Podcast

İnternetin Karanlık Yüzü: Dark Web

Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

İnternetin günümüzdeki halini 30 yıl önce birilerine göstersek vereceği tepkiyi bir düşünsenize. Akla hayale sığmayacak şekilde insanları, kurumları, bildiğiniz tüm dünyayı birbirine bağladık internetle. Fakat onun asıl gücünü, derinliğini ve en önemlisi de barındırdığı bilgi miktarını gözden kaçırıyor, asıl potansiyelini göz ardı ediyoruz çoğu zaman. Hiçbir Şey Tesadüf Değil'in bu bölümünde, internetin derinlerine iniyor ve bu mecranın karanlık bölgelerinde neler olup bittiğini anlamaya çalışıyoruz.






Tüm bölümler ve daha fazlası için ⁠⁠podbeemedia.com⁠⁠'u ziyaret et!



----- Podbee Sunar -------


Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

1.688 kelime · ~8 dk okuma

Gördün mü gönderdiğim videoyu? Kediyi mi diyorsun? Evet ya. Vallahi manyak bunlar. Bu arada o link neydi? Girdim ama bir şey anlamadım. Ne linki ya? Ben bir şey göndermedim ki sana. Tıklamadın herhalde. Spam'dır kesin. Ne? Tıkladım ya. Senden geldiği için hiç şüphelenmemiştim. Ne vardı peki linkte? İşte anlamadım, tıkladım. Hiçbir yere çıkmadı. Kapattım ben de.

Bu ne ya? Ne oluyor abi? Ne oldu? Hayırdır? Telefon kilitlendi. Ekranda bir yazı var. Ne yazıyor? Hoş geldin. Artık sen de bizdensin. İndirme başladı. Yüzde bir. Yüzde iki. Bazen tek bir tık sizi bambaşka bir dünyaya götürmeye yeter. Ve o dünyada hiçbir şey göründüğü gibi değildir.

İnternetin bugün geldiği hali, 30 yıl önce birilerine gösterseniz vereceği tepkiyi bir düşünsenize. Akla hayale sığmayacak şekilde insanları, kurumları, bildiğiniz tüm dünyayı birbirine bağladı. İlk zamanlarında işin başındakilerin bile sadece askeri ve uluslararası ilişkiler amacıyla kullanılacağını düşündüğü bir şeydi bu yenilik. Fakat bugün yediğimiz yemeği ya da evcil hayvanlarımızın yaptığı komiklikleri milyarlarca kişiyle paylaşmamıza bile yarıyor.

Transkriptin tamamını oku

ve daha da hayret verici bir şey söyleyeyim size. Surface Web olarak bildiğimiz Facebook, X veya Instagram gibi platformların ve genel erişime açık web sitelerinin internetin sadece yüzde beşini oluşturduğu düşünülüyor. Yani insanların çoğu, vay be, her şeyi yapabiliyor ve her şeye erişebiliyoruz. Ne kadar uçsuz bucaksız dediği yüzeysel web, buzdağının yalnızca görünen kısmı.

Ama işte derinlere indikçe internetin sağladığı şeyler de değişiyor. Yüzeyin altında pastanın en büyük payına sahip bir bölge var. Daha derinlerde ise sadece çok çok az kişinin erişebildiği kapkaranlık bir yer bulunuyor. Peki ne var bu karanlıkta dersiniz? Gelin birlikte bakalım.

Evet, internet hayatımızı fazlasıyla kolaylaştırdı. En başta bunu bir kabul etmemiz gerekiyor. Merak ettiğimiz hemen hemen her şeye tek bir tıkla ulaşabiliyoruz artık. Akıl almaz bir lüks bu. Fakat burada enteresan bir algı kırılması da yaşıyoruz. Günümüzde mobil dünyaya sıkıştırıldığını ve sosyal medyadan ibaret olduğunu falan düşünüyoruz internetin.

Fakat onun asıl gücünü, derinliğini ve en önemlisi de barındırdığı bilgi miktarını gözden kaçırıyor. Potansiyelini göz ardı ediyoruz çoğu zaman. En azından büyük bir çoğunluk açısından durum böyle maalesef. Şöyle söyleyeyim. İnternette erişebileceğiniz bilgilerin çoğundan haberimiz bile yok aslında. Ürünlerden hizmetlere, yasal veya yasa dışı gerçekleşen faaliyetlere kadar o kadar çok şey var ki internette inanamazsınız.

O nedenle kimin nasıl kullandığına bağlı olarak kötülüğün de iyiliğin de bir arada bulunduğu bir mecra diyebiliriz onun için. Ve internetin derinliklerine indikçe tekinsiz şeylerle karşılaşma ihtimalimiz de artıyor. Aslına bakarsanız 3 katmanda inceleyebiliriz interneti. İlk katmanda bizim de en yoğun şekilde kullandığımız ve Surface Web olarak bildiğimiz internet bulunuyor.

Yani YouTube, Instagram, X ve benzeri tüm sitelerin hepsi bu katmanda yer alıyor. İnternetin yüzeyi de diyebiliriz burası için. Bir cihazı ve internet bağlantısı olan herkesin kolayca erişebileceği hizmetler ve içeriklerle dolu bir yer burası. Bu katmanda bulunan her şey Google gibi arama motorları tarafından her saniye endekslenerek erişime açık hale geliyor.

Örneğin her saniye, altını çiziyorum, her saniye Instagram'da binin üzerinde fotoğraf paylaşılıyor. X'de 8 bin kadar tweet atılıyor. Her saniye 70 bin kadar Google araması yapılıyor. Ve YouTube'da 100 bin videoya tıklanıyor. Hepsi de bu katmanda, Surface Web'de gerçekleşiyor. Ve tüm bunlar haliyle bize sonsuz bir bilgi gibi geliyor.

İşin aslı öyle de. Genel anlamda baktığımızda neredeyse sıradan bir insanın ihtiyaç duyduğu her şey ya da her türlü bilgi yine bu katmanda bulunuyor. Elbette dil kısıtlamasını yok sayarsak. İnternette en son neyi arayıp bulamadığınızı bir düşünsenize. Bulamadıysanız da muhtemelen başka bir dilde aradığınızda o bilgiye erişeceksiniz. Hatta insanların birçoğuyla ilgili çok genel bilgileri dahi edinebileceğiniz bir yer burası.

Fakat burada erişemeyeceğiniz bazı bilgiler de var elbette. Mesela bir insanın okuduğu okulu. Nerede çalıştığını bulabilirsiniz. Ancak bu insanın banka hesap bilgilerini bulamazsınız. Ya da hesap şifrelerine erişemezsiniz. Özel mailleri bu katmanda yer almaz. Bunlar endekslenmez. Peki bunlar nerede bulunuyor dersiniz? İşte ikinci katmana da burada giriş yapıyoruz. Deep Web

Genellikle Deep Web diğer bir internet katmanı olan Dark Web ile karıştırılmış. Fakat burası orası değil arkadaşlar. Deep Web basitçe arama motorlarının endekslemediği bilgileri içeren bir bölgedir esasında. Yani çok da gizemli bir şey yoktur burada. Mail adresinizde oturumu açtığınızda siz de Deep Web'e giriş yapmış oluyorsunuz aslında.

Bu haliyle Deep Web kulağa o kadar havalı gelmiyor biliyorum. Ama durum bu. Onu Surface Web'den ayıran şey de aslında bir güvenlik şerididir. Deep Web'de bulunan içeriklere sahip olduğunuz bir şifreyle erişebilirsiniz. Ancak burada işleri değiştiren bir durum söz konusu. Surface Web için tüm internetin %5'i demiştik yani. Deep Web ise internetteki tüm bilgilerin %94'ü kadarını barındırıyor.

Neredeyse her şey burada diyebiliriz yani. Tüm hayatınızı bu katmandaki bilgileri aramaya ayırsanız bile, bırakın tamamını, yarısını dahi görmeye yaklaşamazsınız. Ancak az önce de söylediğim gibi, internetin derinlerine indikçe işin rengi de değişiyor. Deep web'in de derinlerine indiğimizde çok karanlık bir ortam karşılıyor bizi. Oraları da kısa bir aradan sonra kurcalayacağız.

Evet, internetin derinliklerine doğru ilerleyişimize kaldığımız yerden devam edebiliriz. Surface ve Deep Web'i incelemiştik en son. İkisi birlikte internetin %99'unu kaplıyordu. Ancak daha derinlerde, pastanın %1'lik kısmında internetin en karanlık bölgesi yer alıyor. Hazırsanız oraya dikkatli bir şekilde inelim şimdi. Dark Web

Adı üstünde. İnternetin en karanlık bölgesi. Burası kullanıcıların şifreyle değil şifreli yazılımlar aracılığıyla eriştiği bir alan. İnternetin sadece yüzde birini oluşturan ancak birçok sırrı da barındıran karanlık bir katman. Özel yazılımlarla bu bölgeye giren kişiler kimliklerini de tamamen gizlemiş oluyorlar aslında. Peki bunu nasıl yapıyorlar? Sonuçta internetten bahsediyoruz. Hepimizin erişimi var. Nasıl gizlenebiliyor olabilirler ki?

Şimdi. Surface webde gezinirken takip edildiğinizi biliyorsunuzdur artık değil mi? Yani giriş yaptığınız siteler ya da alışveriş yaptığınız platformlar. Hepsi sizinle ilgili verilere sahip artık. Hatta kimliğinizden tutun da kişilik özellikleriniz veya kullanım alışkanlıklarınıza kadar birçok bilgiye sahip artık internet siteleri. FBI sizi izliyor derler ya. O kadar olmasa da bu katmanda yaptığınız her şey bir şekilde kayıt altında.

Ancak merak etmeyin. Çok büyük bir kısmı size daha fazla ürün satmak ve size gösterilecek reklamları ayarlamak üzere kullanılıyor bu bilgilerin. Bu işi biraz abartanlar da var elbette. Mesela Facebook ve Amazon gibi şirketlerin doğrudan bilgilerinizi reklam şirketlerine ve hatta siyasi otoritelere sattığı da biliniyor. Ancak gizlilik her zaman insanların, özellikle de belirli bir grubun vazgeçmek istemediği bir şey oldu. Evet ve bunun başında devletler geliyor.

internet gibi açık bir dünyada devlet sırlarına herkesin erişebilmesi korkunç bir senaryoydu. Buradan da yola çıkarak 1990'larda Amerikan hükümetine bağlı bir kurum The Onion Router adı verilen bir hizmet geliştirmişti. Bir tür gizli internet gezgeni yazılımı da diyebiliriz aslında bunun için. Ki bu yazılımı ya da bildiğimiz ismiyle Toru herkes bilgisayarına indirebiliyor günümüzde.

Bu tarayıcı ile iletilen mesajlar bir soğanın katmanları gibi dünyanın farklı yerlerinde bulunan en az 3 sunucuya iletiliyor ve bunun ardından asıl alıcıya gönderiliyor. Yani 3 farklı güvenlik katmanına sahip bir sistemden bahsediyoruz. Bu sayede dışarıdan müdahale çok ama çok zor hale geliyor. Belki bazılarınıza garip gelebilir ama Dark Web'in temellerini, o yasa dışı faaliyetlerin gerçekleştiği karanlık evrenin temelini Amerikan istihbarat kurumları atmıştı aslında. Daha da garibi 2002'de herkesin erişimine açılan TOR'a hala finansal destek sağlıyor Amerika. İşin gerçeği bu çok da mantıksız bir şey değil aslında. Sadece devlet sırlarının bulunduğu bir ortam olduğunu düşünsenize.

Haliyle bu sırları ele geçirmek isteyenler için açık bir hedef olacaktır burası. Fakat birçok kullanıcının faaliyetleriyle hangi verilerin devlet sırrı olup hangilerinin olmadığını anlamak çok daha zor hale geliyor. Anonim kullanıcılardan oluşan bir kalabalıkta saklanmak daha kolaydı kısacası. Ancak deepweb'i sadece TOR ile sınırlandıramayız. O yüzden dikkatli bir şekilde biraz daha derine inmek gerekiyor. Hadi gelin benimle.

Sizi en baştan uyarmak istiyorum. İnsanların büyük bir çoğunluğunun buraya girmesine gerek yok açıkçası. Bunu neden söylediğimi birazdan gayet iyi anlayacaksınız. Öncelikle 2014'te yapılan bir araştırmadan bahsetmek istiyorum size. Bu araştırmada dark webdeki sitelerin sınıflandırılması yapılıyor. İlk sırada şaşırtıcı olmayacak şekilde yasa dışı uyuşturucu ticareti bulunuyor.

Ardından dolandırıcılık, siber saldırı ve çoğunlukla kara para atlamaya yönelik bitcoin siteleri bulunuyor. Kısacası Dark Web'in temel kullanım amacının genellikle yasa dışı ürün veya hizmetlere erişim olduğunu söyleyebiliriz. Buna silahlar, uyuşturucu maddeler ve hatta kiralık katiller bile dahil. Hatta sadece bu tip hizmetler için açılan siteler bile vardı Dark Web'te. Sadece kripto paralar aracılığıyla alışveriş yapılabiliyordu.

Hatta 2011'de açılan Silk Road isimli bir site 2013'te kapatılana kadar 150 milyon dolar kar bile etmişti. Burada dönen ticaretin büyüklüğünü hayal edebiliyor musunuz? Ancak sitenin kurucusu için işler pek iyi gitmedi tabii ki. Silk Road'un kurucusu Ross Ulbrichs iki kere ağırlaştırılmış müebbet cezası almıştı. Daha sonra benzeri birçok sitede açıldı. Hala da devam ediyor bu tip girişimler.

Zaten gizlilik söz konusu olduğu için bu katmanda insanları engellemek çok ama çok zor gerçekten. Talep olduğu sürece arzda bulunuyor haliyle. Bu arada Dark Web'in illaki yasa dışı veya karanlık olmasına da gerek yok. İnternet sansürünün ve ifade özgürlüğü kısıtlamalarının fazla katı olduğu ülkelerde de çok sık kullanılıyor Dark Web.

Mesela Dark Web'de insanların anonim bir şekilde haberleşebildiği ve özgürce düşüncelerini ifade ederek bir araya gelebildiği platformlarda bulunuyor. Haberleşme alanı olarak kullananlar sadece baskıcı yönetimlere sahip ülkelerde yaşayan insanlar da değil üstelik. New York Times veya CNN gibi büyük medya şirketlerinin de Dark Web'de siteleri bulunuyor. Normal şartlarda isminin bilinmesini istemeyen ancak çok önemli bilgiler paylaşabilecek kişiler anonim olarak bu siteleri kullanarak medya şirketlerine bilgi sağlayabiliyorlar. Diğer yandan yine yasa dışı olsa da kimi ülkelerde sağlık açısından hayati bazı ilaçlara ulaşım darkweb üzerinden gerçekleştirilebiliyor.

Kulağa garip geliyor değil mi? Yani adı üstünde Dark Web. Karanlık bir tarafı olan, aklınıza bile gelmeyecek adi suçların kol gezdiği bir ortamdan söz ediyoruz. Ancak gizlilik ve ifade özgürlüğü açısından önemli de bir yer tutuyor internette. Özellikle de bazı ülkelerdeki insanlar için çok hayati fırsatlar sunabiliyor. Aslında bu tam da bir münazara konusu. Çok güzel tartışmalar yapılabilir bu konu üzerine.

Pek mümkün değil ama mesela Dark Web bir şekilde tamamen ortadan kalksa daha iyi olabilir mi acaba? Ya da bu tip bir platformun bulunması ifade özgürlüğü, sansürsüz habere erişim ya da toplumsal yardımlaşma açısından faydalı mı? Böyle platformların yasa dışı alışverişlerden, mafya ve kartellerden falan arındırılması mümkün mü? Birçok konu tartışılabilir Dark Web üzerine anlayacağınız. Bitirirken uyarımı tekrar edeyim.

Dark Web kullanmanızı gerektiren bir yer değil kesinlikle. Dark Web'e ait sitelerde bulunmanız, hatta bu sitelere yanlışlıkla girmeniz bile başınıza bela olabilir. Bir anda tüm kart bilgileri çalınan, haberi olmadan bilgisayarının kamerasından tüm hayatı izlenen ya da hakkında haksız davalar açıldığını söyleyen insanların sayısı hiç de az değil. O nedenle internetin karanlık bölgesinden uzak durmakta fayda var.

Zira biliyoruz. Bilgi en güçlü silahtır. Fakat karanlıktaki bir silahın namlusunun kime döneceğini bilemeyiz değil mi?

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)