
2.163 kelime · ~11 dk okuma
Ne oluyor burada? Mike nerede? Hanımefendi sakin olun lütfen. Siz... Dalia DiPolito musunuz? Evet. Evet, evet benim babam Mike nerede? Mike'a bir şey mi oldu? Üzgünüm Dalia. Eşiniz Michael DiPolito. Hayatını kaybetti. Hayır. Hayır olamaz. Hayır. Mike.
Ben Sezgi Aksu. Burası Karanlık Dosyalar. Bugün sizlerle tutku dolu bir evliliğin gölgesinde gizlenen karanlık bir hikayeyi keşfedeceğiz. Ne dersiniz? Maskelerin düştüğü, sırların ölümcül bir hal aldığı bu hikayeyi dinlemeye hazırsanız başlayalım mı?
Mike ve Dahlia'nın hikayesi bundan yalnızca 6 ay önce başlamıştı. Mike, dolandırıcılık suçlarından dolayı bir süre cezaevinde yattıktan sonra şartlı tahliye ile serbest bırakılmıştı. Geçmişteki hatalarından kurtulmak ve hayata yeniden tutunmaya çalışıyordu. Boynton Beach'te bir ev almış, eşiyle düzenli bir hayat kurmak istemişti. Ancak kısa süre sonra Dalia ile tanıştı. Dalia Di Polito, özgüveni ve ışıltısıyla parlayan 26 yaşında bir kadındı.
Babası Mısırlı, annesi Peruluydu. Çocukluğu biraz karmaşık geçmiş, disiplinle kaos arasında gidip gelen bir evde büyümüştü. Ama Dalia, hayatındaki her engeli cazibesi ve zekasıyla aşmayı öğrenmişti. Bir şekilde istediği her şeyi elde ediyordu. Mike'la tanıştığındaysa, bunu başka bir boyuta taşıyacaktı. Tanışmaları hızlıydı, evlenmeleri ise daha da hızlı.
Mike, Dahlia'yı tanır tanımaz büyülenmişti. Birkaç hafta içinde eşinden ayrıldı ve yalnızca beş gün sonra Dahlia'yla nikah masasına oturdu. Dahlia, Mike'la olan evliliğiyle beraber lüks yaşamında tadını çıkarmaya başladı. Spor arabalar, pahalı hediyeler, gösterişli restoranlar hayatının bir parçası haline gelmişti. Ancak Dalia, sıradan bir ev hanımı değildi. Gizemlerle dolu bir geçmişi vardı. Ve bu geçmiş, bakımlı çimenler ve beyaz çitlerle çevrili villasından çok daha uzak bir hayata işaret ediyordu.
Küçük yaşlardan itibaren ailesinin katı kurallarıyla şekillenen Dahlia, özgürlüğü ve lüksü arzulayan bir genç kadın olmuştu. Hayatını düzene sokma çabasıyla emlak sektörüne girmiş, sonrasındaysa eskortluk yapmaya başlamıştı. Michael'la yollarının kesişmesi ise ikisinin de geçmişlerinden kaçmaya çalıştığı bir döneme denk geldi. Onları birbirine çeken, geçmişteki hataları geride bırakma ve yepyeni bir hayata başlama arzularıydı.
Ancak bu parlak başlangıcın altındaki görünmeyen çatlaklar yavaş yavaş yüzeye çıkacaktı. İlişkilerindeki sarsıntılar Michael'ın finansal durumunun gerçek boyutlarının ortaya çıkmasıyla başladı. Dahlia, Michael'ın zengin bir iş insanı olduğunu düşünerek bu evliliğe adım atmıştı. Ancak kısa süre sonra kocasının büyük bir borç yükü altında olduğunu öğrendi.
Michael, dolandırıcılıktan dolayı hala denetimli serbestlikteydi ve mağdurlarına yüklü miktarda tazminat ödemek zorundaydı. Bu gerçeği öğrenen Dahlia'nın gözlerindeki hayranlık yerini hayal kırıklığına bırakmıştı. Onun arzuladığı güvenli ve lüks hayat, beklediğinden çok daha karmaşık bir tabloya dönüşüyordu. Bu süreçte Michael, Dahlia'nın geçmişiyle ilgili bazı söylentiler duymaya başladı. Etrafındaki bazı insanlar, Dahlia'nın eskortluk geçmişinden bahsediyordu. Başlangıçta bu söylentileri görmezden gelmeye çalışsa da, şüpheler içten içe Michael'ın zihnini kemiriyordu. Güven, evliliklerinin temel taşı olmalıydı.
Ancak şimdi bu temel sarsılmaya başlamıştı. Dahlia ise Michael'ın kontrolcü tavırlarından rahatsız olmaya başlamıştı. Ona göre Michael, geçmişteki hatalarının bir yansıması olarak sürekli onun peşindeydi. Hareketlerini sorguluyor ve özgürlüğünü kısıtlıyordu. Her iki tarafta kendi hayal kırıklıkları ve endişeleriyle boğuşurken, evliliklerindeki sevgi dolu başlangıç yerini sessiz gerginliklere, ardından da açık çatışmalara bıraktı. İlişkilerindeki bu gerilimler her iki tarafında birbirine olan bağlılığını sorgulamasına yol açtı.
Michael hala bu evliliği kurtarmak için adımlar atıyordu. Ancak Dahlia'nın gözleri başka bir geleceğe odaklanmıştı. Kendisini bu ilişkiden kurtaracak bir planı yavaş yavaş şekillendirmeye başlamıştı. Dahlia kendi hayatında daha fazla kontrol sahibi olma ihtiyacı duyuyordu.
Michael'ın borçları sebebiyle mülklerini güvence altına almak adına evin tapusunu onun üzerine devretmesi bu kontrolün ilk adımı olmuştu. Michael bu kararı onu korumak için aldığını söylese de Dahlia'nın aklında başka fikirler vardı. Ona göre bu, kaçış planının en önemli adımlarından biriydi. Ancak yeterli değildi.
Dahlia, Michael'ı tamamen hayatından çıkarmadan yeni bir başlangıç yapamayacağını düşünüyordu. Ve bunun üzerine aklında bir fikir filizlenmeye başladı. İlk başta bu fikri reddetmeye çalıştı. Ancak zamanla onun için başka bir seçenek olmadığına kendini inandırdı. Michael'dan kurtulmanın tek yolu onun tamamen ortadan kalkmasıydı.
Ancak böyle bir planı nasıl gerçekleştireceğini bilmiyordu. Tam bu sırada Dahlia, eski sevgilisi Muhammed Şehadeh ile yeniden iletişime geçti. Muhammed, Dahlia'nın hayatında yıllar önce tanıştığı biriydi. Ve onun çekiciliğine her zaman kapılmıştı. Dahlia da bunu gayet iyi bildiğinden, Michael'ı ortadan kaldırma isteğini ona rahatça anlatmıştı. Dahlia, şaka yapıyorsun değil mi? Bana yardım edecek misin? Saçmalama. Bu çok tehlikeli. Çok iyi bir plan yaparsak değil. Nasıl olacak? Yani cinayet işlemekten bahsediyorsun. Farkında mısın? Saçmalama. Cinayet değil. Kaza. Michael, elim bir kaza solunca aramızdan ayrılacak.
Dalia'nın soğukkanlılığı Muhammed'i harekete geçmeye zorlamıştı. Onun için bir tetikçi ayarlayacak ve kaza süsü vererek Michael'ı ortadan kaldıracaktı. Kısa sürede bir tetikçi buldu ve Dalia ile bir görüşme ayarladı. Dahlia bu kişiye her detayı aktarmaya hazırdı. Plan basitti. Dahlia sabah spor yapmak için dışarıdayken eve girilecek, sahte bir soygun mizanseni hazırlanacak ve ardından tetikçi Michael'ın işini bitirecekti. Dahlia tüm bunları kafasında netleştirdikten sonra tetikçiyle buluşmak üzere evinden çıktı. Buluşma noktaları olan otoparka geldi. Elindeki parayı ve Michael'ın bir fotoğrafını tetikçiye teslim etti.
Kocasının ne zaman evde olduğunu, evin hangi girişlerinin açık bırakılacağını tüm açıklığıyla anlattı. Kendisi de o sırada spor salonunda olacağından şüphe çekmeden Michael'dan kurtulacak ve onun sahip olduğu her şeye tamamen hakim olacaktı. Bak, bunun geri dönüşü yok. Emin misin? Hı hı, eminim. Yüzde bir milyon eminim.
Dalia'nın bilmediği şey, kurduğu bu tehlikeli oyunun aslında kendi sonunu hazırladığıydı. Şimdi kısa bir ara verelim. Döndüğümüzde kaldığımız yerden devam edeceğiz. 5 Ağustos 2009 gününün sabahı, Dalia spor çantasını hazırladı, aynada kendine son bir kez baktı ve derin bir nefes aldı.
Bugün her şey bitecek. Michael'a döndü. Michael her şeyden habersiz, derin bir uykudaydı. Dahlia ona doğru eğildi ve son kez onu öptü. Hoşça kal sevgilim.
Saat 6'da spor salonuna ulaştığında telefonunu sessize aldı, kulaklıklarını taktı ve koşu bandına çıktı. İçinde bir burukluk vardı. Michael'la ilk tanıştıkları günü anımsamıştı. Michael'ın kendisine bakarken gözleri parlıyordu.
Kısa süre içinde birbirlerini yıpratsalar da Michael'ın ona bakışlarının hiç değişmediğini fark etti. Bunları düşündükçe içini bir huzursuzluk kaplamaya başladı. Ve o sırada telefon çaldı. Bilinmeyen bir numara arıyordu. Alo? Alo, Dalya Dipolito ile mi görüşüyorum? Evet, buyurun benim. Sizi Boynton Beach Polis Merkezi'nde arıyorum. Acil bir durum vardı, hemen eve dönmeniz gerekiyor. Nasıl yani, ne oldu?
Dalia telaşlı rolünü çok iyi oynamıştı. Ancak buna tam da rol denemezdi. Gerçekten endişeliydi. Spor salonundan aceleyle çıkarken elleri titriyordu. Kalbi bir an için hızla çarpmaya başladı. Ama kendini hemen toparladı. Bu, planın bir parçası diye düşündü. Her şey olması gerektiği gibi ilerliyordu. Evinin sokağına geldiğinde gördüğü manzara adeta nefesini kesti. Polis arabaları, siren ışıkları ve olay yeri şeridi. Kalabalık bir grup polis etrafta dolaşıyordu ve evinin önüne yaklaşmasına izin verilmedi. Hırsla kalabalığın içinden evine doğru girmeye çalışırken bir polis memuru onu durdurdu ve eşi Michael DiPolito'nun evlerinde ölü bulunduğunu söyledi.
Bu cümleyle birlikte Dalia yere çöktü. Yüzü ellerinin arasına gömüldü. İçindeki korku yerini role bürünmüş bir kedere bırakmıştı. Gözyaşlarını serbest bıraktı. Sarsılmış kadın rolünü inandırıcılığıyla oynamaya başladı.
Polisler onu teselli etmeye çalıştı ve sonrasında karakola götürmek istediler. Dalia bunu kabul etti. Her şeyin planına uygun gittiğini düşünüyordu. Fakat gerçek, Dalia'nın hiç ummadığı kadar karanlıktı.
Karakola vardıklarında Dalia'yı küçük bir sorgu odasına aldılar. Oda sade ve ürkütücüydü. Duvarlardaki soğuk gri tonlar, loş ışık altında daha da kasvetli görünüyordu. Bir masanın arkasında oturan dedektif, dikkatlice gözlemleyen bir tavırla ona oturmasını işaret etti. Oturun lütfen. Dalia,
bize yardımcı olmanı bekliyoruz. Eşinin başına gelenleri çözmek için. Ben hiçbir şey bilmiyorum. Michael'ın kimseyle bir düşmanlığı da yoktu. Eşinizin geçmişte bazı sorunları vardı. Parası, borçları... Sizce bunlar bir sebep olabilir mi?
Hayır hayır, geçmişiyle hiç alakası yok. Onun artık zaten kimseye borcu yoktu. Biz... Biz çok mutluyduk. Biz mutluyduk.
Dedektif, söylediklerinin bir kısmının doğru olmadığını bilerek kısa bir süre Dalia'ya baktı. Sanki bir şeylerin açığa çıkmasını bekliyormuş gibiydi. Ama Dahlia planına sadık kalmaya kararlıydı. Rolüne devam etti. Üzüntüsünü göstermekten geri durmadı. Ancak bir şeylerin ters gittiğini de hissediyordu. Dahlia'nın Michael'la ilgili sözlerinin üzerine dedektifler birbirlerine kısa bakışlar attılar. Bir şeyler oluyordu. Ama Dahlia tam olarak ne olduğunu anlayamıyordu.
Birkaç dakika içinde dedektiflerden biri elindeki dosyayla beraber Dalia'ya doğru eğildi ve gözlerini gözlerine dikti. Dalia, bir konuya açıklık getirmemiz gerekiyor artık. O an gelmişti. Kapı yavaşça açıldı. Dalia'nın gözleri karşısındaki silüete kilitlendi. Gördüğü şey zihnini altüst etmişti. Gözlerini oluşturdu ama görüntü hala oradaydı. Bedenine bir ürperti yayıldı. Adeta gerçeklikle arasındaki bağ kopmuş gibiydi.
Nefesi kesilmiş halde bakarken ağzından yalnızca tek bir kelime döküldü. Michael? Biliyoruz Dahlia. Her şeyi biliyoruz. İçeri
giren Michael'dı. Onu gördüğü an Dahlia'nın zihnindeki dünya aniden çökmeye başladı. Şimdi oyun bitmişti ve geriye sadece gerçekle yüzleşmek kalıyordu. Michael ellerini cebine sokmuş, yüzünde sert bir ifadeyle Dahlia'ya bakıyordu. O an aralarındaki tüm geçmiş, aşk ve hayal kırıklıkları gözlerinde canlanmış gibiydi. Sessizliği bozan Michael oldu. Ne yapmaya çalışıyordun Dahlia? Beni gerçekten öldürecek miydin? Dahlia'nın yüzünde şaşkınlık ve korku karışımı bir ifade vardı.
Gözleri doldu ama bu kez oynadığı bir role ait değildi. Her şeyin bir rüya olmasını diledi. Ama gerçek çok ağırdı. Michael... Hayır... Hayır ben... Hayır... Bu korkunç bir yanlış anlayışım. Hayır...
Dedektif Dalia'nın inkarına aldırmadan dosyayı açıp cinayet planıyla ilgili kanıtları ona tek tek sunmaya başladı. İçinde Muhammed'le olan konuşmaların gizlice kaydedilmiş görüntüleri, ses kayıtları, planın detayları, ödediği para, cinayetin sahte bir ev soygunu gibi gösterileceği konuşmalar, her şey oradaydı. İnkar edilemez, reddedilemezdi. Bak Talia. Muhammed bir muhbirdi. İlk günden itibaren planını bize anlattı. Seni durdurmamız için bize geldi. Hayır. Bu doğru olamaz. Hayır. Ama doğru. Hatta sen şimdi katilin yani sahte katilin kim olduğunu da merak ediyorsundur. Anlatayım. O da bizim adamımızdı Talia. Detektif Midici.
Kiralı katil kılığına girerek seninle buluştu. Bak, tüm görüşmeleriniz burada kayıtlı. Hatta o %1 milyon emin olduğunu söylediğin an mesela. Bak, burada. Kayıtlarda. Bak, bunun geri dönüşü yok. Emin misin? Hı hı, eminim. %1 milyon eminim.
Bu sözler, Dalia'nın hayatını mahvedecek kanıtların en güçlü halkasıydı. Artık kaçış yoktu. Ben sadece... Ben sadece bir çıkış yolu arıyordum. Çıkış yolu mu? Beni öldürmek mi senin çıkış yolunda? Dalia, Michael'a baktı. Ama gözlerinde artık bir savunma ya da inkar yoktu. Sadece korku ve pişmanlık vardı.
Michael, ben senin iyi gitmek istemedim. Yemin ederim istemedim. Ama bu... Bu kontrolümden çıktı, anlıyor musun? Sanki benim kontrolümde değilmiş gibiydi. Yo, yo, yo. Bu kontrolden çıkan bir şey değildi Dalia Di Polito. Bu, soğukkanlılıkla planladığın bir cinayet girişimiydi.
Büyük yüzleşmenin ardından kelepçeler Dalia'nın bileklerine geçtiğinde o da bir an için sessizleşti. Metal kelepçelerin soğuk sesi Dalia'nın hayatının geri dönülmez bir şekilde değiştiğini işaret eden bir çan gibi yankılandı. Onu dışarı çıkarırlarken Michael son bir kez konuştu. Sesi acı ve hayal kırıklığıyla doluydu. Sana her şeyi verdim Dalia. Her şeyi.
Ama sen benim canımı almak istedin. Şimdi bunun bedelini ödeyeceksin. Çok özür dilerim. Dalia yüzünde gözyaşları sessizce ilerlerken bir daha geri dönemeyeceğini biliyordu. Baştan sona kurguladığı o korkunç planın pençesinde kendi hayatını da mahvetmişti. Artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı yeni hayatına doğru yürümeye başladı.
Michael ise polis merkezinden ayrıldıktan sonra soluğu sahilde aldı. Dalga sesleri ve rüzgarın yumuşak esintisi zihnindeki kaosu biraz olsun hafifletiyordu. Gözlerini ufka dikti. Aklında Dalia'nın yüzü vardı. İlk tanıştıkları o günü düşündü. Onun gülen yüzü, o zamanlar sahte olmadığını sandığı sıcaklığı, her şey nasıl bu hale gelmişti, Dalia onun hayatını güzelleştiren kadın olacağına nasıl en karanlık kâbusu olmuştu? Artık kimseye güvenemezdi. Her şeyin bittiğini düşündüğü o anda telefonu titredi. Arayan dedektif B.D. Jean'di. Hiçbir şey bitmemiş, uzun soluklu bir mahkeme süreci yeni başlıyordu. Michael, şimdi şöyle bir şey öğrendik. Bu Dalia'nın avukatı yeni bir savunma hazırlamış. Onu masum göstermeyi planlıyorlar. Nasıl yani?
Şöyle, bu operasyonu bir şov olarak sunacaklarmış. Sanki polis kendini kahraman olarak göstermek için seni kullanmış gibi. Yani anlayacağın bu davada iş birliğine ihtiyacımız var. Elimden geleni yaparım Cihan. O bir daha benim hayatımı kontrol edemeyecek. Dava süreci başlamıştı. Haberlerde her gün yeni detaylar ortaya çıkıyordu.
Dalia'nın soğukkanlılıkla yaptığı planlar halkın ilgisini çekmiş, medyanın gözdesi haline gelmişti. Dalia Di Polito herkesin konuştuğu bir isim haline gelmişti. Mahkemedeyse Dalia'nın planlarının nasıl açığa çıktığı bir bir ortaya kondu. Eski sevgilisi Muhammed'in ihbarıyla başlayan süreç, Boynton Beach polisinin titizlikle kurduğu tuzak sayesinde başarıya ulaşmıştı.
Mahkemede gösterilen video kayıtları Dalia'nın sahte bir kiralık katille buluştuğu ve açık bir şekilde planını anlattığı görüntülerden oluşuyordu. Michael bu kayıtları izlerken için hem bir öfke hem de bir rahatlama kapladı. Bu kanıtlar Dalia'nın suçunu açıkça ortaya koyuyordu. Ama bir yandan Dalia'nın nasıl bu kadar ileri gidebildiğini anlamakta güçlük çekiyordu.
Savcı, Dahlia'nın Michael'ın hayatını sadece maddi kazanç için yok etmeye çalıştığını savundu. Ev üzerinde tam yetki almak, sigorta parasını toplamak ve borçlarından kurtulmak için bu korkunç planı yaptığını kanıtlarla desteklediler. Dahlia'nın savunma avukatı ise, bütün bunların bir kurgu olduğunu ve Dahlia'nın polis tarafından manipüle edildiğini iddia etti. Fakat jüri, sunulan somut delilleri göz arda edemezdi.
Uzun süren savunmaların ve iddiaların ardından... ...hakim nihayet kararını açıkladı. Gereği düşünüldü.
Sanık birinci derece cinayet planlamaya teşvik suçundan suçlu bulunup... ...16 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. Dalia gözyaşlarını saklamaya çalışarak mahkeme salonundan çıkarılırken Michael derin bir nefes aldı. Bu onun için bir son değil, bir başlangıçtı. Artık geçmişin karanlığından sıyrılmak ve geleceğini yeniden inşa etmek için özgürdü. Eve döndüğünde oturup eski fotoğraflara baktı.
Dalia ile paylaştığı anılara, bir zamanlar gerçek olduğunu sandığı o mutluluğa, o an hayatında yeni bir sayfa açma zamanı geldiğini fark etti. Kendi kendine fısıldadı. Bu defter kapandı. Bir daha hiç açılmamak üzere. Dalia'nın planları başarısız olmuştu.
Ama Michael için bu, hayatın değerini yeniden keşfetmek için bir fırsattı. Şimdi hayatta kalmanın değil, yeniden yaşamaya başlamanın zamanıydı. Michael hayata tekrar başlayacaktı. Evet, bu haftanın karanlık dosyasının da sonuna geldik. Bir sonraki karanlık dosyada görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.
Altyazı M.K.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.