
1.872 kelime · ~9 dk okuma
Paranoya ve saplantı bir insanın ne kadar ileri gitmesine sebep olabilir? İnanmayı seçtiklerimiz bizi nasıl vahşetin öznesi haline getirir? Ben Sezgi Aksu. Burası Karanlık Dosyalar. Ne dersiniz? Coleman ailesinin komplo teorileriyle örülü hayatının derinliklerine inmeye hazırsanız başlayalım mı?
7 Ağustos 2021 sabahı, 40 yaşındaki surf okulu sahibi Matthew Taylor Coleman, eşi Abby ile planladıkları kamp gezisi için hazırlık yapıyordu. Sıcak güneş Kaliforniya sahilini altın rengine boyarken, çiftin küçük evlerinde çocukların neşeli sesleri yankılanıyordu. 2 yaşındaki Kaleo ve 10 aylık Roxy. Ancak her şeyin normal göründüğü o anlarda Matthew'un içinde anlaşılmaz bir huzursuzluk vardı. Aniden hiçbir açıklama yapmadan çocuklarını kucaklayıp minibüsüne bindirdi. Ve Santa Barbara'daki evlerinden uzaklaşmaya başladı. Geride ne bir veda vardı ne de mantıklı bir sebep. Sadece bilinmezliğe doğru atılan ürkütücü bir adım.
Matthew, Meksika sınırına kadar 250 mil boyunca durmaksızın ilerledi. Ve nihayet, güneş ufukta kaybolurken, sahil kasabası Rosarito'daki City Express oteline vardı. O andan sonra iki gün boyunca onlardan neredeyse hiç haber alınamadı. Bu sırada Abby, evde endişeyle telefona sarılmış, tekrar tekrar Matthew'a ulaşmaya çalışıyordu.
Eşi çocuklarla birlikte hiçbir açıklama yapmadan ortadan kaybolduğunda paniğe kapılmış ve hemen polisi aramıştı. Ancak Oğan için hala en kötü ihtimalleri aklına getirmiyor, yetkililere Matthew'un hiçbir sorunu olmadığını, evliliklerinde bir problem bulunmadığını ve kısa süre içinde çocuklarla birlikte geri döneceğinden emin olduğunu söylüyordu. Fakat eve kimse dönmeyecekti. Matthew, Abby'nin mesajlarını günlerce yanıtsız bıraktıktan sonra nihayet sessizlik 9 Ağustos sabahının erken saatlerinde bozuldu. Ve telefona bir mesaj geldi. Merhaba aşkım. Ben de seni özledim. Zor günler geçirdim. Kafam karışıktı ama bazı şeyler artık netleşmeye başladı. Hala çözmeye çalışıyorum. Şu anda aklımdan geçenleri anlatmak zor. Çok çılgınca düşünceler dolaşıyor zihnimde.
Bu mesajı yazarken kendisi ve çocukları perdeleri her zaman tamamen kapalı olan otel odalarında sessizce vakit geçiriyor, dış dünyayla bağlarını koparmış gibi görünüyorlardı. Ancak orada konaklayan diğer misafirler Matthew ve çocuklarını birkaç kez lobide görmüşlerdi. Hatta bu anlardan birinde Matthew çocuklarına sevgiyle gülümsüyor ve yumuşak bir sesle ''Annenizi yakında göreceksiniz'' diyordu. Bu aileyle ve çocukların masum bakışlarıyla göz göze gelenler, annelerinin neden ortalıkta görünmediğini merak ediyordu. Rosarito'da
sabahın ilk saatleriydi. 47 yaşındaki Roberto Ramirez, domates ve marul tarlalarının arasında bölgenin en büyük dağına bakan geniş bir çiftlikte yaşıyordu. Burada hayat doğanın ritmine uyumlu, sessiz ve sakindi. Şehirden ve turist takınından uzakta, Tijuana'nın deniz kenarındaki hareketli restoranları ve neon ışıklı striptiz kulüplerinden tamamen farklı bir dünyaydı. Fakat Roberto'nun kapısı çaldığında bu cennet algısı tamamen yerle bir olacaktı. Kapıyı çalan kişi komşusuydu ve söylediği şey akıl alır gibi değildi.
Evinin yanında bulunan kurumuş dere yatağında kan lekeleri gördüğünü iddia ediyordu. Roberto gece boyunca en ufak bir ses bile duymamıştı. Ancak komşusunun yüzündeki tedirginlik oldukça gerçek ve tüyler ürperticiydi. Durumu anlamak için köpeği Kobe'yi yanına alarak dışarı çıktı. Ahşap kazıklara sarılı dikenli tellerden oluşan çitin kapısını açıp adımına attığında hafif bir rüzgar kurumuş otların arasından dolaşıyor, toprağa sinmiş kan kokusunu havalandırıyordu. Roberto bu keskin kokuyu aldığı an irkildi.
Taşların ve sararmış otların üzerindeki lekeleri fark etmişti. Bu izler düzensiz bir şekilde ileriye doğru uzanıyordu. Gözleriyle takip edince çalıklar arasında lekelerin daha da yoğunlaştığını gördü. İçinde beliren kötü his büyüyordu. Kötü bir görüntüyle karşılaşmaya hazırlıklıydı. Ancak birkaç adım daha atmasına rağmen hiçbir şey bulamadı.
Tam o anda Kobe birden kulaklarını dikti ve yaklaşık 20 metre ileriye koşup hiddetle havlamaya başladı. Roberto hızla köpeğin bulunduğu yere yöneldi. Gördüğü manzara karşısında yüreği sıkışmıştı. Çalıkların arasında iki küçük beden yatıyordu. Solgun ciltlerinin üzerinde yalnızca bebek bezleri olan, sessiz ve kanlar içerisindeki iki küçük beden. Roberto'nun zihninde ışık hızıyla sorular beliriyordu.
Küçücük, masum çocuklara bunu yapabilecek kadar vahşi ve gözü dönmüş birisi buraya ayak basmıştı. Fakat o kişi kimdi? Ve şimdi neredeydi? Matthew, çocuklarıyla birlikte ortadan kaybolduğunda, Abby başta bunun geçici bir durum olduğuna inanmıştı.
Fakat telefonuna gelen mesaja rağmen nerede oldukları hakkında en ufak bir haber alamayınca endişesi paniğe dönüştü ve daha ciddi bir adım attı. Emniyette eşi ve çocukları için resmi kayıp raporu doldurdu. Polis Abby'ye aynı zamanda iPhone'un telefonumu bul özelliğini kullanmasını önermişti. Abby bir an için tereddüt etse de bunu kabul etti. Bu sayede Matthew'un ya da en azından telefonunun yeri belirlendi.
Rosarito, Meksika. Abby bunu daha önce de yapabilirdi. Yapmama sebebi meçhuldü. Kesin olan tek bir gerçek vardı ki bu bilgi olayın yönünü tamamen değiştirecekti. Matthew'un sınırı geçtiği tespit edilince soruşturma FBI'in kontrolüne devredildi. Çok geçmeden FBI merkezine bir telefon geldi. Hattın öbür ucunda Meksikalı bir çiftçi vardı. Roberto Ramirez.
kayıp iki küçük çocuğun cesetleri bulunmuştu. Aynı saatlerde telefonumu bul uygulamasındaki sinyal Matthew'un yer değiştirdiğini, artık ABD sınırında olduğunu gösteriyordu. Çocuklarıyla birlikte giden Matthew yalnız dönüyordu. Bu bilgi üzerine sınırda görevli bir gümrük memuru Matthew'un minibüsünü durdurup detaylı bir arama yaptı. Araçtaki bazı evrakların üzerinde kan lekeleri vardı.
Halihazırda baş şüpheli olan Matthew için sorgulanmak kaçınılmazdı. FBI yetkilileri Matthew ve çocukların konakladığı otele ulaşıp yakın zamanda kalmış oldukları odayı da aradılar. Oda henüz temizlenmemişti ama boş sayılırdı. Geride yalnızca üç şey kalmıştı. Masanın üzerindeki iki peluş oyuncak, bir aile fotoğrafı ve açık halde bırakılmış incil.
Sayfadaki 127. mezmur, yaşananların ardından okunduğunda tüyler ürperticiydi. Çocuklar tanrının verdiği bir armağandır. Rahmin ürünü bir ödüldür. Yiğidin elinde nasılsa oklar, öyledir gençlikte doğan çocuklar. Ne mutlu ok kılıfı onlarla dolu insana. Kent kapısında hasımlarıyla tartışırken utanç duymayacaklar.
Memurlara göre bu oda bir tür sunak haline getirilmişti. Fakat bunun sebebi neydi? Görünüşte normal bir baba sevdiği eşinden neden kaçmış, çocuklarını yanına almış ve onları vahşice öldürmüş olabilirdi ki? Bu sorunun cevabı henüz kimsede yoktu. Matthew dışında. Şimdi kısa bir ara verelim. Ardından dosyamıza kaldığımız yerden devam edeceğiz.
O sabah minibüsle evi terk etmeden, adı bu korkunç cinayetle yan yana gelmeden önce Matthew'un sakin bir yaşamı olmuştu. Kalpten bağlı olduğu inancı eskiden onun kozasıydı. Dindar bir ailesi vardı. Sıcakkanlı ve yardımsever bir çocuktu. Kolayca arkadaş edinirdi. Bu durum büyüyüp yetişkin bir adam olduğunda da değişmemişti.
Arkadaşları onu şefkatli, rahat ve eğlenceli biri olarak tanımlıyordu. Çok iyi bir sörf eğitmeni olmasının yanı sıra İspanyolca dersleri de veriyordu. Boş zamanlarındaysa arazi motosikletini kullanır ya da yakınlarıyla sosyalleşirdi. Abby ile 36 yaşına geldiğinde bir kilise grubunda tanışmıştı. Dinamik, eğlenceli ve tutkulu bir sporcu olan Abby'nin enerjisi hayranlık uyandırıyordu.
Kısa zamanda aşık olan çift arayı hiç açmadan evlenip çocuk sahibi olmuştu. Komşularına göre Matthew ve Abby sevilip sayılan normal bir aileydi. Ancak COVID-19 pandemisi sırasında kapalı kapılar ardında işler değişmeye başlamıştı. Hem Matthew hem de Abby komplo teorilerine ilgi duyuyorlardı. Çift çok geçmeden Canon hareketinin bir parçası haline gelmişti.
Cannon, 2017 yılında Donald Trump'un başkanlığı sırasında ortaya çıkan aşırı sağ bir Amerikan siyasi komplo teorisiydi. Her şey, Q Clearance Patriot adlı bir figürün, Anonim Forum 4chan'da gönderiler paylaşmasıyla başladı. Bu kişi, hükümetin içinden bilgi sızdırdığını iddia ediyor ve dünyayı yöneten şeytani pedofillerle ilgili tuhaf komplolar yayıyordu. Ken'in takipçilerine göre bu şeytani grup küresel bir çocuk seks ticareti ağa işletiyordu. Ve Donald Trump bu gruba, yani derin devlete karşı savaşan tek kurtarıcıydı. Demokrat politikacılar, Hollywood oyuncuları, üst düzey hükümet yetkilileri, iş dünyasının önde gelenleri ve bilim insanları bu grubun üyeleri olmakla suçlanıyordu. Matthew ve Abby bu komplolara tamamen kendilerini kaptırmışlardı.
Soruşturma başka bir bilgiyi daha gün yüzüne çıkardı. Matthew'un attığı mesaj karşılıksız kalmamıştı. Küçük çocukların cansız bedenlerinin bulunduğu günün sabahı saat 9.24'te Abby'den bir mesaj vardı. Bu işte beraberiz aşkım. Bu sabah zihninin netliğe kavuşması için dua ediyorum. İnandığın ve doğru olduğunu bildiğin her şey şimdi gerçekleşiyor.
Kaliforniya ulusumuz ve dünya için bir uyanış kapısı bu. Sen tarihin gidişatını değiştirmek için yaratıldın. Benim küçük dev avcıma ve cennet kuşu seslime iyi bak. Onlar gerçekten özel. Bu mesaj eşi ve çocukları ortada olmayan bir anne için oldukça ilginç ifadeler barındırıyordu. Abby'nin tam olarak neyi kastettiği net değildi.
İyi bak dediği çocuklarının karanlık talihini tahmin ediyor muydu? Yoksa bu onların canını bağışlaması için kocasına bir yalvarış mıydı? Abby eşinin paranoyalarının ne kadarını paylaşıyor ve destekliyordu? Sonunda Matthew sorgulama sırasında her şeyi itiraf etti. Evet onları ben öldürdüm. O sabah Abby'nin mesajını görünce artık emin olmuştum. Elimdeki okları kullanmalıydım. Bana verilen armağını Tanrı'ya sunmaya hazırdım.
Çocukları minibüse bindirdim. Arabayı tena bir çiftlik bulana kadar sürdüm. Orada yanımdaki zıpkınla ikisini de bu çarpık sistemden kurtardım. Onları kurtardım. Acı çekmediler. Ve bundan sonra hiç acı çekmeyecekler. Matthew, Roxy'nin kalbini 12 kez hedef almıştı. Kaleo hemen ölmemişti. Onun da vücudunda tam 17 zıpkın darbesi bulundu.
Bu vahşet anlarından sonra Matthew, çocuklarının bedenlerini o tenha arazide bırakmış, otele geri dönüp eşyalarını toplamış ve şehri terk etmişti. Matthew, Canon, Illuminati ve zaman yolculuğu gibi komplo teorilerinin içine adeta bir bataklık gibi saplanmıştı. Çocuklarım ölmediler ki. Onları duyuyorum. Hala benimle iletişim kuruyorlar. Ölen diğer bebekler de öyle. Buradalar.
Duvarların ardında, havai fişeklerin parlayan ışıklarında, hepsinin ruhları burada. Bizimle. Matthew, Abby'nin mesajını gördükten sonra, kendisini Matrix filmindeki Neo gibi hissettiğinden bahsetmişti. Tüm parçaların yerine oturduğunu söyledi. Abby'de reptilian geni var. İşaretler çok açık. Şekil değiştiren sürüngen uzaylıların kanını taşıyor. O da bir reptilian mı? Şekil değiştirebiliyor mu?
İşte bundan emin olamıyorum. Ama genlerini çocuklarımıza aktardığı kesin. Bu gen yayılmadan önce onları durdurmalıydım. Dünyayı kurtarmak için, kendi çocuklarımı öldürmek pahasına da olsa. Uzaylıya dönüşüp yeryüzünü mahvetmelerine izin veremezdim. Birbirini tutmayan ve sağlıklı bir zihnin ürünü olmayacak tüm bu itiraflar, polisleri Abby'i sorgulamaya yönlendirdi.
Kocasının kendisi hakkındaki suçlamaları üzerine bilgilendirilen Abby de daha önce sözünü etmediği bir takım itiraflarda bulundu. Bu konulara başta beraber girdik. Her şey çok ilgi çekiciydi. Ama sonra Matthew tüm bunlarla kafayı bozdu. Bahsettiği tek şey teorilerdi. Ben de geri çekildim. Sonra bana karşı cephe almaya başladı. Çocuklarımı öldürmeden 5-6 gün önce sosyal medyada işaretler gördüğümü söylüyordu.
Barış işareti yapan kişilerin mesaj verdiğini düşünüyordu mesela. Yakın arkadaşlarından biri de böyle bir post paylaşınca paniğe kapıldı. Uzaylıların ona ulaşmak için tanıdığı insanları kullandığından emindi. Matthew çok radikaldi. Hepsi o katıldığı evangelik kilise yüzünden. Onu mahvettiler, beynini yıkadılar. Abby'nin ifadesi, her ne kadar kendisini olayın dışında gösterse de, kocasıyla olan gerçek ilişkisi ve attığı son mesajın manası hala gizemini koruyor. Matthew için ise kesin bir karar verilmiş değil. Kendisi suçlamaları kabul etmemiş, yetkinler de cinayetler sırasında akıl sağlığının yerinde olup olmadığı konusunda ortak noktada buluşamamıştı. Psikolojik değerlendirmeler devam ediyor.
Ancak savcılık idam cezası talep etmeyeceklerini açıkladı. Bunun yerine Matthew yaşam boyu hapis cezası ve 250 bin dolarlık bir para cezasıyla karşı karşıya. Matthew cinayetlerden 10 ay sonra koruma altındayken bir arkadaşına gönderdiği mektubunda kandırıldığını ifade etti. Sürüngen yeni meselesi zihnimdeki bir yanılsamaydı. Çözülecek çok şey var. Ama önce gerçekten neye inandığımı çözmem gerekiyor.
Tanrı'nın yardımıyla gerçekleri fark ediyorum. Bu komplo teorilerini bu kadar zaman harcamamalıydım. Sadece iyi bir eş ve baba olmaya odaklanmalıydım. Matthew Coleman dediği gibi iyi bir eş ve baba olmanın çok uzağındaydı. Kendi evlatlarına olabilecek en korkunç şekilde kıymış, onları takıntı yaptığı komplo teorilerine kurban etmişti.
Cinayetteki şüpheli konumuna rağmen herhangi bir yaptırımla karşılaşmayan Abby Coleman itirafların ardından kamuoyuna konuşmadı ve ailesinin evine Texas'a taşındı. Bir arkadaşı tarafından basına verilen bilgi de hala iyileşmeye çalıştığı ancak karmaşık duygular içinde olduğu söylenmişti. Denilene göre bir gün Matthew'a karşı merhamet ve endişe hissederken ertesi gün ondan tüm benliğiyle nefret ediyordu. Matthew'un üyesi olduğu gizli kilise topluluklarıysa ne bu korkunç suçun sorumluluğunu aldı ne de radikalizm konusunda bir çalışma başlattı. Bölgedeki birçok kişi eğer Matthew bu teorilere kilise içinde karıştıysa benzer suçların tekrar yaşanabileceğinden endişe ediyor. Matthew muhtemelen kendisi de yardıma ihtiyacı olan, sorunlu, gerçeklik algısı fena halde bozulmuş biriydi.
Fakat yaşananlar, popülerlik kazanmak için geliştirilen online komplo teorilerinin manipülatif tarikatların öğretileriyle birleşince nelere mal olabileceğini sert bir şekilde yüzümüze çarpıyor. Evet, bu haftanın karanlık dosyasının da sonuna geldik. Bir sonraki karanlık dosyada görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın. Altyazı
M.K.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.