Podcast

437: Asgari Ücret Artışı Enflasyona Neden Olur Mu? | Trend Topic #Neymiş

Trend Topic

1 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Neymiş efendim asgari ücrete yapılan zam aynı oranda enflasyona neden olurmuş. Asgari ücrete zam gelirse işsizlik artarmış. Bu bölümde bunu büyük bir iddiayla dile getirenleri bir kenara bırakalım ve bu iddianın bilimselliğini masaya yatıralım. Ben Ozan Gündoğdu, hazırsanız başlayalım.

Bu podcast, Muhiku hakkında reklam içerir.
Yılbaşı ruhunu yansıtan şık hediye kutuları Muhiku’da! 🎄
2000’den fazla hediye seçeneğiyle kutunuzu ilgi alanlarına göre özelleştirin, 3 dakikada hazırlayın ve hızlı teslimatla ücretsiz gönderin. Yılbaşına Özel %30 İndirim için muhiku.com'u ziyaret edin.

Bu podcast, Hiwell hakkında reklam içerir.
Pod15 kodumuzla Hiwell'de tüm seanslarda geçerli %15 indirimi kullanmak için Hiwell'i şimdi indirin.
1600’den fazla uzman klinik psikolog arasından ücretsiz ön görüşmelerle size en uygun terapisti seçebilir, terapi yolculuğunuza kolay ve güvenilir bir şekilde başlayabilirsiniz.
See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.

Bölüm Transkripti

1.807 kelime · ~9 dk okuma

Herkese merhaba. Neymiş efendim, asgari ücrete yapılan zam aynı oranda enflasyon eder olurmuş, asgari ücrete zam gelirse işsizlik artarmış. Bunu büyük bir iddiayla dile getirenleri bir kenara bırakalım ve bu iddianın bilimselliğini masaya yatıralım. Ben Ozan Gündoğdu, hazırsanız başlayalım.

İktisatta türlü yaklaşımlar ve bu yaklaşımların türlü şekillerde dallandırılmış kategorileri var. Mutlaka duymuşsunuzdur işte arz yönlü iktisat, talep yönlü iktisat ya da işte liberal iktisat, marxist iktisat gibi. İktisat okullarını veya iktisada dönük yaklaşımları kategorize ederken kullanılan bir diğer ayrım da ortodoks ve heterodoks iktisat ayrımıdır. İktisatla içli dışlı olanlar bu ayrımlardan haberdardır da hiç ilginiz yoksa bile Nurettin Nevati sağolsun illaki kulak dolgunluğunuz vardır. Neoklasik ekonomi düşüncesinden epistemolojik bir kopuşu temsil eden heterodoks yaklaşım günümüze giderek ön plana çıkan davranışsal

Nureddin Ebati ile birlikte bu heterodoks yaklaşım hayatımıza girdi. Peki neydi bu heterodoksi? Aslında tek başına bir anlamı yok. Heterodoksun yani tek başına bir anlamı yok. Hetero sözcüğü, burada bir cinsel kimlik olarak da ifade ederiz, oradan aklınıza gelsin. Hetero sözcüğü, Latince'de başına geldiği kelimeye diğer

Transkriptin tamamını oku

öteki gibi bir anlam kazandırıyor. Doxa sözcüğünün ise antik Yunanca'da görüş, fikir, inanç gibi bir anlamı varmış. Ben de çalışırken öğrendim. Heterodoks yani, diğer görüş, öteki görüş gibi bir anlam kazanıyor böylece. Yani demek ki bir esas görüş var ki biz ona ortodoks diyoruz, bir de öteki görüş var, ona da heterodoks diyoruz. Demek ki böyle Allah kelamı gibi olan ortodoks, genel kabul görmüş olan ortodoks, bir de böyle kıytırık heterodokslar var. Hikaye bu yani.

Neyse. Fakat eğer iktisat bir bilimse, ki iktisatçıların genelinin iddiası budur, eğer iktisat bir bilimse, heterodoks, ortodoks diye bir ayrımın olmaması gerekir. Yani bir görüş esas görüş olacak, diğeri öteki görüş olacak. Öyle şey olmaz. Eğer yönteminiz bilimselse siz öteki olarak tekfir edilemezsiniz. Yönteminiz bilimsel değilse o zaman zaten iktisatçı değilsiniz. Yani hem bilim insanı olup hem de ötekiciler diye anlamazsınız. Tarihçi Emrah Sefa Gürkan bir ay önce yayınlanan Türkiye nasıl bu hale geldi başlıklı videosunda bu konuya parmak basmış. Heterodoks nedir abi? Bir doğru var. Ortodoksu çok tehlikeli bir laftır. Bilimde ortodoks olmaz. Yani bu doğru yoldur. Din değildir bilim. Çünkü pratik bir şey yönetmez. Bir zihin egzersizi olarak ortodoks bir ekol olamaz. Heterodoks ekonomi dediğin zaman sanki bu adamlar yakılacakmış gibi. Yakmıyor, ne yapıyor? Oraya buraya sürüyor. Bilimsel olduğunuzu iddia ediyorsunuz ama tıpkı bir din gibi heterodoks ve ortodoks yaklaşımlarınız var. İnanarak bilim mi yapılır? İnanç ayrı şey, bilim ayrı şey. Ama iktisatta yapılabiliyor maalesef. Fakat bu inanma hali sorgulanmaya değer. Bugün de asgari ücret ile fiyatlar genel düzey arasındaki ilişkiyi inceleyeceğiz. Bu konuda da inandığımız ve bu nedenle sorgulamadığımız şeyler var. Evvela masaya yatırdığımız iddiayı sizlere sunalım. Nedir iddiamız? Asgari ücret artarsa, maliyetler artacağı için her şeye otomatik olarak zam gelecektir. Haliyle asgari ücretlinin de refahı artmayacaktır. Bir takım finansçılar tarafından zikredilen bu görüşün halk kesimlerindeki yansıması ise şöyle. Yani bilmiyorum. Aslında öyle kalabilir benim fikrim. Hiç yükselmese daha iyi olur. Çünkü asgari ücret yükselince her şeye zam geliyor. Zam gelince yine aynı, değişen bir şey olmuyor yani. Yani asgari ücret artmasın ama fiyatlara da zam gelmesin. Bu doğru mudur? Yani boşu boşuna mı zam yapılmaktadır asgari ücrete?

Bir kere hemen bu görüşü reddetmek gerektiğini söyleyelim. Şunu demiyorum. Asgari ücret düzeyi ile fiyatlar genel düzey arasında hiçbir ilişki yoktur. Bunu demiyorum. Elbette asgari ücret artışları enflasyonisttir. Ama ne kadar enflasyonisttir? Sorumuz bu. Bu konuda çok çeşitli araştırmalar var. Fakat bana en çarpıcı geleni Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na ait.

Evet, bizzat Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın bu konuda bir çalışması var. Merkez Bankamız da bu soruya cevap aramış. Asgari ücrete yapılan zam demiş, fiyatlar genel düzeyinde acaba ne kadarlık bir artışa neden oluyor? Şimdi her zaman ve her mekanda bu soruya aynı cevabı veremeyiz. Ama Merkez Bankası 2023 Temmuz ayında asgari ücrete yapılan %34 oranındaki artışın fiyatlar genel seviyesinin ne kadar arttığını hesaplamış.

ve Ekim 2023'te yayınlanan üçüncü çeyrek enflasyon raporunda bu hesabına da yer vermiş. Sonucu beraber dinleyelim. Yani deniyor ki enflasyonun türlü türlü tetikleyicileri arasında asgari ücret zamları da var. Ama tek tetikleyici bu değil. Siz asgari ücrete %34 zam yaptığınızda bunun fiyatlar genel seviyesine etkisi 2.7 puan ile 4.1 puan arasında oldu. Yani başka bir zaman yine %34 yaparsınız daha az olabilir, daha çok olabilir. Ama en azından fikir veriyor bu. %34 zam yaptığınızda enflasyon da %34 artmıyor.

Yani evet asgari ücret zammları enflasyonisttir ama bu enflasyon asgari ücret zammına eş değer değildir. %34 zammın enflasyon etkisi en fazla 4.1 puanlık bir artışa denk hale gelmiştir. Evet asgari ücret enflasyonisttir o halde asgari ücrete yapılan zammın enflasyonla mücadele ederken tartışılması normaldir. Ama ya 3 puan enflasyon olacak diye asgari ücretli 10 milyon insanı sefalet düzeyinde yaşatmak ne kadar makuldür?

Boşverin fazladan 3 puana enflasyon yaşayalım. Siyaset camiasında bu dediğime paralel tek çıkış yeniden refah lideri Fatih Erbakan'dan geldi. Ana muhalefet, biz 30 isteriz, altına yokuz gibi bir tekerlemeyi tekrar edip durmakta ama Fatih Bey, babasının 54. hükümet döneminde memura ve emekliye yaptığı %200'e varan zamları hatırlatıyor ve şunları söylüyor. Tabii burada diğer bir husus, efendim bu düzeyde bir asgari ücret zammı yapılırsa enflasyon yükselecektir deniyor. Evet 54. hükümette merhum

Erbakan hocamızın başbakan olduğu dönemde yaptığı maaş izlamlarından sonra bir sonraki sene, 98 senesinde enflasyonda bir miktar artış oldu ama bu büyük rahatlama, dar gelirliğinin, refah seviyesinin, alım gücünün birdenbire bu oranda arttırılmasının sağladığı fayda, o bir miktar enflasyon artışının getireceği zarardan çok daha büyük bir faydadır. Çok net, hakikatten kaçmıyor. Böyle siyaset yapıldığı zaman bence teşrik etmek gerekir. Dar gelirlinin alım gücünün artmasının sağladığı fayda diyor, bir miktar enflasyon artışının getireceği zarardan çok daha büyük bir faydadır diyor. Fatih Arbakan çok doğru bir yerde duruyor. Türlü türlü aptallıklar için onlarca puanlık enflasyona maruz kalıyoruz da iş asgari ücretle yapılacak zamma gelince

Sineğin kanadından yağ çıkarıyoruz. Neden? Bu arada asgari ücretli diyorum ama asgari ücretliye zam yapılınca tüm ücretler belli nispette artıyor. Yani aslında beni dinleyen sizlerin de çıkarına bir şey söylüyorum. Bu da inançlara ilişkindir. Siz diyebilirsiniz ki enflasyon belaların en büyüğüdür. Böyle 3-5 puanı küçümseyemezsiniz. Okey. Peki başka bir soru daha soralım. Ama önce bir reklam arası verelim.

Asgari ücrete yapılan zam, enflasyonu arttırmak zorunda mıdır? Yani bu kesin midir? Yani asgari ücrete gerçekleşen enflasyonun üzerine zam yaptığınızda bir loop'a mı giriyorsunuz? Yani şöyle, enflasyon artıyor, asgari ücrete artan enflasyon kadar zam yapılıyor. Sonra yine enflasyon oluyor, sonra yine asgari ücret zam mı? Bu böyle gidiyor. Bir noktada gerçekleşen enflasyon kadar zam yapmayı bırakmamız lazım. Merkez Bankası Başkan Yardımcısı o link ifadesini hayatımıza katan Cevdet Akçay da bu görüşte. Bir noktada illaki ileriye dönük endekslemeye geçmek zorundayız. Yani geriye dönük endekslemeler sürekli aslında kendi kendini yaratan bir süreç doğuruyor. Bir noktada ileriye dönük endeksleme hem kamuda hem özel sektörde devreye girmek zorunda. Ben yine bu konjonktürün bunun için uygun bir dönem olduğu kanaatindeyim. Bunu bu dönemde başlatabilirsek, hem asgari ücretle düşük vasıflı çalışan ücretlerinin dağılımda hit yemediği, darbe yemediği bir dönem olma şansı var bunun. Hem de ileriye dönük endekslinin devreye girmesi için uygun bir zaman başlatabilirse eğer karalıcılar iyi olacağı kanaatindeyim. Yani bu döngüyü kırmazsak hep bu loop'un içinde kalırız diyor Cevdet Akçay.

Tabii çok artistlik ifade ediyor, insanın da adam biliyor da konuşuyor diyesi geliyor. İleriye dönük endeksleme. Ne demek yani? Gerçekleşen enflasyona göre değil, gelecekte gerçekleşmesini beklediğimiz enflasyona göre zam yapalım. Neden öyle yapalım? Çünkü diyor, ücret fiyat sarmalı var. Yani ücret nedendir? Enflasyon sonuçtur. Bu sarmalı bir yerinden kırmamız lazım.

ücretleri baskılamamız lazım. Yani adamın aklına enflasyon düşürürken ücretleri baskılamadan gelecek bir çözüm yok. Yıllarca başımızın etini faiz sebep enflasyon neticedir diye yediler. Şimdi de ücret sebep enflasyon neticedir diye yiyorlar. Biz de kendimizi bir masraf gibi görüyoruz. Böyle masraf gibi yaşıyoruz. Öyleyse, madem öyle, bir örnek olay olarak 2015 yılına gidelim. Niye oraya gittiğimizi birazdan anlayacaksınız. Hatırlarsınız, o sene 1 Haziran'da, diğeri Kasım'da iki seçim olmuştu ve CHP Haziran seçimlerine 1500 TL'lik asgari ücret vaadiyle gitmişti. CHP ne diyor? CHP diyor ki, asgari ücretten vergi almayacağım. Asgari ücret net 1500 lira olacak. Nokta.

1500 TL bakın. 2015'te asgari ücret 1000 TL idi. CHP'nin vaadi bunu 2016'da 1500 TL'ye çıkarmaktı. AKP buna türlü bahaneler buldu. Kaynak yok dedi, enflasyon artar dedi, işveren batar, işsizlik olur dedi. Bir dolu şey söyledi, bugün duyduğumuza benzer. Haziranda seçimler oldu, AKP tek başına iktidar olan anı kaybetti.

Kasım'a giderken AKP de asgari ücret vaadini değiştirdi. 1000 liralık asgari ücreti 1300 TL'ye çıkaracağına söz verdi. Bunu defalarca televizyonlarda ifade ettik. Hükümetimiz verdiği sözlerin tümünü yerine getirecek adımları hükümet kurulur kurulmaz atmaya başlayacak. Ve asgari ücret komisyonu 1 Aralık'ta toplanıyor. Hükümetin tavsiyesi komisyona iletilecek. Ve asgari ücret 1 Ocak 2016 itibariyle 1300 TL olacak.

2015'in ilk yarısında asgari ücret 949 TL'ydi. İkinci yarısında 1000 TL'ye çıkarılmıştı. 2026'da ise 1300 TL net asgari ücret düzeyi yakalanmıştı. Yani bir yılda asgari ücrete %34 zam yapılmıştı. %34 zam. Bir yılda. Peki 2015 gerçekleşen enflasyonu neydi? %8.8.

Bakın, %8.8'lik bir enflasyon var, siz asgari ücrete bunun 4 katı kadar neredeyse, yani %34 zam yapıyorsunuz. Ne olması beklenir? E ne olacak? Enflasyonun artması beklenir değil mi? Ooo bugünkü havaya baksanız, gerçekleşen enflasyonun 4 katı kadar zam yapılmış, fiyatların uçması lazım. Hiç olacak şey değil. İşsizlik de patlar.

Hep işte popülizm bunlar. Ooo işverene batırdınız, yandık yandık. Peki 2015'te 8.8 olan enflasyon, asgari ücretin %34 artmasının ardından kaç olmuş? Sıkı durun, %8.5. Bakın, gerçekleşen enflasyonun 4 katı kadar zam yapılıyor ama enflasyon %8.8'den %8.5'a geriliyor. Asgari ücret 2015 zamı çok büyük olduğu için bu seneden örnek verdim.

Örnekler çoğaltılabilir. 2012'ye alın mesela. Asgari ücrete %11,5 zam yapılmış o yıl. Enflasyon %10,5'tan %6,2'ye düşmüş. Yani asgari ücrete zam yaparsa kesin kez enflasyon artar da diyemiyoruz. Bir diğerine alan konu ise işsizliğe ilişkindir. Eğer asgari ücrete gerçekleşen enflasyonun üzerinde zam yapılırsa, Bu fiyatlarla işi çalıştırmak çok maliyetli olacağından işsizlik artar. Bunun da gerçeklik payı yok değil, evet olabilir. Ama asgari ücret zammı bir kısım asgari ücretlinin işsiz kalmasıyla sonuçlanabilir de bu kesin değildir. Mekanizma bu kadar basit de işlemez. 2023'te asgari ücrete %104 zam yapıldı bakın. İki katından yüksek bir seviyeye çıkarıldı.

O zaman da aynı şeyler söyleniyordu ama işsizlik oranı %10.4'den %9.4'e düştü. Yani aslında asgari ücret zam yaptığınız zaman pek çok başka parametreyle beraber işsizliği ve enflasyonu yönetebiliyorsunuz. Ama siz tümüyle ücretlinin üzerine yıkmayı da tercih edebilirsiniz. Bu siyasidir. İdeolojinizle ilgilidir. Valla bunca ampirik veriye rağmen inançları sarsmak o kadar kolay değil. Çünkü biliyorsunuz bir ortodoks ruhban sınıfımız var, iktisatçı diyen kendine.

Einstein'ın dediği gibi, önyargıları kırmak, atomu parçalamaktan zordur. Bu bölümde asgari ücretle fiyatlar arasındaki ilişkiye ilişkin bir bakış açısı oluşturmak istedim. Bu sayede bilincimizi diri tutabiliyoruz. Asgari ücrete dair bir bölüm daha yaparız. O bölümde de asgari ücretin ortalama ücret haline gelişi üzerine konuşuruz. Ha, ama ideal olan nedir? derseniz ona da cevap verelim. İdeal olan, asgari ücreti arttırmakta değil, hür ve günlük güneşlik bir hayat yaratmaktadır.

Senlik benlik bir tipte kuruldu muydu bizlik Asgari ücret değil hür ve günlük güneşlik Beklenen gün olacak aldığın son gündelik Hak kalacak geride gidince bu zalim ser Hava döndü işçiden... Benden bu kadar hadi eyvallah. Hava döndü işçiden, işçiden esiyor

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)