Podcast

Ne Demek Bu: “Ben Böyleyim!”

Yakın İlişkiler

1 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Yakın İlişkiler'in bu bölümünde hepimizin sık sık duyduğuna ya da belki başkalarına söylediği bir cümle üzerine düşünüyoruz. "Ben Böyleyim" diyen biri aslında ne demek istiyordur? Peki bize böyle bir cümle kurulduğunda ne yapmamız, o kişiye nasıl yaklaşmamız gerekir?







Tüm bölümler ve daha fazlası için !

------ Podbee Sunar -------

Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

1.796 kelime · ~9 dk okuma

Herkese merhaba. Bu yaz şimdi öyle bir bölüm kaydedelim istedim ki hepimiz of evet ya ben bu cümleyi duymuştum desin. Bu cümle ne biliyor musunuz? Ben böyleyim beni böyle kabul et. Hani böyle bu cümleyi duyduğumuz zaman tüylerimiz diken diken oluyor ya. Nasıl ya ne demek ben böyleyim beni böyle kabul et. Bu kadar mı yani başka hiçbir şey olmayacak mı? Bununla ilgili hiçbir şey yapmayacak mısın gibi hissediyoruz ya. İşte o cümle hakkında konuşalım istiyorum bugün.

Bu cümleyi kuran insansanız da bence bu podcast'ı dinlemelisiniz. Bu cümleyi duyan insansanız da bu podcast'ı dinlemelisiniz. Bu arada öyle hissediyorum ki hepimiz bu cümleyi en az bir kere kurduk ya da en az bir kere duyduk. O yüzden hazırsanız başlayalım ve bakalım neler gelecek podcast'ta.

Şimdi, ben böyleyim, beni böyle kabul et diyen biri neyi kastediyor sizce? Yani bu bir nevi teslimiyet mi? Yoksa tam tersi bir meydan okuma mı? Yoksa sınırı çizme mi? Ve yani genelde nasıl ilişkilerle duyuyoruz bu cümleyi? Bir de onu bir düşünelim. Yani romantik ilişkilerde mi duyuyoruz? Aile içi ilişkilerde mi? Arkadaşlıklarda mı? Bazen iş ortamında mı? Mesela ben bu cümleyi düşündüğüm zaman aklıma... En çok romantik ilişkiler ve aile içi ilişkiler geliyor. Yani bir mesela babanın böyle bir cümle söylemesi ya da işte sevgilinin böyle bir cümlesi geliyor aklıma. Ama tabii ki bazen mesela yöneticimiz de bunu söyleyebiliyor ya da işte arkadaşlarımız da duyabiliyoruz. Peki bir insan niye böyle bir cümle kurar? Yani bu cümle neden söylenir? Bazen kendimizi korumak için söylüyoruz tabii ki. Bazen değişime üşenmemiz için söylüyoruz. Bazen gerçekten de kendi sınırlarımızı çizmek için, kimliğimizi ortaya koymak için söylüyoruz. Ama bu bölümde şuna bakalım istiyorum. Bu sağlıklı bir öz kabul mü? Yani tamam, ben böyleyim diyen insan doğru bir şey mi yapıyor? Yoksa aslında konfor alanına sığınıyor ve bu böyle bahane mi?

Transkriptin tamamını oku

Ve temelde bu bizi ve ilişkilerimizi nasıl etkiliyor? Bunlara bir bakalım istiyorum. Şimdi önce şuna girelim. Bir savunma mekanizması olarak, ben böyleyim cümlesi niye söylenir, nasıl söylenir? Mesela en çok da bence değişime kapalı olduğumuz zamanlarda bu cümleyi söylüyoruz. Yani değişime direnç gösterdiğimizde. Üstelik de karşımızdaki insanın biz değiştirme isteğine direnç gösterdiğimizde bu cümleyi söylüyoruz.

Bu biraz şeyle de eleştiriye kapalılıkla da ortak gidiyor sanki, el ele gidiyor. Yani karşımızdaki insanın cümlelerini kişisel bir saldırı olarak algıladığımızda ve kendimize savunma ihtiyacı duyduğumuzda da bunu daha çok söylüyoruz. Bazen mesela şeyde geçmişte bu cümleyi söylemediğimizde ve çok fazla değişmiş hissettiğimizde ve o değişimize iyi gelmediğinde de sonradan bunu böyle daha fazla söyler hale gelebiliyoruz. Bazen de bence o yaralarımızı ya da zayıflıklarımızı saklama amacıyla da söyleyebiliyoruz. Yani oraya temas etmek istemediğimiz için, o temas bize zor geldiği için de söyleyebiliyoruz. Olumlu bir noktadan da bakalım, sadece olumsuz bir yerden görelim istemiyorum. Bazen gerçekten kendi sınırlarımızı çizmek, kendi inancımızın arkasında durmak, kendi değerlerimizi vurgulamak için söylediğimiz olabilir. Ya da mesela kendi üzerimizde çalışmışızdır ve bu noktaya gelmişizdir ve bu noktayı ortaya koymak istiyoruzdur. Kendimizi iyi ve kötü taraflarımıza kabul etmişizdir. O yüzden söyleyebiliriz. Bu anlamda sağlıklı bir benlik algısı içinde de söylenebilir. Ama bazen de böyle manipülatif bir şekilde de söylüyoruz değil mi? Yani hani böyle karşımızdaki insanı çaresiz hissettirmek için, böyle bir direnç göstermek için, karşı tarafı suçlamak için, bazen o sorumluluktan kaçmak ve hadi bakalım sıkıysa böyle ilişki kur benimle yani ben sıfır oynamak istiyorum yerimden demek için, böyle bir meydan okumak için de söyleyebiliyoruz. Bazen ilişkinin kontrolünü elimizde tutmak için de söyleyebiliyoruz. Yani o manipülatif bir tarafı da var yani bu cümlenin. Bu lafın nereden geldiğini anlamak önemli bence. Karşımızdaki insan bunu nereden alıyor? Çünkü baktığımızda biz nasıl böyleyiz? Hani ben böyleyim mi? Açalım. Ben böyleyim.

Mizacım böyle, böyle yetiştirildim, benim değerlerim böyle. Yani mesela şöyle düşünelim, karşımızdaki insan hep ihtiyaçları görmezden gelinen biriyse, belki de mesela ben böyleyim, duygularımı kolay kolay açamıyorum deyip işin içinden çıkıyor olabilir. Yani açmayı denemek istemiyorum. Çünkü açarsam zaten beni dinleyecek bir insan olmadığını düşünüyorum.

Diyebilir. Ya da mesela biraz o toplumsal rollerin bize biçtiği değerlerde olabiliyor. Yani mesela ben ağlamam. Ya da ben böyleyim. Yani ben ben hep fedakarım. Ama yani olmayı da bilesin olmaman da gerekebilir zaten. Yani ben böyleyim. Gerçekten bu halimden memnun muyum? Böyleyim ama böyleliğimle kalmak istiyor muyum gerçekten? Bence bu sorduğum soruyu kendimize bir sormak lazım. Yani böyle olma halimiz bir, değiştirmek istemediğimiz için mi böyleyim diyoruz? Değiştirebileceğimize inanmadığımız için mi böyle diyoruz? Yoksa karşımızdaki insanın bizim değişmemizdeki etkisini reddetmek için mi böyle diyoruz? Tabii ki karşınızdaki insansa bu cümleyi kuruyorsa bence yine bu soruları sormanız lazım kendinize.

Daha önce mutlaka duymuşsunuzdur benden. O gelişime açıklık veya işte sabit fikirlilik. Yani bu çok güzel bir araştırma bu arada. Carol Dweck diye bir araştırmacının ben gelişip değişebilir miyim yoksa hep aynı mı kalırım inancı üzerine yaptığı bir araştırma. Yani diyelim ki ben çok sabırsız bir insanım. Bu arada ben gerçekten çok sabırsız bir insanım. Bu podcastı bunun üzerinden anlatayım. Ve sabırsız olmak benim kötü bir özelliğim. Yani sabırsız olduğum için aceleci davranabiliyorum. Karşımdaki insanların da aceleci davranmasını bekleyebiliyorum. Bazen sırf sabırsızlığımdan dolayı bir işin içine çok çabuk atlıyorum. Bazen mesela sabırsız olduğum için çok çabuk sıkılıyorum. Bu benim kötü bir özelliğim. Şimdi eğer ben biriyle ilişki içerisindeyken, ben çok sabırsız bir insanım, böyleyim işte kabul et dersem, bunu iki türlü söyleyebilirim. Bir, ya ben sabırsız bir insanım ve bu aslında iyi bir özellik değil, ben bunun farkındayım. Bunun üzerine çalışmaya çalışıyorum ama yani biraz idare et beni. Hani bu şey gibi değil, bununla gurur duyuyorum ve böyle kabul et beni değil de, Bunun üzerine çalışıyorum ama yani bunun olumsuz etkilerini biraz görebilirsin şeklinde söylüyorum. Yoksa ben böyleyim arkadaşım kabul ediyorsan varsan mı diyorum. İkisi arasında o kadar çok fark var ki. Ama dediğim gibi bu şeyle şununla çok ilişkili. Ben sabırsız bir insan olduğumu bir kabul ettim mi gerçekten iki

Bunu değiştirebileceğime inanıyor muyum? 3 değiştirmek istiyor muyum? Belki de mesela sabırsız olmak benim hoşuma giden bir özelliğim ve bunu değiştirmek istemiyorum. Bu arada bunun iyi veya kötü bir karar olup olmadığı bütün durumlarda değişebilir yani. Belki de sabırsız bir insan olmak gerçekten benim işime yarıyor ve kötü bir özellik olmasına rağmen ben değiştirmek istemiyorum. Veya bunun beni kötü etkilediğinin farkında bile değilim. Özelliğimi kabul ettim ama etkilerini fark etmediğim için değiştirmek istemiyorum. O yüzden karşındaki insanın beklentilerini ayarlamak adına mı söylüyorum? Yani sabırsızlığımla değiştirebileceğim durumlar, olumlu ya da olumsuz değiştirebileceğim durumlar adına beklentilerini ayarlamak için mi söylüyorum? Yoksa yani ben sabırsız bir insan olmakla hoşlanmıyorum aslında ama yani böyleyim de bir yandan, gel bunun üzerine beraber uğraşalım mı diyorum?

Ve işte bunlar çok farklı. Eğer sorumluluktan kaçmak için kullanılıyorsa, bu cümle, yani değişmek, dönüşmek, esnemek istemediğim için kullanıyorsa, ben zaten öfkeli bir insanım, böyleyim, kabul et. Ben zaten konuşmam, böyleyim işte, kabul et gibi yerlerden söylüyorsam, o zaman aslında o ilişkiyi inanılmaz çıkmaza sokuyorum. Ya da mesela atıyorum, bazen tartışmalardan sonra duvar ören insanlar söylüyor, ben böyleyim, konuşmaktan hoşlanmıyorum, tamam mı? Tartışmalarda. E ama o zaman biz nasıl ilerleyeceğiz arkadaşım seninle? Yani nasıl ortak bir noktada buluşacağız? İlla hani benim istediğim kadar konuşmak zorunda değiliz tabii ki. Çünkü ben de çok konuşmak istiyor olabilirim. Ve eğer benim istediğim gibi hareket edeceksek o zaman da ben böyleyim demiş oluyorum. Ama hiç konuşmuyorsak ve senin böyle olduğunu kabul ediyorsak o zaman benim burada kimliğim çok ciddi yarar alıyor. O yüzden yani bu karşımdaki insanın o sabit ve gelişime açık zihniyete sahip olup olmadığını bir anlamam gerekiyor diye düşünüyorum. Peki bunu nasıl anlarım? Birincisi karşımdaki insan ne kadar sık bunu söylüyor. Ben bu insanla bir ilişkideyim ya da işte ne bileyim ailede olabilir diye aklıma ilk gelen örnekleri onlar oldu ya diyelim ki benim babam sürekli ben böyleyim beni böyle kabul edin diyor. Her konu için böyle söylüyor diyelim ki ben babamla nasıl yetişkin bir çocuk olarak nasıl ilişki kurabilirim?

...ya da küçük bir çocukken de nasıl ki tamamen ona mı uyumlanmak zorundayım? Yani tamamen ona uyumlanmak zorunda kaldığımda benim kimliğimden geriye bir şey kalmaz. Aynı şekilde mesela sevgilimle hep onun öyle olması üzerinden iletişime geçiyorsak... ...bir süre sonra ben kendimi yokmuş gibi hissediyorum ilişkide. Bir de ben böyleyim kendimize yapıştırdığımız bir etiketti aslında. Ben çok utangaç bir insanım, böyleyim işte. Ben biraz asosyalim, böyleyim işte.

Öyle olunca bunlar bizim davranış repertuvarımızı da çok daraltıyor. Ben utangaç bir insan olarak kendimi tanımladığımda atıyorum, mesela sosyal bir aktiviteye tek başıma gitmiyorum. Utangaç bir insan olabilirim ama utangaç bir insan olmam bunun üzerine çalışmamam ya da bunu biraz esnetmeye çalışmamam anlamına gelmiyor. Çünkü aslında baktığımızda hiçbirimiz yüz yüz etiketlerle hareket etmiyoruz. Çoğu zaman etiketlerimize rağmen duruma, zamana, döneme, ortama bağlı davranışlarımızı yönlendirebiliyoruz. Bu aslında insan olmakla çok ilişkili. Hatta Essence'le ilgili bir podcast bölümüm vardı. Hayata karşı esnek olabilmek. O bölümü dinlemenizi çok isterim. Çünkü orada bence bu ben böyleyim üzerine de konuşuyorum. Yani onu nasıl açabiliriz? Çünkü şu soru çok önemli. Gerçekten mi öyleyiz yoksa bazen mi öyleyiz? Bazen öyleysek tamam o zaman.

Şimdi ilişkilerde ben böyleyim sorusu uzun vadede karşımızdaki insana karşı öfke, kırgınlık, yabancılaşma duyguları yaratıyor. Çünkü sorunu çözmeyi bloke ediyor. Karşı tarafın tamam o zaman deyip sessiz kalmasından başka bir çaresi kalmıyor. Ve yani sanki ben böyleyim diyen biriyle konuşmaya devam etmek onun sınırını ilerletmek gibi hissediyor. ama o böyleyse ve ben burada böyle kalmaya devam ediyorsam o zaman benim sınırım ihlal oluyor. O zaman böyle bizi bir çıkmazlığa bırakıyor. Ya şu çok apayrı ama hemen orayı belirtmek istiyorum. Ben kalabalık yerlerde kendimi çok kötü hissediyorum. O yüzden buraya gitmek istemiyorum diyen biri tamam. Çünkü bakın çok spesifik bir şey söylüyor. Kalabalık yerlerde kötü hissediyorum. O yüzden gelmek istemiyorum. Bu, bu sınırı koymak. Ama ben böyleyim, kalabalık hiçbir yere gelmem değil. Hani orada karşımızdaki insanın açıklama yapması ve durumu anlatması, durumun altını doldurması da çok önemli. O yüzden arkadaşlar şöyle toparlamak istiyorum. Ben böyleyim dediğiniz yerler varsa biraz şunu sormayı deneyebilirsiniz. Bu gerçekten benim değişmez bir özelliğim mi? Bu davranış ya da bu sıfat, bu etiket bana hizmet ediyor mu? Yoksa aslında bana ve ilişkilerime zarar mı veriyor? Başka türlü davranabilmem mümkün mü?

Başka türlü davranmak benim değerlerime mi aykırı? Yani ne oluyor orada? O soruyu sormak önemli. O öğrenilmiş bir savunmaysa, eğer ben böyleyim demek, o nasıl bir adaptasyon? Nerede edindik biz bunu? Onu kırmak bugün bizim için daha mı iyi? Nasıl esnetebilirim? O yüzden bunlara bakmakta fayda var diye düşünüyorum. Karşınızdaki insana da böyle sorular sorabilirsiniz aslında. Yani seni anlıyorum, böyle olduğunu düşündüğünü anlıyorum ama gerçekten bu senin değişmez bir özelliğin mi? Ya da bunu hep mi böyle yapıyorsun? Birazcık daha farklı yapma gücünü kendinde bulamıyor musun? Ya da bulamıyorsan neden sence böyle oldu? Bu tip soruları sorabilirsiniz. Önemli olan aslında şefkatle yaklaşabilmek. Tabii ki bu sık sık tekrarlayan bir durum ise şefkatle yaklaşamayabileceğinizi anlıyorum. Ama karşınızdaki insan otomatik pilotla hep ben böyleyim diyorsa belki de bazen onu sorularla şaşırtmak biraz durumu değiştirebilir gibi hissediyorum. İşte böyle arkadaşlar. Umarım iyi gelmiştir bu bölüm size. Hepinize sevgilerimi gönderiyorum. Güzel bir yaz dilemeye devam ediyorum. Hoşçakalın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)