
2.297 kelime · ~11 dk okuma
Hayatta bazı anlar geleceği şekillendiren kararların alındığı dönüm noktalarına dönüşebilir. Eminim hepimizin böyle deneyimleri olmuştur. Yani zaman hızla akıp giderken fırsatlar ya yakalanır ya da bir daha geri dönmemek üzere kaybolur. İşte bugün burada geleceğe yön verecek fırsatları nacizane keşfetmeye çalışmak için bir aradayız.
Herkese merhaba ben Züler. 2024'ü uğurlarken 2025'e umut ve merakla bakıyoruz. Bu yılın son günlerinde piyasalardaki büyük değişimleri ve geleceğe dair heyecan verici fırsatları konuşacağız. Belki de bugün burada konuşulanlar, yarının büyük hikayelerinin ilk satırları olacak.
Amerikan borsalarından kripto varlıklara ve oradan da borsa İstanbul'a heybede ne var ne yok bir dökelim isterim. Hazırsanız başlayalım. Çok enteresan bir yılı geride bıraktık bence. Yani özellikle S&P 500'ün son 26 yılının neredeyse en iyi performansını sergilemesi.
Ve Trump'ın zaferiyle gelen yeni dönem 2025 için de tabii ki umutları artırıyor. Bakın size çarpıcı bir veri vereyim. 2024'te S&P 500 endeksi tam 54 kez rekor kırdı. Bu inanılmaz bir rakam.
Üstelik Amerikan borsalarının toplam kapitalizasyonunu MSCI Dünya Endeksinin %74'üne ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine geldiğini görüyoruz. Bir karşılaştırma yapmak gerekirse 2008 krizinden bu yana bu oran %25 artmış durumda. Peki 2025'te bizi neler bekliyor? Bir bunlara bakmak istiyorum.
Şöyle size birkaç tane sıkıcı hedef vermek istiyorum, sonra detaylara ineceğiz. Bunlar tabii dev kurumların hedefleri. Her zaman da tutmuyor, onu da söyleyeyim yani. Bazen özellikle mesela geçen senenin başına baktığımızda verilen hedeflerin çoğunun aşıldığını görüyoruz.
Bir ara mesela çoğu resesyon fiyatlıyordu ama hiç resesyon olmadı bile. Ama bu kurumların hedefleri bile bu seviyedeyse olabilecekler ne seviyede olur? Varın siz düşünün diye bu hedefleri de vereyim dedim. Deutsche Bank oldukça iddialı bir tahminle S&P 500'ün 7000 seviyesine ulaşabileceğini öngörüyor.
Yine Goldman Sachs, JP Morgan gibi kurumlar 6500 seviyesine hedef gösteriyor 2025 için. Hatta şöyle bir daha derine bakalım. FactSet'in geniş bir veri seti var. Bu değerlendirmeleri incelediğimizde %54'ünün al tavsiyesi verdiğini görüyoruz.
Bu da piyasanın genel olarak ilimsel bir görünüm sergilediğini bize kanıtlıyor. Peki hangi hisselere yönelik al tavsiyesi veriyor bu değerlendirmeler diye baktığımızda da özellikle iletişim, enerji ve teknoloji sektörlerinin öne çıktığını görüyoruz. Bence teknoloji tarafındaki gelişmelerin devam ettiği bir yıl olacak 2025 yılda. 2024 zaten öyleydi.
IDC'nin tahminlerine göre küresel yapay zeka harcamaları 2024-2028 arasında yıllık %29 büyüyerek iki katından fazla artacak. Yani bu muazzam bir büyüme. İşin ilginç tarafı şu, Electric Power Research Institute'a göre yapay zeka sohbet botları normal bir internet aramasının 10 katı elektrik tüketiyor. Yani bu teknolojideki büyüme enerji sektörünü de doğrudan etkiliyor.
Bu noktada bir parantez de açmak istiyorum. Amerika'da elektrik üretiminin yüzde 60'ı hala fosil yakıtlardan sağlanıyor. Yani yenilenebilir enerji kaynaklarının payı burada yüzde 21. Veri merkezlerinin ve teknoloji şirketlerinin artan enerji talebi, yenilenebilir enerji kaynaklarına olan ihtiyacı tabii ki artıracak önümüzdeki süreçte. Yani 2025'te sadece teknoloji şirketlerine değil,
bu şirketleri besleyen enerji sektörüne olan talebi de dikkatle incelememiz gerekiyor. Bu aslında 2024'te de böyleydi. Çünkü şunu kastediyorum mesela, geçen gün yılbaşından bu yana en çok yükseliş kaydeden hisseleri bir çıkarttık. Hatta tablosunu da ikisi de paylaştık.
2024'te yapay zekaya ucundan kıyısından değen ne varsa yükselmiş. Mesela en çok yükselen şirket Palantir. Yapay zekaya dayalı veri analitiği üzerine uzmanlaşmış bir şirket Palantir. Hem kamu hem özel sektörle çalışıyor.
Yılbaşından bu yana baktığımızda en son %370'i aşan bir getiri vardı Palantir için. Hatta işte en son UBS'in pozitif bir analizi vardı. Bir de tabii onun üzerine şirket Amerikan ordusuyla uzun süredir devam eden ortaklığının genişletildiğini de duyurdu. E tabii hal böyle olunca bir tur daha yükseldi şirketin hisseleri.
Tamam, Palantir yapay zeka işi yapıyor. Aynı zamanda kamuyla da çalışıyor. Bunların hepsi çok pozitif. Dolayısıyla da çok yükseldi yılbaşından bu yana özellikle.
İkinci sırada kim var diyecek olursanız, Vistra diye bir şirket var. Bakın, Amerika'nın en büyük enerji üreticilerinden ve perakende enerji sağlayıcılarından biri bu şirket. 41 gigawattlık nükleer, kömür, doğalgaz ve güneş enerjisi üretim kapasitesine sahip. Ya işte ne alaka şimdi yapay zeka demeyin.
Vistra bunun en önemli kanıtlarından biri. Çünkü teknoloji sektörünün yapay zeka veri merkezlerini güçlendirmek için nükleer enerjiye ihtiyacı olabileceği düşünüldü özellikle 2024 yılında. Bununla da birlikte şirketin hisselerinin yükseldiği bir dönemi geride bıraktık. Yani nükleer gündemde ama sebebi yapay zeka ve veri merkezlerini güçlendirmek.
Şirket yılbaşından bu yana %266'lık bir getiriş sağlamıştı en son baktığımda. Sadece Vistra'da değil, yani GE, Vernova diye bir şirket var mesela. Küçük modüler nükleer reaktörleri dağıtma konusunda planlar açıkladı ve bu planlarla birlikte %160'ın üstünde yükselmişti o da en son. Dolayısıyla dediğim gibi yani ucundan kıyısından dokunan ne varsa yükseldi.
Hatta işte Texas Pacific diye bir şirket var. Bu da yine geçtiğimiz yıl en çok yükselen şirketler tablosunda yer alan şirketlerden bahsediyorum bu arada. Texas Pacific görece daha az bilinen bir şirket. Enerji sektörleriyle bağlantılı arazi sahibi olan bir şirket aslında.
Yani işi daha çok araziler diye özetleyeyim. Şirketin sahip olduğu arazilerin yapay zeka veri merkezleri için kullanılabileceği söylentisi ortaya çıktı 2024'te. Ve bu söylentiyle birlikte hisselerde rally yaşandı. Yılbaşından bu yana da en son %120 yükselmişti.
Yani yapay zeka şirketlerini saymıyorum bile bu arada. Bu saydıklarım hani ucundan kıyısından değenler az önce de söylediğim gibi Nvidia'dır, Broadcom'dur. Bunlar zaten sektörün meraklısının bildiği şirketler. Nasdaq bile her sene bu şirketler çok büyüdüğü için baştan ağırlıklandırma yapmak zorunda kalıyor.
2023'te yapmıştı, bu yıl yine yaptı. Teknolojinin yönettiği bir gelecek var ve bu şirketler o geleceğe adeta koşuyor. Bir de tabii 2025 halka arzıların yılı olacak. Ben bu noktada da çok heyecanlıyım.
Yani 2025 yılında küresel olarak 300'den fazla şirketin halka arz edilmesi öngörülüyor. Bunların da 180'inin New York orsasında listelenmesi bekleniyor. Seni bu kadar heyecanlandıran Nezülel diyecek olursanız halka arz olacak şirketlerin isimleri yani halka arz olabilecek şirketlerin tabii ki bunlar hala net değil ama OpenAI'dan Stripe'ına, Cerebras'ına hepsi müthiş potansiyelli şirketler. Mesela OpenAI, zaten herkes artık biliyordur herhalde, yapay zeka teknolojisini ölçeklendirmek ve yüksek bilişim maliyetlerini yönetmek için çalışmalarını sürdüren bir şirket diye özetleyeyim.
Şirketin olası halka arzı bence özellikle üretken yapay zekanın ne kadar kârlı olabileceğini test edecek ve önemli bir göstergede sunmuş olacak aslında tüm sektöre. Fintech sektöründe Stripe'ı da merakla bekliyorum. Yani baktığında yıllık 1 trilyon dolardan fazla ödeme işliyor bu şirket. Bence sektörün çok büyük bir oyuncusu ve halka arzı da çok kıymetli olacak.
Yine Cerebras'ı çok yakından takip ediyorum. Zaten X'de de paylaşmıştım. Duyar duymaz heyecanlandıran bir şirket olmuştu benim için. Yapay zeka donanımı alanında özellikle öne çıktığını söyleyebilirim.
Yani işte yenilikçi işlemcileri sayesinde makine öğreniminin sınırlarını zorluyor ve bu alanda çığır açan çözümler sunuyor. bence yapay zeka altyapısında büyük bir potansiyele sahip ve o yüzden de çok yakından takip edilmesi gereken şirketlerden biri. Daha ne olsun yani? Hal böyle olunca da ya isimler bu kadar güçlü olunca, bunlar sadece birkaç tane örneği, halka arzulara ilişkin heyecanım da tabii ki yüksek oluyor benim.
Gidelim kripto varlıklara. Bu yılı başa sarma şansım olsa tartışmasız kripto sektöründeki ağırlığımı artırırdım. Biri dese ki Züleyha gel 2024'ün en başına gidiyoruz seninle. Seç bakalım nereye yatırım yapacaksın?
Cevabı benim için burası olurdu. Bitcoin'de çok ciddi bir dönüşüm yaşanıyor. Yani bu sefer önceki BOA piyasalarından farklı bir temel var. Yani artık sadece bireysel yatırımcıların değil, kurumsal oyuncuların da radarında Bitcoin.
Yani sadece Bitcoin'de değil, Ethereum'da buna dahil ve hatta işte önümüzdeki planlara bakarsak daha fazla kripto varlığında bu sürece dahil edileceği zaten konuşuluyor. Standard Chartered Bitcoin'in 2025'te 200 bin dolara ulaşabileceğini öngörüyor. Fundstrat kurucusu Tom Lee daha iddialı 250 bin dolar seviyelerinden bahsediyor. Ethereum içinde 14 bin dolar gibi hedefler var masada mesela.
Yani benim aklım almıyor. Çok yüksek hedefler ama hani neyi aklımıza almasa o hedefe gidiyor aslında baktığımızda da bu taraftaki gidişat. İşin bir de altcoin'ler boyutu var. Yani 2024'ün sonlarında suyu gibi XRP gibi Doge gibi altcoin'lerde önemli yükselişler gördük.
Özellikle Memecoin'ler hızlarını alamadıkları bir yılı geride bıraktılar. Üstelik tüm bunlar henüz gerçek altcoin rally'si başlamadan yaşandı. Çünkü biliyorsunuz Bitcoin'in dominansı zirveye ulaşır ve sonrasında altcoin yükselişi başlar. Henüz bu tam olmadan altcoin'lerde yükselişi görmeye başladık.
yapay zeka ile ilişkili altcoin'ler var ve hani bunların da özellikle benim ilgimi çektiğini belirtebilirim. Çünkü render gibi, fetch gibi altcoin'ler yapay zeka odaklı projelere, blockchain teknolojisinin geleceğini şekillendiren projelere odaklanıyor. Dolayısıyla bu tarafın araştırılması gerektiğini düşünüyorum. Bu arada bence blockchain gaming tarafı da müthiş bir potansiyel barındırıyor.
Gaming alliance'a göre Sektör 2025'te 50 milyar dolarlık pazar değerine ulaşabilir. Sonradan ah vah demeden bu konuların iyice araştırılması gerektiğini düşünüyorum. Evet, piyasa fırsatlarla dolu. Sanırım bunu da en çok son 3 ayda görebildik.
Ama bu fırsatları önden değerlendirmek, araştırmak ve doğru zamanda doğru konumlanmak gerekiyor. O yüzden araştırmalarımızı yapmamız gerekiyor bu beklentilerin olduğu sektörlerle ilgili. Trump gelir mi, gelecek mi? Gelirse bak Bitcoin yükselebilir diye hepimiz konuşuyorduk mesela Kasım'ın öncesinde.
Ama kaçırdığımız çok fazla fırsat olmadı mı? Benim oldu, sizi bilmem. Benim keşke şuraya daha fazla kaynak ayırsaydım dediğim... çok fazla konu oldu.
İnsanoğlu da nankördür yani. Hani neyi kazansa hep bir daha fazlasını ister. Ama yani sektörde de çok ciddi fırsatların yaşandığını gördük. Haliyle insan keşke şunu da yapsaydım diyebiliyor.
Bunu dememek için doğru zamanda, doğru yerde olmak, doğru yeri araştırmak gerekiyor. Az önce de söylediğim gibi. Ama tabii ki riskler de var. Yani evet şu an her şey iyi gidiyor.
Ama en nihayetinde masada hala jeopolitik belirsizlikler var. Regülasyon endişeleri var. Yüksek volatilite var. Bunların hepsine dikkat etmek gerekiyor.
Özellikle altcoinlerde yani geçmiş tecrübelerimiz bize şunu çok net gösteriyor. Yükseliş dönemlerinde altcoin'ler bitcoin'e kıyasla çok daha yüksek getiriler sağlayabiliyorlar. Ama düşüş dönemlerinde de kayıtlar da bir o kadar sert olabiliyor. O yüzden projeleri araştırmak çok mühim.
Yani araştırma yapmadan burada bulunmak çok riskli, dikkatli olmak gerekiyor. Gel gelelim 2024 yılını görece biraz daha buruk geçiren bir borsaya, Borsa İstanbul'a. Yani Borsa İstanbul'a baktığımızda 2024'ün 2. yarısındaki o kırılgan görünümü yeni yeni geride bıraktığını söyleyebiliriz.
Zor bir yıldı. Özellikle de 5 Ağustos sonrası yatırımcılar için böyle adeta sabır testi gibiydi, benim için böyleydi. Hala yoruyor zaman zaman. Ama buradaki if şartım, söylediğim gibi, şayet dezenflasyon devam ederse, yani enflasyon baskısının artık üzerimizden bir gitmesi gerekiyor ki borsada yükselişi görebildiğimiz bir yıl olsun.
Çünkü enflasyon yüksek kaldığı sürece faizler de yüksek kalacak. Faizler yüksek kaldığı sürece borsanın en büyük rakibi olacak ve haliyle de oradaki yüksekliği en büyük rakibi olacak. baskılayacak. Bu noktada faiz indirimleriyle yani eğer şart faiz indirimleri artarsa özellikle bankacılık, gayrimenkul şirketleri, holding şirketleri gibi şirketlerde yani bu sektörlerde yukarı yönlü hareketleri görebiliriz.
Çünkü faiz indirimlerinden en çok faydalanacak şirketler de yine bu şirketler. Hem yerli hem de yabancı yatırımcı ilgisinin artması önümüzdeki süreçte. Burada da çünkü ilgiyi artıracak hamleler var yani CDS'lerin gerilediğini görüyoruz, notlarımızın arttığını görüyoruz. İşte mesela BİST 50'de özellikle açığa satış yasağının kaldırılması pozitif bir gelişme.
Bu gelişmelerin hepsiyle birlikte yabancı yatırımcılarda yine ülkemize teveccüh gösterilirse özellikle sanayi hisselerinde de toparlanmaları görebiliriz. Tabii ki orada Sanayi üretim verilerinin de toparlanması gerekiyor. Yine makro bir veri ama bu veriyi de takip etmemiz gerekiyor. Enflasyon muhasebesi 2024'ün adeta sıfırcı hocası gibi karlılıkları baskılayan bir unsuruydu.
Etkisinin biraz daha azalacağı bir yıl olmasını özellikle bekliyoruz. Hisse bazlı ayrışmalar yine bu sene de olacak. Yani şunu demek istiyorum, evet bakmayın yani kötü geçti diyoruz Borsa İstanbul için 2024 yılı zor geçti diyoruz ama yani listeye baktığımızda da Tav mesela %166'a yükselmiş. Energia, Enerji, Çelebi, Garanti Bankası bakın hepsi güzel kazandırmış yatırımcısına yani hisse bazlı ayrışmalar yine olabilir.
Baktığımızda da 2025 yılı için hedeflerde analistlerin genel bir senelik verdiği ortalamalara baktığımızda endeksin 2025 yıl sonunda dolar bazında özellikle 320-330 dolar seviyelerine ulaşması bekleniyor. bir kıyas yapabilmek adına şu anda 275 dolar seviyelerinde fiyatlanıyor. Yani ortalamada da analistler yüzde 18'lik bir yükseliş potansiyeli öngörüyorlar güncelde. Evet yani detaylıca hem Amerikan borsalarını hem kripto varlıkları hem de Borsa İstanbul'u konuşmaya çalıştık.
Fırsatlar her zaman var daha önce de söylediğim gibi ve onları yakalamak kritik. Ama 2025 yılında piyasalarda hayatta kalabilmek için en önemli şey kendi yatırım felsefemizi oluşturmak ve ona sadık kalmak. Ben bunu yaparken üç temel prensip üzerinden ilerliyorum. Birincisi, her zaman değer yaratma potansiyeli olan şirketlere ya da işte varlıklara odaklanıyorum.
Bir ikincisi, risk yönetimini asla ihmal etmeyerek bunu yapıyorum. Yani az önce de söyledim ya, böyle böyle böyle fırsatlar var ama bak Trump bunu yapabilir. Bak işte altcoinlerde daha önce bu yaşandı, yine yaşanabilir. Bak masada jeopolitik riskler var.
Hepsini çok yakından takip etmek ve onlara uygun konumlanmak gerekiyor. Üçüncüsü ise piyasanın genel ruh halinden etkilenmeden kendi stratejimize sadık kalmak. Çünkü neler neler yaşandı. Son 3 yıla baktığımızda bile bir sürü gelişmeler oldu.
Pandemi vardı 2020-2021 yıllarında, o bitti. İşte 2022 yılında borsa, tüm dünyadaki borsalar düşerken borsa İstanbul mesela yükselişi kaydetti, pozitif ayrıştı. İşte o esnada kripto varlıklarda çok ciddi baskılanma vardı ama bak bugüne geldiğimizde Trump'la birlikte çok ciddi yükselişler oldu. Hakeza yine Amerikan borsalarında da öyle.
Dolayısıyla çok fazla gelişme yaşanıyor. Savaşlar oluyor. Savaşlar bitiyor. Savaşlar yine başlıyor.
Bu gelişmelere rağmen borsaların yukarı yönlü hareket ettiğini görüyoruz. Yani endekslerin yükseldiğini görüyoruz. Çünkü sermaye piyasaları yukarı yönlü hareket etmeye meyilli piyasalardır. Dolayısıyla burada önemli olan sizin kendi stratejinizi belirlemeniz.
Dediğim gibi Borsa İstanbul çok da iyi bir yılı geride bırakmıyor. Ama ona rağmen bazı hisseler çok ciddi yükselişler kaydedebildi. Dolayısıyla önemli olan doğru stratejiyi belirlemek, doğru araştırmayı yapmak ve bir noktada da doğru konumlanmak diyeyim aslında. 2024'de yaşadığımız tecrübeler bize şunu gösterdi.
Piyasalar her zaman sürprizlerle dolu. Yani yılın başında mesela işte Muhteşem Yedil'in piyasayı bu kadar domine edeceğini sektörün içindekiler tahmin edebilirdi. Yani benim bir dergide yazdığım yazıda bunu yine söylemişim mesela, yazmışım. Ama nükleer enerji hisselerinin buralinin faydalanıcısı olacağını kestirmek bence zordu.
Yani ben tahmin edemedim ya da pek çok kişi bununla ilgili bir analizde bulunamadı. Ama en nihayetinde listeye baktığımızda işte bu hisselerin listeye girebildiğini görüyoruz güncelde. İşte bu yüzden 2025'te de daha esnek ve adaptif olmamız gerekiyor. Ama bu esneklik temel prensiplerimizden taviz vermek anlamına gelmiyor.
Tam tersine, temel prensiplerimiz bize bu esnekliği sağlayan bir çerçeve sunuyor adeta. Sonuç olarak 2025 hem fırsatlar hem de risklerle dolu bir yıl olacak. Önemli olan bu fırsatları değerlendirirken risklerimizi iyi yönetmek. Ve unutmayın, piyasada başarılı olmak için öyle süper zeka falan olmamız da gerekmiyor.
Sadece disiplinli olmak ve temel prensiplerimize sadık kalmak yeterli. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere, hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.