
3.588 kelime · ~18 dk okuma
Arkadaşlar merhaba, PodB'yle hazırladığımız Ben Astrolog Değilim podcastına hoş geldiniz. Bugün sevgili PodB ekibinden Gülşah'ın ricası olan Burçlar hakkındaki ön yargılar ve bunları nasıl kırabiliriz bölümünü yapacağız. Umarım siz de kafanızdaki ön yargıları birazcık olsun kırabilirsiniz. O zaman bu yolculuk başlasın.
Galiba en sevilmeyen ilk üç Burç. İkizler, Koç ve Akrep hala. Gerçi insanlar birazcık yengeç konusunda da aynı şeyi söylemeye başladı. Yengeç erkekleri hakkında. Özellikle çok anneci oluyorlar falan diye. Demin konuştuk bu konuyu.
Ama biz tabii ki de sırayla gidelim. Koç Burcu'yla ilgili en çok benim duyduğum ön yargı bencil olmaları, öfkeli olmaları ve sabırsız olmaları. Şimdi Koç Burcu tabii ki de öfkeli, bencil ve sabırsız olarak görünüyor olması çok normal. Özellikle diğer Burçlara. Çünkü ilk Burç oldukları için ve kendilerini yalnız zannettikleri için kendilerinden başka insanları genel olarak düşünmüyorlar. Yani bir de bu işte Zeus'un kafasından çıkan Athena olma durumu, her şeyi sürekli olarak ileriye götürme durumundan dolayı çok hızlı davranan bir Burç. Yani onun arketifi zaten hızlı davranmak üzerine.
Tabii ki de diğer insanlar, özellikle güneşin boğu olan bir insan için ya da oğlok olan bir insan için... ...koçburcu inanılmaz derecede hızlı, sabırsız ve düşüncesiz davranıyor gibi gözükebilir. Ama aslında koçburçlular her şeyi düşünüyorlar. Şöyle düşünüyorlar, çok daha fazla risk alabiliyorlar. Yani başka burçların altından kalkamayacakları... ...risk sonuçlarını onlar altından kalkabilecekleri olarak gördüklerinden dolayı... ...çok düşüncesiz davranıyorlarmış gibi gözüküyor insanlara.
Halbuki onlar riskleri hesaplamış oluyor ve yani ben bunun altından kalkarım diyor. O yüzden de çok hızlı davranıyorlar. Evet çok sabırsızız. Ben de dahil olmak üzere. İnanılmaz bir sabırsızlığım var. Yolda yürüyen, yavaş yürüyen insan kadar nefret ettiğim bir şey yok. Gerçekten de bu böyle. Bunu çözmeye çalışıyorum çocuklar. Yanlış anlaşılma olmasın. Bu kadar çok sabırsız olmamaya çalışıyorum. Ama koçun zamanla ilgili zaman akıyor ve benim her şeyi hızlıca yapmam gerekiyor hissi maalesef bulunmakta.
Bir de bencil oldukları konusu var. Koçburcu bencil olmak zorunda. Orada tabii başka insanları düşünüp düşünmeme konusunda birazcık daha büyüdükçe farklı bir yere gelebiliyorlar ama Koçburçları zaten sadece kendilerini düşünmek durumundalar. Çünkü kendilerinden başka insanlar olduklarını fark etmeleri birazcık hayatlarının ilerleyen yaşlarında oluyor.
Boğaburcu ile ilgili benim en çok duyduğum önyargı tembel oldukları. Hayatımda tembel bir tane boğaburcu görmedim ben biliyor musunuz? Yani şöyle bir durum var. Boğaburcu insanlarında benim gözlemlediğim ve benim hayatımda çok fazla boğa yerleşimi olan insan var. Merhaba, Venus'un boğa çünkü.
Onların kurmak istedikleri düzene uygun bir işle uğraşıyorlarsa... ...hayatınızda görüp görebileceğiniz en dirayetle çalışan insan grubu aslında onlar. Ama Boğa Burçlarının tembelliği galiba başkalarının... ...işine gelen şeyleri yapma konusunda birazcık yavaş davranmasından kaynaklanıyor olabilir. Yoksa yani çalışmaya başladıklarında Boğa Burçları kadar dirayetle, sonuna kadar... ...ve disiplinle çalışan Burç herhalde bir oğlakla bir başak vardır. Aha Toprak grubu ne kadar enteresan.
Bir de boğa avuçları için obur deniyor. Bunun da çok büyük bir stereotip olduğunu düşünüyorum ben. Yani şöyle, boğa arketipi fiziksel olarak güvenliğimizi sağlamakla ilgili bir arketip olduğu için... ...fiziksel güvenliğimizi sağlayabileceğimiz yöntemlerden bir tanesi yemekle ilişkimiz.
Eğer bir boğaburcu hayatında gereğinden fazla yemek yemeye başladıysa büyük bir ihtimalle duygusu var güvenliğinin olmadığını düşündüğü bir noktadadır. Yoksa boğaburcu tabii ki de yemekle ilgili ve yemek, yemeğinin aslında bizim için ne kadar önemli olduğuyla ilgili. Yani anoreksik davranışlar asıl fiziksel sağlığımızı zarara sokan şeyler ya, boğaburcu fiziksel sağlığını hiçbir zaman nasıl diyeyim, riske atan hareketler yapmayı sevmez. O yüzden de yemekle ilişkisi onun daha farklı oluyor. O bur diye ve işte tembel diye belirtiliyor olması bence insanların sağlıksız, yani duygusal güvenlik açısından sağlıksız boğalarla ilişkisi yüzünden oluyor. Yoksa boğalar hiç tembel değildir ve yemekle ilişkileri en sağlıklı olan burçlardan bir tanesidir normalde.
Koç'un öfkeli olması çok doğal. Koç'un yönetici gezegeni Mars. Mars, savaş gezegeni, motivasyon gezegeni. Koç'un öfkesi şöyle bir öfke, özellikle bir haksızlık karşısındayken... ...yani kendisine ya da başkasına yapılmış bir haksızlığın karşısında... ...insanların göstereceği tepkinin çok daha ötesinde bir tepki göstereceği kadar... ...öfkesiyle içinde yaşayan bir burç tipi aslında. Ama şöyle bir özelliği var. Mesela Boğan'ın öfkesi çok uzun sürüyor. Yani o asla o öfkeden vazgeçmiyor. Koç öfkeleniyor ve bitiyor. Yani tepkisini gösteriyor. Çok abartılı tepki gösterebiliyor bu arada. O yüzden öfkeli sıfatı yapıştırılıyor. Ama en azından o öfkesini gösteriyor ve ondan sonra bitiyor. Beş dakika sonra ne haber abi der sana yani. Boğan'ın öfkesi bitmek bilmiyor. Yani bir kere sinirlendi mi onu durduramıyorsun bir daha. Yani o hayatı boyunca üç sene sonra dönüp o noktaya dönüp... Bana böyle demişti o gün, hatırlıyor musunuz falan diye hala o öfkeye sahip çıkabiliyor. O tutuculuk da oradan geliyor. Şimdi Boğa, dünyevi sabitlikle ilgili bir burç zaten. Yani çok spritüel tarafın olmadığını düşünmek, spritüeliteyi sadece üç boyutlu dünya dışında düşünmekten kaynaklanıyor.
Bu anın spiritualitesi daha Gaia'yla ilgili bir şey. Daha doğanın ruhuyla ilgili bir şey. Daha buradaki dünyevi şeylerle alakalı. Bu dünyevi şeylerin spiritual bir tarafı yoktur diye düşündüğümüz için... ...biz bu anın spiritual bir tarafı yok zannediyoruz. Halbuki o, bütün doğanın işleyişiyle ilgili bir burç. Yani bu yemek yememiz, dünyevi zevkler... ...beş dugu ile yaptığımız her şey fiziksel. Beden fiziksel, sanat... Bunların içinde spiritualite olmadığını düşündüğümüz için biz...
boğayı sanki o ruhani dünyadan uzakmış gibi görüyoruz. Onun ruhaniliği daha üç boyutlu dünyada olan bir ruhanilik halbuki. Yani çok sakin ve keyfi yerinde bir boğanın ağaçlarıyla ilgilenmesini izleyince orada ruhani bir şey olduğunu görüyorsunuz. Ben şahsen kendim evde bir boğa burcuyla yaşadığım için onun yani evimizdeki hayvanlarla, evdeki mesela bitkilerle kurduğu ilişkinin ruhani boyasını birebir görebiliyorum. Yani orada bambaşka bir açıdan yaklaşıyor. Benim mesela hiç kurmadığım bir ilişki şekli o.
boğaların görevi zaten sabit olmak. Çünkü her şey sürekli olarak değiştiği bir dünyada bazı şeyleri kurup ileriye götürmemiz mümkün olmaz. O yüzden de boğanın bir şeyleri sabitliyor olması gerekiyor. Tabii ki de duygusal güvenliği sağlanmadığında gereksiz fikirlere ve gereksiz maddiyata çok tutulduğu oluyor.
Şimdi burada hiçbir zaman şeyi unutmamak gerekiyor. Yani insanların gölge tarafları ve sağlıksız durumlarda olduklarını da öne çıkardıkları gölge tarafları var. Bu da burçların üzerinde de var. Yani burçların gölge tarafı işte. Mesela Boğan'ın sabit fikirli olması aslında iyi bir şey. Çünkü birilerinin fikirleri sabitliyor olması lazım. Ama duygusal güvensizlik yüzünden sabitleme yaptığı zaman da tutucu ve değişime hiçbir açıklığı olmayan, kırılabilen insana haline geliyorlar.
Herkesin en çok konuştuğu ikizler Burcu'na geldik. Şimdi ikizler Burcu'yla ilgili benim bildiğim ön yargılar, yalancı oluyorlar, tutarsız oluyorlar, iki yüzlü oluyorlar. Burcu'nun adı ikizler bu arada yani. Yani ikizlerle ilgili yalancı, güvenilmez, bir gün şöyle, bir gün böyle, manipülatif gibi ön yargılar var. Şimdi ikizlerin olayı, iki tane birbirine çok benzeyen varlığın... ...kendi aralarında pimpon topu gibi fikirleri çarpıştırarak... ...milyon tane fikre ulaştığı bir arketipten bahsediyoruz, tamam mı? İkizlerin görevi zaten milyon tane ayna olup... ...bize kendi içimizdeki her şeyi bize geri yansıtmak görevindeler.
İkizler aslında yalan söyleme kısmı vs. falan, manipülatif olmalar vs. Bunlar zaten ikizlerin yine gölge yanı. Tabii ki de gölge yanına düştüğü zaman ikizler burcu insanları bu taraftan öne çıkıyor. Halbuki bunun geldiği yer, ikizlerin zaten insanlara gördükleri açı dışında başka açılar olduğunu göstermek, hiçbir fikre sabit kalmadan vizyonel bir şekilde bir sürü opsiyonun olduğunu hatırlatmak ve çok hızlı bir şekilde fikir değiştirebilmek, akıl değiştirebilmekle alakadar. İkizlerin zekası çok hızlı çalışıyor.
Sen ona bir tane cümle veriyorsun, o cümlenin yüz tane versiyonunu düşünüp, hepsine onay verip, hepsini reddedebilecek kadar hızlı düşünen bir burç şekli aslında. Bir de ikizlerin görevi insanların arasındaki bilgiyi taşımak. Şimdi yalan söylüyor kısmı birazcık şundan kaynaklanıyor. İkizler için mutlak doğru diye bir şey yok. Yani her konunun her açısını düşünebildiği için, onda diğer burçlarda olduğu kadar bu kesin doğrudur, bu kesin yanlıştır, bu insan kesin haktır, bu insan kesin
haksızdır diye bir kavram yok zaten. Yani onun doğruluk ve yanlışlık kavramı da birazcık farklı. O yüzden de bunu tabii ki de manipülatif bir şekilde kullandığında yalancı ve güvenilmez insanlara dönüşüyorlar. Ama sen şimdi bu özelliğini bilirsen de ona bunu düzgün bir şekilde kullanabileceği alanı açarsan çok da güvenilir olabiliyorlar. Çünkü şuna güvenebiliyorsun ikizlerde. Her zaman benim fikrim doğruymuş gibi davranmayacak bana. Sırf beni seviyor diye mesela. Bana her zaman benim düşündüğüm şeyin başka versiyonlarını sunabilecek. Bir de ikizler koskocaman ayna olan burçlardan bir tanesidir. Siz ona ne verirseniz, size onu katlayarak geri verir. Yani birazcık Merkür'ün de özel bir yolu. Bilgileri çarpıştırıp, çarpıştırıp, çarpıştırıp sana ona verdiğin bütün bilgileri geri sana verdiği için... ...ikizlerde gördüğünüz her şey sizin kendinizde aslında kabul etmek istemediğiniz değişik yanlarınız oluyor genel olarak.
Ama yani evet, ikizlerin maalesef kötü versiyonu, yani gölge versiyonu... ...çok manipülatif ve çok yalancı ve çok güvenilmez oluyor. Orada bir doğruluk var ama onun sebebi... ...o alanı sunmayan insanlara verdiği bir tepki olarak görüyorum ben onu. Çünkü benim hayatımda çok ikizler oldu. Yani hem sevgili olarak oldu, hem arkadaş olarak oldu. Şimdi mesela iş partnerim olarak var. Yani onlara o çeşitli düşünce sarmalını yaşayabilecekleri... ...ve güvenle konuşabilecekleri bir ortam verdiklerinde... Sizin fikirleriniz dahil bütün fikirleri binle çarparak ortaya çıkarabilecek zekada ve güvenilirlikte insanlar oluyorlar aslında. Yani bir ikizilerle niye arkadaşlık yaptığınızı çok iyi bilmeniz lazım. İkiziler hiçbir zaman size boğa gibi elinizden tutup her şeyi sen doğrusun ya da koç gibi her zaman sizi savunan bir insan olmayacak zaten. Onun görevi o değil çünkü.
O size her zaman burada başka türlü düşünebilirsin, ben burada başka türlü düşünebiliyorum diyen ve fikrini ortamın getirdiklerine göre en hızlı şekilde değiştiren insan olmak durumundalar. Onların görevi o. O yüzden de insanlarla ilişki kurarken onların niye orada olduğunu iyi bilin. Herkesin aynı şekilde olmasını beklerseniz çok sıkıcı bir hayatınız olur bir anda anda.
İkizler genellikle ona hangi enerji verirse onu çarparak sana geri verir. Yani bir ikizlerle dürüst ve ona alan sağlayan bir ilişkin olduğunda... ...sana dürüst ve ona alanı genişleten bir enerji de geliyor. Onun alanını sıkıştırdığın zaman çok daha yalancı ve manipülatif bir tarafa doğru gidiyor. Çünkü kendini özgür hissetmemeye başlıyor, fikirleri konusunda özellikle.
Yani duyguları çok çabuk değişiyor konusu. Bence şu şekilde oluyor. Benim gözlemim bu. Çok hızlı düşünüp çok fazla opsiyonu aynı anda görebildiği için... ...duygusu olarak bir noktada bağladığı insanla... ...o duygusallık üzerinden bir potansiyel olmadığını fark ettiği anda... ...diğer buçlardan çok daha hızlı bir şekilde zaman harcamayı bırakıyor aslında. Aslında yaptığı şey çok dürüst. Ama tabii ki de biz onu öyle algılamıyoruz. Çünkü biz istiyoruz ki ne olursa olsun yanımda olsun. Abi niye ne olursa olsun yanımda olayım ben seni? Ben görüyorum diyor yani bunun bir yere gitmeyeceğini.
O yüzden de çok hızlı fikir değiştiriyormuş gibi oluyor. Ama sonra başka bir olay oluyor. Aa diyor tekrar bir potansiyel var diyor. Tekrar yapışıyor. Yani onun bu değişkenliğini kabul ettiğinizde dünyanın en iyi arkadaşı, partneri ve eşi ve iş partneri falan olabiliyorlar. Ama işte biz onu kabul etmekte çok zorlanıyoruz. İstiyoruz ki hani hep aynı şekilde hissetsin, hep aynı şekilde davransın, hep aynı fikri versin. Arkadaşlar ikisinin görevi o değil. Yani hani bunu bilmekte fayda var. Ve o zaman çok eğlenceli oluyor. Çünkü senin düşünemediğin ve senin hissedemediğin her şeyi sana geri veriyor oluyor.
Arkadaşlar şimdi isterseniz bir nefes alalım hep beraber sonra tekrar birlikteyiz. Yengeç Burcu, manipülatif, duygusal manipülatif, ağlak, başka drama queen. Şimdi yengeçler duygusal manipülatife düşüyorlar arkadaşlar tabii ki de. Çünkü Yengeç Burcu, yapısı gereği insanların kendilerinde hissettikleri şeyleri o insanlardan daha çok hissedebilme yeteneğine sahipler. Çok inanılmaz sezgisel bir Burç'tan bahsediyorum. Ben bu örneği hep veriyorum ve çok da hoşuma giden bir örnek. Sezen Aksu arketipini düşünün, tamam mı? Sezen Aksu, Türkiye'de...
Hiçbirimizi tanımadığı halde hepimizin yatak odasında oturup bizim çektiğimiz aşk acısına göre şarkılar yazmayı başarabilmiş bir kadın farkındayız. Daha yengeç burcu bir davranış yok mesela. Bizi orada manipüle ediyor aslında. Çektiğimiz aşk acısını bize bir şarkı olarak geri veriyor olma durumu da aslında duygusal bir manipülasyon. Ama bu iyi yönde bir manipülasyon. Çünkü bunu sanat yaparak ve bize işte
sırtımıza vurarak yapıyor. Ama şimdi hepimiz Sezen Aksu değiliz tabii bütün yengeçlerde Sezen Aksu. Olmuyor sonuç olarak. Ve şöyle bir duruma geliyor. Kendisinin gösterdiği şefkat, ilgi ve duygusal anlama kapasitesini karşı taraftan görmediğinde duygusal manipülasyona geçiyor. Yani istediğini elde etmek için senin duygularını sana karşı koz olarak kullanmaya başlıyor.
Çünkü bunu yapma yeteneği var, sezgiselliği çok yüksek olduğu için. Benim mesela kendi duygularımla bağlantım çok yüksek değildir. Bu benim haritamdan da kaynaklanıyor, yetiştirilmemden de kaynaklanıyor. Benim yengeç arkadaşlarımın en büyük problemi, beni duygusal olarak manipüle edemediklerinde başlıyor zaten. Çünkü ben buna izin vermiyorum hiçbir zaman. Ama buna çok yatkın oluyorlar. Şimdi bundan nasıl sıyrılıyoruz kısmı varsa,
Bu şekilde yaptığını anladığın zaman, yani işte... ...şu an beni duygusallık olarak manipüle etmeye çalışıyor. Bunun sebebi ne? Demek ki ben ona istediği duygusal açıklığı gösteremediğim için... ...benden bunu almak için konuşmak yerine, bir hava grubunun yapacağı gibi... ...onun yerine manipülasyon yapmaya çalışıyor. Bunu anladığınızda ve yengeç Burcu'na o istediği duygusal açlığı vermeye başladığınızda... ...manipülasyondan çıkıp... ...çok iyi bir duygusal destek olmaya başlayabiliyor. Yani burada bütün burçların gölge yana düşmesinin sebebi aslında... ...istedikleri duygusal, ziynisal, hepsi farklı ya da maddi, manevi falan... ...isteklerine cevap alamadıklarında düştükleri gölge yanlardan bahsediyoruz aslında... ...ön yargı derken.
Duygusal manipülasyon kavramını açacak kadar psikolojik bilgim yok ama... ...astrolojik olarak anlatmam gerekirse ya da kendi deneyimle anlatmam gerekirse... ...benim karşılaştığım bir şey olarak da anlatıyorum bunu. Ben senin için bunu, bunu, bunu yaptım. Sen bana cevap vermedin. Sen beni sevmiyorsun. İyi de ben birincisi senden benim için bunu, bunu yapmanı istemedim. Bana sormadın yani bunu.
Tamam, o zaman bana bunu söyleyebilirsin. Seni sevmediğimi nereden çıkartıyorsun? Seni kendim gibi sevmeme neden izin vermiyorsun? Bu aslında Yengeç'in yaptığı bir duygusal manipülasyon. Senin istemediğin bir şeyi sana vererek kendini hizmetkar pozisyonuna sokuyor, victim pozisyonuna sokuyor ve sonra sen bunu anlayıp onun istediği gibi cevap vermediğin için de seni suçlayarak sana kendini kötü hissettiriyor. Yengeç duygusal manipülasyonuna hoş geldiniz.
Buna engellemenin yolu yengecin o sırada demeye çalıştığı şeyi anlamak. Yani sevgi olarak ona yeterli olmadığınızı söylemeye çalışıyor aslında. O yüzden de karşınıza alıp, aşkım ben seni böyle böyle seviyorum, bu da benim yöntemim gibi konuşmalar yapmaya başladığınızda tabii ki de duygusal zekası çok yüksek olan bir boştan bahsettiğimiz için her şey çözülüyor. Problem buradan çıkıyor yani kısaca.
Yani o zaten duygusal manipülasyonun bir yöntemlerinden bir tanesidir. Her söylediğinden alınan bir insanla konuşmaya çalıştığın zaman sürekli olarak onun duygularını kontrol etmeye çalıştığın bir yerde sıkışıp kaldığın için alınganlık duygusal manipülasyonun silahlarından bir tanesidir diyebiliriz aslında. Merhaba hepimizin içinde yengeç var unutmayın. Aslanburcu'nun önyargıları, yani Aslanburcu hakkındaki önyargılar, benim bildiğim narsist, drama queen, her şey onunla ilgili olsun istiyor. Başka var mı? Kibir. Yani Aslanburcu'nun bu narsist, drama queen ve kibirli olmasının, yani gölge yanına düştüğümüz zaman buraya geliyor olmamızın sebebi,
Aslan Burcu sahnede olması gereken bir Burç. Yani Güneş tarafından yönetiliyor ve biz hepimiz hem Aslan Burçlarının etrafından dönüyoruz hem de kendi haritamızda Aslan ve Güneş neredeyse onun etrafında dönüyoruz. Yani haritanın en önemli noktalarından bir tanesi o. Aslan Burcu'nun amacı zaten kendini öz...
...bir şekilde ortaya koyup sahneye çıkmak ve bu sahneye çıkma durumuyla bize ilham olmaktan geçiyor. Şimdi o sevgi ihtiyacı gene karşılanmayan bir aslan, bunu hak ettiğini düşündüğü yerden her şeyi kendisiyle ilgili yaparak... ...o ilgiyi daha çok üzerine çekmek istediği yerde narsist ve kibirli ve drama queen bir hale düşüyor gerçekten de.
Aslanların bununla ilgili baş etme sebebi ya da siz bir aslan borcuyla uğraşıyorsunuz ve bununla nasıl baş edeceğim diyorsanız, şunu anlamanız gerektiğini düşünüyorum. Ben gene kendi deneyimlerimden çünkü inanmayacaksınız ama babam aslan ve en yakın arkadaşlarımdan birkaç tanesi aslan olmuştur hayatımda. Aslan borcu acı çektiği zaman ya da bir şeyler yanlış gittiği zaman bunu paylaşmakta ...çok sağlıklı yöntemlere gitmiyor. Yani benim başıma bu geldi, bu yüzden bundan dolayı çok üzgünüm demek yerine... ...bambaşka konularla, gerçek konuya bakılmasın diye bambaşka konularla insanlara drama yaratıyor ve... ...hep gözü onların üstünde olmasını sağlıyor. Ben çok iyiyim, bana bir şey olmadı kibiriyle. Bana bir şey yapabileceğinizi mi zannediyorsunuz? Kibiriyle kendini çok pedesal dediğimiz, böyle bir yükseldiği üzerinden bize baktığı bir yere sokuyor.
Halbuki Aslan Burcu'na ben senin acı çektiğini görüyorum, senin için ne yapabilirim elini yavaş yavaş uzatmaya başladığınızda ne narsistliği kalıyor, ne drama queenliği kalıyor. Yani yaralanmış küçük bir aslan görmeye başlıyorsunuz gerçekten de. O kibir, o diktatörlük, o işte narsizm gene yaralandığı zaman yardım isteyememe durumundan kaynaklanıyor. Bir de onların aslında narsist olarak görüyor olmamızın sebebi, bizim kendi hayatımızda kendimizi onlar kadar çok merkeze koyamıyor olmamızdan kaynaklanıyor. Halbuki oradan ilham almamız lazım. Yani bizim de hayatımızın merkezinin biz olması gerekiyordu aslında.
Onlar o kadar kendi merkezlerinde yaşıyorlar ki bu şey demek değil bu arada yani yanlış anlaşılmasını istemem. Aslanlar kendilerini kendi hayatlarının merkezine koyuyorlar. Evet ama inanılmaz cömert bir şekilde etrafındaki herkese de yardım ettikleri ve sevgi gösterdikleri doğru. Zaten o sayede onu yapabiliyorlar. Önce kendim sonra ben sayesinde bunu yapabiliyorlar. Ama bunu sağlıksız işlediği bir noktada, her zaman olduğu gibi, o narsizm çok fazla öne çıkmaya başlıyor. Halbuki bizim orada gördüğümüz ve korktuğumuz şey, ben kendimi hayatımın merkezine koyamadığım için ve aslan kendini hayatının merkezine koyabildiği için duyduğumuz, kıskançlık demeyeceğim çünkü doğru kelime bu değil ama duyduğumuz o içselleştirdiğimiz bir, ah ben burada eksiğim aslında, onu gördüğümüz için biz aslanlara narsist diyoruz bence.
Ben Aslanların eleştiri kabul etmediğini çok deneyimlemediğim için bir şey söyleyemeyeceğim. Çünkü Aslan Burcu'na çok yürekten ve iyi niyetli bir eleştiri yaptınızdır. Kendileri de çok cömert ve kendilerine güvenen insanlar oldukları için normalde. Benim en yakın arkadaşım bana bu eleştiri yapıyorsa bir bildiği vardır diyebilecek kadar aslında sevdiklerinin sözüne güvenen insanlar oluyor.
Ama yersiz bir eleştiri yapıyorsanız tabii ki de dinlemezsin. Hiçbir ateş grubu dinlemez bu arada. Ateş grubu genel olarak eleştiriye şey diye bakar yani. Beni bunu iyi niyetle mi söylüyorsun yoksa bunu sırf kendi eksikliğin yüzünden mi söylüyorsun? Onun ayrımına varabiliyor ateş grubu. O yüzden ateş grubunu çok fazla eleştirmek mümkün değilmiş gibi oluyor. Ama çok düzgün bir eleştiri yaptığınızda da dinliyorlar yani. Ben full ateşten oluşan bir insan olduğum için burada bunu çok rahat bir şekilde söyleyebilirim.
Başak Burcu eleştirel, mükemmeliyetçi. Şimdi Başak Burcu'nun problemi kervan yolda düzülür kısmını unutuyor olması. Ve de kendisinin uydurduğu bir mükemmeliyet kavramı olduğunu anlayıp, işte geçen bölümde de konuşmuştuk bunu, Asıl mükemmeliyetin kusurlukta olduğunu anlayamamasından kaynaklanıyor. Ve bir Başak Burcu size çok eleştirer konuşuyorsa, kendini onun yüz bin katı eleştirer konuşuyordur. Bunu asla unutmayın. Şöyle bir problem oluyor orada. Onun kafasında bir düzen var. Tamam, bir şeylerin olması gerektiğine inandığı bir düzen var. Atıyorum, bütün beyaz gömlekler burada durmalı ve bütün beyaz tişörtler burada durmalı ve bütün beyaz pantolonlar burada durmalı gibi böyle kafasında yarattığı, kafasını sakinleştireceğine inandığı, o kafasındaki sesleri susturacağına inandığı bir düzen kavramı var.
O düzen kavramının dışına çıkıldığında kafasının içinde o kadar çok dağılıyor ki o düzeni çok feci şekilde tutmak istiyor sürekli olarak. O titizlenme, titizlik değil bu arada, titizlenme ve eleştiri ve mükemmeliyet manyaklığı aslında kafasının içinde dengeyi kurabilmek istemesinden kaynaklanıyor. Bu arada benim hayatımda çok da Başak Burcu da oldu. Benim hayatımda her Burcu'dan neredeyse çok fazla insan oldu bu arada. Şu an konuşurken onu fark ediyorum. Başak Burcu'nu ben gözlemlediğimde ev arkadaşımdı bir süre. İnanılmaz detaylı, disiplinli ve kafasındaki amaca uygun bir şekilde düşünme patternine sahip insanlar. Yani küçük bir laboratuvarın içinde pıtı pıtı pıtı... Analizlerini yapan, her şeyin yerini ve şeklini ve nasıl olması gerektiğini hesaplayan, düşünen, analizini yapan insanlar. Ve bu düzen bozulmaya başladığında kendi hayatları da bozulmaya başlıyor. İnsanlarla ilişkileri bozulmaya başlıyor. Ve bütün o konuşma, o negatif konuşma ilk başta kendine doğru olan bir negatif konuşmadan dışarıya doğru da çok negatif olarak çıkmaya başlıyor.
O eleştirisellik aslında size gelene kadar kendi içinde kendisinin yermesinden sonra size gelmiş bir eleştirisellik oluyor. Başak Burcu'nun düzenine ve içindeki ahlaki etik düzenine de bu arada saygı gösterdiğinizde, onun ne olduğunu iyi anlayıp ona saygı göstermeye başladığınızda ve ona bazı noktalarda iyi de bak burası mantıksız olmaya başladı, sana da zarar veriyor gibi bir yerden ona yol göstermeye başladığınızda o düzenli içinde kaybolmak yerine hareket etmeye başlayabiliyorlar. Yoksa diğer türlü hareket edemiyorlar zaten. Orayı düzenlemekten bir türlü yola çıkamıyorlar. O bavul hiç bitmiyor. O bavulun düzeni hiç bitmiyor arkadaşlar. Delirmelik bir durum hakikaten. Bir koç için ne kadar zor bir şey olduğunu anlatamam size. Ama ona derseniz ki bak bu böyle de oldu, bırak şimdi artık bunu, sakin ol. Senin asıl amacına uygun bir şekilde zaten bu düzen kuruldu yeterince, daha fazla uğraşma dediğin anda hem kendilerine karşı hem de size karşı yarattıkları o eleştirel titizleme ve o miy miy miy miy hali sakinleşmeye başlıyor.
Bir insanın ön yargı olarak gördüğümüz kötü tarafının yani gölge tarafının neden ortaya çıktığını anlayıp orada o insana yardımcı olursak o gölge yan aslında pozitif yana doğru geçmeye başlıyor. Benim hayatımı bir Başak düzenledi zamanında bundan iki sene önce. Çok yakın bir kız arkadaşım. O yüzden de onun kafa yapısını çok iyi anladım ben o sırada. Bu bütün başaklar için geçerli mi? Hayır tabii ki de. Zaten genel bir stereotipten bahsediyoruz burada. Sizin tanıdığınız bir başak böyle olmayabilir. Onun diğer yerleşimleri önüne çıkmıştır. Ama genel olarak başak arketipinde bu sorun var. Her şey çok düzenli olursa harekete geçebileceğini düşünüyor. Ama o düzen ve o düzen kuralları bir türlü bitmiyor kafasında. Onu kırması gerekiyor.
Güneşi başaktır ama bütün geri kalan yerleşimlerin böyle balık, yay falan gibi daha umursamaz. Tırnak içinde umursamaz bu arada. Ama daha az tertip, düzenle kafayı yemiş yerleşimleri vardır. O yüzden tabii ki de onun dengelemesi başka türlü oluyordur. Ama mesela bir Aybaşak, kendi ruh dünyasında bu titsizlikte ve düzenle kafayı yiyor. Mesela kendi duygularına karşı böyle davranıyor ilk başta. Düşünebiliyor musunuz bunun ne kadar korkunç bir şey olduğunu? Bana korkunç geliyor.
Siz bununla mutluysanız ne ala? Ama ben yani düşünemiyorum. Ayterazi bir insan olarak o Aybaşak'ın kendi içinde yaşadığı kaosu, o kaosu düzenlemekten dolayı kendini ifade edememe durumunu, gerçekten bunun çözmesi gerektiği şey bu. Yani kendini ifade etmesine bir sorun yok mesela. İlla ki çok düzenli bir şekilde ifade etmek zorundakiler değil kendini. Merkür Başak da aynı şekilde. Yani hangi yerleşiminiz Başak'taysa, siz o konuyla ilgili bu tertip ve düzen yüzünden o gölge yanına düşerseniz, konunun gölge yanına düşerseniz, birazcık sıkıntı yaşıyor olma ihtimaliniz yüksek.
Arkadaşlar ilk altı burç ve ön yargıları bu şekilde yakında ikinci altı burçla karşınızda olacağız.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.