Podcast

Birini Mutlu Etmenin En Kolay Yolu

Yakın İlişkiler

1 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Psikolog Dr. Gizem Sürenkök bu bölümde iltifatın gücünden bahsediyor. Takdir etmenin bir kişi ve bir ilişki için ne kadar önemli olduğunu anlatırken, karşı tarafa nasıl daha iyi övgüler verebileceğimiz konusunda da önerilerde bulunuyor.




Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

1.813 kelime · ~9 dk okuma

Sevgili dinleyici, bugün podcast'ımı dinlemek için, vakit ayırdığın için sana çok teşekkür ederim. Bu yaptığın hareketle bana kendimi çok iyi hissettiriyorsun. Bu podcast'ın başlangıcını da böyle duymaksa nasıl hissettirmiş olabilir? Bunu yapay bir yerden söylemediğime bu arada o kadar emin olabilirsiniz ki... Her bir podcast'tan sonra gelen bir mesaj, bir podcast'taki şu cümle benim için çok etkileyiciydi ya da şu podcast'ta şu anlattığınız şey benim hayatımla çok ilişkiliydi ve bana çok iyi geldi ya da bu podcast sayesinde şuna bakış açım değişti gibi mesajların... Benim gerçekten böyle yaşam kaynağım gibi bir yeri olduğunu bilmenizi çok isterim. O yüzden de gerçekten bu podcastı ayırdığınız vakit için size çok ama çok teşekkür ederim. Ve bu bölümü ben de iltifatlar üzerine kaydetmek istiyorum. Şimdi iltifat deyince samimiyetsiz iltifatlardan asla bahsetmiyorum. Takdirden bahsediyorum. Gerçekten özenle karşımızdaki insana verdiğimiz o komplimanlardan bahsediyorum.

O yüzden de ben iltifat diyeceğim ama siz ne olur bunu böyle samimi iltifatlar olarak algılayın olur mu? Neden önemli iltifat etmek? Neden önemli karşımızdaki insana takdirimizi göstermek? Ya da şöyle bir yerden en son ne zaman birini takdir ettiniz? Birine o komplimanı verdiniz?

Ne zaman birinin böyle o çabasını, nezaketini, güler yüzünü ne kadar önemsediğiniz ve bunu size ne kadar iyi hissettirdiğini ona anlattınız? Bunlarla biraz zorlanıyoruz gibi hissediyorum. Yani bence zaten bizim kültürümüzde bu anlamda takdir etmek çok fazla yok. Mesela eline sağlık ya da kolay gelsin gibi şeyleri söylüyoruz. Bunlar içerisinden aslında takdiri verdiğimizi düşünüyoruz. Ama böyle daha spesifik takdir, daha böyle güzel övgüler bence yeterince yer almıyor. O yüzden de bence biz birazcık daha farklı bir şey yapmaya çalışabiliriz ve böylece başlatabiliriz bu hareketi diye düşünüyorum.

Transkriptin tamamını oku

Bu podcast böyle kısa bir podcast olacak. Çünkü normal günümde çıkamadım podcast'a, hastaydım biraz. Çok sevdiğim pod bir ekibi bana yardımcı oluyor bu podcast'a sizi ulaştırmak konusunda. Ben de madem podcast'ımda övgüler hakkında konuşuyorum, bu ekibi ne kadar çok sevdiğimi, her zaman onlarla çalışmayı çok sevdiğimi, nezaketlerini, tatlışlıklarını çok sevdiğimi bir de podcast'a söylemiş olayım ve onları bununla ilgili takdir etmiş olayım.

Şimdi neden takdir etmek önemli? Çünkü biz bir takdir aldığımızda karşımızdaki insandan bizim ödül sistemimiz aktif oluyor. Bize çok iyi hissettiriyor bu. Aynı şekilde, enteresan bir şekilde, takdir eden insana da iyi hissettiren bir şey takdir etmek. O yüzden tam bir kazan kazan durumu yani. Ben de iyi hissediyorum, karşımdaki insan da iyi hissediyor. Bu kadar basit bir şeyi neden daha çok yapmayalım ki?

Bir kere zaten aslında takdir edildiğimizde yaptığımız davranışı daha fazla yapmak için motive oluyoruz. Yani ben zaten mesela nazik davranan bir insansam ve nezaketimden dolayı takdir ediliyorsam bunun görüldüğünü fark ediyorum ve bunu daha fazla yapmak için sebebim oluyor aslında. Ya da mesela bir iş için gerçekten anlamlı bir gayret sarf ettiysem ve karşımdaki insan bunu görebildiyse o zaman ben daha çok gayret sarf etmek istiyorum. Çünkü görülüyorum. Yaptığım çaba anlamlı hale geliyor aslında. Öyle ki yani bu övgülerin neredeyse para ödülü kadar değeri olduğunu bulan çalışmalar var. Hatta şurada var ki bazı insanlar para gibi daha dışsal motivasyonlardansa övgü gibi daha içsel motivasyonları tercih ediyorlar.

beni övüp bana para vermeyin değil, herkesin eminin karşılığı olmalı. Ama övgünün de bir maddi karşılık kadar etkili olduğunu ve onun yanında mutlaka gelmesi gerektiğini hatırlayalım. Aslında söylemeye çalıştığım şey bu. Peki, neden daha fazla övgü vermiyoruz eğer bu bize bu kadar iyi geliyorsa? Birincisi, tuhaf karşılanmaktan korkuyoruz. Yani insanların bize, nasıl ya, yani neden ki, niye şimdi bana böyle bir şey söyledi diye düşünmesinden korkuyoruz.

Bir de tabii yapay gözükmekten de korkuyoruz. Yani ben şimdi bunu söylersem ya karşımdaki insan bunu fake bulursa ve bu bizim ilişkimizi etkilerse. Bir de tabii karşımızdaki insanın bu tarz yorumları zaten sık duyduğunu ve bizim söylememizin çok da bir şey değiştirmeyeceğini düşünüyoruz. Yani evet zaten nazik bir insan ve hep bununla ilgili bir şey duyuyordur. Yani ben söyleyince ne fark edecek ki? ama öyle değil aslında çünkü çoğu zaman yaptığımız çabanın karşı taraf tarafından takdir edildiğini o kadar da çok duymuyoruz ve duysak da bu arada ekstra bir övgü yaptığımızdan hiçbir şey götürmüyor tam tersi daha da mutlu ediyor bizi daha da fazla yapmamızı sağlıyor özellikle de beklenmedik anlarda aldığımız bu övgüler işte yaratıcılığımız için olabilir çabamız için olabilir

ya da o gün bizi gülümsettikleri için bile olabilir. Bir anda o insanı acayip iyi hissettiriyor. Mesela aklıma şey örneği geliyor. Deyim ki taksiye bindiniz ve güvenli ve rahat bir yolculuk yaptınız. İnerken taksiciye çok teşekkür ederim, çok rahat bir yolculuktu, ayağınıza sağlık dediğiniz zaman o insanı bir anda mutlu kılmış oluyorsunuz. Şimdi ben bunu söylerken bile Türkiye'de yaşayan bir kadın olarak arkamdaki iç ses, tanımadığımız insanlara söylediğimiz güzel cümlelerin bize farklı sorunlar yol açabileceğini, farklı algılanabileceğini düşündürttü. Ben de bu podcast elimden geldiği kadar hep şeffaf olmaya çalıştığım için bu düşüncemi sizinle paylaşmadan edemedim yani bu endişemi bir anda aklımdan geçen. Ama burada sınır konusu çok önemli. Zaten sizin söylediğiniz olumlu şeyleri farklı türde algılayabilecek insanlar her daim olabilir. Çalışma ortamında da olabilir ya da arkadaşlarınız arasında da olabilir. Bu, bu davranışı göstermenize engel olmamalı aslında. karşınızdaki insanı iyi tarttıktan sonra veya doğru anı yakaladıktan sonra eğer gerçekten iyi hissettiren bir durumsa bunu dile getirmekten çekinmememiz gerekiyor. Dediğim gibi yani bu övgüler aslında bize de iyi hissettiren şeyler. Şimdi övgülerin farklı ilişki türlerinde nasıl etki edebileceğini konuşmadan hemen önce minik bir ara verelim ondan sonra geri gelelim.

Evet, övgüler ve ilişkiler hakkında konuşuyorduk. Tabii ki romantik ilişkilerde övgülerin önemli bir yeri var, iltifatların. Yani daha fazla birbirine pozitif geri bildirimler veren, daha çok birbirine övgüsünün takdirini gösteren çiftlerin ilişkilerden daha fazla memnun olduğunu görebiliyoruz. Gerçekten de her iki partner de kendisini daha iyi, daha değerli, daha görülmüş hissediyor ilişkide. Aynı şey arkadaşlıklarımız için de geçerli. Arkadaşlıklarda birbirimizin çabasını gördüğümüzde, birbirimizin desteğini, varlığını takdir ettiğimizde arkadaşlıklarımız da bundan faydalanıyor. İş yerinde çalışanlarımıza ve bizimle beraber çalışan herkese gösterdiğimiz bu olumlu davranış hem verimliliği arttırıyor hem de aslında bizim de kendimizi o çalışma ortama daha ait hissettiğimizi sağlıyor. O yüzden de yani sırf böyle

iş yeri kurumsal bir bakış açısından bile baktığımızda birilerini övmek faydalı bir şey peki nasıl daha iyi övgüler verebilirim hemen burayı da anlatayım hızlıca birincisi ne kadar kişisel bir övgü verirsek o kadar iyi yani çok iyiydi harikasın gibi bir şey yerine ya o sunumu ne kadar güzel yaptın ne kadar iyi hazırlanmışsın sesini tohumunu ne kadar güzel ayarladın gibi bir övgü gerçekten çok daha etkili ya da o arkadaşının şu zor durumunda onun yanında ne kadar sabırla durabildin gerçekten çok etkilendim bu durumdan diyebilmek ya da bugün getirdiğin şu öneri benim hiç aklıma gelmemişti gerçekten projenin gidişatını değiştiriyor demek bir anda fark yaratabiliyor benzer şekilde mesela partnerinizin eve geldiğinizde işte mutfağı topladığını gördünüz Ona bununla ilgili bir şey söylemek, ya mutfak çok dağınıktı, ellerine sağlıklı, ne kadar tertemiz yapmışsın dediğinizde aslında çabasını, spesifik çabasını gördüğünüzde ona hissettirmiş oluyorsunuz. Herhangi bir iltifatı duygusal bir yere bağlayabilmek, yani aslında sizin üzerinizdeki etkisine bağlayabilmek de çok önemli. Az önce verdiğim örneklerde de vardı ama biraz daha spesifikleştirmek için söyleyeyim. Bugün seninle yaptığımız konuşma bana çok iyi geldi. Gerçekten modum çok düşüktü ama şu an çok daha iyi hissediyorum. Seni görmek bana her zaman çok iyi geliyor çünkü seninle konuştuğumuz zaman kendimi çok anlaşılmış hissediyorum. Bunlar mesela gördüğünüz gibi daha karşımdaki insanın davranışını bana olan etkisine bağladığım bir iltifat şekli. Yine iltifatı spesifik bir davranışta bırakmaktansa biraz daha geniş sürece atfetmek de çok güzel. Mesela diyelim ki çocuğunuz size bir küçük resim yapıp getirdi. Çok güzel olmuş resim. Bunu zaten söyleyin yani söylemekte bir problem yok ama bunu şuna eklediğinizde daha kıymetli oluyor. Bu resim için ne kadar çok uğraştın. Saatlerdir bunun üzerine vakit harcıyorsun. Sabrına ve yaratıcılığına hayran kaldım. Yine fark yaratıyor. Ya da az önceki o mutfağı temizleme örneği gibi. Ama bu mutfağı temizlemek saatlerini almış olmalı. Ellerine sağlık. Gerçekten buna vakit ayırdığın için çok mutluyum. Yani aradaki farkı duyuyorsunuzdur. Yine mesela karşımızdaki insanın karakter özelliklerini takdir etmek de çok kıymetli. Verdiğin mücadeleyi görüyorum. Bu konuda verdiğin çabayı görüyorum. Dirayetin gerçekten hayranlık uyandırıcı. Mesela ya da çok nazik bir insansın. Böyle bir şey düşünebilmiş olduğuna inanamıyorum.

ya da gerçekten bu zor zamanlarda bu kadar pozitif kalabilmen ne kadar kıymetli. Bunların hepsi aslında karşımızdaki kişinin kişilik özelliklerine urgu yaptığımız yerler. Bu tarz iltifatları elimizden geldiği kadar doğal ve durumun oluştuğu anda vermek de çok önemli. Yani daha sonradan ya da üzerine çalışılmış övgüler çok da iyi hissettirmiyor. Aslında böyle söyleyince o küçük detaylara dikkat edebilmek, biraz daha o anda karşımızdaki insanın o an arka planında onu o ana getiren süreci görebilmek, o insanın orada yaptığı şeyleri görebilmek çok önemli. Eğer ilişkinin içerisine kalmayı başarırsak yani kendi zihnimizden birazcık daha sıyrılıp o anda o ilişkide olabilirsek bu tip iltifat anlarını daha kolay yakalayabiliyoruz. Mesela diyelim ki bir insan sizin doğum gününüzü kutladı. Hemen orada söyleyebilmek, ya doğum günümü hatırlaman ne kadar güzel. Ben hiç düşünmemiştim böyle bir şeyi hatırlayabileceğini. O kadar iyi hissettirdi ki bana bugün bu. Ya da işte ne bileyim, çok düzenli çalışan bir insana, sizin için iş üreten bir insana, ne kadar her şeyi vaktinde yapıyorsun, gerçekten çok güzel diyebilmek. Bence itfatlarla ilgili çok önemli bir şey de aslında birçok emeğin çok görünmez olması. Mesela siz bu podcastı dinlerken sadece benim sesimi duyuyorsunuz ve benim içeriklerimi duyuyorsunuz. Halbuki bu podcastın arkasında ciddi bir emek var. Ben bu stüdyoya geldiğimde benim sesimi kaydeden, benim kaydettiğim içerikleri editleyen ya da benim içeriklerim konusunda o içerikleri geliştirmemde veya içeriklere karar vermemde yardımcı olan kocaman bir ekip var aslında. O yüzden de o görünmez emek hep sanki böyle arkada kalıyor, fark edilmiyor, yeterince övülmüyor. Ben şu anda podcast'tan kolayca örnek verdim ama bunu her şey için düşünebilirsiniz. Hani o görünmez emeği fark etmek önemli, o görünmez emeği fark edip orayı takdir edebilmek çok önemli. Mesela bu tam bir takım çalışması, bunu takdir edebilmek. Bu tür bir organizasyon bu kadar sorunsuz olduğu için teşekkür ediyorum diyebilmek. Yani o görünmez emeği görebilmek de itifatları daha iyi hale getiren bir şey. Bir de şunu söylemeliyim tabii. Bu podcastten sonra durup durup sağa sola ona buna itifat etmek gibi bir noktaya gelebiliriz bu arada. Ben ne zaman bir podcast yapsam o konu benim zihnimde o kadar çok kalıyor ki. Birkaç hafta onun hayatımda ne kadar çok etkilediğini görüyorum. Ama aslında iltifatlar için en doğrusu aşırıya kaçmadan samimi bir şekilde yapmaktır bunu. Tabii ki daha çok interaksyonda bulunduğumuz insanlara daha sık yapmalıyız bu iltifatları ama daha ender görüştüğümüz insanlar için de dengesini kurmak önemli. Çünkü aşırı yapıldığında da samimiyetsiz duyulabiliyor. İyi niyette olsanız bile karşınızdaki insanın bunu nasıl algıladığı da önemli.

Çünkü şunu söyleyerek bitirmek istiyorum. İltifat vermek de zor, iltifat almak da zor. Yani bir insana güzel bir şey söylediğinizde o insan bununla ilgili iyi hissetse dahi size onu öyle hissettiremeyebiliyor ya da sizin hayalinizdeki tepkiyi veremeyebiliyor, biraz daha böyle çekinebiliyor ya da o övgüyü... tam olarak içselleştiremeyebiliyor. Bunların sizinle hiçbir ilgisi olmayabilir. O yüzden de o dengeyi kurabilmek önemli diye düşünüyorum. Dilediğiniz için çok teşekkür ederim. Hepinize sevgilerimi gönderiyorum. Pazar günü başka bir podcastta da buluşacağız. Beni affedin gecikme için. Herkese sevgiler.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)