
1.930 kelime · ~10 dk okuma
Borsada zaman geçiren herkese mutlaka yatırım tavsiyesi sorarlar. Analist olduğumu duyan herkes işte sosyal medyada, yolda, WhatsApp gruplarında hatta akraba ziyaretlerinde, arkadaş buluşmalarında bana da işte hisse, emtia, kripto tavsiyesi soruyor. Ben de elimden geldiğince bilgim dahilinde bir şeyler paylaşmaya çalışıyorum. Tabii ki yatırım tavsiyesi değildir diyerek.
Ve size de anlatacak bazı şeylerim var. Midas Podcast'e hoş geldiniz. Ben Zülel. Bu podcast'in konusu bir yılda milyoner olmanın yolları.
Ama ben bugün size balık vermeyeceğim. Nacizane edindiğim tecrübelerle nasıl balık tutulur onu söylemek isterim. Ve söylediklerimi yaparsanız bir senede milyoner olmanız mümkün. Tabii piyasanın da buna müsaade etmesi koşuluyla.
Fakat işin aslı şu, milyoner olmak sandığımız kadar öyle basit bir şey de değil. Hatta Thomas Coyle'nin bir araştırması var, birazdan ona da değineceğim. Yine de merak etmeyin, bugün sizinle gerçekten de bir yılda milyoner olmanın yollarını konuşacağız. Ancak bunu yaparken piyasalardaki o sihirli değnek vaatlerinden, üç ayda zengin olun seminerlerinden çok farklı bir yerden bakacağız konuya.
Size hem kendi tecrübelerimden hem de dünya çapında başarılı olmuş yatırımcıların stratejilerinden bahsedeceğim. Ve belki de en önemlisi neden bazı insanların hiçbir zaman milyoner olamayacağını konuşacağız. Çünkü bazen neyi yapmamamız gerektiğini bilmek, ne yapmamız gerektiğini bilmekten daha önemli olabiliyor. Önce biraz o bahsettiğim araştırmadan ve gerçeklerden konuşalım.
Thomas Cole'nin konuyla ilgili çok ilginç bir araştırması var bence. Kendisi yıllarca milyonerlerin hayatını incelemiş ve Rich Habits kitabında bunları paylaşmış. Ve ortaya çıkan sonuç bence oldukça şaşırtıcı. Kendi başına yani işte aileden gelen bir servet olmadan milyoner olmanın ortalama süresi 32 yıl.
Tam tamına 32 yıl. Kulağa biraz moral bozucu geliyor değil mi? Fakat dahası da var. Milyoner olanların yüzde 52'si bunu 38 yılda, yüzde 21'i 42 yılda başarmış.
Ve sadece yüzde 4'ü 27 yıldan daha kısa sürede bu noktaya gelebilmiş. Yani bu rakamları görünce yani Zülel, sen bize bir yılda milyoner olmanın yollarını anlatacaktın. Şimdi bu rakamlarda neyin nesi dediğinizi duyar gibiyim. İşte tam da bu noktada Buffett'ın methuselah tekniğinden bahsetmek istiyorum.
1965'te ortaklarına yazdığı bir mektupta bu tekniği anlatıyor Buffett. Özünde uzun ömürle yüksek getirinin kombinasyonu diyor bu tekniğe. Ama burada çok kritik bir detay var. Buffett'in servetinin büyük kısmı son 30 yılda oluştu.
65 yaşında 3 milyar doları vardı. Şimdi 125 milyar doları var. Yani aslında tüm bu konuştuklarımızın temelinde çok önemli bir nokta var. Erken başlamak.
Buffett bunu çok güzel bir benzetmeyle açıklıyor. Bileşik faizin gücü küçük bir kar topunu çok uzun bir tepeden aşağı yuvarlamak gibidir. Kar topu tepeden aşağı inerken gittikçe daha fazla kar toplayarak böyle büyük bir kar topuna dönüşür. İşte bugün o kar topunu nasıl böyle dev bir kâra dönüştürürüz bunu konuşacağız.
Bir yıllık hissederler toplantısında bir Buffett'a nasıl milyarder olabilirim diye sormuş. Cevabı çok ilginç bence. İşin sırrı çok uzun bir tepeye sahip olmak. Yani çok genç başlamak ya da çok uzun yaşamak.
Kendisi bu ikisini de yaptı biliyorsunuz. Peki bu bize ne anlatıyor? Şunu söyleyeyim. Piyasalarda her zaman iki tür insan görüyorum.
Birincisi sürekli alsat yaparak, trend takip ederek, her yeni çıkan böyle koyuna falan atlayarak zengin olmaya çalışanlar. İkincisi ise böyle sabırla, anlayarak ve böyle bileşik getirinin gücünü de kullanarak ilerleyenler. Bir yılda milyoner olabilirsiniz ama uzun vadeli bir servet için aslında bu dediğimi yani o ikincisini yapmanız gerekiyor. Burada şunu özellikle vurgulamak istiyorum.
Hızlı zengin olma vaatleri, WhatsApp gruplarından gelen tüyolar, kesin kazandıran sistemler, bunların hepsi tuzak. Ben 2014'te borsaya başladığımda da vardı bunlar, şimdi de var. Ama bakın aradan 10 yıl geçti, o gruplardan böyle zengin olan kimseyi görmedim. Peki, imkansız mı bir yılda milyoner olmak diyeceksiniz?
Hayır, bence değil. Ama bunun için çok sistemli ve akıllıca hareket etmemiz gerekiyor. Gelelim işin en kritik kısmına. Nasıl bir strateji izlemeliyiz?
Yani sistem diyorsak, bu nasıl bir sistem olmalı? Ben kendi Portway'imde çok basit ama etkili bir yaklaşımı kullanıyorum. Buna düşük korelasyon, yüksek odaklanma diyorum. Ne demek bu?
Anlatayım. Ray Dalio'nun da All Weather Portfolio yani her hava koşuluna uygun Portway stratejisini bilirsiniz zaten. Diyor ki, farklı ekonomik koşullarda farklı şekilde hareket eden varlıklara yatırım yapın. Bu portföy, hisse senetleri, uzun vadeli ve orta vadeli tahviller, altın ve emtiyalardan oluşan çeşitlendirilmiş bir dağılımla farklı ekonomik senaryolarda istikrarlı getiri sağlamayı amaçlar.
Şimdi siz bana şey diyebilirsiniz, yani Zülal deli mi bu adam, tüm parasını 5-6 yere mi koyuyor sadece? Ama işin püf noktası şu, bu varlıkların birbiriyle neredeyse hiç korelasyonu yok. Yani biri düşerken diğeri yükselebiliyor. Mantık bu.
Bakın size çok net bir örnek vereyim. 2022 yılını hatırlayın. Hem Amerika'da hem işte kripto varlıklarda Fed'in faiz artışlarından kaynaklı düşüşler yaşanıyordu böyle bir yılda. Benim portföyüm neredeyse hiç etkilenmedi bu yıl.
Çünkü BİST tüm piyasadan pozitif ayrışarak zirvelere koştu o yıl. Şimdiyi düşünün yani 2024'ün sonlarındayız bu zamanları düşünün. BİST düşerken portföyümün halen dengede olduğunu görüyorum. Çünkü bu sefer de ABD borsaları zirvelere koşuyor.
Bitcoin yatırımlarında yükseliş var. Yani yatırım yapmak da aslında bir denge işi. Mesela Modern Portfolio Teorisi der ki, 50 tane hisse alın, riski dağıtın. Ben buna kısmen katılmıyorum.
Buffett'in dediği gibi, çok iyi tanıdığınız 3 şirkete yatırım yapmak, az tanıdığınız 50 şirkete yatırım yapmaktan daha az riskli bence de. Yani çeşitlendirme tabii ki yapın ama bildiğiniz şirketlere. Peki, nasıl şirket seçeceğiz? Bence bu işin olmazsa olmazı, şirketin iş modelini tamamen anlıyor olmalısınız.
Geleceğe yönelik net bir vizyonu ve yatırım planı olmalı o şirketin ve tabii bir de güçlü bir temettü politikası varsa ne âlâ. Bir de Bitcoin konusu var tabii. Artık her portföyde en az %5, %10 oranında kripto varlık olması gerektiğini düşünüyorum ben. Biliyorsunuz Bitcoin'in döngüleri sebebiyle zaten artık oradaki yükselişler de beklenti dahilinde.
Yani zaten dijital altın da deniliyor Bitcoin'e ve geleceği değiştiren, dönüştüren bir finansal yatırım aracı. Dolayısıyla bu tarafta da çok büyük fırsatlar var. Dolayısıyla bir yatırımcı oradaki fırsatları da yakından takip etmeli. Boletiltisi sebepli çekinenler olabilir ama dünyada paranın gittiği yön bu.
Peki, şimdi bütün bu anlattıklarımızı nasıl hayata geçireceğiz? İşin uygulama kısmına gelelim bence. Önce çok önemli bir gerçeği kabul etmemiz lazım. Hiçbir yatırım aracı tek başına sizi bir yılda milyoner yapmayacak.
Bu bir kombinasyon işi. Ben kendi stratejimi üç katmanlı bir yapı olarak kurguladım. Nadizane size biraz bahsetmek isterim. Birinci katmanda aylık düzenli birikim katmanı yer alıyor.
Her ay gelirimin bir kısmını mutlaka kenara koyuyorum. Yani ben yüzde otuzluk bir kısım ayırabiliyorum. Siz bütçenize göre %20, %10 ayırabilirsiniz ama ne kadar çok ayırabiliyorsanız yani sizin o mecburi harcamalarınızdan ne kadar çok kısabiliyorsanız burada birikim yapmanız da o kadar mümkün olabilir. İkinci katman bu birikimleri doğru değerlendirmek.
Bakın burada çok kritik bir nokta var. Bizim piyasamızda insanlar hep şunu yapıyor. Bir hisse alıyor, %20 yükselince satıyorlar. Sonra başka bir hisseye geçiyorlar.
Bu yaklaşımla zengin olmak çok zor. Biliyorum, kar en çok cebe yakışır ama bildiğiniz bir hissede uzun vadeli yatırım yapmak, temettüğü ve bileşik getiriye odaklanmak daha doğru sonuçlar verir size. Elbette o hissenin böyle geleceğine falan inanmıyorsanız ve o hisseyi satabilirsiniz. Bu yüzde 20'lik kar cebinize gerçekten yakışır.
Ama o hissede uzun vadeli bir gelecek görüyorsanız onu satmak yerine oradaki yatırımınızı büyüterek ilerlemelisiniz. Üçüncü katman pasif gelir kaynakları oluşturmak. Bu bence çok önemli. Çünkü sadece maaşınıza güvenerek milyoner olamazsınız.
Kimse olamaz. Ben de olamam. Uzmanlık alanlarınıza göre eğitimler verebilirsiniz. Ya da işte freelance işler yapabilirsiniz.
Bu çağda siz uyurken bile pasif gelir elde etmenizin pek çok yolu var ki bunu daha önce Midas Podcast'ta konuştuk. Bir de risk yönetimi konusu var. Thomas Cole'nin araştırmasını böyle bir hatırlayalım. Milyonerlerin %96'sı asla günlük tred yapmıyor bu araştırmaya göre.
Neden? Çünkü özellikle de ne yaptığınızı çok iyi bilmiyorsanız bu bir kumar. Onun yerine şöyle bir sistem kurulabilir belki. İşte aylık birikiminizin %40'ını Bitcoin ve kripto varlıklara, %40'ını çok iyi bildiğiniz işte 2-3 şirkete ya da güvendiğiniz fonlara, %20'sini temettü hisselerine ayırsanız mesela.
Hatta faizlerin bu kadar yüksek olduğu bir dönemde mevduat ihtimalini de düşünebilirsiniz. Böyle bir değerlendirmeyle portföyünüzü şekillendirebilirsiniz. Ama burada çok önemli bir nokta var. Bu doğalımı yaparken mutlaka bir acil durum fonu oluşturmanız gerekir.
Ben her zaman 6 aylık giderimi karşılayacak parayı nakit olarak tutuyorum. Bu size psikolojik rahatlık sağlar. Bunlarda da panik satışı yapmanızı engeller. Şimdi diyeceksiniz ki Zülal bu kadar basit mi?
Hayır değil. Bence bu söylediğim de hiç basit bir şey değil ve çoğu zaman yapılamıyor. Bunları yaparken çok ciddi bir psikolojik dayanıklılık gerekiyor. Piyasa %20 düştüğünde herkes satarken siz alım yapabilmelisiniz.
Çünkü fırsatlar aslında tam da böyle zamanlarda var. Ya da mesela bir hisseniz yükseldiğinde sat artık diye bağıran o iç sesi susturabilmelisiniz ki bu çok zor bence. Buffett'ın bir başka çok önemli tavsiyesi daha var. Hisse senetlerinizde her gün bakmayın.
Bir çiftlik ya da işte apartman dairesi alsanız mesela, her gün, her hafta veya her ay teklif almazdınız diyor. Çok haklı değil mi ya? Yani biz sürekli bakıyoruz her gün, bazen saatler içerisinde. Sürekli baktığımız bir senaryoda aslında çok etkileniyoruz bu durumdan.
ama gerçekten bir arsa alsak, bir ev alsak sürekli emlakçılardan ne kadar benim evimin değeri şu an ne kadar diye kapılarına dayanmazdık herhalde. Dolayısıyla burada çok katılıyorum Buffett'a. Şimdi şey diyecek olabilirsiniz ya peki hisseler düşerse, işte ne bileyim bitcoin aldım çakılırsa ne olacak diyebilirsiniz. İşte tam da bu noktada Buffett şunu da söylemiş, hisse senedin düştüğü için aptalca şeyler yapacaksan o hisseye hiç sahip olmamalısın.
Yani bence tüm bunları yaparken çok önemli bir şey var. Sevdiğiniz, anladığınız şirketlere yatırım yapmanız lazım bir kere. Buffett'in dediği gibi, sevdiğiniz bir şeyi istediğiniz fiyata alın ve 20 yıl tutun. Bu kadar basit aslında.
Ama maalesef çoğu insan bunu yapamıyor. Çünkü herkes hızlı zengin olmak istiyor. Creighton'un üniversitesinden Prof. Robert Johnson'ın da çok güzel bir tespiti var.
Diyor ki, Jeff Bezos bir keresinde Warren Buffett'a sormuş, yani dünyanın en zengin ikinci adamsın ve en basit yatırım tezine sahipsin. Neden diğerleri bunu takip etmiyor? Buffett'ın cevabı bence müthiş. Çünkü kimse yavaşça zengin olmak istemiyor, demiş.
Şimdi tüm anlattıklarımı şöyle bir toparlayayım. Bir yıl içerisinde bu işte 2025'in sonuna doğru giden yolda nasıl bir zaman çizelgesi oluşturmalıyız ki gerçekten para biriktirelim, milyoner olalım, yatırımlarımız değerlensin? Çünkü yani evet biz de çok uzun zamanlar boyunca biriktirerek zengin olmak istemiyoruz. Biraz daha hızlı olsun istiyoruz bunlar.
Dijital dönüşümün bu kadar içselleştiği bir çağda artık Buffett'ten bir adım Öndeyiz aslında. Dediğim gibi işte freelance yapabileceğimiz birçok şey var. Kendimize katabileceğimiz, medyanın gücünü arkamıza alabileceğimiz birçok konu var. Dolayısıyla artık yeni çağda bu çok daha mümkün.
Önümüzde yaklaşık bir yıllık bir süre var. Bu süreyi üç aşamaya bölebiliriz bence. İlk dört ay portföyünüzü düzenleme ve sistemde birikim alışkanlığı kazanma dönemi olmalı. Yani işte mesela klasik al sat mantığından çıkıp uzun vadeli düşünmeye başlamalısınız.
Bu sürede birçok kişi, ya kaçırıyorsam korkusuyla hatalar yapacak. Siz yapmayın. İkinci dört aylık dönemde bu oluşturduğunuz stratejiye sadık kalmalısınız. Bakın bu çok önemli.
Piyasalar yükseldiğinde herkes dahi yatırımcı oluyor. Ama asıl maharetinizi düşüş zamanlarında göstermelisiniz. Ben geçen sene seçim döneminden önce mesela pistte düşüşler olurken sessiz sedasız alımlar yapmaya devam ettim. Sonra o alımların mevlülerini yavaş yavaş topladım.
Son dört ay ise sabır ve disiplin dönemi olmalı bence bu stratejide. Eğer buraya kadar anlattığım stratejileri uygularsanız, 2026'ya girerken portföyünüzde ciddi bir büyüme göreceksiniz. Ama şunu da unutmayın, milyoner olmak bir varış noktası değil, bir yolculuk. Aslında size burada çok daha fazla teknik detay verebilirdim.
İşte ne bileyim grafikler hayal ettirebilirdim. İşte rasyolar anlatabilirdim. Ama inanın bunların hiçbiri disiplinli ve sabırlı olmanın yerini tutmaz. Ray Dalio'nun güzel bir sözü var.
Başarısızlığın en büyük nedeni insanların zorluklarla karşılaştıklarında vazgeçmeleridir. Bir yıl içerisinde milyoner olmak imkansız evet değil. Ama bunun için klasik yatırımcı psikolojisinden sıyrılmanız gerekiyor. Hızlı zengin olma hayallerini şöyle bir kenara bırakıp sistemli ve disiplinli bir şekilde ilerlemelisiniz.
Nasıl demiş Epictetus? Esas zenginlik çok şeye sahip olmak değil, daha azına razı olabilmektir. Son olarak şunu söyleyeyim. Bu yolculukta yalnız değilsiniz.
Ben de sizin gibi sıradan bir yatırımcı olarak başladım. Önemli olan doğru stratejiyi belirleyip ona sadık kalmak. Hepinize bol şanslı yatırımlar diliyorum. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.