
1.920 kelime · ~10 dk okuma
Hiç ilişkiniz çok güzel giderken durduk yere problem çıkardığınız bir zamanı hatırlıyor musunuz? Ya da mesela ertesi gün yetiştirmeniz gereken bir sürü şey varken sizin böyle gereksiz şeylerle vakit kaybettiğinizi ve yapmanız gereken işleri sürekli ertelediğiniz bir anı hatırlıyor musunuz? Ya da mesela, tamam artık sağlıklı yaşamaya başladım dedikten 3 gün sonra kendinizi yememeniz gerektiğini düşündüğünüz bir şeyleri yerken buldunuz mu? Bunlar en tipik örnekler ve biliyorsunuz ki bunlar kendini sabot etme davranışlarının güzel örnekleri. Çok güzel örnekleri. Bu verdiğim örneklerin zihnime aşırı derecede kolay gelmesi bu podcastı kaydederken beni biraz korkutsa da
Bence bu konuyla yüzleşmenin vakti geldi. Hepimiz kendimizi sabote edecek davranışlar yapıyoruz ve neden yapıyoruz? Bu soruyu bugün sizinle beraber konuşmak istiyorum. Bu ara bu konu bence bir podcastlik bir konu değil, bir bölümlük bir konu değil. O yüzden eğer bugün bitiremezsek sonra devamı gelir. Bana sorularınızı gönderebilirsiniz her zaman diyerek başlayayım ben.
Aslında kendi sabote etme davranışı bizim bilinçli ya da bilinçsiz olarak kendi mutluluğumuzu, başarımızı ya da hedeflere ulaşma yönündeki gayretlerimizi baltalayan davranışlarda bulunmak demek. Ve yani burada şey çok önemli. Ben neden kendimle en büyük düşmanı gibi davranıyorum ki? Her şey bende biterken neden ben gidip en yapmamam gereken davranışı o esnada yapıyorum? Bilmiyorum size hiç oluyor ama bazen bana o davranışı yaparken yani kendi sabot etme davranışı yaparken
Böyle bir sanki yukarıdan kendime bakıyormuş gibi görüyorum bir an için. Yani yabancılaşıyorum duruma ve şey diyorum, Gizem yapıyorsun ama... Yapmasan daha iyi ama... Ama yine de yapmaya devam ediyorum bazı durumlarda. O yüzden bu podcast'ı asla... Ya biliyor musunuz bazı insanlar var, kendilerini sabot ediyorlar gibi bir tavırla kaydetmiyorum. Ben de muzdaripim bundan.
Yine de şunu söylemek lazım bence. Kendi sabot etme davranışlarını 1. Ne kadar sık yaptığımız önemli. 2. Bu davranışların ne ölçüde hayatımıza zarar verdiği önemli. Yani düşününce mesela uyuşturucu kullanmak tabi kendi sabot etme davranışı.
Gece yatarken 10 dakika fazla sosyal medyada kalmak da bir kendi sabıt etme davranışı. O yüzden gördüğünüz gibi boyutları ve sonuçları arasında ciddi farklılıklar var. Bence kendi sabıt etme davranışlarını %100 hayatımızdan çıkartabilmek mümkün değil. Bana bu çok böyle gerçekçi olmayan bir düşünce gibi geliyor.
O yüzden bence kendi sabote etme davranışlarını bize çok zarar vermeyecek yerlerde sınırlayarak hayatımızı sürdürebilmek mümkün. Böyle bir yerden yola çıkıyorum ben de. Peki aslında sanırım bu podcast'ın ilk ve en önemli sorusu biz kendimizi neden sabote ederiz? Bu kendi sabote etme davranışları aslında Freud tarafından bile konuşulan bir konu. Ama böyle bir toparlamak gerekirse temel olarak insanların birincisi başarısızlık korkusundan kendini sabote ettikleri düşünülüyor.
Çünkü bir şey denememek başarısız olmaktan daha iyi değil mi? Eğer ben hiç o işe başvurmazsam, o işe giremediğimi öğrenmek zorunda kalmayacağım. Eğer hiç mülakata girmezsem, mülakatta başarısız olduğumu görmeyebilirim. Eğer hiç aşık olduğum kişiyle konuşmaya çalışmazsam, beni reddettiğini düşünmek zorunda değilim. Yani hiç denemezsem başarısız olamam.
Bu da bu sayede benim bu tip durumlara girmeme engel olabiliyor. Yani mesela diyelim ki önünüze düşüyor tam sizin özelliklerinize uygun bir pozisyon ilanı hatta böyle arkadaşlarınız gönderiyor işte mutlaka başvurmalısın bu tam sana göre falan diyorlar. Siz de olarak diyorsunuz ki tabii ki başvuracağım yani burada. ama son güne kadar bekliyorsunuz, hazırlamıyorsunuz yani her türlü şey yapıyorsunuz durumu ertelemek için ve sonra da yetiştiremedim ya o yüzden başvurmadım biliyor musunuz diyorsunuz ya da mesela bir insan var görüşseniz böyle çatışacağınızı bildiğiniz bir mesaj atsanız görüşeceğinizi de biliyorsunuz ama o mesajı hiç atmıyorsunuz çünkü o oradaki çatışmayı istemiyorsunuz Ve o çalışmada başarısız olmaktansa, ya unuttum biliyor musun demek, artık işinize geliyor. Bunun tam tersi de mümkün biliyor musunuz? Başarıdan korkmamız. Yani başarısızlıktan tabii ki hepimiz korkuyoruz. Ama bazılarımız başarıdan da korkuyor. Bazılarımız mesela görünür olmaktan veya spotlight'in altında olmaktan da korkuyor.
Çünkü daha fazla başarı, daha fazla sorumluluk, daha fazla beklenti, daha fazla halletmemiz gereken iş, daha fazla oraya harcamamız gereken enerji ve daha fazla hesap vermek zorunda olma hale getiriyor. Ve bu kulağa hiç keyifli gelmiyor değil mi ben böyle söyleyince? Mesela diyelim ki bir pozisyon bir insanı sürekli kalabalık karşısında konuşma yapmaya, getirecek bir pozisyonda ama aslında şu anda kişinin var olduğu pozisyondan daha iyi bir pozisyonda sırf oradaki o yüzleşme anından yani o daha fazla başarıdan korktuğu için kişi o pozisyondan kaçabilir aslında. Bunu şöyle de söylemek mümkün Hiç böyle düşündünüz mü bilmiyorum ama Mesela ben daha iyi bir partnerle ilişkide olursam Allah muhafaza daha mutlu ve daha böyle güvende hissettiren bir insan olursa Ben o zaman ona uygun hareket etmek zorunda kalacağım Daha iyi bir partner olmak için kendimi zorlamak zorunda kalacağım ilişki kurallarına bir nevi uymak zorunda kalacağım ve bu beni korkutuyor çünkü ben böyle bir insan değilim bence yani ben bir insana mesela sadık kalabilen bir insan olmayabilirim ve sadık kalma düşüncesi yani o konuda başarılı olma düşüncesi beni çok korkutuyor olabilir o yüzden de kendimi sabot ederek aslında başarısız olacağını bildiğim ilişkilere kendimi sokuyor olabilirim
Düşük özdeğer dediğimiz, yani kendimizi değersiz görmemiz, başarılı olmayı hak etmediğimize inanmamız da bizim kendimizi sabote etmemize sebep olabiliyor. ben buna layık değilim, ben sevilebilir değilim, ben zaten onu yapamam, benim böyle bir kapasitem yok, zaten olmaz gibi düşünceler de yine sabote etmemize sebep olabiliyor kendimize. Mesela kilo vermek bence burada çok güzel bir örnek. Yani eğer ben zaten kilo veremeyeceğim inanıyorsam, sağlıklı olmanın benim hak ettiğim bir şey olmadığını düşünüyorsam, o zaman kilo vermek konusundaki davranışlarımı sabote edebiliyorum. Minik bir ara verelim, sonra oradan tekrar başlayalım.
Bir başka özellik, hiç düşündüğünüz gibi bilmiyorum ve çok sık karşılaştığınız bir durum, mükemmelliyetçilik. Bir durumun sonucunun mükemmel olmayacağına inanıyorsam ben aşağı hiç başlamıyorum. Yani eğer o resim mükemmel olmayacaksa ben o resmi yapmayayım arkadaşım. Eğer oturup muhteşem bir besta yaratmayacaksam hiç başlangıç notalarına girmeyeyim. Şimdi bunlar daha büyük projeler gibi gözükebilir ama aslında çok daha küçük yerlerde de. Hatta size bir itirafta bulunmak istiyorum bu podcast ile beraber. Ben tam üç buçuk yıldır, bakın tam üç buçuk yıldır bir kitap projesi üzerine uğraşıyorum. Yani uğraşıyorum çok büyük yılan oldu. İlk üç yılında hiç uğraşmadım.
Çünkü kafamda, bugün bu podcastta zihnimde hazırlanırken fark ettim, kafamda ben yazdığım konu üzerindeki en iyi kitabı yazmalıyım diye düşündüğüm için, en iyi derken kendi kriterlerime göre en iyi, hani en çok şeyi dahil edebildiğim, en çok yere değinebildiğim, en sizler için bilgilendirici olabilecek kitabı yazmam gerektiğini düşündüğüm için, Ben buna başlayamıyorum. Zihnimde çünkü bir yerinden başlanır mı? Ama şuna dahil etmem lazım, buna dahil etmem lazım. Burada şu örneği eksik verirsem tam anlaşılmayabilir. Bilmem kim burayı tam kendisine göre bulmayabileceği için şurayı da eklemeliyim derken
Ben kitabı yazamadım. Yazamadım yani bildiğiniz yazamadım. Şu anda bu bugünden sonra kendimi daha fazla zorlayacağım konusunda en azından podcast dinleyicilerime söz verebilirim. Çünkü aslında çok güzel bir kitap olacak ama mükemmel bir kitap olmak zorunda değil. Mükemmeli aramak zorunda değilim diyerek kendimi de gördüğünüz gibi bir buradan ders çıkartarak devam edeyim.
Bir de tabii ki arkadaşlar, geçmiş deneyimlerimiz bizi, kendimizi sabot etmeye itebiliyor. Yani daha önce mesela bazı başarısızlıklar veya kötü tecrübeler yaşadıysak, yine aynılarını yaşamak istemiyoruz. Ve öyle olunca hani o yolda ilerlerken kendimizi sabot edebiliyoruz. Tekrar aynı kalp kırıklığını yaşamamak için, tekrar pişman olmamak için. Mesela bir arkadaşlık ilişkisine diyelim ki çok kalbimiz kırıldı.
Her şey çok güzel giderken şey diyebiliyoruz, ben daha önce çok üzüldüm ve arkadaşım tarafından, sırtımdan bıçaklandım. O yüzden de fazla yakın olmak istemiyorum ve yakınlaşma ihtimallerinin hepsini böylece elimin ederek aslında kendimi sabote ediyorum. Gördüğünüz gibi farklı farklı sebepleri var kendimizi sabote etmenin. Ve yani şu anda saydığımın çok dışında da bence sebepleri var. Ve tek bir sebep bence hiçbirimizin kendi sabıt etme davranışını açıklayamaz. Yani sadece ben kendimi değersiz hissettiğim için yapmıyorum bunları. Kendimi değersiz hissettiğim için başarısız olmaktan da korkuyorum. Veya kendimi değersiz hissettiğim için başarılı olmaktan da korkuyorum.
Ya da mesela kendimi değersiz ettiğim için zaten geçmişte bazı kötü tecrübelerim var ve bunları tekrarlamaktan da korkuyorum. Aslında bunların hepsi bence birbirini besleyen şeyler. O yüzden böyle tek başına anlaşılır değil. Şimdi, evet, neden kendimizi sabote ettiğimiz üzerine konuştuk. Peki, sabote etmelerin üstesinden nasıl gelirize odaklandığımızda, birinci yöntemin, tabii ki bir psikologtan başka ne duyabilirsiniz ki, farkındalık geliştirmek olduğunu hiç düşünmüş müydünüz?
Bu podcast'ın ilk yarısı aslında bu farkındalığı geliştirmeniz için bence önemli bir size araç olacak. Çünkü birincisi kendimizi sabote ettiğimizi fark etmek önemli. İkincisi bu sabotaj davranışlarının neler olduğunu keşfetmek önemli. Hangi alanlarda bunları daha çok yapıyorsunuz? Mesela kendinizi daha çok romantik ilişkilerinizi sabote ederken mi buluyorsunuz? Yoksa kariyer anlamında mı buluyorsunuz? Yoksa aile ilişkilerinde mi yapıyorsunuz?
Bir. İkincisi, hangi duygularınız tetiklendiğinde bunu daha fazla yapma eğilimindesiniz? Mesela belirsizlik durumlarında mı sabotaja gidiyorsunuz? Yoksa kendinizi çok mutlu hissettiğinizde mi sabot ediyorsunuz kendinizi? Mesela huzursuzluk size daha rahatlatıcı geldiği için huzur anlarında mı sabotaj darmışlığına yöneliyorsunuz? Hangi duyguların sabotaj darmışlığının tetiklediğini fark etmek de önemli. Ve sonra da şunu sormak. Bu sabotaj davranışlarının arkasında ne yatıyor olabilir? Mesela ben kendi adıma şunu fark ettim. Her akşam yatarken neredeyse bir saat böyle telefonumda vakit kaybettiğimi fark ettim. Sonra bu davranış, bu bir aslında kendi sabote etmek, daha az uyumak, artık yine daha yorgun başlamama sebep olan bir davranış.
Bunu fark ettikten sonra bunu neden yaptığımı düşünmeye başladım ve şeyi fark ettim. Ben gün içerisinde hayatta neler olduğuna dair bir fikre sahip olamıyorum yoğunluğun dolayısıyla. Öyle olduğu için akşam bir nevi kendimi tamamlama ihtiyacı duyuyorum. Yani o kendimi dünyadan habersiz hissetmeme ihtiyacı duyuyorum. Bunu fark ettikten sonra aslında bunların için biraz daha sabaha çekmeye başladım. Uyandığımda ilk iş dün olanları takip etmeye başladım.
Bu da mesela belki çok önemsiz gözükebilecek bir kendi sabıt etme darınışını değiştirdim. Bir de mesela şu sorular da önemli. En mükemmeli yapamazsam ne olur? Bu hedefe ulaşamazsam ne kaybederim? ya da başarılı olursam, diyelim ki ben şu anda bu başvurduğum pozisyonda olursam gerçekten hayatımda ne değişir? Bu kafamdaki mesela kafamdaki kiloya ulaştığım zaman aslında neyi kazanmış olurum? Bu sorular çok önemli. Neyi yapamazsamdan ziyade yapmak istediğimi elde ettiğimde elimde ne olur?
Sabot etme Darwinistinin bir başka bence karşı çıkma yöntemi de küçük başarıları kutlayabilmek. Yani böyle küçük adımlara bölmek dedikse büyük hedefleri. Bir de o böldüğümüz küçük adımlarda elde ettiğimiz küçük zaferleri de kutlayabilmemiz gerekiyor. Biz çoğu zaman, mesela atıyorum, o gün hakkınızdaki 5 tane e-mail'i attıysanız, bu önemli bir şey arkadaşlar. Çoğu zaman o 5 e-mail'i atmamak için sürekli oyalanıp duruyoruz.
O yüzden o kendi küçük başarılarınızı kutlamayı ihmal etmeyin. Tabii ki sabotajla ilgili, kendini sabote etmeden arşile ilgili en önemli adımlardan bir tanesi destek almak. Bu bir terapistten destek almak da olabilir ki çok etkili bir yöntem. Çünkü sizin sabotaj davranışlarınızı fark etmenize ve daha önce bu sabotaj yöntemleri nasıl baş ettiğinize anlamınıza yardımcı olacaktır.
Ama bir de kendi arkadaşlarımızdan ya da güveniyorsak aile bireylerimizden ya da iş yerindeki mentorlarımızdan yardım istemek de önemli. O insanlar size neleri doğru yaptığınızı göstermek konusunda da yardımcı olabilirler ya da hangi patenleri ısrarla tekrar ettiğinizi fark ettirmek konusunda da yardımcı olabilirler. Mine, bu podcast için bir son öneri getireceğim. O da mesela az önce bahsettiğim gibi ben gece yatmadan önce bir saat kendi kendime sosyal medyada vakit geçiriyordum. Bunun yerine bir şey koymaya çalışıyorum mesela. Şimdi onun yerine kitap okumaya çalışıyorum. O zaten belli bir yerden sonra gözlerimi yorduğu için uykumu getiriyor. Yani ikame davranışları diyoruz bunlara.
Eski olumsuz davranışımızın yerine yeni iyi bir davranış koymak. Bize iyi gelebilecek bir davranış koymak. Bunun üzerine uğraşmak da çok önemli. Şimdilik bu önerilerle bırakmak istiyorum sizi. Çünkü daha sonra bu konu hakkında daha da fazla konuşacağım. Bu bir başlangıç podcast olsun bu konuyla ilişkili.
Siz düşünün nerelerde kendinizi sabot ediyorsunuz. Benimle paylaşmak isterseniz sosyal medyadan bana yazmayı ihmal etmeyin. Ben de bununla ilgili bir anket de açayım, bununla ilgili cevapları da alayım. Sonra bu konuyla ilgili daha fazla konuşmak üzere sizinle sözleşelim. Hepinize çok sevgilerimi gönderiyorum. Görüşmek üzere haftaya.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.