Podcast

en çok kazandıran meslekler

Dr. Gulec Radio

1 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Peribacası Fakültesi rektör dekan ve profesörü Dr. Güleç sizin için çalışmaya devam ediyor. Bir önceki bölümde üniversite okumanın boş iş olup olmadığını konuşmuştuk. Bu bölümde de TÜİK'in açıkladığı "2024'ün en çok kazandıran meslekleri" listesini göz önüne alarak; ne okuyalım, neden okuyalım, akıllıca tercih nasıl yapalım, neye göre meslek seçelim bunları konuşuyoruz.



Tüm bölümler ve daha fazlası için !



------ Podbee Sunar -------

Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

4.599 kelime · ~23 dk okuma

Para para para, para para para, varlığı bir dert, yokluğu yara. Arkadaşlar bir şey söyleyeceğim. Geçen hafta Temmuz'da TÜİK ne açıkladı? 2024'ün en çok kazandıran meslekleri.

Ne anlamda? Tabii ki para anlamında ne olacak? Ben bildiğinizi biliyorum. En çok kazandıran fakülte tabii ki Peribacası Fakültesi. Ama sonra neler geliyor? Bu bölümde size bunları anlatacağım. Ve bunun dışında para için bu meslekler okunur mu? Her bu bölümü okuyan bu parayı kazanıyor mu? Bizi uyar mı? Biz de bunu kazanabilir miyiz? Bu veriler ne kadar gerçek hayatla örtüşüyor? Hepsini konuşalım. Hazırsanız başlıyoruz.

Dr. Gillette Radyo'ya hepiniz hoş geldiniz. Şimdi başlamadan önce size şöyle bir disclaimer vermek istiyorum. Yani açıklamak istiyorum arkadaşlar. Ben bir karar aldım. Artık değişiyorum. Bu yeni hayatımın ilk günü. Ne için? Ben çok hızlı konuştuğumu fark ettim. Hayır şöyle, şunu düşünüyorum. Hayat gerçekten kısa ve zamanımız çok yok. Dikkat süreniz oldukça kısa oldu benim de öyle. Vermek istediğim, anlatmak istediğim çok şey var. O yüzden diyorum ki ben 2x konuşursam ne olur? Karşımdakine iki kat fazla bir şey anlatabilirim, beni anlayabilir. Ve aklımdaki her şeyi size anlatmak istediğim için de böyle böyle şeye basmış gibi konuşuyorum. Neye bastım da unutmam, öyle konuşuyorum. Ve ne oluyor günün sonunda? Hem araya İngilizce katıyorum, hem Latince katıyorum.

Transkriptin tamamını oku

Bir de ne zaman katacağımı söylemiyorum size. Karışık karışık konuşuyorum. Yani tek başına İngilizce konuşsam belki anlayacağınız şeyi... ...ben ikisini, üçünü karıştırınca anlayamayacağınız bir hale bürünüyor. Bunun farkındayım. Hatta ben de bazen anlamıyorum kendimi. Ve bu yüzden ne yapacağım? Bundan sonra daha yavaş konuşacağım. Evet, belki bölüm olduğundan daha uzun sürecek. Belki daha çok dinlemeniz gerekecek. Ama ben gerçekten daha rahat anlaşılacağını düşünüyorum. O yüzden beni uyarın eğer bunun dışına çıkarsam. Tamam mı? Hazırsanız bu sefer daha yavaş başlıyoruz.

Şimdi en çok kazandıran meslekleri söylemeden önce çok garip bir şey söylemek istiyorum arkadaşlar. Bu en üstteki mesleklerde olsa genel olarak Türkiye ortalamasında gençlerin %44'ü mezun oldukları okulun mezun oldukları bölümün işini yapmıyor. Bu çok büyük bir sayı. Peki neden böyle? Neyi yalnız seçiyoruz? Acaba istediğimiz bölümü mü bilmiyoruz? O zaman ona bakmıyor muyuz? Puanımız nereye yeterse onu mu seçiyoruz? Yoksa okuduğumuz okulda beklentilerimizi karşılamayınca o mesletten kendimizi kaydırıyor muyuz? Multidisipliner işler mi yapıyoruz? Disipliner arası niye bu geçiş var? Bunların hepsini de konuşacağız. Şimdi uzatmadan ilk beşte kim var, bunları söylemek istiyorum. Evet, sizin de biraz tahmin edebilmeniz için süre bırakıyorum. Beşinci sırada kim var sizce?

3, 2, 1. Evet bir mühendislik arkadaşlar tabii ki. Bence de bunu bekliyordunuz. Hangi mühendislik peki? İstikbal göklerdedir biliyorsunuz ki. Uçak mühendisliği. Şimdi zaten genel olarak 30'u konuşacağız. İlk 30'u. Ve bu ilk 30'da mühendislik çok fazla. Sağlıktan birkaç tane var. Fakat genel olarak mühendislik kapsıyor. Fakat mühendislik ilk 30'da kazandıranların arasında olsa da istihdam konusunda o kadar da iyi değil. Bunları da konuşacağız.

Ve dördüncün arkadaşlar belki listelerin daha üst sıralarında olmasını beklerdiniz ama maalesef dördüncü tıp. Ve bence dördüncü olmasında şöyle bir etken de var. Bu arada tüm bu it beşin analizlerine daha da derin ineceğim çünkü bence konuşmamız gerekiyor. Ama önden şöyle bir şey söyleyebilirim ki tıptan... Artık şöyle bir fark oluştu. Bazı doktorlar milyonlara çok daha rahat kazanırken, özellikle cerrahilerin bazı bölümleri, mesela plastik cerrahi, bazı beyin cerrahileri, hepsi de değil bu arada. Mesela fıtık yapan farklı, özel hastalarla çalışan farklı, isim yapmış olan farklı beyin cerrahisinde ama plastik gerçekten daha rahat anlamda çok iyi kazanan bölümlerden.

Ve aylık 10 milyon, 15 milyon bu rakamlar rüya değil. Yapılabilir hedefler. Fakat mesela enfeksiyon doktoru ve hastaneye bağlı ya da anestezi hastanede çalışmak zorunda belli bir gelir var aylık aşılamayan. Çünkü bağımlısın bir yere mesela. Hani enfeksiyon doktoru hastanede çalışmak zorunda demeyeyim ama daha rahat hastanede istihdam edilebiliyor.

Bu yüzden tıpta böyle bir dengesizlik var. Devlete çalışan doktorla, özelde veya kendi yerine açmış veya bölümler arası çok fark var. Ve bu bölümler arasındaki farkı da nerede görüyoruz biz? TUSTA. TUSTA en yüksek ne? Darma, KBB, işte plastik cerrahi, KBB ne? Kulak burun, boğaz. Biliyorsunuz, neyse ENT İngilizcesi. Ve hangi bölümler çok düşük TUSTA'da kazanması daha kolay? Pediatri.

Niye? Uzman olsan bitmiyor. Yerini açınca fazla hastan olamıyor. Ve çok zor. Ne yapman lazım? Yandal, yandalında falan filan. Zor gerçekten. Fakat beyin cerrahisi mesela çok ilginçtir. Evet, iyi kazanabiliyorsun ama buna rağmen çok düşük puan tuttu. Bu niye? Zor, mobbing var. Mobbing etmez, başka şeyler de var ama bunu konuşamıyorum. Ben konuşurum. Ama fayda zararı ne kadar fayda... Bir gün konuşacağım onları da. Neyse. Gelelim üçüncüye. Tıp konusunda daha fazla konuşacağım. Ama birazdan. Önce üçüncüyü konuşalım. Üçüncünü arkadaşlar bir tahmin edin. İstikbalin göklerde olduğunu tekrar tekrar bize söyleyen bir mühendislik kendisi. Ve evet, uzay mühendisliği.

Kendisi hakkında çok da bir fikrim yoktu. Yani hepimiz gibi genel geçerli bir fikrim vardı. Hani ne yapar ne eder? Şimdi bunlar gerçekten bizim de böyle genel halk olarak uzak olduğumuz konular olabiliyor. Ama sizin için bunları araştırdım. Neden bu kadar iyi kazandırıyor? Nasıl kazandırıyor? İmkanlar neler? Ne yapabilir bir uzay mühendisi? Türkiye'de de iyi kazanıyor mu? Geçerliği var mı? Görüyoruz ki kazanıyor bu arada. Ama ne kadar gerçek? Bunları da derinlemesine konuşacağız. Görelim 2'ye 2'de ne var arkadaşlar?

Gir old matematik mühendisliği. Ama matematik değil, matematik mühendisliği. Ne farkı var ki? Dediğinizi duyar gibiyim. Bunu da konuşalım. Ve bire geldik arkadaşlar.

Ve bu bir beni şöyle şaşırttı. Evet, gerçekten fazla kazandırdığını falan biliyoruz ama neden fazla kazandırıyorsa bu kadar? Hala, ki garanti de meslek gibi görülüyor o bir de, okey. Ama neden hala dört numara, yani tıp çok daha fazla konuşulurken, bu bir numara söyleyeceğim meslek daha az konuşuluyor? Bunun da sebepleri var. Araştıranlar biliyordur ama bilmeyenler için ben de söyleyeceğim. Birinci numara arkadaşlar, en çok kazandıran meslek TÜİK verilerine göre ne? Pilotaj. Fakat neden istihdam daha az? Çünkü istihdamın da sıraları var, onu da söyleyeyim.

Neden YKS'de ilk ona girenler pilotaj değil de tıp seçiyor? Bunları da konuşalım. Neden artık tıp seçiyorlar mı? Gerçi o da tartışılır. Neden mühendislik, neden pilotaj değil? Çok kazandırıyor madem. Bunu da konuşacağız. Peki ne görmüş olduk bu ilk beşten? En çok kazandıran bölümler neymiş? Gökyüzü, insan bedeni ve algoritmalar üzerine çalışan bölümler. Böyle sanki genelleyebiliriz gibi şu ana kadar.

Bu mühendislik ağırlıklı listede, yani 35 tane bölümün %70'i mühendislik. Neden matematik mühendisliği daha öne geçiyor? Bunu konuşalım. Çünkü matematik mühendisliği arkadaşlar, yapay zeka, fintech, yani financial technology ve veri bilimi, data analiz, her yere gidebilir, her yere çekilebilir. Yani multidisipliner olabilmesi çok daha olası imkan tanıyan bir meslek. O yüzden öne geçiyor.

Uzay ve uçak mühendisi. Biliyorsunuz ki biz hemlik manevrası ve savunma ülkesiyiz, savunma sanayisi. Bu yüzden ne oluyor arkadaşlar? Milli teknoloji, savunma sanayisi şu an çok desteklenen bölümler olduğu için de ülkemizde çok kazandırıyor diyebiliriz genel itibariyle. Tıp hala listede ama ilk sıralarda değil. Bunun sebebini biliyoruz zaten. Daha çok kamudaki bence gelirin azaltılması dolayısıyla ne oldu? Ortalama alındığı için hala bazı doktorlar çok kazansa da kamudakiler az kazandığı için de haliyle ortalama alınca düşmüş olduk.

Ama yine de ben şunu söyleyeceğim. Şimdi bu sadece tıp değil, tüm fakülteler için geçerli. Okulda okurken size nasıl daha çok para kazanacağınız değil, daha iyi mesleğinizde daha başarılı nasıl olursunuz, daha iyi nasıl doktor olursunuz, daha iyi nasıl avukat olursunuz, buna öğretiliyor değil mi? Ve para kazanmak isterseniz, o zaman ben nasıl para kazanırım diye sizin düşünmeniz gerekiyor.

Fakat bize nasıl para kazanıldığı ne lisede öğretiliyor, ne üniversitede öğretiliyor. Bazı bölümler hariç. Onları geçiyorum zaten. Diğer mesleklerden bahsediyorum. O yüzden de tıpta da, hukukta da herhangi bir bölümde para kazanmak isterseniz aslında önümüz çok açık. Ben böyle görüyorum.

Fakat biz asıl sorunu nerede yaşıyoruz? Meslekte iyi olduğumuzda para kazanacağımız beklentisiyle yetişirsek, günün sonunda ben iyi oldum, niye bir para kazanamazsın? Çünkü bu sistem buna izin vermiyor. Bu sistem iyi olanı desteklemiyor. Bu sistem akademisyeni içinde... Çünkü akademisyenlik de artık zaten. İngilizce bilmeden profesör oluyorsun. Sen bunu yapabiliyorsan, günün sonunda profesör olduğunda da iyi para kazanmayı bekleyemeyebilirsin. Bu kokuşmuş sistemde yapacak bir şey yok. Para kazanmak istiyorsam ne yapmam gerekiyor? Bunları önüme alacağım.

Ama işimde iyi olmak istiyorsam, hem işimde iyi olup hem para kazanmak istiyorsam, o zaman biraz sabırlı olacağım ve bunun yollarını araştıracağım. Tamam? Şimdi bu listedeki mühendisliklerden hangileri daha öne çıkıyor matematik mühendisliği dışında? Elektronik, konsol, yazılım, ki yapay zekanın da hangi işleri elimine edeceği, hangilerini de bizim yerimize alacağını da konuşacağız. Çünkü bu TÜİK verilere şu an için 2024'te en çok kazandıran meslekleri söylüyor ama bu mesleklerin bazıları 2-3 sene sonra hiç kazandırmayabilir ya, hiç. Mesela muhasebe düşünsenize, muhasebenin yerini tamamen yapay zeka alabilir. O yüzden biz bunları da düşünerek meslek seçmeliyiz aslında.

Çünkü bu bir gerçek arkadaşlar. Artık bu çağımızın gerçeği. Üç yıl sonra ne olacağını ben tahmin bile edemiyorum. Belki ben değil, şu an benim hologramım konuşuyor olacak burada. Ben belki yapay zeka olarak karşınıza duracağım. Belki ben yapay zeka olarak sizin arkadaşınız olacağım. Ne kadar arkadaş olsaydık diyorum ya. Bana değil, yapay zekama soracaksınız. Tuba diyeceksiniz. Ben size cevap vereceğim. Herkesle ayrı ayrı konuşabiliyor hale gireceğim. Düşünsenize. İşte neler diyorum burada. Hayır, bunların tabii ki bir kontrolü olur. Yapay zeka etiği, yapay zeka hukuku çıkacak.

Çıktı belki. Çıkıyor. Çıkmakta. Çok fena. Gel herkes gözünü kollasın arkadaşlar. Şimdi bu elektronik mühendisliği, uzay mühendisliği, bunlar genel olarak ilk onda. Fakat ne aşağı sıralarda mühendislikte? Makine mühendisliği. Niye? Çünkü piyasa doydu. Satire oldu artık. Yani daha fazla makine mühendisliği yerine, daha fazla başka şeylere ihtiyaç var. O yüzden ne yapılmalı? Risk de görsek yeni sektörlere atılmalı. No risk, no story. Yani risk yoksa hikaye de yoktur. Risk yoksa başarı da yoktur. Ne zaman risk alınır? Sizin yaşlarınızda. 20'lerde, 18'de, 25'e kadar, 30'a kadar. O yüzden alabildiğiniz riski şu an alın. Sonradan zorlaşıyor.

Mesela artık otomotiv mühendisliği çok daha düşük sıralarda, 35'te. Çünkü niye? Artık oralar doldu, orada satüre. Ve ne oldu? Rekabet fazla, eskiler daha fazla iş yapıyor falan filan. Derken sizin bu genç akıl, daha vizyoner akılın... ...daha güzel, daha yenilikçi alanlarda kurulması gerekiyor. Aslında bu da bunu gösteriyor. Bir seçfik de etsin bir yerde.

Şimdi işin ilginç yanı listeye tam 4 tane gemiyle ilgili bölüm girmiş arkadaşlar. Benim hiç mesela ilgimi çekmiyor yani bu gemiyle ilgili bölümler ama demek ki gerçekten şu anda gemi ve gemiyle ilgili işler para kazanılıyor. Nelermiş bunlar gelin bakalım. 11. sırada yani gemiler arasında en yüksek sırada ne var arkadaşlar? Gemi makineleri işletme mühendisliği. Ben hayatımda hiç duymamıştım. Bir sonraki sırada yani 14'te ne var? Gemi inşaatı ve gemi makineleri mühendisliği.

İnşaat mühendisliğinden çok daha farklı bir bölüm değil mi? Ama şu var, ben mesela şunu yaptım. Babamın gemisi olmadığında da iş bulabilecek misin yani? Buna düşünmek lazım, buna da konuşuruz. Gemiyle ilgili 17. sırada başka bir bölüm var. Deniz ulaştırma işletme mühendisliği. Ve başka bir bölüm de gemi ve denizcilik elektroniği.

Benim hiç kafam basmıyor biliyor musunuz bunlara? Aranızda basan varsa helal olsun. Yani şaşırıyorum ben şu anda ama niye şaşırıyorum? Çünkü aslında Türkiye'nin jeopolitik konumu, etrafımızın denizlerle çevrili olması falan, işte boğazlar, ticaret falan aslında çok mantıklı. Şimdi yazılım, bilişim, teknoloji bunlar aslında bir beş sene önce falan çok öne açık meslekler, çok iyi bölümler falan da değil mi? Ama şu anda baktığımızda listenin ilk onunda değil. Neden? Çünkü hala Türkiye'de çok da iyi fırsatlar olmadığı için büyük ihtimalle burada iyi olan öğrencileri hala yurt dışına kaptırıyoruz.

Bu yüzden de ilk ona giremiyor. Ayrıca iyi meslek diye, öne açık diye son zamanlarda çok fazla mezun verdi. Sizinle beraber bu iş yapabilecek insan sayısı arttığında haliyle sizin de aldığınız maaş düşüyor. Bu yüzden de ilk ona girememiş olabilir diye düşünüyorum. Bilim ve fizik bölümlerine ne oldu arkadaşlar? Fizik mühendisliği nerede mesela? 23. sırada. Kimya mühendisliği nerede? 30. sırada. Gerçekten kötü. Matematik tek başına, 32'de. Mühendislik 2'de de olsa. Neden böyle? Çünkü o alanı daha dar. Yani bilimsel altyapı da yüksek. Çok güzel teorik bilgi var. Fakat uygulama alanına gelince daha dar bir yer kapsıyor. Bu yüzden de haliyle maaşları bu şekilde azalıyor. Yani matematik mühendisliği olarak birçok alanda işe girebilirken... ...matematik olduğunda iş değişiyor. Şimdi sağlığa geldiğimizde, şöyle bir şey var sağlıkta. En çok istihdam sağlayan alanlar, sağlık alanları. Hemşerilik olsun, tıp zaten listede de var. Diş doktorluğum, onun dışında eczacılık, onun dışında ebelik gibi. Fakat iş, maaşa gelince... Arkadaşlar tıp 4, diş 26. Bu beni çok etti. Nasıl diş 26'da olabilir? Burada şunu düşündüm. Neden böyle? Çünkü yeni mezun diş doktorları gerçekten asgari ücrete bile çalışan var.

Bu o kadar kötü ki yani hani insanın hakkını bu kadar yiyemezsiniz. Ama neden böyle? Çok iyi kazananlar varken, zamanında iyi bir hasta kitlesi elde etmiş, tecrübeli doktorlar, kendi muayenehanesini açtıklarında çok iyi paralar kazanıyorlar. Ama özellikle yeni mezunlara yapılan bu adaletsiz dağılım yüzünden ne oluyor? Ortalamayı alınca düşüyor. 26 gerçekten hiç beklemediğim bir şeydi.

Belki başka bir şeyde varsa bir etken, bana yazabilirsiniz. Ben düşünemedim başka bir etkeni buna. Fazla mezun var, tamam bu kabul. Çok fazla mezun var. E fazla mezun olduğunda da iş arayan çok insan var. Yerleştirilirken veya DUS'ta adaletsizlik olduğunu söylüyorlar. Ben bir şey gözlemlemedim fakat bu çok söyleniyor. Ve bu yüzden de haliyle insanlar atanmak istemiyorlar. DUS'ta işte başka sıkıntılar var derken derken... ...diş ile tıp arasında seçilmek de bence istihdam farkı... ...ve yeni mezun maaşları çok etkili.

O yüzden hep sorulan şu soru var ya hani, batıda diş mi okuyayım, doğuda tıp mı okuyayım? Bence batı, doğu eğer kendinizle yalnız kalabiliyorsanız çok fark etmiyor. Ne yapmak istiyorsanız onu okuyun biraz daha. İkisinden yani para hepsinden, her meslekten para kazanılır mevzu paraysa. Ama tabii ki tıptan mezun olduğunuz gün işinizin olması sizin için çok önemliyse bunu da düşünmeniz gerekiyor.

Hiç konuşmadığımız alanlar var. Mesela ekonomi, finans, işletme. Bunlara ne oluyor? İşletme 13. sırada. Tamam mı? Ekonomi 27, uluslararası finans ve bankacılık 34. Neden böyle? Tamam, işletme yine iyi gibi ama işletme mezunlarının... Şey değil, babasının çoğunun fabrikası olduğu için falan sayılmaz. Hayır, tabii ki böyle değil.

Ama burada şöyle bir şey var. Neden finans gibi bir bölüm? Mesela bence finans bölümünden mezun olana kadar... ...aslında finans okuyan kişinin çoktan para kazanmayı öğrenmiş olması gerekiyor. Ben mesela diyorum finans okusaydım, şu an işte hedge fund yapardım, onu yaparım, bunu yaparım. Paraları katla, katla, paraları katla. Ama öyle olmuyor. Çünkü niye? Çok satürre yine.

Ve sadece sizin iyi bir şey bilmeniz yetmiyor. Network lazım, ECV lazım. Network ne oluyor? İyi, okula gitmezsen iyi. Network yapamıyor musun gibi bir algı var. Bunu konuşmuştuk. Böyle değil bu. Network'i kendiniz... Artık online her şey yapılabilir. Ama bu algılardan ve bunlardan ötürü...

işte sertifika, yabancı dil, yurt dışı deneyimi, bunların çok gerekli olmasından bunu yapamayınca haliyle okuduğun bölümünde her şeyinden, etinden, süzünden fayda alamayabiliyorsun. Evet arkadaşlar, en çok kazandıran bölümleri genel olarak konuştuk. Mühendislik nerede? Finans nerede? Uzay nerede? Gökyüzü nerede? Şimdi neyi konuşalım? Garanti meslekleri ve istihdam oranlarını. Ön lisans lisans hazırsanız, aradan sonra hız kesmeden ama yavaşça devam ediyoruz. Sizi seviyorum. I'll be back soon.

Doktor Güneş radyo. Peribacası Fakültesi, selam. Şimdi ne konuşacağız biliyor musunuz? Bakın, hangi bölümden mezun olursam kesin iş bulurum oranlarında. TÜİK bunu da söylemiş, sağ olsun. Şöyle ki, bir bölümden mezun olunca o işi yapma oranı az olsa da arkadaşlar, bazı bölümlerde hala o bölümden mezun olunca o işi yapıyorsun. Mesela hangi bölüm? Tıp. Ve arkadaşlar tıp da istihdam sağlama oranı neymiş biliyor musunuz?

%96.4. Ben bu oranı bu arada düşürmüştüm. Yani yaklaşık 5 sene önce, ilk başta atandığımda, çünkü tıp mezunları, bunu anlattım, mezun olduğu gün atanıyor. Hatta atanmamak için sınıfta kalanlar var. Çünkü TÜS çalışmak istiyor, atanmak istemiyor, gitmek istemiyor mesela doğuya. Ve ben atandığımda, nereye atanmıştım? İstiyen Devlet'e yani, çok güzel deniz kenarı bir yerde ama İngiltere'deydim. Ben dedim gelmiyorum, başa kim var dedi ki gel, dedim gelmiyorum falan. Ve ben bu %96.4'ü düşürenlerdenim yani.

Hatta bana dediler, sen deli misin? Niye gelmiyorsun? Bu kadar güzel bir yerdeyiz. Dedim, ben çünkü Londra'dayım. Neyse, gitmedim işte. Ve yani o yüzden bölümde herkes atandığı için haliyle arkadaşlar istihdam alanı böyle oluyor. Herkes atandığı için tıp hala garanti meslek görülüyor ve öyle. Çünkü istemesen de atıyorlar yani seni. Yapacak hiçbir şeyin yok. İkinci sırada ne var arkadaşlar? En çok istihdam sağlayan, resmen tıpa yakın, çok ilginç, %95.1'le özel eğitim öğretmenliği. Yani boşta kalmıyor bu mesleği okuyanlar. Bu demek oluyor bu.

Üçüncü sırada ne var? Elektrik öğretmenliği. Elektrik öğretmenliği de %92 ile üçüncü sırada. Dörtte ne var? İstihdamı en çok sağlayanlardan. Dil ve konuşma terapistleri. %91.9. Beşte yine bir öğretmenlik, elektronik öğretmenliği. Size bir şey söyleyeceğim. Ben elektrik ile elektroniğin arasındaki fark...

Evet, anlıyorum ama çok ilginç değil mi? Neyse, bölümlerin ayrı olması. Sonuç olarak öğretmenlik ve sağlık alanlarında istihdam... Tabii bu öğretmenlikler, yoksa diğerini söylemiyorum. Yine iyi. En yüksekler bunlar. Cilk söylüyor, ben demiyorum arkadaşlar. Sonra bana da benim, biz öğretmeniz de böyle. Ben demiyorum. Yani kazancı yüksek bölümlerle istihdam oranı yüksek bölümler her zaman örtüşmüyor. Demek ki kazancı yüksek diye gidersek, buna aldanırsak ben mezun oldum, işim nerede demeyeceğiz. Çünkü niye?

Temel oluşturuyor bölüm ama üzerine inşa ettiğimiz bina bizim asıl iş bulmamızda yararlı olacak şey. Çünkü neden arkadaşlar? Lisans bölümlerinde iş bulma oranları söyleyeceğim şimdi size. Dinleyin. En kısa söylediği iş bulan bölüm kim biliyor musunuz? Bu sefer birden başlayacağım. Dil ve konuşma terapisi. Mezun olunca 2.2 ay, yani 2 ay içerisinde iş buluyormuş bu insanlar. Bu bölümden mezun olan terapistler. İş sistem oranı o yüzden çok yüksek. Aynı zamanda da 2 ay içerisinde iş bulmak gerçekten bence güzel. 4.1 ay. Aslında burada şöyle bir şey var. Biz 4.1 ay içerisinde iş bulmuyoruz. Biz 4.1 ay içerisinde ÇKS'ye düşüyoruz. Yani siz mezun olduğunuzda atama süreçleri başlıyor. Sonra bir kuraya giriyorsunuz. Sonra atanıyorsunuz. Sonra ÇKS diye bir sistem var. Ona düşüyorsunuz. Ve o hastaneye gidiyorsunuz. Yani sizin mezun olduğunuz gün bir işe gireceğiniz garanti. Fakat bunun nerede olduğu ve o memuriyet süreçleri ve geçtiğiniz şey var, bir güvenlik soruşturması.

O güvenlik soruşturmasının süresi yüzünden 4.1 ay. O yüzden bakın işte burada mesela yanlış yani. Doğru değil bu veriler. Çünkü sıfır ay normalde. Mezun olduğun gün belli senin. O yüzden bu detaylara dikkat etmek gerekiyor. Ben tıptakini biliyorum. Belki terapistlerde de başka bir şey var mesela. Söyleyin, yazın, bilgilendirin bizi. Ben de herkesi bilgilendireyim. Üçüncü sırada en kısa iş bulan mezun olduğu günden itibaren kim var arkadaşlar? Tahmin edin.

Özel eğitim öğretmenliği, 4.3 ayla. Yani istihdamla iş bulma süresinin kısalığı haliyle örtüşüyor. Ben şunu merak ediyorum sadece. İş buldukları demek, mesela bu öğretmenler mezun olduklarında veya terapistler... ...direkt işe terapist veya öğretmen olarak mı başlıyor... ...yoksa stajjör olarak mı başlıyor? Yani hani böyle bir şey de var. Sonuçta mezun oldun, tam maaş alıyor musun? Stajjör müsün yoksa gerçekten direkt terapist gibi başlıyor musun? Bunu yazabilirsiniz bana, bilmiyorum çünkü. Dördüncü sırada yine bir sağlık. Mezun olduktan 5.1 ay sonra eczacılar iş buluyormuş.

Çok güzel. Ama yine eczacı olarak mı? Kendi yerini açarak mı? Devlette mi? Hangisi? Bunlar değişiyor. Bu ortalama süre. Beşinci sırada yine bir sağlık alanı. Ebelik var. Altıyı geçiyorum. Altı biraz karışık arkadaşlar. Üç tane mesleği bir arada koymuşlar. Ben anlamadım. Herhalde bunlar benzer olduğu için süreleri ama neyse. Ergoterapi, İngilizce öğretmenliği, hamile olmazsa falan.

Ve kontrol otomasyon mühendisliği. Çok ilginç bir bölüm bunlar. Bunlar da 7-8 ayda iş buluyorlar. 7'de maden mühendisliği var ve 8'de hemşirelik var. Hemşirelik de mezun olduktan 9 ay sonra iş buluyor hemşirelerde arkadaşlar genel olarak. Şimdi ne diyebiliriz burada? Sağlık temelli işler ve öğretmenler... Burada öyle söylüyor. En hızlı iş bulabilen mesleklermiş.

Popüler ama doymuş alanlar hangileri? Yani daha zor iş bulunan, mesela işletme ve uluslararası ilişkiler haliyle. Tamam mı? Ve bir diğer analizimiz neydi? Mezunların %44'ü kendi mesleği dışında bir iş yapıyordu. Peki kendi mesleğini yapan bölümler hangileri? En yüksekleri sadece sağlık, tabii ki doktorluk yapıyor genelde fakat... Ben öyle değilim mesela. Bunu da bozuyorum. Tweet var mı? Başkaldırıyorum. Arkadaşlar, ne yapıyorum ben? Yaptığım sosyal işlerden de para kazanıyorum. İşte podcastten, oradan, buradan. O yüzden ben de mesela bu veride acaba neredeyim? Gerçi bu 2024'ün verisi. Ama işte böyle bir moca disipliner olduğunuzda, o zaman ne oluyor? Hem okuduğunuz bölümü, hem ilgilendiğiniz alanı birleştirebiliyorsunuz. O yüzden çok mutluyum bunu yaptığım için. Okuduğu alanla çalışan diğer meslekler ne? Hukuk mesela. Diğeri eğitim. Dördüncü sırada ne var? Mühendislik, imalat ve inşaat.

Okuduğu alanda çalışmayanlar kimler arkadaşlar? Gazetecilik. Acaba neden? Bunun dışında sosyal bilimler. Okuduğu alandan daha farklı işler yapanlar da yüksek sıralarda bunlar. Sosyal bilimlerciler. Sosyal bilimciler. Şaka yaptım. Doğa bilimleri, matematik, istatistik. Bu insanlar da o bölümleri okuyup maalesef ki o bölümlerde çalışmıyor. Peki neden? Çünkü bu oran arkadaşlar eğitim israfı açısından çok önemli. Yani bu şey değil. Vergilerimizi okudunuz mu? Öyle bir şey yok. Fakat bu insanları o kadar güzel kendilerine yetiştirdikleri halde...

...o bölümlerde, o işlerde çalıştıramıyorsak... ...bu da bizim ayıbımız olsun yani ülkece. Eğitim sisteminin. Anlatabiliyor muyum? Çünkü istihdam edemiyorsun yani, iş veremiyorsun. Şey gibi yani, yazılımı okuyor da insanlar... ...yazılımcı çalıştıramıyorsun, yurt dışına gidiyor, ne yapsın? Sosyal bilimciler de genelde ne yapıyor? Farklı bölümlerde hayatta kalmaya çalışıyor. Orada tutunuyorlar yani. Çünkü niye? Yeterli alan yine yok.

Diplomayla iş korrelasyonunun hala geçerli olduğu alanları söylemiş olduk. Yani mühendislik, hukuk ve tıp. Ya da sağlık. Çünkü gerekliyor diplomam. Öyle bölümler bunlar. Şimdi size biraz önce söz verdiğim gibi şunları konuşmak istiyorum. İlk beş bölümdeki, yani en çok kazandıran ilk beş bölümde... ...neden pilotaj en çok kazandırmasına rağmen bu kadar konuşulmuyor? Ya da diğerlerinin de kendi içerisinde handikapları, ağrıtıları ekserilen... ...pros and cons'u, tamam mı? Bunları konuşalım. Pilotaş, çok kazandırıyor, okey tamam. Fakat neden benim hastanedeki tüm arkadaşlarım... ...bu kadar kazandırmasına rağmen ve kazanabileceklerine rağmen... ...onu yazmadılar? E çünkü masraflı. Şimdi ne oluyor, okuyorsun 4 yıl bir de uçuş eğitimi alıyorsun. Ve bu sertifikalar falan o kadar masraflı ki... ...bir okul 3 milyona denk geliyor. O yüzden bunu vermeye hazır olman gerekiyor. Ve bunun karşılığında da o parayı anında almıyorsun. Yani tamam, çok iyi kazandırsa da biraz sabretmen gerekiyor. Bu yüzden de haliyle herkes tarafından tercih edilmeyen... ...bölüm haline geliyor, çok kazandırsa da.

Ayrıca çok büyük sorumluluğu var. Ayrıca stresli. Jet lag oluyorsun. Gece uçuşları var. Bunlar da sebep olabilir. Bunun dışında senin de sahip olman gereken bir sürü yeti var. Gözlerin bozuk. Mesela ben giremezdim. Gözüm bozuk. Ben giremem çünkü başka şeyler. Bir de mesela şey de var sanırım. Emin değilim. Hiç psikiyatrik ilaç kullanmamış olman gerekiyor sanırım. Ya da depresyon, anksiyete psikiyatrik bir tanın olmaması gerekiyor diye biliyorum. Ben öyle biliyorum.

Eminim %100 değil ama böyledir diye düşünüyorum. Hatta bununla ilgili bir şey okumuştum. Bir tane birisinin anksiyetesi mi varmış, depresyonu mu varmış? Hatta bir arkadaşına vermemiş, kapıyı kapatmış ve uçak dışı... Böyle bir garip bir hikaye vardı. Bu gerçekten ben rüyamda bir gördüm. E tamam, onu konuşuruz sonra.

Ve mesela burada kadın pilot oranı hala düşük. Bu da bir tartışma cinsiyetçilik açısından. Şöyle de olabilir. Kadın pilot oranı düşükse... ...o zaman kadınların özellikle pilotaj yazması... ...belki de önünü açabilir hem kendilerini. Çünkü az var. Ve şu anda da bu tartışmalar sürüyor hararetle. O yüzden önünü açılması için desteklenmesi gerekiyor kadın pilotların. Bu yüzden kadınların tercih etmesi bence imajımız açısından çok önemli diye düşünüyorum.

İstihdam da yüksek. Mezun olduktan sonra iş bulmak. Fakat mezun olmak ve o sertifikaları almak, diyelim ki bu süreçte gözünüz bozuldu. Allah korusun. Yani zor iş. Gelelim matematik mühendisliğine. O da çok kazandırıyor. Peki onun pros and consları ne? Eğitim süresi 4 yıl. Normal lisans. Hangi alanlara iş bulabilir? Data science, yani veli bilimi. Yazılım geliştirme, finans mühendisliği, algoritma mühendisliği. Bu alanlarda iş bulabilir. Alan çok geniş.

Ve sadece Türkiye'de değil, global olarak da Tech Elite, yani Technology Elite olarak da adlandırılıyor bu bölüm. Ayrıca matematik muharesinden bildiğim kadarıyla, okuduğum diyeyim daha doğrusu, yazılım muharesine de geçiş yapılabiliyor. Aldığım derslerle de ilgili. O yüzden alan çok geniş ve çağımızın alanı. Tamam. Sonra, sadece özel sektörde değil, böyle çok büyük şirketlerin falan da mesela böyle kritik rollerinden alabilirler bu insanlar. Özellikle finans mühendisleri, gizli gizli işler yapıyor bunlar. Böyle savunma sanayide falan da görev alanlar var. Astronomik paralar kazanabiliyor bu fünans mühendisleri ya da bu işleri yapanlar bu arada. Çünkü paraya farklı bakıyorlar. Bizim gibi bakmıyorlar. Yani kazanmak diye bir şey yok. O paradan nasıl para? Şuraya şu paneli kurdum, şuraya güneş şeyini kurdum. Oradan 300 milyon dolar falan. Böyle paralarla oynuyorlar. Devlet sırlarını falan biliyorlar. Bunlar işlerini saklıyor falan. Böyle insanlar var arkadaşlar. Ve ama ne? Çok büyük yük, çok büyük sorumluluk. Büyük bir analitik zeka gerektiriyor okumak. Okuduktan sonra bu NDA'ler var ya işte gizlilik anlaşmaları falan.

İşte bunlar sır tutmak, eşine bile söylemiyorsun falan. Bayağı zor iş yani. O yüzden buna düşünerek girmek gerekiyor. Herkes bunu yapmak zorunda değil tabii ki. Ama önü çok açık aslında. Düşünebilir. Şimdi uzay mühendisliği ve uçak mühendisliğini aslında biraz da biliyoruz. Nerelere girebilir? Hava şirketlerine, oraya buraya falan. Yani bunun da deneyimine gerek yok. 4 sene bunu da biliyoruz. Mühendislik işte falan. Tıpı da konuştuk ayrıca. Peki şimdi neyi konuşalım arkadaşlar? Bu veriler bize ne söyler, ne söylemez?

hangi bölümlerin şu an itibariyle daha çabuk iş buldurduğunu ve mezunlarına daha yüksek bir gelir sağladığını söyler ve söyledi. Ama neyi söylemedi ve söyleyemeyecek? 5 yıl sonra hala bu meslek olacak mı, olmayacak mı? Bunu söylemedi bize. Bunu düşünmemiz gerekiyor. Mesela radyoloji. Düşünün tıpta mesela değil mi? Sağlık alanında çoğu iş, hemşerilik bile repaya zeka tarafından ele geçirilebilecek arkadaşlar.

Bunu düşündükçe yani çok ilginç ya. Neyi söylemiyor ayrıca sana? Senin o meslekte mutlu olup olamayacağını, sürdürüp sürdüremeyeceğini söylemiyor. Bunu sana kim söyleyebilir? Ben de söyleyemem. Sadece kendin ve sen. Ya da neyi söyleyemez? Gerçekten hayat kalitenin ne olacağını söyleyemez. Mesela evet tıp çok kazandırıcı olabilir fakat

O parayı harcayacak zamanın da olmayabilir. O parayı harcayacak psikolojin de olmayabilir. Benim son anlarda girdiğim depresyonu gördünüz. Şu an bakın, mental comeback yaptım. Ama gerçekten iyi olamayabilirdim. Yani sürekli ölüm etrafımızda dönen bir hayat istemeyebilirsiniz. Bunları söylemiyor size bu veriler. Bunları kendimiz önden fark edip düşüneceğiz. Ona göre seçeceğiz. Bu yapay zekayla da ilgili kendimize şunu soracağız. Yapay zeka karşısında benim öne geçebilecek becerilerim ne olur? Meslekten ziyade beceri olarak yapay zekanın yapamayacağı becerilere edineceğiz. Ve şunu bileceğiz arkadaşlar. Artık hiçbir bölüm ömür boyu sabit değil. Yani tıp gelişiyor, hukuk gelişiyor. Sürekli işte yapay zeka hukuku mesela çıkıyor falan. İşte şu bu. Bu şekilde dinamik, agile olacağız. Yani çevik. Agility çok önemli. Çevik olmak, esnek olmak. Ona göre esnek olabilmek için ne gerekir peki? Yetki, yetenek.

Ne kadar yetenekliysek, ne kadar çok kendimize bir şey katarsak, o kadar esnek olabiliriz. Mesela, bugün Türkiye'de bir bölüme sıkıntı oldu. Tak, git yurt dışına. Nasıl gidersin? Bilgiyle. İngilizcem varsa gidebilirsin. Yeterli sermayem varsa gidebilirsin. Ama kendine bunları katmazsan, günün birinde çevik olman gerektiğinde o çevikliği kendine sağlayamazsın. O zaman ne yapacaksın? O günün birinde, o fırsat geldiğinde hazır olmak için kendini böyle silahlandıracaksın. Armed olacaksın, tamam mı? Hazır olacaksın.

Bunu bir önceki bölümde söylemiştim yani. Bölüm değil, beceri devri. Mesela problem çözme becerisi, yazılım okur yazarlığı, sosyal medya okur yazarlığı, dijital okur yazarlığı, hepsi birbirine benziyor da farklı şeyler. Elektronik ve elektrik gibi. Bunları katacağız kendimize. Lider olma becerisi, o becerisi, bu becerisi. Sosyal konuşma becerisi. Benim yaptığım da mesela bilim iletişimciliği becerisi. Bunu yapmaya çalışıyorum sosyal medyada. Böyle böyle becerilerek kendimize edinerek irreplaceable olacağız. Yani değiştirilemez. Tamam mı?

O kadar iyi olacağız ki. Şey gibi oldu, pozitif psikoloji. İnsanların göz ardı edemeyeceği kadar iyi ol falan. Yapacak bir şey olabildiğimizde olacağız işte arkadaşlar. Peki nasıl önlem olabiliriz? Çift taraflı, yani çap yapmak değil. Psikoloji mi okuyorsun? Bir yandan da veri bilimi sertifikası al. Bu ikisini birleştir. Tıp mı okuyorsun?

...yapay zekaya karşı pozisyonunu belirle. Yapay zekanın senin işlerini alamayacağı şeyler. Mesela ne yapacaksın arkadaşım? Etik. Yapay zeka nereden bilsin? Onu da bilir de. İnsan arası ilişkiler. Multidisipliner tıp. Değil mi? Yani bu anlamda yapay zeka karşı savaşımızı böyle kazanabiliriz. Bunu da düşüneceğiz.

Bu kadar konuştuk. Ben istiyorum ki bu veriler size bir pusula değil, bir rehberi olsun. Bunları da gözümüzün önüne alalım, düşünelim. Çünkü bunları düşündükçe aklımıza farklı şeyler gelecek. Geleceğin mesleği bunlardan hiçbiri değil. Geleceğin mesleği ne o zaman? Kendin olabilmeyi becerebilmek. Sizi çok seviyorum. Tercihlerinizi yaparken bunları unutmayın. Bir kulağınızda da ben olayım, tamam mı? Yazma onu. Bye bye. Kendinize çok iyi bakın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)