
3.752 kelime · ~19 dk okuma
Hiç manipülasyona uğradığınızı düşündünüz mü? Bu romantik ilişkinizle olabilir ya da ebeveynlerinizle olabilir. Belki bir arkadaşınızın çok manipülatif olduğunu düşünüyorsunuz. Zaten manipülasyon kelimesini oldukçası kullanmaya başladık. Bazen dizi karakterleri içinde kullanıyoruz. Ne kadar manipülatif bir karakter gibi.
Ama manipülasyon gerçek anlamda ne demek? Kimler manipülasyon yapar? İlla sadece kötü karakterler mi manipülasyon yapar? Biraz bunların hakkında konuşmak istiyorum bugün. Aslında çok sık sorulan bir soru, manipülasyona nasıl karşı koyarım çünkü. Ve bence bunun en önemli cevabı, manipülasyon taktiklerini bilerek. Çünkü eğer nelerin manipülatif olduğunu bilirsek... ...onlarla karşılaştığımızda daha dikkatli olma şansımızı artırıyoruz aslında. O yüzden hazırsanız ilişkilerde en sık kullandığımız manipülasyon tekniklerini beraber gözden geçirelim.
İlk aklıma gelen ve hepimizin mutlaka yaptığı diyerek başlayacağım. Çünkü benim de zaman zaman kendimi yaparken yakaladığım bir manipülasyon tekniği suçlu hissettirmek. Şimdi bir kere derseniz çok rahat söyledim. Yani bunu ben de yapıyorum zaman zaman. Ve bunu böyle tabii ki söylerken gurur duymuyorum. Ben çok güzel manipülasyon yaparım biliyor musunuz gibi bir yerden söylemiyorum. Bunu hatta kendimi bir miktar kötü hissederek de söylüyorum. Ama diğer taraftan herkesin aslında kendisinin de manipülasyon yaptığının, yapabildiğinin bilgisinde olması gerektiğine de inanıyorum. Çünkü aslında manipülasyon günün sonunda isteklerimizi elde etmek için kullandığımız yöntemler deniyor. Ve hepimiz isteklerimizi elde etmek istiyoruz değil mi? Ve karşımızdaki insanı kendi isteklerimiz doğrultusunda ikna edebilmek için kötü niyetle olmadan da bu manipülasyon tekniklerini kullanabiliyoruz. O yüzden de ben şimdi bunları size anlatırken... ..."Aa, ben bunları yapıyorum." diye düşünebilirsiniz. Ama bu sizi kötü bir insan yapmaz. Sadece eğer bu farkındalığa varıyorsanız... ...demek ki bunları biraz daha azaltabilirsiniz. Bunları yaptığınız zaman... ...ya ben şu anda karşımdaki insanı... ...kendi özgür iradesine bırakamıyor olabilirim diye düşünebilirsiniz. Bu bile çok büyük bir farkındalık aslında. Geri dönüp hemen suçlu hissettirmek ne demek? Onu açayım. Şey gibi, en güzel örneği bence, ilk de aklıma gelen, aa tabii ki tatlım sen çık akşam arkadaşlarınla, bayağıdır çıkmıyorsun, iyi olur senin için dediğimiz partnerimizi, bütün akşam boyunca türlü mesajlarla çıktığını pişman hissettirmek ve mesela arada şöyle şeyler söylemek.
Of, çok yalnızım. Bütün akşam o kadar sıkıldım ki anlatamam sana. Ama aslında benim yalnız hissetmem partnerimin sorunu olamaz ki. Çünkü ben ona tabii ki çık dedim. Tabii ki arkadaşlarına vakit geçir dedim. Eğer ben akşam evde yalnız kaldığımda iyi vakit geçiremiyorsam... ...bu partnerimin sorumluluğunda değil, benim kendime oyalayacak bir şey bulamamam da. Ve bunun için ben partnerimi suçlu hissettirdiğimde... ...hem onun dışarı çıktığı akşamı kötü hale getiriyorum... ...hem de aslında ilişkimize zarar verecek bir davranışta bulunuyorum. Benzer şekilde mesela, diyelim ki evlat tatile çıkıyor... ...ve ebeveynlerden biri şunu söylüyor... ...ay tabii sen gez gez, biz böyle oturalım evde.
Şimdi burada şey yok, aa güzelim tabii ki sen ne kadar güzel geziyorsun, çok da hak ettin, çok yorucu bir iş döneminin sonundasın zaten gibi bir tepkidense, bak sen geziyorsun, biz de gezemiyoruz var. Böyle tatilde olan insanın da burnundan gelen bir durum söz konusu. Ya da ay tabii sen al al bunları, güzel yakışmış ama işte biz de alamıyoruz. Yani bu da aynı şekilde. Yani orada hemen bana da al ya da beni bundan mahrum bıraktın mesajını karşı tarafa vermiş oluyoruz. Ya da şey de vardır bu yine benzer suçlu hissettirmenin altına giren, eğer beni seviyor olsaydın daha farklı davranırdın diye düşünüyorum. ya da bana güvenseydin daha farklı davranırdın diye düşünüyorum. Şimdi bunlar aslında karşımızdaki insanın çok böyle çekirdeğinde olan, çok temelinde olan özelliklerine oynamak. Yani beni seviyorsan benim istediklerimi yaparsın ya da bana güveniyorsan zaten benim hoşlanmadığım şeyleri yapmazsın gibi bir yerden yaklaşan konuşmalar bunlar. Ama gerçekten inanılmaz manipülatif ve bu temeldeki hissettiklerimize saldırdığı için de aslında daha da kötü bir manipülasyon yöntemi.
Şimdi bu genellikle eğer beni seviyorsan bunu yapmazsın gibi bir şey söylediğimiz zaman karşı tarafın bizim sevgimizi sorguladığını düşünebiliriz. Ve mutlaka sevgimizi göstermek için, sevgimizi kanıtlamak için onun istediği gibi davranmaya çalışabiliriz. Ya da mesela gerçekten 2-3 akşam arkadaşlarımıza çıkarız ama her çıktığımızda partnerimize sorun yaşadığımızda dördüncüsünde artık arkadaşlarımızı reddedip evde kalmayı tercih edebiliriz. Bu tip manipülasyon taktikleri aslında buna yarıyor. Yani benim davranışımı uzaktan bir yerden kontrol etmiş oluyor. Ve ben devam edemiyorum yaptığım davranışları, sürüremiyorum. O yüzden de aslında bana bu manipülasyonu yapan kişi istediğine ulaşmış oluyor. Ha diyeceksiniz ki, demelisiniz bence. Yani bunu söyleyen kişi gerçekten böyle bir amaç doğrultusunda mı bu cümleleri söylüyor? Her zaman öyle mi oluyor? Hayır kesinlikle değil. Yani zaten büyük bir kısmında ben mesela kendi davranışlarımın, duygularımın, söylediklerimin... ...karşındaki insan üzerindeki etkisini çok da hesap ederek söylemiyorum. Mesela partnerim dışarıdayken ve ben evdeyken sıkılıyorsam... Ya ben bunu partnerimle belki sadece duygumu paylaşmak için paylaşıyorum. Ama arkada şunu düşünmüyorum, ben bunu söylediğim zaman kendisini suçlu hissettireceğim o kişiye. Bunu düşünerek yapmayabiliyorum. Her seferinde böyledir demiyorum. Ama iyi niyette başlayan manipülasyonlar da vardır demeye çalışıyorum aslında. Tabii ki bazen bilinçli bir şekilde karşımdaki insanı benim istediğim gibi davranması yönünde zorlamak için de yapabiliyorum bunu. Eğer zaten bütün davranışlarım manipülatifse, bu beni kötü niyetli bir partner haline getiriyor da... ...kötü niyetli bir arkadaş haline getiriyor günün sonunda. Ama dediğim gibi günlülük konuşmalarımız içerisinde... ...davranışlarımızın ya da sözlerimizin karşı tarafa manipülatif geldiğini fark etmeyi de biliyoruz. O yüzden mesela bu guilt tripping diye geçen suçlu hissettirme davranışını yapıyorsanız, belki bir sonraki sefer kendi duygunuzu karşı tarafın mutlu hissettiği bir anda paylaşmaktansa, belki mesela o insan geldikten sonra
A, ya seni çok eylemle çok sevenim, ben biraz evde sıkıldım, yapacak bir şeyler bulamadım ama bir dahaki sefer ben de önceden bir plan yaparım ya da izleyeceğim filmi belirlerim gibi bir yerden de aktarabileceğinizi hatırlatmak istiyorum. Ya da gerçekten mesela bir arkadaşınız tatile gitti, siz gidemediniz diye ona şaka yola tabii sen gez gez biz oturalım şehirde. Derken aslında ona bundan dolayı suçlu hissettirebiliyor olabileceğinizi bir hatırlamakta fayda var. Yani senin için çok mutluyum. Ben de ilk fırsatta oraları görmek istiyorum da bir opsiyon cevap verirken. O yüzden hani ne anlama geliyor ona bir bakalım söylediklerimizi.
İkincisi, ikinci manipülasyon tekniği olarak çok sık gördüğümüz bir şey, çok fazla fedakarlık yapmak. Yani buna aslında en güzel örnek, en tipik örnek annelerimizden geliyor. Senin için saçımı süpürge ettim. İşte sizin için ben bu evliliğe katlandım. Ya da ben seni büyütmek için işi bıraktığımı evde oturdum.
Bunlar bir yandan tabii ki annelerimizin bizim için fedakarlık yapmaları çok güzel. Ama sonuçta biz hiçbirimiz annelerimizden bu fedakarlıkları talep etmedik. Bir kere hiçbirimiz dünyaya gelmeyi seçmedik zaten. İkincisi, ailemizin o anki koşullarını biz belirlemiyoruz ve hiçbirimiz annemize, anne sen işi bırak da gel buna bak diyebilecek bir kapasiteye de sahip değiliz zaten. Ya da mesela yetişkinlik halinizi bir düşünelim. Eminim başınıza gelmiştir. Bununla ilgili o kadar çok TikTok, Reels falan da var ki... ...artık bunun böyle bir ortak deneyim olduğuna eminim. Benim annem de çok sık yapıyor bunu. Neyse ki podcastlarımı dinlemiyor o yüzden rahat rahat anlatabiliyorum burada. Mesela işte o bize çeşit çeşit yemekler yapmış oluyor. Ama biz o gün dışarıda yemeği tercih ediyoruz. Eve geldiğimizde annem, bütün gün uğraştım sizin için çeşit çeşit yemek yaptım. Siz de gidip dışarıda yediniz. Şimdi hissettiğim duygu tamamen şu anneciğim ellerine sağlık. Eminim çok lezzetlidir onlar ama biz sana söylemedik ki oturup bütün gün yemek yap diye. Yarın da yiyebiliriz onları ayrıca. Yani bundan dolayı o fedakarlık yapmış olduğunu bize böyle söylemene gerek yok. Tabii ki annem bunu kötü niyette yapmıyor ve tabii ki bize o yemekleri hazırlarken bizi mutlu etmek için bunu yaptığına hiç şüphem yok. Ama sonuçta böyle yaptığında ben bir sonra dışarıda yediğimde annemin evdeki yemekleri dururken ben kendimi kötü hissediyorum. O yüzden de bu da bir çeşit manipülasyona dönüşüyor. Ya da mesela işte ortak çalıştığımız bir projede aslında iki arkadaşa da eşit iş düşerken o arkadaşın daha fazla bir şey yaptığını ...ve ondan sonra bize ben çok çalıştım, bunları da yaptım demesi. Ama biz böyle bir şey talep etmedik. Yani onun kendi tercihiydi. O zaman bunları yapmış olmasını bize karşı kullanmasının hiçbir anlamı yok. Ya da aslında başka şeyler. Yani birçok zaman birileri bir fedakarlık yapıyor bizim için. İşte ben seni işe soktum. Ben senin için ailemi karşıma aldım. Ben senin için şu kadar para harcadım. Fark etmez. Aklıma gelen ilk örnekleri söylüyorum.
Ama burada şu soruyu sormamız gerekiyor. Bunu ben mi senden istedim? Yoksa bunu sen yapmak istedin, yaptın ve şimdi bunu bana karşı kullanıyorsun mu? Aslında fedakarlık yapmakla ilgili bence bu çok önemli bir konu. Biz fedakarlıkları böyle heybemize atalım da ileride lazım olduğunda çıkartır kullanırız diye mi yapıyoruz? Çünkü böyle yapan insanlar da var maalesef.
Yoksa fedakarlıkları gerçekten içimizden geldiği için mi yapıyoruz? Eğer içimizden geldiği için yapıyorsak, o zaman bu fedakarlıkları daha sonra, ben de senin için bunu yapmıştım diye kullanmamamız gerekiyor. Zaten ilkini yapıyorsak, yani bu fedakarlıkları daha sonra kullanabilmek için yapıp evbeye atıyorsak, o zaman orada zaten çok daha büyük yanlışlar var. Ve o zaman şeyi konuşmamız lazım. Yani ben neden ilişkilere ben bunları yapayım da... ...sonra yeri geldiğinde kullanabilirim gibi bir cephane besleyebileceğim bir alan olarak bakıyorum. Çünkü ilişkiler bir savaş alanı değil. İlişkiler bir barış alanı tam tersi. İlişkiler bir takım alanı. Bizim birbirimizin kötülüğünü ya da birbirimizin zayıflığını kollamamız... Tam tersi birbirimizi güçlendirmemiz, birbirimizi yükseltmemiz gerekiyor. Ben neden karşımdaki insanı kötü hissettirecek şeyleri baştan yapıyorum da daha sonra kullanıyorum? O yüzden bu fazla fedakarlık yapma konusunda bu önemli. Şimdi diyelim ki size bu yapılıyor. Birileri fazla fedakarlık yapıyor ve sonra bunları sizin yüzünüze vuruyor. O zaman ne olur şunu düşünün. Yani siz bunları ondan talep ettiniz mi? Etmediyseniz bunu nazikçe dile getirebilirsiniz aslında. Annemle ilgili verdiğim örnekte gibi. Anneciğim ellerine sağlık eminim çok güzel olmuşlardır. Bugün yiyemedik ama yarın yeriz. Burada şey yok yani suçlu hissetmiyorum ben dışarıda yediğim için. Senin de ellerine sağlık. Çok güzeller eminim. Ya da yani çok teşekkür ederim benim bu işe girmeme vesile olduğun için. Gerçekten benim çok işime yaradı.
Bu kadar. Yani bundan dolayı suçlu hissetmek zorunda değilim. Aslında suçlu hissedip hissetmemek benim tercihim. Biri bana bu manipülasyonu uyguladığında. İşin diğer tarafındaysanız da, yani çok fazla fedakarlık yapan ve bunu karşıdaki insana gösteren, söyleyen taraftaysanız da ne olur şunu düşünün. İnsanlar sizden bunu istediler mi? Ve siz bu fedakarlığı niye yapıyorsunuz? Bu fedakarlık gerçekten kimin tercihi olarak burada yapılıyor?
Bir sonraki manipülasyon tekniğine geçmeden önce isterseniz şimdi küçük bir ara verelim. Biraz dinlenelim çünkü bunlar insanı da yoruyor. Sonra tekrar buluşalım. Gelelim bir başka manipülasyon yöntemine. Bu romantik ilişkilerde de olabiliyor. Arkadaş ilişkilerinde de çok görüyoruz. Diyelim ki partnerimin yeni bir arkadaşı var. Ve bu aralar sürekli onunla görüşüyor. Onunla vakit geçiriyor. Bana da ondan bahsediyor. Sadece arkadaşlar biliyorum bunu ama ben bir şekilde bütün vaktini onunla geçirmesinden hoşlanmıyorum. Bu arada ne kadar abartılı söylediğimin farkındasınızdır herhalde. Kimse bütün vaktini arkadaşıyla geçirmez ama yani benden çalıp onunla vakit geçirdiğine inanıyorum diyelim ki. Ve bununla ilgili partnerime direkt konuşmaktan sağol.
Ya tatlım bu aralar işte Ahmet'le çok vakit geçirdiğini düşünüyorum. Sanki böyle biz biraz birbirimize yeteri kadar vakit ayıramaz durumdayız. Ne dersin bu hafta sonu birlikte bir şeyler yapıp telafi edelim mi gibi. Bir direkt konuşma yerine arka taraftan Ahmet'i kötüleyecek şeyler söylemeye başlıyorum.
Yani Ahmet'i eğer partnerimin gözünde düşürürsem bir şekilde, partnerimin onunla o kadar da vakit geçirmek istemeyeceğine veya onunla zaten arkadaşlık olarak onun değerinin düşeceğine inanıyorum. Öyle olunca da ben arka tarafta manipülatif bir şey yapıyorum aslında. Bunu sadece romantik ilişkilerde görmüyoruz. Az önce de söylediğim gibi. Bazen mesela ebeveynlerimiz, arkadaşlarımız için yapıyorlar bunu ki... ...Kötü Ebeveynliği Ben Nereden Bileyim podcastında bundan bahsetmiştim birazcık. Yani kıskançlık duygusunun yol açabildiği şeyleri. Ya da bunu sadece insan olarak düşünmek zorunda değiliz. Mesela diyelim ki arkadaşımız bir araba aldı ve... ...bu arada bu devirde kim araba alıyor ama diyelim ki arkadaşımız bir araba aldı... ...ve biz kıskandık bunu. Öyle olunca da arabayı kötüleyecek şeyler. İşte bu arabanın da türlü türlü sorunlarını duyuyorum ben. Geçenlerde bir yerde okumuştum. Bu araba şöyle bir şey yapıyormuş. İşte öyle olunca da kullanıcısını riske atıyormuş.
Şimdi ben bunu söylediğim zaman karşımdaki insanın sahip olduğu arabayla ilgili olumlu hissetmesine engel olmuş oluyorum. İçine kurt düşürmüş oluyorum. Yani bunun aslında ne kadar manipülatif bir tarafı olduğunu eminim duyuyorsunuzdur. O yüzden bunu böyle sadece insanlar üzerinden düşünmenizi istemem.
Şimdi burada da eğer böyle bir manipülasyona maruz kalıyorsak... ...gerçekten bizim önce bunu sorgulamamız lazım. Yani ben mesela Ahmet'i seviyor muyum? Ahmet iyi bir insan mı? Ve partnerimin bahsettiği defektleri ben Ahmet'le gözlemliyor muyum? Daha önceden gözlemledim mi? Gözlemlesem de bugün bunları umursuyor muyum? Yoksa hani bunları bile bile ben bu insanla arkadaşlığımı devam ettiriyor muyum? Ahmet benim değerlerimle uyuşuyor mu aslında? En önemli soru bu.
Ve bunun kararını verdikten sonra partnerime de bunu söyleyecek şekilde davranmak. Ya canım anlıyorum ama hani biz iyi vakit geçiriyoruz. Beni rahatsız etmiyor bu özellikleri demek mesela. Ya da belli bir yerden sonra...
Yani istersen sen bu kadar rahatsız oluyorsan tabii ki görüşme. Seni ben hiçbir şekilde zorlamıyorum. Burada tabii ki zaten birbirimizi zorlamamız lazım arkadaşlarımızla görüşmek adına ama ben seni zorlamıyorum. Sen kendi kararını verebilirsin ama ben mutluyum görüşmekten. Ama başka bir endişen varsa bunun hakkında konuşalım. Oradaki manipülasyonun arka tarafını görmeye çalışmak da önemli.
Ya da mesela bizim sahip olduğumuz bir şey üzerinden söyleniyorsa bize. Ya ben çok araştırıp seçtim bunu. Çok teşekkürler bu bilgi için ama zaten aldım artık umut. Hani o kendi kararımızı zaten sorgulamaya daha açık olduğumuz yerlerde bu manipülasyonlara daha fazla uğruyoruz.
O yüzden de kendi kararımızdan emin olabilmek önemli. Bunu, bu söylediğimi, Gaslighting üzerinden de konuşmak istiyorum. Yani şöyle, Gaslighting'i daha önce bu podcastlarda o kadar çok anlattım ki, çok hızlı tanımlayarak geçeceğim olur da ilk defa bu podcastı dinleyen biri varsa diye. Gaslighting bizim gerçeklik algımızın bir başkası tarafından çarpıtılmasına deniyor. Yani ben bir şeyin olduğunu görüyorum, bir şeyin olduğunu biliyorum ya da bir şeye inanıyorum. Ama karşımdaki insan yanıldığımı söylüyor, fazla hassas davrandığımı söylüyor, abarttığımı söylüyor vs. Ya da öyle bir şeyin hiç olmadığını söylüyor, inkar ediyor.
Bu durumda da hatırlarsınız, Gay Citing hakkında konuştuğumuzda aynı şeyi söylemiştim. Biz kendi gördüğümüzden, kendi düşüncemizden, kendi duygularımızdan emin olabilirsek... ...o zaman Gay Citing'e de daha fazla karşı koyabiliyoruz. Yani ben eğer yaşadığım şeyin ne olduğunu, bana ne hissettirdiğini... ...ya da gördüğüm şeyin ne olduğunu ve ne anlama geldiğini biliyorsam... ...biri bununla ilgili bir şey söylediğinde... ..."Hayır, ben böyle olduğunu biliyorum ve bununla kalmak istiyorum." diyebiliyoruz.
Bunu böyle çok rigid bir yerden söylemeye çalışmadığımı vurgulamak isterim ama. Çünkü bence şu da önemli bir kabiliyet hayatta. Yani ben diyelim ki bir olay yaşadım ve o olayda belli bir taraf üzerinden gördüm olayı. Sonra bu olaya dair başka bilgiler edindim. Kendi zihnimdekini yeniden yazabiliyor muyum?
...overwrite edebiliyor muyum? Üzerine yazabiliyor muyum aslında? En güzeli öyle söyleyeyim. Yani bir kaset gibi düşün. O kaseti hatırlayanlarınız var mı acaba? Benim genç dinleyicilerim kaset deyince ne düşünecekler acaba? Ama o kasetin üzerine yeni bir şarkı yazabiliyor muyum ben? Bunu da... düşünebilmek önemli. Çünkü hayattaki esneklik, illa hep düşündüğün yerde kalmamak da önemli bir kabiliyet ya. Yani bunu şeyden ayırt edebilmenizi çok isterim. Yani kendi duygunun doğruluğunu bilmekle illa kendi durduğun yerde böyle sıkı sıkı kalmak arasında bir fark var. Yani o kadar siyah ve beyaz değil. O yüzden bunu da hatırlayalım istiyorum. Şimdi gelelim bir sonraki manipülasyon tekniğimize.
bunda da kıyas yapmak aklıma geliyor kıyas yapmak hakkında konuşalım istiyorum çünkü bunda çok sık yapıyoruz mesela bilmem kim eşine şöyle bir şey yapmış evet öyle işte Yani bu, hani o... ...bırakılan ve öyle işteden sonra gelen üç noktanın o kadar çok anlamı olabiliyor ki ilişkilerde. Falancılar şöyle bir yere tatile gitmişler. Yani o, böyle diğer insanların yaptıkları ve bizim yapamadıklarımız... ...diğer insanların düşündükleri, bizim elimizden gelmeyenler... ...diğer insanların imkanları veya bizim sahip olamadıklarımız... ...böyle manipülatif bir şekilde sunulabiliyor bazen ilişkilerde.
Bazen açık açık, yani bilmem kim, bilmem kime şunu yapmış, o yüzden de bizim de yapmamız lazım şeklinde de konuşulabiliyor. Ama bazen de böyle sadece ortaya bırakılan, az önce verdiğim örnekler gibi cümleler de ilişkide kullanılabiliyor. Bir de şeyler var tabii ki. Bu konu hakkında herkes böyle düşünür. Bir sen böyle düşünmüyorsun. Ya da herkes bu şekilde davranıyor.
Herkes yılda en azı bir kere tatile çıkıyor. Gerçekten mi? Yani böyle bir şey gerçekten var mı? Neye göre bunu biliyoruz? Ya da işte bu aralar herkes Avrupa'da tatile gidiyor. Acaba bizim kendi küçük kısıtı çevremiz mi? Sınayla bütün bunlar.
Ve bunu söylediğimiz zaman aslında karşı tarafı hissettirdiğimiz duygu nasıl? Şimdi şunu düşünmemiz lazım. Sadece bu arada yine aklıma bunları söylerken şey geldi. Mesela tabii yine genç dinleyicilerin bunu anlamayacaklardır diye tahmin ediyorum. En azından onlar için biraz daha yabancı olabilecektir. Cep telefonları... Benim dönemimde ilk defa ortaya çıkmıştı. İlkel çağlardan bahsediyorum gibi hissediyorum kendimi. Ve işte biz herhalde 16-17 yaşındaydık. Böyle artık cep telefonlarının daha yaygınlaşabilir olduğu dönemde. Hepimiz işte anne babamızı telefon almaya şeyde ikna edik.
Anne, herkes kullanıyor ama. Ama yani arkadaşlarımızın sadece iki tanesinde falan cep telefonu var. Hepimizin bu bahaneyi söylediğimiz süre sonunda hepimizin telefonu olduğu gibi hissediyorum. Yani bunun manipülasyonlar sonucunda telefonları aldık. Ama yani bunu o kadar güzel kullandık ki kullanmamamız gerekirdi tabii ki de. 16-17 yaşındaki halimize dönüp laf anlatamıyoruz. Günün sonunda bugün de mesela çocuklarımızın bize bir şey yaptırmak için ama anne herkes yapıyor. Anne herkes oraya gidiyor. Anne herkes doğum gününü orada kutluyor. Gibi gibi türlü yöntemlerle aslında çocuklarımız da bizim bir şey yapmamızı sağlamaya çalışıyorlar. Yani bunun, ben o yüzden manipülasyondan bahsederken her türlü ilişkiyi düşünmenizi çok istiyorum.
Ve herkesin yapıyor olması bizim yapmamız için bir sebep değil tabii ki. Yani bunu ben böyle söyleyince hepiniz hak vereceksinizdir. Ama zaten bu cümleyi biliyordunuz. Yani bunu benden duymanıza da gerek yoktu. Ama işte o üçüncü kişiler ya da herkesler... ...bir şekilde bir onay ya da işte bir merdivi gibi... ...hani doğruyu bilen yetkili bir makam gibi bizim ilişkimizin içine oturunca... O zaman aslında yapamadıklarımız yüzünden karşı tarafı yetersiz hissettirebiliyoruz. Yani bu manipülasyonu ara ara fark etmeden kullanıyorsanız
Ne olur aslında bu manipülasyonun karşı tarafı çok incittiğini farkedin. Çünkü bazen hani şeyi anlayabiliyorum. Tabii ki mesela bilmem kimler işte sinemaya gitmişler. Belki de işte sinemaya gitmeyi düşünemeyen ya da bunu aklına getirmeyen bir partneriniz vardır ve siz bunu anlatmak istiyorsunuz. Ama bunu bu şekilde söylediğiniz zaman, bundansa şunu tercih edebilirsiniz. Yani, bilmem kimler sinemaya gitmişler, benim de aklıma geldi. Biz de bayağıdır sinemaya gitmiyoruz. Ne dersin, gidelim mi? Ya da, aa bilmem kim bilmem kime şöyle güzel bir sürpriz yapmış. Ben de düşündüm de, biz de bayağıdır böyle bir şey yapmadık. Yapalım mı? Yani ikisi arasında çok büyük fark var. Birinde, sen bunları yapmıyorsun, bak kimler kimler yapıyor var. Diğerinde, aa ya bu aslında güzel bir etkinlikmiş. Biz neden bunu yapmayalım ki, var. Ve biri birazcık daha haset içeriyor. Diğeri birazcık daha nötr bir yerden geliyor. O yüzden manipülasyon yerine bunu yapabilmek de mümkün. Bir tane daha manipülasyon tekniği var bu bölümde konuşmak istediğim. Belli ki bu arada manipülasyon teknikleri bir bölüme sığmayacak ve devam etmem gerekecek ama bu bölüm fazla uzamasın diye bir tanesinden daha bahsetmek istiyorum. Ondan sonra başka bir bölümde daha detaylara gireriz. O da şu.
Bunu aslında partnerlerimiz de yapıyor, satıcılar da yapıyor, politikacılar da yapıyor. Mesela CSM operatörleri de yapıyor. Yani hayatımızda çok sık gördüğümüz bir şey, o da şu. Sadece iki seçeneğimiz varmış gibi hissettirmek. Yani mesela son günlerde ben bu podcast'ı kaydederken... ...Türkiye'de tokak hayvanlarıyla ilgili alan yazısının görüşmeleri bitti. Ve maalesef bütün süreç içerisinde halka yansıtılmaya çalışılan sosyal medyada... ...ya köpekler ölecek ya çocuklar ölecek gibiydi. Yani sadece bunun iki ucu varmış gibi. Başka hiçbir yöntem yokmuş gibi. Yani köpekleri öldürmemeye karar verirsek çocuklar yaşayabilirler. Ama köpeklerin bir şekilde hayatta kalmalarını sağlayabilecek bir yöntem getirirsek o zaman bütün çocuklar ölecek gibi bir bakış açısını sundu. Hem bazı politikacılar hem de bazı medya algı yaratan hesaplar. Şimdi tabii ki kimse çocukların ya da insanların zarar görmesini istemez. Tabii ki hiç kimse bir hayvanın ya da aslında sadece hayvan da değil, kimsenin kimseye, hiçbir varlığına, hiçbir başka varlığa şiddet göstermesini istemez. Tabii ki hiçbirimiz saldırganlaşmış bir hayvan tarafından zarar gören bir çocuğu vicdanen normalmiş gibi karşılayamaz. Bu çok doğal, tabii ki böyle. Ama bunun karşısında hayvanları öldürmek mi yer alır? Gerçekten bundan başka bir çözüm yok mudur? Başka şeyler düşünülemez mi? Hep beraber konuşulamaz mı? Sorusu da ister istemez insanın aklında kalıyor, vicdanında kalıyor. Bu, şu anda beni dinleyen insanların eminim bu konuyla ilgili bir sürü düşüncesi vardır. Ve burada kim neyi niye düşünüyor hiç sorgulamıyorum. Hiç kimsenin düşüncesini de yargılamıyorum. Sadece bize sunulanın gerçekten bu iki seçenekmiş gibi olmasını eleştiriyorum. Ve bunu hayatımızın ne kadar çok alanında gördüğümüzde biraz daha da anlatmak istiyorum. Mesela işte az önce GSM Operatörleri derken şunu söyledim. Bize sadece gerçekten geçebileceğimiz iki tarife varmış gibi hissettirmeleri.
Bir çok pahalı olan, bir de hala çok pahalı olan ama ilk seçenekten biraz daha az olan. Halbuki baktığımızda bir sürü farklı seçenek görebiliyoruz. Ya da mesela tatile gitmek için sadece iki yer varmış gibi. Halbuki başka seçenekler de mümkün. Ya da tatile gitmemeyi de tercih edebiliriz.
Gibi gibi yani hani böyle sadece iki seçenek bize dayatıldığında... ...böyle o siyah beyaz arasında kalıyoruz ve mutlaka birini tercih etmek zorunda kalıyoruz. Yapmayı reddetmek güzel bir başlangıç. Yani başka gerçekten hiç seçenek yok mu? Başka bir alternatif düşünemez miyiz? Ben başka bir yerden araştırırsam başka bir şey bulamaz mıyım? Yine buna benzer bir manipülasyon tekniği. O yüzden bununla birlikte anlatmak istiyorum. Çok hızlı karar vermek zorunda bırakılmak. Yani mesela diyelim ki sokakta bir park yeri gördünüz. Ve o park yerine girip girmemeye karar vermeye çalışıyorsunuz. Tam esnada arkadan bir araba geliyor ve dat dat dat korneye basıyor. Ve siz tam buraya giremeyeceğim deyip anında karar verip uzaklaşıyorsunuz. Bir daha park yeri bulamıyorsunuz. Aslında bu çok sık gördüğümüz bu hareket de bir manipülasyon.
Yani bir dakika ben orada, o orası benim girebileceğim kadar bir alan mı? Ona karar vermeye çalışıyorum belki. Ya da işte sokağın bir noktasında buradan mı dönsem, diğer taraftan mı dönsem diye böyle iki saniyelik bir düşünmeniz esnasında... ...arkadan gelen korna sesiyle karar veremeyip yanlış yola girmeniz gibi. Yani...
Sürekli bir hemen karar vermek zorundayım hissine bırakılıyoruz. Bazen mesela mağazalarda satış görevlerini ya işte... ...şu anda bunu seçmeniz lazım, son bu kaldı. Ama ben bir düşünmek istiyordum gibi. Mesela zaten şeyde de çok yapılıyor ya, son bir ürün. Online satış alanlarında. Bir an önce almam lazım. Benimle şu saniyede bu lavabo açacağını almak isteyen 3 milyon kişi daha bulunuyor. Aslında öyle değil. Durabilirim. Bunu almazsam başkasını da alabilirim. Buradan almak zorunda değilim. İşte o İngilizcesi urgency diye geçiyor. Aciliyet istese hemen karar vermem lazım. İşte böyle arkadaşlar. Umarım bugün üzerinden geçtiğim manipülasyon teknikleri biraz olsun.
Kendi yaptığınız veya sizin maruz bırakıldığınız manipülasyonları sizin için daha farkedilir hale getirmiştir. Belki biraz daha az yapmanıza ya da az maruz kalmanıza yardımcı olacaktır diye umut ediyorum. Hakkınıza gelen manipülasyon tekniklerini benimle paylaşabilirsiniz. Ben bununla ilgili en az bir bölüm daha kaydedeceğim ama atladığım bir şey varsa mutlaka sizden duymak isterim. Üçüncü bir bölüm daha kaydederim belli olmaz. O yüzden her zaman benimle paylaşabilirsiniz. Hepinize her zaman olduğu gibi çok sevgilerimi gönderiyorum. Görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.