Podcast

sınavdan bir gün önce dinlemen gereken o motivasyon konuşması

Dr. Gulec Radio

1 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Canım peribacalarım günaydınnn, hadi kalkın bugün o gün. Dünyanın en zor sınavlarına girmiş kraliçe ablanız olarak sınav stresinde de yanınızdayım. Yks, mks, lgs... Hangi sınavsa hazırlandığın fark etmez, sana çok güzel laflar hazırladım. Aç kulağını iyi dinle, söz veriyorum iyi gelecek. I LOVE YOU!






Tüm bölümler ve daha fazlası için ⁠⁠⁠podbeemedia.com⁠⁠⁠'u ziyaret et!



----- Podbee Sunar -------


Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

4.265 kelime · ~21 dk okuma

Günaydın bir tanem. Good morning akıl küpüm. Hadi kalk. Kalk evet evet. Sabah o sabah. Bak şimdi, ablan olarak, dünyanın en stresli sınavlarına girmiş bir kraliçe ablan olarak, çoğuna Amerika baraj sınavına henüz girmedim. Sana bugün sınavdan tam bir gün önce ne yapmalı bu prenses? Sınav sabahı nasıl hazırlanmalı?

Sınav anında panik olursa, elleri titrerse, bir anda başı durursa ne yapmalı? Yanlış doğruyu götürüyorsa sallamalı mı, boş mu bırakmalı? Bunu biliyorsunuz ama tekrar hatırlatmalı. Ya da sınav sonucu ne olursa olsun hayatında nasıl devam etmeli? Hepsini anlatmak istiyor. Çünkü neden? Zamanında ona bu soruları sorduğunda cevap verecek bir babası vardı, bir annesi vardı. Ama belki senin bugün ablanın sesine ihtiyacın var.

Çünkü ben dün bir mesaj aldım ve öyle bir yerime dokundu ki anlatacağım size onu. Ama hazırsanız, sizi sınava daha da hazır yapmak için, bu ablanız hazır. I love you. Doktor Gületradio'ya hepiniz hoş geldiniz. Welcome back Queen Zerina.

Transkriptin tamamını oku

Sevgili Peri Bocası demiş ki, çok depresif ve üzgün olduğum bir gün rastgele bir podcastini açtım Tuğba. Keşke seni daha önce tanısaydım, tamamen farklı bir hayatım olacaktı. Beni kendimle yeniden tanıştırdın. Aramızda yüzlerce kilometrelerden gözyaşımı sildin. Kalk kızım yürü dedin. Seni mi kıracağım kalktım yürüdüm. 25 yaşımda bana iyi gelen çoğu şey sensin. Seninle spora başladım, diyete başladım, hatta potansiyelimi fark ettim. Senin üniversite sınavına yeniden gireceğim.

Bunca yıl hep ben yapamam, yapamıyorum olmuyor kafasındaydım. Şimdi diyorum ki neden olmasın? Sayende içimde ölen şeyler yeniden canlanıyor. Sözlerin içime öyle güzel nakış nakış işliyor ki, bütün hayatımı seninle değiştiriyorum ve bana çok iyi geliyor. Hayata geç kaldım mı bilmiyorum ama varsa önündeki 45 yılı sayende kurtaracağım. Her şey için teşekkür ederim Tuba, iyi ki varsın. İyi ki hayatıma dokunun. Şimdi ben bu mesajı alıp, görüp, okuyup, Nasıl size, YKS'ye motivasyon podcasti yapmam. Çünkü beni dinleyen o kadar çoğunuz var ki sınava girecek. İstiyorum ki o sınavda tıkandığımız bir an var ya hepimizin oluyor. İşte o an aklıma gelsin bu sözleriniz ve belki bir an anlıyor musunuz? Çok heyecanlandım. Şimdi başlıyorum. Çoğu tıp öğrencisi gibi arkadaşlar ya da doktor gibi çocukluğumdan beri sınava giriyorum.

sadece normal deneme sınavları da değil, böyle derece sınıfında olduğunuzda, ilkokuldan beri ya, sürekli boşluluk testleri, zeka testleri, o testleri, bu testleri, sonra süper testler oluyordu böyle, derece sınıfındaki çocukları sadece alıyorlardı, kampa götürüyorlardı, orada yapıyorlardı testleri, ayrıca işte ödülün falan altını falan veriyorlardı, daha da stresli oluyordu her şey. Ondan sonra özel okullar sınavı. O derece yaptım. Sonra tıp fakültesine girdim YKS'lerle. 3800. olmuştum YKS'de. Ondan sonra tıp fakültesinde kaç kere büt'e kaldım. O bütler, Allah'ım. X50 aldığım zaman vardı biliyorsunuz. X50'den toparladım. soruları iptal ettirdim falan filan yani. bir de bizim anatomi sınavları zilli olurdu ya. 10 saniyen var. o kadavranın neresinden bacağını kolunu işte anlayacağın küçük küçük minnacık damarlardan da yazacaksın. çalar da zil falan. harbiden bu stresi hayat bana baş etmeyi öğrenmek zorunda bıraktı. sonrasında bu da bitmedi arkadaşlar. ingiltere'deki denklik için bir de üzerine 3 sınava daha girdim. o da ayrı bir stresti falan.

Yani o yüzden bugün size anlatacaklarım klasik bilgilerden ziyade gerçekten kendi deneyimlerinden olacak. Böyle istiyorum ki beni yolda görmüşsünüz tamam mı? Sınavdan bir gün önce tutmuşsunuz. Abla yarın sınav var. Bana bir şey söyle demişsiniz. Ben de size bunları söylüyorum. Tamam mı? Öyle dinleyin. Ben bu podcasti saat 6'da yükleyeceğim. Yani büyük ihtimalle sizi böyle uyku tutmamış tamam mı? Böyle zaten uykunuzdan bir şey anlamamışsınız falan. Hatta uyuyamamışsınız belki. Tamam mı? öyle kalktığınızda bir anda gördüğünüz bu podcast'ı ya da gün içinde arkadaşınız sizi attı, anneniz attı, al bunu dinle bak bu kadar sites yapıyorsun dedi ya da kendiniz instagramdan görüp açtınız o zaman arkadaşım kapat şu instagramı öncelikle sosyal medyaya çok bakmıyoruz tamam mı? uyuyamayanlar içinde size bir şey söyleyeceğim bunu herkes söylemiyor uykunuzu iyi alın falan filan kardeşim tek gece uykusuzlukla hiçbir şey olmaz tamam mı hiçbir şey olmaz eğer uyuyamadıysan da hiç sıkıntı yapma yapmıyorsun ne zaman sıkıntı olur? ikinci gece

O yüzden, umarım dün iyi uyumuşsundur. Uyuyamadıysan da bir gün önce uyuduysan, bugün hiç dert etme. Anlatabiliyor muyum? Bakın, ben kronik bir uykusuzum biliyorsunuz. Nöbet tutuyorum sürekli. Bu uyku konusunu çok araştırdım biliyorsunuz. Bana güvenin. Eğer bugün uyuyamadıysan, ay beynimdekilere bir şey oldu mu? Ay işte aman ben odaklanamayacak mıyım? Korkma, beyin bunu tolere edebiliyor. Senin beynin var ya, sen var ya.

Neyse, sonuç olarak tatlım, bir tanem, hiç sıkıntı yok. Sadece kalk şu anda, sabah 6'da olsa, ay çok erken değil, yatakta debelenme, tamam mı? Kalk, bir yürüyüş yap, bir aç vücudunu, bir kortuz önünü dengele, tamam mı? Ve ben mesela ne yapıyordum? Kalkıyorum ya, hemen böyle modumu yakalamaya çalışıyorum, işte müzik falan dinliyorum. Mesela bu neye geliyorsa.

Şimdi kahvaltı yapıyorsan sabah onu yine yap. Yapmıyorsan yapma. Bugün diğer günlerden çok da farklı davranmaya gerek yok. Ha bu arada aklına bir şey takıldıysa tamam evet son gün oturup da deneme çözmeye gerek yok. Çünkü zaten onlar sana böyle ekstra kafa karışıklığı sağlar falan. Bunlara çok takılmayın arkadaşlar. Evet deneme çözmeyelim ama hakkında bir şey takılıyorsa aç bak. Bir şey olmaz. Son bir konu tekrar mı yapmak istiyorsun? Aç bak, bir şey olmaz. Ama buna mümkünse öğleden önce yapalım, öğleden sonra bir şey bırakmayalım. Niye? Beynimiz demlensin diye. İnsanların da söylemeye çalıştığı şey bu. Ama bunlar kural değil yani. Aman bakmayacağım deyip kendine sitesi sokacağına aç bak, kapat defteri. Ailenle vakit geçir. Ailenle aran iyi değilse çık kendin vakit geçir. Bugün o gün. Tek başına. Ooo rahat rahat. Ama sosyal medyaya çok bakma. ben zaten duyurusunu yapmıştım daha önceden bunu koyacağım benim için dinleyebilirsin o ayrı şimdi şunu da biliyorum kalkıyorsun gününü geçirmek istiyorsun ama kafanın içinde sürekli ya yapamazsam ya olmazsa ya kaydırırsam bunlar dönüyor biliyorum bu da normal ama yani bu podcasti dinleyen diğer herkes gibi sende de bu var bende de vardı bende de vardı nasıl olmasın ama şimdi kaygılar değişiyor mesela bendeki kaygı başarılı olunca çok hayatta sürekli üzerinde başarı yükü var ya

Bu sefer başarısız olursan sanki hayatın böyle sonu. Diğerinde de mesela belki mezuna bıraktın. İkinci kere giriyorsun YKS. Üçüncü kere giriyorsun belki. Bunun dahi bir yükü var. Ama hepsinin var emin ol. Yani o gün, o sınav salonunda gördüğünüz kimsenin tuzu kuru değil. Öncelikle bunu belirtmek isterim. Çünkü o kadar emek verdin. Diyorsun ki yani ya ben bunu normalde yapabildiğim gibi yapmazsam ve emeklerim çöpe giderse. Şimdi ben sana burada şunu söyleyeceğim. Sen bu sınavdan büyüksün sevgili kardeşim. Neden? Onu da anlatacağım.

Ama öncelikle bugüne dönelim, tamam mı? Şimdi bugün arkadaşlar, çok böyle ağır yemekler falan yemeyelim. Şimdi reflünüz varsa, gastritiniz varsa, yani mide problemleriniz varsa ona göre beslenin. Her zaman ne yiyorsanız onu yiyin, tamam mı? Ekstra bir şey yemeye gerek yok. Karnınız ağrımasın. Olabildiğince, olursa da ne olur, en kötü gidersiniz dersiniz ki doktora, doktor hanım, doktor abla, doktor abi, benim yarın YKS sınavım var, karnım ağrıyor. Ben ilgilenirim sizin, merak etmeyin. Tüm doktorlar bu sorunları biliyor ve hepsi sizinle ilgilenir.

Bu uyku meselesiyle ilgili de şunu demek istedim aslında. Dün uyuyamadıysanız bugün uyumaya çalışın. Bugün uyumadıysanız, dün uyuduysanız yine sorun yok. Anlayabiliyor muyum? İki günden birini yani bugün veya yarın iki geceden bir tanesini uyuyun. Bu kadar. Tamamlaşıyorsun istiyorum. Bunu biliyorsunuz ama eğer yapabilirseniz tabii ki yine bu gece için yani sınav sabahından önceki geceye mümkünse arkadaşlar 10-11 yatağa girelim. Tamam, mümkünse ya. Ve 11'den önce uyumaya çalışalım.

Olmuyorsa da korkmak yok. Konuştuk. Şimdi sınav sabahına tekrar geri dönüyorum. Yani yarın sabah. Siz sabah mı duşunuzu alıyorsunuz, akşam mı? Ona göre yine rutinini bozmadan bir tanem al duşunu tamam mı? Sonra kahvaltını yapıyorsan yap demiştik yine her zaman ne içiyorsan ama kahve içiyorsan içme çok. Çünkü bağırsak alışkanlıklarımız önemli sınavda. Size ishal yapacak. Şimdi kahve birazcık hem çiş getirir hem de ishal yapabilir.

Tamam mı? Bunlardan uzak duralım. Ama ben kahvesiz uyanamıyorum diyorsan da hiçbir tane abartmadan. Tamam mı bir tanem? Sınavdan bir gün önce çantanı hazırlamışsındır diye düşünüyorum zaten. Sınav giriş belgen, nüfus cüzdanı. Bak bu ikisi. Su bile. Şimdi suyu falan veriyorlardır belki bilmiyorum. Tamam mı? Bak şimdi bir tanem. Yolda gidiyorsun ya ailenle. Hiç küçümseme. Yap dediğimi. Küçümsemek yok. Tamam mı? Yap bunu. Burundan nefes alıyorsun bak gösteriyorum sana. Sadece iki dakika bak. Dört saniye tutuyorum. Bir. İki.

Ağzımdan bırakıyorum. Yap benimle hadi. Yap. Yap şimdi. Al burnundan.

Ver. Tamam mı? Şimdi sen yani bak beynin hazırlanıyor. Sen takılma oraya. O iş bende. O sınavlara giderken böyle kalbinde böyle bir kelebek olayı var ya midende kalbinde işte vücudun her yerinde her organında şu an bana oldu resmen. Kendimi size anlatırken o ana soktum yemin ederim. Çok garip bir stres tamam mı? Böyle ama tatlı aynı zamanda. Niye anlatacağım tatlı olduğunu? Çünkü bir devir bitiyor. Kabul edelim. Bir devir bitti. Kabul edelim. Gerçekten şu acı işkence falan inşallah bitecek ya. eziyet bitecek arkadaşlar öyle düşünün yarından sonra bu eziyet bitecek inşallah daha büyük eziyetler geliyor o aileye ama bakın günün sonunda ben şu anda popkaz çekiyorum güzel bir işim var sosyal medyada aynı zamanda işimi yapmışım hayatımı kurmuşum neden? çünkü zamanında sınavlarda başarılı olduktan sonra da hayatımı iyi değerlendirdiğim için yani eziyet bir şekilde bitiyor devam etse de sınavlar artık alışıyorsun koymuyor sana sınav anlatabiliyor muyum? Şimdi sınavdan bir gün önce sünnetleştirdiysek, şimdi sınav esnasına gireceğim. Ne dedik? İnternetteki söylenenlerin hepsini böyle direkt almıyoruz. Kendi rutinimize devam ediyoruz. Yani aman öyle yapıyormuş, aman böyle yapıyormuş. Mesela ben arkadaşlarımla buluşmam. Ama siz arkadaşlarınızla buluşmak iyi geliyorsa buluşabilirsiniz. Oturup sınav konuşmazsınız belki. Ya da sevgilinizle buluşabilirsiniz. İyi gelir size, destek. Ama ben buluşmazdım çünkü tartışma ihtimalim vardı. Tamam bir şey söyleyeceğim. Siz şimdi iki dakika bu nefes egzersizini yapın. Geliyorum ben. Tamam mı? Yapın. Ne yapıyorduk? Aldık, tuttuk.

Ağızdan verdik. Hadi. Hadi hadi göreyim. Bu nefes egzersiziyle tatmin olmuyorsanız size başka bir şey daha söyleyeceğim. Şimdi biz hastalara eskiden falan daha çok yapıyorduk bunu. Böyle karton poşet ya da işte eldivene falan üfletiyorsun. Tamam mı? O da çünkü sinir sistemi rahatlatıyor. Karbondioksitin mekanizması. Anlatırım sonra onu. Yani stres olduğunuz her an ne yapabilirsiniz? Ellerinizi kapatın ağzınıza.

verin alın anladınız mı dediğimi bak ellerini kapatıyorsun ağzını komple şey gibi düşün yani kese kağıdını ağzına geçirmiş gibi kapat ellerini ablacım sonrasından al ver nefesini ağzından al ver yavaş bak bak tamam mı? bu da seni rahatlatacak Şimdi sınava girdik. Öncelikle her zaman hangi sırayla yapıyorsan yine o sırayla yap. Bir kontrol ettin hızlı hızlı tamam mı? Şöyle bir arada baktın neler var neler yok. Bir de ben şey yapıyordum. Mesela bazı formüller var ya hani zor tutmuşum aklımda yani. Gerçekten çok saçma formül. Çıkarsa çıkar, çıkmasa çıkmaz. Ama çıkarsa yapamazsın yani hatırlamıyorsun. Öyle formüller. Onu hemen sınav kağıdına yazıyordum. Anında, aldığım anda. Eğer bu hala kurallarda okeyse yani niye olmasın da işte bu disclaimer'ı vermem gerekiyor. Bunu yapabilirsin ablacığım tamam mı?

onu yazıyorum ki oraya kafamda meşgul etmesin artık orada dursun. ben bileyim ki orada soru çıkarsa yaparım. şimdi ben mesela önce matematik çözüyordum. çünkü ben sayısalcıydım tıf fakültesi istediğim için. sonrasında türkçeye dönüyordum. ama bunu şimdi benim sıralamamı söyleyeyim mi size ya? neyse bu benim sıralamam. sonra ferneye, sonra sosyal. sosyal çok yapmıyordum zaten. bizim için kat sayısı çok düşüktü. senin normalde sıran nasılsa sen de onu yap. sınav zamanının canını çok değiştirmeni önermiyorum tamam mı?

Önermiyorum tatlım hayatım, kuzum. Hiç beklemediğin gibi olabilir. Öyle, anladın mı? Bir de lütfen özellikle Türkçe ve matematiği çözerken, çünkü başta hazır zamanımız var her şey için, biraz daha zamana bakarak olalım. Gerçekten bazen zaman hızlı geçebiliyor. Kendimizi hızlandırabiliriz aslında. Ama orada fark etmiyoruz. O yüzden böyle bir 10 soruda bir, belki de yeni soruda bir falan bakabiliriz zamanla. Sadece bakıp bir değerlendirme. Tamam, okey, iyi gidiyorum. Tamam. Ve soruyu yaptığınız anda geçirmiyorsanız bile en azından Türkçe'yi bitirdiğinizde geçirin. En azından bir dersi bitirdiğinizde cevapça... Cevapçık mıydı o işte? Anladınız. Oraya geçirmiş olun. Soruları geçirmiş olun ki günün sonunda stres yapmayalım, tamam mı? Üzülmeyelim.

Peki matematikteyiz tamam mı? Hepimizin başına gelecek bunlar. Demeyin abla bunların ya hepimizin başına gelecek bunlar normal. Böyle bir an yaşarsanız böyle hani panik anı falan hepimiz yaşıyoruz bunu hepimiz.

yani mesela en sıkıntılı şey ne oluyor biliyor musunuz o panikte tamam kendi çözerken paniklediğimizi anlatacağım da bizim dışımızdaki etmenler sebebiliyor mesela hasta biri olunca ya da karşıdaki sürekli şey yapıyor böyle masaya vuruyor falan filan onunla muhatap da olamıyorsun öyle durumlarda hiç beklemeyin hiç tamam mı? direkt söyleyin gözetmene o çözüm bulsun siz uğraşmayın düşünmeyin zaman harcamayın rahatsız mı etti sizi biri? söyleyin abi beğenici olun bu sizin sınavınız kimseyi rahatsız etmeyin ama beğenici olun Tamam mı bir tanem? Ablam demişti dersiniz öyle bir şey. Söyle gözetmene. Ben yapamıyorum de böyle. Allah Allah. İdare edemiyorum. Yapacak bir şey yok. Bak şimdi güzelim. Çözüyorsun çözüyorsun. Olmuyor. Matematik bir mat bir problemler. Ya çıkmıyor. Basit de yani. Yapacaksın biliyorsun. Ve o soruyu kaybetmek istemiyorsun. Ama tamam da aşkım ya. 6 dakika kaybettin burada. 10 dakika kaybettin. Değer miydi? O zaman ne yapacağım? Baktım baktım. Bir soruyu iki kere denedim. Olmuyor. Tamam mı? Olmuyor.

direk c diye sallı.. hayır tabi ki böyle yapmıyoruz sallamayacağım ne yapacağım bak şimdi kalemi bırak ve inan bana o an sadece bir yudum su içmek gerçekten beynini resetleyecek valla inan bak kalemi bırak bir beni dediğin nefes al, bir şu ağzını kapat, yap tamam mı? Sonra de ki, sen bunu yapabilecek güçtesin, yapacaksın. Ama beynini biraz şaşırtırsın. 2-3 soru çöz, tekrar gelirsin. Kalem bıraktın, bir yudum su içtin. O bir yudum su gerçekten çok şey değiştiriyor. Bir de gitmeden biraz enerji falan yükleyin suya. Belki anneniz babanız okursun. Okur zaten, hepimiz iki okuyor. Kim iki okusun? En kötüsü sen oku be. Dua da ederiz sonunda. Şimdi bir de şöyle yap. Suyunu içtin, kalemin yandı. Tamam, nefesini yaptın. De ki, bak, sen şu an zorlanıyorsan senin gibi tüm bu insanlar da zorlanıyor. Tamam mı? Tüm girenler zorlanıyor. Ve bu bir sıralama sınavı.

Hepinizi sıraya koyuyorlar. Zorsa herkesi zor. Arkadaşım en sevdiğim cümle bu. Zorsa herkesi zor. Anladın mı? Bu zorluğun içerisinde hatta ben zorsudan daha çok seviyorum. Çünkü daha belirleyici falan filan. Daha böyle emeklerin karşılığını alıyorsun ya. Çünkü kolaysa dikkat eksikliği yaptığında böyle beleşe gidiyor yani. O yüzden zorsa da sıkıntı yapmayacaksın. Zorsa herkesi zor. Devam güzelim. Devam ablacığım. Yaparsın. Ve maalesef ki zor olup olmadığını

sınavda öğrenince bilmiyoruz. o yüzden orada anladığında bir demoralize olabilirsin çözemedim diye ama ya gerçekten eğer hakkını verdiysen emeklilerin varsa çok da zayi olacağına inanmıyorum ya. halledeceksin. bir soru üç soru önemli değil bunlar sana. sınav sonunda gerçekten zorsa herkes zorlanıyor. göreceksin bunu bak. Şimdi sana kendi tercihlerimi söyleyeceğim. Tamam mı bir tanem? Senin anlayacağını biliyorum. Şimdi strateji yapacağız beraber. Mesela ben sosyalde bunu çok yapıyordum. Çünkü sosyalde gerçekten çok kötüydü benim tarih, coğrafya, felsefe falan filan o zamanlar. Çok anlamadım. Felsefeydi de diğerleri. Anlamıyordum işte. Diyelim ki, hatırlamıyorum. Tamam bulamadım abi bulamadım. Bir şey bulamadım anlamadım işte. İkişik arasında kaldım. O zaman ne yapıyorum? Sallıyorum arkadaşımı ikişik arasında kaldıysam.

Ve bakıyor muyum diğer şıkların çoğunluğuna falan? Evet. Ama zamanım kaldıysa. Zamanım kaldıysa hani 3-5 tane aynı yere gelmiş diye bakmıyorum. 3-5 tane C şıkkı denk gelmiş, o zaman C yapmayayım demiyorum. Ama C'lerini alırım, B'lerin çoğunluğuna bakıyorum. Hem bu da tutmayabilir, bu benim sadece iç görüm, tamam mı? Ve 2 şık arasında kaldıysam sallıyorum eğer. Sallayayım bir zaman, 2'yi indirmişim. Ama 3 veya daha fazla şık arasında kaldıysam o zaman sallamıyorum ya. Biliyor musun?

Çok böyle beni çağıran bir şık yoksa, bazı şıklar seni çağırır ya, o zaman boş bırakıyorum. Çünkü bu böyle bir ihtimaller matematiği tamam mı? Bu hedefimiz sonuçta netimizi arttırmak. Evet bazen o salladığımız soru doğru çıkınca diğer sorulardan çok daha fazla seviniyoruz ama amacımız şu an o değil. Önceki denemelerde onu yaparız. Bir soru takıldık. İlk kere denedik, çözemedik. Hemen yıldız koy geç. Yıldız koy geç. Yıldız koy geç. Tamam mı? Takıldığın soruyla diğer soruların sana vereceği puan aynı. Aynı. Boş ver. Geç. Şimdi bir tanem, bak önemli bir yere geleceğim. Yine benim kendi stratejim, kendi tercihim. Tüm sınavı çözdüm. Takıldım. Yıldızlı sorular var. İkinci tekrarda ne yapıyorum? Sadece ve sadece yıldızlı sorulara bakıyorum. Ve eğer bir soruyu ilk defa da salladıysam

Ve o sorunun cevabı tekrar aklıma gelmiyorsa salladığım şıkkı değiştirmiyorum. Ya kardeşim zaten instintinle, sezginle sallamışsın. Salladığın şeyi nasıl değiştireceksin? Sezgi ol. Yapmıyorum ben bunu. Asla takılmadığım bir soruysa, işaretlemediğim bir soruysa cevabımı değiştirmiyorum. Ve niye biliyor musunuz? Zaten 10 soru değiştirsem yanlış 5'i doğru çıkacak tekrar. Peki ben bu 10 soruyu değiştirirken harcadığım zamanı ne yapacağım? Çünkü netim değişmedi ki.

Bir de sonradan değiştirdiğim doğruya baktığıma sevineceğim ama sonradan değiştirip yanlış yaptıklarıma daha çok üzüleceğim. Biliyorum kendimi hırpalayacağım. Ah diyeceğim onu yapmasaydım. E tamam o zaman. Boş ver. Boş ver. Geç. Ben olsam ben, ben seninle öyle yapıyorum. Yani ne yapıyorum? Özetleyeyim tekrar. İlk soru çözerken çözdüm çözebildiğimi, ikiye indirdiklerimi salladım. Tamam mı? Üç ve daha fazlasını ellemedim, boş bıraktım. Tekrar bakarım dedim. Ama önce takıldığım, çözmeye çalıştığım, çözemediklerime tekrar döndüm. Özellikle Türkçe'de, matematikte, fenle, sosyali geçtim. Kendim için, sayısal olduğum için. Ve ikinci tekrarda. Önceden yaptığım sorulara bakmıyorum. Zaten zaman az. Zaten değiştirsem ne fark edecek? Yapmışım, tamam mı? Ama aklıma takıldı. Aa, bir anda geldi, tabii o zaman değiştiririm. Bir anda bazen cevaplar geliyor ya. Beyin çünkü arkada işliyor, o zaman değiştiririm, o ayrı. Eminsem.

Ama değilsem böyle miydi falan yapmıyorum. Çünkü gerçekten ben inanıyorum ilk beynimizin bize verdiği sezgiye, o bilinç dışı gelen bilgilere. Elinizden gelen de buydu zaten. Ne yapalım yani? Ve hiçbir zaman da pişman olmadım. Bak bunu da söyleyeyim veri olarak. Hiçbir girdiğim sınavda pişman olmadım bunu yaptığımdan. Hem zaman tasarrufu hem de umursamıyorsun, üzülmüyorsun sonrasında. Şimdi buradan sonrasını aileler dinlemesin tamam mı? Arkadaşlar ben ne yapıyordum biliyor musunuz? Normal sınavlarda değil. Okul falan filan değil. Fakat üniversite sınavında sınavdan çıktığımda bunu planlamıştım. Bilerek dedim ki

çünkü niye biliyor musunuz? benim ablam bir önceki sene, aramızda bir yaş var, yks'de 500. olmuştu, 512. ve hani ben de derece sınıfındayım falan, hep böyle şey yani, derece yapacağım, ilk bine gireceğim. ama ben istemiyorum, ben zaten Akdeniz tıfa gitmek istiyorum. ben İstanbul'da bir tıp istemiyorum. ben ailemden uzaklaşmak istiyordum. ama ben 1000. olsam, 300. olsam böyle bir ihmal yok.

O yüzden ben diyorum ki kötü yapsam daha iyi. Kötü derken kendime göre kötü. Yani mesela 8.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.

ve sonra çıktım dedim ki sınavdan çok kötü dedim yani çok kötü hani dedim böyle hani boşverin siz dedim siz ben ümidi kessin falan. sonra sınav sonucu açıklanınca annemler bir mutlu oldu. bir mutlu oldu. ama ben deseydim ki iyi geçti, normal geçti, plandım gibi geçti desem benden ekbim bekliyorlar. böyle bir şey yok ki. o yüzden bence beklentiyi düşürmek kendi ruhsat sağlığınız için daha iyi. evet bir süre ailenizi üzebilir. hatta kaydırma yapmış olabilirim falan dedim yani.

Özür dilerim anne baba ama bunu yapmak zorundaydım. Çünkü stresim çok fazlaydı. Ablam gibi faktör var önümde. Benden beklentiniz var. Ne yapayım? Yönetmem gerekiyor bu beklentiyi. Sonra ben krallar gibi yaşadım arkadaşlar. Son çocuklandıktan sonra. Böyle hani kahraman falan. Çok iyi oldu. Bu da size bir abla tavsiyesi anımızda kalsın. Şimdi gelelim Zona'nın zortladığı yere. Arkadaşlar, diyelim sınav kötü geçti. Gerçekten kötü geçti. Çünkü kötü geçebilir. Bunu konuşalım birazdan.

Sınavda da bunu hatırlayın, tamam mı? Bakın, bu bir sınav. Evet, çok şey belirleyici. Ama her şey değil. Bak, neden? Sana gerçeklerle geleceğim. Sana, işte, önemsemeyin de sakin olabilirsin. Değil abi, sakin olamayabilirsin. Bak, ben bunları yaşadım hepsini. Yaşıyorum. Her sınavda. Ama bugüne kadar, ne kadar sakin olmasam da, stres yapsam da, sonucunda kötü bir şey gördüğüm sınav olmadı. Çünkü düşünce sistemim de öyle değil. Bak şimdi, ben X50'de aldım, o stresle de girdim sınava, Büs'e de kaldım ama bir şekilde hallederiz. Nasıl anlatacağım halledebileceğini?

Eğer spesifik bir bölüm istemiyorsan, işin kolay zaten, tıp veya diş istemiyorsan, yani her şekilde bir üniversiteye, bir bölüme kapak atabilecek bir pozisyondaysan işin kolay. Ama tıp istiyorsan da şunu yaparsın, ben 38. oldum, o 5. oldu, ama sen 100.000. oldun. Şimdi sınır var hala, ama sen bunların çoğu daha fazlasına oldun. Düzgün bir tıpa da giremiyorsun, tıp da istiyorsun, mezuna mı bırakacaksın kesin? Hayatımın sonu ben bir seneden

Hayır. Hayır bir tanem. Bak benim arkadaşım var. Zamanında fizyoterapiye girdi. Fizyoterapi bak tıp değil. Fizyoterapi. Burslu girdi. O zaman onun burslu yetiyordu. Ve tıpa yetmiyordu o üniversitede bursluya falan. Ya da dişe yetmiyordu. Sonra gitti çalış, çalış, çalıştı. Üniversitede. Çok iyi çalıştı. Ve yine burslu bir şekilde dişe girdi. Ve imkansızdı yani. 2000'le falan alıyordu. 4000'le mi ne alıyordu diş burslusu? Belki 2000. Hatırlamıyorum.

ama bu kız 30 binlerine, 28 binlerine girdi, ona yaptı. çünkü neden? üniversiteye girdiğinde çalıştı. bunu atlamayın. uzak yerlerde tıplar var. mesela kıbrıs'taki tıp falan var. ve kıbrıs'taki tıp gerçekten rahat dirilebilecek bir tıp.

Onunla girdiniz, sonrasında Marmara'ya geçebiliyordunuz, iyi çalışıyorsun, başka yere gidiyorsun. Bu yatay geçişlere falan bakın. Tamam mı? Böyle ihtimaller var. Hayatın bu anlamda sonu değil. Tıp istemiyorsan zaten bunun ihtimali çok daha fazla. Şimdi bu tıp veya çok yüksek puanla girilen yerleri istediğiniz bir süreçte yapabileceklerinizde yatay geçişlere bakın diyorum size. Bak, tamam mı? Şimdi değil, sonra bakarsınız ama var böyle şeyler. O zaman ne yapacaksın? Üniversitenin 1. ve 2. senesinde

Bunlara bakacaksın, kuralları var çünkü. Kurallarla sonradan karşılaşma ve deli gibi ders çalışacaksın. Okulun en iyisi olacaksın. Yapacak bir şey yok. Yo harro yo merro. Şimdi de diğer bölümler için konuşalım. Diğer bölümlerin işi daha kolay, şu an ama daha kolay. Gerçekten artık üniversite bölümünden ziyade yapılan net ve mümkün ve kendinize kattıklarınızın ve o mesleği nasıl işlediğinizin bir öneminin olduğu yerdeyiz.

Her meslekten o insan olabilirsin. Her meslekten. O meslekte dilini katarsan... Bak çok önemli yani çok önemli. Ne meslek olursa olsun. Ben doktorum şimdi değil mi? Hastalarımla İngilizce mi konuşuyorum geri geri yapan? Hayır konuşmuyorum. Ama ben İngilizce biliyorum diye, iyi İngilizcem diye kendime güveniyorum. Saçı tacilere gidiyorum. İngiltere doktorluğumu alıyorum. Geliyorum buraya daha değerleniyorum. Anlatabiliyor muyum? Yani her meslekte dil, network, çok önemli work. kendinize kattıklarınız, nasıl farklılaştığınız. geçen sene şunu vermiştim ya, hemşire oldun ama çalışmak istemiyorsun hastanede, hemşire olmak da istemiyordun. tamam abi, hemşire mi oldun? git, yatan hastalara bakımı öğren. ya da mesela yanıt bakımı hemşiresi ol.

ve hemşirelik yapma. hoca ol. kurslarını ver. eğitimini ver. kursları aç. girişimci ol. her meslekten her şey yapılır tamam mı? bak ben şimdi doktorum ama ne yapacağım? hastaneyi de istemiyorum diye çalışmak. istifa ediyorum. kendi yolumu çizeceğim. küresel bir şeyler yapmak istiyorum. global işler yapmak istiyorum. bunu illa global yapmak için o sırası koku mama gerek yok. ben de kendi yolumu bulacağım. ama cesaretli olacaksın. tamam mı?

Yani hayat hakikaten vallahi billahi başına ne geldiği değil, bunlarla nasıl baş ettiğin, nasıl sörf ettiğin. O yüzden şimdi sen bu sınavı yap, geç tamam mı? Sonrasına sonra bakarız. Vallahi ben buradayım. Ben buradayım arkadaşım. Bakarız sonrasına. Önemli değil, halledersin. Evet bu sınav hangi üniversiteye gireceğini belirleyecek. Kesinlikle katılıyorum. Ama bu sınav hayat başarını belirlemeyecek. Ben, bak bugün ben tıpa girmeseydim, diyelim ki tıpa giremedim, nereye girdim? İşletmeye girdim. Siz benim başarısız olacağımı düşünüyor musunuz? Düşünmüyorsunuz değil mi? Evet belki yaptığım delilikler doktor olduğum için şu an çok daha fazla kompansiyel olabilir. Kabul ediyorum. Ama o zaman da başka şeyler yapardım. Başarılı olurdum. Bu kadar yorulmazdım. Başka şeylerle enerjimi harcardım. Yani hayatta başarılı olacaksan her türlü olacaksın. Bu meslek değil sadece. Meslek de değil konu.

Meslek edinirken okuduğun okulun artık çok da önemi yok. Ben girişimci olabilirim doktorken. Ben girişimci olurum avukatken. Ben girişimci olurum işletme okumuşken. Zaten olursun. Anlatabiliyor muyum? Hayatınız belirlemeyecek. Evet ama üniversiteyi belirleyecek. Üniversite de belirlemeyecek aslında. Sıralamaz da belirleyecek. Üniversiteyi siz belirliyorsunuz. Önemli olan şey bence bölümden ziyade gerçekten ileride ne yapmak istediğiniz. Ben hangi bölüme girmek istiyorum değil. Ne yapmak istiyorum? Bunu sonra konuşuruz sınavdan sonra. Ben sadece şunu anlatmaya çalışıyorum. Çözüm var. Sıralamanız hayatınızı belirlemiyor.

buna karar veririz. üniversite tercihlerine de bakarız, düşünürüz, tamam mı? onun için de yaparım podcast. ama öyle düşünmeyin. tıp istiyorsanız, evet, bu biraz farklı bir konu. ama bunun da dedim ya, çözümleri var. ayrıca tekrar sınava girersiniz. en kötü ya, hayatta sonu mu ya? sıfak uzasında kalınıyor zaten, merak etmeyin. bir şey olmaz, 6 senelik doktor olmuşsun, 5 senelik doktor olmuşsun, bir sene daha çalışmış olursun. ne yapalım?

Ne yapalım? Şimdi senin yapacağın şeyi söylüyorum bir tanem. Canım ablacığım. Güzelim benim. Şu elini yüzünü bir yıka. Tamam mı? Kendine gel. Toparlan. Bir tanem şöyle papadan vurduğum saygı geliyor. Vurayım mı? Toparlan. Sen bunu yapacaksın. Elinden geleni yaptın. Bugüne kadar çalıştın, ettin. Tamam mı? Yeter ya. Sen de insansın. Tamam. Sen yapamıyorsan o sunamda. Diğer de yapamayacak. Boş ver. Bir sığlama. Bir şey yok. Her şey okey okey. Tamam mı? Seni çok seviyorum. Bir dua edelim. Sunam öncesi duası. Sularınızı çıkarın. Sularınıza edeceğiz şu duayı. Tamam mı? Sularınızı okuyoruz.

Hadi hadi, aldınız mı suyunuzu karşınıza? Açın kapağını. Başlıyoruz. Bu suyu içerken bedenime sakinlik, zihnime berraklık, kalbime güven yüklüyorum. Allah'ım, canım Allah'ım, bana bu sınavda sükûnetle düşünmeyi, cesaretle hareket etmeyi, hatırlamam gerekeni kolayca hatırlamayı nasip et.

Tamam mı? Zihnimi panikten, kalbimi korkudan, yolumu belirsizlikten koru. Sadece çalıştığım bilgileri değil, kim ister gücümü de yanına taşıyayım Allah'ım. Yolumu aydınlat, aklıma ferahlığı, kalbime teslimiyet ver. Bu su bedenime şifa, zihnime netlik, kaderime kolaylık olsun. Ve ben elimden geleni yaptıktan sonra sonucu sana emanet ediyorum Allah'ım. Çünkü biliyorum ki sen en hayırlısını en doğru zamanda verirsin. Canım Allah'ım. Amin.

Şimdi suyumuzu içelim. Ben de içiyorum. Siz de için. Tamam mı? Ben de kendime dua ettim hayat için. İçtiğim her yudumda güvende, yeterli ve hazır hissediyorum. Amin. Ben o zamanlar ne yapıyordum biliyor musunuz? İnşirah da okuyordum. Annem çok öneriyordu inşirahı oku oku falan diye. Ve beni rahatlatıyordu. Belki bakın aranızda bilmeyen varsa inşirah size iyi gelebilir. Sizi çok seviyorum. Sınavdan sonra bana yazın tamam mı? Diyin ki abla kötü zamanlarında aklıma geldin. Hatırladım.

Size dokunabildiğimi hissetmek beni çok ayakta tutuyor. Yapacaksın o sınavı. Yapamazsan da canın sağ olsun. Elinden geleni yaptın tamam mı? Seni çok seviyorum. Daha neler başaracağız siz durun. Hep beraber. I love you. Hadi göreyim sizi. Hadi gidin de gelin. Hadi bakayım. Görüşürüz.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)