
2.312 kelime · ~12 dk okuma
Nerede şu anahtarlar? Eve mi geçiyorsun Eşli? Sen kimsin? Adımı nereden biliyorsun? Korkma. Komşun sayılırım. Kimsin? Ne istiyorsun benden? Yaklaşma. Bir şey yapmayacağım. Bak. Geçen gün kaybettiğin küpenin teki. İhtiyacın olur diye düşündüm. Bunun sende ne işi var? Sen nereden biliyorsun?
Senin hakkında çok şey biliyorum Ashley. Uzak dur benden! Uzak dur benden! O gece Los Angeles'ın karanlık sokaklarında takip edilen Ashley Ellerin birkaç gün sonra evinde 17 bıçak darbesiyle ölü bulunacaktı.
Ben Sezgi Aksu, burası Karanlık Dosyalar. Bugün size görünmez olmayı başaran bir gölgenin, tanımadığınız komşunuzun, tamircinizin hikayesini anlatacağım. Ne dersiniz? Şöhretin kıyısında gerçekleşen cinayetlerin ardındaki seri katilin hikayesini en baştan dinlemeye hazırsanız başlayalım mı?
1993 kışında Amerika'nın Illinois eyaletinde buz kesen bir gündü. Michigan gölünden esen dondurucu rüzgarlar havayı olduğundan da soğuk hissettiriyordu. Genç bir erkek montunun önünü sıkıca tutarak sokakta yürüyor, rüzgar girmesin diye uğraşıyordu. Bu genç delikanlı Michael Gargillo'ydu. O bir stalker'dı. Komşularının neler yaptığını bilmek isterken gizlice onları takip ediyordu.
Ergenliğinde odasının camından komşularının evlerini gözetlerken yemek masasındaki ilişkilerini incelerdi. Özellikle de yaz mevsimlerini severdi. Çünkü günler uzarken bahçelerdeki etkinlikler artar, genç garcıyla da rahatlıkla komşularını izler, onların hayatlarına sızmaya çalışırdı. Bu masum görünen eğlencesine 20'li yaşlarına kadar devam etti.
Ancak artık sadece izlemek yeterli değildi. Bu yüzden yeni bir eğlence edindi. Kadınları takibe başladı. Gözüne kestirdiği dört komşusunun neler yaptığının, nasıl mekanlara gittiklerinin ve kimlerle buluştuklarının izini sürüyordu. Böylelikle kadınların hayatının tüm detaylarına sahip olduğunu ve kontrolü ele aldığını hissediyordu. Özellikle biri onun ilgisini fazlasıyla çekmişti.
Liseden erkek bir arkadaşının kardeşi olan Trisha yeni 18 yaşına girmişti. Üniversiteye hazırlanıyordu. Trisha'nın da hayatına hakimdi. Sık sık arkadaşlarıyla buluşan genç kadın oldukça cana yakın biriydi. Etrafa olumlu bir enerji yayıyor ve gülücükler saçıyordu. Garjilon'un da onda diğer kadınlardan farklı gördüğü şey buydu. Ergenliğinden beri tanıdığı bu kadın hep mutluydu.
Bu mutluluğun nereden geldiğini anlamak istiyordu. Ama bir sorun vardı. Onun hayatının her bir detayını öğrenmek için aylarını, hatta yıllarını vermişti. Ama yine de yeterince tatmin olmuyordu. Trisha'nın bu denli enerji dolu olması, mutluluğunun hiç azalmaması onu iyice meraklandırıyordu. 1993 yazında harekete geçti. Önce diğer kadınları bırakıp tamamen Trisha'ya odaklandı.
daha fazla detay istiyordu. Bu genç neden bu kadar mutluydu? Hayatında bir erkek olabilir miydi? Üniversiteye gidiş gelişlerini izlemeye başladı. Onun arkadaş çevresini de tanıyordu. Bir gün Trisha yine arkadaşlarıylayken onunla bir erkek arasındaki yakınlığını fark etti. Bundan fazlasıyla rahatsız olmuştu. Sanki bilmediği şeyler yüzünden kontrol onun elinden çıkıyordu.
Daha ileri gitmeyi kafasına koydu. O alandan uzaklaştı ve genç kadının evini gözetleyebileceği konumda beklemeye başladı. Trisha'nın geri dönüşte kullanacağı yolu biliyordu. Genç kadın defalarca bu sokakları kullanarak eve dönmüştü. Bekledikçe heyecanlanıyordu. Ardından köşeden dönen bir kadına odaklandı. Kadının üzerindeki ceket, Trisha'nın akşamüstü giydiği şeylerle aynı renkteydi. Bekledi. Yaklaştığında onun Trisha olduğuna emin oldu. Kalbi hızlandı. Heyecanlanmıştı. Yürümeye başladı. Trisha'nın evine doğru yaklaşıyordu.
Genç kadın genelde arka bahçedeki kapıyı kullanıyordu. Böylelikle direkt odasına çıkabiliyordu. Arka bahçede beklemeye başladı. Genç kadın bahçe kapısını açtı. İçeri girdi. Çimlerde yürürken Michael yaklaştı. Aa selam, abime mi bakmıştın? Trisha daha cümlesini bitirmeden Michael onun ağzını kapatmıştı. Birlikte yere düştüler. Bir süre debelendikten sonra kollarındaki genç kadının kaçamayacağına emin oldu. Bel çantasındaki bıçağı çıkardı. Trisha'nın kendini savunmaya fırsatı bile olmadı. Onu defalarca bıçaklayarak oracıkta öldürdü.
18 yaşındaki Tricia Pacaccio birkaç saat sonra ailesi tarafından evinin arka kapısının önünde kan içinde bulundu. Yetkililer hemen harekete geçtiler. Gergin bir halde kurbağanın üzerinde herhangi bir parmak izi veya DNA örneği bulmayı beklerken, Trisha'nın çevresindekilerle kısa görüşmeler yaptılar. Üniversite arkadaşları, komşuları, herkes suçlu olabilirdi. Ancak yetkililerin kafası gittikçe daha da karışacaktı. Tanık ifadelerinde onun hakkında söylenenlerin yalnızca iyi kalpliliğini vurguladığını fark ettiler. Hiçbir isim şüpheli listesine girmiyordu.
Michael Gargillo, Trisha'yla olan geçmiş bağlantısı, erkek kardeşiyle arkadaşlığı ve olay yerine yakınlığı nedeniyle sorgu listesindeydi. Bu yüzden defalarca kez ifadesi alındı. Ancak 1993 yılının adli tıp imkanları sınırlıydı. Olay yerinde özellikle Trisha'nın tırnaklarının altında katile ait olduğu düşünülen DNA izleri bulunmuştu.
Ama o dönemin teknolojisi bu izleri kesin olarak bir isimle eşleştirmeye yetmiyordu. Yeterli delil yoktu. Garcilo da birçokları gibi serbest bırakıldı. Bu sürekli sorgulanma hali Garcilo'yu rahatsız etmişti. Yine de kendini ele vermedi. O gece yaşadığı şey hayatının en iyi anlarından biriydi. Sürekli takip etmekten farklıydı. Artık bir gözlemci olmanın ötesine geçmişti.
karşısındakini gerçek anlamıyla kontrolü altına alabilmişti. Tekrar yaşamak istiyordu. Ancak aynı yerde yapamazdı. Bu nedenle 1998 yılında Kaliforniya'ya taşındı. Batı yakasının güneşli eyaletinde yeni bir başlangıç yapabilirdi.
Şöhretin sınırındaki Los Angeles, herkes gibi onu da cezbediyordu. Ayrıca bu şehir çok daha büyüktü. Onun büyüdüğü mahallenin aksine herkes anonimdi. Herkesin gizlediği bir şeyler vardı. Öğrenecek çok şey, takip edecek çok hayat vardı.
Şansı yağver giden Michael bir iş bulabildi. Tamircilik yapacaktı. Bu olabilecek en iyi işti. Hem insanların evine girecek hem de hiç dikkat çekmeyecekti. Kurbanlarını bu insanlardan seçebilirdi. Bu korkunç piyango Ashley'i ellerine vuracaktı.
Ashley, 22 yaşındaki bir moda tasarım öğrencisiydi. Çocukluğundan beri hayalini kurduğu bölümdeydi. 7 yaşında çizimler yapmaya başlayan Ashley'nin arzusu televizyonda gördüğü Madonna gibi ünlülere kıyafet tasarlamaktı. Bu yüzden Los Angeles'ta olmak kaçırılmaz bir şanstı. Genç ve umut dolu kızcağızın ihtiyacı olan şey bir şekilde yolunun ünlülerle kesişmesiydi.
Bu şehirde gece kulüplerinde şarkıcılara ve oyunculara denk gelmek olağandı. Ashley bu yüzden geceleri hep dışarıdaydı. Özellikle gittiği bir kulüp vardı. Hatta yaklaşık bir ay kadar önce burada genç ünlü Ashton Kutcher'la tanışmıştı. Bu tanışıklığın ardından numaralarını paylaşan iki genç bir buluşmaya çıktılar. Çok güzel geçen bir ilk date sonrası, ikinci buluşma günü ayarlanmıştı. Ve o gün yaklaşıyordu.
Çok heyecanlıyım. Sence yarın akşam kırmızı eteğimi mi giysem siyah eteğimi mi? Bence kot giy. Daha cool. Britney gibi. Ashton'da baya ünlenecek ben sana söyleyeyim. Doğru diyorsun. Tamam peki sence yazayım mı? Unutmamıştır beni değil mi? Yaz bence. Tamam yazıyorum. Yarın akşam sekizde değil mi? Ashton
Kutcher kısa bir süre sonra mesaja olumlu bir yanıtla döndü. Genç kadın daha kariyerinin başındaki bu yakışıklı oyuncuyla ciddi bir şeyler yaşama ihtimalinden oldukça heyecanlanmıştı. Ashton sayesinde Hollywood'un ayrıcalıklı kulüplerinden birine, Grammy After Partisine gideceklerdi. Ashley yatağına uzanmış hayal kuruyordu. Kim bilir, belki de bugün Britney Spears'la tanışacaktı. Hatta belki Beyoncé onun tasarımlarıyla sahneye çıkacaktı. Her şey olasılıklar dahilindeydi.
Ashley'nin heyecandan yüreği ağzına gelmişti. Onların arasında olma fikri, hayallerinin gerçekleşme olasılığı hem geriyordu hem de büyük bir fırsattı. Sadece birkaç saati kalmıştı. Sonra hayatı değişecekti. Şimdi burada kısa bir ara verelim. Ardından dosyamıza kaldığımız yerden devam edeceğiz.
Ashley'nin beklediği gün gelmişti. Artık Ashton Kutcher'la buluşmasına birkaç saatten az kalmıştı. Yiyecek bir şeyler sipariş etmiş şekilde bekliyordu. O sırada zil çaldı. Ashley kapıyı hiç sorgulamadan açtı. Siparişi olmalıydı. Ancak kapının ardından çıkan genç erkeğin elinde bir yemek paketi yoktu. Bu, onu birkaç gün önce korkutan komşusuydu.
Adam direkt içeri daldı. Ashley bu darbenin etkisiyle yere düştü. Adam onun üzerine atladı ve ses çıkarmaması için ağzını kapattı. Ashley debeleniyorken Michael Gargillo çantasındaki bıçağı çıkardı. Genç kadını defalarca kez bıçakladı. Her yer kan içindeydi. Michael sonunda aynı tatmini tekrar yaşamıştı. Biraz dinlenip hemen toparlandı. Hiçbir yerde parmak izi bırakmadığından emin oldu ve evden ayrıldı. Kısa süre sonra Ashley'nin siparişi geldi. Ancak kapıyı açacak kimse yoktu.
Bu gece bu evi ziyaret edecek son kişi kurye değildi. Genç oyuncu Ashton Kutcher yaklaşık bir saat kadar sonra eve geldi. Zili bir süre çaldıktan sonra yandaki camdan içeri baktığında Ashley'i göremedi. Ancak mutfak zemininde kırmızı bir sıvı gördü. Ashley'nin şarap içtiğini ve sarhoş olup partiye onsuz gittiğini düşündü. Bir arkadaşını kısaca aradı ve ona danıştı.
Ardından olay yerinden ayrıldı. Ev arkadaşı sabah eve döndüğünde Ashley'nin cansız bedenini kanlar içinde buldu. Dehşete düşen genç kadın hemen polisi aradı. Ekipler olay yerini incelerken etraftan kanıt olabilecek her şeyi topladılar. Ashley'nin bedeni de otopsi için alındı.
Yetkililer Hollywood'un dibindeki bu korkunç cinayeti kimin işlediğini bulamadılar. Kapıdaysa daha büyük bir sorun vardı. Bu da Michael Gargillo'nun son cinayeti değildi. Bu defa eskisinden de dikkatli olan Gargillo şüpheli listesine bile girmemişti. Siyah eldivenleri, mavi galoşları ve şapkasıyla girdiği Ashley'nin dairesinde herhangi bir iz bırakmamıştı. Yine her şey yanına kar kalacaktı.
Eşliği öldürmenin verdiği tatminle bir süre daha eski saplantılı takip pratiğine geri döndü. Zamanı geldiğinde tekrar harekete geçecekti. Normalmiş gibi duran hayatına döndü. Sessizce, sinsice insanları göz hapsinde tuttu. 4 sene sonra 2005 yılında bir kadın gözüne çarptı.
32 yaşındaki Maria Bruno dört çocuk annesiydi. Yeni boşandığından yalnız yaşıyordu. Bir gün tamirci olarak çağırdığı Michael'ın azılı bir seri katil olduğunu bilmiyordu. Maria'nın tesisat sorunu hallolduktan sonra, Michael zihnindeki notlarla evden ayrıldı. Maria'nın karmaşık bir hayatı vardı. Bayan Bruno'nun her şeye tek başına yetişmesi, Michael'ı derinden çekiyordu. Birinin bu kaosu kontrol altına almasına ihtiyacı vardı.
Bozuk borulardan kaçan suyu kontrol altına aldığı gibi Bruno ailesinin de sorununu kökten çözebilirdi. Michael planını yaptı. Bir gece Maria'nın evinin yakınlarında bir yerde sigarasını yakıp beklemeye başladı. Dikkat çekmemeye çalışıyordu.
Etraftakilerin onu efkarlı bir erkek olarak algılamasını istiyor ve o sırada Maria'nın evini gözetliyordu. Evdekiler hala uyanıktı. Bunu yanan ışıklardan anlıyordu. Ardından bir hareketlilik oldu. Evin üst katında bir ışık yandı. Çocuklardan biri uyumaya gitmişti. Michael'ın kalp atışları hızlandı. Harekete geçme zamanı yaklaşıyordu.
Küçük ve sessiz adımlarla etraftan şüphe çekmeyecek şekilde yeni hedefine doğru yaklaştı. Artık salonda oturan Maria'yı ve çocuklarını daha net görebiliyordu. Maria küçük çocuklarını uyutmuş, iki liseliyle bir polisiye filmi izliyorlardı. Michael katilin yakalanmasını izleyen kurbanını düşünürken hafifçe gülümsedi. Bir ağacın altında evin içini izlerken yaklaşık yarım saat daha geçti. Ardından televizyon kapandı. Kalbi ağzına gelmişti.
Ne olacağını çok iyi biliyordu. Ki öyle de oldu. Üst katta bir ışık daha yandı ve bir süre sonra söndü. Ardından aşağıdaki ışık yandı. Michael heyecandan yerinde duramıyordu. Sanki zaman yavaşlamış gibiydi. Ve sonunda Maria'nın odasının ışığı da söndü. Bruno ailesindeki herkes ya uyumuştu ya da uyumak üzereydi. Birkaç dakika daha bekleyip emin oldu.
Kapıya doğru hızlı adımlarla yürüdü. Tamircilik yaparken öğrendiği şekilde kapıyı kolayca açtı. Sessiz adımlarla Maria'nın odasına doğru ilerledi. Kapıyı aralayıp içeri girdi. Maria'nın ses çıkaramayacağından emin olup, kadını hemen orada öldürdü.
Tam 17 bıçak darbesiyle kadının vücudunu da deşmeden duramadı. Sonunda Maria'nın hayatındaki karmaşayı kontrol altına almıştı. Odada bıraktığı korkunç manzaraya bakıp hafifçe gülümsedi. Bu eve en son akan manaları tamire gelmişti. Şimdi ise akıntının mimarı oydu. Soğukkanlı katil ardında bıraktığı trajediden duyduğu gururla sessizliğini bozmadan evden ayrıldı.
Yetkililer bir seri katilden şüphelenmeye başladılar. Birkaç yıl öncekine benzer bir aşırı öldürme durumu söz konusuydu. Bu terimi öldürmek için gerekenden fazla şiddet gördükleri cinayetleri tanımlamak için kullanıyorlardı. 2001 yılında Ashley Ellerin, 2005 yılında da Maria Bruno çok benzer bir şekilde öldürülmüştü. İkisi de Los Angeles'ta yaşanan cinayetlerdi.
Hollywood katili bir söylenti olarak popülerleşmeye başlamıştı bile. Ancak kesin bir kanıt yoktu. Soruşturma sessizce devam edecekti. 2008'e gelindiğinde son cinayetinin üzerinden geçen zaman Michael'ın arzularını artırmıştı. Yeni bir cinayetin vakti gelmişti. Bu defa Santa Monica'da bir kadını gözüne kestirdi. Bu kadınla aynı apartmanda yaşıyordu. Michelle Murphy, 26 yaşında, düzenli bir hayatı olan bir iş kadınıydı.
Rutin şekilde işine gidip geliyor, kendi düzeninin dışına çıkmıyordu. Hırsla kazandığı bu sosyal statüsünü herhangi bir şeyle riske atamazdı. Michelle'in kendi hayatına hakimiyeti Michael'ı rahatsız ediyordu. Bir kadın bu kadar bağımsız olmamalıydı. Israrlı takip kesinlikle yeterli değildi. Öyle ki Michelle'in otoritenin kimde olduğunu görmesi gerekiyordu. Planlarını yapmak kolay oldu.
Bu iş kadını her zaman aynı saatte eve geliyor, hep aynı saatte uyuyordu. Daha önce yaptığı gibi gizlice eve girecekti. Pencereye çıktı ve ışıkları takip etmeye başladı. Komşusunun son ışığı kapanana kadar bekledi. Karanlık çöktüğünde pencereden içeri girdi. Kıyafetleri ve bıçağı hazırdaydı.
Her şey tamam olduğunda işe koyuldu. Kapısından dışarı çıktı ve Michelle'in apartmanına ilerledi. Kapıyı sessizce açtı. Sessiz adımlarla Michelle'in odasına doğru ilerledi. Heyecanı iyice artan Michael, Maria'daki kadar temiz bir iş istiyordu. Dört çocuk hiçbir şey duymamıştı. Bu defa yalnız bir kadın zorluk çıkaramazdı. Bıçağını çıkardı ve Michelle'e yaklaştı.
Kimsin sen? Ne yapıyorsun? Hayır! Michelle direnmişti. Sekiz yerinden bıçak darbesi almıştı. Ama pes etmedi. Katili üzerinden atmayı başardı. Bıçağıyla birlikte yere düşen katil, kendisini de yaralamıştı. Koşarak apartmandan kaçtı. Ancak arkada birçok iz bırakmıştı. Öfkeliydi.
Ancak öfkesinin sebebi kontrolü eline alamayışı mı yoksa yakalanma ihtimali mi bilmiyordu. Sokağa çıkıp olay yerinden uzaklaşmak üzere koşmaya başladı. Alo, alo yardım edin saldırıya uğradım. Kanamam da var lütfen yardım edin. Hanımefendi adresinizi verir misiniz?
Santa Monica'da Franklin Caddesi 74 numara. Acele edin yalvarıyorum. Lütfen yalvarıyorum. Hemen ekipleri gönderiyoruz. Sağlık görevlileri de gelecek. Lütfen at takım. Hızlı olun lütfen. Tamam atayım.
Sağlık görevlileri adrese ulaşıp Michelle'in yaralarına müdahale ettiler. Ardından hastaneye doğru yola koyuldular. Olay yeri inceleme ekibi dairedeki kanıt olabilecek her şeyi paketledi. Michelle Murphy canını zor kurtarmıştı. Hastanede iyileşirken Michael için zaman daralıyordu. Bu defa sadece iz yoktu. Bir de görgü tanığı vardı. Michelle'in sunduğu katil profiliyle Michael Gargillo 6 Haziran'da tutuklandı. Diğer iki cinayetle benzerlikleri üzerine düşünen dedektifler bu kişinin Hollywood katili olduğunu düşünmeye başladılar.
Ayrıca Michael'ın Illinois'dan taşınmış olması, Illinois'daki kayıtlara da bakmalarına sebep oldu. 15 yıl önce Trisha Pacaccio cinayetinden sorguya çekilmiş, delil yetersizliğiyle salınmıştı. Ardından Kaliforniya'ya taşınmıştı. Trisha dosyasında bulunan tırnaklarındaki kalıntılar, dönemin teknolojisi yeterince gelişmediğinden test edilememişti. Ancak artık edilebilirdi. Yıllar süren dava sürecinde Ashton Kutcher dahil birçok kişi görgü tanığı sandalyesine oturdu.
Bu da davanın basında büyük yer etmesine sebep oldu. Yine de mahkemeyi ve jürileri en çok etkileyen bu tanıklar değildi. Michelle'in hayatta kalan olarak verdiği ifade asıl etkileyici olandı. Jüriler Michael'ın nasıl soğukkanlı bir katil olduğunu ve onun psikoseksüel rahatsızlığını dehşete düşerek dinlediler.
2019 yılında jüri ve mahkeme birinci dereceden suçlu olduğuna karar verdiler. Cezası ise iki yıl sonra 2021'de açıklandı. Michael Gargillo ölüm cezasına çarptırıldı. Ancak Illinois'daki süreç daha tamamlanmamıştı. Bu nedenle Kaliforniya'daki cezası ertelendi. 2024 yılında Michael Gargillo Illinois'a iade edildi. Şu an dava süreci hala devam etmekte.
Michael'ın zihinsel problemleri olduğu ortadaydı. Ancak mental sorunları bu yapılanları meşrulaştıramaz. Onun dinmek bilmeyen öfkesiyle defalarca kez bıçakladığı kadınlar bugün aramızda değiller. Genç üniversite öğrencisi Tricia Pacaccio'nun hayalleri hiçbir zaman gerçekleşmeyecek. Ashley Ellerin, kariyerinin fırsatını ve onu çok heyecanlandıran Ashton Kutcher'la olan buluşmasını yitirdi.
Maria Bruno, dört çocuğunu bu dünyada yalnız bırakmak zorunda kaldı. Bu kadın cinayetlerinin tek ortak noktası, kontrol takıntılı, korkunç bir canavarla yollarının bir noktada kesişmiş olmasıydı. Yine de Michelle Murphy'nin cesareti, sadece kendisini kurtarmasının ötesinde bir şeyler söylüyor bize. Hayatta kalan sadece kendini kurtarmıyor, gelecekte mağdur olabilecek birçok insanın yanında, geçmişe de adalet ışığıyla bakmamıza yardımcı oluyor.
Evet, bu haftanın karanlık dosyasının da sonuna geldik. Bir sonraki karanlık dosyada görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.