
1.035 kelime · ~5 dk okuma
Herkese merhaba, bu kaydı 1 Ağustos'ta alıyoruz. Tarihi özellikle söyledim çünkü bu tarihten itibaren evlerinizde kullandığınız doğal gazı %38 daha pahalıya tüketeceksiniz. Faturanızın, daha doğrusu yeni faturanızın ne olacağını kendiniz hesaplayın. Gece yarısı BOTAŞ'tan yapılan duyuru bu yönde. Hayırlı uğurlu olsun.
Açım kombileri, yaz ayı da olsa, havalar sıcak da olsa, sonuna kadar yakın kombileri. Artık gaz patronuyuz arkadaşlar. Geçen ay elektriğe bu ayda doğalgaza %38 zam yapıldı. Halbuki ne asgari ücrete zam yapılmıştı ne de dolar kuru yükselmişti.
Acaba doğal gaz fiyatlarında mı artış vardı? Ona da baktım. Yoo. Dünyada da doğal gaz fiyatları düşüyor. Hem de yavaş değil. Neredeyse çakılıyor. Yılbaşından bu yana doğal gaz fiyatları %31 ucuzlamış. Son bir yılda doğal gaz %50 değer kaybetmiş.
Öyleyse neyin zammıydı bu? Çok ama çok açık ki, Mayıs 2023 ve Mart 2024 seçimleri öncesi BOTAŞ'ın kaynakları pek muhterem, Sayın Erdoğan'ın koltuğunu koruması için çarçur edilmiş o kadar ki Karadeniz'de gaz bulduk goygoyuyla seçim ayında doğalgaz bedava dağıtılmıştı. İşte tüm bunlar BOTAŞ'ın finansal dengelerini dağıttı. Bu bölümde enflasyondaki bu gelişmeler üzerine devalüasyon olasılığını tartışacağız. Çünkü belli ki gündemimizden çıktı ama kurumlarımız iflas ettikten sonra enflasyonun tek baktığı değer dolar kuru değil. Düşünün, dolar kuru sabitken bunları yaşıyoruz. Uzatmayalım, derdimi bölüm boyunca anlatayım. Ben Ozan Gündoğdu, hazırsanız başlayalım.
Bizimki gibi halkçı değil de halk dalgabı olan rejimlerde seçimler halkın bayramıdır dostlar. Seçim yoksa halk perişandır. Seçimler yaklaştıkça biraz feraha ereriz. Boks maçına bir gong sesidir seçimler. Dayağa mola verilir gongla beraber. Seçim biter dayak yeniden başlar. İnanmayan Mayıs 2023'ü hatırlasın ya bedavaydı ya doğalgaz bedava.
Türkiye'nin tamamındaki konutların doğal gaz tüketiminden ücret almayacağız. Seçime giderken Mevlân verdikçe veriyordu. Böylece pembe bir buluta sokulan Türk halkının Tüketici Güven Endeksi 2-3 ayda 30 puana yakın arttırılmış ve 93 puana çıkarılmıştı. Seçimin ardından yeniden 70'lere düştü. Türkiye'nin Tüketici Güven Endeksi grafiğine bakan bir analist, Nisan ve Mayıs 2023'te ne olduğunu anlamaya çalışırdı. Ne olacak Erdoğan seçime gidiyordu. Mayıs 2023 seçimlerin ardından 1,5 yılı geride bıraktık. Temmuz 2024 verileriyle güncel durum şu. Son bir yıldır fiyatlar genel seviyesi TÜİK'e göre %70 artmış. Bakın %70. Buna karşılık dolar kuru %18 artmış. Üstelik Mart ayından bu yana yani son 5 aydır dolar kuru neredeyse yerinde sayıyor. Şimdi size bir bulmaca sorusu. Bir bulmaca sorusu. Kulak verin. Hazır mısınız? Evet gelsin sorumuz.
Eğer döviz kuru sabitse, buna karşın iç piyasada fiyatlar Türk lirası cinsinden artıyorsa, döviz kuru sabit, fiyatlar TL cinsinden artıyorsa, bu durumda iç piyasadaki fiyatlar döviz cinsinden ne olur? 2-3 saniye bekleyelim. Evet. Bu esnada soruyu tekrar edeyim size. Eğer döviz kuru sabitse, buna karşın iç piyasada fiyatlar TL cinsinden artıyorsa, bu durumda iç piyasadaki fiyatlar döviz cinsinden ne olur? Evet, süre doldu. Doğru cevap, döviz cinsinden de fiyatlar artar.
Eğer bu süreç kısa dönemli yaşanırsa mesele yok. Ama bir yılı aşkın süredir bu böyle ise, enflasyon devam ederken döviz kuru sabit tutuluyorsa, işte bu yolun sonunda iç piyasa dış piyasadan daha pahalı hale gelir. Bunun için kain olmaya gerek yok, nitekim öyle de oluyor. Temmuz ayında İstanbul Planlama Ajansı, İstanbul-Londra Market Araştırması başlıklı bir rapor hazırlamış, Londra'nın orta sınıf bir marketiyle Türkiye'nin orta sınıf bir marketinin TL cinsinden fiyatları karşılaştırılmış. Buna göre 1 kilo kıyma Londra'da 282 TL, 1 kilo tavuk 86 TL, 1 litre süt 27,5 TL, 1 kilo tereyağı 292 TL,
Türkiye zeytinyağı ihracatçısı, İngiltere ise zeytinyağı ithalatçısı. Ama Türkiye'de sızma zeytinyağının litresi 425 TL iken Londra'da 362 TL. Bu durumun pek çok nedeni içinde en temel nedeni Türk lirasının real değerindeki bozukluktur. Çok değerli bir yerli para hep sahibiz an itibariyle. Burada kısa bir ara verelim, döndüğümüzde kaldığımız yerden devam edeceğiz.
Biraz düşünürseniz bu durumun sürdürülebilir olmadığını siz de farkedersiniz. Ama gelin, bu düşünme işinde sizi yalnız bırakmayalım, beraber düşünelim ve Türk Lirası'nın değerini hangi maliyetle korulduğunu hayal edelim. Bir diğer soruyla devam edelim. Eğer dövizin Türk Lirası karşısında değeri değişmiyorsa, döviz kuru sabit, Türk Lirası'na verilen faiz aslında dövize de verilmiş olmaz mı? Soruyu anladık değil mi? Döviz sabit, Türk Lirası'na verilen faiz aslında dövize de verilmiş olmaz mı? Yine bir 2-3 saniye bekleyelim. Evet, süremiz bitti. Doğru cevaplayanları tebrik ederim. Öyledir. Döviz kuru sabitse, Türk Lirası'na verilen faiz aslında dövize de verilmiş sayılır.
1 milyon dolarımı TL'ye çevirdim ve elime 33 milyon TL geçti. Bu parayı da bankaya bağladım. 3 ayda bu paramı işleyen faiz %15. Benim 33 milyon oldu size 38 milyon. Fakat dolar kuru hala 33 TL. Yani ne olmuş oldu? Dolar cinsinden de param 1 milyon dolardan 1 milyon 150 bin dolara çıkmış oldu. 3 ayda 150 bin dolar. Müthiş. İşte buna credit rate deniyor.
Ya da son zamanlarda ekonomistlerin kendi oluşturduğu jargonla söylersek, Keristireyt. Keristireyt. Öyleyse tablo açık. Türkiye, Keristireyt gelirleriyle Türk lirasının değerini koruyor ama buna rağmen enflasyonu kontrol altına alamıyorsa, üstelik tüketim malı ithalatı böyle bir dönemde patlıyorsa, ihracatçı mal satmakta zorlanıyorsa, Yarın turizm gelirleri de bittiğinde, gıdada sezonun sonuna gelindiğinde, yani 2025 kışına girildiğinde ne yapacağız? Mehmet Şimşek'in patikası belli. Kışın ısınmak için satın aldığımız doğal gazı finanse etmek için keri tiretçilere tefeci faizi vermeye devam edeceğiz.
Peki, dolar kuru sabit kalınca enflasyon düşüyor mu? Evet, carry trade gelirleriyle dolar kuru sabit tutabiliyoruz ama bunu yaparken amacımız enflasyon düşürmekti. Enflasyon düşüyor mu? Gördük ki bu ikisi arasında yukarı yönlü bir ilişki var da aşağı yönlü yok. Yani döviz kuru sabitse enflasyon da sıfıra yaklaşır diyemiyoruz. Son bir yıldır bunu gördük. Fakat dolar kuru bir de yukarı yönlü hareket ederse ne olur? İşte bunu da daha önce yaşadık. Son bir yıldır fiyatlar TÜİK'e göre %70 arttı.
Buna karşı dolar kuru son 1 yıldır %18 arttı. Haliyle iç piyasa dolar cinsinden öylesine pahalı hale geldi ki, yurt dışı Türkiye'den daha ucuz kaldı. Bu durumun düzeltilmesi, Türk Lirası'nın değerinin düşürülmesiyle mümkün. Fakat Türk Lirası'nı bu kadar değerli tutabilmek için %60'a yakın mevduat faizi veriyorsan, Türk lirasını bu kadar değerli tutmamıza rağmen %70'in üzerinde enflasyon yaşıyorsan, bir de TL'nin değerini kaybetmesi halinde neler yaşayacağımızı siz düşünün. Olası bir kış devalüasyonunda mevcut enflasyon programının iflas ettiği net şekilde görülecektir. Çünkü tüm bu enflasyon programının bağlandığı ayak döviz kuru olarak görünüyor.
Şimşek 2028'e kadar dayanır mı? Benim Temmuz 2024'teki cevabım, dayanırsa mucize olur. Çanlar artık Mehmet Şimşek için çalıyor, rasyonel Mehmet'in koltuğu giderek gerilen dolar kuruluna bağlı hale geliyor. Vaziyet, onun için pek parlak değil, maalesef halk için de değil. Benden bu kadar. Hadi eyvallah.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.