Podcast

403: Köpek Yasası, Sorunu Çözmeyecek; Tersine Büyütecek! | Trend Topic #Neymiş

Trend Topic

2 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

TBMM’de komisyon görüşmelerinde gündemimize damga vuran köpek yasasının genel kurul görüşmeleri başladı. Fakat yasa teklifi sorunu çözmek bir yana orta ve uzun vadede sokak köpeği sayısını daha da artıracak. Nasıl mı? Detaylar bölümde.



Bu podcast, On Dijital Bankacılık hakkında reklam içerir. Bankacılık On'la Rahat. Dünya Döndükçe EFT-Havale- Fast Ücreti Yok. ON Mobil'i _ndir!
Bu podcast, Pegasus hakkında reklam içerir. Yeni seyahat rotanı planlamak için hemen https://www.flypgs.com/ ’u veya Pegasus Mobil uygulamasını ziyaret et!
Bu podcast, Garanti BBVA hakkında reklam içerir.

See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.

Bölüm Transkripti

1.256 kelime · ~6 dk okuma

Herkese merhaba. Haftalardır köpek sorunu üzerinden didişiyoruz. Mevcut yasa teklifi üzerinden yürüyen kamplaşma oldukça keskin. Tartışma büyük oranda ahlaki zeminde gerçekleşiyor. Köpekleri öldürmek doğru mu değil mi gibi bir soru üzerinde kutuplaşan halk kesimleri sosyal medyada birbirine olmadık hakaretler ediyor. Burada tarafları böyle birbiriyle eşitlemek gibi bir hataya da düşmeyelim. Çok açık ki bir taraf nefreti bir siyasal enstrüman olarak kullanıyor.

Sokak köpekleri sorunu üzerinden yükselen sosyal medyadaki nefret grupları artık tümüyle beraber yaşamanın imkansız hale geldiği bir troll şebekesine dönüşmüş gibiler. Hayvanseverler de tümüyle berrak değiller, o ayrı konu ama şimdi hayvanseverleri eleştirmeyelim. Belki görmüşsünüzdür, belki de şimdi haberiniz oluyor. İzmir Bayraklı'da, Haziran 2022'de, mahallesindeki sokak hayvanlarını besleyen bir aileden 3 kişi öldürüldü. Mahalledeki köpeklerden biri, bir çocuğu korkutunca, çocuğun ailesi köpekleri besleyen aileyi katletti. Hem de bir tür cinnet katliamıydı bu. 28 kurşun boca edilmişti. Sonuçta, Yahya ve Meryem Köşek ile iki çocuk annesi kızları Funda Güçlü hayatını kaybetti.

Geçenlerde bu kişilerin duruşması görülecekti ve sosyal medyada ne oldu biliyor musunuz? Sosyal medyada yürüyen nefret grupları şu sıralar katil Ali İhsan Kılıç'ın tahliye edilmesi için sosyal medya kampanyası düzenliyor. Ali İhsan Kılıç masumdur deniyor. Dehşet verici bir psikopatlık özellikle Twitter'da alıcı buluyor. Bakın, evinin adresini veriyor. Ali İhsan Kılıç tahliye edilmeli diye. Adam vuran, 28 kurşun. Ve dalga geçiyorlar. 28 dıkışın dosyası kimde? Bana ulaştırır mısınız diye. Bunlar bir örgüt. Fotoğraflarını paylaşmışlar ölen kişilerin. Dıkışın, dıkışın, dıkışın diye aralarında dalga geçiyorlar. Katliam mı? Altı üstü üç tane itperest öldü. Ne katliamı? Yok, soykırım. Ders olsun, bu alışmışlar itleriyle milleti korkutmaya diye. Ha ha ha, 28 dıkışın mı? Bu psikopatları ne diye ciddiye alıp buralarda sözleri çoğaltıyorsun Ozan diye sorabilirsiniz. Ya şu nedenle yapıyorum açıklayayım. Bu kişiler Güvenli Sokaklar Derneği mensupları ve maalesef Meclis'in Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyonu'nda dinlenen kişiler de aynı derneğin mensupları. Ya bu sadistler dinlenecek insanlar mı Allah aşkına? Bu Güvenli Sokaklar Derneği üyeleri bunlar. Kim bu Güvenli Sokaklar Derneği? Daha da sıkacağız, herkesi öldüreceğiz diyen adamlar meclise davet edildi. İşte böyle bir akılla hazırlanan bir yasayla karşı karşıyayız. Yasada köpek sorununun nereden ürediğini belirten bir şey yok. Niye böyle bir sorunumuz var bunu bilmiyoruz. Neden yok ama çözümü var.

Transkriptin tamamını oku

Peki bu çözümü tartışalım. Biz bu bölümde meseleyi ahlaki düzlemden çıkarmaya çalışacağız. Çünkü belli ki ahlaki olarak zaten farklı yerlerdeyiz. O halde biz yasayı ahlaken değil de akılla tartışalım. Herkesin ahlakı farklı. Herkesin insani reaksiyonları farklıdır ama en azından hepimize Allah bir akıl vermiş. Sonuçta hepimiz insanız ve aklımız var. Bu bölümde aklımızda düşünecek ve köpekleri öldürerek sokak köpekleri popülasyonunu çözmek mümkün mü diye soracağız. E hadi o zaman ben Ozan Gündoğdu hazırsanız başlayalım.

Sosyal medyada panik yaratıp köpeklerin tümüyle itilaf edilmesi gerektiğini söyleyen ruh hastalarını görmüşsünüzdür. Bu ruh hastalarının bizdeki gibi yozlaşmış toplumlarda görülmesi normaldir. Ama devletin bu sadistlerin gazıyla harekete geçmesi hepimizi tedirgin etmeli. Neymiş? Köpek popülasyonu kısırlaştırmayla değil ancak itilaf edilerek çözülebilirmiş. Hatta böyle çok komik şakalar da yapılıyor. Hehe köpekler zaten bizi tecavüz etsin diye korkmuyoruz ki ne olacak işte kısırlaştırınca falan diye. Böyle aşırı komik şakalar yapılıyor. Zaten 2004'teki yasa kısırlaştırma üzerine kurulmuş. E o yasa işe yaramıyorsa o halde öldürmeye girişmek serbestmiş.

Bu safsatayı bu bölümde ele alalım. İlk argümanı çok kısa çürüterek başlayalım. Eski yasa uygulanmış ve işe yaramamış değil. Çünkü eski yasa uygulanmış değil. Sokak köpekleri doğru düzgün kısırlaştırılmadı ki eski yasa işe yaramadı diyelim. Parti ayırt etmeksizin belediyeler görevlerini yerine getirmedi. Devlet de bu durumu denetlemedi. Bunu geçelim. Peki, asıl bu bölümde soracağımız soru daha farklı. İtlaf akılcı bir çözüm mü? İtlaf çözüm mü? İnsanidir değildir, o ayrı. İnsani değildir de çözümdür. Mesela Hitler'in Yahudiler için planı final solution'du. Yani nihayet çözüm. Bak çözüm işte, bak soykırım. Yapıyoruz işte. Neyse bunları geçelim. Şimdi bu andan itibaren anlattıklarım can sıkıcı olacak. Baştan uyarayım. Yani itlafın neden başarısız olduğunu anlatırken biraz can sıkıcı konuşacağım. O yüzden özür dilerim. Memleketin dört bir tarafına yaygın, çeşitli yaşlarda ve sayısı 4 milyona ulaşmış köpeklerin nüfusunu kontrol altına almaya çalışıyoruz ve sokaklarda sahipsiz köpeklerin dolaşmamasını istiyoruz. Peki, isteğimiz için itlaf etkili bir yöntem midir? Sokak köpeği popülasyonunda hangi yöntemin etkili olduğunu tespit etmeye çalışan pek çok makale mevcut. Bu makalelerin bir kısmını açıklamalar kısmına bırakıyorum, ben de günlerdir bu makaleleri kurcalıyorum.

Bu yöntemlerden biri de culling, yani Türkçe ifadesiyle itlaf, yani öldürme. Evet, popülasyonu kontrol altına alma konusunda etkin değildir diyemeyiz. Yani hayvanları öldürürseniz popülasyon belli bir miktar azalır. Ancak kısa vadede etkili olan bu yöntem, uzun vadede sorunun daha da büyümesiyle sonuçlanabiliyor. Peki nasıl? Burada kısa bir ara verelim, döndüğümüzde kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Neden itlaf sokak hayvanları sayısını arttırabiliyor? Şimdi ilk duyulunca ne saçmalıyorsun lan diyebilirsiniz ama gelin daha önceki uygulamalar üzerinden yaşananları şöyle bir değerleyelim. İtlafın en tipik dezavantajı mevcut köpek nüfusunun gençleşmesi neden olması. Evet, tekrar ediyorum. İtlaf, mevcut köpek nüfusunun gençleşmesine neden oluyor. Neden? Çünkü itlaf, yetişkin ve yaşlı köpeklerden başlarken, çünkü bu köpekler çok daha ortalıktayken, çok daha şikayet konusu iken, genelde anne köpekler ve yavruları yakalama ekiplerinin gözünden kaçabiliyor.

Hem yakalama ekiplerinin gözünden kaçıyor hem de yavrular anneler tarafından saklanıyor. Sonuçta yetişkin ve üreme yeteneği azalmış köpekler itlaf edilirken nüfusun üreme konusundaki en dinamik kısmı hayatta kalıyor. Bu durum köpek nüfus artışının agresifleşmesi neden oluyor. Eski haliyle yani itlaftan önce köpek nüfus artış hızı örneğin binde 20 iken İtlafla beraber nüfusun gençleşmesi, nüfus artış hızının 2-3 katına çıkması neden oluyor. Haliyle kısa vadede köpek nüfusu azaldı zannedilirken, orta ve uzun vadede nüfus artış hızı agresifleşiyor. Böylece itlaf sürekli hale geliyor. Yani bir kere öldürelim, daha sonra nüfusu kontrol altına alalım, Yöntemi doğru değil. Eğer ki bu işe girişecekseniz katliam üzerine katliam yapmalısınız her 5 yılda bir, her 10 yılda bir. Nüfus artış hızını agresifleştiren tek neden bu değil ama. Bir diğer neden ise köpeklerin yaşamasına uygun kimi yerlerde köpek nüfusunu azalması. Diyeceksiniz ki ne ilgisi var yine saçmalıyorsunuz.

Biraz düşünerek devam edelim. Süreç şöyle işliyor. Önce köpek yoğun bir bölgede köpekler toplanıyor. İşte katledilmeye götürülüyor maalesef. Fakat bu bölge bu durumda diğer köpeklerin gelip yerleşip çoğalmalarına elverişli bir ortam sunuyor. Eski habitat'taki üreme hızından çok daha hızlısı yeni habitat'ta yaşanıyor. Yani itlaf deyim yerindeyse ağaç budamaya benziyor, ağaç budamaya.

Kısa vadede ağacın boyu ve dalları kısalıyor ama orta ve uzun vadede ağaç daha agresif büyüyor. Öte yandan itlaf yönteminde bir diğer kusur itlafın başlamasıyla aşılama oranlarının düşmesi. Çünkü yerel yönetimler zaten öldürüleceğini düşündükleri hayvanları bir de aşılatmakla uğraşmıyorlar. hem yerel üretimler hem de sivil toplumu da bu işin içine katabilirsiniz. Bu durumda aşılama oranı düştüğü ve üreme hızı arttığı için hastalıklı hayvanların sayısı daha da artıyor. Bu yasayı savunanlar ortada ciddi bir kuduz tehlikesi olmamasına rağmen

Kudüs tehlikesini gerekçe yapıyorlardı. Halbuki itilafın başlamasıyla hastalıkların artışı arasında pozitif bir korelasyon olduğu birçok makalede yazıyor. Bu haliyle eski yasa yani 2004 tarihli 5199 sayılı yasa uygulanmamasına rağmen işe yaramıyor bu yasa diye yaygara koparıldı ve şimdi yeni bir yasa önümüze kondu. Bu yeni yasanın önümüze konma nedeninin sorunu çözmek olmadığı da pek açık. Fakat bu yasa sayesinde iktidar cephesi hem sorumluluğu üzerinden atıp belediyelere yüklemiş olacak, hem de artık bir sosyolojik tehdide dönüşmüş olan nefret gruplarının öfkesine belediyelere yönetmiş olacak. Kurnazca. Fakat bu kurnazlığı kavrayacak bir halk bilincine sahip değiliz maalesef. Kurnazca yönetiliyoruz.

birbirimizle didiştiriliyoruz ve çok tehlikeli bir yere götürüyoruz. Umudumuz, halk kesimlerinin iyi niyetli iradesinin devreye girerek Türkiye'yi bu utanç verici uygulamadan bir an önce kurtarabilmesidir. Umarım becerebiliriz. Becermek zor. Sadece aktivist davranmak gerekmiyor.

geniş, makul vatandaşların rızasına almamız gerekiyor. Bu yasa, sokak köpeklerinden bir biçimiyle endişe duyan geniş kesimlerin sorunu çözecekmiş gibi yapması neden oluyor. Hayır, bu yasa çözüm değil. Bu yasa insani çözüm değil demiyorum. İnsani olmamakla beraber zaten çözüm değil. Umarım becerebiliriz. Benden bu kadar, hoşça kalın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)