Podcast

Benimle Evlenir misin?

Yakın İlişkiler

1 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Yaz geldi evlilik sezonu açıldı. Peki ama evliliğin gerçekten ne demek olduğunu hiç düşündünüz mü? Evli olmak ne demek? Evlilikte ne gibi faktörler önemli? Evlilik kararını nasıl alıyoruz, aslında nasıl almalıyız ya da ne zaman almalıyız? Peki ya ailelerin evliliklerdeki rolü nedir? Birlikte yaşamakla evlilik arasında ne gibi farklar olabilir? Evliliğe dair tüm sorular bu haftanın Yakın İlişkiler bölümünde cevap buluyor.





Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

3.577 kelime · ~18 dk okuma

Herkese merhaba. Yaza girdiğimiz bu günlerde evlilik konusu birçok insanın gündeminde var gibi hissediyorum. Evlenenler, evlenmeyi düşünenler, evlilik teklifi bekleyenler, biz ne zaman evleneceğiz diye dert edenler... Bütün bunların hepsini bir araya getirince dedim ki bu bölümün konusu da evlilik olsun.

Çünkü baktım, ben hep aşık olmak hakkında konuşuyorum. İşte ne bileyim, ayrılık, ilişki sürdürme vs. Bunların hepsini konuşuyorum ama hiç evlilik üzerine doğru düzgün bir bölüm yapmadım. Eşimle yaptığım bir bölüm vardı. Bir evliliğin anatomisi gibi. Nasıl oluyor, evliliğin içinden seslenmiştik. Bu arada onunla da çok keyif almıştım. Belki de onun da bir ikinci bölümünü yapmamız lazım. Ama bugün biraz daha böyle evlenmek ne demek? Evli olmak ne demek?

Evlilik kararını nasıl alırız? Ne zaman almalıyız? Ne gibi faktörlere dayanıyor evlilik? Ailelerin rolü ne burada? Gibi gibi böyle bir sürü soru var aklımda. O yüzden hadi başlayalım bir yerlerden. Aksın gitsin. Eğer aklımdaki soruların hepsini bu bölümde tamamlayamazsam... ...zaten ikinci bölümü kaydederim. Bu arada tabii ki her zaman... Bu sefer başlangıçta söyleyeyim. Aklınıza takılan sorular olursa bana sosyal medyadan yazın. Ben onları toparlayıp bir başka bölüm kaydederim tabii ki.

Transkriptin tamamını oku

Şimdi aslında şöyle bir yerden başlamak istiyorum. Evliliğin aslında bir anlamı kaldı mı gibi bir yerden başlamak istiyorum. Şöyle bir çıkış noktam var. Eskiden evlilik, kendi güvende hissetmek... ...ya da işte çocuk yapmak için bir yasal zemin oluşturmak... ...ya da aslında insanların sosyal beklentiler içerisinde bir sonraki adım olarak... ...yapması gereken bir sanki şey, tamamlaması gereken bir adım. Ama şimdi artık insanların evlilikle ilgili düşünceleri farklaşmaya başlıyor. Zaten mesela bunu şuradan da anlıyoruz. Eskiden evlilikler öyle kolay kolay bitmiyor. Boşanmak büyük bir mesele. Boşanan ailelerin çocukları bu durumdan ciddi bir utanç duymak durumunda kalıyorlar.

Tabii ki bu çok kötü bir şey. Bunu böyle onayladığım bir yerden söylemiyorum. Ama boşanmak eskiden herkesin kafasında daha büyük bir cana varken... ...şu anda artık neredeyse her iki evlilikten bir tanesi bitiyor. Pandemiden sonra bu oranlar daha da arttı, biliyorsunuz.

Ama bu neden oluyor? Yani ne değişti aslında? İnsanların bakış açısında, evliliğe bakış açısında ne değişti? Çünkü bu böyle bir iki kişiyle olan bir durum değil aslında. Toplumsal olarak evliliğe bakış açısı değişiyor insanların ve... ...bunun da olarak yansımaları evliliklerin dinamiklerinde görülmeye başlıyor.

Benim çok sevdiğim bir kitap var. Eli Finkel diye bir araştırmacı vardır. Amerikalı. İlişki bilimcisi o da. Eli Finkel'in The All or Nothing Marriage diye bir kitabı var. Ben o kitabı çok seviyorum. O kitapta da böyle evliliğin geçirdiği süreci anlatıyor birazcık. Yani evlilikle ilgili beklentilerin de geçirdiği süreci anlatıyor ve... Özet de aslında şunu söylüyor. Yani biz artık kişisel büyümemizi, kendimizi gerçekleştirme sürecimizi desteklemek için yani artık daha üst düzey ihtiyaçlarımız için evlenmemiz gerekiyor. Ve eğer evliyimiz bu ihtiyaçlarımızı karşılamazsa zaten biz mutsuz oluyoruz içeride. O yüzden evlilikler bitiyor.

Şimdi bu söylediğimle ilgili şöyle düşünebilirsiniz ve çok haklısınız. Bu üst düzey ihtiyaçlar herkes için geçerli. Çünkü bu üst düzey ihtiyaçlarda masrafın hiyerarşisine baktığımızda en temelde fizyolojik ihtiyaçlarımız var. Hemen üzerinde güvenlik ihtiyacımız geliyor. Güvenlik, sevilme...

Ondan sonra benlik ihtiyaçları en yüksekte de kendine gerçekleştirme ihtiyacı. Şimdi bu ihtiyaçlar yerarşik bir düzende olduğu için biz artık modern dünyada daha temel ihtiyaçlarımızı kendimiz karşılayabiliyoruz zaten. O yüzden yanımızdaki insanın yanımızda olması için bizim daha üst düzey ihtiyaçlarımızı karşılaması ihtiyacımız var bakış açısına sahip. Böyle düşününce şöyle aklınızdan geçirebilirsiniz. Herkes en temel ihtiyaçlarını karşılayabiliyor mu ki evliliğe üst düzey ihtiyaçlarının karşılanması için giriyor? Katılıyor mu size? Yani bence mesela bizim toplumumuzda evliliğin illa üst düzey ihtiyaçlarının karşılanması için yapılmadığı çok aşikar bence. Hala birçok insan mesela ailesinden kaçmak için evleniyor... ...ya da işte ailesinin kendisinin getirdiği sınırlardan... ...ya da toplumsal beklentileri tamamlamak için evleniyor... ...ya da bazen gerçekten fizyolojik ihtiyaçlarını tamamlamak için evleniyor. O yüzden yani çok böyle aşırı gelişmiş bir yerden... ...evliliğe bakamayacağımızın farkındayım böyle. Çok hani böyle fil dişi kuleden seslenmeyelim istiyorum evliliğe.

Ama bir taraftan da içinde bulunduğumuz evliliklerin bizi mutsuz etmesinin arkasında bu sebebin de yattığının farkında olmamızı istiyorum. Çünkü tabii ki zaten evlilik şiddet barındırıyorsa, hiçbir şekilde görülmeme barındırıyorsa... ...duygusu olarak ihmal barındırıyorsa... ...bunun zaten yani... ...bu elin bizi neden mutlu etmediği aşikar. Ama bazı iyilikler var. Dışarıdan bakıldığında o elde hiç bir problem gözükmüyor. Ama içeride insanlar mutsuz. Ve ben bunun... ...işte bu Hilal Finkel'in getirdiği perspektifle çok alakalı olduğunu düşünüyorum. Ve bir de zaten aslında... ...biraz daha... ...farkındalığı yüksek insanların... ...iyilikten beklentisinin bu olması gerektiğine de inanıyorum.

Şimdi evlilik kararı ile evlenme isteği arasında da bir fark var bence. Bunu biraz şuradan girelim. Toplumsal olarak... ...çevreden de gelen baskıyla belli bir yaştan sonra... ...evlenmemiz gerektiğini düşünmeye başlayabiliyoruz. Hemen bunu 30 yaş üstü insanlar da, özellikle kadınlar da... ...çünkü bu çocuk sahibi olmakla da paralel bir baskı olduğu için... ...maalesef bizim toplumumuzda... Artık evlenmek zorundayım. Artık birini bulmak zorundayım. Geç kalıyorum duygusu çok yoğun olarak yaşanmaya başlıyor. İnsanlar sonuçta toplumsal olarak onaylanmak için evlenmeleri gerektiğini düşünüyorlar. Ki bu arada şöyle şeyler deneyimleyen insanlar da var. Yani mesela bir tırnak işareti içerisinde ailesi olmadığı için... ...kendi kök ailesi tarafından ciddiye alınmayan... Kadınlar ve erkekler var. Ya da mesela evlenmediği için, uzun sürede bir ilişkisi olsa da evlenmediği için... ...ilişkilerle başarısız sayılan insanlar var. Yani sanki evlenmek burada hani böyle şey gibi, başarılısın mührü. O imzayı attırdın ya, tamamsın sen, olmuşsun.

Bunun aslında ne kadar alçaltıcı bir tarafı olduğunu görelim isterim. Çünkü bu mudur yani? Bizim ilişkilerdeki başarı kriterimiz... ...karşımızdaki insanı evlenmeye ikna etmektedir. Böyle bir yerden yaklaştığımızda aslında ne kadar çok ilişkiye zarar veriyoruz.

Şimdi bu perspektif birazcık da şuna yol açıyor zaten. Yani ben karşımdaki insana, bu kişi evlenilecek bir insan mı? Hani evlilik materyalinde mi diye bakmaya başlıyorum. Bu kendimle de çok çelişen bir tarafı olabiliyor. Çünkü belki de karşımdaki insan beni o kadar çok heyecanlandırmıyor. Mesela karşımdaki kişi benim normalde aşk içerisinde aradığım kriterleri karşılamıyor. Ya da dediğim gibi yani heyecanlandırmıyor günün sonunda. Ama ben diyorum ki ya ama işte bu insandan çok iyi bir eş olur. İşte XYZ kriterleri açısından ailemin uygun göreceği bir insan. Ya da işte bu insandan iyi bir baba olur. Ya peki bu insandan bana iyi bir partner olur mu?

Yani bu çok önemli soruyu es geçiyoruz. Çünkü günün sonunda bu insanla evlenecek olan biziz. Ve evliliği birazcık şu açıdan anlayalım istiyorum. Evlenmek demek, bir insanla aynı evin içerisinde... ...gündüz gece vakit geçirmek demek. Yani her sabah o insanın yüzünü görerek uyanmak demek. O insan kusarken başında durmak demek. Ne bileyim, o insan en yorgun, en hasta, en rezil haldeyken... ...sen onun yanı başında olacaksın demek.

Evlilik demek, onun geçirdiği bütün zorluklarda, psikolojik zorluklarda... ...yanında olmalısın demek. Evlilik demek, onun ailesiyle ilişkisinin içerisinde bir şekilde yer almak demek. Karışmak zorunda değiliz ama oradayız günün sonunda. Ya da mesela evlilik demek, eğer çocuk sahibi olmayı planlıyorsak... ...bu insanla birlikte çocuk büyütmek demek. Ve bu insanla ortak kararlar almak demek. Bu insanın verdiği kararları onaylamadığımızda... ...bunun kavgasını o kişiyle yapmak demek. O insanla, eğer mesela ilişkideki cinselliği düşündüğümüzde, o insanla sevişmek demek. Yani mesela biz bu insandan heyecanlanmıyorsak, fiziksel olarak bizde bir çekim duygusu uyanmıyorsa, biz bu insanla mı sevişeceğiz gerçekten? Yani bunu yapabilecek gibi hissediyor muyuz kendimizi?

O kadar çok boyutu var ki. Mesela bu insanı yıkamak demek. Bu insanı birçok fiziksel ve duygusal ihtiyacını karşılayacak yegane insan olmak demek. Yani evlilik böyle gerçekten, aa ben evlendim ve bir insanla aynı çatı altına girdim. Şimdi beraber burada işte güzel yeni mutfak takımlarımız... ...işte tatlı mobilyalarımızla evcilik oynuyoruz demek değil ki. Evlilik gerçekten çok böyle... Bazı açılardan yani çok zor bir şey. Ve bu kararı alırken işin bu zorluklar kısmını düşünmüyoruz. Mesela şimdi aklıma şu geldi. Evlilik demek, finansal olarak çok zorlanabileceğimiz dönemlerde... ...beraber o yükün altından kalkmaya çalışmak demek. Yani mesela ben bu insana güveniyor muyum gerçekten?

...finansal olarak güveniyor muyum? Aldığı kararlara, işte beni hiçbir noktada... ...zor durumda bırakmayacağına güveniyor muyum? Ki bu arada şunu da biliyoruz. Evleniyoruz, bu insanı çok iyi tanıdığımızı düşünerek evleniyoruz. Çok iyi bildiğimizi düşünerek evleniyoruz ve... ...günün sonunda 10 sene sonra ayrılıyoruz ve bu insan... ...bize hiç beklemediğimiz şeyler yaşatıyor. Yani bize asla zarar vermeyeceğini düşünümüz bir insan... ...gerçekten bizi çok zor durumda bırakacak kararlar verebiliyor finansal olarak.

O yüzden evlilik öyle kolay alınacak bir karar değil ve maalesef şunu görüyorum. Aslında bu podcast biraz şuradan geldi benim aklıma. Hem evlilik sezonu açılıyor, işte etrafta çok fazla böyle haberler duyuyorum. Hem de geçtiğimiz günlerde bir başka podcast kanalına konuk olmuştum. Onun da burada böyle minik duyurusunu yapayım. Bizim Masa diye benim de çok sevdiğim bir podcast kanalı var. Orada sevgili Aslı'yla ilişkileri hakkında konuşmuştuk ve... Evlilik konusuna denk gelmiştik. Orada da şunu söylemiştim ve bu podcastta da beni... ...bunu böyle altını çizerek söylemek istiyorum. Yani beni iyi dinleyin bu konuda istiyorum. Evlilik kararını ne olur, ne olur, ne olur asla çabuk almayın. Asla hızlı almayın çünkü... Yani evlilik kararı aslında bizim böyle ilişkinin en başında yaşadığımız... ...tutulma döneminde alınmaması gereken bir karar. Tutulma döneminde biz karşımızdaki insanı gerçekçi bir şekilde değerlendiremiyoruz. Hormonlarımız çok aktif. Yani o beynimizde böyle nöro kimyasallar yanıp yanıp sönüyorlar. Ve o insanla o kadar kendimizi iyi hissediyoruz ki... ...herhangi bir olumsuz olasılık olayını düşünmüyoruz bile.

...hele de yani böyle, aa tamam benim eğlenmem gerekiyor gibi bir noktada... ...karşımıza hoşlandığımız bir insan çıkıyorsa... ...o karar çok çabuk alınabiliyor. Böyle olunca ne oluyor biliyor musunuz? O nöroekimyasaların etkisi geçtikten sonra bir anda karşımızda... ...çok da haz etmediğimiz bir insanla... ...aynı evin içerisinde, parmamızda yüzükler... ...o evliye mahkum bir noktada kalabiliyoruz. Bu yaşanan, bu yaşanan bir durum. O yüzden de... ...bu arada bunu hiçbir noktada yargılamak için söylemiyorum. Birçoğumuz böyle kararlar verdik. Ve kendimizi bir anda istemediğimiz bir durumun içerisinde bulduk. O yüzden hiç hiç yargılanacak bir şey değil. Ama en azından bilerek hareket edelim isterim. Yani... ...o kararları verirken... ...neyin altına imza atıyoruz biz?

Mesela evlilik cüzdanı elimize geldiğinde bu aslında ne demek? Yani neye tekabül ediyor evli olman? Şimdi evlilik konusunda tabii ki konuşmaya devam edeceğim. Daha söyleyeceğim çok şey var. Minik bir ara verelim. Ondan sonra geri dönelim.

Şimdi mutlu bir evlilik için ne lazım diyerek açacağım konuyu. Tabii ki mutlu bir ilişki için ne lazım da önemli bir soru ve bunu sık sık soruyorum podcastlerimde. Ama iyi bir evlilik için ne lazım, iyi bir ilişki için ne lazımdan bir adım daha fazla gibi geliyor bana. Çünkü orada evlilik söz konusu olduğunda dengelemen gereken başka faktörler de giriyor işin içerisine.

Yani evlilik için aşık olmak, karşımızdaki insanı çok sevmek yetmiyor. Evliliğin iyi olabilmesi için bizim yanımızdaki insanı çok iyi bir takım arkadaşı olarak görebiliyor olmamız lazım. Biz bu insanla aynı takımda beraber hayata karşı mücadele ediyoruz demek evlilik aslında. Tabii ki ilişki de böyle bir şey ama evlilikte birazcık daha farklı mücadele noktaları açılıyor. Farklı cepheler açılıyor diyelim. O yüzden de evlilik kararını alırken bakmamız gereken bir sürü farklı boyut var. Mesela hayat tarzlarımız uyumlu mu? Ya da hayattan beklentilerimiz benzer mi? Ekonomik olarak...

Dengeli miyiz? Yani burada şunu söylemiyorum, o benden daha fazla para kazanıyor mu? Ya da çok zengin mi insan mı? Böyle şeyler söylemiyorum çünkü bunlar çok önemsiz. İnsanlar aniden iflas edebiliyorlar. Ama önemli olan... Dengelerimiz benzer mi birbirine? Aynı şekilde mi bakıyoruz? Mesela harcama alışkanlıklarımız birbirine yakın mı? Yoksa eğlenip de gerçekten sizin asla kendi bütçenizden uygun görmeyeceğiniz harcamaları üst üste yapan bir insanla beraber yaşamak istiyor musunuz?

Çünkü şu bambaşka tabii ki, birbirimizin harcamalarına karışmayalım. Böyle bir şey değil. Ama sonuçta bir ortak bütçe ve ortak bir havuz olduğunu düşünürsek... ...o havuzdan çıkan suyun miktarı da önemli ve bu alışkanlıklar da önemli. Ben ne kadar karşımdaki insanın benden farklı olan... ...harcama alışkanlıklarını tolere edebilirim? Bu önemli bir soru. Aynı şekilde mesela bence evlilikte karşımızdaki insanın kriz yönetimi becerisi de çok önemli. Ya hayatta çünkü hayat öyle bir şey ki kriz üzerine kriz yaşıyoruz. Yaşayabiliyoruz yani sağlıkla ilgili problemler yaşayabiliyoruz.

Evimizle ilgili problemler yaşayabiliyoruz. Ailemizle ilgili problemler yaşayabiliyoruz. Bütün bu problemler içerisinde karşımızdaki insan nasıl duruyor? Yani mesela çok mu panik ya da çok mu buz gibi oluyor? Kriz anında kesinlikle iletişimi kesiyor mu mesela? Böyle bir insanla yapabilir misiniz? Ya da mesela bazı insanlar var kriz anlarında ortamdan uzaklaşıyorlar ve size destek olamıyorlar. Gerçekten mesela bu anlamda

Eş olarak seçtiğiniz insanı tanıyor musunuz? Yani işin özeti, gerçekten aslında bütün bu cephelerde bu insanla beraber mücadele edebileceğinize inanıyor musunuz? Gelelim aileler konusuna, çünkü o da çok önemli bir başlık ya. Yani mesela diyelim ki aileniz evlenmek istediğiniz insanı onaylamıyor. Yine de evlenmeye razı mısınız? Hazır mısınız? Şöyle bir şey söylemiyorum. Yetişkin insanların evlilik kararlarında ailelerin onayının olması elzem değil tabii ki.

Ama evlendiğimiz noktada ailemizle eğer bağımızı kesmiyorsak... Kesmemizin gerek olduğu durumlarda olabilir tabii ki. Ama ailemizle bağımızı kesmiyorsak, biz anlaşamayacak bu iki grubu nasıl yöneteceğiz? Arada kalma sürecini nasıl idare edebiliriz? Karışmamayı başarabilir miyiz mesela?

Çünkü birçok insanın en temelde yaşadığı problem eşiyle ailesi arasındaki dinamikte sürekli yer almaya çalışmak. Yani gerçekten şey diyebilecek misiniz? Bu insan bir insan olarak benim ailemle ilişki kuruyor, benim eşim olarak o ilişkiyi kurmuyor diyebilecek misiniz? Çünkü evlendiğimiz noktadan itibaren şöyle bir şey oluyor. Yanımızdaki insan bizi de temsil eden bir haline geliyor.

Yani artık benim eşim Gizem'in eşi oluyor. Durul değil, Gizem'in eşi Durul'da oluyor. Tabii ki tek başına Gizem'in eşi olmuyor ama edindiğimiz bir kimlik olarak... ...artık benim eşim olma hali de var. Ve bazı durumlarda sadece kendi olarak var olurken... ...bazı durumlarda Gizem'in eşi olarak da var oluyor. O yüzden verdiği kararlarda... ...ben de ister istemez onun verdiği kararlardan etkilenmeye başlıyorum. Ve bu anlamda benim dahil olmadığım kararlarda... ...benim iyiliğimi de hep düşünecek bir insan mı? Benim değerlerimi de hep gözetecek bir insan mı? Sorusu da evlilik kararında belirleyici olmalı. Bu anlamda güvenebilmeliyim. Burada da hemen ilişke güvenmek konulu bir podcast kaydetmiştim iki hafta önce. Ona bir kulak vermenizi öneririm eğer henüz dinlemediyseniz.

Şimdi aileler tabii evlilikte şöyle bir yerde de varlar bence. Bizim ailemiz içerisinde evlilik nasıl bir yerde? Yani kültürel kodlar nedir burada? Ya da gelenekler neler evlilikle ilişkili? Veya mesela benim ailemin evlilikle ilgili gelenekleri, beklentileri eşimin beklentileriyle ve veya eşimin ailesinin beklentileriyle uyumlu mu? Çünkü ne kadar çok çift. Evlilik sürecinde bununla ilgili sorun yaşıyor. Belki biliyorsunuzdur. Belki yakında karşılaşacaksınızdır bu sorunlarla. Belki de daha önce fark etmediniz. Ama bu ciddi bir kriz anı yaratabiliyor evlilik sürecinde. Ve şunu da tabii önemsemek lazım. Yani benim sesim mi? Benim kararlarım mı? Yoksa ailemin beklentileri ve ailemin kararları mı? Ben burada kendimi ailemden bağımsız hareket edecek kadar bir yetişkin olarak görüyor muyum? Yani ben...

O sorumluluğu alabiliyor muyum? Bu benim evliliğim ve ben bununla ilgili bütün sorumlulukları üstlenebiliyorum diyebiliyor muyum? Bu da aslında bence evlilikle ilgili başka önemli bir noktaya getiriyor bizi. Evlilik aslında kendi hayatımızın sorumluluğunu almak ama aynı zamanda İşte o diğer kişinin, eşimizin hayatının sorumluluğuna da dahil olmak demek. Yani ben artık sorumluluk alanımı genişletiyorum ve bu insan da buraya dahil oluyor. Ben bunu almaya hazır mıyım? Çünkü yine o imza kendi başına hiçbir anlam ifade etmiyor. Ben o sorumluluğu üstlenebilecek karakterde bir insan mıyım? Yine evlilikte başka önemli bir konu bence... ...eşimin, ailemle ve benim eşimin ailesiyle kurduğu ilişki de... ...birey olarak kılabilmek. Çünkü şimdi sonradan edinilen bu aileler... ...tabii ki kök aileler gibi ilk andan olamıyorlar. Olmak zorunda da değiller bu arada, bu beklentide doğru değil. Ama zaman içerisinde ben... ...mesela eşimin karısı olarak mı o ailede görülüyorum ve... ...anlam buluyorum, yoksa gizem olarak mı orada var oluyorum? Mesela benim ailem, benim eşimi, gizemin eşi olduğu için mi seviyor? Veya onu tolere ediyor hatta yani. Yoksa gerçekten onu kendisi olduğu için mi seviyor? Onun bütün iyi kötü özellikleriyle. Zaten onu yapabildikleri noktada gerçekten aile olmaya başlıyoruz değil mi? Yani benim eşim olduğu için değil de, o kendisi olduğu için, o ilişki kurabildiğinde... Ama eğer ben böyle olmasını istiyorsam gerçekten... ...eşimin benim ailemle kurduğu ilişkiye çok da müdahil olmamam lazım. Onların kendi dengelerini bulma süreçlerine... ...bir nevi izleyicilik yapmam gerekiyor. Bu da bu arada çok zor bir şey yani oraya karışmamak. Ama aslında en doğrusu da bu.

Bir de şu var bence, duygusal olgunluk konusu. Yani evlilik kararı alan herkes duygusal olarak... ...evliliğin gerektirdiği olgunluğa sahip değil tabii ki. O ben merkezci tavırdan uzaklaşıp... ...biz merkezci tavra geçmeyi başaramıyor birçok insan. Ama aslında evlilikler böyle bir şey yani. Evlilikte benden çıkıp, bizi ön plana almak gerekiyor.

Burada beni ihmal edelim demiyorum. Çünkü ben, ben olmaya devam edemezsem bizde olmaz zaten. Ama karar mekanizmamda ben ne kadar önemliysem bizde o kadar önemli olmalı artık bu noktada. O yüzden de bu da bunun gerektiği duygusal olgunluğa sahip olup olmadığını karşımızdakini değerlendirmemiz lazım.

Orada bununla ilgili de Duygusal Olgunluğu Ben Nereden Bileyim bölümüm var. Onu da dinleyebilirsiniz. Bence çünkü Duygusal Olgunluğu bayağı detaylı anlatmıştı bu arada. Şimdi şuna bağlamak istiyorum. Modern evlilikler, iyi evlilikler ise... ...gerçekten bireylerin en iyi versiyonuna ulaşmasını destekleyecek çok önemli bir role sahip.

Yani evliliklerin amacının ne olduğunu hatırlarsak... ...bence evlilik kararını daha iyi alabiliriz. Evlilik aslında temelde... ...bugün en azından, bugünkü rolünü söylüyorum. Geçmişten hiç bahsetmeyeceğim, tarihsel yerinden hiç bahsetmeyeceğim. Bugün evlilikler, modern dünyadaki evlilikler... ...bizim partnerimizi... ...bazen bir takım arkadaşı, bazen bir antrenör, bazen top toplayıcı... ...her neyse yani o insan olarak belirlediğimiz kişiyi içererek... ...var olmalı diye düşünüyorum.

Çünkü başka türlü evlilikte, zaman içerisinde en azından... ...ilişkinin o ilk heyecanı geçtikten sonra ya da evliliğin ilk heyecanı geçtikten sonra... ...hiç iyi anlaşamadığımız... ...ya da hayattaki değerlerini kabul etmek istemediğimiz... ...ya da bir şeyler olsun diye sürekli ikna etmek zorunda kaldığımız... ...insanlarla aynı evin içerisine, aynı yatağa mahkum kalabiliyoruz. Ve bu gerçekten güzel bir şey değil. Bence...

Bu çok sık duyduğum bir cümle olduğu için söylemek istiyorum. Yani ben hayatımın önemli bir kısmını... ...yanımdaki insanı bir şeyler yapmaya ikna ederek geçiriyorum... ...diyen insanlar var hayatta. Yani dışarı çıkmak için, bir yemeğe gitmek için, bir tatile gitmek için... ...akşam bir film izlemek için, sevişmek için... ...yanımızdaki insanı ikna etmeye...

Bu kadar çok çaba harcıyorsak, burada bir sıkıntı var sanki. Tabii ki şunu söylemiyorum, yani her ilişki aşırı organik, her ilişki aşırı... ...işte iki insan o kadar uyumlu ki hiç böyle süreçlere girmiyorlar demiyorum. Ama ne kadar zamanı ben karşımdaki insanı beraber bir şeyler yapmaya... ...ya da ortak bir yolda yürümeye, ikna etmeye harcıyorum sorusu önemli diye düşünüyorum. O yüzden buraya da bakmak lazım.

Son iki konu var aklımda. Bir tanesi şu. Birlikte yaşamak, evlenmenin simülasyonu mu? Yani birlikte yaşamak, hani... ...a biz zaten evli gibiyiz mi demek? Yoksa bunlar birbirinden farklı dinamikler mi? Biliyor musunuz bilmiyorum. Bazı araştırmalar, beraber yaşamış süresi sadıkça... ...evlilik kararı alma ihtimalinin azaldığını gösteriyor. Ama burada şöyle bir şey var. Beraber yaşama kararı neden alınmış bu ilişkide? Yani mesela kiradan tasarruf etmek için mi? Ya da işte ne bileyim, insanların yolda geçirdikleri zamandan tasarruf etmeleri için mi?

Yoksa gerçekten bu iki insan birbiriyle beraber yaşamak, yaşam alanını paylaşmak... ...ve birbirinin hayatına entegre olmak mı istiyor? İlki, yani daha böyle pragmatik sebeplerle beraber yaşayan insanların evlilik kararı alma ihtimalleri...

Giderek uzaklaşırken, gerçekten birbirini tanımak... ...gerçekten birbirine hayatına entegre olmak isteyen insanların... ...evlilik kararı çok etkilenmiyor beraber yaşama sürecine. Ama beraber yaşamak evlilikte aynı şey değil. Evlilik, bizim ilişki bilimi literatüründe... ...the ultimate commitment diye geçer. Şöyle bir yerden yani, en yüksek bağlılık diyeceğim. Açacağım ondan sonra, şöyle bir yerden. Evlilik, hem toplumsal olarak, toplum önünde verdiğimiz söz olduğu için...

Hem işte ne bileyim finansal anlamda, yapısal anlamda, alansal anlamda... ...çok fazla ortaklaşma getirdiği için. Hem de aslında teorik olarak sen bir insanla bir ömür sürdürmeye karar verdiğin için... ...başta imzanı atarken... ...böyle çok çok yüksek bir bağlılık içerdiğinden dolayı... ...bir evliliği bitirmek... ...beraber yaşayan insanların ilişkiyi bitirmesinden de daha zor.

Bir. İkincisi, evlilik içerisinde ister istemez aileler... ...beraber yaşamdaki süreçten çok daha fazla dahil oluyor. Bugün beraber yaşayan birçok çiftin, ailesinin... ...ya bilgisi yok ya da dahiliyeti yok sürece. Ama evlilikte öyle değil. Evlilikte aile ilişkileri yönetimi çok büyük bir yer kaplıyor. Bir de evlilikte gelen aslında yasal sorumluluklar... ...kişilerin durumlara daha farklı yaklaşmasına da sebebiyet verebiliyor.

Bunlar benim aklıma gelen ilk üç sebep ama daha da birçok sebep var. Yani beraber yaşamakla iyilik aynı şey değil. O yüzden hani biz beraber yaşarken çok uyumluyuz, iyilik de iyi olur gibi bir düşünce her zaman doğru olmayabilir demek istiyorum. O yüzden bu bölümde böyle getirdiğim soruları beraber yaşıyorsanız bile bakın isterim. Son aklımdaki şey şu.

Evliliklerde o kişiyi, her şeyimizi yapma hali olabiliyor. Yani bütün ihtiyaçlarımı ben o kişiden beklemeye başlıyorum. Bu insan hem çok iyi bir sevgili olsun, sürprizlerden sürprizlere koşalım. İşte her akşam eve çiçeklerle gelsin, ne bileyim işte... ...en sevdiğim yemekleri yapsın. Bir yandan da yatakta müthiş heyecanlı, tutkulu sevişmeler bizi beklesin.

Bir yandan en iyi arkadaşım olsun, işte bütün problemlerimin çözümünü onda bulayım. Aynı zamanda kariyerimdeki en iyi kararları vermemi o sağlasın. Diğer taraftan işte bütün dertlerimin sığınığı o olsun gibi bir beklenti. Gerçekten aslında çok fazla. Karşımızdaki insan için de çok ağır bir yük. Çünkü... Bakın bu anlattıklarımın her birinde karşımdaki insanın benim... ...sorumluluğumun üstlenmesi var. Ama o insanın hayata da devam ediyor. Ve zaten gerçekten bunların hepsinin tek bir potada eriyebilmesi mümkün değil. Bu sebeple aslında partnerimize biz tabii ki ihtiyaç anında orada olmasını bekleyeceğiz. Bunda bir sıkıntı yok. Ama hayatımızın farklı dönemlerinde farklı rollerin daha ön planda olabileceğini...

Ve bütün saydığım alanlarda bazen karşımızdaki insanın yeterli olmayabileceğini... ...gözünde bulundurmamız lazım. O yüzden de o çok yüksek beklentiler evlilikte çok yorucu olabiliyor.

İşte böyle arkadaşlar. Evlilik konusu gördüğünüz gibi zor bir konu. Çok güzel evlilikler var ve o çok güzel evlilikler insanlara çok iyi geliyor. Gerçekten bizi birçok anlamda çok ileriye götürüyor. Ama evlilikler kötü olduğunda da ki maalesef kurulan evliliklerin önemli bir kısmı da yeterince iyi evlilikler değil. O zaman sadece bizi etkilemiyor. Mesela o evlilik birliği içerisinde doğan çocukları da etkiliyor.

ya da o evliliğin etrafındaki birçok insan da bu süreçten etkileniyor. O yüzden ne olur kararlarınızı verirken çok detaylı düşünün, öyle karar verin. Umarım çok güzel evlilikler içerisinde çok mutlu olacağınız ilişkiler yaşarsınız. Hepinize sevgilerimi gönderiyorum.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)