Podcast

#9 - Bir şirketin iyi bir şirket olduğunu nasıl anlarız?

Midas Podcast

2 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Midas Podcast'e hoş geldiniz.
Bir insanın, iyi bir insan olduğunu yalnızca dışardan bakarak anlayamazsınız. Şirketler de böyledir. Peki, bir şirketin iyi bir şirket olduğunu, o şirkete yapılan yatırımın ne kadar sağlıklı olduğunu nasıl anlarız?
Yeni bölümümüzde şirketlerin finansal sağlığını ölçmeye yönelik ipuçlarını, bilançoların önemli kalemlerini ve şirket bilançolarını nasıl kıyaslayabileceğimizı üzerine konuştuk.
İyi dinlemeler.
Not: Bu içerik, içeriğin yayınlandığı günkü veriler ve haberler baz alınarak hazırlanmıştır. Eğer varsa içerikte geçen hedef fiyat tahminleri, uzman ve analist yorumları bu içeriğin yayınlandığı tarihte geçerlidir. Bu tahmin ve yorumlar zaman içinde değişkenlik gösterebilmektedir. Bu podcast'te yer alan haberler ve haberlerin içerdiği şirketler hakkındaki bilgiler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bahsi geçen hisselerdeki; hisse adı, fiyatı ve grafikleri de dahil temsilidir, yatırım tavsiyesi değildir.

Bölüm Transkripti

2.883 kelime · ~14 dk okuma

Bir insanın iyi bir insan olduğunu yalnızca dışarıdan bakarak anlayamazsınız. Ya da yalnızca başkalarının sözüyle, övmesiyle anlayamazsınız. Yakından tanımanız, birlikte vakit geçirmeniz, ortak bir deneyimde buluşmanız önemlidir. Bunları niye söylüyorum?

Çünkü bunları bir yatırıma uyarlamak gerekirse, bir şirketin de iyi bir şirket olduğunu nasıl anlarız? Tıpkı yeni bir insan tanımak gibi bu şirket hakkında da size çok şey söylerler. Dışarıdan baktığınızda popülerlüğü olsun, 50 yıldır aktif çalışmış kadar deneyimli olsun yine kısıtlı bilgiler verir aslında. Tıpkı insanda olduğu gibi şirketleri de birlikte yola çıktığınızda daha çok tanırsınız.

Peki o zaman tekrar soruyorum şimdi. Bir şirketin iyi bir şirket olduğunu nasıl anlarız? Herkese merhabalar. Midas Podcast'e hoş geldiniz.

Transkriptin tamamını oku

Ben Furkan. Nasılsınız? Umarım keyfiniz yerindedir. Her şeyden önce beni arabasından dinleyenlere iyi yolculuklar.

Çalışırken, iş yaparken dinleyenlere de kolaylıklar diliyorum efendim. Daha önce dinlediniz mi? Bilmiyorum. Ekonomi dünyasını sevinen isimlerinden Tuncay Turşucu ile ben Deniz Midas Podcast'e uzun soluklu bir seri yapmıştık daha önce.

İsmi Şirket Hikayeleri'ydi. Şimdi bu podcast'ı yapmamızın amacı da aslında Bölümlerde de sıklıkla dile getirdiğimiz üzere, yatırımcıların yatırım yaptığı veya yapacağı şirketleri yakından tanımalarının çok önemli olduğunu düşünmemizdendi. Bu serimizde de, yani şirket hikayelerinde, 50'ye yakın şirketin ne iş yaptığını, bulunduğu sektörün dinamiklerini, ithalat ve ihracat hacimlerini, açıkladıkları son bilançoları, Yani kısacası tüm finansal hikayesini konuşmuştum. Çünkü nihayetinde yatırımda uzun vadeli, uzun soluklu bir yolculuk.

Bu yolculuğa çıktığınız şirketleri yakından tanımanın önemli olduğuna inancımız hala baki. O yüzden de bu bölümümüzde bir şirketin iyi bir şirket olduğunu anlamanın ufak ipuçlarına bakalım istedim. Şirketlerin açıkladığı bilançoları nasıl yorumlamalı? Faaliyet raporlarını nasıl incelemeli?

Gibi konulara değineceğiz. Bunları duyduğunuzda yine o yoğun top dolu finansal terinler içerisinde saplanacağınızı düşünmeyin lütfen. Size her şeyi olabildiği kadar örneklendirerek kolayca anlatmaya çalışacağım. Eğer hazırsanız başlayalım.

Bir şirketin iyi bir şirket olduğunu veya şöyle soralım, o şirkete yapılan yatırımın iyi olup olmadığını anlamak bazı kilit finansal ve operasyonel göstergelere bakmayı gerektirir. Dilerseniz bu göstergeleri bir şirketin iyi olup olmadığını nasıl anlayacağımızı adım adım anlatayım sizlere. Birincisi, sürekli kar eden bir şirket mi? Yani karlılık.

İyi bir şirket, sürekli kar eden ve bunu sürdüren bir şirkettir. Karlı olmak, şirketin ürün veya hizmetlerinin talep gördüğünü ve verilme çalıştığını gösterir. Bu karı uzun vadede sürdürebilmesi, şirketin sağlam bir iş modeli olduğunu da işaret eder. Mesela, örnek verelim şimdi.

Bir kafe işletiyorsunuz sevgili dinleyen. Hayal et bunu. Kafene her gün aynı sadık müşteriler geliyor ve sen her ay düzenli olarak kar ediyorsun. Bu işinin iyi gittiğini ve müşterilerinin seni tercih ettiğini gösterir.

Senin kafen kar etmeye devam ettikçe daha güvenilir ve güçlü bir işletme olursun giderek. Evet, örneğimizde verdiysek ne yapılması gerekiyor aslında? Şirketin son yıllarda sürekli kar edip etmediğini araştırmalısınız. Sürekli artan kar, şirketin iyi durumda olduğunu gösterir.

İkincisi efendim, borçlar yönetilebilir mi? Şimdi karlardan bahsettik ama şirketlerin haliyle bir borç ve öz kaynak oranı da var. İBI şirketin borçlarının yönetilebilir olması oldukça önemlidir. Çok fazla borç şirketinin riskli olabileceğini gösterir.

Ancak bazı borçlar büyüme için sağlıklı olabilir. Burada kritik nokta ise borçların şirketin öz kaynaklarına oranla çok yüksek olmamasıdır. Mesela burada da şimdi bir örnek vereyim sizlere. Evini almak için kredi çektiğini düşün.

Eğer gelirinin büyük bir kısmı krediyi ödemeye gidiyorsa bu seni zor durumda bırakabilir haliyle. Ancak borcun yönetilebilir seviyedeyse ve ödeme sıkıntısı yaşamıyorsan aynı zamanda bu durum olumsuz değildir. Bu borç ve öz kaynak oranını böyle yorumlayabilirsin. Peki ne yapılması lazım?

Şirketin borçlarının öz kaynaklarına oranını kontrol etmelisiniz sürekli. Çok yüksek borçlanma şirket için riskleşkin edebilir. Borç-öz kaynak oranının dengeli olması ise şirketin mali yapısının sağlıklı olduğunu gösterir. Yani burada otomatik olarak bir şirketin borcu ne kadar olursa olsun o şirket risklidir diye düşünmek gerekmiyor.

Ufak bir matematikte finansal olarak ne kadar sağlıklı olduğunu ölçebilirsiniz aslında. Evet, gelelim üçüncüsüne. Gelirler düzenli olarak artıyor mu? Yani satış gelirleri artıyor mu?

Şirketin satış gelirlerinin düzenli olarak artması, şirketin ürün veya hizmetlerine olan talebi güçlü olduğunu bize gösterir. Gelirlerin sürekli artması, şirketin pazar payını genişlettiği ve büyüdüğünün de işaretidir aynı zamanda. Yine örnek verelim şimdi. Mesela, bir küçük işletme sahibisin diyelim.

Ve her geçen yıl daha fazla müşteri kazanıyorsun. Bin geldi, iki bin geldi, bu böyle gitti. Bu işinin iyiye gittiği anlamına gelir haliyle. Müşterilerin tekrar tekrar gelip sana güveniyor olması da önemli bir göstergedir.

Aslında biraz da sadakat. Hazır sadakat demişken o zaman bir sonraki maddemize geçelim. Müşteri sadakati var mı? Yani marka gücü ve müşteri bağlılığı.

İyi bir şirket güçlü bir markaya sahip olmalı ve müşterileri tarafından tercih edilmeye devam edilmelidir. Müşteri bağlılığı şirketin uzun vadede başarılı olma ihtimalini oldukça artırır. Mesela sürekli alışveriş yaptığın bir mağaza düşün şimdi. Bir market de olabilir bu.

Her zaman kaliteli hizmet alıyorsun buradan ve oraya güveniyorsun. Şimdi bu mağaza seni ve diğer müşterilerini mutlu etmeye devam ettikçe işini büyütme şansı yüksek olur. Çünkü sen oraya sürekli gitmeye devam edeceksin haliyle. Durumlar ve şartlar ne olursa olsun.

Aynı şekilde bu arada bir şirketin de sadık müşterilere sahip olması önemlidir. Zaten birazcık markaların, şirketlerin, mağazaların kampanyalarına bakarsanız birazcık böyle bir iletişim kurduklarını anlarsınız siz de. Gelelim bir sonraki maddeye. Bu şirket yenilikçi mi?

Yani büyüme ve arge yatırımları var mı? İyi bir şirket sadece mevcut başarıya güvenmekle kalmaz. Oh ben başarıyı elde ettim o zaman buradan devam edeyim. Öyle yok.

Aynı zamanda geleceğe yatırım yapmaya devam etmeli. Araştırma ve geliştirme yani ARGE yatırımlarıyla yeni ürünler geliştiren, piyasaya yeni çözümler sunan bir şirket uzun vadede rekabet gücünü korur ve büyümeye devam eder. Mesela siz de telefon kullanıyorsunuz sevgili dinleyiciler ve her yıl yeni modellerin çıktığını görüyorsunuz. 15 çıktı 16 çıktı Allah yani.

Eğer bir telefon markası sürekli olarak yeni teknolojiler geliştirip piyasaya sunuyorsa bu markanın kendini yenilediğini ve rekabette güçlü olduğunu gösterir. Bazı istisnalar da olabilir tabii bu noktada. Peki ne yapmalı? Şirketin argi yatırımlarını ve geleceğe yönelik planlarını inceleyebilirsiniz.

Şirketler genelde bilançolarını ve faaliyet raporlarını ve geleceğe yönelik planlarını zaten halka açık bir şekilde yayınlıyorlar efendim. Hani yatırım yapacağınız ya da yaptığınız şirketi yakından takip etmek. Websitesine girip bir oradaki raporları karıştırarak aslını inceleyebilirsiniz. Gelelim bir sonraki maddeye isterseniz.

Sektöründe lider mi bu şirket? Yani pazar payı ne, rekabet üstünlüğü ne? İyi bir şirket sektöründe tabii ki de güçlü bir korumda olmalıdır. Pazar payı büyük olan, rekabet üstünlüğüne sahip olan şirketler daha az risk taşır ve kriz dönemlerinde bile ayakta kalabilirler ki burası oldukça önemli.

Mesela yine örnek verelim. Mahallendeki en popüler restoranı düşün şimdi. Rakiplerinden daha fazla müşteri çekiyor ve daha fazla para kazanıyor. Bu restoranın rekabet avantajı olduğu için daha sürdürülebilir bir iş modeli vardır diyebiliriz.

Peki ne yapmalı? Şirketin pazar payını ve rekabet gücünü araştırabilirsiniz bu noktada. Sektör lideri ya da güçlü bir oyuncu olması o şirketin daha güvenilir olduğunu gösterir. Bunu da yine az önce söylediğim gibi aslında şirketlerin açıkladıkları raporlara ve bilançolarına bakarak aslında bunu ölçebilirsiniz.

Şimdi bu saydığım maddeleri özetlemek gerekirse efendim. Kârlılık, gelir artışı, borçların yönetilebilirliği, yenilikçilik ve pazar liderliği gibi faktörler bir şirketin iyi bir yatırım olup olmadığını anlamanız da oldukça yardımcı olur. İşte müşteri sadakati ve yönetim kalitesi gibi daha öznel faktörler de uzun vadeli başarı için kritik göstergelerdir. Bu faktörleri dikkate alarak bir şirketin iyi bir yatırım olup olmadığını rahatlıkla değerlendirebilirsiniz.

Şimdi, şirketler biliyorsunuz ki belli periyotlarda bilanço açıklar. Yatırım yaparken bir şirketin bilançosunu incelemek son derece önemlidir. Çünkü bilanço, şirketin finansal durumunu, finansal sağlığını anlamanın en temel yollarından biridir. Şirketin sahip olduğu varlıklar, borçları ve öz kaynakları hakkında bilgi verir.

Böylece şirketin ne kadar güçlü veya zayıf bir mali yapıya sahip olduğunu görmenize olanak tanır bu bilançolar. Şimdi bir şirketin bilançosunu incelemenin birkaç önemli noktası vardır. Mesela likidide durumu. Bilanço, şirketin kısa vadeli yükümlülüklerini yani borçlarını ödeyip ödeyemeyeceğini gösterir.

Likidide oranları, cari oran bu konuda sizlere fikir verir. İki, borçlanma düzeyi. Şirketin ne kadar borçlandığını ve bu borçları ne kadar verimli kullandığını anlamanızı sağlar. Yüksek borç riskli olabilir.

Ancak doğru yönetildiğinde büyüme fırsatları da yaratabilir. Az önce borçlanmada biraz detayına girmiştik. Üçüncüsü, öz kaynakların durumu. Şirketin öz kaynaklarının güçlü olup olmadığını değerlendirerek firmanın uzun madede ne kadar dayanıklı olduğunu görebilirsiniz.

Ve son maddemiz ise büyüme potansiyeli. Varlıkların ve öz kaynakların yıllık bazda nasıl değiştiğine bakarak şirketin büyüme potansiyelini ve yatırımcılara sunduğu fırsatları rahatlıkla anlayabilirsiniz. Sonuç olarak bunları toparlamak gerekirse eğer, bir şirketin plançosunu incelemek yatırım kararlarını daha bilinçli bir şekilde almanızı sağlar ve riskleri daha iyi yönetmenize yardımcı olur. Özellikle uzun vadeli yatırımlarda finansal sağlamlık şirketin sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahiptir.

Bilançonun öneminden ve nasıl okunmasından biraz bahsettik. Birazcık aslında bilançonun detayına girelim isterseniz. Yani kalemlerine bakalım. Şirket bilançolarındaki kalemleri anlamak, yatırım yaparken şirketin finansal sağlığını ve performansını değerlendirmek için oldukça önemlidir.

Bence yatırımcı olarak sizlerin de bu bilançonun, bu kalemlerini yorumlamanız oldukça önemli. Özellikle kendi yatırımınız için. Zaten ben çok detayına finansal, ekonomik detayına girmeyeceğim. Olabildiği kadar anlaşılır bir şekilde sizlere önemli olduğunu düşündüğüm kalemleri aktarmak istiyorum.

Birincisi, varlıklar. Bu kalem şirkete sahip olduğu değerli şeyleri gösterir. Özetle. Şirketin sahip olduğu nakit, envanter, taşınmaz mallar gibi varlıklar burada yer alır.

Şimdi size örnek vermeden önce şunu da söyleyeyim aslında. Şirketlerin açıkladıkları son bilançoyu bir önceki bilançoyla kıyaslamakta oldukça önemli. Şimdi ben örneğime geçmeden önce bunun bir altını çizmek istedim. Örneği de ona göre vermek isterim size.

Mesela varlıklar dedik. Kendi finansal durumunuzu düşünün bu noktada. Mesela diyelim ki geçen yıl 50 bin TL birikiminiz vardı. Ve bu yıl 60 bin TL'ye çıktı.

Bu senin birikimlerinin arttığını ve mali açıdan daha iyi durumda olduğunu gösterir. Yani bilançodaki varlıklar kalemi bunu bize net söyleyebilir. Peki bu noktada ne yapmalısınız? Dediğim gibi son dönem varlıkları önceki dönem varlıklarıyla kıyaslayabilirsiniz açıklanan bilançolardan.

Artış varsa şirketin büyüdüğünü anlayabilirsiniz bu noktada. Gelelim bir sonraki kalemimize. Yükümlülükler. Şirketin borçları ve ödemesi gereken yükümlülükler bu başlık altında yer alır.

Bu bankalardan alınan krediler, tedarikçilere olan borçlar ve çalışan maaşları gibi kısa ve uzun vadeli borçlardan oluşur. Yine kıyas yapabilmeniz adına yani son açıklanan bilanço ve önceki bilançoyla kıyaslayabilmek adına şöyle bir örnek vereyim. Diyelim ki geçen yıl 20.000 TL kredi borcum vardı.

Bu yıl ise 15.000 TL'yi düşürdün. Haliyle borçların azalması mane durumunun iyileştiğini gösterir. O yüzden de şirket plançoluğunu incelerken yükümlülüklerin artışına dikkat etmelisiniz.

Borçlar artmışsa bu borçların neden arttığını anlamaya çalışın. Şirketin fazla borçlanması riskli olabilir sonuçta. Gelelim bir sonraki kalememize, öz kaynaklar. Şirket sahiplerinin şirketteki payı ve yatırımcılara ait olan kısmı burada gösterilir.

Öz kaynaklar, varlıklar ve borçlar arasındaki farktır aslında. Yani bir şirket varlıklarını sattığında borçlarını ödedikten sonra kalan kısım öz kaynaklara gider. Böyle özetleyebiliriz. Yine şimdi kıyaslayabilmeniz adına şöyle bir örnek vereyim.

Evinizi düşünün. Eğer kredi borcunuzu azalttıysanız ve evinin değeri arttıysa öz kaynağınız yani elinizdeki net varlığınız da artmış demektir. Peki yatırımcı olarak bu bilançolarda ne yapılmalı, nereye bakmalısınız? Son öz kaynakları önceki bilançoyla kıyaslayacaksınız haliyle.

Eğer artış varsa şirket iyiye gidiyor demektir. Gelelim bir sonraki kalemimize. Dönen varlıklar. Şirketin kısa vadede paraya çevirebileceği varlıklarını ifade eder.

Bu nakit olabilir, alacaklar olabilir, stoklar olabilir. Hepsi bu kalemin içine girer. Mesela örnek verelim yine bu noktada. Elde hemen kullanabileceğin nakit paran ya da kısa sürede satabileceğin eşyaların dönen varlıklar olarak nitelendirilebilir.

Gelelim bir sonraki kalemimize. Net kar ve zarar. Bakın bu kalem oldukça önemli. Mesela örnek verelim, geçen yıl aylık 5000 TL kazandınız ve 3000 TL harcadınız.

2000 TL'de biriktirmiş oldunuz. Bu yıl gelirinizi 6000 TL'ye çıkardınız ve harcamalarınızı sabit tuttunuz. Ne oldu? 3000 TL'de biriktirebildiniz.

İşte bu, mali durumunuzun iyiye gittiğini gösterir. Yani şirket plançılarına net kar zarar kalemini incelemenin önemini size böyle özetleyebilirim. Mesela inceliyorsunuz şirketin bilançosunu ve önceki bilançosuyla kıyaslıyorsunuz. Net kârın artışına bakmalısınız.

Artış varsa bu şirketin kârlılığının yükseldiğini ve faaliyetlerinin iyiye gittiğini gösterir. Gelelim bir sonraki kalemimize. Bakın bu da önemli. FAVK yani faiz amortisman vergi öncesi kâr.

Şirketin temel faaliyetlerinden elde ettiği kârı gösterir bu. FAVK şirketin operasyonel başarısını değerlendirmek için kullanılan önemli bir göstergidir. Örnek vereyim. Az önce de söylemiştim.

Mesela bir kafe işletiyorsunuz. Kira ödüyorsun, malzeme alıyorsun. Çalışanların var, onların maaşlarını ödüyorsun. Şimdi bu kalemleri, yani kira, malzeme ve maaşlar gibi temel masraflarını gelirinden çıkarınca elinde kalan miktar geçen yıla göre artış gösteriyor mu, göstermiyor mu?

Aslında Blancho kıyaslarken Favok kalemine bakmanın önemi burada yatıyor. Eğer geçen yıla göre arttığını görüyorsanız işin daha kârlı hale geldiğinizde anlarsınız. Son FAVÖG rakamını önceki dönemle karşılaştırın o yüzden. Artış varsa operasyonel anlamda şirketin güçlendiği anlamına gelir bu.

Gelelim bir sonraki kalemimize satış gelirleri. Şirketin faaliyetleri sonucu elde ettiği gelirlerdir. Tanımı basit aslında. Satış gelirlerinin artması haliyle şirketin daha fazla ürün veya hizmet sattığını gösterir.

Buradaki tanım birazcık kolay. Yine bu kalemede örneksiz geçmeyeyim. Bir örnek vereyim. Mesela yine bir kafe işletiyorsunuz.

Bu yıl daha fazla satış yaptıysanız gelirleriniz artmış olur haliyle. Bu kafenizin işlerinin iyi gittiğini gösterir. Hadi inşallah bakalım. O yüzden ne yapmalısınız?

Bir bilanço kıyaslaması yaparken son satış gelirlerini önceki bilançoyla kıyaslayabilirsiniz. Satışlar artmışsa şirketin büyüdüğünü anlarsınız. Bu kadar basit aslında. Gelelim son kalemimize borç ve öz kaynak oranı.

Bu oran şirketin borçlarının öz kaynaklarına oranını gösterir. Az önce de aslında özetlemiştik. Yüksek borç öz kaynak oranı şirketin borçla büyümeye çalıştığını ve bu durumu riskle olabileceğini gösterir. Örnek vermek gerekirse.

Bir arkadaşın hem kendi birikimleri hem de banka kredisiyle bir iş açıyorsa, borç öz kayrak oranını bankadan aldığı krediyle kendi sarmayasının oranını gösterir. Çok fazla borç işin başarısız olması durumunda haliyle risk yaratır. Bu kalemleri inceleyerek bir şirketin sağlıklı mı, iyi bir şirket mi yoksa riskli mi olduğunu anlayabilirsiniz ve yatırım kararlarınızı buna göre rahatlıkla verebilirsiniz. Şimdi, iş emni noktası var ki yatırımcılığın sıklıkla kafasında bir soru işareti oluşturuyor aslında.

Şirket iyi bir şirket. İnanıyorsunuz, buna inancınız tam. Yatırımınızı yaptınız. Fakat bu şirketin son bilançosu kötü geldi.

Ne yapmalısınız? Bir şirketin bilançosu kötü geldiğinde ve hisse senetleri düşmeye başladığında bu durum panik yaratabilir. Bu çok doğal. Ancak bu tür bir durumda sakin kalmak ve rasyonel kararlar almak en iyisidir.

Zaten önceki bölümlerde size bunu uzun uzun anlattım. Şimdi bu durumda ne yapılması gerektiğini birazcık sizlere detaylandırmak isterim. İlk olarak kısa vadeli dalgalanmalara karşı birazcık sabırlı olmalısınız. Hisse senetlerinin kısa vadeli dalgalanmalarına aşırı tepki vermemek çok önemlidir.

Bilanço kötü gelmiş olabilir ancak bu durum her zaman uzun vadeli yatırım stratejinizi değiştirmek anlamına da gelmez. Yani yatırım yaptığınız ve ilk kötü şeyle karşılaştığınızda o şirketten hemen vazgeçmemek önemlidir. O yüzden hani planınız uzun vadeli bir plansa öyle bir stratejiye sahipseniz eğer plana ve stratejinize sadık kalın. Kısa vadeli düşüşler genellikle geçici olabilir çünkü ve panik satışlar büyük bir zarar yazmanıza da neden olabilir.

Ve sonra şirketin geleceğe yönelik beklentilerini değerlendirmek önemlidir. Bilançı kötü gelse bile şirketin gelecekteki projeksiyonları ve büyüme planları güçlü olabilir. Biliyorsunuz açıklanan bilanç olana kadar şirket bir sonraki döneme dahil biraz öngörülerde bulunur. Bunları incelemekte oldukça fayda var.

Yönetimin açıklamaları, yeni projeler, ürün lansmanları veya stratejik değişiklikler şirketin uzun vadede toparlanma potansiyeline işaret edebilir. Bu noktada şirketin geleceğe yönelik beklentilerini ve büyüme planlarını dikkate almak oldukça önemlidir. Şimdi geleceğe yönelik göstergelere bakarken dikkat edilmesi gereken birkaç husus daha var tabi. Mesela şirketin yeni ürün veya hizmet geliştirme planları var mı?

Sektördeki rekabet gücü ne durumda? Uzun vadeli büyüme stratejileri, hedefleri neler? Şirketin inovasyon yapma kabiliyeti güçlü mü? Biraz bunlara bakmak lazım.

Şimdi şirketin kendi açıkladığı öngörüler var ama bir de analiz beklentileri ve yorumlarına göz atmanızda fayda var. Yani hala şey senaryosunu konuşuyorum. Yatırım yaptınız, iyi olduğunu düşündüğünüz bir şirkete yatırım yaptınız ve açıkladığı son bilahçe kötü geldi. Ne yapılmalı?

Şimdi analistlerin şirket hakkında yaptıkları değerlendirmeler hisselerin gelecekteki performansını anlamaya oldukça yardımcı olur. Ancak analistlerin beklentilerini körü körüne takip etmek yerine bunları bir bilgi kaynağı olarak kullanıp kendi analizlerinizle birleştirmeniz daha sağlıklı olacaktır. İşte bu podcast'i bu yüzden yapıyorum sevgili dinleyiciler. Yani analistlerin yorumlarını okuyorsunuz, takip ediyorsunuz.

Takip edin. Size asla hiç kimseyi takip etmeyin, aman onları dinlemeyin demem. Ama kendi bir yargı sisteminizde olsun öğrendiğiniz bilgileri kendi analizlerinizle birleştirip sağlıklı bir yatırım serüveni yaşayın istiyorum. Ama şunu da unutmamakta fayda var.

Uzun vadeli beklentileri ve sektör dinamiklerini değerlendirirken analistlerin bakış açıları yol gösterici olabilir. Evet, sonra şirketin temellerini tekrardan değerlendirmekte bir fayda var. Bir bilanço kötü geldiğinde bu durumu şirketin temel geneliklerinin nasıl etkilediğine bakmak önemlidir. Şirketin uzun vadeli büyüme potansiyeli ve finansal sağlığına dair daha geniş bir değerlendirme yapmalısınız.

Eğer bilanço sadece geçici bir durumu yansıtıyorsa, şirketin temel güçlü yönlerine dayanarak pozisyonunu korumak mantıklı olabilir bu noktada. Ancak temel sorunlar devam ediyorsa pozisyonunuzu gözden geçirebilirsiniz bu noktada. Ve son olarak da tabii ki de şirketin bulunduğu sektörü ve makroekonomik koşulları incelemeniz gerekiyor. Şirketin bilançolarını değerlendirirken sadece şirketin iç dinamiklerine bakmak yetmez haliyle.

İçinde bulunduğu sektörün genel durumu, rekabet koşulları ve makroekonomik gelişmeler de dikkate alınmalıdır. Eğer tüm sektör olumsuz etkileniyorsa bu düşüş sadece şirkete özgü değildir. Geniş çaplı bir sorun olabilir. Ancak uzun vadede sektör toparlanacaksa, şirketin tekrar büyüme kaydetme şansı da yüksek olabilir.

Mesela örnek vermek gerekirse, 2020 yılında COVID-19 pandemisi nedeniyle tüm havayolu sektörü zor günler geçirmişti. Hatırlarsınız belki de. Şirket bilançoları kötü gelmişti ama sektör toparlandı, COVID bitti, hisselerde de iyileşme yaşandı. Haliyle şirketlerin kendilerinden değil, makroekonomik koşullardan dolayı gelen bir kötü bilançolardı bunlar.

Şimdi sonuç olarak efendim bu en azından şirketin bilançosu kötü geldiğinde ne yapmalıyızı bir hemen özetleyeyim. Kısa vadede dalgalanmalara kapılma dedik. Kısa vadede hisse fiyatlara dalgalanabilir. Bu normaldir demiştik.

Geleceğin yönelik beklentilere bak dedik. Analist yorumlarını takip et dedik. Şirketin temellerini tekrar değerlendir dedik. Ve son olarak da sektör ve makro ekonomik koşulları göz önünde bulundur demiştik.

Bu adımlar, yatırım kararlarını daha mantıklı ve stratejik bir şekilde vermenize yardımcı olacaktır. Bir şirketin iyi bir şirket olup olmadığıyla alakalı size oldukça fikir verecektir. Evet efendim, bir şirketin iyi bir şirket olduğunu anlamanın ufak ipuçlarına baktık. Başladı dediğim gibi, yatırım yolculuğuna çıkacağınız şirketi nasıl seçeceğiniz oldukça önemli.

Umarım bu bölümümüzde de size yardımcı olabilmişimdir. Dinlediğiniz için çok teşekkürler. Bir sonraki bölümümüzde görüşmek üzere. Hoşça kalın, iyi günler.

İzlediğiniz için teşekkürler.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)