Podcast

2024'ün Karnesi ve 2025 Beklentileri | Finansal Özgürlük Kulübü #12

Midas Podcast

1 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Merkez Bankası'nın faiz politikaları, yükselen teknoloji hisseleri ve değişen yatırımcı davranışları... 2024 yılı finansal piyasalarda önemli dönüşümlere sahne oldu. Finansal Özgürlük Kulübü'nün bu özel bölümünde, geride bıraktığımız yılın detaylı bir finansal karnesini çıkarıyor, piyasaların dilini çözümlüyor ve 2025 için yatırımcıları nelerin beklediğini konuşuyoruz.

İyi dinlemeler!

Midas uygulamasını indir: https://app.getmidas.com/gmih/mie6gpeu

X (Twitter): https://twitter.com/getmidas

Instagram: https://www.instagram.com/get_midas/

YouTube: https://www.youtube.com/@midasplus

TikTok: https://www.tiktok.com/@midasinkulaklari

Midas'ın Kulakları: https://www.getmidas.com/midasin-kulaklari

Not: Bu içerik, içeriğin yayınlandığı günkü veriler ve haberler baz alınarak hazırlanmıştır. Eğer varsa içerikte geçen hedef fiyat tahminleri, uzman ve analist yorumları bu içeriğin yayınlandığı tarihte geçerlidir. Bu tahmin ve yorumlar zaman içinde değişkenlik gösterebilmektedir. Bu podcast'te yer alan haberler ve haberlerin içerdiği şirketler hakkındaki bilgiler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bahsi geçen hisselerdeki; hisse adı, fiyatı ve grafikleri de dahil temsilidir, yatırım tavsiyesi değildir.

Bölüm Transkripti

6.286 kelime · ~31 dk okuma

Herkese merhabalar. Finansal Özgürlük Kulübü'nün yeni bir bölümüne hoş geldiniz. Ben Bay Tutumlu. Karşımda her zaman olduğu gibi yine borsada bir başına var.

Nasılsın abi, iyi misin? Keyifler nasıl gidiyor? İyiyim, sağ ol. Çok teşekkür ederim.

Sen nasılsın? İyiyim ben de. Bildiğin gibi yeni bir yıla başladık. Yeni yıl, yeni hedefler.

Transkriptin tamamını oku

Normalde biliyorsunuz, asıl konumuza geçmeden önce bir günlük gelişmeleri değerlendiriyoruz. Kısa bir girizgah yapıyoruz normal bölümlerde. Ama bugünkü bölümümüz biraz farklı olacak. 2024 yılını değerlendireceğiz bugün.

Yani 2024 yılı için hem dünyada hem de Türkiye ekonomisinde öne çıkan gelişmeler artı kendi kişisel portföyümüzde neler oldu, bunlardan bahsedeceğiz. Bu yüzden direkt konuya girmekte bence bir sakınca yok. 2024 yılı senin için nasıl geçti? Ya da 2025 yılına nasıl giriyorsun?

Önce sözü sana vereyim istersen. Tamam olur teşekkür ederim. Benim adımda çok çok güzel geçti 2024 yılı. Aslında yılbaşında bu kadar iyi geçebileceğini tahmin etmiyordum.

Şöyle yani bir baktığımız zaman geriye doğru yıl içinde de bunu zaman zaman söylediğimi hatırlıyorum ya özellikle de işte faizlerin zaten çok yüksek olduğu yıl boyunca sürekli bende bir acaba ben mevduat faizlerini geçebilecek miyim gibi bir endişe çok fazla vardı. bütün yıl boyunca ama bunu birkaç ay içerisinde bir alfa yaratarak o birkaç ayda çok iyi bir oranda faiz özellikle üstüne çıkmış oldum. İşte enflasyonun üstüne çıkmış oldum portföy bakımından. Portföy açısından çok çok güzel geçti.

Kişisel olarak da özel hayat bakımından da çok çok güzel geçti. Bende açıkçası bir önceki yıla göre daha iyiydi her şey. Sende nasıldı? Portföy durumu açısından açıkçası 2023'e nazaran daha iyi geçti ama 2024'te biliyorsun faizler çok yüksekti.

Benim portföyüm ağırlıklı olarak Türkiye istesanetlerinden oluşuyor. Bunun içerisinde de yine ağırlık olarak sanayi şirketlerinden oluşuyor. Tabi hizmet sektörü de var ama Sanayi şirketlerine oluştuğu için, sanayi endeksi birazdan bahsedeceğiz küresel ekonomi ve Türkiye ekonomisinden. Sanayi endeksi çok kötü bir performans gösterdi 2024'te.

Ondan dolayı ben mesela doları ve bisküvi endeksini geçtim ama maalesef para piyasası fonlarının altında kaldım. Bunlardan birazdan bahsedeceğiz. Yılbaşından beri sanayiye ben yılbaşından beri diyorum ki bu sanayiden çıkın arkadaşlar. Şimdi işin şakası bir yana şey anlamında söylüyorum bunu dikkat edersen Hakan Kara Sayın Hakan Kara da bazen sanayi tarafıyla ilgili çeşitli grafikler bilgiler paylaşıyor orada takip edenler vardır şu anda özellikle de imalat sanayiyi konuşmak gerekirse yani çok da iç açıcı bir durumda değil ve Türkiye'deki yatırımcıların büyük bir kısmı da biz Büyük bir kısmı derken kendimi de bunun içine katmak istiyorum.

Sanayi şirketlerine bayılıyoruz aslında biraz diye düşünüyorum. O da bu yıl en azından sanayi tarafında portföyleri çok ağırlıklı olan taraftaki kişileri birazcık negatif etkiledi sanırım. Araya bir girdim pardon. evet evet doğru ben şöyle düşünüyorum açıkçası bu arada sende de sanayi şirketi var sende yok diye düşündüm ama şöyle ben yılbaşından itibaren yani geçtiğimiz yılın başından itibaren böyle ufak ufak kaçtım diyeyim hani şey yaptım azalta azalta azalta azalta Şu an çok küçük bir sanayi pozisyonum var benim Türkiye'de.

Yani öyle söyleyebilirim. Tekstili saymıyorsun galiba Sanayiciğim. Tekstili şöyle saymıyorum. Haklısın, evet haklısın.

Şöyle saymıyorum onu. Orada yatırım yaptığım şirketi ben sanayi kolunun bir parçası elbette tabii ki ama... Fakat onu daha çok hizmete yakın bir şirket olarak değerlendiriyorum. Aslında bunu daha önce başka bir yerde uzun uzadıya anlatmıştım.

Daha hizmete yönelik bir şirket olarak değerlendiriyorum o şirketi. Bilmiyorum sende de zaten aynı şirket var. Belki bu düşünceye katılıyor musun emin değilim. bende daha düşük bir oranda var.

Ben birazdan bahsedeceğim ondan aslında. Şimdi istersen biraz şeyden başlayalım, top down yapalım, küresel ekonomiden başlayalım. Yani 2024'ün ilk yarısı bence hem dünyada hem de Türkiye'de yüksek faiz dönemi olarak geçtirsek yanlış olmaz bence. Sene başında FED, acaba Mart'ta mı indirim yapar, Mayıs'ta mı indirim yapar diye konuşulurken ilk faiz indirim ancak Eylül'de gerçekleşti.

Piyasayı biraz şaşırttı bu aslında. Buna rağmen bence FED piyasa beklentilerini iyi yönetmeyi başardı. Yani 2023 gibi bir negatif yıl görmedik. Sonuç olarak S&P 500'e baktığımızda yılı %23 kazançla kapatmış.

En büyük getiriyi iletişim ve teknoloji sektörü yapmış. Birisi %39, birisi %36. Burada tabii Nvidia faktörü var. Yani %170 gibi bir inanılmaz getiriyi tek başına sırtlıyor Nvidia.

Buna karşılık enerji, sağlık, GİO'lar ve ana metal Türkiye'de olduğu gibi kötü bir yıl geçirmiş. Bu da aslında değer hisseleri dediğimiz blue chip sanayi şirketlerinin başarısız bir performans gösterdiği anlamına geliyor. Bu ülkemizde de benzer şekilde oldu ama bir yerel piyasaya da birazdan değineceğiz bu arada. Birazcık da tahvil piyasasından bahsetmek istiyorum.

Benim yakından ilgilendiğim bir piyasa olduğu için tahvil endekslerine de göz gezdirdim. 2024'ün en iyi tahvil performansı %5.3 ile kısa vadeli HBD hazine tahvilleri olmuş. Bu da tabii normal çünkü yatırımcılar uzun vadeli tahviller yerine kısa vadeyi teveccüh göstermiş.

İşte FED'de faiz indirmeni biraz gecikince bu durum ortaya çıkmış. 2024'te enflasyona baktığımızda Amerika'da enflasyon %2.7 ile sonuçlandı. En son Kasım sonu enflasyonunu alabiliyoruz bu arada.

Mart 2021 seviyelerine geri geldik burada. Enerji fiyatları geliriyor ama tıpkı ülkemizde olduğu gibi globalde de aslında hizmet enflasyonunda bir katılık var. FED bir türlü bu uzun vade hedefi olan yüzde iki var ya, ona bir türlü yaklaşamıyor. Hizmet enflasyonu baktığımızda en son yüzde dört buçuk civarındaydı.

FED de 2025 için bir sürpriz yaptı aslında. Hani iki faiz indirimi olacak dedi. Bu birazcık piyasayı olumsuz etkiledi. Kasım seçimlerinde de Trump'ın seçilmesi tahvil faizlerini çok yüksek seviyelere taşıdı.

Yani 10 yıllık tahvil faizi neredeyse zirvede. Şu an yüzde 4.6 civarında. Yani bakalım önümüzdeki 5 yıllık Trump dönemi neler getirecek sence?

Yani global gelişmeler hakkında sen ne düşünüyorsun? Ben Trump'cıyım açık söyleyeyim. Trump'cıyım çünkü CryptoPro deniliyor ona. Hani crypto tarafına yakın bir isim olduğundan dolayı Trump'cıyım.

Trump 2016'da seçilmişti değil mi? Yanlış hatırlamıyorsam tarih olarak. O tarihte sorsan bana ya bu adamı neden yani nasıl seçiyorlar bu adamı gibi bir fikrim vardı o dönemlerde. Bundan 8-9 yıl önce gidersek çok şaşkınlıkla izlemiştim Trump'ın seçilmesini ama şu andaki düşüncelerim açıkçası 8-9 yıl öncekinden çok daha farklı o konuda.

Trump'ı ben iyi bir aday olarak görüyordum. Seçilmesine de kişisel olarak sevindim. Tabii ki kendi portföyüm gereği de seviniyorum buna. Ama şu konuda birazcık sıkıntı var.

Dediğin gibi enflasyonu acaba tam olarak kontrol altına... Yani küresel çapta bunu söylemeye çalışıyorum. Enflasyon gerçekten tam olarak kontrol altına alındı mı? Bu konuda bence biraz şüphe duymalıyız bana kalırsa.

Benim 2025 strateji raporlarını okuduğum bütün büyük kurumların çoğunda aslında yapışkan bir enflasyon olabileceği gibi böyle çok küçük de olsa bazı yerlerde değindiklerini görüyorum ve tahvil özellikle fiyatlamalarını öne çıkartıyorlar. Bu yıl acaba tahvillerin yılı mı olacak gibi hatta söylemler de var. Onları takip ediyorum biraz. Fakat yani günün sonunda baktığımızda 2024 yılını kapatırken şöyle nelerde, nerelerde getirirler yapılmış diye baktığımızda bir de şunun atlandığını düşünüyorum.

Geçtiğimiz günlerde bunu da görmüştüm. Şimdi biraz önce sen şeyleri verdin. Endekslerin ne kadar arttığını veya işte Magnesfint 7 galiba bu arada şey arttı. Muhteşem Yedili, %80'e yakın galiba toplama arttı diye hatırlıyorum, yanlış hatırlamıyorsam.

Şimdi şöyle bir şey daha yaptığınız zaman, Nvidia'yı S&P 500'den çıkarttığınız anda, Nvidia buradan çıktıktan sonra S&P 500'ün getirisi altında kalıyor. Emerging Markets fonunun, ETF'inin altında kalıyor S&P 500'ün getirisi. Bu ilginç bir... Ben de bilmiyordum bunu.

Evet daha yeni gördüm ben yani bir gün önce falan gördüm bunu onun grafini. Onu çıkarttığınız anda işler değişiyor. Yani o anlamda ben zaten aslında birkaç zamandır şeyden bahsetmeye çalışıyorum. Imergic Markets biraz daha onun çünkü bir döngüsü var.

Yani şu anda da o döngünün diplerinde bir noktadayız. Tabii yüksek teknolojili özellikle Amerika'nın önde gelen Muhteşem Yedilisi önümüzdeki yılda belki yine inanılmaz ayrıştırıcı derecede performans sergileyebilir ama ben gelişmekte olan piyasaların da çok göz ağrıda edilmemesi gerektiğini düşünen taraftayım açıkçası. Çünkü biraz önce verdiğim örnek gibi yani sadece bir şirketin o endeksten çıkması işleri çok değiştiriyor. Bilmiyorum sen ne düşünüyorsun bu konuda?

Güzel temennilerde bulunuyorsun yani 2025... 2028'e kadar bir seçim yok ya bizde de. Evet. Emerging market'e gelecek her türlü direkt giriş bizim için bence olumlu.

İstersen birazcık da yerel piyasalara bakalım. Yani yerel gelişmelerde neler oldu? Açıkçası şey de söyleyeyim bu arada. şeyi de araya sokayım.

Ben şu anda portföyümün çok yani bir küçük bir bölümünü şeye ayırmayı şu anda karar verdim neredeyse. Yani gelişmekte olan piyasaların bir tanesinin ETF'ini almayı düşünüyorum şu anda. Düşünmekteyim bunu. Bu düşüncelerimden dolayı. Özellikle mesela Hindistan'da çok büyük para girişi oldu.

Çin o kadar iyi değil şu aralar. Ama Hindistan ve Malezya benim bildiğim kadarıyla çok büyük para girişi oldu. Pakistan mesela çok büyük sürpriz yaptı bu yıl. İnanılmaz bir getirisi var.

Evet, Pakistan, Tayvan bu yıl çok iyi. Yalnız Hindistan'ı çok fazla övüyorlar, çok fazla şey yapıyorlar ama tabii ki Hindistan'ın geleceği çok parlak görünüyor ve çok genç bir nüfusu var. Bu arada yine geçenlerde gördüğüm bir grafik. Dünyadaki genel olarak doğurganlık oranları yani nüfusun yenilenme oranları da çok çok düşmüş durumda.

Yani bu şekilde giderse eğer gerçekten artık nüfusumuz pik yapacak 2050'lerde falan. Ondan sonra düşüş eğilimine giriyor gibi görünüyor. Mesela Hindistan bu örneklerden bir tanesi değil. Daha şu anda onlar hala büyüyen bir ülke.

Nüfus anlamında da büyüyen bir ülke. Çok da övülüyor. Fakat şöyle, hatta daha ben yine bunu da birkaç gün önce bu gelişmekte olan piyasaları kontrol ettiğim için son zamanlarda biraz burada ne yapabilirim diye baktığımdan dolayı Hindistan'ı da inceleme fırsatım oldu. Geçtiğimiz yıl %5 gibi bir getirisi var Hindistan'ın.

Yanlış hatırlamıyorsam. Son şeye baktığımız zaman, 7-8 yıla da baktığımız zaman neredeyse hiçbir getirisi yok gibi görünüyor. Bunu da söylemem gerekiyor. Yani Değerlemeleri de biraz yüksek gelmişti bana.

Ortalama FK'larını falan kontrol ettiğimde biraz yüksekti yani. Acaba potansiyeli az mı artık bundan sonra diye bir düşündürmüştü yani beni. Birazcık herhalde büyüme için Sahra 6 Afrika'ya falan mı bakmak gerekiyor? Orada böyle doğum oranları çok yüksek ya.

ben şeye bakıyorum güney yarım küreye bakıyorum o da güzel evet öyle söyleyeyim şimdi yerel gelişmelere baktığımızda ise işte 2024 de ilk defa türkiye olarak global piyasalarla uyum içinde hareket ettiğimiz bir yıl oldu yani bence öyle düşünüyorum ben Merkez Bankası ilk çeyrekte faizleri arttırdı, %50 seviyesine çıkardı ve uzun süre orada tutmaya devam etti. Ben bu açıdan aslında şöyle düşünüyordum 2024'ün başındayken. İşte yılan ilk çeyreğe kötü gider. Üçüncü çeyrekten itibaren işte borsa faiz indirimlerini fiyatlamaya başlar diye düşünüyordum.

Hisse seçimlerimi ya da yatarım tarzımı buna göre değiştirmedim ama yani beklentim bu yöndeydi. Piyasa ise tam tersi yönde hareket etti. Faizlerin zirve yaptığı işte Mart ayı, Nisan ayı civarında bir yükseliş trendi başladı. Ve temmuz ayına kadar devam etti.

11.000 puanı aşan bir BİST-100 gördük. Ardından nispeten zayıf bir ikinci yarı oldu ve 9800 civarında kapanan bir yıl gördük. Hep söylüyoruz, seninle de konuşuyoruz podcastlerde.

Yani piyasa zamanlaması yapmak uzun vadede imkansızdır diye. Bu bu sefer kısa vadede de imkansız oldu benim açımdan en azından. Yüksek faizin etkisiyle özellikle işte 2024'ün ilk yarısında ciddi para girişleri oldu ülkemize. Özellikle carry trade dediğimiz yöntemle.

Belki bilmeyenler vardır. Kısaca açıklayayım carry trade'i. Yani işte yabancı yatırımcı kendi para birimi cinsinden borç alıyor ve bunu ya swap kanalıyla ya da direkt olarak TL'ye çevirip yüksek TL faizine yararlanıyor. Ülkemizde faizler yüksek olduğu için şu anda.

Belli bir sürenin sonundaysa parasını tekrar dolara çeviriyor ve kredisini kapatıyor. Araya bir şey sokayım mı buraya? Tabii tabii, buyur. Kahtalı Mıçı'nın Japon Yeni'yle ev kredisi çektiği haberini okudun mu?

Yok, okumadım. Gördün mü? Japon Yeni'yle ev kredisi almış işte. O da bir nevi swap yapıyor aslında.

Kerit et demeyelim buna tam olarak da. Japon Yeni'yle kredi çekmiş Kahtalı Mıçı. Ev almış bu şekilde. Ve Japon Yeni'ndeki de son yıllardaki hareketi biliyorsunuz zaten.

İnanılmaz derecede büyük bir zarardaymış. Onu anlatıyor geçen. Bir paylaşımda gördüm onu. Yine yakın bir zamandaki bir paylaşımda gördüm.

sonra kredisini şeye çevirmiş, Türk lirasına çevirmiş tekrardan. Yani Japonya'da faizler o kadar düşük ki, çok ufak bir faiz artışı bile inanılmaz zarar ettirebiliyor insanları. Yani bu zamanında kredi almış insanları, o yüzden çok dikkat etmek lazım bu tarz para birimlerine. Güzel bir anekdot.

Seni böyle bu arayası girdim ama devam et lütfen sen. Estağfurullah, güzel bir anekdot ama. Yani 2024'te dolar hiç getirmedi desek neredeyse bir yeridir. %18 değer kazanmış dolar TL'ye karşısında.

Para piyasası fonları %60'lara varan bir birleşik getiri yaratmışlar. İşte bu sıcak para girerken Merkez Bankası da bol miktarda döviz biriktirdi aslında. Yani bu rezervleri güçlendirdi. Olası kere-tire çıkışları için işte Merkez Bankası kendilerine bir hareket alanı tanımış oldu aslında.

Zaten sen de biliyorsun 2023'den beri kontrollü bir kur rejimi içerisindeyiz. Yani Merkez Bankası ne böyle çok yükselmesine izin veriyor, ne çok düşmesine izin veriyor. Yani aslında çok olumlu bir seneydi bizim açımızdan. Hem rezervler güçlendi, hem CDS düştü, işte gri listeden çıktık, kredi notumuz arttı derken, tabii hala yatırım yapılabilir seviyenin altındayız ama son 3 yıldaki kötü yönetime nazaran çok iyi bir yıl geçirdik aslında.

Buna rağmen borsa çok iyi performans göstermedi. Yani bir çok iyi performanstan kastımız, bizim hep hafızalarımızda 2022 var ya, 2022 gibi bir yıl olmadı yani. O yüzden insanlar aslında borsa kötü geçti ya da borsa bu aralar kötü gidiyor diye söylüyorlar. Bir de tabii senin söylediğin gibi sanayi endeksinin kötü performans göstermesi ve bizim yatırım tarzımıza, Türk yatırımcısına pek uymayan işte bankalar, sigortalar gibi sektörlerin iyi gitmesi aslında.

Birazcık böyle insanlarda sanki para kazanmamışım algısı yarattı. Yani sen borsa açısından ne düşünüyorsun? Yani birazdan sektörlere de değiniriz. Hangileri en çok kazandırmış?

Sen yerel gelişmelerini nasıl değerlendiriyorsun 2024'te? Şöyle söyleyebilirim şimdi biz biraz galiba para kazanmanın da sınırlarını çizemiyoruz gibi mi gelebiliyor bazen şöyle şimdi bunu ben uzun zamandır yine söylüyorum son özellikle 4-5 senedir pandemi döneminden itibaren Türk borsasının borsa İstanbul'un endeks bakımından baktığımızda biz yüzün dolar bazlı getirisi yanlış hatırlamıyorsam %30'lu yıllıklandırılmış seviyede %30'lu civarlarda ve hatta tüm dünyada bu konuşulan bir şey yani şey gibi aynı biraz önce bizim saydığımız gibi işte Pakistan işte Tayvan gibi ülkeler gibi Türk borsasının çok yüksek bir getiriş sunduğunu geçmişte yani bu son geçirdiğimiz süreç boyunca insanlar övgü dolu sözlerle bahsediyor bu anlamda ama yabancı da bir anlamda gelmiyor yine buna rağmen gelmiyorlar onun başka tabii ki sebepleri var fakat ben şu an durduğumuz yeri çok kötü görmüyorum açıkçası ekonomi bakımından söylemiyorum yani borsa İstanbul bakımından konuşuyorum ve şeye rağmen yani enflasyon muhasebesine rağmen bütün o toz bulutlarına sis bulutlarına rağmen çok kötü bir noktada olduğumuzu hiç sanmıyorum geçtiğimiz yılda aşağı yukarı galiba işte dolar bazlı %10'a yakın bir getiri sağladık yanlış bilmiyorsam fakat son 4-5 yıla baktığımızda biz en üst sıralardayız ve geçen yıl özelinde konuşursak yine 2024 özelinde konuşmak gerekirse o senin demin saydığın işte söylediğin noktalara yani

Haziran-Temmuz aylarına kadar o borsanın yükseldiği döneme kadar biz yine dünyada birinci sıradaydık getir bakımından. %40'a yakın bir getir oranı vardı dolar bazında o ana kadar. O andan sonra zaten biraz geri çekildi ve %10 civarında kapattık yılı. Ben Türkiye piyasalar açısından çok çok umutlu birisiyim yani.

çok sık bunu dile getirmeye çalışıyorum. Uzun vadede, önümüzdeki 4-5 yıllık süreçte de Türkiye piyasalarının yine bu gelişmekte olan piyasalar arasında konuşulan piyasalardan bir tanesi olacağını düşünüyorum kişisel olarak. Böyle diyeyim. Yani yabancı yatırımcı yok diyoruz, yabancı yatırımcı gelmiyor diyoruz.

Yani yabancı yatırımcının gelmesine gerek de yok şu anki pozisyona baktığımızda. Gelmesinler abi, zaten kaçırdılar bütün getiriyi. Bundan sonra da böyle devam ederse o ayrı bir mesele de. Biz bize kazandık işte yani bu gelip gelmemeleri önemli değil benim açımdan yani zaten kazandık.

2019 ve öncesinde yabancı çok yüksek ağırlıktaydı ve bizim yerli yatırımcı tamanımız yoktu neredeyse yani 1 milyonun altında yatırımcımız vardı. Şu anki duruma baktığımızda ise yani halka arzucular vesaire gibi söyleniyor ama sonuçta herkes bir yatırımcıdır benim gözümde. Yani 8 milyonun üzerinde yatırımcı tabanımız var. Fonları saymıyorum.

Bu sadece bireysel liste senedinde olan yatırımcı sayısı. Yani yatırımcı tabanımız oldukça genişliyor ve geliştirmeye devam edecek. Yani yabancı yatırımcı olmasa bile bence bizim kendi borsamızda, kendi yatırımcımızla, kendi yağımızla kavrulabiliriz diye düşünüyorum. Burada önemli olan bir şey var bence.

Bu son geçtiğimiz birkaç hafta içerisinde oldu. BİST-50'de açığa satış işlemini geri getirildi. bu tarz böyle rasyonel adımlar atılmaya devam edilirse mesela bu BİST 100'e genişletilirse ya da BİST 500'e genişletilirse yani en azından böyle çok abartı saçma fiyatlamalar ortadan kalkar borsamız daha böyle etkin bir piyasa haline gelir tabi bu bazılar için kötü olabilir manipülatör dediğimiz kişiler için kötü bir senaryo ama yani sonuçta yeterince tabanı genişlerse bu sefer Yani bu sefer manipülatörlere ve spekülatörlere diyeyim yani. Daha az hareket adını tanımış olacak piyasamız.

Birazcık da böyle daha etkin bir piyasa haline geleceğiz diye düşünüyorum ben. Peki şeye geçelim mi? 2024 yılında... Bunu aslında bu bölümün başında ben kafamda şey olarak atmıştım.

2024 Wrapped. Yani kendi açımızdan da neler oldu. Piyasaları biraz konuştuk. İşte küresel tarafı, yerel tarafı da biraz konuştuk.

Hatta beklentilerimizi de aslında biraz bahsetmiş olduk. Sonunda yine konuşuruz onları ama... kişisel portföylerimiz bakımından, bu yıl sen belki ne öğrendin piyasalar bakımından gibi, bu yılki senin duygu durumlarını ve psikolojini anlatacak biraz onlardan da bahsedelim mi? Tabii olur.

Ben aslında her ay portföy durumumu blogdan yayınlıyorum. O yüzden yakından takip edenler detayları hakimler ama bu yayını ilk defa dinleyenler için yatırım stratejimi kısaca paylaşmış olayım istersen. finansal bağımsızlık portföyümde benim hisse senetleri euro bontlar az miktarda altın ve işte para piyasası fonları var bunların ağırlıkları zamanla değişiyor ama işte hisse senetleri yaklaşık %70 euro bontlar %20 civarında geri kalan da diğer enstrümanlar ve bu portföyümde Kovas stratejisi uyguluyorum. Bunu işte Finansal Özgürlük Kulübü'nün 5.

bölümünü dinleyebilirsiniz bunun için. Portföy Dağılım Stratejileri diye bir bölüm yayınlamıştık. O bölümde daha detaylı olarak bahsetmiştim. Her senenin başında o yıl için ben hedeflerimi belirleyip blogda yayınlıyorum.

Bunların bir kısmı parayla alakalı olan hedefler oluyor. Temeddü geliri olsun, Eurobond geliri olsun, işte finansal bağımsızlık oranı olsun. Bir kısmı ise kişisel hedeflerim oluyor. Belli sayıda kitap okuma, bunlar spor hedefleri olabiliyor, gezi, tatil hedefleri olabiliyor ya da kişisel kendimi geliştirmekle alakalı hedefler olabiliyor.

Örneğin 2023 yılındaki hedeflerimden birisi benim maaş çalışmayı bırakmaktı. 2023 yılında buna ulaştım açıkçası. Bu yıl kendime 7 tane hedef koymuştum geçtiğimiz yılın sonunda. Bu 7 hedeften 4 tanesine ulaşmışım tam olarak.

3 tanesine ise yarım ulaşabilmişim. Hiç ulaşamadığım yani sıfır dediğim bir hedef olmamış. Bu açıdan yarım kalan 3 tanesini 4'e eklediğimde kendime 7 üzerinden 5,5 veriyorum. Bu yıl özellikle yılın ikinci yarısından sonra, Eylül ayından sonra, kızımın okula başlamasıyla işte kendime daha çok vakit ayırdığım bir yıl oldu.

Bol bol kitap okudum, kitap dinledim, spor yaptım, işte rapor, makale okudum. Yani bol bol okudum aslında bu yıl. Okumaya karşı böyle 35 yaşından sonra bitmek bilmeyen bir açlık hissediyorum kendimde. Tıpkı sen de bahsediyorsun zaten bundan.

Hayat boyu öğrenmek sanırım böyle bir şey yani. 35 yaşından sonra ben bir şeyler okumayı kendi kendime sevdirdim diyebilirim. Kişisel benim 2024 yılım böyle geçti. Senin nasıl geçti peki 2024 yılın?

En başta biraz bahsettik ama detaylandırmak istersek. Şöyle bende de kişisel olarak gayet yine güzel geçen bir yıl oldu. Özellikle şimdi eşim de biz bu bölümü kaydederken doğum yapmak üzere. Yani bir gün sonra iki gün sonra doğum yapacak biz bu bölümü kaydederken.

İkiz bebeğimiz olacak. Bütün yıl aslında onları bekleyerek geçti. Yani 9 ay geriye gidersek işte Mart aylarından beri neredeyse Nisan aylarından beri işte bu beklentilerle geçti 2024 yılı benim açımdan. Bu bölüm yayınlandığı anda sen muhtemelen baba olmuş olacaksın değil mi?

Evet, ilk defa baba olmuş olacağım bu bölüm yayınlandığında. Umarım sağlıkla büyütürsünüz. İnşallah, çok teşekkür ederim. Şu an aslında hani babalık yüklendi mi, yüklenmedi mi emin değilim ama şunu hissetmeye başladım tekrar yani ben zaten benim finansal piyasalardaki esas hedefim de her zaman bahsediyorum bundan o.

Nesiller boyu aktarılabilecek bir varlık kalesi aslında inşa etmeye çalışıyorum ben burada. Bu varlık kalesi bölümünde konuşmuştuk zaten biraz. Bunun içerisinde elbette en önemli kısmı ilk bakışta baktığımız zaman para olarak veya sermaye, kapital olarak düşünebiliriz ama ben şey yapıyorum, para, sermaye ve kapital olarak bunu böyle üçe ayırdığımda en üstteki kapitale Bu kapitalin içerisine başka başka şeyler ekliyorum. Yani bu yeni nesillere aktarılacak bilgiler, tecrübeler, işte iyi bir insan olmak ya da en azından şey olmamak yani kötü bir insan olmamak en azından.

Bu şekilde bir kale oluşturmak ve cahil kalmadan işte bilgiye aç bir şekilde, sürekli yeni şeylere açık bir şekilde, öğrenmeye açık bir şekilde ve kendi kendine yetebilen bir kale. Yani bu kalenin içerisinde en altlara geliyor artık o para kısmı işin. Şimdi biraz bunları işte nesillere aktarma kısmında çocuklarıma aktarma fikirleri yavaş yavaş artık onlar tekrar yüklenmeye başlandı bana. Bu yıl güzel bir getir oranı yaratırken hep aklımda o vardı.

Yani önümüzdeki yıllarda da bu getir oranımı korumam lazım ki çocuklarım benden çok çok daha rahat bir hayat yaşasınlar yani şu anlamda yaşasınlar Warren Buffett'ın bir sözü vardı geçtiğimiz günlerde onun ben bir bölümünü yapmıştım şey diyor orada çocuklarınıza diyor onların diyor hiçbir şey yapmayacakları kadar değil en azından bir şeylerle uğraşabilecekleri kadar bir para bırakın gibisinden bir şey söylüyor ben de aslında milyar dolarlar gibi hedeflerim yok kişisel olarak genel olarak baktığımda sadece kendime ve çocuklarıma yetecek kadar Ve hiçbir şeyi yapmadan oturmamıza da izin vermeyecek kadar bir şey aslında o varlık kalesinin içerisinde bence gayet yeterli. Daha fazlasında da pek açıkçası şeyimiz yok, gözümüz yok. Bu bu tarz düşüncelerle geçti 2024 yılı benim açımdan. Yani çok fazla bu aile, bu tip şeyleri düşünmeye başladım.

Sen tabii daha tecrübelisin bu konuda benden. Yani artık belirli bir aşama gelmiş bir baba olarak. Senden de aslında ileride bazı şeyler sorarak belki destek almaya çalışırım diye düşünüyorum. Ama beni biraz duygulandırdı bu yıl yani.

War of Moffat'a örnek alacak olursak çocuğumuza %1 miras bırakmamız lazım. O birazcık şeye kaçıyor yani. kafasızlığa kaşığı. Öyle yapmam ben aynen kesinlikle ama şunu yaparım bak onu ben hep söylüyorum zaten özellikle de çocuklarıma ben zaten bitcoin bırakmayı yani genel olarak bırakma şeye hedefim bitcoin çocuklarıma bırakacağım esas varlık bitcoin fakat şunu sıklıkla söylüyorum eğer ben çocuklarımı düzgün bir insan olarak yetiştiremezsem yani bu senin elinde de olmayan bir şey olabiliyor bazen.

Yani tabii ki onu sen bir hamur gibi yoğurabilirsin ama bir noktada ipler kopabilir veya yani bir şeyler türlü türlü şeyler olabilir. Eğer çocuklarımı başarısız bir baba olarak kötü bir şekilde yetiştirirsem Büyük ihtimalle onlara aynı Buffett'ın yaptığı gibi davranabilirim. Yani %1 falan bırakabilirim tahminim ve şöyle yaparım orada, onu da sık sık zaten dile getiriyorum ben bu miras konularını. Zaman zaman diyeyim, sık sık demeyeyim de.

Bitcoin'de mesela şöyle bir şey var. Şimdi sen öldüğümüz zaman diyelim, mutlaka elindeki o sermaye, kapital işte bir şekilde başka birine aktarılıyor yani. bu gayrimenkul olabilir, arsa, tarla, işte hisse senedi gibi düşünebileceğin bütün varlık çeşitleri kaybolmuyor, birilerine aktarılıyor. Yani onu şey yapamazsın.

Mecbur bir şekilde aktarılacak. Ya da devlete aktarmış olacaksın en kötü ihtimalde. Fakat Bitcoin'de öyle değil. Ben büyük ihtimalle şöyle bir şey yaparım, eğer o noktaya gelirsek Bitcoin şifrelerimi tamamen yok ederim ve bu da şunu sağlamış olur, çocuklarıma değil de bütün Bitcoin'e inanan kişilere aslında bir servet dağıtımı yapmış olurum.

Yani en azından çorbada benim de bir tuzum olur. Onu da şunun için söylüyorum. Bunu Satoshi söylüyor. Şimdi kayıp Bitcoin'ler falan diyoruz ya işte şu anda 1.5 milyon adete yakın bir kayıp Bitcoin'den söz ediliyor.

Şifresi unutulmuş, kaybedilmiş gibi düşündüğümüz zaman bunları şey düşünün diyor. Bütün ağdaki herkese, bütün katılımcılara yapılmış bir bağış olarak düşünün diyor. Ve bana kalırsa mesela Satoshi'nin kendi Bitcoin'lerini kullanmamasının, ortadan kaybolmasının ve onların orada kalmasının esas sebebi de bu. Bütün ağa yapılmış bir bağış bunlar.

Ben de işte aynı şekilde eğer öyle bir problemle karşılaşırsam aynı Satoshi gibi veya diğer yanlış bir şekilde yani istemeden de olsa kaybedenler gibi Bitcoin'lerini, kendi Bitcoin'lerimi kaybederek hayatıma sol vermiş olurum ve bütün ağa bağış yapmış olurum. Sermaye, şirketlerin yaptığı sermaye azaltımı gibi olmuş oluyor. Yani kendi eserlerini geri alıp sermaye azaltarak yakıyorlar ya şirketler. Onun gibi bir şey olmuş oluyor aslında senin yaptığın şey.

Yani takdir edilebilir bir şey. Estağfurullah ne demek. Duygulanıyorum bu konuları, şeyde duygulanıyorum işte çocuklarımı nasıl yetiştireceğim, çocuk nasıl onları ikiz bir de bizim çocuklar şimdi nasıl onları büyüteceğiz. Yani açıkçası böyle.

Biz bir taneyi bile büyütmekte zorlanıyoruz. Yani alt katımızda ikizler oturuyor. Yani onlardan duyuyorum babasıyla, annesiyle konuştuklarımızda. Yani gerçekten zor ikiz, bebek sahibi olmak.

Ama umarım eşiniz, dostunuz yardımcı olacaktır size de. Ki zaten sen de çok iyi bir baba olacağına eminim ben. İnşallah şeyde büyütürsünüz, sağlıklı büyütürsünüz. İstersen 2025 beklentilerine geçelim yavaş yavaş.

Biraz böyle şey yapalım. Kişiselden çıkıp biraz böyle piyasalar hakkında tekrar dönelim. Araya şeyi sokmayalım mı? Portföylerimizdeki gelişmeleri konuşmadık ama tam olarak.

Ben sana bazı şeyler sormak istiyorum orada. Tabi tabi sor. Mesela bu yılı sen getir bakımından, zaten bunu paylaşıyorsun da kendi blog sayfanda. Getir bakımından hangi noktada kapattın 2024 yılı?

getiri olarak dolar bazında. Yaklaşık yüzde otuz getiriyle kapattım. Bu tabi doların ve işte endeksin hafif üzerinde ama para piyasası fonlarının altında kaldı. Ben de bu şekilde tüm portföyden bahsediyorum.

Yani hisse senedi euro bond artı ve diğer tüm varlıkları AUM dediğimiz AUM dediğimiz tek tek ayırmıyorum açıkçası tüm portföyleri portföyü parçaları bölüp her parçayı tek tek hesaplamıyorum. Tüm sahip olduğum mal varlıklarının Artışı olarak hesaplıyorum bu rakamı. Bu şekilde oldu. Yani 2024 benim beklentilerim açıkçası altında kaldı.

Yani 2025'de daha iyi bir beklentim var. Sen iyi geçtiğini biliyorum. Hatta sosyal medyadan gördüm seninkini. Dur dur, araya başka sorular sokacağım daha.

Peki portföy dönüşüm oranın tahmini, belki hesaplamamış olsam bile tahmini olarak ne olabilir portföy dönüşüm oranın? Portföy dönüşüm oranım çok düşük oldu. Yani hesaplamadım açıkçası ama %50'nin altındadır muhtemelen. Yani %30'lar civarında olduğunu düşünüyorum.

Çok fazla işlem yapmadım. Sadece yeni hisseler aldım ve bazı hisseleri sattım. Yani bu 2024 öncesinde benim portföyüm çok sanayi ağırlıklıydı. Şu an hala sanayi ağırlıklı ama biraz perakende sektörü, havacılık sektörüne giriş yaptım bu yıl.

O açıdan sanayiden biraz uzaklaştım açıkçası. Onun dışında konsümür şey dediğimiz, nasıl diyeyim, tüketim tarafında bir şirketim var. Sen ve Ortaz hatta orada. Bir içecek şirketi.

O açıdan, bir de aracı kurum benim portföyümün en büyük ağırlığını oluşturan, yani yaklaşık %25'ini oluşturan bir aracı kurum var. Yani 2021 yılında portföy de birinci sıraya yükseldi. Daha öncesinde değildi. O da liderliğini sürdürdü açıkçası.

Ben hani Peter Lynch gibi kazananların koşmasına izin veriyorum. Yani devam ediyor koşmaya. Bakalım nereye kadar koşacak? Şeye peki bakıyor musun?

Portföyünün yani herhangi bir asetle ne kadar korelasyonu var? Türkiye ile korelasyonum nedir? Veya işte S&P endeks ile korelasyonum nedir gibi böyle onlara bakıyor musun peki portföyünde? Ben açıkçası korelasyonlara bakmıyorum.

Sadece portföyümün getiri açısından endeksle karşılaştırıyorum. Dolarla karşılaştırıyorum ve seçili bazı enstrümanlarla karşılaştırıyorum. Altınla mesela karşılaştırıyorum. işte bu ev hanımları diyoruz ya güncü teyzeler güncü teyzelerle karşılaştırıyorum kendimi korelasyonlara çok bakmıyorum o konuda senden bir şeyler dinlemek isterim açıkçası şeyi tamam şimdi son sorumu soracağım o zaman da sonra devam edip üstüne şey yapalım bitcoin almadığına pişman mısın bu yıl 2024 yılında pişmanım.

Neden pişmanım? Sadece seninle değil başkalarıyla da konuşuyoruz bitcoin konusunu. Yani benim tanıdıklarımdan bitcoin yatırımı yapanlar ya da zamanında yapmış olanlar var. Onlarla konuştuğumuzda da yani onların hedefleri tabi senden daha farklı.

Onlar sadece bitcoin'e değil diğer altcoin'lere de yatırım yapıyorlar. Sen sadece bitcoin'e yatırım yapıyorsun. Bu konuda açıkçası fikirlerim değişmişti benim 2024'te ama yine de yatırım yapmadım. O konuda da açıkçası şu anda şey hissediyorum, bir pişmanlık hissediyorum.

Belki tamam pişman mısın diye sormak şeydi. Pişman mısın derken sen de aslında öyle anlayarak zaten cevaplıyorsun. Alsaydım daha iyiydi yani evet diye anlıyorum ben cevabını. Ama şu var, bu kararını nerede kıracaksın onu merak ediyorum.

Yani şimdi pişman olmak, o yüzden pişman mısın diye sordum aslında. Yoksa herkese sorsak, geçen yıl almak ister miydin diye. Evet keşke alsaydım der de. 10 yıl önce size dönsem mesela portföyünü herkes bitcoin yapar.

Bu hani geçmişe dönük gelecekten bakmak kolay. Tabii ki. Ben aslında Bitcoin'i şu yüzden alamıyorum. Onu sormak istiyorum.

Neden bu kararı alıyorsun diye soruyorsun. Değerleyemediğim şeyi almakta zorluk çekiyorum. Yani değerleyemiyorum Bitcoin'i. Mesela senin bakış açında benim şu anki bakış açım farklı.

Yani ben mesela altını da alamıyorum o yüzden. değerleyemediğim için alamıyorum. Yani değerleyebildiğim şeyleri ancak alabiliyorum ve ki değerleyebildiğim şeylerde kendimi rahat hissedebiliyorum. O yüzden alamıyorum yani açıkçası.

Tamam ama şöyle bir şey var. Şimdi senin elinde sihirli bir değnek yok yani hiçbirimizin elinde sihirli bir değnek yok. Yani portföyümüzü daha iyi dizayn edebilmek için yapabileceğimiz belli başlı bazı şeyler var. Yani neler yapmalıyız?

İşte yani kişisel fikrim tabii ki bu benim. değerleyemiyorsun ya şu açıdan, o yüzden buradan girmek istedim. Yoksa başka çok daha derin konular konuşabiliriz Bitcoin'le ilgili de daha rasyonel tarafta konuşalım şimdilik. Şimdi portföyümüzü olabildiğince çeşitli, yani çeşitli derken burada birbirlerinden farklı asetlerle ama aynı zamanda da bir oranda, belirli bir oranda odaklı ve yani dar bir açıda tutmalıyız.

daha az şeyle daha çok şeyi yapabilmeliyiz bir portföyü dizayn ederken bana kalırsa. Daha az asetle daha fazla çeşitlendirilmiş gibi görünen bir portföy yaratmak bence çok... Bu benim kişisel fikrim tabii buna herkes katılmayabilir ama bunun daha efektif ve verimli bir yöntem olduğunu düşünüyorum çünkü şöyle bir şey var bizim elimizde sınırsız bir kapital yok. Bu kapitalimizi doğru oranlarda dağıtabilmeliyiz.

Şimdi bu açıdan baktığımızda portföyünde Bitcoin'e %1, %5 bir oran vermemek vermekten yani çok daha az riskli. Şimdi sen bu oranı vermediğin zaman bu aset hani dedim ya demin elimizde sihirli bir değnek yok dedim. Bitcoin'e eskiden şey derlerdi Magic Internet Money. Hani sihirli internetin parası gibi bir şey derlerdi.

Şimdi bu aset çeşidi senin portföyünün hem diğer çeşitli her türlü asetle korelasyonunu inanılmaz ölçüde düşürüyor. Korelasyonunu düşürüyor. Aynı zamanda bununla birlikte şarp oranını yükseltiyor portföyünün ve onun yerini alabileceğin belki bin farklı çeşit asetin toplamının yaratacağı getirinin karşılığını tek bir aset sana sunabiliyor. Şimdi bunu neden portföyüne eklemek istemezsin?

Yani onu anlayamıyorum ben. Yani böyle bir asete %1, işte %3 gibi bir payı insan neden ayırmak istemez? Yani S&P 500 endeksini almak yerine veya işte binlerce çeşit farklı şeyle farklı çeşitlendirme yapıp kapitalini bin parçaya bölecek bir portföy kurmak yerine esas yatırım yaptığın şeylere yatırım yapıp bir sigorta olarak garanti demeyelim buna şey diyelim ben bunu bir sigorta olarak görüyorum. Sizin açınızdan düşünürken bu anlamda örneklendiriyorum.

O şekilde bir sigorta %1, %3 buraya ayırmak yani bu bence kritik ve ölümcül bir hata bunu yapmamak. Kişisel fikrim. Böyle açıklayayım en azından. Bilmiyorum sen ne düşünüyorsun bu konuda?

Yani ben aslında aynı noktadayım çünkü yani Bitcoin olmayabilir başka bir Bitcoin'den daha yüksek getiri elde eden bir etmiş bir enstrüman düşünelim mesela. Yani bu da korelasyonu yine negatif bir enstrüman düşünelim. Yani sadece Bitcoin üzerinde değil. Ben o enstrümanı da değerleyemiyorsam o enstrümanı da alamıyorum portföyüme.

Ya bu birazcık şey benim yatırım prensiplerimle alakalı diyeyim yani. Yatırım prensiplerime değerleyemediğim enstrümanları almamak gibi bir yatırım prensibim var. Tabi sen söylüyorsun %1, 3, 5 neden ekleyemiyorsun portföyüne? Tabi ki ekleyebilirim yani bunu eklerim.

Kimseyle de paylaşmam mesela. Paylaşmak zorunda da olmam. Bu yatırım prensibimi bozmamış olurum. Şimdi insanlara karşı sonuçta bir online bir şeyim var değil mi?

İnsanlar beni tanıyorlar, biliyorlar. Yani Ama bu kendime ve o insanlara karşı dürüst olmamış olurum bu şekilde. Yani bu açıdan ben yatırım prensibimi bozmayacak şekilde hareket etmeye çalışıyorum açıkçası. Bu getirimini negatif olarak etkileyebilir kısa vadede.

Ama uzun vadede ben şu anki pozisyonuma memnunum açıkçası. Ama yani gelecekte seninle bir 20 bölüm daha yaparsak belki fikrimi değiştirebilirsin. Olabilir, olabilir. Tamam bir bakalım bakalım.

Ben merak ediyorum acaba hangi noktada ikna edeceğiz seni, onu merak ediyorum açıkçası. Peki, 2025'ten ne bekliyorsun? O konuda biraz top sana atıyor, hep sen sıkıştırdın beni. 2025'ten ne bekliyorsun globalde, Türkiye olarak globalde? Ben aslında global çapta biraz karamsarlığım var ama bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğiyle ilgili çok bir fikrim yok.

şu anda biraz tepe noktalarda olduğumuzu, artık coşkunun son noktalarına yaklaşmaya başladığımızı sanki biraz düşünüyorum. Bunu geçtiğimiz yıl içerisinde yani 2024'ün içerisinde Howard Marks'ın bir kolay para diye bir mimosu vardı. Orada aynısını anlatıyordu. Artık bu kolay para döneminin sonuna geldik ve bunun toparlaması bir kriz eşliğinde gerçekleşebilir gibisinden bir şeylerden bahsediyordu.

Ben de biraz ona yakınım ama bunun Ne zaman gerçekleşeceğini açıkçası hiçbir fikrim yok. Şimdi yani sonsuza kadar bu şekilde yükselemeyiz. Özellikle Amerika tarafına baktığımızda son 2-3 yılda çok ciddi bir şekilde yükseldi Amerika tarafı. Bunun elbette herkes kabul eder ki sonsuza kadar bu şekilde süreceğini tahmin edemeyiz.

Bir yerde bir... Ben şey bekliyorum açıkçası. Aynı 2000 krizi gibi, 2008 krizi gibi bir şey gibi değil. Covid gibi değil.

Covid'de flash crash diyebileceğimiz tarzda bir şey olmuştu. Yani hemen arkasından toparlamıştı piyasalar bildiğin gibi. daha derin bir kriz açıkçası beklentim var ama bunun hangi vadede gerçekleşebileceği ile ilgili pek bir fikrim yok. Uzun vadede ise Türkiye tarafına geri dönersek, Türkiye'den umutluyum ben.

Ayrıştırıcı bir getiri oranını sunamayacağını düşünüyorum ben uzun vadede Türkiye'nin. Kişisel fikirlerim bu. 2025'te şey anlamında konuşursak, yani sadece 2025 anlamında konuşursak. Portföyüm açısından konuşmak gerekirse getiri bakımından yine ben biraz makul hedefler koymaya çalışıyorum.

Sonra iyi sonuçlar çıkarsa çok daha sevinmiş oluyorum. Geçtiğimiz yılda aynı böyle olmuştu. Dolar bazında işte %20 civarında maksimum bir getiri oranı. Yani şey anlamında söyleyeyim onu.

Şimdi NEX zaten S&P500 %20'nin üzerinde artıyor zaten 2 yıl boyunca. Onu aslında kendime benchmark gibi hani dolar bazı derken onu şey yapıyorum. Esas nihai hedef olarak da yine enflasyonu şimdi %30 civarında kabul edersek eğer 2025 yılının sonunda, onun üzerinde kalmak esas hedefim benim de. Yani bu şekilde hedeflerimi özetleyebilirim portföy bakımından.

Senin hedefler nasıl? Yani ben aşkıcası Trump'ın birazcık daha böyle aklı başında ve oturaklı bir yönetim sergileyeceğini düşünüyorum. En azından öyle umuyorum diyeyim. Yani bir Ukrayna savaşını bitirmeye çalışacak önce.

Ticaret savaşları yine olacak ama birazcık daha böyle yavaş tempoda olacağını düşünüyorum. Bence tavir fiyatları çok irasyonel hareket ediyor. Yani %4.6 bence olması gerekenden bayağı yüksek bir rakam.

Yani sen de bahsettin işte özellikle Nasdaq tarafında birazcık şişli değerlemeler ama işte Bu yapay zeka teması da var. Açıkçası o konuda da kararsızım. Yani yapay zekanın neyi değiştirebileceği konuslara kararsızım. Bu açıdan benim Amerika tarafında endeks fonları alıyorum zaten.

Bu yatırımım devam edecek. Türkiye borsasına baktığımızda ise bence 2025 bir geçiş yılı olacak. Yani özellikle sen de bölümün başında bahsettin. Enflasyon muhasebesinden dolayı şirketler böyle net kârları oldukça düştü.

İşte Favök'ten net kâra geçerken oldukça farklılıklar var çoğu şirkette. Bence bu yüzden dağıtılan temeddülerde oldukça yüksek bir düşüş göreceğiz. Hem yüksek faiz ortamında işletme sarmayesi ihtiyacı olması sebebiyle hem de enflasyon masabesinden dolayı daha az temeddü dağıtacaklarını düşünüyorum şirketlerin. Bu yüzden bence asıl temeddü yatırımcıları ya da temeddü pasif gelir elde etmek isteyenler için 2015 yılının bir geçiş yılı olacağını düşünüyorum.

2026 yılının asıl temeddü yılı olacağını düşünüyorum. Bence 2025 yılı güvendiğiniz, karını arttıracağını düşündüğünüz şirketlerde ortaklık paylarını arttırmak için bir fırsat olabilir bu yüzden. 2025 sanayi için bence mükemmel bir yıl olmayacak ama hem Avrupa'daki faiz indirimleri hem de talebin güçlenmesi yurt dışında bence 2024'den daha iyi olacak 2025 sanayi için. Benim portföyümde sanayi dışında aracı kurumlar, perakende ve havacılık var.

Aracı kurumların açıkçası iyi gideceğini düşünüyorum. Hem borçlanma maliyetleri azalıyor, hem de borsada hacimler artıyor. Perakende tarafında mağaza büyümelerini sürekli olarak arttıran bir şirketi ortağım. Bu da inorganik büyüme yaratıyor şirkette.

O yüzden o kısım devam ediyor açıkçası benim için. Havacılık da yine 2025'te çok iyi olacak bence. 2024'te beklenenden daha iyiydi. 2025'te de iyi olacağını bekliyorum.

İşte global seyahat isteği, pandemi öncesi seviyeleri aştı ve devam ediyor artmaya. Bizim havacılık şirketlerimiz de Bence yurt dışındakileri benzerlerine göre daha iyi yönetiliyorlar. Pazar paylarını da arttırıyorlar. Bence bunu gösteriyor aslında.

Bunun dışında bir içecek firman var ve tekstil firman var seninle ortak olduğumuz. Orada da büyümelerin devam edeceğini düşünüyorum. Zaten duopol bir pazar, içecek tarafı. Şirketi de iyi yönetiliyor.

Rakibi de bu aralar sıkıntılarla boğuşuyor. Belki de pazar payını arttırmak için kullanabilir bu. Güzel bir fırsat aslında. Güzel bir fırsat oluşturabilir evet.

Ben açıkçası hem globalde hem de yurtdışı ve kişisel portföy tarafında böyle bir 2025 bekliyorum. Var mı senin eklemek istediğin bir şey? Yok, ekleyeceğim başka bir şey yok benim de. Yine iyimseriz piyasalar açısından.

Sen de öylesin galiba zaten. Ortaj olarak iyimser oluruz zaten. Aynen öyle, iyimser olmak zorundayız bence. Şeyi biraz beni korkuttun ama temettü konusunda... ...2025'in benim beklentim biraz daha şey deyince... ...sen öyle deyince biraz korkuttun beni orada da.

Yani ne anlamda, ne kadar düşünüyorsun emin değilim ama... ...çok uçuk kaçık bir düşük oran temettülerde pek beklemiyorum ben. Yani ben 2024'e göre açıkçası real büyüme beklemiyorum temeddülerde.

Yani enflasyonun altında büyüyecektir temeddüler. Çünkü ülkemizde temeddü geleneği olan şirketler genellikle sanayi şirketleri biliyorsun. Sanayi şirketlerinde 2024 ciroları ve işte karlılıkları pek iyi gitmedi. Bu yüzden toplam şirketlerin dağıttığı temeddülerde bir real düşüş olacağını düşünüyorum açıkçası.

Bir spesifik olarak mesela senin portföyündeki bir şirket tabii ki 2024'e göre yüksek temettü dağıtabilir, o ayrı bir konu. Ama genel toplam dağıtılan temettülerin düşeceğini düşünüyorum ben. Bu arada onun ben bir çalışmasını çıkartmıştım. 1986 yılından itibaren Borsa İstanbul'un temettü verim yüzdesi ne kadardır diye bir çıkartmıştım ben onu.

Şu an rakamlar tam aklımda değil ama. Bahsettiğin şey gerçekten de öyle. Verim sürekli düşüyor temettü verimi uzun vadede. Yani şu an galiba emin olmuyorum, bundan emin değilim ama %2 küsurlara gelmişti diye hatırlıyorum.

Yanlış hatırlamıyorsam en son 6-7 ay önce bakmıştım. Yani rakam biraz yanlış söyleyebilirim. O civarlarda bir yere gelmişti fakat bu bir düşüş eğilimindeydi. Onu kontrol etmiştim geçmişte.

Bu yani temettü konusu benim için önemli bir konu. Yani şirketlerin bir önceki bölümde de bahsetmiştik. Ben bir noktada temetbü vermesi gerektiğini düşünüyorum. Yani o şirket büyüme aşamasını vermiyor bilir ama bir noktada vermesi gerekiyor.

Bu bence piyasadaki sermaye yapısını yani buradaki bireysel yatırımcıların ortaklık kurma hissiyatını da birazcık sermaye hissiyatını da güçlendirici bir şey olarak değerlendiriyorum. Doğru düşünüyorsun yani benim söylemek istediğim şey şu an hala yüksek faiz var. Faiz indirimi sürecine girmemiş olmamıza rağmen yüksek faiz var. Bu yüzden işletme sarmayesi ihtiyacı olacaktır diye açıkçası ben temettü dağıtma oranlarının düşeceğini düşünüyorum.

Örnek veriyorum bir şirket 180 temettü dağıtıyorsa %60 dağıtacak artık. Ondan dolayı dağıttığı net temettüde bir düşüş olacak diye düşünüyorum. Umarım yanılırım yani ben de temettü gelirini çok seviyorum. Temettü dağıtmasını çok önemsiyorum şirketlerin.

Umarım yanılırım ve yüksek nöbette dağıtılan bir yıl olur 2025. Ya şey de yapmasın, öyle anlaşılmasın. Bütün varın yoğunu bize versin, biz istiyoruz. Yapmayalım da makul oranlar da vermesi gerekiyor bana kalırsa.

Dedim bahsettiğim konuyu aslında başka bir zaman belki bölümlerin birinde konuşabiliriz. 2025 yılında şirketlerin neler bekliyor gibi bir şey. İşletme sermaye ihtiyacının artacağından bahsettin veya faiz oranları, enflasyon oranlarıyla yine bağlantılı bir şekilde borçlanma şirketlerin bu tarz konulara da belki girebiliriz. benim bilmiyorum başka eklemeyeceğim bir şey kalmadı.

O zaman bizi dinleyenlere teşekkür ederiz. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın. Herkese mutlu ve bol kazançlı bir 2025 yılı diliyorum ben de.

Görüşmek üzere. Bol kazançlar herkese.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)