
1.846 kelime · ~9 dk okuma
Arkadaşlar merhaba, PodB'yle hazırladığımız Ben Astrolog Değilim podcastına hoş geldiniz. Bugün günlerden 15 Mayıs ve biz tam 10 gün sonra Satürn koç dönemine geçeceğiz. Satürn ne demektir? Satürn'ün koç burcunda olması bu dönemde bizim için ne ifade edecektir? Biraz bunlardan bahsedeceğiz. O zaman bu yolculuk başlasın.
Saturn, astrolojide en çok korkulan gezegenlerden bir tanesi. Çünkü bize gerçek dünyada, yani bu üç boyutlu dünyada, disiplin sağlamımızı, zamanı algılamamızı ve ölümle ilgili olan ilişkimizi anlatan gezegen aslında. Ölümle ilişki ama Plüton gibi değiştirici, dönüştürücü bir yerden değil, zamanımızın kısıtlı olduğunu bize hatırlatarak, yaptığımız işlere disiplinli bir şekilde emek harcayarak, bu işleri azimle, başarılı bir şekilde tamamlamamızı ve bir çıkar beklemeden bunu yapmamızı da öğreten bir gezegen. Satürn, son iki senedir balık burcundaydım. Zaten iki senede bir burç değiştiriyor ve tekrar aynı burca gelmesi 30 yılda bir oluyor. Bu Satürn Döngüsü diye bir kavram vardır astrolojide. Herkesin en çok korktuğu döngülerden bir tanesi. Doğduktan sonra 30. yaşımızda, yani 27 ile 32 yaş arasında bu döngüye giriyoruz aslında.
Şu ana kadar, o ana kadar yani yarattığımız kimliği tamamen değiştirdiğimiz ve değişime açık olarak yeniden kim olduğumuza dair bir fikir elde ederek, disiplinli bir şekilde yeni versiyonumuzu oluşturduğumuz döngüdür. Satürn döngüsü diye özetleyebiliriz. Bu 30. yaşımızdayken olur, bir de 60 yaşımızdayken olur. Şimdi kişisel olarak tabii ki de bu çok zorlayıcı bir transit olmasına rağmen ne olduğunu bildiğiniz zaman çok da kolay aslında üstesinden gelebileceğiniz bir transit oluyor. Şimdi Satürn Koçburcu'na geçiyor 24 Mayıs'ta. Ve bu, normal Satürn örgülerinden farklı olarak bir yandan da Neptün'deki koçla birleştiği için iki sene boyunca Neptün ve Satürn gezegenleri, ki bunlar çok büyük iki tane jenerasyonel gezegen, koç burcunda kavuşumda olduğu için normal bir Satürn-koç geçişi gibi olmayacak.
Bu programı hazırlarken ben bayağı düşünmek zorunda kaldım çünkü anlatacağım şeylerin insanları korkutma ihtimali olduğunu biliyorum. Ama beni biliyorsunuz ben insanları korkutmayı, sizi korkutmayı ve felaket tallallığı yapmayı sevmiyorum. Bana göre bu transitlerin özünde ne olduğu anlaşılırsa hem bireysel olarak hem de toplumsal olarak ona göre hareket etmeyi başarırsak bu transitleri kendi de toplumsal çıkarımız için yönetmeyi de başarırız gibi hissediyorum. Ağalık ayından beri anlattığım bir hikaye vardı benim. İşte Pluton kovaya geçecek ve halkların ayaklanması başlayacak. Mart ayında ortalık karışacak. Nereye parayı harcadığımızı çok iyi bilmek zorunda kalacağız. İşte internet kullanımımızı buna göre düzenlememiz gerekecek. Bireysel çıkarlardan çıkıp toplumsal çıkarları gözettiğimiz bir sisteme geçmemiz gerekecek vs. diye bir hikaye anlatıyorum bazen farkındaysanız.
Bunu bu arada ben anlatmıyorum. Bu bana ait bir hikaye değil. Astrolojiyi döngüsler olarak işleyen herkes, hem astrologlar hem de astrolojiyle ilgili insanlar, bunun böyle olacağını zaten öngörebiliyorlar. Bu öngörü bizim böyle spiritüel bir şekilde 6. hissimiz üzerinden yaptığımız bir şey değil sonuç olarak. Tarihi iyi okuyabilmekle alakadar bir şey.
25 Mayıs'ta Satürn Koç'a geçtiğinde şöyle bir olayla karşılaşacağız. Bu Neptün Koç bize hayallerimiz için ne kadar disiplinli savaşmamız gerektiğini ve gerçek hayallerimizin ne olduğuyla ilgili bir yüzleşme yaşatmaya başlayacak demiştik ya ve bu 14 sene sürecek bu arada. Saturn bunun ilk iki senesinde koçta olarak bu savaşı çok daha gerçekçi bir hale getirecek. Şimdi Saturn zamanla alakadar olduğu için çok sabırlıdır ve hemen sonuç beklememeyi bize öğretir. Koç burcu ise çok düşünmeden hareket eden, tırnak içinde bu, ama sabırsızlığıyla bilinen hemen sonuç elde etmek isteyen bir burç. Şimdi Saturn koşa geçince ne oluyor? Ben bu kadar uğraşıyorum hayallerim için neden hemen sonuç alamıyorum? Arkadaşlar amaç hemen sonuç almak değil. Hemen aldığımız sonuçlar bize kalıcı bir gelecek,
göstermez. Şimdi bir bireysel anlamda neler olacağı kısım var, bir de tarihsel olarak neler olmuştu ve nereye doğru gidiyoruz kısmı var. Yani tarihsel olarak neler olmuştu Türkiye politikasında özellikle, sadece birkaç örnek vereceğim ve siz bence buradan kendi çıkarımınızı yaparsınız ama ben de kendi çıkarımımı yapmak istiyorum. 1937-1940 yılları arasında Satürn Koçburcu'ndayken Türkiye'de politik olarak yaşanan en önemli olaylardan bir tanesi Atatürk'ün vefatıyla Türkiye yönetiminin İsmet İnönü'ye geçmesi diyebiliriz. Aynı zamanda da Dersim olayları var. Gene askeri ve kanlı olaylardan bahsediyorum.
1967-1969 yılları arasında ise öğrenci hareketleriyle başlayan bir değişiklik isteğine devletin çok sert karşı çıkmasıyla beraber girdiğimiz büyük çatışmalı darbe dönemi var. Şimdi bireyin sesine kulak verilmezse toplumsal patlama olur temasını zaten çok net bir şekilde görebiliyoruz. Şu anda olan biteni de hepimiz farkındayız. Devlet başka bir şeydir ama hükümet başka bir şeydir. Bu konuya girmeyeceğim. Burası siyasi bir program değil ama bu farklara anlamımıza fayda var. Eğer bizi yöneten insanlar bireysel olarak ve toplumsal olarak istediğimiz değişikliği bize vermemek kararında olurlarsa, Bu, politik görüşten bağımsız olarak büyük inflaka yol açabilir. Özellikle Satürn-Koç ve Neptün-Koç, Koç-Burjon'un savaşçı doğasından ve Mars'ın savaşçı doğasından dolayı, Koç'un yöneticisi Mars çünkü, her zaman inflak potansiyeli olan yerleşimlerdir. Bunu engellemenin yollarından bir tanesi, tabii ki de umarım engellenebilir, her zaman için hakkımızı savunurken kimle
muhatap olduğumuza dikkat etmek, kime güvendiğimize dikkat etmek ve de bu hakkımızı savunma yolculuğunda hemen cevap alamayacağımızın da farkında olmak. Satürn Koç çok uzun süreli bir çalışmada gerektirir ve çok disiplinli bir çalışmak gerektirir. Şunu hiçbir zaman unutmayacaksınız. Benim hayallerim bireysel olarak mı çıkar, gözetiyor yoksa benim hayallerim kolektif olarak özüme ve aynı zamanda kolektif olarak insanlığa fayda sağlıyor mu? Bu iki sorunun cevabıyla birlikte ileriye doğru gitmemiz gerekiyor. Gerçekle hayal arasındaki savaşta yalnızca özüne sadık kalanlar yeni bir dünya kalabilecekler sözü bu Saturn-Neptune koç kavuşumunu en iyi özetleyen sözlerden bir tanesi.
Arkadaşlar şimdi isterseniz bir nefes alalım hep beraber sonra tekrar birlikteyiz. Türkiye yeni bir toplumsal kimlik arayışına girebilir. Biz kimiz? Biz nasıl yönetilmek istiyoruz? Biz nasıl yönetmek istiyoruz? Biz hayatımızın adısı idame ettirmek istiyoruz. Yeni idealler ve yeni kahramanlar doğabilir. Bu tabii ki de şimdi ismini vermeyeceğim ama birtakım karakterlerin nasıl öne çıktığını görüyorsunuz. Ben bunlardan sadece Mahmut Tanal'ın ismini vermek istiyorum. Bence inanılmaz bir karakter zaten ve Mahmut Tanal'ın yaptığı milletvekilliği türü mesela Satürn Koç ve Neptün Koç birleştiğinde büyük bir ihtimalle daha çok gözümüzün önünde olacak.
Hayal edilen Türkiye ile gerçek Türkiye arasındaki fark da ortaya çıkabilir. Şimdi bu fark acı bir gerçekle ortaya çıkacak ama bu kimin acı gerçekliği olacak o kısmını ben şu anda ön göremem. Ama bir uyanış döneminin ve uyanış döneminin içindeki idealler ve istekler üzerine halkın bir arada savaşmasının daha da çok arttığını görüyor olacağız. Ve kolektif olarak yeni bir doğum sancısı da yaşıyor olacağız. Çünkü Satünkoç ve Neptünkoç bir araya geldiğinde doğum kanalından dışarıya çıkmak için savaş veren bir bebek imajını düşünebiliriz. Biraz tuhaf bir anlatım oldu ama daha iyi nasıl anlatabileceğimi bilmiyorum.
Bireysel düzeyde bu Satürn-Neptün-Koç kavuşumu ne anlama geliyor? Çünkü artık bence bu kadar Türkiye konuşması yeter. Sonuçta bazı şeyler de bizim kontrolümüzün dışında. Bizim kontrolümüzde olan şeyler ne? Doğru düzgün oy vermek, işte boykot, para harcama, bireysel olarak duruşumuzla ilgili olarak hakkımızı savunmak vs. gibi şeyleri kendi elimizden geldiğince ve etrafımızdakilerle birlikte yapabiliriz. Ama sonuç olarak
bazı şeylerde bizim kontrolümüzün dışında kendinizi de çok fazla yıpratmayın çocuklar lütfen yani bu çok önemli bir konu çünkü bu çok uzun bir maraton bu toplumların yeniden kendi kimliklerini yaratmaları öyle bir günde ya da bir ayda olan şeyler değiller bu gerçekten uzun bir maraton olacak ve uzun maratonu koşmak için hem inancınızın olması gerekir hem de akıl sağlığınıza sahip çıkmanız gerekir Şimdi bireysel anlamda ne demek oluyor? Birincisi kendi hayaline sadık kalmak çok önemli bir konu olacak. Neptün bir rüya, bir ideal ve bir amaçla seni bir yere doğru çağırıyor olacak. Satürn ise bu rüyayı sınıyor olacak. Sen gerçekten bunu istiyor musun? Sen mesela atıyorum hayalin senin bundan bir sene sonra Bali'de yaşamaktır ve bunun için çalışıyorsundur ama o Bali'deki yaşama amacı yani sana uygun bir hayal değildir ve sen bunu yanlış sebeplerden dolayı istiyorsan Satürn seni bunda sınayarak sana gerçek hayalini boğdurtabilir. O yüzden de bazı şeyler hemen olmuyorsa
Emin olun ki olmaması gerektiği için olmuyordur. Koç da aynı zamanda diyor ki hemen harekete geç çünkü kimseden izin almaman gerekiyor. Yani bir yandan da bu hayalin ne olduğunu anladığın yerden savaş verirken doğru hayal için savaş veriyor olman gerekecek ve bir yandan da Plan yapmak genelde hareket ediyor olmak gerekecek. Bu çok enteresan ve tuhaf bir transit farkındayım. Ne kurmak istiyorsun? Ne için savaşacak kadar seviyorsun? O hale sadece duygusallar değil, somut adımlarla yaklaşabiliyor musun? Bunun için ne kadar çok disiplin gösterebiliyorsun? Bütün bu konular çok önemli olacak ve kimseden onay almadan... Çünkü satürn bir yandan da ne kadar çok... Şimdi demin Türkiye'yi anıtırken ben toplumsal şeyler falan demiş olsam bile, satürn bir yandan da bizden yukarıdaki otoritelerden onay almadan yalnız bir şekilde hareket etme potansiyelini de ortaya çıkartan bir şeydir.
İlhamla pratikliği birleştirmek gerekecek. Sadece hissettim mi yoksa onu yaşamak için ne yaptım sorusuna cevap veriyor olacağız. Kitap yazmak istiyorsan günde 15 dakika boyunca yazı yazmanın o kitabı bitirmen mümkün değil. Sağlıklı olmak istiyorsan bugün 5 dakika bir egzersiz yapıyor olman lazım. Satürn Koç yapmakla ilgilidir, kurmakla alakadar değildir. Biz geçtiğimiz iki sene boyunca satürn balıkta olduğumuz için, aman işte hayalimi kurayım de, nasılsa işte evren bana verir de falan gibi bir dünyanın içinde yaşıyorduk. Şu an koç diyor ki sana, yap, o zaman yap. Yani bundan beş gün sonra ya da beş ay sonra sen her gün yoga yapan bir insanda olmak istiyorsan, bugün kalkıp beş dakika boyunca o yogayı yapmak zorundasın. Bir amaç uğruna hareket edip, disiplinli bir şekilde çalışmazsan, o hayali gerçekleştiremezsin dersinin çok fazla yüzümüze vurulacağı bir döneme giriyoruz.
Kendi mitini yazmak diye bir konu var aynı zamanda. Neptune toplumsal mitler yaratır, Koç bireysel kahramanlık ister. Yani bireysel kahramanlık, kendi hikayeni yazmak toplumsal olarak seni nereye konumlandırıyor? Ben bu hayatı neden yaşıyorum? Ne için savaşıyorum? Kurban hikayesi yazarsan kaybolursun. Kendi kahraman hikayesini yazmak zorundasın. Bu kurban psikolojisinden çıkmak çok önemli olacak.
Balık kurban olmakla ilgilidir, koç kahramanlıkla ilgilidir. Yani kendi hikayenizi yazarken, ben işte başıma bunlar bunlar geldi, bu işte hükümet, bu kız arkadaş, bu sevgili, kocam, annem bilmem ne bana bunları bunları yaptı hikayesinden çıkıp, yani kendini travmayla tanımladığın dünyadan çıkıp, birazcık olsun evet ama ben bunları yapma kapasitesine sahibim ve bunlar için disiplinle, azimle çabalayabilecek, güçteyim kahramanlığı hikayesinde yazıyor olmaya başlayacağız. Burada önemli olan konulardan bir tanesi tabii ki de Neptune hayaller, idealler ve inançlarla alakadar olduğu için inanç krizlerine hazır olmak lazım. Belki de bugüne kadar inandığınız bu sadece spritüel anlamda bir inanç olmak da zorunda değil. Genellikle oraya atfedilir ama kendinize dair inandığınız yalanlarla da yüzleşebilirsiniz. Mesela ben hiç disiplinli bir insan değilim ki zaten. diyip yapmaktan çekindiğiniz birçok konuyla ilgili aslında ne kadar disiplinli olduğunuz da yüzünüzde vurulabilir. Ve yüzünüzde vurulmak diyorum çünkü bazen insanın kendi sorumluluğunu alması, kendi yeteneklerinin farkına varıp, kendi öz disiplinin farkına varıp onun sorumluluğunu alması çok daha zordur. Yani o konfor zorundan çıkmak baya zor olabilir bazı insandan. Dış saha zorluklar geldiğinde hemen bırakıp kaçma eğilimi doğabilir. Bu hem toplumsal hem bireysel anlamda önemli olacak. E işte biz bu kadar gösteri yapıyoruz, bilmem ne yapıyoruz, hiçbir şey değişmiyor. Hemen değişmeyecek ki. Sen istediğin kadar çabala, bazı şeyler belirli zamanlarda olacak. Senin görevin, senin bireysel olarak görevin, o hayalden vazgeçmeden ve başka insanların ne yaptığıyla ilgilenmeden birey olarak hayaline sadık kalmak zaten.
Satürn Koç'a hoş geldiniz. Arada Retrosu'yla bilmem nesiyle bir iki sene boyunca bu enerjinin içinde olacağız. Tekrar ediyorum, bu bir sprint değil, bir maraton. Akıl sağlığınızı koruyun. Her gün az da olsa disiplin göstererek, üzerine koyarak gidin ve hemen sonuçlar beklemeyin. Ama sonunda her şey çok güzel olacak. Haftaya görüşürüz.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.