
2.559 kelime · ~13 dk okuma
Merhaba, bugün açık ilişkileri konuşacağız diye adıyla... Hayır, gavatlık diye şaka yapıyorum. Geçen bununla ilgili bir kitap okudum. Ve aynen bununla ilgili konuşabilirim diye düşündüm. Yani hayatımda hiç açık ilişki yaşamadım ama yaşayan birkaç arkadaşım var. Aslında podcastı onlar yapsa daha mantıklı olabilirdi. Ve bölüme başlamadan önce de şeyden bahsetmek istiyorum.
Yani herkes istediği gibi bir ilişki yaşayabilir, kimseye kötü bir şey yapmadan. İnsanlar bazen şu şöyle olmalı, bu böyle olmalı diyor ama yani nasıl rahat ediyorsanız o şekilde rahat edin. Hani burada kimse bunu dinlerken ''Aa ben ne yapıyorum?'' diye düşünsün falan diye bir şey düşünmüyorum. Ama yani mesela normal monogamiyi sorgulayabiliriz, insanların tek eşli olmasını ve açık ilişkileri de sorgulayabiliriz. Bu bölümde bunu yapmaya çalışacağım.
Bu arada tabii ki tüm sadece film izlemiyorum bölümlerinde olduğu gibi bu bölümde sadece parodi ve şakalar içermektedir. Konuşulan hiçbir şeyin gerçek yaşamla alakası yoktur. Evet, günümüz toplumunda arkadaşlar çoğu insan bir seferde bir kişiyle sevgili olmayı tercih ediyor. Bu böyle. Peki bunun artıları, eksileri ne? Yani neden böyle bir şey oluyor?
Eksiler. 1. Kıskançlık. Kıskançlık ilişkilerin bazen şeyi oluyor yani. İlişkiyi ilerleten şey kıskançlık oluyor. Sahiplenme oluyor. Ve aynen bazen TikTok'ta görüyorum genç insanlar videolar çekiyor. İşte erkeklerle kadınlar arkadaş olabilir mi? Eğer erkek arkadaşım varsa kadınlarla buluşabilir mi? Akşam dışarı çıkabilir mi? Onu yapabilir mi? Bunu yapabilir mi? Yani bunlar beni biraz tetikliyor arkadaşlar. Çünkü isteyen istediğini yapsın gerçekten.
...sonra beraber olmazsınız yapacaksa. Eğer yani normalde yaptığı bir şeyi sırf sizle diye yapmayacaksa... ...bu nedir yani? Bilmiyorum. Ya da aynen şey de var... ...bir arada değilken sürekli birbirinin ne yaptığını sorarak yaşayan çiftler. Ya bu herkese olmuştur, bana da oldu ama yani...
Bilmiyorum, sürekli birbirimizin yaşadığını kanıtlamamız mı gerekiyor mesajlaşma yoluyla veya yani yaşadığımız her şeyi biri üstünden mi yaşamamız gerekiyor? Mesela bazen benim de sürekli sevgilisiyle mesajlaşan arkadaşlarım var. Bir yere gidiyoruz mesela. Buraya gittim aşkım diye mesaj atıyor. Ben de karşısında duruyorum yani bu mesajı atarken. Sonra bira içtik aşkım falan diye mesaj atıyor.
O sırada ben yine karşısında duruyorum. Bilmiyorum, buna gerek var mı yani? Sürekli... Mesela biri bir partiye gitti sevgilisi varken. Sürekli başkasıyla beraber olmadığını kanıtlaması gerekiyor mu ve bunu kanıtlaması gerekiyorsa bu nasıl bir ilişki? Bu gerginlik üstünden niye bu kadar ilerliyoruz veya sahiplenme üstünden? Çünkü istatistiklere göre... İstatistik vermeyeceğim, kaynak maynak da yok.
Amerika'daki bazı istatistiklere baktım. Yani ilişkilerin çoğunda, özellikle de süresi arttıkça, insanlar yaşlandıkça aldatma oranı artıyor. Mesela erkeklerde yüzde 20 olabiliyor, kadınlarda yüzde 13, bunu hatırlıyorum bir araştırmaya göre. Ama tabii ki yani nüfusun tamamıyla alakalı bir genelleme...
...yapmamız zor bu istatistiklerden ama şeyi de düşünün. Birinin aldatmayı da kabul etmesi gerekiyor bu anketlerde. Bir de etmeyenler de varsa o zaman %200 aldatıyor diyebiliriz yani birbirini. Yani evet şaka yani herkes %200 aldatmıyor. Ama hani aldatma varsa ve bu bir problemse ve bu yani arada olan bir şeyse... ...bunu bu kadar gergin görmemiz...
gerekiyor mu? Çünkü oluyor. Ve tüm ilişkiyi olmasın diye kuruyoruz. Yani bu bir ilişki mi? Bilmiyorum. Okuduğum kitapta söylenenleri söylüyorum. Bunların hiçbiri kendi fikrim değil. Bence en önemli şey aile olmak ve iki kişinin beraber olması. Ama bu kitapta böyle şeyler söyleniyor. Beni de düşündürttü yani. Ya da bazen biri birini aldatıyor ama sonra devam etmeye karar veriyorlar ve sonra da biri bir anda şey oluyor, victim.
Aynen, sonra biri mağdur oluyor, öbürü de işte çok kötü biri oluyor, sonra ilişki buradan devam ediyor. Ve aynen bence genel olarak monogami ilişkilerinin sürekli hani iki insan birbirini bir yere çekiyorlarmış gibi olma olayı bazen insanı yorabiliyor yani. Çünkü işte o dikkat ediyor, o az ilgi gösteriyor, sonra diğeri daha çok ilgi gösteriyor ve bazen gerçekten hani... Bu büyük bir sıkıntı olabiliyor ilişkide. Bazen de gerçekten sırf yapılan oyunlarmış gibi oluyor. Ve insan ne zaman haklı ne zaman değil onu anlamak da zor. Geçen yine bir arkadaşımla konuşuyordum ve işte eski sevgilisinin ona bana yeterince ilgi göstermiyorsun dediğini söyledi ve ikisinin farklı stillerinden bahsetti. Arkadaşım ben daha çok kendi hayatımı yaşayıp sevgilimle beraber de vakit geçirmek istiyorum dedi. Ama sevgilim onu sadece en öne koyup o şekilde hayatımı devam ettirmemi istiyor dedi.
Ve aynen yani bazen bunlar doğru oluyor ve bir ilişki yürümüyor. Bazen bunlar doğru oluyor ve insan bir ilişki yürütmeye çalışıyor bu olmamasına rağmen ve sürekli böyle sağa sola giden ve tabii ki insan ilişkileri eğer biriyle beraber olmak istiyorsa sürekli düzeltmeye çalışması çok mantıklı bir şey. Ya da şeye de emin değilim. Mesela insanlar kavga etmek sağlıklı diyorlar ya. İlişkide insanlar birbirini anlar işte istediğini söylesin falan. Neden kavga ediyoruz ki? Ne alaka yani? Hani kim kime ne yaptı ki kavga ediyorsunuz anladınız mı? Yani ikiniz de sakin beraber tatlı bir hayat yaşamak istiyorsanız yaşayamıyorsanız yaşayamıyorsunuz. Yani bunu öbürü kişiye bağırarak aynen bir şey yapmanın anlamı var mı?
Aynen mesela bu kavga konusunda da işte kavga etmek ilişkiyi güçlendirir diyenler sanki içinde bulundukları zorlukları anladınız dediğim şeyi cümleyi kuramıyorum ama zor bir şey yaşıyoruz bazen sağlıklı değil ama yine de iyi demeye çalışıyorlar gibi hani kavga olsun ilişki devam etsin çünkü önemli olan şey ilişkinin devamı ya da bazen insanlar boşanıyor ve sonra başkalarına söyleyemiyorlar bu özellikle yetişkinlerde oluyor çünkü oh Boşandınız mı? Siz eziksiniz. İlişkinizi yürütemedin. Gibi oluyor. Bunların hepsine ilişkiler kötü diye söylemiyorum. Sadece nasıl sağlıklı ilişki kurabiliriz, onu konuşmak için söylediğimi tekrar söyleyebilirim. Ama yani toplumda şey olduğu kesin. Birileriyle beraber olmak daha iyiymiş gibi görülüyor. Yani ilişki açısından, romantik ilişki açısından. Sürekli aileler ilişki var mı diye soruyor. İlişkiler bitince insanlar direkt üzülüyor biraz önce dediğim gibi.
Ama bazen insana hem ilişkide olmak hem de ilişkide olmamak iyi de gelebiliyor kötü gelebiliyor. Her şey her zaman iyi veya kötü olabiliyor. Tabii ki genel olarak insanların sosyal olması, birilerine duygularını anlatabilmesi, birileriyle konuşabilmesi güzel bir şey. Ama bunu sevgilisiz yapabilen insanlar da var. Ya da açık ilişkide yapabilen insanlar da var. Ya da yapamayan insanlar da var. Her türlü insan var arkadaşlar. Bunu da bilmiyorsanız yani. Her türlü insan yok. Hayır. Yok.
tek bir şekilde yaşamamız lazım. O da Disney filmlerindeki mutlu ilişki şeyleri, aynen. Özellikle çocuk düşünüyorsanız, biraz önce aileler sürekli ilişkin var mı diye soruyor dedim ya, eğer yani çocuk yapmayı düşünüyorsanız bu da aslında özellikle kadınlar için belli bir zaman aralığı da olması. Ama tabii ki evlat da edinebilirsiniz ya da bir ilişki içinde olmadan kadınlar tek başına da çocuk yapabiliyor. Geçen New York'ta öyle biriyle tanıştım ve çocuğuyla takılıyorlardı beraber. Bir de köpek vardı. Arkadaşları falan da gelip gidiyor eve. Kadın tek başına yetiştiriyordu çocuğu yani gayet iyi. Şimdi ilişkilerin pozitif yanlarına geliyorum.
Düşününce yani bizim duygularımızı herkese anlatmamız çok kolay değil. Ve yani aynen herkesin dinleyecek vakti de yok. O yüzden güvenebileceğiniz insanlar olması güzel bir şey. Ve yani hayatı biriyle yaşamak da güzel olabilir tabii ki. Çünkü... ...biri sizin yaptığınız her şeyi görüyor. Yani sürekli görülmüş hissediyorsunuz. Ve siz de sürekli birini görüyorsunuz ve o kişi de görülmüş hissediyor ve... ...yani aynen iki kişi birbirini çok iyi anlayabiliyor. Tabii ki iki insan birbirini tamamen anlayamaz ama... ...ilişkilerde özellikle uzun da sürerse bu olabiliyor ve bu da gerçekten özel bir şey, özel bir bağ.
İlişkilerin pozitifliği bu yani, değil mi? Başka bir pozitifliği var mı? Ya bayağı büyük bir pozitif. Daha ne olsun? Aynen yani... Ve aynen, iyi bir ilişkiniz varsa şey diye düşünebilirsiniz, hani hayatım böyle devam ederse ben bundan mutlu olacağım diyebilirsiniz.
Benim okuduğum kitap çok değişik şeyler söylüyordu. Bazen yani dediklerini abartıyor mu diye düşündüm açıkçası bu açık ilişkilerle alakalı. Bu arada ben bunu bilmiyordum ama bir açık ilişki diye bir şey var, bir de polyamory diye bir şey var, bir de poligami diye bir şey var. Yani bir sürü terim var. Açık ilişki şey gibi galiba benim anladığım kadarıyla. İki kişi bir ilişki içindeler, sonra o ilişkiyi açıyorlar. Hani... Aynen. Sonra insanlar başkalarıyla görüşebiliyor romantik olarak. Yani bu karar ne zaman alınıyor bilmiyorum ama... ...bir ara ya da ilişkinin başında diyorsunuz ki, açık ilişki mi yapsak? Sonra yapılıyor. Sonra siz başkalarıyla görüşebiliyorsunuz. Arkadaş olarak değil ama.
Ve tabii ki başkalarıyla görüşecekseniz, yani öküz değilseniz açık ilişkide olduğunuzu söyleyip görüşseniz daha mantıklı olur. Ve açık ilişkilerde insanlar kurallar koyabiliyorlar. Mesela iki partner ilişkisini açmaya karar verdiğinde şey diyebiliyorlar, hani kimse tanıdığımız bir arkadaşımızla bir şey yapmasın ya da bazıları konuşuyor buluştukları insanları, bazıları konuşmuyor. Bak bak bak konuşuyorlar bir de terbiyesizlere bak. Bazen ilişkilerde olur ya, eski sevgini anlatsana, eski sevgin nasıl? Benden daha mı iyi? Falan, aynen. Bu açık ilişki bence gayet anlaşıldı. Polyamory'de şey oluyor. Direkt insanların birkaç ilişkisi olabiliyor. Hani sizin bir tane esas partneriniz olması da gerekmiyor. Bazen böyle üçlü partnerler olabiliyor, bir arada yaşıyorlar. Ya da bazen iki kişi partner oluyor, onların böyle gelip giden bir partner oluyor. Böyle bir sürü, bir sürü şeye açık oluyorlar. Bu üç tane şey var. Bir de single olmak, loser, ezikler var.
Şaka yapıyorum. Bir de poligami var. Bu poliyamorlar poligamiyle okuduğuma göre bazıları kendilerini ayırmaya çalışıyorlarmış. Çünkü poligami çok eşlilik anlamına geliyor. Ama bunu daha dinsel olarak görüyorlar bazı insanlar. Bu poliyamor yapanlar. O yüzden diyorlar ki bizimki farklı, bizde her isteyen istediği... Yani cinsiyet ayrımı yok diyorlar. Poligamide hani eskiden bazı toplumlarda erkeklerin çok eşli olması üstünden
...ilerleyen şeyler var. Ama bazı kabilelerde falan da kadınların çok eşli olduğu şeyler de varmış eskiden. Dedem söylemişti. Peki şimdi şöyle bir soru sorabilirsiniz. Bu yani tek eşlilik monogami mi doğal, poli olmak mı doğal diye? Bu doğallık sorusu çok enteresan yani. Mesela sizin şu an podcast dinliyor olmanız doğal mı? İnsanın telefonuna bakması doğal mı? Tuvaletimizi toprağa değil de tuvalet denen şeyde yapmamız doğal mı?
Aynen, bin yıl önce insanlar şu an yaptıkları şeylerin hiçbirini yapmıyorlardı. O yüzden bu doğallık sorusu ne kadar mantıklı? Benim okuduğum diğer kitap, sürekli okuduğum kitap dedim ama linkini koyarım. Monogamiyi şey açısından açıklıyor. Kapitalizm ve elit şeylerin size bu baskısı diyor. Siz bu yüzden monogamiyi istiyorsunuz diyor. Çünkü eski Roma İmparatorluğunda 3. ve 4. yüzyılda evlilik yasaları çıkmış ve bunun çıkma sebebi diyor kitap.
zenginler paralarını çocuklarına verebilsinler diye diyor çünkü açık ilişkilerde kim kimin çocuğu olduğu belli olmuyor o yüzden kime para akacak belli olmuyor diyor o yüzden sen soy ismi veriyorsun babadan babayla ve parayı o akıtıyorsun kuşaktan kuşağa diyor ve Aynen öyle diyor yani, elitler yapıyor diyor. Para, aktarma, miras, bunlar bu yüzden var diyor. Ve diyor ki, eskiden Roma İmparatorluğu'nda bunun yapılmasının sebeplerinden biri de devletlerin sürekli birilerini bastırması gerek diyor. Sürekli o devletin kendi hikayesini devam ettirebilmesi ve kendi oluşum sebebini açıklayabilmesi için. Hani biz böyle iyiyiz.
Diğer insanlar da şöyle kötü demesi gerek diyor bu kitapta. Ve evliliğin bunun en küçük örneği olduğunu söylüyor. İnsanlar evlenip çekirdek aile kuruyorlar ve sadece çekirdek ailenin içindeki şeylerle ilgilenip toplumdan kendini dışlıyorlar ve biz onlara karşı şeyi yaratıyorlar diyor. Hani ne olursa olsun biz çekirdek ailemizi koruyup iyi bir şekilde olalım diyor. Ve bu da aslında çok mantıklı değil diyor. Komünist bir kitap falan gibi bir şey herhalde yani.
Aynen, anladınız mı? Ve bu evlilik ve tek eşlilik sebebiyle de insanlar baskılanıyor falan diyor kitap. Bu yani ne kadar mantıklı bilmiyorum ama enteresan bir düşünce. Okuduğum kitapta bu arada şey diyor, açık ilişkiler de kötü olabilir. Normal, normal, bakın normal dedim. İşte toplumumuzla ilgili sıkıntı bu. Çünkü, aynen, siz ne istiyorsanız odur. Normal falan. Aynen, açık ilişkiler de kötü olabilir. Normal değil işte, monogami ilişkileri de kötü olabilir.
Günümüzde açık ilişki deyince çoğu insan şey diyor, iki kişi var, öbürü sırf öbürü ondan ayrılmasın diye açık ilişkiyi kabul ediyor diyor. Sanki aslında herkes yani böyle bir şift kişilikli ilişki istiyor ama açık ilişkiye giren herkes zorla yapıyor gibi. Ve şey düşüncesi de var, erkekler işte daha çok açık ilişki ister çünkü onlar duygusuz oldukları için. Kadınlar da istemez çünkü onlar daha duygusal şeyler yaşamak ister diye ama buna da yani bu da biraz erkek bakış açısı, yaklaşımı değil mi yani? Hani herkes aynı bakış açısına sahip değil. Ve bazen insanlar daha duygusal şeyler yaşamak için de açık ilişki isteyebiliyorlar ya da böyle birkaç kişiyle duygusal ve romantik bir şeyler yaşayabilmek için. Ve tabii ki bunu dengelerini tutturmak, karşı tarafla konuşmak kolay olan bir şey değil. Ve tabii ki bunun en zor kısmı herhalde çoğumuz için kıskançlık olur yani.
Ama bu da düşününce garip. Sonuçta sevdiğiniz birinin mutlu olmasını istiyorsanız ve başkalarıyla da mutlu olacaksa, sizle de mutlu olabilecekken neden mutlu olmasın? Ya da yani biriyle beraber olduğumuzda şey diye düşünüyoruz ya, bazen işte hep böyle olmalıydı, bu ilişki çok iyi, işte aradığım şey buydu diyoruz ama büyük ihtimalle hani bilmiyorum, dünya bayağı kalabalık yani ve diyelim dil sıkıntımız var. Türkiye'de 80 milyon kişi var. Büyük ihtimalle çok iyi ilişki yaşayabileceğiniz en azından 500 kişi falan vardır hani.
O 500'üyle de mükemmel yaşayın demiyorum da. Ayrı ayrı yaşa... Ya belki biriyle tanışmış olsanız yani, onu demeye çalışıyorum. Ve belki 500 kişiyle evlenip ölseniz, aynı anda değil, dediğim... 500 kişiyle farklı farklı paralel evrenlerde tanışıp yaşasanız belki çok mutlu olacaksınız. Ama siz bir kişiyle tanıştıktan sonra o kişinin çok iyi olduğunu düşünüyorsunuz. Demeye çalıştığım şey anlaşıldı mı bilmiyorum. Ne demeye çalışıyordum şu an ona da emin değilim. Bir şeyler diyordum, bir yere geliyordum. Ha, aynen.
Hatırladım düşüncelerimi. Bir ara sahip olduğum ama sonra unuttum ve şu an... Ha, aynen. Diyelim siz biriyle berabersiniz ve ikinizin iyi bir ilişkisi var. Ama belki biri başkasıyla daha mutlu olabilir, değil mi? Evet. Belki de olamaz.
Burada demeye çalıştığım şey, aynen biri zaten sizden ayrılıp mutlu olacaksa... ...sizle beraberken de belki mutlu olabiliyor ise... Çünkü bazen insanlar ayrıldıktan sonra... ...ilişkileri hiçbir zaman olmamış, yokmuş gibi böyle kendilerini kapıyorlar ya...
aynen konuşma şeyim şey oldu ama aynen kıskançlık üstünden birinin mutluluğunu istiyorsak ve bizle beraber aynı anda başkalarıyla açık ilişki yaşarken mutlu olabilecekse bu arada ben de tekrar hiç açık ilişki yaşamadığımı söylüyorum hani buna neden bu kadar karşı çıkıyoruz bu soru gerçekten mantıklı bir soru bence bu kıskançlık sorusu ve şey de olabilir açık ilişki yaşayacağım ya benden daha çok biriyle anlaşabilirse ha aynen buraya gelmeye çalışıyordum galiba aynen Ama o zaman açık ilişki yaşamıyorsunuz ve sonra tanıştığınız herkes size sevgilinizden daha iyi olabilirmiş gibi de gelebiliyor. Çünkü hiçbir zaman öyle bir şey yaşayamayacağınızı bildiğiniz için kafanızda bazen insanları böyle biriyle tanışıp, ''Bu çok iyi olabilir.'' diyebiliyorsunuz. Ki bu açık ilişki yaşarken de olabilir. Biriyle tanışırsınız ve ''Sevgilimden daha iyi olabilir mi bu kişi?'' diye düşünebilirsiniz ama belki olamaz. Ve belki de açık ilişki yaşamak bunu görmek için iyi bir şeydir. Sonra çünkü tekrar monogamiye dönersin. Hayır. Sonra şey yaparsınız.
Aynen, bunlar hep kitabın bana düşündürdüğü sorular yani. Ama tabii ki kimsenin hiçbir şeyi deneme... Yani bir şeyi deneye de bilirsiniz, denemeye de bilirsiniz. İnsanlar bazen... Aynen, sürekli eksikmiş gibi hissediyoruz ya. Bu kapitalizmin de bir şey mi? Bilmiyorum, her şey kapitalizmin bir şeyi. Zaten sürekli bize bir şey satmaya çalışıyorlar ve bu açık ilişkileri de öyle düşünmenize gerek yok gibi hissediyorum. Hani, acaba öyle mi yapsaydım çok daha mühim olurdu? Şunu yapsaydım daha mı iyi olurdu? Bunu yapsaydım daha mı iyi olurdu?
Aynen yani bu kadar kendimizi yormamıza gerek yok. Kimse bunu yapamayacaksa yani bunu yapamayacaksanız ya da deneyip sonra yapamayabilirsiniz, denemeyip yapabilirsiniz. Yani illa bir şey yapmanıza gerek yok yani. Veya illa sürekli kendinizi bir şey değiştirmeniz gerekiyormuş gibi hissetmenize de gerek yok. O yüzden insan yani her şekilde mutlu olabilir. Tabii ki kötü şekillerde mutlu olmayın. Bunu demek istedim çünkü bazı böyle açık ilişki insanları da işte sanki dünyadaki tüm problemleri açık ilişki çözebilecekmiş gibi konuşuyorlar.
Ama tabii ki tüm problemleri hiçbir şey çözemez. Bazı problemleri bazı şeyler çözebilir, bazı şeylerde bazılarını bazı şekillerde şey yapabilir. O yüzden...
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.