
2.390 kelime · ~12 dk okuma
Herkese selamlar. Ben Perihan Tantu. Kahve ve borsaya hoş geldiniz efendim. Şimdi kahveler hazırsa biraz Amerika, biraz Türkiye.
Her hafta olduğu gibi sohbetimize başlayalım. Tabii iki işlem günümüz var. Ben şimdiden herkesi tekrardan geçmiş bayramında kutlamak istiyorum. Bu iki işlem gününde öne çıkacak gelişmeler ve önümüzdeki hafta bizi neler bekliyor biraz buralara değineceğiz aslında.
Çünkü yurt dışı tarafına daha çok merkez bankalarını izleyeceğimiz bir gün bugün. Dün Amerika piyasaları kapalıydı. Çin Merkez Bankası'nı bu sabah takip ettik. Burada faizleri sabit tuttuğunu izledik.
Norveç'te keza aynı şekilde sabit tutarken İsviçre'den faiz indirimi geldi. Ama Reuters'ın düzenlemiş olduğu bir anket var. Bu ankete katılan ekonomistlerin çoğu, küreseldeki merkez bankalarının Ağustos ayında faizleri indirmeye başlayacağını öngörüyor. Dolayısıyla burada artık bu yaz sonu itibariyle birkaç ay içerisinde sık sık birçok Merkez Bankası'nın faiz indirdiğine şahit olacağız.
Ama bu bizim için geçerli değil. İçeride şu an Merkez Bankası'nın tehrine ve gidişatına bakacak olursak burada biraz daha bizim yolumuz uzun. Faiz indirme konusunu 2025 yılından önce pek konuşacak gibi değiliz. Bunu da yine ifade etmek istiyorum.
Şimdi o yüzden burada yurt dışı tarafında, bardağın dolu tarafından da bakmıştık biliyorsunuz ve sonrası piyasalar. Şu an yurt dışı tepesine bakıyorum. Bir miktar tahvil faizlerine düşüş var. Bunun etkisini izliyoruz.
Bizim için 4.30 kalitik seviyeydi. 10 yıllıkların şu an 4.25 seviyesine kadar geldiğini görüyorum.
Dolayısıyla burası önemli. Buraya geldiği için zaten 4.30'un altında kaldığı için kıymetli metallerde de bir geri çekilme yaşandığını görüyoruz. Şu an tahvil faizlerinde aslında izleyeceğim seviye 4.30 değil de 4.37 bandı.
Buralara doğru bir pik görebiliriz. Tamam ama 4.37'lerin bir kez daha üzerine çıkmadığı sürece kademeli olarak tahvil faizlerindeki düşüş beklentimi koruyorum. Dolayısıyla bu bir miktar daha aslında kıymeti metallere olumlu yansıyabilir.
Onsaltı'nda ve gümüşte bir toparlanma var fakat bu toparlanma sınırlı biliyorsunuz. 2.334 dolar civarında seyrettiğini görüyoruz onsaltının. Burada bir sıkışma söz konusu.
Benim izleyeceğim seviye burada 2.330 dolardı. Oranın üzerine attığı için böyle hızlıca yukarıda bir 2.372 dolara bir hareket görebiliriz ama şu an altın en azından hala daha al pozisyonda olduğunu görüyoruz.
Fakat kısada bir kırılım gelmesi gerekiyor ki o da 2400 doların üzerinde yeni kapanışlar aldığımızda gerçekleşecek. Dolayısıyla hafif tahfif faizlerindeki geri çekilme altını bir süre daha besleyecek gibi görünüyor. Diğer taraftan tabii yurt dışı tarafında bu tahfif faizlerinin geri çekilmesiyle birlikte Amerika endekslerine bakıyoruz. Orada da yükselişler var.
Dün Amerika piyasaları kapalıydı dedik. Şöyle kısaca bir S&P tarafına da bakacak olursak Zaten burada net bir iki haftadır yükseliş görüyoruz. Özellikle Haziran'ın 4. itibariyle yenilen S&P'nin alageçtiğini şu anda 5534'ler bizim için kritik.
Buraların direnç olacağını ama aynı zamanda 5370'in üzerinde kaldıkça buradaki tut pozisyonuna devam edeceğini yine ifade etmek istiyorum. Şimdi içeriye geçecek olursak içeri de şöyle ki önümüzdeki hafta biz Merkez Bankası'nın faiz kararını izleyeceğiz. Reuters anketine bakıyorum yine. Merkez Bankası'nın aslında burada daha önceden beklenselerin üzerine seyreden enflasyonu malum kontrol altında tutmak için en son mart ayında yaptığı faiz artışını izlemiştik.
Buradan seçim öncesi de faizlerin artmasının aslında bir mesaj olduğunu, piyasaya verilecek bir mesaj olduğunu ifade etmiştik ve o noktada faizler %50'de 150'ye çıkartıldı ve sabit kaldı. Önümüzdeki hafta 27 Haziran'da Merkez Bankası'nın faiz kararını takip edeceğiz. Piyasanın genel beklentisi olarak aslında bir faiz artışı beklenmiyor. Öncelikle bunu ifade etmek isterim.
Dolayısıyla burada yine Merkez Bankası'ndan faizleri pas geçmesini bekliyoruz. Önemli olan diğer aylarda olduğu gibi burada metin. Çünkü neden? Biz artık Mayıs'ta muhtemelen enflasyonda zaten tepe yaptık.
Haziran, Temmuz ve Oslo sayılarında da vaz etkisi nedeniyle enflasyonda bir düşüş göreceğimiz için ve Merkez Bankası da bu arada ciddi rezerv biriktirebildiği için şu an elinin eskisinden çok daha güçlü olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla zaten şu noktada bir faiz artışı yapmasına da gerek yok. Diğer taraftan Hazine ve Mali'ye bakalım Emre Şimşek bu iki günü efektif bir şekilde değerlendirecek diye düşünüyorum. Neden?
Londra'ya gitti. Burada uluslararası yatırımcılarla görüşecek. Burada aslında bu toplantıyı düzenleyen JP Morgan, Doce Bank ve Dom Group. Bu üçlünün düzenlemiş olduğu bir organizasyona katılıyor aslında Mehmet Şimşek.
Bugün ve yarın bu organizasyon devam edecek. Burada küresel yatırım fonları, kare derecelendirme kuruluşları ve portföy yatırımcılarıyla bir araya gelecek Mehmet Şimşek. Şimdi bu toplantı bizim için şöyle önemli. Evet haftalardır tahvil tarafına bir yabancı ilgisinin olduğunu görüşüyoruz, daha doğrusu konuşuyoruz, dile getiriyoruz.
Her Perşembe Merkez Bankası tarafından bu V'leri alıyoruz fakat hisse tarafında tıkanma noktasına geldik. Hatta bırakın tıkanma noktasına iki haftalık para çıkışlarına baktığımızda 1 milyar doları aşan yabancı bozumu olduğunu görüyoruz. Yani buradan nette yabancı çıkımı var ve çıkışı var daha doğrusu. Dolayısıyla bu noktadan sonra gelebilecek yeni yabancı ordinolarıyla birlikte bizim için belki 350 dolar 400 dolar banda arasını konuşabileceğimiz bir senaryo gerçekleşecek ama şu an henüz bunun sinyallerini almıyoruz.
Dolayısıyla bu toplantının umarım verimli geçeceğini düşünüyorum. Bu toplantının verimli geçmesiyle birlikte. Meme Şimşek'ten de bu açıklamaları bekliyoruz. Şimdi uzun zamandır biliyorsunuz Borsa İstanbul'un üzerinde kara bulutlar geziyordu.
Neydi buradaki olumsuz senaryomuz? İşte bir işlem vergisinin gelip gelmeyeceği konuşuluyordu. Hatta bu işlem vergisinin geleceğini ilk Meme Şimşek ardından Cevdet Yılmaz onaylamıştı fakat oran konuşuluyordu. Fakat piyasada çok ciddi bir tepkiye yol açtı.
Hem yatırımcılar hem de aracı kuruluşlar tarafından. Dolayısıyla M5-25 yapmış olduğu son açıklamada bunu iptal ettiklerini açıkladı. Daha doğrusu iptal değil de şu an bu işlem vergisi konusunun ertelendiğini açıkladı. Ertelenmesi de bunun tekrar gündeme gelebileceğinin bir göstergesi.
Öncelikle bunu da geçtiğimiz hafta ifade etmiştim. Yine altını çizmek isterim. Dolayısıyla bu baskı olarak şu an bu mevzuyu rafa kaldırdık gibi görünüyor. Dolayısıyla bunun etkilerini görüyoruz Borsa İstanbul'da.
Bir de es geçmememiz gereken bir konu var. Madem katalizörlerden bahsediyoruz o da Türkiye'nin gri listeden çıkıp çıkmaması konusu. Sonuçta bugün 20 Haziran ve dolayısıyla burada 23-28 Haziran'da genel kurul toplanacak ve 27-28 Haziran'da gri listenin açıklanması planlanıyor. Dolayısıyla buradaki beklenti ve fiyatların içerisine giren konu Türkiye'nin gri listeden çıkacak olması.
Eğer bu senaryo gerçekleşmezse Burada ciddi bir olumsuzlukla karşı karşıya da kalabiliriz. Buna da hazırlıklı olalım ama bu düşük bir ihtimal. Çünkü burada aslında tüm çalışmaların yapıldığı ufak prosedürlerin kaldığını söylemiştim Emine Şimşek. Dolayısıyla burada hemen hemen piyasa artık Türkiye'nin gri liseden çıkacağına kesin gözüyle bakıyor diyebiliriz.
Ve bunun tabii Borsa İstanbul'a yansımasından da bahsetmek lazım. Dediğim gibi vergi konusu rafa kalkınca gündemimizde bu gri listeden çıkış ardından gri listeden Türkiye çıkarsa diğer kredi derecelendirme kuruluşları tarafından yeni not artışları gelir mi? Artık gündemimizde bunlar oturdu. Dolayısıyla bu beklentilerle birlikte biliyorsunuz bu karamsarlıkta endeks çünkü 10.000'in altını görmüştü ama şunu da söylemiştik.
Bakın yılbaşı itibariyle endekste gördüğünüz kadarıyla zaten 50-55 günlük ortalama altında bir kapanış gerçekleştirmedik. Dolayısıyla burası hem kritik bir seviye 55 günlük ortalama hem de Bollinger'ın alt bandı ilk etapta mutlaka tepki verecektir dedik. Neresiydi o seviye işte 10 binlerin altıydı. Hatırlayacağınız üzere burada 9986 ve ardından ertesi güne 9958 seviyesi görülerek 55 günlük ortalama nokta atışı bir şekilde çalışmış oldu.
Ve şu an bakıyorum iki işlem günü öncesi Borsa İstanbul günlük grafiklerde yeniden al sinyali yaktı. Neden? Çünkü bizim 11.088 puanda bıraktığımız aslında tepeden sizlerde grafiklerinizi açıp bir düşen trend attığınızda kısa vadeli olarak Bu düşen trendi yeniden kırmış olduk.
Dolayısıyla yeni bir yükseliş serisine başladık. Şimdi bundan sonra ne olacak? Hem TL hem de dolar bazlı olarak biraz bunu masaya yatırmak lazım. Şöyle ki bu kırılımla birlikte şu an Borsa İstanbul'da evet bir momentum yaşanıyor.
Ben de bu sohbeti gerçekleştirirken yüzde bir buçuk Yükseliş izliyoruz zaten endekste ve şunu söylemiştik iki opsiyon var demiştik on binlerin altında yeni pozisyon açılabilir ya da bu kırılım geldikten sonra yeni pozisyon açılabilir demiştik. Artık al bölgesine geçtiğimizi ifade ediyoruz. Yani her iki seviyeden de pozisyon açanın şu an zaten kârda olduğunu görüyoruz. Bundan sonra şu an on bin altı yüz yirmilerdeyiz.
Ben bu sohbeti gerçekleştirirken karşımdaki seviye bu arada on bin dokuz yüz doksan yani biz buna on bir bin diyelim. Dolayısıyla şimdi Borsa İstanbul'un bu noktada ilk durağı 11.000 olacak. Olası geri çekilmelerde bir realizasyon gelir ise biz şimdi 10.470-10.500 seviyesini takip edeceğiz.
Neden? Bu seviyeye kadar geri çekilmeler şu an kısada realizasyon olarak okunabilir. Zaten 11.088 puandan gelen satışı da farkındaysanız hep bakın bu ana yükseliş trendi içerisinde kısa bir realizasyon süreci.
Dolayısıyla bu çok uzun soluklu olmayacak diye okumuştuk ve yorumlamıştık. Şimdi bizim bakacağımız yer aslında 10.500'ler. Dolayısıyla buranın altına tekrardan gelmediğimiz sürece Borsa İstanbul'da yükselişin 11.000'lere kadar devam edeceğini düşünüyorum.
Bizim için önemli olan bakalım 11.000'den sonra bıraktığımız bu 11.088'in üzerine atıp atmayacağımız konusu. Biz burada grafiklerimizi dolar bazına çevirirsek yavaş yavaş şu an 325 doların yeniden fiyatlandığını görüyoruz.
Bu da bizim için şöyle bir kritik öneme sahipti. Bizim daha önceki haftalarda da yayınlarımızı dinleyenler varsa bilirler. 2018'de bıraktığımız bakın bir ikili tepemiz var. Bu da 320-325 dolara tekabül ediyor.
İlk etapta burayı geçemeyiz demişti ve oradan satış almıştık hatırlayacağınız üzere ve orayı geçtikten sonra hızlı bir 300 44 hareketi gerçekleştirdik ve gelen satışlarla birlikte hızlıca 300 dolarlara doğru bir hareket sergilemiştik. Onun da karşılığı işte TL'ye bazlı olarak 10 binlerin altıydı. Peki şimdi geldik yeniden o kritik seviyeye 325 dolar bandına. Burası benim için önemli.
Şimdi az önce TL'ye bazlı olarak konuştuk. fazla olarak bakacak olursak ben bu haftayı bugünü ve yarını 325 doların üzerinde kapatmamız gerektiğini düşünüyorum ki yeniden bir yükseliş serisi başlasın ve burayı 325 doların üzerinde kapanışı alabilirsek hızlı bir 140-142 dolar arasına bir önceki tepeye bir hareket gerçekleşebilir ama az önce de yani sohbetin başında da ifade ettiğim gibi ben geçmiş dönemde yaptığım birçok yayında 350 doların üzerine oturabilmesi için Borsa İstanbul'un biraz artık yabancı yatırımcıya ihtiyacı olduğunu, bunu farklı bir paradigma olduğundan bahsetmiştim. Dolayısıyla burada yeniden işte Sayın Meveşimşehir Londra ziyaretleri gibi ya da gri listeden çıkış, yeni not artışı beklenmesi, farklı katerizörlerle birlikte burada yeni alımları görmemiz gerekiyor diye düşünüyorum. Dolayısıyla burayı takip etmekte fayda var.
Yukarıda 141 doları hedefliyoruz dedik ama şunu da konuşalım. Peki biz 325 dolar civarında kapanış gerçekleştiremedik. Ne olacak? 319 dolara kadar bir geri çekilme burada kabulümüz olacak.
tutmazsa buralar 312 dolara kadar bir hareket görebiliriz. Şimdi es geçmememiz gereken bir durum daha var. O da TL'nin seyri. Neden?
Şimdiye kadar genelde kurda çok bir hareket görmediğimiz için malumunuz. Dolayısıyla TL bazlı grafikler ve dolar bazlı grafikler arasında çok bir oynaklık yoktu. Fakat Barclays tarafından biliyorsunuz bir rapor yayımlandı. O da diyor ki TL'de yaz aylarında belli oranda değer kaybına izin verilebilir diyor.
Şimdi bunun etkisini de konuşmak lazım. Bu senaryo gerçekleşirse ne olur? Bu senaryo gerçekleşirse bir miktar ben Borsa İstanbul'a bunun maaş açabileceğini düşünüyorum. Çünkü yılbaşı itibariyle konuşuyoruz.
Malum TL'de sonuçta değer kaybına baktığımızda enflasyonun altında kalıyor bu değer kaybı. Bu nedenle biz zaten yılbaşı itibariyle değerli TL'yi konuşuyoruz ki seçim sonrası da bu sürecin böyle devam edeceğinin birçok defa altını çizmiştim. Hatta bunun maliyetini de konuşacak olursak Dünya Gazetesi'nde de Korcan'ın yazısı çok dikkat çekeceği de burada yapmış olduğu hesaplamaya göre aslında Yılbaşı itibariyle şöyle diyor, kurlarda yılbaşından bu yana yaşanan artış %9.4.
Eğer bu döviz yılbaşında TL mevduata geçseydi tasarruf sahipleri geçen sürede 400 milyar TL daha fazla gelir elde edebilirdi diyor ve dolayısıyla döviz tutanın 6 aylık kaybını 400 milyar TL olarak hesaplamış. Yani bu da aslında dövizin şu an net getirisinin enflasyonun çok çok altında ezildiğini gösteriyor bize. Bu kısmı daha önceden konuştuğumuz için yani burada Merkez Bankası artık TL'ye kademeli olarak, Barkiz'in dediği gibi birkaç hafta öncesinde buna değinmiştik, TL'ye değer kaybettirebilir ama ben bunun Borsa İstanbul'a orta ve uzun maddeye de olumsuz yansıyacağını açıkçası düşünmüyorum. Ve şu an Borsa İstanbul'da yaşanan bu yüzde bir buçukluk yükselişin arkasındaki aslında biraz daha sektörlere ve gerekçelere bakalım.
Şimdi burada olumsuz senaryo artık gündemimizden kalktı dedik ve şu an son zamanlarda Borsa İstanbul'da koy sifarişan sektörlere baktığımızda Mustafa HSP'sinin raporu yine dikkat çekeceği de bu raporda yine Gıdapira kendi şirketleri tarafından Televizyonlar geldi. BİM için hedef fiyatının 450'den 700 TL'ye yükselttiğini ve tavsiyesini al olarak kurduğunu görüyoruz. Migros da 510'dan 685 TL'ye, çok marketlerde de 100 TL'den 75 TL'ye düşürdüğünü ve orada tavsiyesinin al olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla burada gıda perakende tarafı hala daha sektörel olarak güçlü.
Gelen zaten BİM bilançosu da bunu bizlere ispatlamış oldu. Diğer taraftan dönüp bakıyoruz. Borsa İstanbul tarafından şu an yükselişe puan bazlı. en çok katkı sağlayan hisselere baktığımızda Tüpraş, Akbank, BİM, Koç Holding, Türksel Garanti Bankası, İşçe, Ereğli gibi hisseleri görüyoruz.
Şu an bankacılık tarafında %2,34'lük yükseliş söz konusu. Bankacılık endeksine baktığımızda ise burada da aynı endekste olduğu gibi düşen trendi günlük grafiklerimizi kırdığını ve 14.913 puanın üzerinde kapanış aldığında bir kez daha aslında bankacılık endeksinin alıyakacağını günlük grafiklerde izliyoruz. Şöyle ki burada 14.900'ün üzerinde kapanışla birlikte hızlı bir şekilde yeniden 15.700'lere doğru hareket yaşanabilir bankacılık tarafında.
Peki Sınai tarafına bakalım. Bugün Sınai de çünkü yükselişe eşlik ediyor ve burada tüpraş öncülüğünde izliyoruz tabii puan bazlı olarak. bu yükselişi. Sınayi tarafında da şu an yüzde bir buçukluk yükseliş yaşandığını görüyoruz.
Sınayi endeksi sonuçta özellikle bankacılığa göre oldukça geride kalmıştı. Burada Sınayi tarafında izleyeceğimiz seviyesi tam buralar 14.300 çünkü burada geniş bir marj açılacak. Eğer buranın üzerinde biz 1-2 günlük kapanış alabilirsek 15.300'lere doğru SNAE tarafında özellikle ERA'yla TÜPRAŞ,
belki devreye PETKİM'in girdiği SNAE hisseleriyle birlikte yeni bir yükseliş momentumu görebileceğiz. Dolayısıyla işte bu iki grup bir miktar holdinglerle birlikte Bizi BİM'in de etkisiyle daha doğrusu hızlı bir şekilde 11 binlere götürebilir ama dediğim gibi şu an bir miktar belki 11 binlerin üzerinde kurumda seviyesine doğru 350 dolar bandında biraz pozisyonları hafifletip hafifledikten sonra sonra eğer burada 350 doların üzerinde yeni kapanışlar alabiliyorsa pozisyonları arttırmak daha mantıklı olacaktır diye düşünüyorum. Tabi bu noktada az önce ifade ettiğim gibi yine Merkez Bankası'nın faiz kararını ve diğer taraftan buradan metinde olası faiz indirimlerinin olup olmayacağını da konuşmak lazım. Çünkü şöyle ki artık yaz aylarına geldik ve Borsa İstanbul tarafında hep söylediğim bir şey vardır.
Borsada fiyatlamalar geleceği fiyatlar biliyorsunuz ve ortalama bir süre verecek olursak genelde bu gelecekten kastımız 6 ila 7 aylık döngülerdir. Dolayısıyla burada artık 1-2 ay içerisinde Borsa İstanbul'un 2025'in ilk yarısında olası faiz indirimlerine karşılık biraz daha sınayi tarafına da ağırlık verebileceğini düşünüyoruz. Dolayısıyla geride kalmış sektörlerden, SNAİ tarafında geride kalmış sektörlerde yeni bir momentum, görme olasılığımız yüksek. Zaten görüyorsunuz bugün el elde yükselişler örnek veriyorum, %3'e yaklaşmış oldu.
Diğer taraftan işte PETKİM'e bakıyoruz, %2'lik TÜPRAŞ'a bakıyoruz, %2,5'luk yükseliş söz konusu. Şu an bankalara uzun bir aradan sonra SNAİ'nin de genele yayılan bir şekilde eşlik ettiğini görüyoruz. Dolayısıyla buna bir de telekomünikasyon ve gıda perakende tarafını ekleyecek olursak yani burada ana pozisyonlanmanın yine bu büyük sektörlerde olduğunu söyleyebiliriz. Şu an portföy dağılımını bu şekilde güçlü şirketlerde yapmak ve tutmaktan fayda var diye düşünüyorum.
Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ediyorum efendim. Herkese güzel bir hafta sonu diliyorum. Kısa bir piyasa toparlaması yaptık ama haftaya perşembe günü kahveleri hazırlayın. Yeniden buluşacağız.
Sevgili Selçuk yöneşleri ağırlayacağız. Şimdilik hoşçakalın. Herkesi sevgiyle kucaklıyorum.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.