
2.252 kelime · ~11 dk okuma
Hayır! Yapma! Yapma! Bırak! Bırak! Bırakın
lan karımı! Dur! Durun lan şerefsizler! Durun dedim size! Ne yapacağım ben şimdi? Siz, siz iyi misiniz? Arabadan attılar sizi sanki az önce. Bir şey oldu mu? Bir yerinizde bir şey var mı?
Yakınlarda karakol var mıydı? Benim karımı kaçırdılar. Ben Sezgi Aksu. Burası Karanlık Dosyalar. Bugün sizlere Ani Devani'nin tatlı bir rüya gibi başlayan balayının nasıl dehşet verici bir kabusa dönüştüğünden bahsedeceğim. Ne dersiniz? Film senaryolarını aratmayan bu hikayenin derinliklerine inmeye hazırsanız başlayalım mı?
Anni ve Shriyan Devani, Hindistan'ın başkenti Mumbai ile 3 gün 3 gece süren şaşalı bir törenle dünya evine girerken, tüm davetliler bu evliliği kutluyor ve genç çifti büyük bir mutlulukla tebrik ediyorlardı. Hindoça ve Devani'ler çocuklarının mutlulukları için hiçbir masraftan kaçınmamış, bu düğün için 200 bin sterline aşkın masraf yapmışlardı. Ani varlıklı bir ailenin kızı olsa da bu varlık Devani ailesininkiyle mukayese edilemezdi. Zira Devani'lerin serveti öyle bir noktadaydı ki, damat Şirin Devani henüz 30 yaşına bile girmeden milyarder olmayı başarmıştı.
Dillere destan bu düğünün aylar süren hazırlık süreci boyunca oldukça yorulan genç çift için şimdi dinlenme ve eğlenme zamanıydı. Fakat Anni'nin balayında nereye gideceklerine dair hiçbir fikri yoktu. Kardeşine söylediğine göre tüm balayı detaylarıyla Shireen ilgilenmiş, Anni ise karşılaşacağı sürprizlerden bir haber, yalnızca bugünün gelmesini beklemişti. Genç çiftin uçağı 12 Kasım 2010 günü Güney Afrika'nın başkenti Cape Town'a iniş yaptı. Bir an önce otellerine ulaşmak isteyen ikili ünlü markalara ait bavulları, tasarım kıyafetleri ve pahalı aksesuarlarıyla çıkışa doğru ilerlerlerken herkesin gözü istemsizce onlara kayıyordu. Gelmeden önce otele transfer için araç ayarlamamışlardı. Fakat neyse ki bulmaları çok da zor olmadı.
Üstelik buldukları aracın şoförü Zola Tongo, yol boyunca onları güler yüzle ağırlamış, geçtikleri yerler ve Güney Afrika hakkında bilgiler vererek iyi vakit geçirmelerini sağlamıştı. Bu nedenle Shrien, Balayı boyunca araca ihtiyaçları olduğunda Tongo'nun kendilerine eşlik etmesini teklif etti. Böylelikle her seferinde taksi aramak zorunda kalmadan rahatça yolculuk edebilirlerdi. Nihayet otele vardıklarında Anni derhal odasına çıkmış, Shrien ise 10-15 dakika daha Tongoyla konuştuktan sonra otele giriş yapmıştı. Anni ve Shrien tüm evlilik sürecinin, düğünün ve yolun yorgunluğunu atmak için o geceyi ve ertesi günü tamamen dinlenerek geçirmeyi tercih ettiler. Fakat ertesi akşama programları vardı.
Schrien, şehrin en ünlü ve lüks restoranlarından biri olan 96 Winery Road'da romantik bir akşam yemeği için yer ayırtmıştı. Sözleştikleri gibi saat 19.30'da şoförleri Zola Tongo, onları istedikleri restorana götürmek üzere otelden aldı. Fakat henüz yoldayken romantik bir akşam yemeği havasında olmadıklarını fark eden ikili, daha hafif bir şeyler yemek ve daha salaş bir ortamda takılmak istediklerine karar verdi. Neyse ki Tongo etrafı avucunun içi gibi biliyordu. Onun önerisine uyan Annie ve Shrien mütevazi bir restoranda yemeklerini yedikten sonra otele dönmek üzere tekrar araçlarına binmişlerdi ki bu kez de bastıramadıkları bir merak duygusuna kapıldılar.
Hey, Tongo baksana. Bize biraz etrafı gezdirmeye ne dersin? Tabii efendim. Nasıl bir yere gitmek istersiniz? Cape Town'un en ünlü caddelerinde güzel... Yo, yo, yo, yo. Turistik yerleri görmek istemiyoruz. Gerçek Güney Afrika'yı görmek istiyoruz. Anlıyor musun? Tabii efendim. Çok iyi anladım. O zaman eşsiz bir deneyime hazır olun. Tongo'nun direksiyonu Google Auto'ya kırdığı o an... ...aracın içindeki üç kişinin hayatının da kırılma anı olacaktı.
Gugulatu, gerçek Güney Afrika'yı görmek için uygun bir seçimdi. Zira Cape Town'un turistik kısımları ya da zengin beyazların yaşadığı bölgeler, Güney Afrika'nın yalnızca görünen yüzüydü. Ülkenin tarihi maalesef oldukça kirli ve kanlıydı. Öyle ki başta siyahiler olmak üzere beyaz olmayan ırklara karşı uygulanan ayrımcılık 1950'li yıllarda devlet politikası haline gelmişti.
Apateid rejimin yıkıcı etkileri bugün ülkede hala izleri silinemeyen korkunç bir bölünme yaratmıştı. Bu sebeple maalesef Güney Afrika'da suç oranı çok yüksek, ülkenin turistlere gösterilmeyen taraflarında şiddet eylemleri ve karışıklıklar had safhadaydı. Hatta kayıtlar 2005-2010 yılları arasında sadece Gugulatu'da yılda yaklaşık 140 cinayet işlendiğini gösteriyordu. Her iki buçuk günde bir insan öldürülüyor demekti. Polisin bile uğramayı pek tercih etmediği bu bölgelere yabancı birilerinin girmesi de oldukça riskliydi tabii ki. Hele ki geceleri. Tongo'nun tüm bu tehlikeleri bilmeme ihtimali yoktu. Ancak yine de misafirlerini Gugulatu'nun karanlık sokaklarına götürmekte tereddüt etmemişti.
Annie ve Shurien, Guglielato sınırlarına girdikleri anda adeta farklı bir ülkeye adım atmış gibi hissetmeye başlamışlardı. Burada Cape Town'da gördükleri gibi lüks binalardan, steril caddelerden eser yoktu. Etraflarını derme çatma evler, kirli sokaklar ve puslu bir hava sarmıştı. Dışarıda çok fazla insan olmasa da köşe başlarında toplanmış erkek grupları gelip geçenleri merakla izliyor, yabancı olduğu metrelerce öteden belli olan bu lüks araca ve içindekilere laf atmaktan da çekinmiyorlardı. Gugulatu'nun karanlık sokaklarından ve tehditkar insanlarından korkmaya başlayan Annie ve Shryan bu kadar gerçek Güney Afrika deneyiminin yeterli olduğunu düşünerek Tonga'ya otele dönmek istediklerini söylediler.
Fakat artık her şey için çok geçti. Asıl korku dolu dakikalar şimdi başlıyordu. Kimleri görüyorum ya? Siz buralara gelir miydiniz? Bak bak bak, selam sabah yok. Hiç yakıştıramadım ha. Bir anda arabanın etrafını saran adamları gören Ani ve Şirin ne yapacaklarını şaşırmış halde korku dolu gözlerle birbirlerine bakmaya ve telaşla neler olduğunu sormaya başladılar.
Tongo soğukkanlılıkla adamları sakinleştirmeyi denese de bu çabaları pek de başarılı olacağa benzemiyordu. Kes lan artık! Bugün mü oynuyoruz burada? Tamam yeter lan! Aç şu kapıyı! Aç! Aç! Bilmiyor musun oğlum? Aç şu kapıyı yoksa beynini dağıtırım senin.
Atılan Tongo'nun ardından şöför koltuğuna oturan adamlardan biri, aracı hızla bilinmezliğe doğru sürmeye, diğeri ise arka koltuktaki konuklarla ilgilenmeye başladı. Annie ve Shrien adamların bir dediğini iki etmiyor, kendilerini bırakmaları için yalvarıyorlardı. Üzerlerindeki tüm nakit ve değerli eşyaları bir saniye bile düşünmeden teslim etmelerine rağmen onları bırakmıyor, şehrin ara sokaklarında amaçsızca dolaştırmaya devam ediyorlardı. Bir süre sonra Anni'nin ağlamalarına daha fazla dayanamayan adamlar ona zarar vermeyeceklerini söyleyerek yavaşladılar. Bunun üzerine Anni biraz daha sakinleşmişti. Fakat bir anda beklemediği bir şey oldu. Arabanın kapısını açan adamlar bir anda Şirin'i aşağıya iterek hızla yollarına devam ettiler.
Adamların karısını kaçırması üzerine şoka giren Srihan, çevredekilerin yardımıyla polise ulaşarak Ani'den bir haber gelmesini beklemeye başladı. Fakat çok geçmeden acı haber geldi. Ani Devani'nin cansız bedeni ertesi sabah yol kenarında terk edilmiş aracın arka koltuğunda bulunmuştu. Annenin ailesi bu korkunç haberi sindirmeye çalışırken polis hızlı bir şekilde aksiyon alarak bu cinayetin sorumlularını bulmak için kolları sıvadı. Zira bu kadar zengin ve tanınan insanların Balayı için geldiği Güney Afrika'da böyle bir olay yaşaması ülkenin itibarı açısından yeterince kötü bir olaydı.
Bir de bu olayın sorumlularının bulunamaması turizm gelirlerini ciddi şekilde etkileyebilir, üstelik çok yakında ev sahipliği yapacakları 2010 Dünya Kupası etkinliğine de gölge düşürebilirdi. Bu sebeple ekipler araçtaki parmak izlerini ve diğer delilleri hızla toplayıp değerlendirerek kısa süre içinde Ani Devani cinayetinin şüphelileri olarak Zolil Mingeni, Mizwa Madoda Kuabe ve Zola Tongo'yu tutukladı. Annie ve Shireen Devani çiftine iki gündür eşlik eden şoför Zola Tongo'nun şüpheliler arasında yer alması şok etkisi yaratmıştı. Fakat bu kadarla bitmiyordu. Asıl büyük şok bundan sonra yaşanacaktı. Tongo'nun mahkemeye verdiği ifadeye göre Annie Devani cinayetinin tek sorumlusu, her şeyi planlayan kişi eşi Shireen Devani'den başkası değildi. Peki böyle bir şey gerçekten olmuş olabilir miydi?
Şimdi kısa bir ara verelim. Dönüşte dosyamıza kaldığımız yerden devam edeceğiz. Zola Tongo'nun anlattıklarına göre yaşanan her şeyi Shrien Devani planlamıştı. Söylediğine göre Tongo, cuma gecesi çifti havaalanından alıp otele getirmiş, Annie Devani vardıkları gibi odasına çıkmış, bavulları indirme ve ödeme aşamasında Tongo ve Shrien yalnız kalmıştı.
Tongo aracına binmiş gitmek üzereyken, Shrien Devani onu durdurdu. Bir saniye, bir dakika beklesene. Buyurun. Sana bir şey soracağım, bir iş var. Adam lazım, sen yapabilir misin? Anlamadım, ne işi? Birinden kurtulmak istiyorum. Yok yok, öyle bir şey yapamam. O zaman yapabilecek birilerini bul. Bak, bu işi becerirseniz size çok iyi para vereceğim.
Peki tamam ama kimden kurtulacaksınız? Karım. Karımdan kurtulmak istiyorum. Bu konuşmanın üzerine Zola Tongo hemen o gece bu işi yapması için Zolil Mingeni ve Mizwamado Daquabe ile anlaştı.
Ertesi gün, yani cumartesi sabahı, Shrien Devani ile buluşup her şeyi en ince detaylarına kadar planlamışlar, hatta sonrasında yapacağı ödeme için birlikte döviz bozdurmaya bile gitmişlerdi. Akşamınaysa, Tongo hiçbir şey olmamış gibi çifti yemeğe götürmek üzere otele geri gelerek, zavallı Annie'yi ölüme götürmek üzere aracına bindirdi. Söylediğine göre bu yolculuk esnasında bile Shurien kendisine mesajlar atarak her şeyin yolunda olup olmadığını teyit etmişti. Tongo'nun tüm bu anlattıkları delillerle ortadaydı.
Her ne kadar ses olmasa da otel kameralarından, Shrien ve Tongo'nun baş başa bir takım konuşmalar yaptığı tespit edilmiş, döviz bürosuna gittikleri görülmüş, mesajlar silindiği için içeriğine ulaşılamasa da araç içindeyken mesajlaştıkları anlaşılmıştı. Yemek çıkışı gerçek Afrika'yı görmek istemeleri de anlık bir merak değildi Tongo'ya göre. Gugulatu'ya gittiklerinde Mingeni ve Kvaben'in hangi köşede bekleyecekleri, aracın nasıl saldıracakları, önce Tongo'yu, sonra da Shryan'ı zarar vermeden araçtan nasıl atacakları ve ardından Annie'yi nasıl öldürüp kaçacakları da daha önceden konuşulmuştu. Üstelik savcılık Annie'nin öldürülmesinden hemen sonra Zola Tongo'nun otele gelip Shryan Devani ile görüştüğünü de fark etti.
Bu görüntülerde Şirin, annenin ailesiyle birlikte lobide otururken, Tongo'yla görüşmek üzere kalkıyor, elinde bir zarfla bir odaya girerek Tongo'yla görüşüyor, çıktıklarındaysa Şirin'in elindeki zarf Tongo'nun elinde duruyordu. Savcılığa göre her şey açık, suçlu ortadaydı. Fakat bu konuda Şirin Devani'nin avukatlarının da bazı diyecekleri vardı. Onlara göre savcılığın iddialarının kabul edilebilir bir tarafı yoktu. Devani'nin ilk kez geldiği bir ülkede, ilk kez karşılaştığı bir insan olan taksi şoföründen karısını öldürmesini istemesi başlı başına bir saçmalıktı. Kaldı ki Tongoy'la 10 dakika fazladan konuşmuş olması da döviz bürosuna gitmesi de cinayet planı yaptığını göstermezdi. Savcılığın cinayet parasının ödendiğini iddia ettiği görüntü ise tamamen bir niyet okumadan ibaretti.
Evet, ödenen bir para vardı. Fakat bu para cinayet karşılığı olarak değil, Tongo'nun şoförlük hizmeti için ödenmişti. Srihan'ın avukatlarına göre Tongo, havaalanında Devani'leri ilk gördüğü anda onların zengin olduğunu anlamış ve büyük bir soygun yapmayı planlamıştı. Önce onları güler yüzüyle etkilemiş, sonra çeşitli manipülasyonlarla Gugulatu'ya götürmüş ve bu olayın yaşanmasına sebep olmuştu. Şimdi de tüm suçu Srihan Devani'ye atıyordu.
Üstelik savcılıkla yaptığı anlaşma gereği bu itirafı sebebiyle ceza indirimi alacak, bu sayede Güney Afrika'lı yetkililer de olayı hızla çözmüş gibi görünerek ülkelerinin itibarlarını da turizm gelirlerini de korumuş olacaklardı. İddia ve savunma makamı arasındaki bu delil sunma, çürütme, yeni iddia ve delil gösterme süreci oldukça uzun sürdü. İki yanında kendine göre haklı tarafları var gibi görünüyor, bir gün savcılığın eli güçleniyorsa, diğer gün savunma üste çıkıyordu. Fakat her şey motivasyon noktasında kitleniyordu. Avukatların söylediğine göre, Shreyan Devani'nin Anni Devani'yi öldürmek için hiçbir motivasyonu yoktu. Peki gerçekten öyle miydi? Shreyan'ın maddi durumunun oldukça iyi olduğu ve günden güne artarak çoğaldığı ortadaydı.
Dolayısıyla bu cinayeti maddi sebeplerden dolayı işlemiş olma ihtimali pek gerçekçi değildi. Çiftin ilişki dinamikleri ise biraz kafa karıştırıcı görünüyordu. Zira Annie ve Shrean'ın ilişkisi ne ilk görüşte aşkla başlamış ne de peri masalı gibi devam etmişti. Annie, Shrean'la aile geçmişleri benzer, yaşları ve konumları uygun olduğu için Teyzes tarafından tanıştırılmış, ilişkileri de bu şekilde başlamıştı.
Annie başlarda oldukça mutlu ve heyecanlı görünüyordu. Shrien iş yerine sürekli çiçek gönderiyor, ona son derece nazik ve sevecen yaklaşıyordu. Hatta evlilik teklifi için Annie'yi özel jetle Paris'e götürmesi genç kadının ayaklarını yerden kesmişti. Fakat evlilik hazırlıkları sırasında Shrien'la daha fazla zaman geçiren Annie'nin düşünceleri yavaş yavaş değişmeye başladı.
Shria'nın evlenmeden önce cinsel birliktelik yaşamak istememesi, Annie'yi düşündürüyordu. Bu, daha önceki ilişkilerinde rastlamadığı bir şeydi. Ayrıca Annie, kardeşi ve kuzeniyle yaptığı konuşmalarda en çok Shria'nın kontrolcülüğünden şikayet ediyor, kirli kıyafetleri çamaşır sepetine atmadan önce katlamaması, tatlı yemesi, eşyalarını odada dağınık bırakması gibi küçük şeyler için onu azarlamasından bıktığını söylüyordu. Öyle ki, Annie düğünden üç hafta önce bu tartışmalar sebebiyle, Shreia'nla birlikte yaşadıkları otel odasını terk etmişti. Kardeşi tüm bunları düğün stresine bağlayıp onu rahatlatmaya çalışsa da Annie, daha evlenmeden yanlış bir karar verip vermediğini sorgulamaya başlamış, hatta töreni iptal etmeyi dahi düşünmüştü. Fakat Annie ve Shreia'nın bu inişli çıkışlı ilişkisi, cinayet işlemek için yeterli bir motivasyon olarak kabul edilemezdi.
Savcılık, Shreya'nın motivasyonunun ne olduğunu çözmeye çalıştığı esnada ortaya çıkan bir tanık tüm dengeleri değiştirecekti. Munich'te tanınan erkek bir eskort olan Leopold Leiser, polislere Shreya'nın eski bir müşterisi olduğundan bahsetmiş, gazetelere verdiği röportajlarda, düğününden önceki aylarda Shreya'nla tuhaf cinsel ilişkiler için üç kez ücretli seans gerçekleştirdiğini ifade etmişti. Ayrıca iddiasına göre, Srihan evlenmek üzere olmasına rağmen bunu asla istemediğini söylüyordu. Şirin Devani tüm bunları ivedilikle reddetse de birkaç hafta sonra ortaya çıkan diğer bir kişinin açıklamalarını engelleyemedi. Adam Şirin'le gay fetiş kulüpte buluşarak defalarca kez cinsel birliktelik yaşadıklarını itiraf etmişti. Savcılık artık emindi. Şirin Devani kimseye itiraf etmese de homoseksüel bir adamdı ve herkesten gizli, farklı bir hayat yaşıyordu.
Anni Devani ile evliliğinden sonra gerçeklerin ortaya çıkmasından korkmuş ve bu sebeple kadından kurtulmaya karar vermişti. Yargılama neticesinde yaptıkları anlaşmalar da dikkate alınarak Tongo 18, Kuabe 25 yıl hapis cezasına mahkum edildi. Üstelik şartlı tahliye imkanı da sunulmuştu. Anlaşma dışında kalan Mingeni ise şartlı tahliye imkanı olmaksızın ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Fakat Shireen Devani İngiltere'de olduğu için yargılaması gerçekleştirilememişti. Güney Afrika'nın şüphelinin iadesi talebi ise nihayet 2014 yılında karşılık buldu. İade edilen Shireen Devani mahkemede tüm iddiaları reddetti.
Homoseksüel değil, biseksüel olduğu itirafını da yaptıktan sonra Ani Devani'ye kesinlikle zarar vermediğini söyledi. oldukça zor bir yargılama süreci geçirilmiş, sonunda sıra karara gelmişti. Yargıç, Shrien Devani'yi suçla ilişkilendiren güvenilir bir kanıt olmadığı, başta Zola Tonga olmak üzere itirafçıların beyanlarının çok sayıda çelişki içermesi ve dosyadaki diğer tutarsızlıklar sebebiyle, delil yetersizliğinden dolayı Shrien Devani'nin beraatine karar verdi. Fakat bu sonuç kamuoyunda büyük tartışmalar yarattı.
Şirin Devani'nin suçlu olduğunu düşünen toplumun azımsanamayacak bir kesimi, kararı büyük bir tepkiyle karşıladı. Annenin başına gelenlerin korkunçluğu bir yana, adaletin yerini bulmamış olması da çok rahatsız edici. Dışarıda gününü gün eden Şirin Devani de suçlu mu, yoksa sadece hapse atılan diğerleri mi suçluydu, onu bile bilmiyoruz. Güney Afrikalı makamların yalnızca ülke itibarını düşünmesi, gerçek olup olmadığını bile bilmediğimiz itirafları karşılığında suçlulara komik cezaların verilmesi, gerektiği şekilde araştırılmadığı için Shria'nın delil yetersizliği sebebiyle beraat ettirilmesi, insanı daha da fazla sinirlendiriyor. Gencecik yaşında bir hiç uğruna hayattan koparılan Anni Devani için çok çok üzgünüm.
Evet, bu haftanın karanlık dosyasının da sonuna geldik. Bir sonraki karanlık dosyada görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.