Podcast

Birbirimize Bağlı mıyız Bağımlı mı?

Yakın İlişkiler

1 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Yakın İlişkiler'de bu hafta konu "bağlılık". Psikolog Dr. Gizem Sürenkök ilişkilerin 2. yıl civarında tökezlemesi, hatta bitmesinin sebeplerinden ilkini geçen haftaki yakınlık bölümünde ele almıştı. Bu hafta ise diğer bir sebebe, bağlılığa değiniyor. İlişkilerde bağlılık ne anlama geliyor, bunun bağımlılıktan farkı ne gibi konuları her zamanki anlaşılır üslubuyla irdeliyor.



Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

2.361 kelime · ~12 dk okuma

Merhaba sevgili dinleyiciler. Geçen hafta yakınlık hakkında konuşmuştuk. Söz vermiştim. Bu hafta da bağlılık hakkında konuşuyoruz. Hatırlarsanız geçen haftaki bölümü şu şekilde açmıştım. Demiştim ki bazı ilişkiler bir buçuk iki yıl civarında tökeziyor ve sonraki aşamaya geçemiyor. Bunun da önemli iki faktörü var. Bir tanesi yakınlık, diğeri bağlılık. Yakınlığı o karşımızdaki insanla duygusal, zihinsel, fiziksel ve türlü başka çeşitlerle yakınlık kurma hali olarak tanımlamıştık zaten. Bugün de işin bağlılık kısmına bakalım istiyorum.

ve bağımlıktan bahsederken aslında bunun bağımlılıktan farkı nedir ona da çok hızlı bir değinelim ama bağımlılık hakkında daha sonra başka bir bölüm kaydetmek istiyorum o yüzden çok girmeyeceğim diyerek hazırsanız bağımlılık hakkında konuşmaya başlayalım. Hadi bakalım bağlılık nedir diyelim öncelikle. Bağlılık aslında sevdiğimiz insana karşı duygusal olarak bağlanma ve daha önemlisi ilişkide kalma isteği. Bağlılığın farklı çeşitleri var. Birazdan onları anlatmak istiyorum.

Ama önce bir siz kendinize sorun isterim. Bağlılık sizin için ne demek? Yani birine bağlı olmak, biriyle uzun vadede bir ilişkide olma hali korkutucu bir fikir mi yoksa rahatlatıcı bir fikir mi? Mesela biz bağlılık deyince bu romantik ilişkileri hakkında konuşuyoruz ve zaten orada çok geçerli bir kavram.

Transkriptin tamamını oku

Ama mesela arkadaşlıklarımıza da bağlıyız. Ya da mesela iş yerimize duyduğumuz bağlılık da iş yerindeki verimliliğimizi veya orada ne kadar oraya yatırım yapıp yapmayacağımızı belirleyen bir unsur değil mi? Ya da mesela çocuklar ebeveynlerine çocukken ciddi bir bağlılık gösterirler. Birincisi başka türlü bir ebeveynlik bilmedikleri için. İkincisi aslında hayata kalmak adına o ilişkiye doyulmaları gereken bağlılık kıymetli olduğu için çocuklukta hiç sorgulamadığımız bir kavramdır bu. Ama eş-romantik ilişkilere gelince bağlılık biraz daha böyle komplike bir faktör halini alabiliyor. Şimdi bağlılıktan bahsederken, bağlanma stillerinden bahsetmemek tabii ki mümkün değil. Baktığınızda güvenli bağlananlar için bağlılık geliştirmek hiç zor değil. Çünkü partilerden zaten duygusal faydayı alabilen ve partilerin yanında olmasının getirdiği güvenlik hissinden fayda alınabilen insanlar, güvenli bağlanan insanlar.

O yüzden onlar çok rahatlıkla bu bağlılığı geliştirebiliyorlar. Kaygılı bağlanan insanlar, bağlılığı geliştirirken hem karşı tarafın sürekli bağlılığını sorguluyorlar, oradan emin olmaya çalışıyorlar, onay arıyorlar. Hem de bir yandan bir ayakları dışarıda gibi, eğer karşımdaki insanın bağlı olmadığını anlarsam, o beni terk etmeden ben kaçabilir miyim acaba duygusunu yaşıyorlar. O böyle çelişkili, zor bir duygu.

kaçından bağlanan insanlar da bağlılık geliştirirlerse kendi bağımsızlık ihtiyaçlarının tersine mi hareket etmiş olurlar? Acaba orada özgürlük kılanları zarar mı görür? Korkusu yaşıyorlar. Ama işte burada önemli olan soru gerçek bağlılığın, ilişkiye duyulan bağlılığın aslında özgürlük ihtiyacımızla, bağımsızlık ihtiyacımızla çakışmadığı, çatışmadığı.

Çünkü hem özgür hissedebilir, bağımsızlığımızı koruyabilir hem de bir ilişkiye bağlılık geliştirebiliriz. Peki, bağlılık derken kastettiğim bu bir ilişkide uzun vadeli kalma ihtiyacının hemen bir alt başlıklarına bakalım. Birincisi, biz bir ilişkide sevgiden dolayı kalmak istiyoruz. Yani ben bu insanı seviyorum, bu insanla bir ömür geçirmek ya da bir ömür demeyelim ama uzun yıllar geçirmek fikri bana iyi hissettiriyor, korkutucu gelmiyor. Burada kendimi huzurlu ve güvende hissediyorum, anlaşılmış hissediyorum, ihtiyaçlarım hakkında rahat hissediyorum dediğimiz bir yerden bu ilişkide kalmak bana iyi geliyor, iyi hissettiriyor. Bu sevgiye dayalı bağlılık. Bir de başka bir bağlılık türü var ki o da ben bu ilişkide kalmalıyım. Çünkü mesela uzun zamandır evliyiz, uzun zamandır birlikteyiz. Bu ilişkiden çıkarsam kendimi başarısız hissederim. Ya da dışarıdaki insanlar benim ilişkileri yürütemediğimi düşünürler.

Ya da çocukların bir ilişki dışında olurlar ve ebeveynlerin ayrılması onlara iyi gelmez. Ya da eğer boşanmak gibi bir konu söz konusuysa, boşanmış insanlar hakkında toplumda ön yargıları olabilir gibi sebeplerden, aslında sevgiyle ilişkisi olmayan, daha farklı endişeleri içeren sebeplerden bir ilişkide uzun vadeli kalmaya çalışıyor da olabiliriz. Bir de tabii bir ilişkide kalmak zorunda hissediyor olabiliriz. Bu türlü kültürel sebeplerden veya ekonomik sebeplerden olabilir.

O ilişkinin dışına çıktığımızda nasıl devam edebileceğimizi tam olarak bilemiyor olabiliriz. Bu yüzden de ilişkiye bağlı kalmayı tercih ediyor olabiliriz. Şimdi baktığınızda bunların tabii ilki daha aşkla ilgili, daha romantik olan ve mümkün olduğu kadar ikinci ve üçüncü kategorideki sebepleri azaltarak kendi isteğimizle, kendi gerçek arzumuzla o ilişkide kalabilmeyi sağladığımızda aslında bu kıymetli oluyor. Ama tabii ki toplumsal gerçekleri de bağlılık kavramından ayırmak çok zor. Bağlılıkla ilgili başka bir önemli faktör, belki aklınıza geliyordur, alternatiflerin varlığı. Şimdi ben bir insana bağlılık kalmaya karar verdiğimde, evet ben bu ilişkin içerisinde uzun süre bu insana bağlı, bu insana sadık kalacağım dediğimiz zaman, bu arada bağlılıkla sadık kalmak birbirinden farklı kavramlar. Ben aynı cümlede kullandım ama

yine de bir ayırt edelim yani siz bir ilişkide uzun süreli durmayı istiyor olabilirsiniz duruyor olabilirsiniz ama aslında sadık olmayabilirsiniz o insana bu da başka bir bence üzerine tartışılması gereken konu ama ilişkide sadık bir bağlılık geliştirmek ilişki için en önemli olanı Burada da beynimizin küçük tatlı bir oyunu var. Biz gerçekten aslında karşımızdaki insana karşı güçlü romantik duygular geliştirmeye başladığımızda zihnimiz diğer alternatifleri bizim için daha az çekici hale getiriyor. Yani yaptığımız tercihten daha iyi hissetmemizi sağlayan küçük oyunlar oynuyor bize. Ve öyle olunca, ben iyi ki bu insanla birlikteyim, başka bir insanla değil de bu insanla birlikteyim duygusunu daha yoğun duymaya başlıyoruz. Zaman içerisinde zaten içinde bulunduğumuz ilişkiye yaptığımız yatırım burada hem duygusal hem

Belki maddi diyeceğim ama maddiden kastım sadece parasal değil. Yani bunu ayırdığımız zaman, enerji, her şeyi kapsıyor. Buna yaptığımız yatırım o kadar daha fazla hale geliyor ki o yatırım da bizi o ilişkinin içerisinde tutuyor. Ama tabii sadece o yatırım bizi o ilişkinin içinde tuttuğunda bu da yeterince güçlü bir duygusal sebep değil tahmin edersiniz ki. Hatta vazgeçmeyi ben nereden bileyim bölümünde biraz bahsetmiştim bundan. Bu batık maliyet konusu yani. Bu zamana kadar bu ilişkin içerisindeydim. Mesela 4 yıldır bu ilişkin içerisindeyim. 4 yılımı zaten bu ilişkiye verdim. Şimdi çıkıp yeni bir ilişki kurmak, yeni bir insan bulmak, yeni bir ilişki kurmak çok daha uzun sürecek. O yüzden burada kalayım dediğimizde belki de musuz bir ilişkiye devam ettiriyoruz. O yüzden bu kısmı iyi düşünmek lazım diye düşünüyorum.

Bağımlılıkla bağımlılık arasındaki fark nedir? Bir de onu bir konuşalım. Yani bağımlılık bizim ilişkinin içerisinde var olmayı tercih ederken, bir yandan bireyselliğimizi doğru sınırlarla koruyabilmemiz anlamına gelirken, bağımlılık ilişkide kişinin kendini tamamen kaybetmesi anlamına geliyor. Yani ben...

Sağlıklı bir bağlılık geliştirdiysem, partnerime bu hafta sonu arkadaşlarımla bir şey yapmak istiyorum dediğimde bununla ilgili bir sorun oluşmuyor. Ya da ben kendi hayallerimi, hedeflerimi gerçekleştirmeye devam edebiliyorum. Ama bağımlılık geliştiğinde, partnerim yanımda olmadığında, partnersiz kaldığım her anda kendimi huzursuz ve kötü hissediyorum. Kendimi bu ilişkin dışında tanımlayamaz hale geliyorum.

O yüzden bağımlılıkla bağımlılığı gerçekten birbirinden ayırmamız gerekiyor. Peki bağımlılık nasıl geliştirilir? Yani bağımlılık olmadan da sağlıklı bir bağımlılık nasıl geliştirilir? Aslında bağımlılık güven kavramından ayrı düşünülebilecek bir şey değil. Bir ilişkide biz güven oluşturacağız ki yavaş yavaş bağımlılık da gelişsin. Güveni oluşturmanın önemli yöntemlerinden bir tanesi de yakınlık. Yani bir önceki bölüme götürüyorum sizi.

Biz adım adım yakınlık kuruyoruz. Yakınlık kurdukça aslında güven inşa ediyoruz. O güveni inşa ederken de yavaşça bağlılık da gelişiyor. Aslında güveni oluşturmanın bu bağlılık bağlamı içerisinde güveni oluşturmanın önemli yöntemlerinden bir tanesi de İlişkide verdiğimiz o küçük küçük sözleri tutmak ve böylece aslında bir birikim yapmak. Yani tuğla tuğla aslında biz karşımızdaki insanı ben buradayım, sana verdiğim sözleri yerine getiriyorum, yanında olmayı kabul ediyorum ve bunu sana gösteriyorum, yanında kalıyorumu anlatıyoruz. Böylece aslında güveni inşa ediyoruz. Bir başka bağlılık geliştirme yöntemi ortak deneyimler oluşturmak, ortak maceralara atılmak demiştik.

Bunu da buraya bağlayıp şunu söylüyorum aslında, bağlılık geliştirmenin yöntemleri arasında birlikte ortak deneyimler edinmek, beraber ilişkinin yönünü belirlemek de var. O deneyimler üzerinden aslında geleceğimizi inşa etmek var. Bağlılığın çok önemli unsurlarından bir tanesi ortak gelecek hayaldir. Ortak gelecek hedefidir. Ama biz beraber mücadele vererek, beraber deneyimler elde ederek aslında karşımızdaki insanla, geleceğe birlikte atılmaya karar veririz. O yüzden bu iki kavram arasındaki bağı çok güzel bir örnek bu. Devam etmeden önce minik bir ara verelim. Ondan sonra bağlılık konusunda kaldığımız yerden dönelim.

Yine bağlılık geliştirmenin bir başka önemli yöntemi sınırlar koymaktır. Yani doğru sınırlar, böyle rahatsız edici sınırlardan bahsetmiyorum. Hem kendi ihtiyaçlarımızı hem partnerimizin ihtiyaçlarını önemsemek, bunlara saygı göstermektir. Aslında burada yine yakınlık kavramına bir atıfta bulunup şunu söylemek istiyorum. Karşımızdaki insanın düşüncelerine, değerlerine, duygularına gösterdiğimiz saygı bizim bu ilişkide uzun süre kalıp kalmayacağımızı belirleyen iyi bir unsurdur. Çünkü

Ben bu ilişkiye de uzun süreli kalabiliyorsam, kendi kimliğimle var olabilmeliyim. Kendi duygularımla, kendi düşüncelerimle. O yüzden de bağlılık burada yine buna dayanıyor. Ve bağlılığın yine başka bir önemli belirleyicisi. Ortak çevreler içerisinde partnerimizi tanıtmak, onunla olan ilişkimize sahip çıkmaktır. Yani mesela ailemizi, arkadaşlarımızla onu tanıştırmak, onun varlığını orada göstermektir. Bunu şöyle bir yerden söylemiyorum çünkü böyle kullanımlar da var maalesef. Yani benim bir sevgilim var değil. Ben bu insanla birlikteyim ve bu insanla birlikte olmaktan gurur duyuyorum üzerinden söylüyorum.

Bunun yaptığımızda da aslında ilişki olan bağlarımızı gösteriyoruz. Modern ilişkiler üzerinden baktığımızda bu başka insanlara ilişkimizi göstermek, sosyal medyadan bağımsız düşünülemediği için sosyal medyada da aslında partnerimize yer vermek bunun bir parçası olabilir. Ama bunu böyle temkinli bir yerden söylemek istiyorum. Çünkü bunun ilişkilerde büyük sorunlara yol açabildiğini duyuyorum. Yani benimle neden bir post paylaşmıyorsun, benimle neden bir story paylaşmıyorsun gibi böyle kavgalara ya da işte kiminle paylaşıyorsun, paylaştığını hangi gruplara açıyorsun gibi böyle çok daha detaylarıyla tartışmalar olduğunu duyuyorum.

Eğer siz de ilişkinizle böyle tartışmalar yapıyorsanız yalnız değilsiniz. Ama buna şöyle bir yerden bakalım. Biz neden sosyal medyada partnerimize görünür olmak istiyoruz? Ve bu ihtiyacımıza ne şekilde bir karşılık bulmak istiyoruz? Yani partnerimizin arkadaşlarının bizim varlığımızı bilmesi mi istediğimiz, partnerimizin potansiyel partner adaylarına bir mesaj mı istediğimiz? Bence bunu doğru tanımlamamız lazım.

Çünkü bizim içimizdeki o farklı motivasyonları düşünmeden hayata geçirdiğimizde ilişkiye ister istemez zarar da verebiliyoruz. Bir de şey de önemli tabi burada, partnerimizin nasıl bir sosyal medya kullanımı var. Yani zaten sosyal medyasını bu şekilde kullanmayan bir insana Beni mutlaka sosyal medyada paylaşmalısın demek aslında belki de çok da bu ilişki için anlamı olmayan bir taleptir. Yani bu tip böyle dış faktörleri düşünmek gerekiyor gibi hissediyorum. Bir başka bağlılık geliştirici yöntem de aslında ben ve sen kavramlarını bir kenara bırakıp

biraz daha biz kavramlarına edinebilmek, biraz daha artık benim hayatım ve onun hayatının ötesine geçip bizim hayatımız, bizim hedeflerimiz, bizim duygularımıza da girebilmek. Tabii ki burada her zaman vurguladığım şey, ben ve sen bir yere gitmiyor. Ben ve sen bizi oluşturuyor. Yani burada benden ve senden vazgeçmememiz gerekiyor. Ama bana ve sana

Bir de biz ekleniyor diyelim. O yüzden de burada ilişkinin ihtiyaçları, ilişkin öncelikleri de benim ihtiyaçlarım ve benim önceliklerimin yanında değerlendirilmesi gereken bir sekme açıyor. Yani tek başına sadece onları üzerine hareket etmek tabii ki iyi değil ama sadece kendi ihtiyaçlarımın üzerine hareket etmek de ilişkiye zarar verebiliyor. O motivasyonları yani ilişki güçlendirme ve kendimi koruma ihtiyaçlarının doğru dengesini bulmam gerekiyor. O yüzden de aslında bence ilişkiler zorluyor bizi. Yani hangi motivasyon ne zaman öne çıkıyor? Nerede ben hangisinin bir miktarı bırakabilirim? Bunların dengesini yakalamak bazen zorluyor.

Şimdi biraz böyle şey yapmak istiyorum. Bu podcast'ın ikinci kısmında bağlılık geliştirme yöntemleri hakkında konuştuktan sonra bunlara zaten eklemeler de yapabiliriz. Belki şimdiki bölümle beraber benim de aklıma başka yöntemler de gelir diye düşünüyorum. Ama şu önemli sanki. Bazı sorularla biz bu ilişkiye ne kadar bağlıyız bunu ölçebiliriz. O yüzden ben size böyle birkaç tane soru sormak istiyorum. Bakalım neler düşünüyorsunuz bu soruları?

Mesela zor zamanlardan geçerken, tartışma zamanları, birbirinizden biraz daha kopuk olduğunuz zamanlar ya da böyle birbirinize gerçekten kırgın olduğunuz zamanlarda partilerinize karşı hala duygusal bir bağ hissediyor musunuz? Ne kadar onun ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarınız kadar gözetmeye razısınız? Onun mutluluğunu ve iyilik halini kendi mutluluğunuz ve iyilik haliniz kadar önemseyebiliyor musunuz? Duygularınızı ve endişelerinizi partilerinize açıkça ifade edebiliyor musunuz? Partilerinizin aşkından ve bağlılığından emin misiniz? Hemen şurada mesela minik bir parantez açıp şunu söyleyeceğim. Birbirimize seni seviyorum demek. Birbirimize karışık mesajlar vermemek. Sözel olarak da sevgimizi ifade etmek aslında çok önemli.

Bazı insanlar var seni seviyorum diyemiyorlar. Bunun altında yatan sebepleri mutlaka düşünmek lazım. Çünkü sevildiğimizi duymak belki her dakika, her gün olmak zorunda değil. Ama ara ara sevildiğimizi duymak iyi hissettiren bir şey. ve seni seviyorum demenin ilişkiye faydasını gösteren çalışmalar da var. O yüzden burada duygularımız konusunda açık, şeffaf ve direkt olmak da önemli. Bunu da ekleyerek sorularıma devam edeyim. Mesela ilişkinizin devamı için gerektiği yerde fedakarlıklar yapmaya hazır mısınız? Partilerinize bir vaatte bulunduğunuzda, bir söz verdiğinizde onu yerine getirmek için elinizden gelen her şeyi yapıyor musunuz?

İlişkinize yeteri kadar zaman ve enerji ayırıyor musunuz? Bence mesela burada bir parantez açalım. Bu da çok önemli. Yani bazen sırf bir ilişkim var duygusu devam ediyor ama ben bu ilişkiye başka şeylerden ödün vererek zaman ayırmıyorum. Mesela haftada sadece bir kere görüşerek bu ilişkinin sürdürülebileceğini düşünüyorum. Başka vaktimde varken. Tabii ki olan dışı durumlar olabilir. O yüzden böyle genel geçer bir yerden söylemiyorum bunu ama ben ne kadar gerçekten var olan vaktimi buraya vermeye razıyım. Bütün vaktimi bu ilişkiye ayırmam gerekmiyor ama ilişkinin özellikle gelişme döneminde gerekli yatırımı yapmaya hazır mıyım? İlişkideki problemlerle ilgili veya gelişen durumlarla ilgili sorumluluk alabiliyor muyum? Kendinizi bu insanla bir gelecek hayali kurarken görebiliyor musunuz? Ya da gelecekte bu insanla görebiliyor musunuz?

Bu ilişkinin zor zamanlarda uğruna mücadele edilmeye değer bir ilişki olduğunu düşünüyor musunuz? Durumlar değişseydi, farklı olsaydı hala o partnerle kalır mıydınız? Bu insanın sizin kişisel gelişiminizi desteklediğine inanıyor musunuz? Siz onunkini ne kadar destekliyorsunuz?

Siz partnerinize sadık kalabileceğinize inanıyor musunuz? Onun size sadık kalabileceğine güveniyor musunuz? Bunlar bence çok önemli sorular. Bunlar bağlılığı belirleyen, bağlılığı geliştirebilecek sorular. O yüzden bence bu soruları kendinize sormaktan çekinmeyin. Başta insan bence böyle sorularda bir afallıyor, emin olamıyor. Ama beraber oturup konuşmak gerekirse veya önce bir kendimize sormak bu soruları kıymetli.

Çünkü buralarda bunların hangilerinde eksiklikler varsa bunları tespit edip üzerine çalışabilirsiniz birlikte bir çift olarak ve bu bile size güzel bir mücadele alanı açmış olur aslında. Bağlılık gelişmeden ilişkilerin yeterince yakın ve yeterince sağlam olabilmesi çok zor. O yüzden de bunun üzerine uğraşmak bence hepimiz için iyi bir fikir. Bugünkü podcastı sadece romantik ilişkiler üzerine konuştuğum bir alan olarak görmeyin bence. Benzer soruları arkadaşlarınız için de sorun. Mesela arkadaşlarınızın size verdiği sözleri yerine getirip getirmediğini sorgulayın. Aynı şekilde siz de arkadaşlarınıza o bağlılığı gösteriyor musunuz? Ya da hangi arkadaşlarınıza gösteriyorsunuz, hangilerine göstermiyorsunuz? Bence bu da önemli bir soru.

Çünkü bizim hayatta kendimizi bağlı hissettiğimiz, ait hissettiğimiz ilişkilere mutlaka ihtiyacımız var. Buralarda genel zorluklar yaşıyorsanız belki bağlanma stillerinizle ilgili olabilir. O zaman da sizi bağlanma stilleriyle ilgili podcastlerime davet ediyorum. Oralardan bakabilir, biraz daha kendinizi yakından tanıyabilirsiniz bence. Bir sonraki bölümlerde öz farkındalık konusuna değineceğim. Orada belki bu anlamda kendinizi daha iyi tanımanıza fayda sağlayabilecek sorular da keşfedebilirsiniz. O yüzden heyecanla beklemenizi çok isterim. Hepinize sevgilerimi gönderiyorum. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)