
2.352 kelime · ~12 dk okuma
Yaklaşık bir haftadır hasta olduğum için sesim hala düzelmedi ve bundan dolayı bu bölümde sesim size farklı gelebilir. Lütfen kusuruma bakmayın. Bir sonraki bölümlerde daha sağlıklı bir şekilde görüşeceğimizi umuyorum. 911 Ben bir ihbarda bulunmak istiyorum.
Ben, Victorville çölünden geçiyordum. Ama burada bazı kemikler gördüm. Çölde hayvan kalıntısından rastlamış olabilirsiniz beyefendim. Normal bir şey. Hayır, bunlar hayvan değil bence. Bunlar insana ait gibi duruyor. Bir gelip bakmanız lazım. Ben Sezgi Aksu. Burası karanlık dosyalar.
Bugün size kendi halinde yaşayan mutlu bir ailenin bir anda kayıplara karışmasının hikayesini anlatacağım. Ne dersiniz? Bu gizemli yok oluşun izlerini sürmeye hazırsanız başlayalım mı? McStay ailesi 4 Şubat 2010 sabahı kendi kıyametlerine uyandıklarını henüz bilmiyorlardı. Kahvaltıdan önce 3 ve 4 yaşındaki iki çocuğuyla ilgilenen Summer ve Joseph McStay sonrasında her zamanki işlerine dönmüştü. Joseph evden çıkmadan önce hep yaptığı gibi babasını aradı ve kısa bir sohbetin ardından toplantısı olduğunu söyleyerek telefonu kapattı. Fakat o an ikisi de bunun son konuşmaları olduğundan habersizdi.
Sonraki günler boyunca Joseph'in anne ve babası her zamanki gibi oğullarını aramış ama ona bir türlü ulaşamamışlardı. Joseph de, Summer da telefonlarına cevap vermiyordu. McStay'lar gezmeyi sever, tatillerde ya da bazı hafta sonlarında çocukları da alarak kısa seyahatlere çıkarlardı. Joseph'in anne ve babası da başlangıçta onların yine ailece böyle bir kaçamak yaptıklarını, bu sebeple rahatsız edilmek istemediklerini düşünmüştü.
Fakat günler günleri kovaladı. Telefonlarına hala ulaşılamıyordu. Takvimler 13 Şubat'ı gösterdiğindeyse artık sabırları tükenmiş, yolunda gitmeyen bir şeyler olduğundan neredeyse emin olmuşlardı. Bunun için Joseph'in kardeşi Michael, Kaliforniya'nın Fallbrook kasabasına giderek evlerini kontrol etmeye karar verdi.
Defalarca kez çalmasına rağmen Max Taylor telefonlarına olduğu gibi kapıya da cevap vermiyordu. Yanıt alamadıkça Michael'ın aklındaki korkunç ihtimaller de arttı. Bahçeyi ve etrafı kontrol ettiğinde arabanın da yerinde olmadığını fark etti. Belli ki evde değillerdi. Fakat ilginç olan köpeklerinin kulübesinde olmasıydı. Zavallı hayvan günlerdir terk edilmiş bir halde insana hasret bir şekilde bekliyordu.
Bu durum Michael'ı iyice telaşlandırmıştı. Zira köpeğini öylece bırakıp gitmek kardeşinin yapacağı bir şey değildi. Başka çaresi kalmayan adam en sonunda ulaşabildiği bir camı kırarak içeri girmeyi başardı. Tahmin ettiği gibi evde kimse yoktu. Fakat etraf oldukça dağınıktı.
Koltukların üzerinde çocukların yediği popcornlar, etrafa saçılmış kıyafet ve oyuncaklar, mutfaktaysa çürümüş meyve ve sebzeler vardı. Bu haliyle ev, tatile gider gibi bırakılmış değil de sanki apar topar terk edilmiş gibi duruyordu. Çocukların en sevdikleri oyuncaklarının ve Summer'ın sürekli taktığı numaralı gözlüğünün de evde olduğunu gördüğünde olağan dışı bir şeyler olduğuna emin olan Michael, derhal polisi arayarak kayıp bildiriminde bulundu. Fakat polisin olaya el koyması biraz zaman alacaktı. İnceleme yapmak için arama izni çıkmasını bekleyen polisler, ihbardan ancak dört gün sonra McStay'ların evine gelebildi. Etrafı inceleyen ekipler herhangi bir mücadele izine rastlamadıklarını, hiçbir yerde kan lekesi gibi olağan dışı bir bulgu tespit edemediklerini bildirdiler. Ayrıca kapı ya da pencerelerde zorlama emaresi de yoktu. Görünen o ki, aile evden kendi istekleriyle ayrılmıştı.
Fakat Michael'a göre bu mümkün değildi. Kardeşinden ve ailesinden günlerdir haber alınamaması da evin bu halinde yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu gösteriyordu. Joseph ve Summer böyle insanlar değillerdi. Peki ama McStayler nasıl bir aileydi?
Earth Inspired Products adlı şirketin sahibi olan 40 yaşındaki Joseph McStay, iç ve dış mekanlara özel lüks çeşmeler tasarlıyor, bunların üretim ve kurulumunu yapıyordu. 1995 yılında bir garajda tek başına başladığı bu işi zamanla büyütüp geliştirdi. İlk yıllarda bir web sitesi yaptırmak için Dan Kavanagh adlı bir gençle anlaşan Joseph, yaptığı işten memnun kalınca, Dan'i tam zamanlı olarak işe aldı. internetin de etkisiyle hızla büyüyen firma artık siparişlere yetişemiyordu. Bu sıralar yetenekli bir usta olan Chase Merritt'le tanışan Joseph onu kaçırmak istemedi ve kurulum işlerinin tamamını Chase'e bırakmak şartıyla ona ortaklık teklif etti. Böylelikle şirketi gitgide büyümüş, Joseph'in tasarladığı lüks çeşmelerin ünü ABD'yi aşarak Orta Doğu'ya bile ulaşmıştı.
İş hayatında her şey yolunda gidiyor ama aşk hayatında bir türlü dikiş tutturamıyordu. Derken Joseph, Summer'la tanıştı. ikili bir araya geldikleri ilk anda, ölene kadar birlikte olacaklarını anlamışlardı. Tanıştıkları 2004 yılında toksik bir ilişkinin içinde sıkışmış olan Summer, hemen bundan kurtularak Joseph'la mutlu bir birlikteliğe başladı. Kısa süre içerisinde evlenen ikili, 2005 yılında ilk çocukları Gianni'yi, 2007'de ise ikinci çocukları Joseph Junior'ı kucaklarına alarak mutlu aile tablosunu tamamlamıştı.
Her şey yolunda gidiyor, McStay ailesinin günleri huzur ve mutluluk içinde geçiyordu. Çocukların biraz daha büyüyüp hareketlenmesiyle birlikte apartman dairesi içine sıkışıp kalmaktan rahatsız olan McStay'ler daha geniş ve bahçeli bir eve geçmeye karar verdi. Bunun için 2009 yılının Aralık ayında şehre yakın ama sakin bir kasaba olan Fallbrook'a taşındılar. Heyecan içinde yeni evlerine yerleşirlerken iki ay sonra başlarına geleceklerden habersizlerdi.
Polis sonunda bu ailenin ortadan kayboluşunu araştırmaya ikna olmuş, sırra kadem basmış bu insanların izini sürmeye, şüphelileri sorgulayarak başlamıştı. Chase Merritt. Ortağın Joseph Max diye en son gören kişi senmişsin. Nerede olduğu hakkında bir fikrin var mı? Evet, o gün bir toplantımız vardı. İşimiz akşama kadar sürdü. Ayrılırken eve gideceğini söylemişti bana. Yani ben öyle hatırlıyorum.
Ama nerede bilmiyorum. Keşke bilseydim. Keşke. Chase Merritt'in ardından ise Joseph'in ilk çalışanı Dan Kavanagh sorgulandı. Dan, bak son kez soruyorum. Patronun Joseph McStay ve ailesinin nerede olduğunu biliyor musun? Yok, yani haberim yok. Dedim ya, 4 Şubat'ta Miami'deydim ben.
Bir diğer şüpheli ise, Summer'ın bir önceki toksik sevgilisiydi. Eski sevgilin Summer'dan bahsediyorum, evet. Nerede olduğunu biliyor musun? Bak, iyi düşün. Nereden bileyim ben ya? Kaç yıl önceki mesele? Şüphelilerin hepsi, tüm ısrarlara rağmen Max Taylor'in nerede olduğunu bilmediklerini söylüyor, işe yarar hiçbir bilgi vermiyorlardı.
Son zamanlarda işle ilgili konularda sık sık tartışıyormuşsunuz. Joseph bir anda ortadan kaybolsa ne kadar rahatlardın değil mi Chase? Ya hayır ne alakası var? Yani ara sıra tartıştığımız doğru tabi ama ne var ki bunda yani her arkadaş arasında olur bu. O benim hem ortağım hem de en iyi arkadaşım.
Polis Joseph'in son zamanlarda ortağı Chase Merritt'le yaşadığı anlaşmazlık üzerinden gitmeye çalışmış ama adamdan tatmin edici bir cevap alamamıştı. Bunun üzerine rotalarını Joseph'in iş anlaşmazlığı yaşadığı bir diğer kişiye çevirdiler. Bu şirketin ilk çalışanı senmişsin Dan. Ama tüm emeklerine rağmen hak ettiğin parayı kazanamıyormuşsun. Çok yazık. Bu Joseph biraz vefasız biri anlaşılan. Evet. Yani hayır.
Yani bu şirkete emek verdiğim ve maaşımı yükseltmesini istediğim doğru ama Joseph öyle biri değil. Ben onu abim gibi severim. Joseph tarafından istediklerini elde edemediklerinde ise Summer'ın eski sevgilisini sıkıştırmaya başladılar. Ayrılığınızın üstünden o kadar zaman geçmesine rağmen sindirememişsin. Sürekli mail falan atıp rahatsız ediyormuşsun Summer'ı.
Evet yani başlarda öyle şeyler oldu ama sonra saldım gitti. Zaten sevgilim var benim yani bana ne? Bu sorgulamalardan işe yarar hiçbir bilgi elde edemeyen polisler eldeki diğer delilleri değerlendirmeye geçecekti. Komşu evlerin kameraları incelendiğinde 4 Şubat gecesi McStaylerin aracının evden ayrıldığı anın görüntülerine ulaşılmış fakat içinde kimlerin olduğu tespit edilememişti.
Kısa bir süre sonra bu araç Meksika sınırındaki bir AVM'nin otoparkında bulundu. Burası insanların sıklıkla yürüyerek Meksika'ya geçtikleri bir lokasyondu. Bunun üzerine polis komşu ülkeye kaçmış olma ihtimali üzerinde yoğunlaştı. Evden alınan bilgisayar incelendiğinde Summer'ın Meksika'ya nasıl gidilir, Meksika'da yaşam gibi konularda arama yaptığı tespit edildi. Üstelik yakın zaman önce İspanyolca öğrenmeye de başlamıştı.
Ayrıca sınır geçişlerindeki kamera kayıtlarını inceleyen polislerin gözüne sınıra doğru yürüyen iki çocuklu bir aile takıldı. Hiçbirinin yüzü görünmüyor, hepsi ancak arkadan ve bulanık olarak seçilebiliyordu. Fakat polisler onların Max Taylor olduğunu çoktan emin olmuştu. Joseph'in ailesi bu varsayımı kesinlikle kabul etmiyordu.
görüntüdeki adamın kendi oğulları olmadığını, ayrıca Joseph ve Summer'ın Meksika'yı tehlikeli bulduğunu, bu nedenle oraya asla gitmeyeceklerini söylüyorlardı. Fakat polis bunlarla pek ilgilenmemiş, dosyayı çoktan kapatmıştı. Davayı devralan FBI aileyi Meksika'da aramış fakat onlara dair hiçbir iz bulamamıştı. Bu sırada Meksteylere ne olduysa halk arasında en çok tartışılan konulardandı.
Acaba aile uyuşturucu kartellerinin kurbanı mı olmuştu? Joseph'in karanlık işleri onların sonunu mu getirmişti? Yoksa yaşadıkları farklı bir olaydan dolayı kaçıp ülkeyi terk etmeleri mi gerekmişti? Ortaya atılan onlarca teoriden hangisi doğruydu? Şimdi kısa bir ara verelim. Ardından dosyamıza kaldığımız yerden devam edeceğiz.
McStay ailesinden haber alınamadıkça onlar hakkındaki söylentiler artıyor, yok oluşlarına dair teoriler gittikçe çeşitleniyordu. Bunlardan en popüleri, Joseph'in Meksika'da bir kartelle iş yaptığı fakat aralarında çıkan anlaşmazlık sebebiyle tüm ailenin kartel tarafından öldürüldüğü yönündeydi. Bir diğer teori ise bu konu hakkında kitap yazan Rick Baker tarafından ortaya atılmıştı. Ona göre Summer McStay kocası Joseph'i öldürmüş, ardından çocukları da alarak ülkeden kaçmıştı. Diğer bir teori daha önce sorgulanan Joseph'in ortağı Chase Merritt'ten geldi. Chase'in söylediğine göre Joseph son zamanlarda baş dönmesi, kusma gibi bir takım sağlık sorunları yaşıyordu. Fakat pek çok doktora görünmesine rağmen bu rahatsızlıklarına hiçbir teşhis konulamamıştı.
Ona göre Summer, kocasını yavaş yavaş zehirlemiş, Joseph'in şikayetleri de bu sebeple ortaya çıkmıştı. Rahatsızlığına herhangi bir teşhis konulamaması da bu durumu destekliyordu. Zaten Chase'e göre Summer bunu yapabilecek bir kadındı. Polisin dosyayı kapatması ve FBI'in Meksika'da yaptığı aramadan da bir sonuç çıkmaması üzerine bu teoriler yavaş yavaş son buldu. McStaylerin kayboluşunun üzerinden yaklaşık 4 yıl geçmişti.
ve artık kimse bu aileye ne olduğuyla ilgilenmiyordu. Ta ki o güne kadar. 11 Kısım 2013 günü 911'e ilginç bir ihbar geldi. Bir off-road motosikletçisi Victorville çölünden geçerken bir takım kemiklere rastladığını ve bunların insan kafatasına benzediğini söylüyordu. Hemen olay yerine intikal eden polis ekipleri etrafı araştırmaya başladı.
Burası çölün ortasında insanların yolunun düşmeyeceği bir noktaydı. Etrafı ve kemikleri inceleyen polisler gelen ihbarın doğru olabileceğini düşünüyordu ki fazla zaman geçmeden motosikletçinin haklı olduğu anlaşıldı. Kemiklerin bulunduğu yerin çok yakınında, yüzeye yakın şekilde açılmış iki mezar tespit edilmişti. İçlerinden alınan örnekler ve dişler analiz edildiğinde bu kalıntıların yıllar önce ortadan kaybolan McStay ailesinin üyelerine ait olduğu ortaya çıktı. Ölüm sebeplerini anlamak içinse çok fazla uğraşmaya gerek kalmamıştı.
Zira bedenlerin yanında bulunan bir balyoz her şeyi açıklıyordu. Zavallı insanlar kafalarına aldıkları balyoz darbeleriyle hayattan koparılmış, ardından cansız bedenleri bu ıssız çölün ortasına atılarak terk edilmişti. Peki ama böyle bir vahşeti hangi canavar yapmış olabilirdi? Dosyayı devralan San Bernardino bölgesi polis departmanı eski delilleri yeniden gözden geçirmekle işe başladı.
McStaylerin aracı AVM otoparkında bulunmuş fakat içinde herhangi bir araştırma yapılmamıştı. Derhal aracı inceleyen ekipler, dosyanın seyrini değiştirecek bir takım delillerle karşılaştı. Aracın direksiyonunda ve vites kolunda Joseph McStay'in iş ortağı Chase Merritt'in parmak izleri ve DNA örnekleri vardı. Üstelik mezarların yanındaki lastik izleri de adamın aracıyla birebir uyuşuyordu. Chase'in çocukluğunun bu bölgede geçtiğini, hatta bu çölü avcunun içi gibi bildiğini öğrenen ekipler, soruşturmaya nasıl devam edeceklerini bulmuşlardı.
Yaptıkları araştırmalardan öğrendiklerine göre Chase ve Joseph'in arası son zamanlarda pek de iyi değildi. Çünkü Chase Merritt'in gelen siparişler konusundaki özensizliği, yavaşlığı ve müşterilere karşı kaba davranışları artık Joseph'i rahatsız etmeye başlamıştı. Summer da Joseph'in Chase'e karşı çok sabırlı davrandığını düşünüyor, hatta bu ortaklığa son vermesini istiyordu. Zira Chase'in Joseph'e yaklaşık 40 bin dolar borcu vardı.
Fakat buna rağmen sorumsuz davranışları sebebiyle şirketi zarara uğratmaktan ve hala kumar oynamaktan vazgeçmiyor, para kaybettikçe de Joseph'ten borç istemeye devam ediyordu. Ayrıca Chase'in kabarık bir sabikası vardı. Hırsızlık gibi suçlardan ceza almış olması nedeniyle Summer bu adama hiçbir zaman tam olarak güvenememişti. Tüm bunlara rağmen Joseph arkadaşını idare etmeye çalışmış, çoğunlukla hatalarını görmezden gelmişti.
Fakat son yaptığı hareket bardağı taşıran son damla oldu. Joseph, 4 Şubat 2010'dan birkaç gün önce Chase'in çek sahteciliği yaptığını fark etti. Chase Merritt, Joseph McStay tarafından kendisine ödenmek üzere yazılmış gibi sahte bir çek hazırlamış, bu sayede parayı Joseph'in haberi olmadan kolayca tahsil edebileceğini düşünmüştü. Fakat işler planladığı gibi gitmedi. Josef durumu fark etmişti. Ve artık bu kadarına da müsaade etmeye niyeti yoktu. Bu durumu polise bildirmenin zamanı gelmişti. Polis, Chase Merritt'in çek sahteciliği işine Josef kaybolduktan sonra da devam ettiğini tespit etti.
Tüm deliller ortadaydı. Polis katili bulmuş, hatta Chase'in bu cinayetleri işlemedeki motivasyonunu da çözmüştü. Fakat yine de bir itiraf her şeyi şüpheye yer bırakmayacak şekilde kesinleştirebilirdi. 6 Şubat 2010'da neredeydin Chase? Max Taylor kaybolduktan iki gün sonra yani. Çok zaman geçti hatırlamıyorum. Öyle mi? Dur ben hatırlatayım. Victorville çöğünde olabilir misin mesela? Yok, hayır.
Telefon kayıtlarını öyle demiyor ama. O gün McStay ailesinin gömüldüğü mezarların tam yanındaymışsın. Hayır, bu doğru değil. Sen beni delirtmek mi istiyorsun lan? Oradaymışsın işte, itiraf et artık! Hayır diyorum, orada değildim.
Chase Merritt tüm delillere rağmen Max Taylor'ın kayboluşu ve vahşice katledilmeleriyle ilgisi olmadığını iddia ediyor, suçlamaları kabul etmiyordu. Fakat neyse ki polisin elinde onu tutuklamaya yetecek kadar delil vardı. Cansız bedenlerin bulunmasından bir yıl sonra, 5 Kasım 2014'te Chase Merritt, ikisi çocuk dört kişiyi kasten öldürmek suçlamasıyla tutuklandı. Görünen o ki, 4 Şubat 2010 günü yaptığı Çek sahteciliği nedeniyle Joseph'in kendisini polise şikayet edeceğini anlayan Chase bunu engellemeye çalışmış ama başaramamıştı. Zira eğer hakkında dolandırıcılık soruşturması açılırsa sadece bu değil, önceden aldığı ama ertelenmiş olan cezalarını da çekmek zorunda kalacaktı. Bunu göze alamazdı. Bu sebeple 4 Şubat akşamı Max Taylor'ın evine gitti.
Kendisine kapıyı açıp içeri davet eden Joseph'le tüm ailesinin önünde tartışmaya başladı. Chase Merritt hapse giremezdi ve bunu engellemek için her şeyi yapabilirdi. Tartışmanın dozu gittikçe yükseldi. Summer'ın araya girme çabaları da fayda etmiyordu. Artık yumruklar konuşmaya başlamıştı. O sırada Chase'in gözüne kenarda duran Balioz ilişti.
McStay ailesinin yeni taşındığı bu evde tadilat henüz bitmediği için duvarın dibinde bırakılmıştı. Chase Merritt bir anda ona doğru koşarak balyozu aldı ve gözünü kırpmadan en yakın arkadaşının başına indirdi. Joseph'i yere sermiş ama işi burada bitmemişti. Şimdi sıra gerçekten nefret ettiği birindeydi. Soğukkanlılıkla yaklaştığı Summer McStay'ı da tek bir bayrak emresiyle öldüren bu canavar, zavallı çocukları da aynı şekilde hayattan kopardı. Etrafı temizledikten sonra dört cansız bedenle ne yapacağını düşünen Chase Merritt, onları en iyi bildiği yere Victorville çölünün ıssız bir bölgesine gömmeye karar verdi.
6 Şubat akşamı bu planını hayata geçirdikten sonra ailenin arabasını Meksika sınırına bıraktı. Bu ve Summer'ın bilgisayarından yaptığı Meksika aramaları sayesinde polise onların ülkeyi terk ettiğini düşündürmek istemiş ve işin acı tarafı bunu başarmıştı da. Ancak seneler sonra bir motosikletçinin dikkati sayesinde gerçekler ortaya çıktığında Chase Merritt'in şeytani planı da bozulmuş oldu. Yapılan yargılama boyunca Chase Merritt hiçbir suçlamayı kabul etmediği gibi süreci uzatmak için beş avukat değiştirip türlü yalanlar söylese de alacağı cezayı engelleyemedi. 21 Ocak 2020'de suçlu bulunarak ölüm cezasına çarptırıldı. Şu anda Kaliforniya'daki San Quentin Hapishanesi'ndeki hücresinde idam sırasını bekliyor.
McStay ailesinin başına gelenler o kadar korkunç ve o kadar acı verici ki hislerimi tarif edecek kelime bulmakta zorlanıyorum. Polisin McStay'lerin kayboluşunu bu kadar üstün körü soruşturmasınıysa aklım almıyor gerçekten. Eğer yıllar sonra o motosikletçi oradan geçmeseydi. ya da gördüğü şeylerin ne olduğunu merak etmeseydi. Muhtemelen şu an Chase Merritt isimli cani, elini kolunu sallayarak ortalarda dolaşacak, hatta belki başkalarının canını yakmaya devam ediyor olacaktı.
Bu bölümü adaletin şansa bağlı olmadığı ve bu kadar gecikmeden sağlandığı günlerde yaşadığımız bir dünya dileyerek kapatıyorum. Bir sonraki karanlık dosyada görüşmek üzere. Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.