
1.871 kelime · ~9 dk okuma
Bugün hava güzel mi? Aynen öyle kardeşim. Kaynanan seni sever mi? Aynen öyle kardeşim. Bugün hava güzel mi? Aynen öyle kardeşim. Kaynanan seni sever mi? Aynen öyle kardeşim. Aynen öyle.
Abi merhaba, merhaba. Ne yapıyorsun ya? Vallahi özleşmişiz. Aramıyorsun. Arayınca da açmıyorsun. Açınca da konuşmuyorsun. Sen yakında engellersin de beni instagramdan hala. Valla görüşemiyoruz ya. Abi işten güçten vakit mi oluyor ya? Sen sanıyor musun ki telefonunu açmadığım zamanlarda ben çok mutluyum, çok eğleniyorum. İt gibi çalışıyorum ben, it gibi. Oradan oraya, oradan oraya. İşten eve, evden işe. Buraya da gelmeyecektim de. Beril, gönül koyarım bak mutlaka gel küserim dedi. Apar topar çıktık geldik. Betül nerede ya? Gelmedi mi? Abi sabah 6'da kalkıyor ya fırıncı gibi. Gelemiyor bu saatlerde ki.
Bak geçen Gündüz Vastaf'ın bir kitabında okudum abi. Sabah 6-7 gibi kalkmamızı gerektirecek bütün yaşayış biçimleri totalitermiş, baskıcıymış. Hiçbiri özgürlükçü değilmiş. Cansu! Neredesin kızım be? Ah ah! Ne bir ses ne bir haber. Unuttun mu bizi be?
Gençler, hiç bozmayın bir fotoğrafınızı çekiyorum. Fotoğraf mı? Ya bir dakika, Samet. Ben gömleği içeri sokmadım da. Kötü duruyor mu abi dışarıdan? Baksana bir. Bir şey yok, dışarıdan daha güzel abi. Efil efil, Arap türüsü gibi çok iyi. Benim saçım nasıl? Bakayım abi. İyi, sıkıntı yok sende. Dur, sadece şurası birazcık şey. Benim gömlek ütsüz de, arkadan böyle biraz şey yap... Tamam, fotoğrafa bakın. Çekiyorum. Tamam.
Murat ya bana bunları şeyden atsana ya neydi o? Whatsapp'ın benzeri de hani böyle... Abi geliyor. Samet şöyle yapalım. Sen tuvalete git gel. Tamam mı? Tamam. Ben de seni balkonun köşesinde bekleyeyim. Tamam. Sen tuvaletten çıkınca balkonda buluşup gündemi değerlendiririz. Ne dersin? Abi tamam çok iyi olur. Ben zaten aşırı sıkıldım. Ben hatta tuvalete gitmiyorum. Direkt balkona geçiyorum. Tamam olur. Hadi gel çıkalım. Hadi hadi çıkalım.
Samet, Türkiye'de haberciliğin geldiği son noktayı seninle paylaşmak istiyorum. Ben şaşkınlık içindeyim. Haber nedir? Bir şey ne zaman haber değeri kazanır? Bu gibi soruların nihai yanıtı için hazır mısın kardeşim? Benim günümün yarısı Twitter'da ve yurt içinde geçiyor. O yüzden fazla şaşıracağımı ben düşünmüyorum. Lütfen söyle. Fulya Öztürk, Doğu Perinçe şarkıcı Simgesağı'nın Mario Icar diye aşık olup olmadığını sormuş.
Fulia Öztürk ne alaka? Doğu Perinçek ne alaka? Simge Sağın, Mario Icardi bütün bunlar ne alaka? Ya bu dört isim aynı cümlede nasıl barınabiliyor? Üstelik ortada bir aksiyon da yok ha. Yani üzerine konuşabileceğimiz bir aşk falan da yok. Cümledeki bir isimle diğer isim arasında oluşabilecek aşk ihtimali Perinçe'ye neden soruluyor?
Fulya Öztürk kartlarını neden bu şekilde dağıtmayı tercih ediyor? Benim aklım almadı. Fethi bence Perinçek siyasete, politik gündeme falan doydu. Perinçek artık kariyer planını emekli bir eski ünlü gibi yönetmek istiyor. Bir masaya otursun Hakan Ural gibi. Buna her şeyi sorsun da her konu hakkında fikir beyan etsin. Bu arada böyle bir plan varsa ben destekliyorum, izlerim de bize de malzeme çıkar buradan. Ben en çok seneler sonra Perinçe'ye verilecek olan altın şampuan, altın mandalina, artık ödülün adı her neyse, o ödülün verilme nedenini merak ediyorum. Ömür boyu siyaset ödülü mü, siyasetten magazine en keskin geçişi ödülü mü? Bir ödül verilecek o kesin. Bu performansın başka bir açıklaması olamaz çünkü. Bir ödül gerekiyor, bu açık. Bu kadar istikrarlı fraksiyon değiştiren bir insan olmak da çok zor çünkü. Bir de yani bu yaşa kadar. Bak, tiyatrocular arasında sahnede ölmek diye bir terim var ya, onun siyasetteki karşılığı gibi. Seçim esnasında son nefesimi vermek istiyorum falan dese yadırgamam. Emekli olmak ona yakışmayacak gibi yani. Öyle bir tavrı var. Ben şeyi merak ettim şu an. Perinçek siyaseti bıraksa başka bir mesleği var mı?
Zannetmiyorum, yok galiba. Ama bildiğim kadarıyla Perinçek zengin ya. Güzel bir hayat yaşıyor yani. Perinçek şu noktadan sonra siyaseti tamamen bence bırakamaz. Hani bıraksa bile ancak nikotin bandı benzeri bir nesne sayesinde bırakabilir gibi düşünüyorum. Polemik bandı mesela. Hani siyaseti bırakıyorsun ama bir iki sene polemik bandı yapıştırıyorsun konuna. Perinçek aslında bir siyaset bağımlısı değil abi. Polemiktir yakisi.
Bu adam polemik seviyor. Yani dudağında polemik dursun, onu içine çekmesi o kadar da sanki mesele değil. İşin polemik boyutunu bırakamıyor bence. Dudak hizasında hep bir mikrofon, hep bir ses kayıt cihazı olsun istiyor bence. Bence Perinçek çok da içine çekmiyor zaten. Çekse duramaz. Dediğin gibi polemik triyakisi ya bu adam. Birine mesela laf atıyorsa bu adam, Gerçekten de öyle düşündüğü için değil, başka türlüsünü bilmediğinden demek ki. Doğu Perinçek, Öztürk'ün sorusuna verdiği yanıtta aşk hayatıyla ilgilenmediğini belirtti. Perinçek, ben aşk hayatıyla değil, ayaklarıyla...
Perinçek ben aşk hayatıyla değil ayaklarıyla ve kafasıyla ilgilenirim şeklinde bir açıklamada bulundu. Ayrıca Perinçek Mario Icardi için karakterli bir futbolcu olduğu gözüküyor ifadelerini kullandı. Ya Samet ben Perinçek'in Icardi'nin ayaklarıyla ilgilenmesini haddinden fazla tuhaf buldum. Sana da öyle bir his geldi mi? Hani ne anlatmaya çalıştığını anlıyorum da neden bu şekilde ifade ettiğini anlamıyorum. Bir kere Icardi'ye karakterli demiş. Ben Perinçek'in çok da futbol takip ettiğini düşünmüyorum bu açıklamadan sonra. Biraz şüphe uyandırdı yaptığı açıklamalar çünkü ben olsam bu haberin başlığını şöyle koyardım. Perinçek iki nokta üst üste
İcardi'nin karakteri çok iyi, ayakları da muazzam. Doğu Perinçek gündem başlıklarında VPN'i açmış diyebilir miyiz kardeşim? Very old politician cannot resist this footballer. Silinmeden izle. Hemen izle. Çabuk izle. Şimdi izle.
Samet, önümde marjinaller marjinali bir şarkı var. Toplumumuzun kültürel kodlarının çok da uzağında olmayan bir hikayeden bahsediyor bana kalırsa. Baldıza yazılmış bir şarkı bu. Hani baldıza yazılmış şarkılardan biri. Aslında toplumsal baldızlığa yazılmış bir şarkı da diyebiliriz. Böyle toplumsal eniştelikten toplumsal baldızlığa yazılmış bir balat gibi düşünebilirsin bunu. The Baldız. The Baldız.
Fethi bu baldız övücülüğü nerede başladı? Hangi gün başladı? İnsanın içinde hep elde edemediğine böyle uzakta olana ulaşma isteği mi var? Onun bir temsili mi bu baldızın? Arsızlığın, doymazlığın, kapitalizmin görünmez eli mi baldız övücülük?
Belli ki çünkü toplumda böyle bir yönelim var yani bu çok dillendirildiğine göre bazı duygulara karşılık geliyor ki böyle şarkılar var. Benim bu baldız sevdasına dair bildiklerim hayli az aslında. İşte baldız baldan tatlısın, ablandan çok farklısın, sen ne desen haklısınlarla falan sınırlıydı benim bilgim. Ben de Google'a baldızlı şarkı sözü yazdım.
Hani ilgi çekici olsun diye. Karşıma Oğuz Yılmaz'ın Baldız şarkısı çıktı. Dörtlükler böyle A-A-A-B uyak düzeniyle yazılmış ve şöyle bitiyor her dörtlük. Ondan öptüm baldız seni. Şarkı Baldız'ın şaşkınlığı karşısında verilen bir savunma niteliğinde aslında. Yani belli ki Baldız'dan bir soru var bu şarkının öncesinde. Yani Bayram değil, Seyran değil. Ki Bayram-Seyran zamanında da bu işler karşılıklı Rıza'ya dayanmalı. Bu başka bir videonun konusu. Enişten beni neden öptü? Burada konu bu. Anladığım kadarıyla bu soruya bir karşılık olarak şarkı yayınlamak istemiş Ankaralı Oğuz Yılmaz. Yani Oğuz Yılmaz'ın dörtlükleri Ondan öptüm baldız seniyle bitiyor ya Bu Cemal Süreyan'ın Keşke yalnız bunun için sevseydim seni finaline benziyor biraz Daha önemli bir konu var Rıza tartışması bence tepe noktada Yani biraz bunun da analizine soyunalım Şayet baldızın psikolojik ve biyolojik bütünlüğüne zeval gelmişse Bu şarkı failin beyanıdır Ama
Baldız'ın rızası ve hazzı çok öncelikli. Bunu kabul ediyoruz değil mi? Evet, tabii ki. Şayet bu iki değer. Yani Baldız'ın aldığı keyif, bu hazzın meşruiyeti ve rıza önceliklenmişse bu şarkı güzel bir şarkı olacak. Radyosunu yeni açanlar için hatırlatmış olalım. Rıza her şeydir.
Etik dersi bittiyse sözlere göz atalım mı Sametciğim? Ben şu an şarkıyı bilmiyorum. Sen sözleri okumadan evvel bir tahminde bulunmak istiyorum ben. Lütfen. Sözler şöyle olacak bence. Şöyle olmuştu da, böyle olmuştu da. O gün zaten bir kafam da karışıktı da. Azıcık da canım da çekmişti. Biraz zaten bir süredir ben bunalımdaydım. Hamas lideri de öldürülmüştü. Üstüne bir de kar yağmasın mı?
Ondan öptüm baldız seni. Bu benim kuponum. Fethicim. Bakalım ne kadar tutacak. Hadi sözlere geçelim. Bir gün divana yatmıştı. Of. Yanağını al basmıştı. Şeytan aklımı almıştı. Ondan öptüm baldız seni. Önceden biraz utandım. Sevdandan tutuşup yandım. Karanlıkta ablan sandım. Of. Ondan öptüm baldız seni.
Seni sevsem bana hay hay. Bu işin çaresi kolay. Bayramda zekatına say. Ondan öptüm baldız seni. Karanlıkta ablan sandım nedir ya?
Kesinlikle haklısın Sametciğim fakat bu hikayede bu haz denkleminde fatura ışıksızlığa kesilmiş sanırım. Işık yoksunluğundan olmuş olan her şey ben öyle anlıyorum. Ya ilk kıta diyor ki benim canım çekti. Ben kudurdum. Ben bir süredir ten rengindeki değişimlere kadar inceliyorum. Ben seni bir öpeceğim.
İlk kıta böyle. O kıtada bir karar var bir kere. İkinci kıtada artık karanlıkta ablan sandım boşa düşüyor. Çünkü en başta karar verilmiş. Ben önce geberdim, fenayım dedin ya, neden inkar etti şimdi ikinci kıtada? Yok gözüme güneş geldi, Arap'ı vurdum. Yok ışık yoktu, ablası sandım falan. Albert Camus'dan beri aynı muhabbet. Yok annesi ölmüş de bugün mü ölmüş, dün mü ölmüş bilmiyormuş.
Bunun gibi şeyler değil mi? Böyle olmaz yani. Bence şu ışığı artık düzgün ayarlayın. Her sorumluluktan böyle kaçıyorsunuz. Şu gözünüzü tanıyın artık ya. Üçüncü kıtada da bir çözüm sunmuş. O da saçma. Diyor ki, bak diyor elimizde böyle bir günah var. Bu günah benim. Nasıl yapsak? Aa buldum diyor. Bak sen bana zekat vermiş ol. Şahane çözüm diyor. Böyle mahsuplaşalım. Böyle olmaz. Çok kötü.
Böyle muhasebe olmaz. Böyle muhasebe olmaz, böyle din de olmaz ya. Bu tefsiri nerede yazdınız siz? Maltepe Pavyonu'nda mı? Ya emek takasını duydu bu dünyada, taciz takası duyulmadı yani. Abi sen az önce tefsir dedin değil mi? Evet. Ben tefsir kelimesini duymayalı bayağı olmuştu, teşekkür ederim ya. Rica ederim. Ben bu şarkıyı sevmedim Samet.
Bizansen hoşuma gitmedi. Baldız Özne'nin de rızası yok gibi zaten. Hani bir yanıt da yok Baldız Özne'den. Bilsem seçmezdim bu şarkıyı ya. Daha etik, daha haklı bir şarkı seçseydim keşke. Karlıkayın Ormanı'nı seçseydim. Ben ikna olmadım bu şarkıya. Benim rızam yok. Zekatına say o zaman Sametciğim sen de. Öyle. Fethi bu arada çok beklettik ya. Kapıyı da kilitlemiştim ben kimse balkona çıkmasın diye. Geçelim mi içeri? Ayıp oluyor. E hadi geçelim. Bu şöleni kaçırmayalım Sametciğim yani. Lütfen hadi.
Ağam neredesiniz ya? Demin burada ateş çevirdiler, ip gerdiler, üstünde yürüdüler. Ağzına şiş sokan vardı ya. Hep kaçırdınız abi. Ya böyle bölümlerle alakalı falan konuşmamız gereken şeyler vardı ya. Kusura bakmayın. Biz zaten çok kalamayacağız bu arada.
Ya biz Samet'le Çok Eşli Danslar kursuna yazıldık. Oraya yetişmemiz lazım. İlk ders olduğu için de katılım zorunlu. Yoksa %40 daha ödeme yapacağız. Biz müsaade isteyelim. Size zaten doyum olmuyor teknik olarak. Hani ne kadar görüşsek de doyamıyor. Ayça!
Görüşürüz. Doyamayız. Ne yapsak doyamayız. Bu açlık hali sonsuza kadar devam eder. Hadi görüşürüz o zaman gençler. Hadi bak öpüyorum. Kendinize çok iyi bakıyorsunuz. Öpüyorsunuz. Bak saat kaç olursa olsun. Duyuyor musun? Saat kaç olursa olsun bizi arayın. Alo deyin. Cüzdan, telefon, sigara, anahtar. Bu ne be? Tamam bu da burada. Hadi çıkalım. Samet ya.
İnsan güzel şey de, insanlar yani yan yan alarken, bir aradalarken feci daralıyorum be Samet. Seni senden çalan toplumdur kardeşim. Aynen öyle kardeşim. Aynen öyle kardeşim. Aynen öyle kardeşim. Aynen öyle kardeşim. Aynen öyle kardeşim, aynen öyle kardeşim
Samet, Ayçek çıkacak dışarıdan. Ben Türkçeyi unutmuşum. Bir süredir Türkçe konuşmuyormuşum. Sadece Flemengçe varmış bende. Öyle miymiş? Evet evet. Anlatınca ben ne oluyor anlamında sana bakayım. Sen de de ki... Flemengçe şey desene, Samet'in basuru ağızlı gittirmemiz gerekiyor. Öyle desen olmaz. Olur olur. Bak şöyle beynimde bir yere hasar gelmiş.
Bu hasar yüzünden ben bir haftadır sadece Flemengçe anlayıp Flemengçe konuşabiliyorum. O yüzden açıklayamıyorum hayat nasıl gidiyor, şeyler nasıl oluyor falan. Ben full Flemengçeymişim. Sen onu o şekilde izah edersen ben de gülerim turist gibi tamam mı? Basur sabit mi burada? Basur var hepsini anlatacağım. Flemengçe böyle dilim döndüğünce konuşacağım böyle bir tur entrant mini bir antrenman. Geliyor geliyor. Samet geliyor. Tamam tamam tamam.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.