Podcast

123 - Dehşet Oteli: Sasha Marsden

Karanlık Dosyalar

2 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

16 yaşındaki Sasha Marsden, Grafton House Oteli'nde başlayacağı yeni işi için çok heyecanlıydı. Fakat fırsat gibi görünen bu iş ilanının arkasında tüyler ürpertici, kirli bir plan yatıyordu.

Sunan: Sezgi Aksu
Hazırlayan: Sezgi Aksu, Hazal Beril Çam
Ses Tasarımı ve Kurgu: Cemre Dalyan
Yapımcı: Podbee Media

Canlandıranlar:
Polis: Metin Bozkurt
Katie: Hazal Tokatlıoğlu



Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

2.030 kelime · ~10 dk okuma

Ben Sezgi Aksu, burası Karanlık Dosyalar. Bugün sizlere Sasha Marsden davasından bahsedeceğim. Hazırsanız derin bir nefes alın ve bu karanlık yolculuğa birlikte çıkalım. 2010 yılının Temmuz ayı. İngiltere'nin karanlık ve rüzgarlı kasabalarından biri olan Blackpool'da Marsden ailesi sıradan bir gün geçiriyordu.

Marsden ailesinin 14 yaşındaki kızları Sasha, 7 Mayıs 1996 tarihinde doğmuş, enerjisiyle etrafını saran bir genç kızdı. Okul arkadaşları onun neşesi ve kendine güveniyle tanırdı. Aynı zamanda inatçı ve sınırları zorlamayı seven bir yapısı da vardı. Fakat hepsinin ötesinde, onun içinde kimsenin farkında olmadığı büyük bir boşluk ve belirsizlik vardı.

Bir gün okul çıkışında Sasha ve yakın arkadaşı Emma, parktaki ağaçların gölgesinde gülüşerek sohbet ederken yanlarına 22 yaşındaki bir adam yaklaştı. Adamın gülümseyen yüzü ve sıcak tavırları onları hemen kendine çekmişti. Oldukça cana yakın biriydi. Kızlarla hemen arkadaş oldu ve onları kendine güvendirdi. Ne var ki Sasha ve Emma genç adamla konuşmaya başladıklarında Sasha'nın hayatının nasıl alt üst olacağına dair hiçbir fikirleri yoktu. Muhabbet ilerlemesiyle genç adam çantasından çıkardığı içkiyi bardaklara doldurmaya başladı.

Transkriptin tamamını oku

Alkolün de etkisiyle sohbete keyifle devam ederken Sasha'nın başı dönmeye başladı. 14 yaşındaki genç kız doğal olarak içki içmeye alışkın değildi ve kendini kaybetmişti. Nihayetinde bir anda yere yığıldı. Bayılmıştı. Arkadaşı Emma onu ayıltmaya çalışırken yanlarındaki genç adam keyifle onları izliyordu. Emma'yla göz göze geldiği an onu kenara itti ve Sasha'ya cinsel saldırıda bulundu.

Şahit oldukları karşısında nutku tutulan Emma, arkadaşına yardım etmek istese de korkusundan hiçbir şey yapamamış, müdahalede bulunamamıştı. O sırada yoldan geçen iki kişi olup biteni fark etti ve onlara doğru koşmaya başladı. Sasha'nın hayatını hiç tanımadığı bu iki yabancı kurtaracaktı. Saldırgan oradan kaçarak uzaklaşırken, Sasha hastaneye kaldırıldı.

Kurtulmuştu. Gözlerini açtığında ilk hissettiği şey derin bir boşluktu. Kendisine geldiği gibi ise karakola ifade vermeye götürüldü. Ne yaşadığını farkına varmakta güçlük çeken genç kız adeta oradan oraya savruluyordu. Ancak yaşadığı bu travma onu bambaşka bir insana dönüştürecekti.

Artık düzenli olarak alkol alıyor, çoğu gece partilere gidiyor, çok sayıda erkekle cinsel ilişkiye giriyor, kendine zarar veriyor ve sık sık evden kaçıyordu. Adeta bilincinin yerinde olmasından, kendisi olduğunu hissetmekten kaçıyor gibiydi. Yaşadığı travma yeterince korkunç değilmiş gibi olanlar bütün okulda duyulmuştu. Sasha, okulda zorbaların hedefi haline gelmişti. Onun üstüne gidiyor, uğradığı saldırıyı sürekli gündeme getirip onunla dalga geçiyorlardı.

Hatta bir arkadaşı başına gelenleri hak ettiğini bile söylemişti. Sasha için hayat bir gün içinde adeta cehenneme dönmüştü. Bunun üstüne ailesi onu başka bir okula kaydettirdi. Ancak Sasha okula gitmeyi de reddediyordu. Artık bir zamanlar olduğu gibi kendine güvenen, kaygısız bir kız değildi.

Ailesi kızlarının artık eskisi gibi olmadığının farkındaydı. Ama onu nasıl geri getireceklerini bilemiyorlardı. Üstüne gitmemeye çalışsalar da Sasha onları çok zorluyor dediklerinin hiçbirini yapmıyordu. Asi ve huysuz bir genç kıza dönüşmüştü. 2012 yazı geldiğinde Sasha 16 yaşına basmış ve Danny adında bir çocukla çıkmaya başlamıştı. Ancak ailesi ondan hoşlanmamıştı.

Danny'i güvenilir bulmuyor, Sasha'yı incitmesinden endişe ediyorlardı. Sasha'nın bir ayak kırıklığını daha kaldıramayacağından korkuyorlardı. Ancak 31 Ağustos günü Sasha bir kez daha ortadan kayboldu. Endişeden çılgına dönen Marsden ailesi kızlarından bir haber alabilmek umuduyla polisi aradı. Ancak ortada ne bir iz vardı ne de bir ses. Evin içinde hakim olan sessizlik korkularını derinleştiriyordu. Kızlarının başına daha önce gelen şeyin tekrar gelmesinden korkuyorlardı. Neyse ki bu gerçekleşmemiş, bekledikleri telefon sonunda gelmişti.

Arayan Sasha'ydı. Soğuk ve uzak bir tonda Blackpool'dan ayrıldığını ve Dani'yle birlikte kaçtığını anlatıyordu. Ve geri dönmesinin bir şartı vardı. Artık sevgilisi Dani de onlarla yaşayacaktı. Bu koşul yerine getirilmediği takdirde eve dönmeyi reddediyordu. Kızlarının eve dönmesini umutsuzca bekleyen Marsden ailesi, çaresizlik içinde Sasha'nın isteğine boyun eğdi ve Dani'nin evlerinde kalmasına izin verdi.

Bu karar ilk başta onları endişelendirse de zamanla Sasha'da fark ettikleri değişiklik hepsini şaşkına çevirdi. Kızları eskisinden daha umut dolu görünüyordu. Geleceğe yönelik planlar yapıyordu. Hatta 2012 yılının Eylül ayında Sasha çocuk bakımı okumak üzere üniversiteye kaid oldu ve bu yeni hayatına beklenenden çok daha iyi uyum sağladı.

Hocaları ondan övgüyle bahsediyor, notları sürekli yüksek geliyordu. Kızlarının bu dönüşümü ailesi için bir umut ışığı gibiydi. Sasha artık sadece akademik başarısıyla değil, sonumluluk duygusuyla da öne çıkıyordu. Derslerinin yanında biraz da ekstra harçlık kazanmak istiyordu. Ocak 2013'te yerel bir otelin temizlik görevlisi aradığına dair bir ilan gördü. Ona göre bu iş tam da aradığı fırsattı. Dersleriyle birlikte yürütebileceği, biraz para kazanabileceği basit bir iş. Başvurusu hemen kabul edildi.

Bir cumartesi sabahı Sasha kahvaltı masasındayken ailesine heyecanla yeni bir iş görüşmesi ayarladığını söyledi. Görüşme pazartesi günü yapılacaktı. Ancak işin tam olarak nerede olduğunu bilmiyordu. Görüşeceği adamın onu Blackpool'daki Madame Tussauds müzesinin önünde karşılayacağını ve birkaç sokak ötedeki bir otele kadar birlikte yürüyeceklerini belirtti. Plan oldukça basitti. Otele varınca Sasha'nın pozisyon için uygun olup olmadığını görmek amacıyla bir deneme yapılacaktı. Sasha'nın bu işe ne kadar istekli olduğunu gören babası onu bırakmayı kabul etti.

Pazartesi sabahı Sasha'yı müzenin önüne kadar götürecek ve işi bittiğinde yine aynı yerden alacaktı. Pazartesi günü geldiğinde Sasha'nın babası, onu anlaştıkları gibi Madame Tussauds müzesinin önüne bıraktı. Saatler sonra babasını aradı ve heyecan dolu bir sesle babasından gelip kendisini almasını istedi. Eve döndüğünde neşesi yüzünden okunuyordu.

Büyük bir coşkuyla ailesine işi aldığını müjdeledi. Üç gün sonra işe başlayacaktı. Pazartesi günü babası onu yine ana caddeye bıraktı. Sasha otelin yolunu tam hatırlayamadığı için babasından bir kez daha yardım istemişti. Arabadan inerken babası ona son bir kez el salladı. O an sıradan bir veda gibi görünse de aslında Sasha'ya el salladığı son an olduğunu kimse bilmiyordu.

O akşam saat 20.30'a gelmişti. Ancak Marsden ailesi hala Sasha'dan bir haber alamamıştı. Vardiyasını çoktan bitmiş olması gerektiği için bu durum onlara biraz garip geldi. Ama Sasha'nın erkek arkadaşı Danny ile o gece bir partiye katılmayı planladığını bildikleri için endişelerini fazla büyütmediler. Yorgun bile olsa Danny'i hayal kırıklığına uğratmayacağını düşünüyorlardı.

Fakat saatler geçti. Sasha'dan hala ses yoktu. Telefonu çalmıyor, mesajlarına da cevap vermiyordu. Sessizlik içlerinde büyüyen bir huzursuzluğa dönüştü. Aile artık beklemeyi bırakıp harekete geçmeye karar vermişti. İlk olarak Danny'e ulaşıp Sasha'nın Facebook şifresini bilip bilmediğini sordular. Danny şifreyi bildiğini söyleyince Sasha'nın hesabına giriş yapıp arkadaşlarına tek tek mesaj atmaya başladılar.

Hepsine Sasha'nın çalıştığı otel hakkında bir şey bilip bilmediklerini soruyor, çaresizlik içinde bir cevap bekliyorlardı. Kısa bir süre sonra Sasha'ya iş teklif eden kişinin adının David olduğunu öğrendiler. Sasha'nın annesi hemen kızının Facebook arkadaş listesini kontrol etti ve iki farklı David'le karşılaştı. Bunlardan biri Danny'nin arkadaşıydı. Bu yüzden onu hızlıca elediler.

Diğer David'in profilinde ise Blackpool'daki Grafton House Hotel'de çalıştığı yazıyordu. Bunun üzerine Marsden ailesi endişeyle otele doğru yola çıktı. Kapıyı çaldıklarında karşılarına bakımsız ve dağınık görünümlü bir adam çıktı. David olduğunu doğrulayan adam, Sasha'nın vardiyasının saatler önce bittiğini ve otelden ayrıldığını söyledi. Ancak bu açıklama ailedeki korkuyu yatıştırmadı. Endişe hızla paniğe dönüşmüştü. Danny, Sasha'yı tanıdığı arkadaşlarının yanında ararken, ailesi ise hastaneleri tek tek dolaşmaya başladı. Ama ortada hiçbir iz yoktu. O sırada Marsden ailesinin bilmediği korkunç bir gerçek vardı.

Sasha sadece birkaç metre uzakta, kanlı kıyafetleri, ayakkabıları, çantası ve parçalanmış cep telefonuyla bir köşede yatıyordu. Telefonunun pili çıkarılmış, her şey darmadağın olmuştu. Saat 23 civarında eve dönen aile, çaresizce polisi aradı. Dakikalar içinde iki polis memuru kapılarına geldi ve onları dinlemeye başladı.

Marzen ailesi durumu polise anlatırken, o sırada telsizden gelen bir çağrı üzerine polis memurlarından biri aniden dışarı çıktı. Anlaşıldı. Birkaç dakika sonra geri döndüğünde yüzündeki ifade her şeyin kötüye gittiğini açıkça gösteriyordu. Polis her ebeveynin kabusu olan o haberlerle geri dönmüştü. Grafton House otelinin hemen arkasındaki bir ara sokakta bir kadın cesedi yanmış halde bulunmuş.

Ceset tanınmaz haldeymiş ama maalesef saşa olma ihtimali yüksek gibi görünüyor. Haberi duyan aile yıkılmıştı. Bulunan cesedin kızlarına ait olmaması için dua ediyorlardı. Ancak farkında olmadıkları bir şey vardı. İtfaiye ve polisler, Grafton House otelinin hemen arkasındaki bir ara sokağa çağrılmıştı. Yangını haber veren kişi ise David Mintoy'du. Sasha'nın patronu ve onu en son gören kişi. Yangın ihbarından sonra polis cesedin kimliğini belirlemek için çalışmalara başladı.

O gece sadece bir kayıp ihbarı vardı. O da Sasha'ya aitti. Polis için bulunan cesedin büyük ihtimalle kayıp genç kıza ait olduğu açıktı. Ancak ceset o kadar korkunç şekilde tanınmaz hale gelmişti ki kimlik tespiti ancak Sasha'nın diş fırçasından alınan DNA örneği ile yapılabildi.

Ailenin bu süre zarfında neler yaşadığını hayal etmek çok zor. Fakat güçlü kalmak zorundaydılar. Şimdi tek hedefleri, babasının onu vardiyasına bıraktığı andan sonra Sasha'ya ne olduğunu öğrenmekti. Gerçekler ancak polis Grafton House otelinin duvarları ardındaki karanlık sırları araştırmaya başladığında ortaya çıkacaktı. Şimdi kısa bir ara veriyoruz. Ardından davamıza kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Polis önce otelin aslında David Minto'nun kız arkadaşı ve annesine ait olduğunu öğrendi. Minto otelde yalnızca bir tamirci olarak çalışıyordu ve herhangi bir personeli işe alma yetkisi yoktu. Ayrıca otelin kış dönemi tadilatı nedeniyle kapalı olduğu ve bu dönemde sadece Minto ile kız arkadaşının otelde yaşadığı ortaya çıktı. Yani aslında otele yeni bir çalışan alınması gerekmiyordu. Minto çoğunlukla otelde yalnız kalıyordu.

Otelin boş olmasından da faydalanarak gündüz vakitlerini genç kızları otele çekmek için kullanıyordu. Ve Sasha da ne yazık ki onun bu karanlık planının kurbanı olmuştu. CCTV kayıtlarında Sasha'nın babası tarafından bırakıldıktan sonra Minto ile buluştuğu ve birlikte otele yürüdükleri görülüyordu. Kameralar Sasha'nın otele girişini kaydetmişti. Fakat ondan sonra bir daha dışarı çıkmadığı anlaşılıyordu. Minto, zavallı genç kızı o aralıkta öldürmüştü. Ve cinayetten sonra kanıtları yok etmek için elinden geleni yapmış, derin bir temizlik gerçekleştirmişti.

Buna rağmen polisler otelde önemli miktarda kan buldular. Bunu Minto'ya sorduklarında Sasha ile sohbet ettiklerini ancak daha sonra onun da rızasına dayalı ilişkiye girdiklerini iddia etti ve söylediğine göre o sırada Sasha'nın burnu kanamaya başlamıştı. Otelde bulunan kan da bununla ilgiliydi. Ancak polis David'in banyosunu aradığında Sasha'nın mücevherlerini ve küpelerini tuvalete attığını gördü. Kübette de Sasha'nın DNA'sının bulunduğunu tespit etti. Bu sırada adli tıp tarafından Sasha'nın cesedi inceleniyordu. Genç kızın kafasında ve boynunun arkasında 56 bıçak yarası bulunmuştu. Kollarındaysa 9 savunma yarası daha vardı.

Bütün bu dehşete ek olarak, Sasha'nın ya ölü ya da ölmek üzereyken Minto tarafından cinsel saldırıya uğradığı da keşfedildi. David Minto, 15 Temmuz 2013'te Preston'da mahkemeye çıkarıldı. Tanıklar, onun karanlık fanteziler peşinde koşan, savunmasız genç kadınları sahte iş vaatleriyle otele çeken yalnız bir adam olduğunu ifade ettiler. Tanıklardan biri, Sasha'nın ölümünden sadece iki hafta önce, Minto'nun kız arkadaşını görmek için otele gittiğini, ancak vardığında otelde sadece Minto'nun olduğunu anlattı. O sırada Minto'nun kendisine de saldırmaya çalıştığını, aralarında bir mücadele yaşandığını, fakat onu itip çığlıklar içinde otelden kaçmayı başardığını söylemişti. Minto, duruşmada suçsuz olduğunu iddia etti ve hatta Sasha'nın kendisine yaklaştığını söylemeye çalıştı.

Sasha'yı otelden ayrılırken gördüğünü, ardından yukarı çıktığını ve o sırada Sasha'nın geri dönüp gizemli bir saldırgan tarafından öldürüldüğünü öne sürdü. Ona göre bu saldırgan suçu Minto'nun üzerine yıkmaya çalışıyordu. Ancak daha sonra ifadesini değiştirdi. Bu kez, Sasha gittikten sonra yukarı çıktığını, fakat kısa bir süre sonra aşağıdan gelen bir gürültü duyduğunu anlattı. Aşağı indiğinde, Sasha'yı kanlar içinde yerde hareketsiz yatarken bulduğunu ve ne yapacağını bilemediğini söyledi. Panikle cesedi kilimlere sardığını ve arka sokağa attığını itiraf etti. Ancak bedenini ateşe verenin kesinlikle kendisi olmadığını, bunun başkası tarafından yapılmış olabileceğini iddia etti.

Jury, David Winto'nun anlattığı hiçbir hikayeye inanmamıştı. Medya tarafından gerçek hayattaki Norman Bates olarak damgalanan Winto, en az 35 yıl hapis yatmak üzere müebbet hapse mahkum edildi. Cezası verildiğinde henüz 22 yaşındaydı. Bu da şartlı tahliye edilirse 57 yaşında olacağı anlamına geliyordu.

Marsden ailesi bu kararı duyduklarında gözyaşlarına boğuldu. Minto'nun tek bir pişmanlık belirtisi göstermemesi, Sasha'nın ailesini daha da derinden yaralamıştı. Aile, onun şartlı talliha hakkı olmaksızın müebbet hapis cezası alması için mücadele etmeyi kendilerine görev edindiler. Sasha'nın annesi Jane, Minton'un cezasına itiraz etmek için büyük bir mücadele verdi. Ancak kampanyası için gerekli imzayı toplayamadı. İngiltere yasalarına göre cezanın hafifliği konusunda bir inceleme başvurusu yapabilmek için sadece 28 günleri vardı. Ve maalesef Jane bu süreçte yeterli desteği sağlayamadan zaman tükendi. Jane bu mücadelede başarılı olamadan Mart 2024'te hayatını kaybetti.

Sasha'nın kız kardeşi Katie, şimdi yasayı değiştirmeyi ve bu tür korkunç suçların faillerinin bir daha serbest kalmaması için 28 günlük itiraz süresinin uzatılmasını kendine görev edilmiş durumda. O caniye verdikleri cezanın değiştirilmesi için elimizden geleni yaptık ama olmadı. Şimdi annem de hayatını kaybetti. Artık bu savaşı tek başıma sürdüreceğim.

Sasha'nın bütün hayatı boyunca korkunç şeyler yaşamış olması yeterince üzücü değilmiş gibi, şimdi ailesi de adalet için mücadele vermek zorunda kalmış. Bu mücadelelerinde onları destekliyorum. Çünkü bahsi geçen bu insan gerçekten kötülüğün beden bulmuş hali. Hiçbir pişmanlık belirtisi göstermemiş.

57 yaşında hala gücü yerindeyken serbest kalması diğer insanlar için de büyük bir tehlike oluşturuyor. Sonuçta aynı suçları tekrar işlemeyeceğini nasıl bilebiliriz ki? Evet, bu haftanın karanlık dosyasının da sonuna geldik. Bir sonraki karanlık dosyada görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)