse nedir ki? Hepimizin bu mücadeleci kadının hikayesinden alacağı dersler olduğunu düşünüyorum. Ne dersiniz? Evet, bu haftanın karanlık dosyasının da sonuna geldik. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)