Podcast

Ecdad Dizimi ve Bağ Kesim Şenlikleri

Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Fethi ve Samet, bu bölümde aileden miras travmalarını sıraya dizerek, psikolojilerine genel bakım yapmanın en ucuz yolunu arıyor. Bu uğurda verilen çaba esnasında bir alay yeni terim öğrenen ikili; şaşkınlıklarını, soyağaçlarında belirme ihtimali olan tüm ecdadın deneyimlerini sıraya dizme ritüelinde buluyor. Öğrendiklerini eski bir şarkıya uygulamaya çalışırken, ilelebet kahraman olmuş olmanın gerçekliği altında eziliyor.



Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

2.130 kelime · ~11 dk okuma

Bugün hava güzel mi? Aynen öyle kardeşim. Kaynanan seni sever mi? Aynen öyle kardeşim. Bugün hava güzel mi? Aynen öyle kardeşim. Kaynanan seni sever mi? Aynen öyle kardeşim. Aynen öyle.

Ağabey geçen gün bir fiyat araştırması yaptım. Aile dizimi, bağ kesme ve bilinçaltı temizliği. Bu üçü için 1750 lira istediler benden. Uygun bir rakam mı yoksa kazıklanmış mıyımdır? Piyasayla aran nasıl? Ne diyorsun? Şimdi sevgili Fethi bu konuda uzman değilim desem yalan olur. Metafor eksperiyim desem de olmaz. Ben bu konuda bir başkayım. Helal. Yani o fiyata olmaz o işler. Önce onu söyleyeyim. Ben seni doğru Aspava'ya götüreceğim.

Doğru yerde ben yaptıracağım o işi. Oranın aile dizimi de iyi, mezeleri de çok güzel. Senin iş bende, sen kafaya takma. Ama müsaade edersen bu terimlerin hepsini tek tek incelemek isterim öncelikle. Ağabey dilersen aile dizimiyle başlayabiliriz. Aile dizimi ne anlama geliyor? Kast edilen şey kütüphane temizliği gibi bir şey mi? Hangi izleyi takip ediyoruz? Aile yakınlarını alfabetik olarak ya da doğum günlerine göre mi diziyoruz?

Transkriptin tamamını oku

Burada uğruna para talep edilen şey tam olarak ne? Ve psikolojik bir çıktısı var mı? Yani bir şeyleri daha düzgün bir şekilde mi arşivliyoruz? Hani A, B, C hepsi burada. Yoksa bu sürecin sonunda aile fertlerimizle daha iyi anlaşmayı mı hedefliyoruz? Hem evet hem de hayır. Hem haklısın hem de biraz yanlış anlamışsın. Aile dizimi hakkında önce şunu söylememiz gerekir. Allah sıralı ölüm versin öncelikle. Tabii en başta bunu söyleyeceğiz. Allah ölmüşlerimize gani gani rahmet eylesin. Kalanlara da sabır, sebat ve bir umum beş kelimelik güzellikler bahşetsin. Amin. Çok haklısın Samet. Bunun ben de altını çizmek istiyorum ve Allah'tan kalanlar konusunda

Periyodik ölümler diliyorum. Bu bana ait bir temenni. Anladığım kadarıyla ikimizin de aile dizimi isimli ritüele dair hiçbir fikri yok. Bu lütfen böyle olsun çünkü ben birinin fikir sahibi olduğu, diğerinin hiçbir şeyi bilmediği ikililerden pek az etmiyorum. Ya daha doğrusu korkuyorum. Bir şeyi ya ikimiz de bilelim ya da bilmeyelim. Ya çok sıkıcı oluyor diğeri. Öğret Allah öğret. Kim için? Ne için? Sebat dedin az önce Samet. Sanıyorum bunu kalanlar için diledin. Fakat Sebat Akçaabat'ın ikinci ismi. Yani bir özel isim. Cümle içinde kullanayım istersen. Ali, Akçaabat-Sebat spor taraftarı biri gibi. Böyle kullanabilirsin. Birileri için dilenecek bir niteleme sıfatı değil yani. Değil mi? Yok. Ama bence bu konuda bir yanlışım var. Düzeltmek isterim müsaaden varsa. Akçaabat, Sebat ve spor, Trabzonspor'un efsanevi üçlü savunma kanadadır. Haa tamam. Evet bunu düzeltmek isterim. Öyle bir üçleme o yani. Tıpkı modern folk üçlüsü gibi yani. Şey gibi yani Mazhar, Fuat, Özkan gibi ya da Cemal, Reşit ve Rey gibi mi? Ferda, Anıl ve Yarkın gibi abi. Şimdi oturdu benden. Örneklerle pekişti hemen. Güzel. Çabuk anlaşıldı. Ben seviyorum çabuk anlaşılan şeyleri. Ne diyorduk? Aile dizimi. Dizimi mi, dizilimi mi? İkisi başka fonetikler çünkü. Aile dizimi duyuluşu itibariyle aile diziliminden çok daha profesyonel bana kalırsa. Bahsi geçen 1750 liranın talep edilişinde kesinlikle bu ifadenin de payı var. Doğru. Yoksa özür dilerim de hani aile dizilimini, kusura bakma Samet, herkes yapar yani. 5 kuruşta para talep edemez kimse. Fakat aile dizimi nitelikli bir hizmetin alınacağını, bir danışmanlık ücreti gerektireceğini bize müjdeliyor.

Aile dizilimi baya kolay bir şey. Ben istersen dizilebilirim senin aile bilgilerini. 5 dakikamı almaz. Bana neler lazım? E-devlet şifren, kızlık soy ismin, aklından tuttuğun biriyle 10 arasındaki bir sayı. Her bilgi beni senin aile dizilimine ulaştırabilir. Ama aile dizimi çok daha farklı bir bilimin, bir zanaatin konusu ve kusura bakma sana bu konuda yardımcı olabilecek kişi sanırım ben değilim. Ben hayal satmıyorum ağabey. Satanları da hiç sevmem. Yapım gereği kusura bakma yani çil. Kardeşim ben senin aile dizilimi hizmetine kalmadım öncelikle. Benim ailemde, travmalarımda, bilinçaltımda her şeyim evde dizili çok şükür. Sen bilirsin ağabey. nenem, babam, abim, yengem diye ben sıraladım onları yani. Sağ omuzlarına da bir numara yazdım, birer numara yazdım keçeli kalemle. Herkes yerini bilecek. Ben senin dizmene kalmadım. Bir insanı ancak ve ancak aile dizilmine ihtiyaç duyduğu zaman tanırsın derler. Böyle söylemişler. Vaktinde ahir bir zamanda yan yana gelmişler, oturmuşlar, konuşmuşlar ve bu şekilde ifade etmişler dertlerini. Haklı olmasalar haklarında bir kere böyle demişler diye bahsedilmezmiş.

Bu insanların bir bildiği varmış böyle konuşurlarken. Hadi konuşalım da öylesine zaman geçsin dememişler bu insanlar yani. Sözleri bugüne kadar gelmiş. Belki kendileri öldüler bile Samet. Dizilmeden öldüler. Üstelik aileleri dizilmedi. Hiç kimse dizmedi onların ailelerini. Bu şekilde can verdiler. Ama öyle bir demişler ki Samet, bu belki günün birinde tekerrür eder diye geri durmamışlar konu hakkında fikir ifade etmekten ya.

Bahsetmişler de bahsetmişler. Ne demişler hiç hatırlamıyorum şu an. Fakat ne kadar doğru söylemişler. Bilmiyorum anlatabiliyor muyum abi sana. Onların bu konu hakkında vaktinde ne söylemiş olduklarını. Umarım hiçbir dizime gerek kalmadan güzelce anlatabilmişimdir sana neyi ifade etmek istediğimi. Söz dizimi diye de geçer. Öyle dizersin ki sözleri anlatırsın kendini karşındakine. Gerek kalmaz başka aksiyona. Sözler dizilir ve dizilen sözler en güzel şekilde ifade edilir. Budur bizi insan yapan ve insan olmanın sırrının çekirdeğinde senelerdir duran ulu hakikat. Kimsenin değiştiremediği ve değiştiremeyeceği şey tam olarak budur işte.

Nasıl bir konuşma ya? Aile dizimi ritüeline diyebileceğim tek şey anayı bacayı karıştırma. Öncelikle seni bu konuda uyaracağım. Bu konu hakkında sıfırın altında bilgi sahibiyken iki sayfadır konuşuyoruz Fethi. İstersen biraz kitabi bilgi vereyim sana aile dizimi hakkında. Olur abi.

Bu bir terapi çeşidi. Bu terapiye göre bireylerin psikolojik durumları doğdukları aile tarafından belirlenir. Gördüğün gibi hiç aklımıza gelmeyecek bir şey Fethi. Ben mesela benim psikolojimi tamamen ailemden, çevremden bağımsız bir şey gibi bilirdim bu zamana kadar. Ama bak aile dizimi ne diyor? Ailemiz psikolojimizi belirliyormuş. Buradan psikoloji bilimine kocaman bir alkış.

Bravo diyorum. Psikoloji bilimi olmasa biz muhtemelen kendimiz hakkında hiçbir şey bilemeyeceğiz. Örneğin kadın orgazmı. Aklıma gelen ilk bu oldu. Neden bilmiyorum. Erkek bilim insanları ya da insan bilim erkekleri bu tipler olmasa yan yana gelip makaleler yazmasalar bu bilim erkekleri biz ne olduğunu muhtemelen bilemeyeceğiz, duyamayacağız, öğrenemeyeceğiz.

Kadın orgazmı belki de bizim için İstanbul'da bir mahalle adından öteye geçmeyecek bu kitleler olmasa. Ne diyordum abi? Bu bir terapi çeşidi. Yani sen diyorsun ki içine doğduğumuz aile bizim ne olduğumuzu, ne olacağımızı belirleyen nihai gerçeklik, öyle mi? Abi uzun uzun sözlük gibi açıklamak istemiyorum ama bu terapinin yaptığını hemen kısaca senin üzerinde denemek istiyorum. Fethi senin en bilindik özelliğin ne? Samet ben kendimi bildim bileli kendimin farkına vardım varalı her zaman ama her zaman doğrunun peşindeyim. Yani şöyle ifade edeyim ilk gördüğümde kendimi aynaya ilk baktığımda anladım bunu. Ben doğrunun peşindeyim. Yanlış olanın değil doğru olanın peşinde yorulmaksızın koşan bir köpek gibiyim ben. Bu köpekliğinin sebebini öğrenmek ister misin? Evet. Annenin, amcasının kaynı ünlü bir gazeteciymiş. Zamanının Can Dündar'ıymış o. Sen o yüzden böyleymişsin. Al sana aile dizimi. Git şimdi evde bir daha boz baştan diz. Yani baya baya böyle bir tespitle seni eve gönderiyorlar. Sen de 1750 lira verip yanlarından ayrılıyorsun öyle mi?

Şimdi tabii benim bu verdiğim hizmette bağı kesme yok, bilinçaltı temizliği yok, stopaj yok, camları da silmedim. Bunun için 250 at yeter siftah olsun bence. Oha sen benim ailemidiz efendim, bağımı kes gelmişken bir de bilinçaltımı temizle ama fiş kesme diyorsun yani. Hepsini yap ama bunu faturalandırma diyorsun. Devlet aramıza girmesin, rahat rahat evine dön diyorsun yani. Bence aldığı hizmet karşılığında daha eksik ödeme yapabilmek için aradan devleti çıkarmak isteyenlerin de kendilerine has bir aile dizimleri, bağı kesim şenlikleri, bilinçaltı temizlikleri vardır. En büyük derdi stopaj dahil, bilimun vergi kalemi olan insanlar, finansal birliktelikler var neticede. Şimdi bu yönteme göre suç da kalmıyor ki yani vergi kaçırdım diyelim. Maliye geldi, niye böyle yaptın dedi. E benim dedemin bacanağı Sülün Osman'mış, benimle alakası yok deyip sorumluluk kabul etmem. Bitti gitti. Ben psikoloji biliminden saygı duymaya başladım şu an.

Peki Samet, sana aktardığım haliyle yani aile dizimi, bağ kesimi ve bilinçaltı temizliği bu sırayla mı yapılıyor? Bunların sıralaması önemli mi? Biz bir kabahatle geldik mesela, önce ailemiz bir dizildi. Peşinden bağımız mı kesiliyor? Ya tespiti yaptık, sıra arındırmada gibi. Peşinden de bir format atıyorlar tertemiz, boş bir levha gibi dönüyoruz evimize.

Artık aileden arda kalan günahlar ve yatkınlıklar bizi bağlamıyor. Ve bütün bu işlemler, ulaşım giderleri de dahil olacak şekilde atıyorum 2000 liraya halloluyor. Düşününce şahane. Bu daha önce çekildi yalnız.

hatırlarsın Fethi, böyle her filmi teorize edip bize pazarlayacaklarsa işimiz var yalnız. Yarın öbür gün cin cücelerden spa masajı da görmeyelim yani, Harry Potter ve dizilim tüccarları diye. Olmasın yani. Bir şeyleri teorize edip bize pazarlama ihtimallerini yine hallederiz Samet ama şöyle bir film çekip Shakespeare'den bir dizeyle isimlendirip Türkçe'ye sil baştan diye çevirirlerse işte bunu halledemeyiz. Ailemiz de dizilse, bağımız da kesilse,

Bilinçaltımıza format dağıtsalar bu şekilde ilerlenmez yani. Samet kendisine Eternal Sunshine of the Spotless Mind denmiş bu şekilde çağrılmış bir şeye herhangi bir şeye sil baştan diyemeyiz. Peki o zaman şöyle sorayım soruyu. Lekesiz aklın ebedi ışığı diye çevirseler.

Bu seferde kimseyi izletemezsin ki. Yani Kant kitabı gibi öyle film mi olur? Say yayınları. Sayfa 3498. Bir sayfa Almanca, diğeri Türkçe. Sayfa altlarındaki referans bölümleri Metnin kendisinden daha uzun. Sadece final akşamları okunuyor. Çalışma eşlikçisi. Üzerine bir kez olsun çay damlamamış ama yani. İnsani hiçbir belirti yok. Ne bileyim işte kalınan yerden devam etmek üzere tek bir sayfa dahi kıvrılmamış. Mutsuz ama çalışkan kitaplar. Onları kastediyorsun değil mi? Bir ümit Türkçesi alınan ama içindeki eğitimsel öykütüşüm gibi kelimeler yüzünden yine İngilizcesi okunarak anlaşılan kitaplar var ya onlar da şey. Böyle çevir çevir ipediz kitaplar yani.

Kantları da öyle okuduk, öyle okumadık mı? Hani bende bir tip tükenmeyen evrensel ahlak yasası olmasa Kant bu hayat çekilmez gibi bir şaka. Bu arada Kantları da vururlar. Çok iyi film, aklında olsun izlersin belki. Ben bir felsefe mezunu olarak okuduklarımı bu şekilde işe çevirebildim. Fethi.

Bu vakte kadar, bu yaşa kadar pek fırsatım olmamıştı. Bu imkanı bana verdiğiniz için sana, Pod B ailesine ve Erol Evgin'e teşekkür ediyorum. Allah razı gitsin. Biliyorsun Samet, seninle ortak dertlerimiz... Ay pardon, derslerimiz olmuştu yüksek lisans yıllarında. Yangıç'ı dil sürçmem dikkatlerden kaçmamıştır umarım. Neyse o derslerin nasıl geçtiğini hatırlarsın. Herkes her hafta en sevdiği isimleri savunmaya gelirdi o derslere. Ben mesela şartlanmış durumdaydım. Kendi adıma konuşayım. Çok kez böyle sürekli Marx, Marx diyen insanların sözlerini kesip, yalnız Butler da var ha, Gramsci de var, Karol Pateman falan var yani, onların acaba Marx'ın metinlerine kalmasak mı yani, arkayık metinlerle yetinmesek mi falan deyip, böyle hayde gerci kurnaz bir gülüşte yerime oturuyordum. Çok isim öğrendik, çok metin okuduk fakat burası da olmasa yani şurada şunun muhabbetini ediyor olmasak bu konulara dair tek bilgim, aklımda kalan tek şey Jacques Derrida'nın Adnan Şenses'e aşırı benziyor oluşu. Aynı şekilde ekonomist Hayek, Kemal Kılıçdaroğlu'na çok benziyor. Aklında olsun. Henry Bergson da Maçkalı Hasan Tunç'a benziyor. Einstein'ın annesi de küçük İbo'ya. Merak edenler arama motorlarından destek alabilir bu konuda.

Bak Zübeyde Hanım da John Lennon'a çok benziyor mesela, son dönemlerine. Osmanlı'nın son dönemlerine mi benziyor abi? Benziyor çünkü düşününce. Allah bir daha Osmanlı şakası yaptırmasın abi. Ne terbiyesizliğim kaldı, ne rezilliğim. 32 senede işittiğim bütün hakaretleri topla, onlardan daha büyük bir hacmi tek gecede işittim. Minicik bir İstanbul eleştirisi yaptım hatırlarsın. Bir video çektik, gittik orada bölüm kaydettik.

Dedim ki İstanbul'un kent planı olmamış. Çok karışık bir tarihsellik var. Yani modern mi yoksa tarihsel mi? Çok eklektik, biraz daha homojen bulmuştum Ankara'yı. Tabii bu kelimelerle ifade etmedim ama neymiş? Osmanlı hakkında konuşurken haddini bil terbiyesizler falan geldi. Bir ara Ankara'ya dönerken GBT'ye takılmamız ve dönemeyişimiz yönünde de bir beddua işittik. Umarım dönemezsiniz. Abi biz ne yaptık? Ben bir daha katiyen Osmanlı hakkında konuşmak istemiyorum. Osmanlı benim geçmişim. Ben Osmanlı'yı çok seviyorum. Konu kapandı. Benim hiç alıp veremediğim bir şey yok Osmanlı ile. Hoşçakalın. Fethi ecdat desene bir kez. Ağır bir kelime yani çünkü bizim konuşmamızda o ağırlık yoktu. Ama işte insanlar tüm kanallarda çok sevdiği yayınlar olsun istiyor maalesef yani. Allah'tan şimdi Osmanlı falan değil de psikoloji üzerine ahkam kesiyoruz da o kötü huylu kitle yok. Psikoloji bilme hakkında konuşurken haddini bil terbiyesiz diyen insanların gölgesi de bir bu kadar uzamadıkça sevgili Samet. Bana kimse burada medeniyetten bahsetmesin.

Abi istersen şöyle bir şey yapalım istiyorum. Şimdi sana bir şarkının sözlerini okuyacağım. Buradan yola çıkarak ilgili şarkıcıya sırasıyla aile dizimi, bağı kesme ve bilinçaltı temizliği yapalım istiyorum. Ne dersin? Abi istersen benim aklıma bir şarkı geldi onu inceleyelim. Tabii abi yolla gelsin. Kız ben seni vurmaz mıyam? Saçlarından asmaz mıyam? Senin gibi bir zalimi tarihlere yazmaz mıyam? Olur mu abi bu? Vallahi şarkıdan anladığım kadarıyla daha önce herhangi bir aile dizimi, portakal sıkımı,

bağ kesimi, yaprak dökümü vs. hiçbir şey yaşanmamış. Destek alınmamış. Partnerini şiddetle rencide etmeye yönelik çok kuvvetli bir istenç var. Birtakım şiddet pratikleri uyaklı olacak şekilde sıralanmış ve tekerlemeleşmiş. Yani kendisi için bu anlattıkları o kadar travmatik de değil. Uyaklı, redifli, hazmı kolay. İşimiz zor açıkçası. Biraz daha dinleyicilerin seveceği bir şarkı inceleyelim o zaman. Hem de aile dizimine dair ipuçları barındırıyor.

Umarım hakkını verebilirim abi, merakta bekliyorum. Biraz eski bir şarkı ama bilenler bilir. Ceddin Deden Neslin Baban En Kahraman Türk Milleti Orduların Pek Çok Zaman Vermiştiler Dünya Yaşan Türk Milleti! Türk Milleti! Aşk ile Sevilme!

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)