Podcast

arkadaşım yapay zekaymış

Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Geçen biri en sevdiğim grup diye yapay zeka müzik grubu paylaşmış.



Bölümde Bahsi Geçenler:

https://www.google.com/search?q=technofeudalism&ie=UTF-8&oe=UTF-8&hl=en-tr&client=safari#ebo=0

Evrim Ağacı kanalının bölümde konuştuğum konulardan birine benzer bir konuyu konuştuğu video: https://m.youtube.com/watch?v=MB26JRTbdKE&pp=ygUNZXZyaW0gYcSfYWPEsQ%3D%3D

İnternet geçmişine göre eşleştiren dating appi: https://www.wired.com/story/an-experimental-new-dating-site-matches-singles-based-on-their-browser-histories/

Yapay zekayla yapılan ve popüler olan müzik grubuyla ilgili haber: https://thenextweb.com/news/a-viral-band-on-spotify-is-probably-ai-but-theres-no-label-to-tell-you










Tüm bölümler ve daha fazlası için ⁠⁠podbeemedia.com⁠⁠'u ziyaret et!

----- Podbee Sunar -------
Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

4.265 kelime · ~21 dk okuma

Geçen bir arkadaşım ya da daha çok tanıdığım biri diyeyim şöyle bir şey anlattı. Gerçi bunu anlatıyorsa arkadaşı olmam lazım çünkü değişik bir şey anlattı. Eski sevgilisiyle olan tüm WhatsApp yazışmalarını screenshot mu almış ya da tüm o yazışmaların çıktısını almış. Galiba böyle bir şey yapabiliyorsunuz. Ve onu yapay zekaya yüklemiş. Chat GPT'ye. Ve şey diye sormuş. Hangimiz daha manipüle ediyor birbirini diye sormuş. Ve bu baya ilginç geldi bana.

Ve geçen başka bir şey daha gördüm yapay zeka ile alakalı. Bir ay içinde Valid Sundown diye bir grup bayağı bir popüler olmuş. Psikedelik rock yapan bir grup. Şu an Spotify'da aylık 400 bin dinleniyor ve insanlar sonra bu grubun profiline Instagram'ına baktıktan sonra yapay zeka olduğunu fark etmişler.

Ve evet yani bu grubun müziği de grup da anladığımız kadarıyla yapay zeka tamamıyla. Ve bu daha önce bizim çok düşündüğümüz bir şey değil yani. Mesela Spotify'da bazen bize önerilen şarkılar çıkıyor ya. Onları genelde insanların yaptığını düşünüyoruz. Ve açıkçası ben Spotify'da müzik dinlerken insanların yaptığı müzikleri dinlemeyi tercih ederim yani. Hem insanları desteklemek için hem de bilmem insanların yaptıkları müziği dinlemek istiyorum yani. Evet.

Transkriptin tamamını oku

Ama diyelim bir şarkı açıyorsunuz ve sonra o şarkıdan sonra Spotify otomatik olarak size yeni şarkıları önermeye başlıyor ya ya da böyle popüler playlistleri takip ediyorsanız orada mesela araya yapay zeka şarkılar koymaya başlıyorlar ve sonra siz o şarkıyı seviyorsunuz belki de gerçekten ilginç bir şarkı ve sonra onu kaydediyorsunuz ve yapay zeka bir şarkı dinlemiş oluyorsunuz yani bilmeden. Ve bunu ne kadar önemsiyor insanlar buna da emin değilim. Çünkü her şeyi artık uygulamalara bıraktık. Yani sosyal medyaya ve algoritmalara bıraktığımız için yavaş yavaş bu şeyler bizim elimizden alınabilir yani. Bizim kullandığımız Instagram, işte Spotify. Bir podcast açtığınızda gerçek olup olmadığını nereden bileceksiniz? Ben de bu podcastin bir introsu var. Merhaba galiba adı. Orada bir şaka yapıyorum işte. Ses haklarımı Podbia'ya sattım.

Onlar da benim sesimi kullanarak yapay zeka ile bir podcast yapıyorlar diye ve bu çok kolay yapılabilecek bir şey haline geldi bir anda ve teknoloji inanılmaz hızlı gelişti. Ve burada beni korkutan şeylerden biri de şu günümüzde insan sevmeyen ya da böyle evet insan sevmeyen insanlar var yani. Çünkü geçen birinin tweet attığını gördüm işte Türkiye'de yapılmadığı kadar yapay zeka iyi müzik yapıyor demiş ve sonra böyle dinlediği bir yapay zeka albümü paylaşmış ve bu bana biraz üzücü geldi. Hani evet insanlara olan umudumuzu kaybediyor olabiliriz bazen. İnsanlar saçma sapan şeyler yapıyor olabilir. Saçma sapan bir dünyada yaşıyoruz. Ama bu yani gidip hani bilgisayarın yaptığı bir şeyi böyle kurtarıcı olarak görmemiz anlamına gelmiyor ve ben açıkçası yapay zekanın yaptığı müziği dinlemek istemiyorum.

Çünkü zaten insanların yaptığı çok fazla iyi müzik var yani. Ve bu tweet atan kişi, Türkiye'de müzik çok kötü diye düşünüyor, sonra gidip yapay zekayı paylaşıyor. Ve gerçekten biraz baksa, biraz çok dinlenmeyen insanlara baksa, değişik şeyler yapmaya çalışan ama çok popüler olmayan bir sürü insan görecek. Bu şey, muhabbeti Türkiye'de çok oluyor. Bunu daha önce de söyledim yani. Enteresan bir şey olmuyor, kimse bir şey yapmıyor. Ama aslında yapmaya çalışan insanlar da var.

Sadece konuşulmuyor çünkü bir şey olmuyor demeyi daha çok seviyoruz bazen. Ve açıkçası bir şey yapmak aşırı kolay da değil çünkü toplum olarak herkes birbirini takip ediyor gibi yani. Herkes her şeyin farkında ve bir anda bir şey ortaya çıktıktan sonra herkes görüşlerini bildirmeye başlıyor. Herkes her şeyle ilgili bir görüş bildiriyor yani. O yüzden de insanlar zorlanabiliyor tabii ki bir şey yapmaya çalışırken ama bence tabii ki öyle olmasa daha rahat olur yani. Ama mesela geçen şeyi gördünüz mü bilmiyorum. Bence bu çok saçma bir olay. Bu böyle benim umudumu yok eden olaylar arasına giriyor yani. İnternette bir sürü öyle şey oluyor da. Geçen üniversite sınavına girmeye çalışan bir kız öğrenci vardı ve insanlar o kızın işte kıyafetini çok konuştu internette. Bu şekilde sınava girilmez, şöyle olmaz, böyle olmaz diye. Ve bu da beni algoritmalarla ilgili de düşündürdü. Çünkü siz yani, bilmiyorum 17-18 yaşında bir kızın üniversite sınavına girmesini konuşuyorsanız ve ne giydiğini konuşuyorsanız, birincisi yani üniversite sınavına girecek bir öğrenci neden kameraya çekiliyor kapıda? Hani haber niteliği taşıyor mu öğrencinin sınava girmesi veya girememesi? O öğrencinin özel hayatı var mı yani? Niye bir anda bu kadar popüler oluyor? Yani popüler oluyor dedim, niye bir anda her yerde haberi çıkıyor? Sonra algoritmada herkes yorum yapmaya başlıyor. Ve bu insanlar şey diye düşünüyorlar. Benim özgür iradem var. İşte ben şu an düşüncemi paylaşıyorum. Ama mesela sana ne sunuluyor? Ve sen sana sunulan şeye neden direkt üstüne atlayıp konuşmaya başlıyorsun yani? Bunu mu konuşmamız gerekiyor? Anlatabildim mi bilmiyorum yani.

Karşınıza bir şey çıkıyor ve çıkan şey zaten doğal bir şeymiş gibi. Direkt üstüne atlayıp konuşuyorsunuz. Ve yani aşırı iğrenç şeyler konuşuluyor. Çok da üstüne gitmek istemiyorum da öyle giyilmez böyle giyilmez bilmiyorum. Bu olay beni şey yaptı. Ama algoritmalar üstüne de düşündürdü işte biraz önce dediğim gibi. Neden o öğrenciyi kameraya çekiyorsunuz yani? Yapay zekadan bir anda nasıl buraya geldim bilmiyorum ama bu konuyu da içimden çıkarmak istedim. Ve evet hani yapay zeka konusunda da insanların insanları sevmediği için yapay zekaya yönelmesi söz konusu olabilir ama bir diğer şey de işte o Spotify'da bir anda çok popüler olan

grup gibi artık neyin yapay zeka olduğunu veya olmadığını bilmediğimiz için şirketler ve özellikle de çok parası olan çok fazla dataya sahip olan şirketler çok kolay bir şekilde mesela burada benim yaptığımın bir benzerini belki de yapabilecekler ve bence burada İkisi arasındaki farkı bilmemiz gerekiyor çünkü zaten şu an dünya büyük şirketler tarafından yönetiliyor. Ama bizim sahip olduğumuz çok az ses veya yani çok az yaptığımız şeyler bile bir anda yok olabilir. Yani yok olmayabilir de. daha da görünmez bir hale gelebiliriz yani insanlar olarak. Ve şu an şey diye düşünüyor olabilirsiniz işte bu çocuk influencer, yapay zekadan korkuyor işi olarak falan diye. Yani evet ama sadece bundan korkmuyorum. Korktuğum şey, şimdi mesela diyelim siz Spotify'sınız ve para vermek istemiyorsunuz sanatçılara. Çünkü öyle yani Spotify bu şekilde çalışıyor. Sanatçılara az para veriyor. Tüm şarkılar zaten Spotify'da. ve yapmak istedikleri tek şey kar etmek. E o zaman bir sürü yapay zeka içerikleri olursa ve bunları kendileri yaparlarsa sanatçılara para vermeleri de gerekmeyecek ve insanlara da önem verdiklerini düşünmüyorum yani. Belki geçen görmüşsünüzdür Spotify'ın CEO'su bir tane yapay zeka silah şirketine yatırım yapmış. Yani müzikten gelen parayı savaş yatırımına aktarıyor. Gerçekten büyük terbiyesizlik yani.

Ve bu Instagram'da da olabilir mesela. Algoritmayı kullanarak çok büyük şirketler çok bir anda takipçi kazanacak sayfalar çıkarabilirler. Ve sonra bunu nasıl kullanırlar? Birincisi mesela influencerlar olduğunda ki influencerlar da ne kadar yani tartışılır tabii yani çok iyi falan değil yani. Ama en azından influencerlar saçma da olsa doğru da olsa bazen görüşlerini bildirebiliyorlar bazen.

bazı durumlarda ama bazı insanlar da gerçekten çok bunu cesur bir şekilde yapıyor birkaç ay önce gördük yani özellikle bir sürü kadın influencer ve içerik üreticisi çok önemli paylaşımlar yapıyordu ve böyle rap yapan ya da artist erko takılan bir sürü erkek hiçbir şey paylaşmıyordu korkak gibi ama diyelim yapay zeka tarafından bir sürü popüler sayfalar açıldı belki bunlar bazıları insan şeklinde bazıları da sadece Selsa falan çalışıyor. Bunların çok fazla takipçisi olduğunda bunları direkt şirketler yönetebileceği için ve şirketlerin önemsediği şey de reklam olduğu için çünkü reklam sonsuza kadar devam etmek zorunda. Şu an dünyada canlı bir şekilde soykırım oluyor ve onun dışında daha bir sürü problem var. Hepimizin bildiği demokrasilerin çöküşü. Ve tüm bunlar devam ederken reklam durmuyor. Ürün satılmaya devam ediyor. Çünkü duramaz. Hiçbir zaman duramaz. Her şey sürekli satılmalı. Yeni filmler çıkıyor ve bu podcast da öyle yani. Bu podcast'da reklam olmasa şu an yani olmayacak. Reklam oluyor. İlla bir şey satın almanız lazım. Yoksa biteriz.

ama soykırma olması önemli değil gibi bir dünyada yaşıyoruz gerçekten. Ve işte bu şirketler de yapay zekayı kullanarak çok popüler hale gelirlerse insanların çıkan çok az sesi ve bastırılan sesi bile daha da az bir hale gelebilir. Bu beni açıkçası düşündüren bir konu ve korkutan bir konu ve o yüzden gördüğünüz insanları desteklemenizi öneririm ve internette bir şeylere bakarken bu nasıl şey yapılabilir bilmiyorum yani ama yapay zeka mı değil mi ya da bilmiyorum mesela şey de olacak internet siteleri var şimdi İnternet sitelerinde bilgiler yazıyor, bir şeyler yazıyor. Artık her şey, her şeyin özeti haline geldiği için, işte mesela Google'da, Türkiye'de o yok da, yurt dışında bulunduysanız ya da VPN ile Amerika'da falan kendinizi yaparsanız, diyelim bir şey arıyorsunuz, Google size direkt yapay zeka özetini çıkarıyor. Yani aradığınız şeyin. Ve bu da mesela diyelim bir teknoloji ürünüyle alakalı bir inceleme okumak istiyorsunuz. Normalde giderdiniz, teknoloji

sitesine girerdiniz ve o incelemeyi okurdunuz. Sonra çıkardınız başka siteye girerdiniz ve siz her yeni bir siteye girdiğinizde o siteler para kazanırdı. Ama şimdi yapay zeka bunları özetlediği için o sitelerin de kazandığı para baya bir azalıyor, azalacak. Ve bilmiyorum yani ne olacak, aynen. Çok da yani teknoloji siteleri falan, yani evet. Kafam karışık bu konuda dostlar. Şey depresif bir sıçtık gülüşü yapayım biraz.

Ve sadece bunlar da değil. İnsan ilişkilerinin de değişik bir şekilde etkilendiğini düşünüyorum. O biraz önce size bahsettiğim arkadaşımın WhatsApp konuşmalarını atıp chat GPT'ye yani yapay zekaya hani bizim ilişkimizi analiz et demesi gibi günümüzde bu tarz bir sürü örnekler görüyorum. Mesela bir arkadaşımda dating uygulamaları var. İşte annem de dinliyor. Dating ne bilmiyorsa. Flörtleşme uygulaması yani. İnsanlar birbirlerine like atıyorlar, beğeniyorlar. Sonra eşleşip konuşuyorlar falan. Ve günümüzde

Bu şey yani, baya popüler bir olay ve gerçekten iyi insanlar tanışıyorlar, beraber oluyorlar, evleniyorlar falan. Ama aynı zamanda da bu uygulamalar yüzünden böyle... Çünkü sürekli insan görüyorsunuz bu uygulamalarda, sürekli güzel insanlar görüyorsunuz falan. Hatta ben de bununla ilgili bir şiirimsi bir şey yazdım, açıklamalara koyarım. Okursanız çok sevinirim.

Neyse benim de bir arkadaşım o uygulamalardan birinde hincide şey yapıyor. Ekran görüntüsü alıyor. Mesela birinin profilinin. Sonra chat GPT'ye atıyor. Sonra buna ne yazayım diyor. Sonra chat GPT ona yazıyor. Sonra her mesaj attığında işte kadın. Arkadaşım tekrar ekran görüntüsünü alıp chat GPT'ye sorup tekrar mesaj atıyor ve çok işe yarıyor falan dedi.

O yüzden bence mesajlaşmak direkt bitmeli yani. Ya video ya da gerçek hayatta görüşmek. Mesajlaşmanın ne kadar saçma bir şey olduğu belki de bu şekilde ortaya çıkacak. Ki ben mesajlaşmaya gerçekten çok bilmiyorum. Bir süre sonra sıkıyor beni yani. Çok da iyi olduğunu da düşünmüyorum. Çok da gerekli olduğunu da düşünmüyorum. Bazen yani. Çünkü insanlar çok mesajlaşıyor bence. Evet. Ki bu arada ben de şey biriyim yani. Telefonla biri beni aradığında genelde açmayan biriyim.

Mesajlaşmak çok daha rahat geliyor, biriyle konuşmamak. Ama yavaş yavaş alıştım yani insanlarla konuşmaya. Ve konuşmak çok daha iyi, hızlı ve efektif. Çünkü ses tonu var. Konuşuyorsun bir insanla. O ses tonunu duymak güzel oluyor. Mesajlaşırken hiçbir şey yok. Ve şu an kimle mesajlaştığınızı bilemeyeceksiniz. Konuştuğunuz kişi yapay zeka ile konuşuyor olabilir.

Ve bununla ilgili değişik bir şey daha gördüm. Geçen bir dating uygulaması çıkmış. Bu uygulamaya siz internet geçmişinizi yüklüyorsunuz ya da böyle Google arama geçmişinizi mi ne yüklüyorsunuz? Son bin arama mı, beş yüz arama mı ne? Herkes yüklüyor. Tabii ki sizin ne aradığınız çıkmıyor dating profilinizde ama şey oluyor, işte sizi buna göre eşleştiriyorlar insanlarla. Şu an bin kişilik bir deneme sürecindeymiş. Yani herkes giremiyormuş bu uygulamaya ama mesela o da ne kadar mantıklı bilemedim yani. Yani bazı açılardan çok mantıklı aslında. Şeritsinden mantıklı olabilir mi bilmiyorum. İnsanlar hani sırf birileriyle olmak için yalan falan söylüyorlar ya işte ben şöyleyim ben böyleyim diye. Gerçi söylüyorlar mı onu bile bilmiyorum. Ben arkadaşlarımdan o kadar kötü işte dating şeyleri duyuyorum ki bazen. Hani bu kadar da öküzü olmayın arkadaşlar yani. Bu kadar öküzü olmak yerine sahte davranın daha iyi. Hayır hayır.

Sonra da bir anda gerçek kimliğiniz ortaya çıktığında sıçarsınız öyle bir şey olursa. Hiç burada kimseye tavsiye vermiyorum. Eskiden beşik kertmesi mi ne olur dedim. Çocuklar doğduğunda falan böyle belirtirler. Yani kim olacağı belli olurdu. Ya da işte sonra görücü usulü evlenilirdi falan. Şimdi chat GPT usulü mü evlenecek insanlar yani? Ve hani her şeyi algoritmalar belirleyecek olursa bu, bu nereye çıkacak yani bilmiyorum. Ah, ah.

Ve insanlar şeyi ne kadar düşünüyorlar ona emin değilim yani hani biz Instagram'da gezinirken algoritmaya göre çıkıyor ya önümüze çıkan şeyler. Hani algoritmada şey diyor yani Instagram'a göre bizim zevklerimize göre karar veriyor algoritma ki yani evet bazen öyle oluyor. Mesela ben Endor diye bir diziyi çok seviyorum. O yüzden bir ara sürekli Endor'la ilgili reel'ler görüyordum ve onları arkadaşlarıma falan atıyordum konuşuyorduk.

ve açıkçası o sırada İnstagram'a girme koşuma gidiyordu. Şu anda da belki bunu biraz daha detaylı başka bir bölümde konuşurum ama Zoran Mamdani diye bir adam var ve New York'ta belediye başkanı adayı oldu. 33 yaşında, eskiden rap yapan, progresif biri, bayağı solcu, aynı zamanda Müslüman ve sosyaliste. Eşcinsel haklarını destekliyor, insan haklarını destekliyor, İsrail'in yaptığı soykırıma karşı ve New York, Tel Aviv'den sonra en çok Yahudi'nin yaşadığı şehir. Ve Zohran bu şehirde sol partinin adayı seçildi. Neyse şimdi detayına girmeyeyim deyip bir anda Zohran'a anlatmaya başladım. Ama yani şu an kesin belediye seçimi Kasım'da olacak. Ama Zohran kazanırsa gerçekten ilginç bir şey olabilir. Çünkü bir şeylerin değiştiğinin göstergesi olabilir. Bundan önceki bölümlerde şeyden falan bahsetmiştim ya Joe Biden, Kamala Harris de. Sözde solcu parti denler ama aslında yani aşırı sağcılar ve sadece öyle durmaya çalışıyorlar. Ama Zohran gerçekten insanları düşünen biri ve zenginlerden bağış almayan biri. Diğer adaylar, Zohran'a karşı gelen aday adaylar öyleydi. Ve Zohran buna rağmen kazandı. Hem

...anti-İsrail falan diyorlardı. Hem de yani ona karşı çok büyük bir reklam kampanyası yaptılar öbür adaylar. İşte bu adam sosyalist, Müslüman diye. Bir tane en büyük rakibi Andrew Cuomo'ydu işte bu Solcu Parti'nin aday adayı seçimlerinde. Bir tane, bu da mesela yapay zeka hani ne gerçek ne değil diye konuşuyoruz ya aslında eskiden beri yani sahte şeyler yapılıyor. Bazen gazetelerde sahte haberler oluyordu ve hatta bazen yani tarihte bunlar çok kötü şeylere yol açtı yani. Direkt insanları kışkırtmak için kullanıyorlardı. Zohran'a da şey yapmışlar işte Müslüman falan ya ve Amerika'da çok büyük bir İslamofobi var. Başka bir aday da Zohran'ın işte ne kadar kötü olduğunu anlatan bir afiş yapmış ve Zohran'ın sakalı var.

Onu büyütmüşler. Yani daha fazla sakal yapmışlar ki hani daha İslam dursun ve daha korkutucu dursun. Gerçekten rezil insanlar yani. Neyse, Zohran'ın konusunu niye açtım ki ben? Ha! İnstagramımda sürekli Zohran Reel'i çıkıyor ve bu da hoşuma gidiyor. Ama şöyle bir şey de var.

Algoritmanın yani aslında tek amacı bizim orada olabildiğince çok vakit geçirmemizi sağlamak ve bunda beraber de reklam satmak. Technofeudalism diye bir kitap var. Yanis Garoufakis. Bu da bayağı değişik bir adam. Eskiden Yunanistan'da ekonomi bakanlığı yapmış. Bayağı solcus, sosyalist galiba. Tatlı bir adam ve bu Technofeudalism kitabında şey diyor.

Enteresan bir kitap yani sadece İngilizce var galiba şu an Türkçesi çıktı mı bilmiyorum. Kitapta şeyden bahsediyor işte eskiden kapitalizm vardı dünyada yani şu anda da var ama artık dünyanın sistemi değişti ve techno feodalite oldu diyor. O feodaliteyi de ne olduğunu hatırlıyor musunuz bilmiyorum da hani Kapitalizmden önce toprak üstünden ilerleyen bir dünya yönetim sistemi vardı ya, insanlar tarım yapardı sonra o toprağın sahiplerine ürünleri verirlerdi ve o toprağın sahibi parayı kazanırdı. Şimdi de mesela hani Instagram aslında toprak sahibi, TikTok toprak sahibi, YouTube toprak sahibi ve hani tüm ekonomi bunlar üstünden ilerliyor ve dikkat ekonomisi ve Bu dikkat ekonomisinde şey var bizim her saniyemiz isteniyor yani ve şöyle bir şey de var aslında yani Instagram'a girdiğimizde biz tüketici olmakla beraber aynı zamanda üreticiyiz de çünkü hem bir şeyler yüklüyoruz hem bir şeyler like'lıyoruz hem de

Biz Instagram'da vakit geçirdiğimizde bize reklam gösterebiliyorlar ve Instagram bu şekilde kazanıyor. Aslında yani Instagram'ın kullanıcılarını reklam verenler bizi de biz ne oluyoruz bilmiyorum. Biz de yani hem onlara bedavaya iş veriyoruz aslında. Yani her bir şey yüklediğimizde, her bir şey like'ladığımızda, vakit geçirdiğimizde bile algoritma iyileştiği için, insanı daha iyi anladığı için hani böyle bir garip bir ilişki aslında. Hani ilk bakıldığında sosyal medyaya giriyoruz, bir şey like'lıyoruz, çıkıyoruz falan gibi bir ilişki de değil gibi tam. Şu an mesela bu podcast'ı dinliyorsunuz. Bu podcast o kadar algoritmik bir şey değil açıkçası. Çünkü bağımlılık yapacak bir şey. Yani seviyor olabilirsiniz, dinliyor olabilirsiniz ama anladınız dediğim. Yani çok fazla hızlı değil ya da ben bu podcast'ı yaparken algoritmik bir şekilde düşünmüyorum. Yani başında şunu yapayım, şöyle yapayım. Yani tabii ki sizin dinlemenizi istiyorum. Ama burada bir insan olarak varım. Ama mesela Instagram'da video yaparken hemen şöyle başlıyor videolar.

Bu filmi hiç izlemediniz. Böyle bir film görmediniz. Çünkü bu 15 saniyelik reel'ı izlemeniz lazım. Anladınız dediğim yani. Böyle bir muhabbet var. Aynen dikkatimizin her saniyesini istiyorlar. Biz yolda yürürken, sessiz bir şekilde yürüyorsak bu teknoloji şirketlerinin hoşuna gitmiyor. En azından müzik dinlemeliyiz. Sonra eve mi geldik? Geldiğimizde bir video açmalıyız. Youtube videosu açmalıyız.

Aynı tuvalete giderken başka aynı ses devam ediyor. Hani teknoloji hiçbir zaman duramaz gibi. Uyandığımızda hemen telefonumuza bakmalıyız, Whatsapp'a bakmalıyız. Dünyada ne olmuş? Biz yokken, 8 saat uyurken kimler ne mesaj atmış? Her şey gelip geçiyor. Bir anda telefonumuza bakmamız lazım. Hissini, hissetmemizi istiyorlar ve biz de bazen bunu hissediyoruz. Ve bununla ilgili ne diyeceğimi bilmiyorum. Geçen arkadaşlarımla şey konuşuyorduk. Ben Instagram'ı kullanmıyorken siliyorum çünkü denedim yani, silmemeyi de denedim. Siliyorum dediğim şöyle yani, uygulamayı siliyorum, sonra kullanmam gerektiğinde uygulamayı tekrar indiriyorum. Hani bazen bir günde iki kere uygulamayı indirip sildiğim falan olabiliyor çünkü hani zaten işim bu yani, bir şeyler yüklemem gerekiyor, arada bakmam da gerekiyor hani ne olup ne bittiğine.

Ve gerçekten Instagram'da iyi içerikler de var yani. Son zamanlarda özellikle politikayla alakalı Amerika'da veya gerçi Türkiye'de bilmiyorum. Yani İngilizce içeriklerde gerçekten iyi şeyler görebiliyorsunuz. Türkçe'de de görebiliyorsunuz. Ama ben silerek bunu, hayatındaki dengeyi bu şekilde

Yapabiliyorum. Çünkü silmediğimde Instagram'ın içindeki her şey siz daha çok vakit geçirebilin diye var. Daha çok vakit geçirin diye var. Ve Instagram mesela açık bir sistem değil. Ben buna sinir oluyorum ve biraz da yani sırf karşı gelmek için karşı geliyorum. Çünkü karşı gelmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Çünkü mesela Twitter'da öyle. Şu an bir sürü Türkiye'de hesabı direkt kapadılar ve sildiler. Yani biz şu an bir dünyada yaşıyoruz ve artık yani sosyal medya ve yani sosyal medya insanların sesi oldu. Ve şu an sizin o sesiniz bir anda silinebiliyor. Tabii ki yani bir anda tutuklanılabiliyorsunuz. Yani özgürlüğünüz her şekilde alınabiliyor. Ama dijital özgürlüğünüzün alınması da Instagram'da diyelim bir anda hesabınız kapanabiliyor. Benim birkaç arkadaşım başına geldi. Hani politik nedenlerle olmayacak şekilde de kapanabiliyor. Ve sonra hesabınız gidiyor. Arkadaşlarınız olan yazışmalarınız, yaptığınız şeyler bir anda gidiyor. Niye? Çünkü Instagram'ın umrunda değilsiniz yani. Ya da şöyle bir şey var. Instagram mesela kapalı bir platform. İnternetin çoğu kapalı değil yani. Mesela bir web sitesine girip bir haber okuduğunuzda, o web sitesine girip haber okuyabiliyorsunuz. Ama diyelim bir restoranın Instagram sayfasına bakacaksınız ve Instagram uygulamanız yok. Instagram telefonunuzdan o restoranın sayfasına bakmanıza izin vermiyor. Kapalı bir sistem var. Ya da diyelim arkadaşlarınız size reel atıyor ya bunları instagram üstünden atıyorlar. Eğer size linkini atarlarsa ve sizin instagramınız yoksa siz o videoyu izleyemiyorsunuz.

Niye? Çünkü Instagram indirmenizi istiyor ve Instagram'a girmenizi istiyor ve profil açmanızı istiyor. Ki böylece siz o şeyin içine gireceksiniz ve sonra arkadaşınız reel attıktan sonra belki bir kere kaydıracaksınız ve sonra kaydırmaya devam edeceksiniz yani. Ve hani böyle bir uygulamayla siz nasıl dengeli bir iletişim kurabilirsiniz? Kuramazsınız bence çünkü zaten dengeli değil en başta yani bu etkileşim. Ve yani evet, sen Instagram'da işini yapıp böyle konuşuyorsun falan diyor olabilirsiniz. Ama mesela dünyada birçok problem var yani o zaman mesela dünyada yaşamayalım mı? Yani dünyadan gideyim mi ben? Hani dünyayla ilgili problemleri söylemem için hani... Aynen bu şeyi daha önce de konuştum yani de bir şeyleri düzeltmek isteyenlere sen de bunu kullanıyorsun demek mantıklı değil yani değiştirebiliriz diye konuşabiliriz yani bilmiyorum. Ve geçen işte bazı arkadaşlarım bana şey dedi Instagram'ı silmek saçma çünkü iradenin olmadığını gösteriyor dedi. Ben de tam tersine irademin olduğunu gösteriyor ve net bir çizgi çiziyorum çünkü telefonumun içindeyken yani beynimi öyle şekillerde yönlendiriyorlar ki dünyanın en iyi mühendisleri

...sizi bir şeye bağımlı yapmak için uğraşıyor ve tabii ki başarılı oluyorlar yani bazen, genelde. Ve bunun farkında olup bence Instagram'ı silmek iradesizlik değil. Geçen başka biri daha da böyle dedi. İşte iradesiz misin falan dedi ama bunu bana diyen kişi de bambaşka irade... Neyse. alkol sıkıntısı falan vardı yani hani sonra diyorsun ki instagramın bu öbür arkadaşlarınla alakasız biri onlar eğer bir tanesi dinliyor yani o dinliyorsa ona buradan selam olsun onun o problemi yoktu ama başka birinin kafayı

sıyırdım evet herkese selam olsun podcast dinleyen Ama evet, kısacası Instagram'ı siliyorum yani. Bilmiyorum, bana daha kolay geliyor. Çünkü öbür türlü bir anda giriyorum ve vakit geçmiş oluyor. Gerçi şu an şey de oluyor tabii ki yani. Instagram'ı tekrar bakmak için indiriyorum ve sonra bir bakmışım hani çok vakit geçmiş ya da sürekli indiriyorum falan. O yüzden tabii ki bu silmek tek çözüm değil yani. Tek çözüm ne, ona da emin değilim açıkçası. Belki bunu daha uzun bir şekilde başka bir bölümde de konuşabilirim yani.

Ama gerçekten dünya bir anda aşırı değişiyor şu an. Sosyal medyada hem canlı bir şekilde soykırım izliyoruz hem de mesela arkadaşlarımızın tatilini görüyoruz. Ve aynı anda da böyle sahte yapay zeka röportajlar görüyoruz. ve ben bazen bir şey hissedememeye başlıyorum ve kafayı sıyırıyorum biraz açıkçası yani dürüst olmak gerekirse çünkü hem herkesin şu an reklamını yapmaya ihtiyaç duyduğu bir dönemdeyiz çünkü artık insanlar da marka olmaya başladı ve bunu sosyal medyada yapabiliyorsunuz ve bunun tabii ki yani size bazı getirileri oluyor ve o yüzden herkes şu an sosyal medyada kendi reklamını yapıyor yani belki bunu iş haline getirmek için ama belki de sosyal medya bu şekilde biz yani kullanmaya alıştığımız için Ve...

Bilmiyorum. Gerçekten emin değilim yani neler yaşandığına. Geçen böyle evde akşam ayakta böyle yürüdüm hani sağa sola bir şeyler yaptım camdan dışarı baktım ne oluyor falan dedim. Neler yaşıyoruz dedim. Tüm bunlar olurken reklamlar hiçbir şey olmuyormuş gibi devam ediyor. İşte o gülen suratlar, bize bir şey satmaya çalışan suratlar ve ben de bunu bir parçası olarak biraz kötü hissettim yani. O yüzden galiba Patreon hesabı açacağım yakında yani size de bildirebilirim bilmiyorum. Patreon işte dinleyicilerin veya takipçilerin insanları doğrudan destekleyebildiği bir platform. Ve açıkçası ben sürekli reklam yaptığım için şey açısından kötü hissediyorum yani reklam alamadığım zaman para kazanmayacağım. Ve reklam almak için de reklam alınacak biri olmak gerekiyor, gülmek gerekiyor, bir şeyler yapmak gerekiyor ve bazen insanı görebiliyor ve Patreon açarsan tabii ki yani

Seyircimden doğrudan para almak ne kadar mantıklı bir şey özellikle bu ekonomide bilmiyorum. Ama belki de biraz dengeleyebileceğim bir şey oluşabilir yani. Ve belki biraz daha kendimle ilgili daha iyi hissederim. Çünkü bazen reklam aldığımda kötü hissediyorum. Ve bu biraz şeyden de oluyor. Bazen yani iyi şirketler de reklam veriyor. Gerçekten iyi bir şey yapan insanlar da reklam veriyor. Ama tüm bu yaşananlar bazen hani insanı o kadar çok yoruyor ki reklam görmek istemiyorsunuz. Yani bunu da anlıyorum tabii ki.

Ve biraz da şeyden de konuşabiliriz. Yani neyin gerçek neyin gerçek olmadığı açısından bilmiyorum. Bir tane şey videosu vardı. Onu gördünüz mü bilmiyorum. Bu videoyu çoğu insan mesela gerçek zannetmiş. Benim arkadaşlarım 28 yaşında falan. Bir kadın uçağa binecek, yanında da kanguru var. Ama bir tane görevli kanguruyu ve insanı uçağa almıyor. Bu kanguru da şeymiş, emotional support kangurusuymuş. Yolcuya duygusal olarak yardım edebilecek bir kanguruymuş. Bazı insanların öyle köpekleri var ya, duygusal destek köpeği. O insanlar uçağa binerken o köpekleri yanlarına alabiliyorlar. Çünkü onlara ihtiyaçları var böyle duygusal olarak.

Mesela ilginç bir şekilde Henry Cavill, Superman ve Witcher oynayan adam, o adamın da öyle bir köpeği vardı sanırım. Hatta ben onlar röportaj yaparken o köpek de böyle odada dolanıyordu yani. Hani sürekli yanındaydı Henry Cavill'ın. Sonra bizi dizinin setine götürmüşlerdi. Sette de vardı köpek. Bayağı tatlı bir olay.

Neyse aynen bir tane kanguru böyle duygusal destek kangurusu gibi bir video çekmişler. Bir dikey bir reel çekmişler ve çoğu insan bunu gerçek zannetmiş. Kanguru elinde bilet tutuyormuş. Ama bu yapay zeka ve yapay zeka şeyde yapabilmeye başlıyor artık. Mesela günümüzde internet videolarında kamera sallanır ya hani dikey formatta çekilir ya bunu da yapabilmeye başlıyor.

Ve zaten aslında çok fazla insanların doğrularla ilgilenmediği bir dünyada yaşıyoruz. Mesela benim algoritmamla Amerika'daki deli, aşırı sağcı birinin algoritması aşırı farklı. Onda sürekli aşı karşılıklı, Bill Gates beynimize çip takıyor. Ki bu arada Elon Musk çip takmaya çalışıyor. Neyse.

Herkes zaten ayrı şeyler görürken bu yapay zeka ile beraber daha da ayrı şeyler görecek miyiz yani? Ve insanlar neyin doğru neyin yanlış olduğunu çok önemsemeyecek bilmiyorum. Ama yapay zekada bazı açılardan mesela ChatGPT'ye şey diye sorsanız, Amerika'da şu an diktatörlük var mı? Başka bir ülkede şu an diktatörlük var mı diye sorsanız size artılarıyla ve eksileriyle aslında biraz düşünmenize yardım edecek cevaplar verebiliyor yani. Ama Google'da verebiliyordu eskiden. Ama gidip insanlar dünya düz falan diyor yani.

İşte insanlar çok yalnız gerçekten ya. hani o kadar yalnızsın ki dünyanın düz olduğunu ve diğer insanların herkesin yanlış düşündüğünü düşünüp diğer yalnız insanlarla kendini yakın görmeye başlıyorsun. Ve her şey çok mantıklı aslında. Eğitim sisteminin kötü olması falan da yani eğitim sistemi kötü olduğunda insanlar internette kafayı sıyırıyorlar, boş boş vakit geçiriyorlar, algoritma da onları şey alıyor, destek grubunuz olmuyor, yalnız oluyorsunuz. E sonra niye dünya böyle aşırı sağcı ve aşırı faşist oluyor yani? Biraz da bu yüzden oluyor. Eğitim sistemi bilerek kötü tutuluyor. İnsanlar neyin doğru neyin yanlış olduğunu ayırt edemiyorlar. Yalnız oluyorlar. İlginç yani bilmiyorum. Bundan sonra dışarıda buluşulmalı yani. Arkadaşlarla mesajlaşılmamalı belki de. Başka da neler yapılmalı bilmiyorum açıkçası. Evet çok... Ama biraz dikkat etmek lazım yani. Ne yapay zeka ne değil. Sizde görüşleriniz varsa bana yazın lütfen. Ve bu podcast de 10-15 puan, 20 puan Apple Podcasts, Spotify falan filan. Çok teşekkür ederim dinlediğiniz için. Gerçekten teşekkür ederim. İnsanların bir şeye vakit ayırabilmesi yani özel yani gerçekten. Ve arada da yani bu algoritmalara ne kadar vakit harcıyorsunuz? Ki Spotify'da artık o sayılabilir bence yani. Spotify... Sürekli müzik dinlemek de bence beynimize iyi gelmiyor gerçekten. Her saniye bir ses duymak iyi gelmiyor. Bazen kendi kendimize kalmamız gerekiyor derin bir nefes alıp.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)