Podcast

15 Soruda İlişkimiz Sağlıklı Mı? (Son Kısım)

Yakın İlişkiler

2 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Psikolog Dr. Gizem Sürenkök bu bölümde sağlıklı bir ilişkide olup olmadığımızı anlamak için kendimize sorabileceğimiz 15 soruyu paylaşmaya devam ediyor. Bir önceki bölümde ilk 7 soruyu aktaran Gizem, kalan 8 soruyu da bu bölümde masaya yatırıyor.





Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

1.616 kelime · ~8 dk okuma

Sevgili dinleyiciler, geçen hafta sizinle 15 soru üzerinden ilişkimizi değerlendirmeye başlayalım demiştim ve bunlardan 7 tanesini geçen bölüm sizinle paylaşmıştım. Gelelim bu soruların devamına. Hazırsanız hemen başlıyorum. Partnerinizle sosyal medya ve e-mail hesaplarınızı paylaşır mısınız? Ya da mesela size bir e-mail gelse ve partneriniz bunu yanlışlıkla görse kendinizi nasıl hissedersiniz? Şimdi e-mail ve sosyal medya hesaplarınızın şifrelerini paylaşmalısınız gibi bir şey asla söylemiyorum. Hele de zaten bunu sizden talep etmesi durumunda partnerinizin bunun önemli bir red flag olduğunu da belirtmek isterim. Çünkü çoğu zaman bunu birbirimizi denetlemek adına yapıyoruz. Bu gerçekten ilişkiler için çok sağlıksız. Ama diyelim ki sizin e-mailinizde ulaşmanız gereken bir şey var. O esnada evde değilsiniz veya ulaşamıyorsunuz bir sebepten, türlü teknolojik sebeplerden ve partnerinize e-mailinizde şifresini söyleyeceksiniz. Bununla ilgili kendinizi ne kadar rahat hissedersiniz?

Ya da aynı şekilde mesela partneriniz bir şekilde Instagram'dan bir şey bakacak ve girmesi gerekti sizin hesabınıza. Bu sizde ne kadar sıkıntı yaratır? Huzurla bunu paylaşır mısınız? Bunu paylaşmanızın sizin her her bir şekilde kötülüğünüzü olmayacağından emin olur musunuz?

Ve tabii ki her zaman olduğu gibi bunun tam tersi de doğru mu? Yani partneriniz sizinle Instagram hesabının veya e-mail hesabının şifrelerini paylaşsa 1. Bunu kötüye kullanır mısınız? Yani o hesandaki paylaşma sebebinin dışında o hesapları kontrol etme, takip etme, didik didik etme gibi bir şey yapar mısınız? 2. Gördüğünüz, yani şaka diyelim gördüğünüz herhangi bir şeyden dolayı partnerinizi yargılar mısınız? Bunlar önemli sorular. Sosyal medya ve e-mail hesabı diye başladım ama bir şey daha katayım buraya. Banka hesabınızın şifresini verir misiniz? Mesela bankadan para çekilecek. Bankamatik kartınızı, verdiğiniz partilerinize şifresini söylediniz. Bunu yapmakta herhangi bir rahatsızlık

Transkriptin tamamını oku

Duyar mısınız? Ya da mesela işte kredi kartınızı, kartlarınızı bıraktınız bir sebepten şifresini söyleyiniz. Hay Allah diye böyle huzursuz hisseder misiniz kendinizi? Yoksa karşınızdaki insanın size hiçbir şekilde zarar vermeyeceğine, sizin kötülüğünüz olacak herhangi bir şey yapmayacağına güvenir misiniz? Bakın bunlar aslında o kadar kritik sorular ki yani çünkü sonuçta bir yaşamı paylaşıyorsak biz birbirimize ait tarz şifreleri duymamız bilmemiz gereken zamanlar olabilir. Ama bunları bildiğimizde bunları kötüye kullanıyor muyuz yoksa ha acil bir durumda ben mesela acil bir durumda girmem gerekse bu şifreyi biliyorum ama

Yani o acil durum olmadığı sürece ben zaten asla partnerimin e-mailine girmem. Niye gireyim ki? Bu onun özel alanı diyebilmek gerçekten ilişkide çok güzel bir seviye. Dokuzuncu soru, paylaşımların ötesinde bir soru aslında. O da şu, çok hoşuma gidiyor bu soru benim. Birbirinize karşı görüşleriniz yeterince gerçekçi mi? Yani böyle gerçekçi olmayan, birbirinizi idealize eden bir olumluluk ya da gerçekçi olmayan ve birbirinizi gereksiz yere kötüleyen bir olumsuzluk mu taşıyor? Yoksa partnerinizin hem iyi taraflarını hem kötü taraflarını bildiğiniz, bu kötü özelliklerle beraber onu kabul ettiğiniz ve iyi özelliklerini takdir ettiğiniz bir şekilde bu insanı hayatınıza aldığınız bir yerde misiniz? Ve aynısını partneriniz için de söyleyebilir misiniz? Yani o Nilka İbrahimgilin ''O beni prenses peri sanıyor'' şarkısı vardı ya mesela. Bu aslında o kadar yanlış ki. Yani kimse bizi prenses peri sanmasın. Biz olduğumuz gibi olalım. Biz normal insan olalım. Hatalarıyla normal bir insan olalım. Ama şeytanla gözükmeyelim. Yani biz gerçekten gerçekçi bir yerden değerlendirelim. Karşımızdakini de gerçekçi bir yerde değerlendirelim. O yüzden bu sorun cevabı yine ilişkiniz için önemli diye düşünüyorum.

Bir de bu soruyla ilgili şunu da söylemeden geçmek istemiyorum yani hepimizin birbirimizle ilgili negatif düşünceleri olabilir. Yani hatırlar mısınız bilmiyorum birkaç hafta önce çelişkili duygularla ilgili bir podcast yapmıştım. Orada söylüyordum zaten yani birbirimizden zaman zaman nefret ediyor gibi hissetmek de birbirimize gıcık olmak da birbirimize çok öfkeli hissetmek de çok anlaşılıyor. Birbirimizin bütün özelliklerini sevmek zorunda değiliz. Biz kendi çocuklarımızın bile bütün özelliklerini sevmiyoruz. Sevmeyebiliriz zaten. Çok normal. Ama genele baktığımızda pozitif hislere sahibiz. Çünkü genele baktığımızda negatif hislere sahipsek o ilişkiler zaten yürünmüyor.

Şimdi bir sonraki soru bence yine beni böyle gülümsetti. Çünkü çok doğru nokta taşı bir soru. Arkadaşlarınız partileriniz hakkında neler düşünüyor? Arkadaşlarınız ve etrafınızdaki insanlar partilerinizle ilgili genel olarak olumlu bir hisse sahip mi?

Siz partnerinizi arkadaşlarınızın yanına götürdüğünüzde bunun huzursuzluk duyuyor musunuz? Yoksa onların hep beraber olmanız sizi mutlu ediyor mu? Bu soru şu yüzden bence çok değerli. Bizim ilişkimizin geleceğiyle ilgili düşüncelerimizdense arkadaşlarımızın bizim ilişkimizi gözlemleyerek edindiği düşünceler bizim ilişkimizin geleceğini daha çok öngörebiliyor.

Yani eğer arkadaşlarımız bu ilişki yürümez diyorlarsa, biz yok ya ben çok mutluyum bu ilişkide diyorsak, genelde arkadaşlarımız açıklıyor. Aile bireylerimiz de aynı şekilde bizden daha iyi tahmin edebiliyorlar, öngörebiliyorlar ilişkimizin geleceğini. Çünkü biz ilişkimizin içindeyken problemleri fark etmeyebiliyoruz ama dışarıdan bakıldığında bizi seven, bizi samimiyetle seven insanlar bu ilişkinin bize gerçek anlamda iyi ya da kötü geldiğini görebiliyorlar. O yüzden de arkadaşlarımız tarafından sevilen bir partnere sahip olmak, yani onlarla iyi anlaşan, ortak noktalarda buluşabilen bir partnere sahip olmak çok kıymetli. Bizim de partnerimizin arkadaşlarıyla, partnerimizin etrafındaki insanlarla kurduğu ilişkinin yine benzer bir şekilde çok büyük bir önemi var. Bir sonraki soru yine bence toksik ilişkiler alanından geliyor bize ve şunu soruyoruz. İlişkinizde herhangi bir red flag var mı? Ama bu red flagleri biraz daha tanımlayıp şöyle diyoruz. Herhangi bir aldatma, kandırmaca, yalan, kıskandırma çabası ya da birbirini aşırı derecede kontrol etme, ne yapıyorsun, ne giyiyorsun, nereye gidiyorsun, kiminle görüşüyorsun gibi davranışlar var mı ilişkin içerisinde? Çünkü bunların her biri

birbirinden ayrı büyük red flagler. Bunları eğer ilişkinizde yaşıyorsanız bu aslında büyük bir sorun. Ama bunları daha önce ben birçok podcastime çok detaylı anlattım. Aklıma ilk gelen çok sık ilişkiler podcastlerim. Lütfen eğer böyle bir problemle karşı karşıyaysanız ilişkinize o podcastlere bir şans verin. İlişkinizi o podcastler gözünden bir değerlendirin isterim. Bunu dedikten sonra hadi kısa bir ara verelim podcaste ve ondan sonra birlikte devam edelim.

Evet, sırada 12. soru var. Bu sorunun özellikle Türkiye'ye bağlamında çok büyük yeri olduğunu inanıyorum ama tabii ki sadece Türkiye'yle sınırlı değil. Ben şaka niyetine söyledim bunu. Farklılığınızla aynı değerlere sahip misiniz? Özellikle de konu politikaya, dine, çocuk sahibi olma isteğine, evlenip evlenmeme isteğine geldiğinde nerelerdesiniz? Birbirinizden çok mu farklı bakıyorsunuz hayata yoksa az çok aynı değerlere mi sahipsiniz?

Ama az çok diyorum çünkü gerçekten insanların birebir aynı politik düşünceye sahip olması ya da dini değerlere sahip olması ya da evlilikle ilgili birebir aynı yargılara sahip olması gerçekten çok zor. Buraya ben hemen şeyleri de ekleyeyim. Mesela aileye bakış açısı nasıl? Kendi kök ailesi hakkında partneriniz ne düşünüyor? Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Gelecek hayallerini, partiniz nerede kuruyor, ne şekilde kuruyor, siz nerede ne şekilde kuruyorsunuz. Yani buralarda ortaklaşabilmek çok önemli. Bunların birebir aynı olması asla gerekmiyor. Ama birbirinden 180 derece zıt olduğunda bu konular ilişkide problemlere yol açıyor.

Bir sonraki soru yakınlarda konuştuğum aşırı uyumlu olma, aşırı fedakar olma konusuyla çok ilişkili. O da şu, gerektiğinde kendi isteklerinizden ve hatta hayallerinizden vazgeçebilir misiniz partileriniz için? Yani bir şekilde belli hedeflerden mesela o an o partileriniz için çok daha iyi olacaksınız. vazgeçebilir misiniz? Kendinize bir an için sınır çekebilir misiniz? Ama tabii ki bunun belli bir limiti var. Hala kendiniz kalarak, hala kendi isteklerinizin peşinden gitmeye devam ederek bazılarından vazgeçebilir misiniz? Ve o vazgeçtiklerinizle yaşamaya devam edebilir misiniz?

Aşırı uyumlu olmanız gerekmiyor ama ilişkinizin iyiliğini yer yer ön plana alıyor musunuz? Kendinizden de önceye alıyor musunuz? Ve tabii ki aynı soruyu partneriniz için düşündüğünüzde partnerinizin de hiç tereddütsüz bunları yapacağına emin misiniz? Daha önce bunu kanıtlayan durumlar oldu mu?

Bir sonraki soru birazcık daha karakter özelliklerimizle ilişkili. O da şu, siz de partneriniz de uyumlu ve duygusal olarak stabili insanlar mısınız? Yani uyumlu olmak illa sürekli karşımızdaki insanın dediklerini yapmak anlamına gelmiyor. Ama genel olarak huysuzluk etmemek, uyumsuzluk etmemek, illa benim dediğim olacak dememek ya da mesela bir grup içerisinde hareket ediyorsak illa orada sorun çıkarmamak uyumlu olmakla benzer. Uyumlu olmayı çok daha açabiliriz ama zamansal sebeplerle burada çok açmak istemiyorum. Ama genel olarak baktığınızda partneriniz böyle orta yolu bulmaya ya da en azından anlamaya dinlemeye meilde bir insan mı? Bu soru önemli. ve böyle ani iniş çıkışlar görüyor muyuz karakterinde? Yani böyle aniden mutlu olma, sonra bir anda öfkelenme, sonra bir anda onun geçmesi, böyle ya biz az önce ne yaşadık dedirtmeyen durumlar içerisinde misiniz? Yoksa böyle bir sizde ne olduğunu şaşırıyor musunuz? Tabi ki aynısını lütfen kendiniz için de sorun.

Çünkü duygusallar stabil olmak gerçekten çok kıymetli. Bu inişler çıkışlar yaşadığımız zaman ilişki içerisinde karşımızdaki insan da bizden ne bekleyeceğini bilemiyor, biz de karşımızdaki insanın hangi duruma ne tepki vereceğini bilemediğimiz için kendi planımızı, kendi karakterimizi ortaya koyamayabiliyoruz. Ve geldik son soruya. Tabi ki ilişkinin önemli başlıklarından bir tanesi cinsellik. Cinsellikte yayınlayabiliyorsunuz bir podcast'ım var mutlaka ona bakmanızı öneririm.

Partilerinize cinsel olarak uyumlu olduğunuzu düşünüyor musunuz? Bu çok geniş bir soru. Hemen biraz daha açalım ve şunu söyleyelim. Mesela libidolarınız sizce benzer mi? Cinsel olarak aynı oranda mı birbirinizi istiyorsunuz? Gelseviş mi sıklı? İkiniz için aşağı yukarı aynı mı? Cinsellik içerisinde hoşlandığınız şeyler aynı mı? Birbirinizle cinsel olarak yaşadığınız problemleri ya da güzel şeyleri karşılıklı konuşabiliyor musunuz? Açık bir yetişimi kurabiliyor musunuz?

Beraber denemek istediğiniz, keşfetmek istediğiniz şeyler var mı? Bunları söylerken rahatsız hissediyor musunuz kendinizi? Yoksa açıkça konuşabiliyor musunuz partnerinizi? Bunların hepsi cinsel uyum içerisinde değerlendirilebilir. Tabii bunlara şunu da söylemek lazım bence. Şunları da katmak lazım. Mesela partneriniz o gün sizinle sevişmek istemediğinde bunu kişisel mi algılıyorsunuz? Yoksa bugün böyle olmuştur diyebiliyor musunuz? Yeni olarak bir huzursuzluk hali var mı cinsellikle ilgili ilişkinizde?

Yani özetle sevgili dinleyiciler, bu 15 soru bence ilişkideki çok temel başlıklara değiniyor ve o yüzden önemliler. Ama şunu söylemek istiyorum, bence ilişkide sadece sevgi yetmiyor zaten. Yani sadece birbirimizi severek mutlu olabilmemiz mümkün değil. Sevgi tabii ki çok güzel ve en temel duygulardan bir tanesi romantik ilişkilerimiz içerisinde.

Ama birbirimize saygı duyuyor muyuz? Birbirimize güveniyor muyuz? Birbirimizin iyi niyetine inanıyor muyuz? Birbirimize sırtımızı yaslayabiliyor muyuz? Birbirimizle bir takım olup beraber birlikte hayatta mücadele edebiliyor muyuz? Bunlar önemli sorular. Umarım bu podcast'ta bir önceki bölüm ve bu bölümle beraber bütün bu 15 soru ilişkinizle ilgili güzel farkındalıklar getirmiştir size. Herkese çok sevgilerimi gönderiyorum. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)