
1.425 kelime · ~7 dk okuma
Olumlama kavramını daha önce hiç duydunuz mu? Hani böyle kendimize... ...bazı cümleleri tekrar ederek, söyleyerek... ...daha iyi hissetmemizin mümkün olduğunu... ...daha önce dinlediniz mi? Bunun... ...manifest demekten farklı olduğunu... ...vurgulayarak başlamak istiyorum. Hani böyle... ...güzel şeyler söylersem hayatımda güzel şeyler olurdan... ...farklı bir şeyden bahsediyorum. Olumlama... ...kendi kendimize tekrar ettiğimiz... ...yani bu iç sesimizde... ...bazen de yüksek sese söyleyerek... ...tekrar ettiğimiz... Kendi güçlü taraflarımızı ya da bize iyi gelecek şeyleri daha vurguladığımız cümlelere deniyor aslında. Ve olumlamaların bir gücü var mı? Bir işe yarıyorlar mı? Herkesle işe yarıyor mu? Gibi soruları cevaplamak istiyorum bugün. Çünkü aslında bu böyle çok fazla karşıma çıkmaya başladı. Hani böyle olumlamaların gücü şeklinde. Bunun arkasında bilimsel bir taraf var mı? Yoksa bunların hepsi palavra mı? Hadi gelin bunlara birlikte bakalım bugün.
Hazırsanız başlayalım. Güçlüyüm. Güzeli hak ediyorum. Kendimle barışığım. Vücudumu seviyorum. Çok akıllı bir insanım. Hayatım üzerinde kontrole sahibim. Yeni şeyler öğrenmeye bayılıyorum. Bunlar aklıma ilk gelen olumlamalar. Daha bir sürüsünü söylemek mümkün. Bu olumlamaları söylerken, bunların bazılarının iyi, bazılarının kötü olduğunu düşünerek de söyledim bu arada. Çünkü aslında olumlama dediğimiz şey, böyle genel olarak olumlu şeyler söyleyelim ve iyi hissedelim gibi bir yerden gitmiyor. Olumlamaların bir anlamı var ve anlamı dahilinde kullanılırlarsa işe yaradıklarını gösteriyor çalışmalar. Önce şunu söylerek başlayayım. Evet, olumlamalar doğru kullanılırlarsa birçoğumuz üzerinde etkiye sahip. Nasıl bir etkiye sahip? Biz içimizde, iç sesimizde olumsuz şeyler düşünmeye meyilliyiz zaten. Yani iç sesimizde, ah yapamadım, yine olmadı, çok beceriksizim, çok aptalım gibi ya da böyle kötü hissediyorum, çok değersiz hissediyorum gibi şeyler söylemeye meyilliyiz.
Ama bu iç ses, iç konuşma bizi aslında iyi bir yere götürmüyor. Hatta tam tersi, öz saygımızı da olumsuz etkiliyor. Üstelik birçok araştırma var ki, pozitif düşünmenin, yani böyle gerçekçi bir şekilde pozitif düşünmenin, yani polyanıcılığın değil ama iyimser olmanın genel olarak bize çok iyi geldiğini gösteriyor. Öyle ki kanser hastalarıyla yapılan çalışmalar bile daha iyimser olan kanser hastalarının... ...daha olumlu sonuçlarla karşılaştıklarını gösteriyor. Bunun manifest demekle filan ilgisi yok. Aslında psikolojinizi güçlü tutmak için önemli bir kavram iyimserlik. İyi düşünmek, iyi hissetmek. Ve negatif konuşma, kendimizde yaptığımız negatif konuşma birçok durumda bize daha da kötü geliyor. Mesela ayrılıklardan sonra yaptığımız o negatif konuşmalar bizim daha fazla ayrılık hakkında düşünmemize sebep oluyor.
Halbuki mesela şöyle bir cümle, bu kararı almamız için doğru sebeplerimiz vardı ve koşullar içerisinde alabileceğimiz en iyi kararı aldık. Bu da kendi içinde bir olumlamadır ve bu olumlamanın aslında bize bir faydası var. Çünkü bize şunu hatırlatıyor, ben elimdeki koşullar içerisinde karşımdaki insanla birlikte veya onunla olan durumumu değerlendirerek ...yapabileceğim en iyi şeyi yaptım. Ama mesela bunun tersini sürekli düşündüğünüz zaman... ...daha fazla yaşadığımız olumsuz durumun içerisinde kalmaya meyilli oluyoruz. Olumlamalar kendi başına depresyonu, kaygıyı... ...işte başka birçok psikolojik rahatsızlığı çözer diye bir şey tabii ki söyleyemeyiz. Yani böyle bir, bu kadar büyük bir iddiada bulunmak... ...kesinlikle doğru değil. Ama olumlamalar birçoğumuzun iyilik halini arttıran şeyler.
Peki, olumlamalar genel geçer olarak herkese iyi gelir mi? Hayır. Bazılarımız için gerçekten işe yaramıyor. Bir de, şu da önemli, her olumlama herkeste işe yaramıyor. Mesela, vücuduyla hiç barışık olmayan, kendisini olduğu haliyle hiç beğenmeyen bir insan için
Vücudumu seviyorum gibi bir olumlama tekrarlandığında hiçbir yere varmıyor. Hatta tam tersi belki o kişiyi daha kötü bile etkileyebiliyor. Çünkü her seferinde bir kere daha bu değerlendirmeyi yapmasına ve kendisini bedeniyle ilgili olumsuz hissetmesine sebep olabiliyor. O yüzden yani Her olumlamayı herkes kullanmalı ya da işte bazen böyle listeler veriliyor. İşte kullanabileceğiniz 10 olumlama ve o olumlamaların herkes için uygun olabileceği yanılsamasından uzaklaşmamız lazım. Peki olumlamaların içeriğinde ne kullanmalıyız? Yani diyelim ki olumlama kullanmak istiyoruz.
Bir kere her şeyden önce, olumlamalar içerisinde negatif söylemden kaçınmamız gerekiyor. Şunun gibi, başarısız olmak istemiyorum. Başarısız olmak istemiyorum gibi bir cümledense, başarılı olmak için gayret ediyorum. Yani bakın, olumsuzu, başarısız gibi bir kelimeyi o iç sesde kullanmamak, olumlamada kullanmamak gerekiyor. Daha çok böyle pozitif olan tarafından yaklaşmak gerekiyor.
İçerisinde elimizden geldiği kadar mesela duygulardan bahsediyorsak o duyguyu hissetmeye odaklanmamız gerekiyor. Mesela mutluyum değil de mutlu hissediyorum. Huzurluyum değil de huzurlu hissediyorum. Üzgün hissediyorum ama bununla başa çıkabileceğimi biliyorum gibi daha kendimizle duygu arasında da bir köprü ama o köprüyle beraber bir mesafe koyduğumuz bir olumlamayı kullanmak bize daha iyi hissettiriyor.
Hepimize hitap eden yani hepimizin güçlü taraflarına ayrı ayrı hitap eden olumlamalar bulmamız lazım. Yani benim için mesela diyelim ki gayret etmek önemli bir şeyse hayatta daha iyi olmaya gayret ediyorum. Benim için daha işe yarayan bir olumlama oluyor. O yüzden de burada kendi olumlamamızı kendimizin oluşturması iyi bir fikir.
Ha bunu yaparken tabii ki bazı kaynaklardan yararlanabiliriz. Burada mesela aklıma şey geliyor. Bizim mental sağlık uygulamamız zırlayın içerisinde biz her gün bir olumlama sunuyoruz kullanıcılarımıza. O olumlamaları mesela okuduğumuz zaman o olumlamayı belki olduğu haliyle almak bazı durumlarda işe yarayabilir tabii ki. Ama birazcık kendimizi uyarlamak da önemli. Ben iyi bir insan olduğumu düşünüyorum ve iyi bir insan olmak için her gün çaba harcıyorum. Bu da mesela güzel bir odunlama. Ya da iyi bir insan olma hedefi dahilinde hareket ediyorum. Ya da değerli olduğumu hissetmek için çaba harcıyorum. Ya da değerli olduğumu bana hissettiren insanlarla vakit geçirmeyi tercih ediyorum.
Bu bile kendimize verdiğimiz aslında olumlu bir mesaj. Yani bana iyi hissettiren, değerli hissettiren insanları seçmeyi hatırlatan bir mesaj. Olumlamalarla mantralar da birbirinden farklı. Yani böyle mantralar odaklanmamızı veya işte belli bir şey hissetmemizi sağlayan böyle belli cümlelerdir.
Bu değil, olumlamalar dediğim gibi genel olarak iyilik halimizi artırmaya yarayan ve daha iyimser bakmamızı, hayata daha iyimser bakmamızı ve kendimizle ilgili genel olarak daha pozitif hissetmemizi, kendimizle daha barışık olmamızı sağlamaya yönelik cümleler. ...ayrım var ve ne olur ne olur zaten bu... ...manifesteme işinden elimizden geldiği kadar uzaklaşalım... ...çünkü bunun bilimsel hiçbir tarafı yok zaten... ...biz bir şey söyledik diye hayatta bir şey olmuyor... ...biz onun için gayret ettiğimiz için hayatta bir şeyler oluyor... ...olumlamalar bizi bir konuda gayret etmeye daha fazla sevk ediyor kesinlikle... ...o gayretlerimiz sonucunda hayatta bazı şeyleri elde edebiliriz tabii ki... ama bu bize öyle söyledik diye oldu diye düşünmeye biz magical thinking deriz literatürde sihirli düşünce diye çevirelim Türkçe'ye ve şey diyelim yani böyle sihrin büyünün gücüne inanmak diyelim ama bu daha çocuklara has bir düşünce şekli aslında evet böyle düşünmek alnık olarak bize iyi gelebiliyor ama bir şeylerin
Sadece bizim düşünce gücümüzle olduğuna inanmak uzun vadede bizi aslında iyi hissettirmiyor. Tam tersi, daha bizim gayretimizin önemsiz olduğunu düşünmeye sevk edebiliyor. O yüzden kendi gücümüze inanmak ve kendi mücadelemizin sonucunda elde edebileceklerimize inanmak ve o mücadeleyi daha kolay kılmak, bizi de o mücadelenin içerisine daha güçlü kılmak için olumlamaları kullanmalıyız diye söyleyebiliriz. Aslında olumlamalar bizim daha kontrolde olduğumuzu inanmamıza sebep oluyor. Bu da iyi bir şey. Çünkü hayatta her şey bizim kontrolümüzde değil tabii ki. Hatta hayatta birçok şey bizim kontrolümüzde değil. Ama insanlar kontrolde oldukları algısına sahip olduklarında daha fazla dayanıklı olabiliyorlar. ve dayanıklı olmak aslında yani buradan da şuna varabiliriz olumlamalar bizim dayanıklılığımızı arttırıyor ve bu sayede aslında daha kolay hareket edebilmemizi sağlıyorlar bence olumlamaların gücünden faydalanalım ama dediğim gibi kendimiz için uygun olan olumlamaları bulalım ve öyle yararlanalım onlardan hemen şunu söylemek istiyorum bazı yerlerde şeyi göreceksinizdir olumlamalar yüksek sesle tekrar edildiğinde daha çok işe yarıyor
Kendi içimizdeki konuşmalarda olumlamalar işe yaramıyor diye bir şey yok. Yine de yalnızken yüksek sesle tekrar edebilirsiniz olumlamaları. Ama faydasını sadece böyle görürsünüz diye bir şey asla söyleyemeyiz. Daha çok dediğim gibi kendimizle olumlu konuşmak olarak buna bakmalıyız. Kendi iç sesimizi, kendimize dönük konuşmalarımızı...
Negatiften pozitife çevirmek, daha orada kendimize nazik davranmak, kendimize sürekli olumsuzlukları ve başarısızlıkları hatırlatmaktansa daha ulaşılabilir ve kolay uygulanabilir ve günün sonunda aslında bizi daha güçlü hissettirebilir şekilde konuşmak önemli. Burada hep benim aklıma şey geliyor. Ne zaman olumlamalar veya böyle olumlu iç ses hakkında düşünsem... ...aklıma hep bir çocukla şefkatli bir şekilde konuşma hali geliyor. Birçoğumuz aslında bundan muzdaripiz. Yani birçoğumuz çocukluğumuzda şefkatli bir şekilde bizimle konuşan büyüklere maruz kalmadığımız için... ...o olumsuz sesleri kendi içimizde duyuyoruz. Bunları kırabilmek için aslında bizim olumlamaları kullanabilmemiz lazım.
Böylece olumlamalar konusuna da birlikte bir göz atmış olmak istedim. Umarım faydalı olmuştur sizin için. Eğer bunun üzerine çalışmak isterseniz dediğim gibi bir sürü örnek zaten bulmak mümkün. Ama önce bu örneklere bakmadan önce şunu öneriyorum size. Öncelikle kendinizi önemsediğiniz, kendinizi iyi hissettiğiniz, kendinizi güçlü gördüğünüz taraflarınızı bulun.
Sonra o taraflarınızı nasıl cümleye dökebileceğinizi düşünün. Mesela ben çok çalışkan bir insanım ve bunun sonuçlarını hep görüyorum. Bir cümle olabilir. Ya da ben çok iyi niyetli bir insanım ve hayatta iyi niyetin gücüne inanıyorum. Ya da ben iyilik yaptığım zaman iyiliğimin karşılığını alacağıma inanıyorum ve bunun gayretinde devam ediyorum. gibi cümleler kendi güçlüğü gördüğümüz yanlar üzerinden kurulmuş cümlelerdir. Buradan başlamanızı tavsiye ederim. Ondan sonra bunları çeşitlendirmek isterseniz farklı örneklerden de yararlanabilirsiniz. Hepinize sevgilerimi gönderiyorum. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.