
2.302 kelime · ~12 dk okuma
Trens Spor'dan herkese merhabalar. Süper Lig'de 2023-2024 sezonu şampiyonu Galatasaray oldu. Konya Sporu deplasmanda 3-1 yenen Galatasaray şampiyonluğu elde etti. Fenerbahçe'de son haftaya kadar yarışı sürdürmüştü. Son haftada İstanbul Sporu 6-0 yendiler. Ama Galatasaray'ın Konya'da hata yapmamasıyla şampiyonluk sarı kırmızılı takımın oldu. Küme düşme hattında da büyük bir çekişme vardı. 4 takım birden düşme hattında.
Likte kalma hedefindeydi ve Ankara gücü küme düşen son takım oldu. Tüm bunları konuşacağız. Vakit kaybetmeden başlayalım. Galatasaray 24. Şampiyonluğunu aldı. Bir önceki hafta kendi sahasında Fenerbahçe'ye kaybettiklerinden beri Galatasaraylılar bir stres içerisinde bir haftadır. Fakat taraftarların yaşadığı stresi Galatasaraylı futbolcuların yaşamadığını gördük. Konya deplasmanında oldukça sakin, özgüveni yüksek, kontrollü ve
Bir an için işini şansa bırakmayan bir Galatasaray vardı. Maçın başından sonuna kadar üstünlüğünü sürdürdü. Belki biraz 3-0'dan sonra Galatasaray konsantrasyonunu biraz daha gevşetmiş olabilir. Orada da golü yediler. 3-1 bitti maç ama 3-0 olana kadar son derece konsantre
Gol pozisyonlarına giren, direkten topu dönen, kornerlerde de etkili olan pozisyonlar bulan Mauro Icardi'nin yine şapkadan tavşan çıkardığı maçlardan bir tanesinin yaşandığı bir maçtı Galatasaraylılar için ve Galatasaraylı futbolcular yüksek konsantrasyonla oynadıkları maçta beklenenden çok daha kolay bir galibiyet aldılar. Tabii Konya taraftarı da düşme potasında olduğu için takımları tribünü tıklım tıklım doldurmuştu sahaya, konfetiler yağdı sık sık aralıklarla oyunda durduğu oldu fakat Galatasaraylı oyuncular Bu kez durmadı. Bir önceki hafta derbide Mert Akan yandaştan dolayı sık sık oyun durmuş ve Galatasaray'ın da temposu düşmüştü. Zaten oyunun içine girememişti Galatasaray derbi boyunca ama o sürekli duran oyun da Galatasaraylı oyuncuları bozmuştu. Bu maçta da benzeri olmuş olmasına rağmen bu kez Galatasaraylı oyuncular dış etmenlerin kendi oyun yapılarını bozmasına izin vermediler. Ve çok net bir galibiyet aldılar. Mauro Icardi yine
Az sayıda pozisyondan çok şık goller çıkardı. Hem kafa vuruşu çok zor bir kafa vuruşuyla golü yaptı ki çok iyi bir kafacı olduğunu biliyoruz. Hem de Drogba'nın Real Madrid attığı modelde topukla golünü attı. Yine jeneriklere geçti, Mauro Icardi. ve gerçekten ekmeğini taştan çıkarıyor diyebiliriz. 25 golle gol kralı oldu. Mauro Icardi ve sezonun ilk yarısındaki Beşiktaş derbisinden itibaren bir türlü %100'ünü yakalayabilmiş bir Icardi yoktu. Maç sonu Spiker yanına geldi ve işte onu açıklamalarda bulundururken %100'ümle oynayamadım bu sezonu o yüzden biraz mutsuzum dedi. Spiker de dedi ki 25 golle gol kralı oldun bir de %100'ünle oynasaydın kim bilir ne olacaktı. Icardi de ona gülümseydi. Hakikaten de öyle bir durum var. Açıkçası bu şampiyonlukta yine x faktör oldu. Yani %100'üyle oynamadığını biliyoruz ve son haftalarda da bazı maçlardaki performansları düşüktü. Sadece Fenerbahçe, Derbiş'i değil. Bir önceki maç mesela Karagümrük deplasmanında da Mauro Icardi çok hareketsiz kalmıştı. Yine son haftalarda Adana Demir spor deplasmanında da
Icardi'nin istediği etkinlikte olamadığını görüyorduk. Fakat bu final işlerde ceza sahasında yeterince topla buluşursa, birinci de atamasa ikinci de üçüncü de attığını bir kez daha görmüş olduk. Maçın başında da böyle bir pozisyon yakalamıştı. HDB kademeye girmişti Konya Spor'un sol stoperi. Ama ikinci, üçüncü pozisyonları yakalayınca bir şekilde bu golleri yapıyor Icardi. Bir yandan şampiyonluğu da belirledi Mauro Icardi'nin bitiriciliği. Şöyle, Edin Dzeko sezonun ilk yarısında çok etkiliydi. Fakat Dzeko'yla ilgili iki tane net maç hatırlıyorum. İki deplasman. Bir tanesi bu Konya deplasmanı. 4 tane net gol fırsatı kaçırdı Edin Dzeko. Bir tane de Adana Demir deplasmanı. Onda da 3-4 tane kaçırdığı gol pozisyonu var. Her iki deplasman da 0-0 bitti.
Fenerbahçe'nin ikişer puan kaybettiği toplamda dört puan kaybettiği iki deplasma. Mauro Icardi'nin bu sezon boyunca böyle dört tane net gol pozisyonuna girsin ve sıfır golde kalsın takımı da maçı koparacak golü atamasın maç da sıfır sıfır bitsin böyle bir maç hatırlamıyorum. Yani hareketsiz kaldı işte top getiremediler o da gol vuruşu yapamadı falan böyle maçlar oldu işte son olarak Fenerbahçe derbisi gibi. Ama bol pozisyon geldi, takım arkadaşları ona fırsatlar yarattı. Fakat Icardi atamadı ve o yüzden de Galatasaray kazanamadı gibi bir maç 2 senedir olmadı. Ve Galatasaray'ın bu sene 56 resmi maçı var. Geçen sene de bir bu kadar vardı yani 100'ün üzerinde resmi maç var. Icardi'nin bitiremediği için Galatasaray'ın puan kaybettiği maç yok bu 100 küsur maçta.
Jacko'nun ise iki tane kritik maçta birçok gol fırsatından faydalanamadığını görüyoruz ve o 4 puanda şampiyonluk yolunda net belirleyici oldu. Jacko da çok büyük oyuncu ve Fenerbahçe'nin bu seneki başarısında ne olursa olsun ikinci de olmuş olsalar Fenerbahçe sezonu kupayla kapatamamış da olsa 99 puan topladı ve başarılı denebilecek bir sezon geçirdi. ve bu başarılı denebilecek sezonda da Edinceko'nun performansı da yüksekti ama ne olursa olsun Santerfor'ların bitiricilik performansları o kupayı yani neticeyi getirmekte çok büyük faktör oluyor ve bu faktörü bu farkı bir kez daha Konya maçında Konya Galatasaray maçında Icardi'nin zor iki pozisyondan İki tane gol çıkartmasıyla ve maçı 0-0'dan 0-2'ye getirmesiyle bir kez daha görmüş olduk. Hani Maro Icardi geçen haftaki etkisiz performansı nedeniyle sıkça eleştirildi, bizler de eleştirdik doğal olarak. Fakat yiğidi öldür hakkını ver demişler. Gerçekten %100'ünü bulamadığı haliyle bile 25 gol attı ve şampiyonluk yolunda da net belirleyici oldu. Ben Dzeko ve Icardi'nin yer değiştirmiş olsa Fenerbahçe'nin şampiyon olacağını düşünüyorum.
Son iki senede Icardi etkisi iki şampiyonluk getirdi Galatasaray'a. Bu çok çok büyük bir etkiydi. Ve bir önceki sene Fenerbahçe'nin Icardi'yi istemediğini de biliyoruz. Ne kadar belirleyici ve kritik bir karar olmuş bu. Bu akşam bir kez daha bunu görmüş olduk. Icardi gol kralı oldu dedik 25 golle. Mertens de bir asist yaptı. Berkan Kutlu'ya asistini yaptı ve o da 16 asistle asist kralı oldu. Hayreddinovic ve Tadic'in 14'er asisti var. Onlar da ikinci sırayı paylaşıyor Mertens'ten sonra.
Mertens de bu asist krallığını son 3 aydaki performansıyla yakalamış oldu. Bugün Berkan'a yaptığı asist öyle çok asist denecek bir pas değildi. Berkan'ın gol vuruşu daha ziyade dikkat çekiciydi. Aslında Karagümrük deplasmanında attığı golün çok benzerini attı Berkan Kutlu. Belli ki bu tekniğiyle ilgili kendisine yapılan eleştirileri kafaya takmış Berkan ve o konuda kendini geliştiren bir durumda. Son 3-4 haftada iki tane benzer golü cezasaz dışından atmış olması da bunu gösteriyor. Ama onun dışında, golden ziyade Berkan Kutlu'nun orta sahaya kattığı dinamizm ve çalışkanlık, çok koşması Galatasaray'ın orta sahadaki geçirgenliğini de daha azalttı. Yani Adana Demir Spor maçında da Kerem Demirbay ve Toreyra oynamıştı orta sahada. Galatasaray'ın orta sahada çok kolay geçişe izin verdiğini ve kalesinde de bolca pozisyon gördüğünü hatırlıyoruz. Muslera o maçta devleşmişti. Daha sonra Karagümrük maçında yine benzer problemlerin yaşandığını hatırlıyoruz. Son dakika golüyle zor kazanmıştı Galatasaray.
Fenerbahçe maçında benzer problem olduğu Fred net bir ol kaçırmıştı kontra atakta. Bu kez Okan Hoca Demirbay'ı kesti ve Berkan'ı koydu. Ve Konya Sporu'nun maç boyunca bir kontra atak yakalayabildiğini görmedik. Bir geçiş yakalayabildiğini görmedik. Bu da Berkan Kutlu'nun da doğru bir hamle olduğunu gösteriyor. Maç öncesi yaptığım programlarda ben Galatasaray'ın bu 11'le çıkması gerektiğini düşündüğümü söylüyordum. Öyle de oldu. Stopper'den en son yerine Davinson ve Abdülkerim Bardakçı, orta sahada da Kerem Nemirbay yerine Berkan Kutlu başladı. Böyle olması gerektiğini düşünüyordum ben. Tam da düşündüğüm gibi bir ilk 11 çıktı. Bunlardan bir tanesi az önce söylediğim gibi orta sahada Galatasaray'ın çok geçişlere izin vermesi ve pres gücünün zayıflaması ile ilgiliydi.
Berkan'ın orada dinamizmi arttıracağı, çalışkanlığı arttıracağı ve oradaki dominasyonu tekrar Galatasaray lehine getirebileceğini düşünüyordum. Öyle oldu. İkinci bir konu, bu da Galatasaray'ın Konya depresmanından çok rahat çıkmasını sağlayan ikinci konu da Stopper'de Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakçı ikilisinin oynamasının gerektiği yönündeki düşüncem. Okan Hoca da buna gitmiş. Nelson ve Demirbay'ın bir sakatlığı da olduğunu da söylemiştim maç öncesinde ama her iki oyuncu da yedek kulübesindeydi buna karşın. Ve Davinson Abdülkerim ile çıktığında Galatasaray geriden topu çok daha hızlı çıkarıyor, oyun kurulumu çok daha hızlanıyor, pasın hızı artıyor ve pasın hızı arttığı zaman da kalite artıyor. Kalite arttığı zaman da Galatasaray kendisinden daha zayıf rakiplere karşı bilhassa
çok net bir üstünlük sergileyebiliyor. Galatasaray, rakip yara alana çok daha net paslar çıkardı. Geri de pasları çok daha hızlı gerçekleştirdi. Hızlı oyun kurdu. Ve o zaman da kalite daha net bir şekilde ortaya çıktı. Davinson ve Abdülkerim Pardakçı bu 38 maçlık serüvende Galatasaray için sadece 6 maç ilk 11'de yan yana oynamış oldular. Aslında ideal stoper ikilisi olarak görülüyorlardı sezon başlarında ama hem sakatlıkları hem Nelson'ın bir dönemki tercih edilmesi sebebiyle.
Çok az maçta birlikte oynadılar ama işte Ankara gücü maçında da benzer bir durum vardı. Davinson'un oynadığı. Bu maçta da öyle oldu. Galatasaray, Davinson, Abdülkerim kilisiyle çok daha dominant bir performans sergileyebiliyor açıkçası. Bu maçta da bunu görmüş olduk. Kerem Aktürkoğlu da iyi başladı uzun süre sonra. Konsantreydi, hırslıydı, istekliydi. Biraz bitiricilik de eksik kaldı. Barış Alper için de benzer bir durum söylenebilir. Maçın ilk yarısında 0-0 iken durum, gerçi Barış Alper bir penaltı da almıştı bana göre ama VAR tarafından orta hakem uyarılmadı, izlemeye de gelmedi hakem. Orada Hadebe'nin Barış'a bence bileğine bastığı bir pozisyon da vardı. Galatasaray hak etti. Maçın başından sonra hiç şans tanımadı rakibini. Daha henüz ilk 10 dakikada Abdülkerim'in kafası direkten döndü. Konya sporlu taraftarlar da bu arada Abdülkerim'i ıslıkladı, yuhaladı. Hakkında kötü tezahüratlar yaptılar. Onu da sebebini anlayamadım. Abdülkerim Bardakçı Konya Spor'a yıllarca hizmet eden. spordan yetişmiş bir oyuncu. Konya sporun önemli başarılarında da rol oynadı. Daha sonra Konya spora para kazandırarak Galatasaray'a transfer oldu ve Galatasaray'da da Konya'nın plakası olan 42 numarayı giyiyor. Hani Konya sporu da yaşatmaya devam ediyor. Buna rağmen de ıslıkladılar oyuncuyu, yuvaladılar. Öyle olunca da Abdülkerim çok daha konsantre ve verimli oynadı. Bu taraftarların psikolojilerini anlamak gerçekten zor. Geçen haftaki derbide de Mert Akan'ı yuhalayan Galatasaray taraftarı kendi takımının oyun yapısını baltalamaya sebep olmuştu. Benzer bir şekilde Konya Spor taraftarı da daha çok Abdülkerim'in motive ve hırslı bir şekilde oynamasına sebep oldu. Anlaşılır değil gerçekten. Burada bölüme küçük bir ara veriyoruz. Döndüğümüzde devam edeceğiz. Öbür tarafta Fenerbahçe'de net bir galibiyet aldı. 6-0'lık goller buldular. İstanbul Spor'da da çok sayıda eksik vardı. Yani zaten eksilmişlerdi devre arasında. Düştüler gözüyle baktı bizzat kendi yönetimi. ve birçok oyuncuyu devre arasında göndermişlerdi zaten ama sezonun ikinci yarısında kalan oyuncu grubundan da çok büyük eksikler vardı yani bu maçta Losay yoktu, Simon Deli yoktu, Mehmet yoktu yani İstanbul Spor'un farklı bir mağlubiyet alması beklenen bir durumdu ben hatta belki Ceko 3-4 gol atıp
Gol krallığını alabilir mi? Tadic birkaç asist yapıp asist krallığını alabilir mi diye düşünüyordum. Tadic bir asist yaptı ama Ceko sadece penaltı golünü atabildi. Zaten devrede de çıktı oyundan. Ondan gol krallığıyla ilgili bir şey gelmedi. Tadic de asist krallığını yakalayamadı ama Fenerbahçe farklı galip gelmeyi başardı. Yine de bir teselli oldu mu bilmiyorum tabi. Bazı Fenerbahçeli taraftarlar maç sonunda Ali Koç'un posterlerini de yırttı. O tip görüntüler de vardı. Tabii ki Fenerbahçe taraflarında psikolojik olarak bu durumdan etkilendiğini görebiliyoruz, anlıyoruz. Gayet de anlaşılır bir durum aslında. 10 yıl oldu. Ve Fenerbahçe'de de önümüzdeki hafta seçim olacak. Aziz Yıldırım mı, Ali Koç mu? Yeni dönemde kim Fenerbahçe'nin başkanı olacak?
göreceğiz. Düşme hattı da tabii çok kritikti. Düşme hattında aslında Konya Sporu maçın böyle bir 60-70. dakikasına kadar düşüyor gözüküyordu. Taraftar mutsuzluğu, tribünler sessizleşmişti maç 3-0 olunca. İyice moral, motivasyon aşağıya düşmüştü fakat Trabzonspor önce beraberliği yakaladı, sonra yeniden yenik duruma düştü ama sonra tekrar beraberlik ve arda arda gollerle 4-2'lik bir galibiyeti buldu. Trabzonspor kazanınca
Ankara gücü düşmeye geriledi. Hatay Spor'da kendi sahasında Rize Spor'u 2-0 yendi ve Hatay Spor kurtardı. Gerçekten Oysam Pulat çok büyük bir iş başardı. Ve düştü gözüyle bakılan Hatay Spor'u son haftalardaki arda arda galibiyetleriyle ligde tutmayı başardı. Konya Spor'da mağlup olmasına rağmen Ankara gücü Trabzon Spor'a yenilince ligde kalmış oldu ve küme düşen 4. takımda Ankara gücü oldu. Gaziantep de Pendik karşısında istediği sonucu elde etti. Onlar da ligde kaldılar. Ama Ankaragücü büyük bir hayal kırıklığıyla küme düşen takım oldu. Açıkçası Ankaragücü, sene başında kurduğu kadroyla dikkatleri çekiyordu. Geri Rodriguez'leri almıştı, birçok önemli ismi transfer etmişti. İşte Alanya Spor'da göz doğruluran Efkan'ı almışlardı, Tolga Ciğerci gibi deneyimli bir oyuncuyu transfer etmişlerdi. Devre arası da Basagok gibi önemli oyuncuları aldılar. Alisov geçen seneden yine takımın önemli ismiydi. Fakat hem Emre Belözoğlu döneminde hem ondan önceki sezon başlangıç bölümünde Ankara gücü hep beklentilerin çok altında kaldı. Yine de Emre Belözoğlu göreve geldikten sonra bile orta sıraların biraz altında bir takımdı. Düşme potasına yakın bile değildi aslında Ankara gücü. Fazla yakın değildi diyeyim en azından.
Fakat kadro kalitesine rağmen ve Emre Belezoğlu göreve geldiğindeki puan avantajına rağmen Ankara gücü küme düşmüş oldu. Son haftalarda da aslında ligde kalmak için avantaj Ankara gücünün elindeydi. Kendi sahalarında Pendi'yi yenemediler. Bu çok büyük bir problemdi. Hatay'a kaybettiler. Sonuçta puan durumundaki rakipleriydiler. Ve işte Trabzonspor'da üçüncülüğü garantilemiş olan Trabzonspor'da maça yedek ve rotasyon ağırlıklı çıkmıştı. Buna rağmen Trabzonspor'da kaybettiler ve küme düştüler. Zaten maçtan birkaç gün önce Geri Rodríguez açıklamalarda bulunmuştu. Emre Belezoğlu'nun egosu yüzünden bu takıma alınmıyorum demişti. Ve Ankara gücü küme düşmüş oldu. Likte 24. kez şampiyonluğunu elde eden Galatasaray'ı kutluyorum. Likte kalan takımları da kutluyorum. Çok özel bir sezondu gerçekten. Rekorlar kırılan bir sezondu. Galatasaray puan rekorunu kırdı. 102 puanla puan rekorunu kırdı. Fenerbahçe'de 99 puan toplamış olmasına rağmen şampiyon olamayan takım olma rekorunu kırdı. Biraz Manchester City ile Liverpool'un geçtiğimiz birkaç sene önceki şampiyonluk rekabetini hatırlatan puan sayılarıydı bunlar. Tabi 3. 4. 5. sıradaki takımların çok geride kalmasıyla da ilgili bir durumdu bu. Ama ne olursa olsun Galatasaray ve Fenerbahçe çok büyük bir iş başardılar. Herkesi tebrik ediyorum. Bu sezonla ilgili olarak çok yorucu ve yıpratıcı bir sezondu. Şimdi herkes hak ettiği tatile gidebilir ve daha sonra da zaten milli takım var. Euro 2024 var. Umarız oyuncular bir an önce hazır olur ve Euro 2024'te de bu rekabetin net bir çıktısını alabiliriz. Çünkü son iki senede
Bu rekabetin, şiddetli rekabetin yükselttiği çok sayıda oyuncu var. Barış Alper Yılmaz, Ferdi Kadoğlu, Abdülkerim Bardakçı, İsmail Yüksek, İrfan Can Kahveci, Kerem Aktürkoğlu vs. gibi. Bunlar Galatasaray ve Fenerbahçe'de oynayan ve bu rekabet sonucunda son 2 senede ciddi gelişim göstermiş oyuncular.
Umarız bu gelişimler ve bu performanslar Euro 2024'e de yansır. Bu son iki sezondur devam eden müthiş şampiyonluk yarışını milli takım için de bir artıya çeviririz. Ve Euro 2024'te bu bizler için güzel bir çıktı olur diyeyim. Dinlediğiniz için çok teşekkür ediyorum. Bütün sezon boyunca haftaların gündemini tutmuş olduk Trent Spor'da. Ve böylece bu sezonun da sonuna gelmiş olduk. Görüşmek üzere diyorum. Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.