
2.248 kelime · ~11 dk okuma
Bitcoin boğ piyasası tehlikede mi? Piyasadaki likidde krizi neyi işaret ediyor? Büyük resimde ne var? Trump coin bir gecede 70 milyar dolarlık piyasa değerine ulaştı ve diğer tüm coinler çakıldı.
Bu, kripto tarihinin en çılgın olaylarından biriydi. Peki bu olay bize piyasadaki likidde durumu hakkında ne anlatıyor? DeepSink ve Trump'ın kripto politikaları gibi önemli gelişmelere rağmen Bitcoin neden bu kadar zayıf tepkiler veriyor? Herkese merhaba, ben Züleyha.
4-5 yıldır ilk kez piyasayı bu kadar zor okuyorum ve bugün size bunun nedenlerini anlatacağım. Hazırsanız başlayalım. Düşünün Bitwise'ın Doge ETF başvurusunda, Solana ve XRP'nin Futures başvurularında, hatta Trump'ın Bitcoin stratejik rezerv açıklamasında bile piyasa çok zayıf tepkiler verdi. Bu tipik olarak piyasanın yorulduğunu gösteren sinyallerden biri aslında.
Peki neler değişti? Her şeyden önce piyasadaki veri analizi yöntemleri bence tamamen değişti. Ben size bir itirafta bulunayım bu vesileyle. Son zamanlarda on-chain veri sağlayıcılarından bazılarına olan aboneliklerimi kapattım.
Çünkü bu veriler artık eskisi kadar anlamlı sinyaller bence vermiyor. Eskiden blockchain üzerinde her şey çok daha şeffaftı. Balina hareketlerini, işte büyük fonların pozisyonlarını çok net görebiliyorduk ama ETF'lerin gelmesi ya da işte MicroStrategy gibi kurumsal alıcıların varlığı ve tabi geleneksel finans kurumlarının piyasaya girişi tüm dengeleri değiştirdi. Artık CME'deki açık pozisyonlar Binance kadar büyük.
Bu aslında piyasanın olgunlaşmasının bir göstergesi ama aynı zamanda bireysel yatırımcılar için işleri zorlaştıran da bir faktör. Çünkü artık fiyat hareketlerinin arkasındaki nedenleri anlamak çok daha zor. Piyasada çok daha sofistik oyuncular var ve klasik analiz yöntemleri eskisi kadar işe yaramıyor. Bu noktada ETF'lerin etkisine biraz daha yakından bakmak isterim.
Bitcoin ETF'leri piyasaya tamamen yeni bir yatırımcı kitlesi getirdi. Özellikle FTX olayından sonra kripto borsalarına güvenmeyen kurumsal yatırımcılar için bu çok önemli bir gelişmeydi bence. Dahası ETF'ler kurumsal yatırımcılar için kariyer riskini önemli ölçüde de azalttı bir yandan. Artık bir portföy yöneticisi portföyüne %3, %5 oranında bir Bitcoin yatırımı eklediğinde Bitcoin çok ciddi bir düşüş yaşasa bile işinden olma tehlikesi yaşamıyor.
Bu da önemli bir psikolojik eşiktir diye belirtebilirim. Çünkü yani aksi halde eklemiyorlardı bu riski göze alarak. Son olarak hem Grayscale hem de BlackRock ETF'lerde Enkindredemption yani aynı tür varlık ile iade özelliğini eklemek için başvuruda bulundu. Bu başta geri gençlerin işte mantıksız bir kısıtlamasıydı diye özetleyeyim.
Çünkü yatırımcılar bitcoinlerini geri çekmek istediklerinde önce nakde çevirmek, sonra tekrar bitcoin almak zorunda kalıyorlardı. Bu da gereksiz vergi maliyetleri yaratıyordu. Burası için güncelde sonuçlar bekleniyor ama önemli bir başvuru bence. Bir de tabii mikrostrateji konusu var.
Michael Saylor'ın şirketi şu anda 470 binden fazla bitcoin'e sahip ve bu rakam sürekli artıyor. Kullandıkları strateji aslında çok zekice bence. Dolara karşı spekülatif bir atak yapıyorlar özetle. Borç piyasalarından uygun maliyetli finansman sağlayıp bitcoin alıyorlar.
Bu stratejiyi biraz daha açmak istiyorum. MicroStrategy borçlanma maliyetlerini optimize ederken bir yandan da Bitcoin'in volatilitesinden ve opsiyonlar piyasasından faydalanıyor. Böylece hisse başına düşen Bitcoin'in miktarını sürekli arttırabiliyor. Evet bu biraz seyreltme yaratıyor ama uzun vadede çok güçlü bir pozisyon inşa ediyorlar.
Zaten Bitcoin'in geleceğine de çok inandıkları için, özellikle Saylor tam bir Bitcoin odaklı bir insan olduğu için özetle, bu stratejinin de uzun vadede işe yarayacağına inançları tam. Bu strateji başka şirketler tarafından da yine taklit edilmeye devam ediyor. İşte Metaplanet, Scientific gibi şirketler benzer yolları izliyorlar. Bu konuda en detaylı analizleri de Metaplanet'in Bitcoin strateji başkanı Daylen yapıyor.
Onun çalışmalarına baktığımızda da bu stratejinin ne kadar sağlam olduğunu görebiliyoruz. Bitcoin %50 düşse bile, hani düşmesin de düşse bile bu şirketler için ciddi bir risk artık oluşmuyor uyguladıkları yapı sayesinde diye özetleyeyim. Ama piyasada beni asıl endişelendiren şey likidite durumu. Yani bunu en net şekilde en son olayda yani Trump coin olayında gördük.
Düşünsenize bir token 14-16 saat içinde sıfırdan 70 milyar dolar piyasa değerine kadar ulaşıyor. Yani bu kriptonun tarihinde gördüğüm en çılgın şeylerden biriydi ve bu olay piyasada Likidita yanılmasına sebep oluyor. Trump Coin piyasaya girdiğinde insanlar diğer tüm coinlerini satıp buraya yöneldiler. Hemen hemen her şey değer kaybetti.
%25'lik %30'luk düşüşler gördük. Totalit Trump Coin'in çıktığının ertesi iki günde bu iki günlük zirvesinin %12 altına düştü. Yani piyasada sandığımız kadar derin bir likidite olmadığını aslında biz bu olayla görmüş olduk. Yani bu da bizi kırılgan bir yapıya tabii ki sokmuş oldu.
Yani kırılganlığımızın bir kanıtı oldu diyeyim hatta özetle. Bu kırılganlığın bir başka boyutu da token enflasyonu. Şu anda piyasada milyonlarca token var. 2021'e baktığımızda bu kadar token yoktu mesela.
2017'de sadece birkaç bin token vardı. Şimdi pump fun gibi platformlarda 30 ila 45 saniye arasında yeni bir token oluşturabiliyorsunuz ve ortada çok basit bir matematik var bunu yapmak için. Önümüzdeki dönemde yüzlerce milyon dolarlık token unlockları geliyor. Bu tokenların sadece %25'i bile satılsa piyasada bunu emecek yeterli paranın olmadığını görüyoruz baktığımızda.
Bu yüzden son iki yılda gördüğümüz şey sektörden sektöre çok agresif rotasyonlar oldu. Artık 2017 ve 2021'deki gibi her şeyin yükseldiği bir ortam yok. Bunu zaten piyasadaki herkes de fark ediyordur. O dönemlerde hiçbir kullanımı olmayan projeler bile 10 milyar dolarlık, 20 milyar dolarlık değerlemelere ulaşabiliyordu.
İnsanlar kripto almak istiyordu ve neye yatırım yaptıklarına bile çok da bakmıyorlar. Geleceği var, yatırım yapayım kafası vardı. Herkes de değil tabii ama böyle bir kafa da vardı, öyle söyleyeyim. Ama artık piyasa katılımcıları çok daha sofistike, çok daha seçici.
Her projenin kendi değer önerisini net bir şekilde ortaya koyması gerekiyor. Bu noktada AI tokenlarına da değinmek istiyorum çünkü burada uzun vadede özellikle bazı fırsatlar olduğunu da düşünüyorum. Özellikle de açık kaynak AI projelerini çok ilginç buluyorum. İşte OpenAI kapalı kaynak bir sistemken mesela DeepSeek'in açık kaynak bir yaklaşımı benimsiyor olması bence burada çok önemli bir nerativ de oluşturuyor.
Yapay zeka gelişiminde açık kaynak yaklaşımı uzun vadede bence öne çıkan bir yaklaşım olacak ve eğer bu gerçekleşirse temel hesaplama katmanı MTL'laşacak ve değer akışı daha çok uygulamalar seviyesine kayacak. Kripto projeleri DeepSeek'e çok kolay entegre olabilir yapıdalar. İşte örnek vermek gerekirse şu anda kriptodaki en büyük framework olan Elisa iki hafta önce DeepSeek'i entegre etti mesela, iki üç hafta önce. Bir de DeFi tarafı var tabii konunun.
Trump'ın başkan olması bu alanı çok daha ilginç hale getirdi. David Sachs'in de AI ve kripto konularında liderlik yapacak olması, Gary Ganster'ın gidecek olması falan bu tarz faktörler DeFi protokolünün daha cazip hale getirdi. Özellikle de Ev ve Uniswap gibi gerçekten gelir üreten protokoller öne çıkıyor bence bu anlamda. Stablecoin tarafı var tabii bir de.
Amerika'nın son açıklamalarına da baktığımızda özellikle Stablecoin'lerin çok daha yaygınlaşacağını görebiliyoruz. Çünkü Stablecoin şirketleri Amerika hazine bonolarına yatırım yapıyor ve bu Amerika'nın da işine geliyor. Düşünün Stablecoin şirketleri toplamda ABD hazine bonosu tutan en büyük 15 ya da işte 16. varlık sahibi konumunda.
Trump'ın kripto danışmanı David Sykes de hani Amerika'nın bu inovasyonu ülke içine taşınmak istediğini ifade etti yakın zamanda. Şu anda Stablecoin'lar 227 milyar dolarlık bir piyasa büyüklüğüne sahip ve pazarın %97'si Tether'ın USDT'si gibi hepimizin bildiği ABD doları ile sabitlenen Stablecoin'lerden oluşuyor. USDT ise tek başına tüm Stablecoin pazarının %60'sından fazlasını oluşturuyor. Öyle bir baskınlık söz konusu.
Böyle özetlemiş olayım burayı da. Trump yönetiminin stablecoin'lere dair bu planları da dijital finansın geleceği için önemli adımlar olarak görülüyor. Tabii bu gelişmelerin yalnızca Amerika ekonomisinin değil, tüm dünya finansal piyasalarının da derinden etkilenmesi bekleniyor. Onu da özellikle belirtmek istiyorum.
Işte Circle'ın halka açılma ihtimali de bu açıdan çok önemli. Trump yönetiminin gelmesiyle de birlikte regulasyon ortamının değişmesi Circle'ın halka arz şansını da artırıyor. Ama burada benim asıl dikkatimi çeken şey madencilik şirketlerinin yapay zeka hesaplama işine girmeye başlaması. İşte Wolf ve Core Scientific gibi şirketler ellerindeki altyapıyı AI hesaplama işine çevirmeye başladı.
Çünkü Amerika'da AI altyapısı için data center ihtiyacının arttığını görüyoruz. Bu da tabii ki şirketler için yeni bir gelir kapısı oluşturabilir. Ama burada da dikkatli olmak lazım. Çünkü piyasadaki her şey çok hızlı değişiyor tabii ki.
Şimdi size bir yatırımcı olarak en büyük hatalarımdan birini de anlatmak istiyorum. Pozisyon büyüklüğü konusu. Genellikle bir trendin başında küçük pozisyonlarda girip trend ilerledikçe pozisyonu büyütme eğiliminde oluyoruz. Bu çoğu yatırımcıda olan bir şey.
Bende de zaman zaman olabiliyor. Oysa tam tersini yapmak gerekiyor. Erken aşamada büyük pozisyon alıp trend ilerledikçe riski azaltmalıyız. Piyasada Liquide konusu şu anda çok kritik ve bence bu iki durum birbirini etkiliyor.
Özellikle küçük ve orta ölçekli altcoin'lerde Liquide'de son derece sığ. Trump coin olayı az önce bahsettiğim gibi bize bunu çok net gösterdi. Bir proje bir anda tüm Liquide'yi emebiliyor ve diğer projeler bundan ciddi zarar görebiliyor. Bu yüzden artık seçici olmak çok daha önemli.
Bu da bizi Bitcoin'e geri getiriyor. Bitcoin gibi, Ethereum gibi, Solana gibi daha güçlü, daha kendi kitlesini oluşturmuş, daha büyük, hacimli coinlere geliyoruz. Bitcoin'in hala en güvenli liman olduğunu söyleyebilirim. Özellikle piyasa bu kadar karmaşıklaştığında birçok yatırımcı sonunda Bitcoin'e dönüyor.
Tabii ki Ethereum falan gibi bir sürü büyük altcoin'ler de var ama Bitcoin hala en güvenli liman. Çünkü diğer projelerde başarılı olmak için artık çok daha fazla uzmanlık ve zaman ihtiyacımız var özellikle altcoin'lerde ve özellikle de yeni altcoin'lerde öyle belirteyim. Son dönemde türe piyasalardaki değişim de bence çok dikkat çekici. Eskiden perpetual futures'lardaki açık pozisyonlara, funding rate'lere bakarak piyasanın yönünü tahmin edebiliyorduk.
%80-%90 isabet oranıyla çalışan bir sistem vardı diyeyim. Bitcoin düşerken açık pozisyonlar ve funding rate artıyorsa genelde bir düşüş daha gelirdi mesela ya da tam tersi. Ama artık bu göstergeler eskisi kadar işe yaramıyor. Çünkü piyasada daha sofistike oyuncular var.
İlk başta da bahsetmiştim zaten bu konudan. Artık on-chain'lere çok da güvenmiyoruz. Özellikle high-frequency trading firmaları ve büyük hedge fundlar bu basit göstergeleri kullanarak trade yapan yatırımcıların önüne geçiyor bence şu anda. Yani bir anomali gördüğünüzde büyük ihtimalle sizden önce birileri bunu fark edip pozisyon almış oluyor.
Bir akıllı siz olmuyorsunuz o esnada. çok büyük fonlar işin içine, çok büyük firmalar işin içine girmiş oluyor. Ayrıca token unlockları konusunda da oyun tamamen değişti. Eskiden bu bilgi bir avantajdı.
2021 sonunda GCI gibi traderlar bu bilgiyi kullanarak çok başarılı short pozisyonlar aldılar. Ama artık herkes bu verilere ulaşabiliyor. Hatta özel veri sağlayıcıları var sadece unlock takvimleri için, öyle söyleyeyim. Daha da ilginci, proje ekipleri ve büyük yatırımcılar artık farklı stratejiler geliştiriyor.
Unlock tarihlerini değiştiriyorlar, OTC satışlar yapıyorlar, veya tokenları daha erken bir tarihte hedge ediyorlar, öyle söyleyeyim. Yani Unlock tarihine yaklaşırken bir pump yaratıp, özetle, short pozisyonları sıkıştırabiliyorlar. Peki bunların hepsi bize ne anlatıyor? Bitcoin boğa piyasası gerçekten tehlikede mi?
Benim gördüğüm piyasada çok ciddi yapısal değişimler evet yaşanıyor. ETF'ler, kurumsal alıcılar ve değişen regulasyon ortamı oyunun kurallarını değiştiriyor, değiştirdi. Hatta risklerin artmasıyla bir geri çekilme yaşanabilir tekrardan. Belki de 80.000-85.000 dolara kadar yaşanabilecek bir düzeltmeyi normal olarak kabul edebiliriz.
Ama bu Bitcoin boy piyasası için dediğim gibi normal olur. Uzun vadeli resme baktığımızda ise görüntünün hala çok güçlü olduğunu görebiliyoruz. Henüz hükümet fonları ve büyük emeklilik fonları ciddi bir pozisyon almadı. ETF girişleri çok ciddi boyutlara ulaştı.
Özellikle BlackRock'un IBT'nin bu anlamda çok ön planda olduğunu söyleyebilirim. Ama hükümet fonları ve büyük emeklilik fonlarının hala orada bir payı var. Onu bekliyoruz büyük anlamda da. ETF'ler yeni bir yatırımcı kitlesi getirdi ama özetle, dediğim gibi asıl büyük para hala kenarda bekliyor.
Trump'ın David Sachs'i AI ve kripto konularında lider olarak ataması, bankaların Bitcoin'i saklayabilmesine izin veren S&P kuralı değişikliği ve tabii geri gençlerin gitmesiyle birlikte. Regülasyon ortamı zaten, az önce de söylemiştim, değişmeye başladı. Bu değişimler piyasa için çok önemli gelişmelerin bir öncüsü ve bu gelişmeleri de bir anlamda gebe diye özetleyebiliriz. Halving'in gerçekleşmesinden sonra artık Ars tarafındaki baskı da azaldı.
Bu noktada şunu da eklemek istiyorum. Benim şu anda piyasa hakkında son 4-5 yıldır hissettiğim en belirsiz dönemdeyiz diye bahsetmiştim. Çünkü çok fazla değişken var. Belirsizlik her zaman tabii fırsatları da beraberinde getiriyor ama piyasayı okumak da bir o kadar zorlaşıyor.
Tabii en nihayetinde ama önemli olan bu değişime adapte olabilmek ve doğru pozisyonlar alabilmek. yanlış hamlelere girişmemek, öyle söyleyeyim. Şu anda benim özellikle ilgilendiğim iki alan var. Birincisi, AI tokenları.
Açık kaynak projeleri yakından takip ediyorum. Çünkü burada çok önemli bir dönüşüm yaşanabileceğini düşünüyorum. Özellikle de DeepSeek'in açık kaynak yaklaşımıyla birlikte. DeepSeek öncesinde de ben zaten çok heyecanlıydım bu tarafta ama DeepSeek'le birlikte bence masanın değiştiğini, masanın büyüdüğünü düşünüyorum.
Bu durumda temel hesaplama katmanı emtiyalaşabilir. Değer akışı daha çok üst katmandaki uygulamalara kayabilir. İkinci alan ise gelir üreten DeFi protokolleri. Özellikle AIV gibi borç verme platformları, Uniswap gibi merkeziyetsiz borsalar gerçekten para kazanıyor.
Örneğin AIV, Ethereum üzerindeki en büyük borç verme protokolü ve 2020'deki tüm kredi krizlerine rağmen ayakta kaldı mesela. Yeni Regülasyon ortamı ile birlikte bu protokoller artık gelirlerin token sahiplerine dağıtabilecek. Bu da değerlemeler açısından çok önemli bir değişim yaratabilir diye düşünüyorum. Yakından takip etmemiz gerekiyor tabii ki.
Bütün bu gelişmelere rağmen piyasadaki bazı sinyaller beni de tedirgin etmiyor değil. Son haftalarda iyi haberlere verilen zayıf tepkiler, bazı on-chain metriklerindeki bozulmalar ve özellikle de Anlattığım likitte koşullarındaki değişimler dikkatli olmamız gerektiğini de gösteriyor bizlere. Piyasada yaşanabilecek düzeltmeleri de iyi okumak lazım. Bunlar her zaman BOA piyasasının sonu anlamına gelmez.
Tam tersine bazen sağlıklı bir BOA piyasasının da parçası olarak değerlendirilmesi gerekir. Özellikle son birkaç haftada yaşanan gelişmelere de baktığımızda piyasada bir kırılganlık olduğunu görebiliyoruz. Bahsettiğim bu Trump Coin olayından sonra birçok altcoin ciddi değer kaybetti mesela. Bitcoin'de de zayıf tepkiler görüyoruz.
Yani bu sadece bu arada kripto para piyasalarında da değil, ABD borsalarındaki görüntü de şu anda oldukça kırılgan. Veriler daha keza, piyasadaki risk iştahının genel anlamda azaldığını görebiliyoruz. Tüm bu gelişmeler bize şunu gösteriyor. Kripto piyasası artık çok daha kurumsal, çok daha sofistike ve çok daha büyük bir ekosistem haline geldi.
Her geçen gün yeni oyuncular, yeni ürünler, yeni fırsatlar ortaya çıkıyor. Bu değişimi ayak uyduranlar uzun vadede kazanıyor ama sağlam adımlar atması gerekiyor bu değişimi ayak uyduran insanların da. Uydurmayanlar ve bu piyasayı bir kumar hevesiyle takip edenler ise, eski boğalarda kazanmışsa bile bu boğada şansları çok düşük. Çünkü piyasa artık eskisinden çok daha kalifiye.
Bu haftaki bölümümüzün sonuna geldik. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere. Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.