Podcast

#28 - Merkez Bankalarının Altın Alımları 5 Kat Arttı: İşin İçinde Ne Var?

Midas Podcast

1 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

2025'in henüz ilk çeyreğinde altın fiyatları 3000 dolar seviyesine dayanırken, perde arkasında çarpıcı bir hikaye var: Merkez Bankaları son üç yıldır yıllık 1000 tonun üzerinde altın alıyor. Bu bölümde, Rusya'nın dondurulmuş varlıklarından Trump'ın yeni tarifelerine uzanan süreçte altın piyasasındaki bu olağanüstü hareketliliği analiz ediyoruz. Ray Dalio'nun "portföylerin %10-15'i altın olmalı" görüşünü masaya yatırıyor, merkez bankalarının bu stratejik hamlelerinin arkasındaki nedenleri ve yatırımcılar için ne anlama geldiğini tartışıyoruz.

Eğer altın piyasalarındaki bu tarihi dönemi anlamak ve portföyünüz için doğru stratejileri belirlemek istiyorsanız, bu bölüm tam size göre.

İyi dinlemeler!

Midas uygulamasını indir: https://app.getmidas.com/gmih/mie6gpeu

X (Twitter): https://twitter.com/getmidas

Instagram: https://www.instagram.com/get_midas/

YouTube: https://www.youtube.com/@midasplus

TikTok: https://www.tiktok.com/@midasinkulaklari

Midas'ın Kulakları: https://www.getmidas.com/midasin-kulaklari

Not: Bu içerik, içeriğin yayınlandığı günkü veriler ve haberler baz alınarak hazırlanmıştır. Eğer varsa içerikte geçen hedef fiyat tahminleri, uzman ve analist yorumları bu içeriğin yayınlandığı tarihte geçerlidir. Bu tahmin ve yorumlar zaman içinde değişkenlik gösterebilmektedir. Bu podcast'te yer alan haberler ve haberlerin içerdiği şirketler hakkındaki bilgiler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bahsi geçen hisselerdeki; hisse adı, fiyatı ve grafikleri de dahil temsilidir, yatırım tavsiyesi değildir.

Bölüm Transkripti

2.381 kelime · ~12 dk okuma

2025 yılının henüz ilk çeyreğindeyiz ve altın fiyatları şimdiden rekor üstüne rekor kırarak 3000 dolar seviyesine yanaştı. Şubat ayında onsaltın 2956 dolar seviyesini gördü ki bu tüm zamanların en yüksek seviyesiydi. 2022'de Rusya'nın dondurulmuş varlıklarından, Trump'ın yeni tarifelerine ve hatta annelerimizin çekmecesindeki bileziklere kadar uzanan bir yolculuk bu. Rekor üstüne rekor kıran altın piyasaları bize ne anlatıyor?

Herkese merhaba, ben Zülal. Bugün 3 bin dolar seviyesine koşan altının hikayesini konuşacağız. Belki takip edenleriniz biliyordur, ben genelde yani hisse senedi piyasaları, işte şirket analizleri, sektör analizleri ve yatırım stratejileri üzerine konuşuyorum. Bazı kripto varlıklarda özel ilgi alanım ama zaman zaman da farklı varlık sınıflarına göz atmakta fayda olduğunu düşünüyorum.

Ve şu anda altın öyle bir noktadaki her ciddi yatırımcının dikkatle izlemesi gereken bir tablo çiziyor bence. Şu an öyle bir dönemdeyiz ki bu halalarımızın, teyzelerimizin, Bak şu hisseyi söylemiştin ama altın bu kadar yükseldi Zülel'cim dediği döneme yine geldik. Hep geliriz de bu döneme çünkü altının bizim kültürümüzde başka bir yeri var bence. Küresel piyasalarda da güvenli liman olma durumu var ama bizim insanımız altını bence bir başka seviyor.

Transkriptin tamamını oku

Yani düğün olur altını takarız, sünnet olur altını takarız, doğum olur altını takarız. Bizim insanımız için altının bir armağan ekonomisi tarafı var. Çok ilginç. Ama sosyolojide olan bir terim bu.

Çok sevdiğim hocalarımdan biri dersinde bahsetmişti. Benim de çok ilgimi çekmişti. Yani ne ilgisi var ekonomiyle demiştim ilk önce. Ama varmış.

Anneniz, babanız akrabaların düğününde altın taktıysa, eşin, dostun düğününde altın taktıysa bilin ki sizin düğünde o altınların geri gelmesi ya beklendi ya da bekleniyor şu anda. Yani bu bir çeşit önceden belirlenmiş bir karşılığa dayanmayan alışveriş ilişkisi. O nedenle de yatırım olarak da akla ilk gelen varlıklardan biri bizim toplumumuzda özellikle altın oluyor. Bunun günleri yapılıyor, bilezikleri diziliyor.

Pek çok kişi için altından daha âlâ bir yatırım yok. Peki gerçekten öyle mi? Yani gerçekten en âlâ yatırım altın mı? Biraz altının yükselişindeki bu dinamikleri bugün konuşmak istiyorum.

2025 yılının daha sadece ilk çehreindeyiz ama az önce söylediğim gibi altın fiyatları şimdiden rekora koşuyor. 2024 yılındaki altınla ilgili analizleri takip edenler illaki vardır. 2025'te 3000 dolar seviyesini görebilir şeklinde analizler vardı. Fakat şimdi baktığımızda zaten neredeyse 3000 dolar olmak üzere daha ilk çeyrekten.

Birçok aracı kurumun da hedeflerini daha yukarı yönlü revize ettiğini görüyoruz buradan da hareketle. Altın 2025 yılında sadece 11 kere zaten rekor kırdı. Sadece bu yıl yaklaşık %12 değer kazandı ve son 12 ayda %45'den fazla yükseldi. Aslında 12 aylık bir altın grafiğine bakarsanız inanılmaz bir yükseliş trendi görürsünüz.

Zaten o trendin içinde hareket ediyor. Bir de burada şuna da değinmek istiyorum. Altın grafiğine bakayım da hangi altın grafiğine bakayım? Yani bu 10'sa altın, gram altın, çeyrek altın, kafa karıştırıcı bir tarafı var bunun.

Bazen karışıklığa da sebep oluyor. Burada altın dediğim, altın olarak bahsettiğim şey 10'sa altın. Ama zaten bizdeki gram altının, çeyrek altının hesaplanmasında da bu 10'sa altın kullanılıyor. Bu kapsamda bir gram altının fiyatının hesaplanmasında o andaki bir onsaltının fiyatının değeri 31,10'a bölünüyor ve devamında da dolar TL kuru ile çarpılarak TL bazında değeri bulunuyor.

Yani globalde takip edilen altın dediğimiz şey onsaltın, gram altın dediğimiz şey de zaten onsaltınla ve dolar TL kuru ile hesaplanan bir altın birimi ölçüsü diye belirteyim. Peki nedir bu yükselişin arkasındaki nedenler? Yani bence bunu anlamak için 2022 yılına kadar bir gitmemiz gerekiyor. Ne olmuştu bu 2022 yılında?

Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sonrasında batılı ülkeler Rusya Merkez Bankası'nın varlıklarını dondurma kararı almışlardı. Bunu hatırlarsınız, üzerinden çok geçmedi zaten. İşte bu hamlede özellikle gelişmekte olan ülkelerin merkez bankaları için bir dönüm noktası olmuştu diyebilirim. Düşünsenize, rezervlerinizin büyük çoğunluğu dolar, euro, işte ABD hazine bonolarından oluşuyor ve bir sabah uyanıyorsunuz, bu varlıklar jeopolitik bir anlaşmazlık, bir savaş içinde bulunduğunuz bir durum nedeniyle donduruluyor.

Bu gerçekten bir soğuk duş etkisi yaratır. Birçok merkez bankası içinde yarattı. Bu varlıklar gerçekten risksiz mi sorusunu sormaya başladılar. Ve işte bu noktada altın devreye girdi.

Çünkü altının en büyük özelliği hiç kimsenin onu donduramaması. Fiziksel olarak elinizde tutabileceğiniz gerçek, somut bir değer. Goldman Sachs'ın MTA stratejisi de bu konuda şeyler. Altın hiç kimsenin donduramayacağı tek varlık.

Bu farkındalık merkez bankalarının altın alımlarında 5 kat artışa yol açtı diyebiliriz. 2020'den bu yana 2024 yılında merkez bankaları toplamda 1045 ton altın satın aldı. Yani bu üst üste 3. yıl olarak yıllık bazda 1000 tonun üzerinde alım yaptıkları anlamına geliyor.

Bu rakamı biraz daha somutlaştırmak isterim. Böyle bir şey ifade etmemiş olabilir. 1045 ton altın yaklaşık 33.6 milyon adet tam altına denk geliyor.

Yani Türkiye'deki her haneye bir buçuk tam altın düşecek kadar bir miktardan bahsediyoruz. Bu bence inanılmaz bir miktar. Ekleyerek en büyük net alıcı oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası da 75 ton ekledi.

Hindistan, yine baktığımızda Hindistan Merkez Bankası 77 ton altın aldı. Bu da yine önemli alıcılardan biri. Şimdi bu merkez bankası alımlarının ne kadar önemli olduğunu anlamak için şunu özellikle söyleyebilirim. 2022'de faiz oranları yükselirken normalde altın fiyatlarının düşmesi beklenirdi.

Çünkü dolar ve altın ters korelasyon içindeler ve faiz oranları artarsa dolar yükselir, dolar yükselirse de altın düşer denkleminden altının düşmesi beklenirdi. Ki baskılandığını da gördük esasında. Neden böyle olurdu diye soracak olursanız yani neden dolarla altın ters korrelasyonda? Çünkü altın dolara kıyasla faiz getirisi olmayan bir varlık ama doların faiz getirisi var ve yükselen faizler onu daha az çekici hale getirir haliyle.

Bunu birazcık daha açacağım. Şöyle düşünün. Dolarla kıyaslayınca belki biraz daha zor olmuş olabilir. TL tarafından düşünün.

Mevduat faizi çok yüksek. Paranızı TL mevduata koyduğunuzda %50'lere, %55'lere varan faizler aldığınız bir dönem şu anda da var ya da oldu diyelim. Artık daha az faiz veriliyor. Ama böyle bir dönemde TL mevduata koymaktansa altın alır mıydınız?

Çünkü altının getirisi daha azdı. Siz de TL mevduata koymayı tercih ederdiniz. Aynı şekilde Amerika için de parayı dolarda tutmanın daha büyük getirisi olduğundan faizler yüksekken daha tercih edilebilir oluyor Amerikalılar ya da işte yurt dışındaki diğer ülkeler için de bu her ülkenin kendi para birimiyle kıyaslandığında böyle. Fakat bir yandan da bu 2022'de yaşanan hadisenin sonrasında merkez bankalarının bu sürekli alımları o kadar güçlüydü ki yüksek faiz ortamının yaratması beklenen aşağı yönlü baskıyı tamamen dengeledi diyebiliriz.

Hatta tersine çevirdi diyebiliriz. Yani bu durum bana biraz pandemi sırasında yaşadığımız bu ev kiraları olayını da hatırlatıyor. Mantıken insanlar evden çıktı, ofisler kapalı olduğu için kiraların düşmesi gerekirdi. Ama tam tersine konu talebi arttı ve kiralar fırladı.

Bazen piyasalarda beklentilerimizin tam tersine sonuçları da görebiliyoruz. Bu da bunun bir kanıtı. 2024'te merkez bankalarının bu alımları devam ederken FED'in faiz indirimleri sinyali vermesiyle birlikte yatırımcılar da altına yönelmeye başladı. Sonra zaten faiz indirimleri de başladı bir yandan.

Yani şu anda hem merkez bankaları hem yatırımcılar aynı külçe için rekabet ediyorlar. Haliyle altına olan ilgide fiyatları yükseltiyor. Ama tabii ki tek sebep de bu değil. Bu yılın başından beri altındaki yükselişi hızlandıran bir faktör de ticaret gerilimleri.

Trump'ın yeni tarife planları, sağ olsun her kafasını estiğinde bizi yeni bir planla güne uyandırması, altın tarafındaki yükselişi destekleyen unsurlardan biri. Bu tür planlar ABD ekonomisi için enflasyonist olarak görülüyor ve ticaret savaşlarının tetiklemesinden de haliyle endişe ediliyor. Bu da güvenli liman varlıklarına olan talebi artırıyor. Güvenli niman deyince de altın zaten.

Zaten riskli varlıklardaki satışları da düşündüğümüzde güncelde. Denklemi daha kolay anlayabiliyoruz. Bu dinamiklerin sonucu olarak büyük yatırım bankaları altın için oldukça iyimser tahminlerde paylaşıyorlar. Goldman Sachs 2025 sonuna kadar altının 10 altın başına 3100 dolara ulaşmasını bekliyor.

Hatta bazı senaryolarda 3.500 dolara kadar çıkabileceğini de söylüyor. UBS de benzer şekilde altının 3.200 doların üzerine çıkabileceğini tahmin ediyor.

Şimdi izin verirseniz yatırım perspektifinden de bu konuya biraz daha yakından bakmak istiyorum. Birçoğumuz portföyümüzde genellikle hisse, işte tahvil, kripto varlık, mevdat bulunduruyoruz. Ama altın burada nasıl bir rol oynuyor ya da oynamalı? Biraz bunu konuşmak gerekiyor.

Ray Dalio'yu zaten çoğumuz tanırız diyeyim. Bilindik sektörün bilindik isimlerinden biri. Bir röportajında İnsanların portföylerinde genellikle yetersiz miktarda altın bulunduğundan bahsetmiş ve kötü zamanlar geldiğinde altının çok etkili bir çeşitlendirici olduğunu özellikle söylemiş ve portföylerin %10 ila %15'inin altında olması gerektiğini düşündüğünü belirtmiş. Yani altına yatırım yapılması gerektiğini düşünmüş bu oranda.

Ben de kendi portröyümde benzer bir oran tutmaya çalışıyorum. Özellikle böyle zamanlarda yani piyasayı biraz koklamak gerekiyor. Şayet piyasada belirsizlikler, gerginlikler, işte acaba savaş mı çıkar gibi söylemler varsa altın gerçekten iyi bir dengeleyici. Bu noktada şunu da belirtmek istiyorum, portföy çeşitlendirmesi açısından altının değeri diğer varlık sınıflarıyla genellikle düşük korelasyona sahip.

Yani aslında bu da ona bir avantaj veriyor. Yani altın hisse senetleri düşerken yükselebilir ya da hisse senetleri yükselirken altın düşebilir. Yani burada bir korelasyonun olmaması aslında piyasadaki olumsuzluklardan da görece hariç tutulmasını sağlıyor altının. Ama bu noktada şunu da özellikle belirtmem gerekiyor.

Şu anda piyasadaki yüksek fiyatlar göz önüne alındığında, yükselen bir altın grafiği söz konusuyken, eğer teknik olarak bir trade disiplinine girmek istiyorsanız, bu anlamda alsat yapmak istiyorsanız, şu an iyi bir giriş noktası olmayabilir. Çünkü tarif ve korkuları nedeniyle pozisyonlar oldukça gergin. Yani kısa vadede bazı teknik aşağı yönlü riskler mevcut. Öte yandan uzun vadeli bir perspektifle bakıyorsanız, merkez bankalarının yapısal alım hikayesi nedeniyle altın bence hala çekici olabilir.

Bence potansiyel risk senaryolarına karşı portföyünüzü özellikle hisse senedi ve tahvil portföylerini korumak istiyorsanız altın çok iyi bir koruma aracı. Ben şahsen yatırımının tamamını altına yapmayı doğru bulanlardan değilim. Altını iyi bir dengeleyici olarak görüyorum. Bu konuda arkadaşlarıma da hep şu örneği veririm.

evinizde yangın söndürücü bulundurmak istersiniz ama tüm evinizi yangın söndürücülerle doldurmazsınız. Yani altın da portföyünüzde böyle bir rol oynamalı bence. Peki ya dolar kuru ile altın arasındaki ilişki? Yani az önce zaten kısaca bahsetmiştim.

Gelineksel olarak güçlü dolar altın fiyatlarını aşağı çeker. Çünkü altın dolar cinsinden fiyatlandırılır ve güçlü dolar altını diğer para birimlerine kıyasen daha pahalı hale getirir. Yani hem dolar yatırımı yapmak, faizler yüksekken parayı dolarda tutmak mantıklı olduğu için altına yönelmez yatırımcı. Bunu anlatmıştım.

Hem de bir yanda 10's altın dediğimiz şey dolar cinsinden fiyatlanır ve haliyle güçlü bir dolar varsa 10's altın daha az değerli hale gelir. Ancak burada ilginç bir durum var. Goldman Sachs hem doların güçleneceği hem de altının yükseleceğini öngörüyor önümüzdeki süreçte. Peki bu nasıl oluyor?

Birincisi, merkez bankaları altını dolar rezervlerinden satın alıyorlar. Dolayısıyla doların güçlü olması onların alınımlarını engellemeyecek. İkincisi, en büyük alıcı olan Çin Merkez Bankası tarihsel olarak Çin'lerin resmi para birimi Renminbi baskı altındayken altın alımlarını artırıyor. Muhtemelen para birimlerinde olan güveni artırmak için bunu yapıyor.

Dolayısıyla burada da böyle bir etkisi olacak onun. En büyük alıcılardan biri diye özellikle belirteyim Çin konusunu. Zaten bahsetmiştim anlatırken de. Üçüncüsü de yatırımcılar açısından altın alımlarını belirleyen şey, doların gücünden ziyade faiz oranları.

Ekonomistler Fed'in faiz indirirken diğer merkez bankalarının daha agresif bir şekilde gevşeme yapabileceğini beklediğinden, bu sefer faizler düşerken doların güçlü kalabileceği alışılmadık bir durum ortaya çıkabilir. Son olarak Trump'ın tarifeleri de bence yine hem doları hem de altını yukarı itebilir. Çünkü Trump'ın ABD ekonomisi odaklı çok fazla tarifesi var. Bunlar doları yükseltici etkiye sahip.

Ama aynı şekilde piyasada da bir belirsizlik, bir gerginlik oluşturduğu için altına güvenli liman olma hırkasını giydiriyor diyebilirim. Yani tarifeler bir yandan doları güçlendirirken, diğer yandan yarattıkları ekonomik belirsizlik nedeniyle güvenli liman varlıklarına olan talebi artırabilir. Şimdi son olarak bir pratik açıdan da bakalım. Altına nasıl yatırım yapabilirsiniz?

Yani hani tabii ki fiziksel altın satın alabilirsiniz. Külçeler, sikerler, işte bilezikler bunların hepsini alabilirsiniz. Çeyrek, gram. Ancak fiziksel altının fiziksel saklanması gerekir.

Bununla ilgili endişelere hiç değinmeyeceğim bile. Boşa yani bu devirde yastık altı, altın usulü konuşmayalım bile bence. Yani fiziksel olmayacak şekilde altın da yine alınabilir. Altın sertifikası alabilirsiniz.

Fiziksel olmayan altın alabilirsiniz. Alternatif olarak ne yapabilirsiniz? Bu konuda altın ETF'leri var. Yine Tefas'ta olan altın fonları var.

Altına yatırım yapan fonlar bunlar. ETF dediğimiz şey de borsa yatırım fonu zaten. SPDR Gold Trust gibi altın destekli ETF'ler fiziksel depolama endişeleri olmadan altın yatırımı yapabilmenizi sağlar. 2024 sonu itibariyle baktığımızda bu ETF'in varlıkları 904 bin 38 metrik ton ile Ağustos 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaşmış bile.

Yine Tefas'ta son bir yılda %80'e varan getiriler sunan fonlar var. Yine bunun dışında altın madenciliği hisselerine de yatırım yapabilirsiniz. Bu hisseler genellikle altın fiyatlarındaki artışlara karşı kaldıraç etkisi gösterir. 2025'in başından bu yana, mesela Harmony Gold %40'ün üzerinde, Anglo Gold Ashanti ve Goldfields sırasıyla %36,6 ve %37,8 değer kazandı.

Hatta geçenlerde bir webinar'a katılmıştım, orada konuşmacı da bir benzetme yapmıştı bu konuyla ilgili. Altın madenciliği şirketlerine yatırım yapmak, yani altın aramak için kürek satanlara yatırım yapmak gibi altın bulunursa kürek satıcıları da kazanır. Peki büyük resme bakarsak altın yatırımı konusunda benim tavsiyem ne olur? Öncelikle altının portföyünüzün bir parçası olması gerektiğini düşünüyorum.

Zaten pek çok kez dile getirdim. Ama ne kadar olacağı sizin risk toleransınıza ve yatırım hedeflerinize bağlı. Ray Dalio'nun önerdiği %10 ile %15 aralığı makul gibi gözüküyor. Bunu şöyle düşünebilirsiniz.

Hep sepet sepet diyoruz. Hani farklı farklı şeyler olmalı sepette. Dengeleyiciler olmalı. Piyasadaki o etkilerden arındırabilecek sizi unsurlar olmalı.

Bu etkiler illa her zaman savaş çıkması, işte bir covid olması gibi şeyler değil. Bazen mevsimsel etkiler bile olabiliyor. Sizi bunlardan uzak tutacak yatırım araçları olmalı. Altın böyle bir yatırım aracı.

O yüzden bence belirli bir oranda portföyde yer almalı. ancak şu anki yüksek fiyatlar göz önüne alındığında bir seferde tüm paranızı altına yatırmak yerine bence kademeli girişler yapmayı yani o portföyünüzü atıyorum %10'luk bir altın yatırımı düşünüyorsunuz portföyünüz için hadi hop ben %10'unu çektim altına koydum değil de yani geri çekilmeler yaşandıkça altını almak daha makul gözüküyor. Teknik anlamda bu geri çekilmeleri takip etmek gerektiğini düşünüyorum. Goldman Sachs'ın uyardığı gibi tarif ve korkuların nedeniyle spekülatif pozisyonlar şu anda oldukça gergin.

Ve bu korkular azaldığında bir miktar düzeltme görebiliriz ki zaten ufak ufak bu düzeltmeleri güncelde de görüyoruz. Bu konu öyle bir konu ki, altın yükseliyor yükseliyor bunu her yerden duyuyoruz. Komşumuz altın aldım yükseldi diyor. Altın borcumuz varsa bu yükseliyor.

Sürekli altın yükseldiğini duyduğumuzda o yüksekten altın aldığımızda bu sefer bir süre fiyatlar geri çekilirse üzülüyoruz haliyle. Ama burada birazcık daha takip ederek daha kontrollü ilerlemek gerektiğini düşünüyorum. Altın piyasasındaki gelişmeleri yakından takip etmek gerekiyor. Ama burada direkt altın piyasasındaki gelişmeler ne olabilir?

İşte dedim ya Trump'ın tarifeleri direkt altını etkileyen gelişmeler. Ya da faiz kararları, enflasyon verileri, istihdam verileri. Haliyle bunların hepsi faizleri etkileyeceği için altın da ister istemez etkiliyor. Goldman Sachs, merkez bankalarının altın alımlarının yapısal olarak daha yüksek kalacağını ve 2025'in sonuna kadar altın fiyasında bu durumun %9 katkıda bulunacağını tahmin ediyor.

Bugünkü bölümümüzü burada sonlandırıyorum. Umarım altın piyasalarındaki güncel dinamikler hakkında faydalı bilgiler edinmişsinizdir. Lütfen unutmayın burada paylaştığım bilgiler yatırım tavsiyesi değil. Sadece bilgilendirme amaçlı.

Kendi araştırmalarınızı yapmanız ve risk toleransınıza göre kararlar vermeniz önemli. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)