Podcast

#23 - Modern Soğuk Savaş: Yapay Zeka

Midas Podcast

1 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Teknoloji dünyasında dengeler bir kez daha değişiyor. Çinli DeepSeek'in ChatGPT'ye denk bir modeli sadece 5.6 milyon dolara geliştirmesi, yapay zeka yarışında yeni bir sayfa açtı. Bu bölümde, dev teknoloji şirketlerinin milyarlarca dolarlık yatırımlarına karşı, kısıtlı kaynaklarla inovasyon yapmanın gücünü konuşuyoruz.
İyi dinlemeler!
Midas uygulamasını indir: https://app.getmidas.com/gmih/mie6gpeu
X (Twitter): https://twitter.com/getmidas
Instagram: https://www.instagram.com/get_midas/
YouTube: https://www.youtube.com/@midasplus
TikTok: https://www.tiktok.com/@midasinkulaklari
Midas'ın Kulakları: https://www.getmidas.com/midasin-kulaklari
Not: Bu içerik, içeriğin yayınlandığı günkü veriler ve haberler baz alınarak hazırlanmıştır. Eğer varsa içerikte geçen hedef fiyat tahminleri, uzman ve analist yorumları bu içeriğin yayınlandığı tarihte geçerlidir. Bu tahmin ve yorumlar zaman içinde değişkenlik gösterebilmektedir. Bu podcast'te yer alan haberler ve haberlerin içerdiği şirketler hakkındaki bilgiler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bahsi geçen hisselerdeki; hisse adı, fiyatı ve grafikleri de dahil temsilidir, yatırım tavsiyesi değildir.

Bölüm Transkripti

2.182 kelime · ~11 dk okuma

Dünyayı sarsacak bir model mi? Masayı dağıtıyor mu, büyütüyor mu? Amerika'nın bunca chip kısıtlamasına rağmen nasıl bu kadar yetenekli DeepSeek'in olayını? Herkese merhaba, ben Zülel.

Yapay zeka dünyasında özellikle son zamanlarda öyle gelişmeler oluyor ki her gün yeni bir şey öğreniyoruz. Bugün sizlerle çok önemli bir konuyu konuşacağız. Çin'den çıkan DeepSeek isimli bir şirket tüm yapay zeka dünyasını altı üst etti, ezber bozdu. Son birkaç gün içinde DeepSeek'in başarısı teknoloji dünyasında büyük yankı uyandırdı.

İsterseniz önce DeepSeek'in ne yaptığından falan bir başlayalım. Çin merkezli bir şirket bu. OpenAI'nin ChatGPG'sine denk bir yapay zeka modelini inanılmaz düşük bir maliyetle geliştirmeyi başardı. Aslında olayın temeli bu.

Transkriptin tamamını oku

DeepSeek'in R1 modelinin geliştirilmesi sırasında eğitim sürecini yeniden yapılandırmak zorunda kaldığını biliyoruz. Bunun temel nedeni de Nvidia'nın Çin pazarına sunduğu çiplerin performansının şirketin en üst düzey ürünlerinin yalnızca yarısı kadar hızlı olması. Biliyorsunuz Amerika Nvidia'nın en güçlü çipleri olan bu H100'leri Çin'e ihraç etmiyor, yasakladı, kısıtladı daha doğrusu ve bunun üzerine Çin'de tabii konuya daha fazla sarılmış gözüküyor. Bu nedenle Çin'de kullanılan grafik işlem birimleri yani GPU'lar üzerindeki yükü azaltmak için eğitim süreçlerini optimize ettiler.

Başka bir ifadeyle, Amerika'nın uyguladığı ihracat kontrolleri aslında bu DeepSeek şirketine geliştiricilerini daha az hesaplama gücüyle çalışabilecek, aynı zamanda daha enerji verimli, akıllı algoritmalar tasarlamayı etti. Örneğin, ChatGPT'nin eğitim verilerini işlemek için yaklaşık 10.000 Nvidia GPU'suna ihtiyaç duyduğu tahmin edilirken, DeepStream mühendisleri sadece 2.000 GPU'yu kullanarak benzer sonuçlar elde edebildiklerini ortaya koydular.

Rakamları vereyim, DeepSeek'in Arvan modelini sadece 5.6 milyon dolara geliştirdiği bilgisi var piyasada. Bu rakam kulağa büyük gelebilir ama OpenAI'in benzer bir model için harcadığı paranın yaklaşık %5'ine falan tekabül ediyor. Yani %95 daha ucuza aynı işi yapabilmişler.

Tabii bunun nasıl yaptıklarını biraz konuşmak lazım. İşin küf noktası şurada, Amerika'nın bu Çin'e yaptığı ihracat kısıtlaması, özellikle Nvidia'nın en gelişmiş çiplerinin ihracatını kısıtlaması, DeepSeek tarafında daha düşük kapasiteli bu H800 çiplerini çok daha verimli kullanmaya ve bu sorunu aşmaya itti. Üstelik sadece aşmakla da kalmaklar sorunu. Maliyetleri de ciddi oranda düşürdüler.

Bu gelişme o kadar önemli ki, Silikon Vadisi'nde adeta deprem etkisi yarattı. Nvidia'nın hisseleri %17'lik önemli bir düşüş kaydetti. Piyasa değerinden tek bir günde 590 milyar doları sildi aslında Nvidia. Sadece Nvidia da değil, aslında sektördeki pek çok yapay zeka yarı iletken hissesinde bir düşüş yaşandı.

Sadece Amerika tarafında da değil. Avrupa'da da benzer bir tablo hakimdi, işte ESML'ler, BII, semikondakçılar hepsi bu düşüşe el ele katıldılar. Aynı şekilde kripto para piyasalarında da yapay zeka sektöründen etkilenen, yapay zeka altcoin'lerinin bu durumdan oldukça etkilendiğini gördük. Aslında bu gelişmelerin öncesinde çok önemli bir hamle de vardı.

Özellikle geçtiğimiz hafta Trump ve OpenAI'in kurcusu Sam Altman birlikte Stargate projesini duyurmuştu. 500 milyar dolarlık devasa bir yapay zeka altyapı yatırımıydı bu. Teksas'ta 700 binden fazla GPU içerecek bir veri merkezi inşa edeceklerini açıkladılar. Projenin sadece ilk aşaması 100 milyar dolar tutacaktı ve 1.8 gigawattlık enerji kullanılacaktı.

Bundan sadece projedeki şirketler değil, aslında diğer tüm sektör de olumlu etkilenecekken bunu bekliyorduk. Sadece Stargate projesinin finansmanı konusunda bazı soru işaretleri vardı. İşte Softbank, OpenAI, Oracle, MGX projeye destek veriyordu ama bu kadar büyük bir yatırımın nasıl finanse edileceği henüz net değildi. Piyasada aslında böyle tartışmalar vardı yani Stargate ne yapabilir, nerelere ulaşabilir, kimler dahil olabilir.

Biz böyle kenarda bunları konuşurken birden DeepSeek bombası patladı piyasada. Çin merkezde bu şirket OpenAI'nin chat GPT'sine denk bir yapay zeka modelini inanılmaz düşük bir maliyetle geliştirmeyi başardığını duyurdu. Burada çok önemli bir noktaya değinmek istiyorum. DeepSeek'in arkasındaki CEO, aslında 8 milyar dolarlık bir hedge fund yöneticisi olan Leng Wen-Feng.

High Flyer adlı hedge fundun başında olan bu isim, fond yöneticileri tecrübesini yapay zekaya aktarmış. Hatta Financial Times'taki habere göre High Flyer önce hisse fiyatlarını analiz etmek için yapay zeka çiplerini kullanmaya başlamış. Konu oradan buraya kadar evrilmiş. Baktığımızda yani bu CEO'nun yakın çevresi de 2024'te fonun performansının piyasanın altında kalmasını ilginç bir şekilde açıklıyor.

Onlara göre özellikle CEO'nun dikkatinin büyük kısmını Deep Silk'e odaklamış durumda olması Yani bir anlamda kendi asıl işini bile ikinci plana atmış olması projeye ne kadar önem verdiğini de gösteriyor. Peki DeepSeek gerçekten bir tehdit mi? Bazı analistler bunun abartıldığını düşünüyor. Çok fazla dünden beri, özellikle pazartesi gününden beri piyasadaki hareketle birlikte çok fazla yorum okuyoruz.

Tüm push notiflerin hepsi aslında DeepSeek'le ilgili. Sizler de takip ediyorsunuzdur. Mesela Börnstein analisti, DeepSeek'in OpenAI'nin teknolojisini 5 milyon dolara çözdüğüne inanmadıklarını söylemişler. Yani modeller harika görünse de mucize olduklarını düşünmüyoruz demişler.

Çok fazla kişiden de çok abartıldı. Yorumları da duyuyorum ama genel anlamda ben bu görüşe katılmıyorum. Çünkü ortada somut bir başarı var. Yani test ediliyor sonuçta.

kıyaslamalar yapılıyor ve bu kıyaslamalar neticesinde aslında başarı kanıtlanıyor değil mi? Yok ya yapamamışlar demenin burada çok bir manası olduğunu düşünmüyorum. Hatta Trump'ından Satya Nadella'sından, Sam Altman'ına kadar hepsinin alkışladığı bir başarı bu sonuçta. Dün takla atan Nvidia bile DeepSeek'in mükemmel bir yapay zeka gelişimi olduğunu söylüyor.

Dolayısıyla yani abartılıyor yorumu bence biraz fazla hafife almak konuyu. İnsanlar hafife alabilir ama bir yandan da piyasa zaten bunu fiyatladı, fiyatlıyor. DeepSeek'in R1 modeli sadece benchmark testlerinde de değil, gerçek dünyada da başarısını kanıtladı. Amerika'da App Store'da chat GPT'yi geride bırakarak en çok indirilen ücretsiz uygulama oldu.

Üstelik bunu sadece Amerika'da da değil, işte Avustralya'da yaptı, Kanada'da yaptı, Çin'de, Singapur'da, İngiltere'de başardı yani. Ocak ayının sonuna kadar 1.6 milyon kez indirildi. Bu arada ben de indirdim, denedim yani hem bilgisayardan hem telefonumdan.

Sürekli sorular soruyorum ve benim mesela chat GPT'm çok hem ücretli bir üyelik olmasına rağmen hem de uzun zamandır kullanmamdan kaynaklı eğitilmiş bir chat GPT olmasına rağmen DeepSake'in oldukça başarılı yanıtları var. GPT'nin özellikle ücretsiz versiyonuyla asla kıyaslamam. Gerçekten iyiler. Üstelik bir de ücretsizler.

Oraya zaten geleceğiz. Bu başarının arkasında çok önemli bir detay da var bence. DeepSeek açık kaynaklı bir model. Yani diğer geliştiriciler bu modeli inceleyebiliyorlar.

Üzerine kendi sistemlerini inşa edebiliyorlar. İşte Meta'nın modeliyle başlayan bu açık kaynak hareketi aslında DeepSeek ile bambaşka bir boyuta taşındı bence. Berkeley Üniversitesi'nden de bu konuyla ilgili bir yorum geldi. Açık kaynak toplumunun merkezi Çin'e kayıyor gibi gözüküyor ve bu aslında Amerika için büyük bir tehlike olabilir dediler.

İlginç olan şu bence, Trump göreve başlar başlamaz, Biden yönetiminin açık kaynak teknolojilerini kısıtlama planını aslında iptal etti. Yani bir yandan Stargate ile büyük bir yatırım yapıyorlar, diğer yandan da açık kaynak teknolojilerine aslında izin veriyorlar. Bu durum Amerika'nın aslında bu konuda bir ikilemde kaldığını da gösteriyor bence. J.P.

Morgan analistinin de yine yorumunu bu konuda paylaşmak istiyorum, çok önemli buluyorum. Amerika'nın kısıtlamaları Çin'in yapay zeka alanındaki ilerlemesini engellemek yerine verimliliği önceliklendiren bir modelin geliştirilmesini sağlayan inovasyonu doğurdu demişler. Yani aslında kısıtlamalar tam tersi bir etki yaratmış olabilir demişler. Bence işin kritik noktası burada.

Yani konumun kilidi burada çözülüyor. Zaten pazartesi günde Satya Nadella açıklama yaptı, tweet attı daha doğrusu bu konu üzerine. Jevons paradoksuna neden olabilir dedi genel anlamda. Şimdi nedir bu Jevons paradoksu diyeceksiniz.

Şöyle bir kısaca özetleyeyim. Teknolojik ilerlemenin bir kaynağının kullanım verimliliğinin arttırılıp maliyetinin düşürülmesi talepte aslında büyük bir artışa yol açabilir diyor bu Jevons paradoksu. sahiden de öyle yani şimdi hani bu zamana kadar çok fazla rapor okuduk işte yapay zekanın geleceği şöyle olacak böyle olacak şu meslekler gidecek bu meslekler gelecek falan iyi de bunların olması için masanın büyümesi gerekiyor yani bu sadece Nvidia'yla ve Nvidia çevresindeki birkaç şirketle olacak diye bir şey yok. Sadece Amerika üzerinde olacak diye bir şey de yok.

Çin'in de bu masaya dahil olması aslında sektörü gerçekten büyütebilir ve ilerletebilir bence de. Stargate projesi kapsamında Microsoft 2025'te 80 milyar dolar harcayacağını duyurmuştu. Meta'dan yine 6 milyar dolarlık bir yatırım planı gelmişti. İşte OpenAI de önümüzdeki 4 yıl içinde Amerika'da yeni yapay zeka altyapısı inşa etmek için 500 milyon dolar yatırım yapacağını açıklamıştı.

Yani bu rakamlar bile aslında dünkü DeepSeek'in yarattığı etkiyi azaltmaya yetmiyor. Ama bir yandan da hani özellikle şunu söylemek gerekiyor belki de bunun bu kadar büyük tepkiye yol açması belki de sektörün çok yüksekten fiyatlanmasıyla alakalı. şöyle bir örnek vereyim, Nasdaq yüzdeki teknoloji şirketlerinin fiyat kazanç oranının ortalaması 28 iken Nvidia'nın yani sadece Nvidia'nın fiyat kazanç oranı 56 idi. Yani zaten yüksek ortalamalı bir endeksin içerisindeyken bile iki katı daha yüksekti, çok yüksekten fiyatlanıyordu.

Ama bir yandan da biz yine de Nvidia'ya pahalı demiyorduk, diyemiyorduk çünkü Büyüme rasyoları çok kuvvetliydi, satışları çok kuvvetliydi. Peg'ine bakıyorduk, çok da pahalı bir şirket olmadığını yorumluyorduk büyümesine kıyasla. Ama tabii böyle bir rakip çıkınca ve hatta şimdi tek konuda şey değil, rekabet de değil tek konu. Bir yandan da Nvidia'nın çiplerini kullanıyorlar ama mesela Nvidia'nın o en gelişmiş çiplerinin şu an talebinin azalması oldukça muhtemel.

Buradaki ana konu bu satışları zedeleyebilir. Böyle bir endişe var ama tabii bir yandan da rekabetin olması aslında Nvidia'nın da daha ileriye yürümesini sağlayabilir. Burada bir de önemli bir noktaya daha değinmek istiyorum. Bu DeepSeek'in açık kaynaklı yaklaşımı.

Aslında böyle küçük ölçekli işletmeler, akademik kurumlar, startupların da yapay zeka projelerine katılımını kolaylaştırıyor. Masayı o kadar büyütüyor. Sadece kendisiyle de değil, kendisinden sonrakilerle, diğerleriyle büyütüyor o masayı. Bu da veri merkezlerinde kullanılan çiplerin talebini artırarak sektörü büyütüyor haliyle.

Yani bir yandan maliyet avantajı sağlarken, bir yandan da pastayı büyütüyor bu hamle. Peki, bütün bunlar bize ne anlatıyor? Bence en önemli mesaj şu, yapay zeka geliştirmek için devasa bütçelere ve öyle en gelişmiş çiplere sahip olmak şart değil. Verimlilik ve inovasyon bazen kısıtlamalardan doğabiliyor.

DeepSeek'in başarısı da bize bunu net bir şekilde gösteriyor. DeepSeek'in kurucusu Lang bir röportajda çok önemli bir şey de söylemiş, onu da paylaşmak istiyorum. Daha fazla yatırım her zaman daha fazla inovasyona yol açmaz. Aksi takdirde büyük şirketler tüm inovasyonları ele geçirirdi." demiş.

Bu sözler aslında tüm hikayenin özeti gibi ve bence gelecekte bu sözleri çok daha sık hatırlayacağız. Peki, Stargate dahil Amerika şirketleri yapay zeka veri merkezlerine biraz fazla mı para harcıyor? Zaten yatırımlar var ve harcayalım mı diyorlar. Evet, korkarız ki öyleymiş bu zamana kadar en azından.

Daha sınırlı sermayeyle de yapılabilecek şeyler. Sermaye sınırsız olunca yanılgıya düşürmüş onları diye. Söyleyelim, özetleyelim. Bu noktada şöyle bir analoji de yapabiliriz bir yandan.

iPhone ile daha ucuz Android telefonlar arasındaki ilişkiyi bir düşünelim. Yani benzer bir durum var bence burada. Nasıl ki Android telefonlar pazar payını artırdı ama Apple'ın o premium konumunu etkilemedi. Benzer bir senaryo yapay zeka alanında da yaşanabilir.

Yani DeepSeek daha uygun maliyetli bir alternatif sunuyor, evet. Ama bu Nvidia'nın ekosistemini tamamen yok edecek diyemeyiz bence. Özellikle de Nvidia'nın yapışkan ekosistemini, yani Judah yazılımı platformu ve geliştirici topluluğu şirkete ciddi bir rekabet avantajı sağlıyor bu. Müşteriler için yüksek geçiş maliyetleri de yaratıyor tabii ki.

Ama DeepSeek'in başarısı bu ekosistemin tek seçenek olmadığını da bir yandan bize göstermiş oldu. Son olarak kritik bir konuya da değinmek istiyorum. Yapay zeka yarısında Amerika ve Çin gibi büyük devletler aslında rekabet etmek yerine işbirliği yapsalar bir şeyler çok daha kolay olacak. Wall Street analistlerinin de özellikle bu konuya değindiğini çok gördüm.

Çünkü şu anda gördüğümüz rekabet aslında her iki tarafa da zarar veriyor ve inovasyonu yavaşlatıyor. Böyle güzel bir teknoloji varken şu an korkulardan biri mesela Trump'ın buna Amerikalılar tarafında en azından ne kadar müsaade edeceği gibi bir korku var. Aslında bunun böyle olmaması da gerekiyor. Açıklamaları da öyle değildi ama önümüzdeki süreç ne gösterir?

Trump neye karar verir? Bu da birazcık muallak bir konu ne yazık ki. Şu da önemli bir detay. DeepSeek tüm bunları başarırken aslında tüketici ürünleri yapmıyor.

Yani tamamen araştırmaya odaklanıyor. Bence bu da konunun kritik bir kısmı. Çünkü Çin'in bilgi kontrolü ve düzenlemeleri konusunda endişelenmek zorunda değiller. Yani son kullanıcı ile ilgili bir ürünleri yok.

Zaten ilgi çekmesinin bir sebebi de bu. Yani son kullanıcılar için ücretsiz zaten bir para dağınıyor. Hatta bu kullanıcılara ücretsiz olarak sunulan bu denli gelişmiş ilk yapay zeka sistemi. Peki, tüm bu gelişmeler ışığında önümüzdeki dönemde neler bekliyoruz?

Biraz bunları da konuşalım. Bence üç önemli trend göreceğiz. Birincisi, yapay zeka geliştirme maliyetleri düşmeye devam edecek. İkincisi, açık kaynak modeller daha da yaygınlaşacak.

Ve üçüncüsü de, Amerika ile Çin arasındaki teknoloji rekabeti belli ki daha da kızışacak. Öyle olmasını istemeyiz ama belli ki öyle olacak. Aslında DeepSeek'in yaptığı şey yapay zeka geliştirmenin demokratikleştirilmesi bence. Bu pencereden bakınca daha iyi anlayabiliyoruz.

Eskiden sadece büyük teknoloji şirketlerinin yapabileceği şeyler artık çok daha küçük oyuncular tarafından da yapılabilir hale geliyor. Bu da inovasyonun hızlanması ve yeni fikirlerin ortaya çıkması anlamına geliyor. Çok ilginç bir nokta, DeepSeek başarısını az ile çok yapma prensibine borçlu aslında. Amerika yaptırımları onları daha verimli çalışmaya zorlamış.

Bazen kısıtlamalar daha iyi çözümler üretmeye yol açabiliyor. Tıpkı baskı altında oluşan elmaslar gibi diyelim. Bu arada bir şey daha vurgu yapmak istiyorum. DeepSeek ve benzeri gelişmeler yapay zekanın geleceğinin sadece büyük veri merkezlerinde olmadığını da gösteriyor.

Yani daha küçük, daha verimli ve daha yaygın sistemler de göreceğiz. Bu da yapay zekanın daha geniş kitlelere ulaşması anlamına geliyor. Zaten işte şimdi nükleer şirketlerine olan ilginin özellikle geçtiğimiz süreçte artmasının bir sebebi de bu. Tam da Trump'ın vurgu yaptığı gibi Amerikalı şirketler rehavete kapılamaz.

Çünkü Çin daha azıyla daha fazlasını yapmaya zorlanıyor ve en iyi kısa yolları aramaya devam edecekler. Bu tespit önümüzdeki dönemin nasıl şekilleneceğini çok güzel özetliyor bence. Tüm bu gelişmeler bize şunu da gösteriyor. Yapay zeka yarışında artık sadece para harcamak yetmiyor.

Az önce de konuştuk ya yani sadece sermayeyle değil. verimlilik, inovasyon, yaratıcılık, o sermayenin doğru kullanılması çok daha önemli bir hal almış durumda. Leap Seek'in başarısı da bunun somut bir kanıtı. Umarım faydalı olmuştur.

Bir sonraki bölümde görüşmek üzere, hoşçakalın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)