Podcast

Sevgi Neydi?

Yakın İlişkiler

1 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Gerçek sevgi nedir hiç düşündünüz mü? Birbirimize yaptığımız büyük jestler mi, büyük hediyeler, romantik gösteriler ya da devamlı birbirine seni seviyorum demek mi? Yoksa sevgi aslında hayatın içinde, çok küçük detaylarda saklı olabilir mi? Psikolog Dr. Gizem Sürenkök bu bölümde küçük detayların sevgi ne kadar besleyebileceğini ve birbirimize nasıl iyi gelebileceğimizi anlatıyor.






Bu bölüm Opet Fasty reklamı içermektedir.


Opet’te Lezzetlerin Enfesti!

Şehirler arası yolculukta ya da şehir içi kaçamakta, Opet istasyonlarında sizi Fasty’nin lezzetli ürünleri bekliyor. Opet Fasty'i ⁠keşfet!

Bölüm Transkripti

2.336 kelime · ~12 dk okuma

Çok yorgun bir günün sonunda eve geldiniz. Böyle bütün gün konuşmaktan yorulmuşsunuz. Ben kendi günümü anlatıyorum arkadaşlar çünkü bütün gün konuşuyorum. Eve gelmişsiniz ve böyle bütün ihtiyacınız olan sakince kanepede oturmak ve yanında sıcak bir çay içmek. Eve geliyorsunuz, mutfağa giriyorsunuz, oda ne? Çaydanlığın altı zaten açık, çay demlenmiş ve sizi bekliyor.

İşte bu sevgi gösterisi değilse nedir? Siz bana söyleyin. Ben bunu daha dün yaşadım. O yüzden çok taze bir anıyla başlıyorum podcast'e. Sevgi gerçekten böyle birbirimize yaptığımız büyük jestler, büyük böyle kocaman romantik gösteriler ya da devamlı birbirine seni seviyorum demek midir? Yoksa aslında hayatın içerisinde böyle çok küçük detaylarda mı saklıdır? Ve doğrusunu isterseniz, bunu sadece kişisel deneyimden söylemiyorum, araştırmalar da bize sevgiyi ifade etmenin bir sürü farklı yöntemi olduğunu ve aslında en çok da bu küçük anların sevgiyi güçlendirdiğini gösteriyor. İşte bugünkü bölümde küçük detayların sevgiyi ne kadar besleyebileceğini ve birbirimize nasıl iyi gelebileceğimizi anlatıyorum.

Şimdi neden ilişkilerimizde küçük şeyler daha önemli? Bir kere arkadaşlar hayatımız çok yoğun. Hepimiz böyle bir sürü farklı şeyle uğraşıyoruz. Ve gün içerisinde büyük detaylar hem yapması zor hem de aslında içinde bulunması zor şeyler. Yani bir kere hani o tamam hepimizin şey hayali var. İşte romantik bir yemeğe çıkalım, bir yere tatile gidelim. İşte bana çok güzel bir hediye alsın vs. Bunları şimdi itiraf edelim. Hepimiz bekliyoruz ve seviyoruz. Ama bunlar sürekli yapılması ve sürdürülebilmesi mümkün olan davranışlar değil. Hele de çok uzun sürede ilişkilerde bir yerden sonra insan birbirini alacak hediye bile bulamıyor. Yani zaten bir yerden sonra şeye giriyorsun ya, neye ihtiyacı var? Halbuki aslında hediye almak ve neye ihtiyacı var? Doğru sorular değil, birbiriyle denk kalan sorular değil. Ama neyse konuyu dağıtmayacağım ve şunu söyleyeceğim. Aslında bizim hepimizin küçük şeylere ihtiyacı var. Böyle küçük özen işaretlerine.

Transkriptin tamamını oku

Bilinçli bir şekilde söylüyorum çünkü birbirine gösterdiğin özen, ihtimam çok bambaşka bir yere götürüyor ilişkiyi. Ben hep anlatıyorum ya, ilişki dediğin sadece tutkudan ibaret değil. Aslında çok önemli bir kısmı birbirine bakım verme, özen göstermekle ilişkili değil. O care dediğimiz, İngilizce'de care olan, Türkçe'ye bakım diye çevirdiğimiz ama aslında özen diye çevirirsek daha güzel olan şey, küçük yerlerde gizli aslında. Mesela çocuğunuzu okula gönderirken onun yanına sevdiği böyle minicik bir şey koymak.

Ya da işte onun sevdiği kekten yapıp eve geldiğinde o sıcacık kokunun evi sarması. Ya da akşam hep beraberken işte ne bileyim eşinizin sevdiği meyveden almış olmak ve onu yıkayıp getirmek. Ya da işte hepimizin bildiği o annelerimizin bıçağının ucuna taktığı elmayı bize getirmesi, vermesi. Bunlar değil midir? Yani mesela çok güzel anılar içerisinde ben ders çalışırken şey hatırlıyorum ben çocukken anneannem ve dedemle çok yakın oturuyorduk birbirimize ve nar soyma görevi biliyorsunuz nar çok zor soyulan bir meyvedir. Hatta geçenlerde eski Twitter'ı yeni X'de şey gördüm ve çok hoşuma gitti. Yani size nar soyan insan sizi gerçekten seviyordur diye bir şey gördüm çok doğru bence. Dedem bize nar soyardı ve o nar dedemin bizi sevdiğinin en güzel işaretiydi.

Şimdi bütün bunlar aslında ilişkilerimiz güzelleştiriyor. Bense sadece romantik ilişkilerdeki küçük şeylerden bahsetmek de istemiyorum aslında bugün. Yani bütün ilişkilerimizde o küçücük özen işaretlerinin ne anlama geldiğini söylemek istiyorum. Mesela hastayken çalışma arkadaşınızın size bir bitki çayı yapıp getirmesi. bunu için size iyi gelir demesi ya bu ne kadar tatlı bir şey ve aslında bütün bunlar içerisinde ne kadar böyle nezaket ve zarafet var yani o küçük detaylardaki tatlışlıklar var neden bunlar çok önemli çünkü bu küçük şeyler aslında bağ kurma yöntemi

Yani o büyük sevgi gösterileri bağ kurmaya yaramıyor. Küçük detaylar, işte özen gösterme detayları karşımızdaki insanın bizim ihtiyaçlarımızı gördüğünü ve bizim ihtiyaçlarımızı bizden daha çok belki önemsediğini gösteriyor. Ve bizi tanıdığını gösteriyor. Yani Gizem bugün eve yorgun gelecek. O eve gelince çay içmek ister. Ben ona çay yapayım demek. Bir, benim günümün yorgun geçeceğini bilmeyi. İki, benim akşam sıcak bir çay içmeyi sevdiğimi. Üç, eve geldiğimde bununla ilgili direkt harekete geçeceğimi bilmeyi içeriyor değil mi? Bu aslında karşımdaki insanı tanıdığımı, onu merak ettiğimi, onunla ilgilendiğimi ve ona çok önemsediğimi gösteren bir şey. Bütün bunları hep beraber düşündüğümüz zaman aslında bütün ilişkilerimizde karşımızdaki insanı iyi tanıdıkça onun sevdiği şeyleri yapma ihtimalimiz de artıyor.

İşte hediye almaktan bahsettim ya, hediye almanın o yüzden neye ihtiyacı var, bu aralar neyi eksik sorusundan daha önemli bir yere götürüyor. Bu onun seveceği bir şey. Bunu zaten görüp bilip alıyorsun hediyeyi, o zaman anlamlı oluyor, o zaman farklı oluyor. O zaman büyük bir hediye değil de gerçekten seninle ilgileniyorum hediyesi almış oluyorsun. Şimdi literatürde bu küçük şeylerin çok önemli bir yeri de var. Yani baktığımızda özellikle ben ilişki biliminde hep bahsediyorum. Gattmanlar vardır. Mercer'in dört atlısı teorisinden bahsetmiştim daha önce. Farklı konularda hep onlardan bahsettim. Bunlar bir karı koca. Çok uzun yıllardır birlikte olan bir karı koca. O yüzden bence güvenebiliriz yani. Şaka bir yana onların benim çok sevdiğim bir araştırması var. Bağ kurma girişimleri diye tanımlıyorlar. Şunu söylüyorlar. Aslında hepimiz

Birbirimizi sürekli bu küçücük işaretlerden gönderiyoruz. Mesela ''Aa şuradaki kuşu gördün mü?'' ya da ''Ya aşkım şu filmin trailerı gelmiş, izleyelim mi?'' ya da işte yavaş yavaş hani partileriniz yanınıza oturur ya veya hissedersiniz aslında bütün ihtiyacı olan, ne bileyim, o esnada biraz saçını okşamanızdır. Bütün bunlar küçük bağ kurma girişimleridir. Ve o esnada bizim iki seçeneğimiz vardır. Ya o isteğe, o ilgi bağ kurma girişimine karşılık vermek, ''turning toward'' diye geçiyor. Ya da o ihtiyacı görmezden gelmek. Turning away, turning against diye geçiyor. Şimdi bizim karşılık verdiğimiz her girişim aslında partnerimize şey demek oluyor. Seni görüyorum, seni duyuyorum, ihtiyacını anlıyorum. Karşılık vermediğimiz, gözden kaçırdığımız, ihmal ettiğimiz her girişimde aslında seninle ilgilenmiyorum, seni görmüyorum anlamına geliyor. Birçoğumuz ilişkilerde görülmüyormuş gibi hissediyoruz. Bu görülmüyorum hissinin altında bunların yaptığını hiç fark etmiş miydiniz bilmiyorum. Yani ben günlülük hayatımı yaşarken birçok davranışımı otomatik yapıyorum zaten. Birçok ihtiyacım zaten benimle beraber geliyor. Ve benimle yaşayan kişi, bu eşim olsun, çocuğum olsun, annem babam olsun ya da iş arkadaşlarım olsun benimle yaşam alanlarını paylaşan insanlar benimle eğer yeterince uzun zaman birliktelerse benim

Davranışlarımı gözlemliyorlar ve benim hakkımda bir fikre sahipler. Mesela atıyorum, Gizem üzgünken şöyle yapar, Gizem neşeliyken bunu yapar, Gizem yorgunken şunu arar. Ve bunlar eğer bana özen gösteriyorlarsa akıllarına tutacakları detaylar. Ve o detaylar üzerinden bana bir şey yapmaya başladıkları zaman, ben diyorum ki benim varlığım anlamlı. Bu insanlar beni önemsiyorlar. Bu insanlar benim nasıl bir insan olduğumu bir, keşfetmek istiyorlar. İki, keşfettikçe benim ihtiyaçlarımı gidermek konusunda da hevesli oluyorlar. Aslında sevgiyi çok büyüten bir şey. Üstüne de biri benim için bunu yaptığında benim de onun için bunu yapma ihtimalim çok daha artıyor.

Hatta yine bunu bir şeye daha bağlayalım. Duygusal banka hesabı diye bir kavram var. Eminim daha önceki bölümlerde de geçmiştir bu ama bu bölümde çok yeri geldi. Tekrar anlatayım size. Şimdi ilişkilerimiz hep güllük gülistanlık değil tabii ki. Tartışıyoruz, birbirimizi kırıyoruz, olumsuz şeyler yapıyoruz.

Hatta mesela geçen bölümde ayrılık hakkında konuşmuştum. Orada şey demiştim hatırlarsanız. Birçok ilişki negatif şeylerin çokluğundan değil de pozitif şeylerin azlığından dolayı bitiyor demiştim. Onu da burada ne olur hatırlayın. Şu yüzden biz bu birbirimize özen gösterme hareketlerini ne kadar çok yaparsak aslında bunlar bizim duygusal banka hesabımızı birikiyorlar. Ve zor zamanlarda, tartışma zamanlarında, birbirimize özen gösteremediğimiz zamanlarda, böyle fırtınalı zamanlarda diyeyim, biz duygusal banka hesabımızı açıyoruz ve oradan kullanıyoruz aslında. Sonra önemli olan bu duygusal banka hesabını hep pozitif bir dengede tutmak, yani hep kasada biraz bir şeyler olması iyi. Ama işte zor zamanları atlatmanın yolu o duygusal banka hesabını hep beslemek. İşte bu küçük sevgi gösterileri o duygusal banka hesabının en önemli besleyicileri. Bir konu daha var buraya eklemek isteyeyim. O da şu. Mutlu çiftlerle yapılan araştırmalar şunu gösteriyor. Mutlu çiftler her bir kötü davranış için beş iyi davranışla kötü davranışı telafi ediyorlar.

Hiç bunu düşünmüş müydünüz bilmiyorum. İyi ilişkilerin bir altın oranı olduğunu hiç düşünmüş müydünüz bilmiyorum. Beni her duyduğumda, her düşündüğümde bunu her anlattığımda mutlu eden bir detay bu. Çünkü birbirimizi üzmek çok kolay ama birbirimizin kalbini kırdığımızda birbirimizin gönlünü almak için işte her bir kötü davranış için beş iyi davranışta bulunmamız gerekiyor. Hatta böyle en mutlu çiftler bu oranı arttırıyorlar. 1'e 10 yapıyorlar ama 10'u tutturmak çok kolay olmayabilir.

İşte bu küçük küçük davranışlar olumsuz davranışlarımızı telafi etmeye de yarıyor. Gördüğünüz gibi bu küçük davranışların faydası saymakla bitmiyor. Şimdi bütün bunlardan bahsetmişken size bir örnek daha vermek istiyorum. Hadi gözlerinizi kapatın ve kendinizi bir yolda hayal edin. Yolda gidiyorsunuz, partneriniz yanınızda, güzel bir gün ve mola esnasında durdunuz. Ve o esnada partneriniz size en sevdiğiniz içeceği almış, siz düşünerek. Yani şimdi bu çok küçük bir şey gibi belki ama tam da bu küçücük davranışlardan bahsediyorum. Çünkü bu küçücük davranışlar ilişkiyi taşıyan yer oluyor. Yani bir mola yeri, bir benzin istasyonu bile sadece benzin alınan bir durak değil, aynı zamanda ilişkilere küçük ama anlamlı dokunuşlar sunan bir alan olabiliyor. Benzin istasyonu demişken size yeni bir markadan bahsetmek istiyorum. Opet'in gıda alanındaki yeni markası Festi size bu tip küçük davranışları yapabileceğiniz çok güzel bir alan sunuyor.

Çünkü festi ürünleri tam da bahsettiğim bu küçük özenlerin yolda karşılık bulmuş hali gibi yani partilerinizin o anki ihtiyacı neyse soğuk bir kahve mi yoksa böyle taze bir meyve suyu mu bir sandviç mi sıcacık bir simit mi her neyse onu o pet istasyonlarındaki festi de bulabilmeniz mümkün yani mesela sabah erken saatte yola çıktınız çok uykunuz var oradan gelen bir soğuk kahve ya da böyle Yolda gittiniz, çok sıkılıyorsunuz, mideniz kazındı. Oradan alınmış böyle sıcacık bir simit size kendinizi çok iyi hissettirebilir. Tabii ki partneriniz sizi düşünecek ve alacak. Yani bu küçücük anlar, kısacık molalar bile ilişkiniz için çok anlamlı bir hale gelebilir. Bunun bağ kurmak için çok güzel bir fırsat olduğunu, bu küçük anları yakalamak için Türkiye genelindeki tüm Opet Ultramarket noktalarındaki Opet Fest ürünlerinden faydalanabileceğinizi size hatırlatmak istiyorum.

Şimdi eğer yeterince karnınızı acıktırabildiysem ya da sizi böyle güzel bir kahveye susatabildiysem devam edeyim. Çünkü bir yandan da size bu hani çok konuşulan, sosyal medyada çok bahsi geçen sevgi dilleri kavramı var ya CHEP'nin beş sevgi dili biraz da ondan bahsetmek istiyorum. Şimdi neydi bu sevgi dilleri? Beş tane onay sözleri, kaliteli zaman, hediye alma, hizmet eylemleri ve fiziksel temas.

Şimdi, bir kere şöyle başlamak istiyorum. Chapman'ın sevgi dilleri, her ne kadar bize böyle çok şey ifade etse de... ...bilimsel olarak kanıtlanabilmiş davranışlar değil. Yani, herkesin bu beş sevgi dili vardır aralarından... ...işte bazıları birileri için daha önemlidir falan gibi şeyler... ...araştırmalar tarafından kanıtlanamıyor. Ama bu konuyu tamamen önemsemeyelim, kenara atalım... ...sevgi dillerine hiç bahsetmeyelim demek değil bence. Çünkü gerçekten bu farklı sevgi dillerini tanıyalım isterim.

Çünkü hepsinin hayatımızda bir karşılığı var. Şimdi bu kavrama girdiğimiz zaman işte karşımızdakini sevdiğini anlamak önemli, ona uyum sağlamak önemli falan gibi yerlere girmeyeceğim. Çünkü bunlar bence bilimsel olarak kanıtlanılamamış şeyler. Ama baktığımızda mesela bir insanı onaylamak, ay bugün çok yorulmuş gözüküyorsun, gerçekten senin için çok zor bir gün olmuş olmalı demek. Yani bunun gibi bir onay sözcüğü ya da yöneticinle görüşmen gerçekten çok yorucu geçti galiba. hadi gel bugün akşam seni rahatlatacak bir şey yapalım demek gerçekten çok kıymetli bir küçük özen gösterisi ya da mesela telefonla hiç bakmadan sana odaklanıyorum bugün akşam seninleyim demek ne bileyim bugün akşam bilgisayarda oyun oynamayacağım sadece seninle vakit geçireceğim demek de bir sevgi gösterisi yani o kaliteli zaman örneği vermeye çalışıyorum

Ya da işte birbirimize hediyeler almak. Az önce bunun örneğini verdim ama onu tanımak ve onun seveceği bir şeyi karşımıza çıktığı zaman onun için almak da gerçekten güzel bir sevgi dili. Ya da bir cumartesi sabahı ondan birazcık erken kalkıp ona kahvaltı hazırlamak. Ya da işte podcast'in girişinde anlattığım çay yapmak. Bir hizmet göstergesi ve yine değişik bir sevgi dili. Son olarak da aslında hep ama hep benim podcastlerde anlattığım fiziksel temas. Gerçekten fiziksel temasın yerini bir şeylerin alması zor. Çünkü fiziksel temas hep söylediğim gibi oksitosini besliyor. Birbirimizle eli tutmak, kanepede birbirimize sarılarak oturmak, yolda yürürken eliyle yürümek bunların yeri çok ayrı. Karşımızdaki insanı tanımak ve onun hangi sevgi dillerinden daha çok hoşlandığını fark etmek doğal olarak ona gösterdiğimiz bir özendir. Yani karşımızdaki insan bizim sözcüklerle sevgimizi ifade etmemizden hoşlanıyorsa ve bu bizim çok alışkın olmadığımız bir yöntemse

Yine bile birazcık gayret sarf edip ona onun duymayı sevdiği şeyleri söylemeye çalışmak da aslında kendi içinde bir davranış olarak bir küçük özendir. Ya da mesela karşımızdaki insan özellikle başı ağrıdığında ona masaj yapmamızdan hoşlanıyorsa bu bizim en çok aklımıza gelen yöntem olması bile O bunu seviyor diye ona bunu yapmamız ona kendini iyi hissettiren bir davranış olur. Ve ben senin için bunu yapıyorumu hissettiren apayrı bir bonus olur aslında. Aradığım kelime bonustu. Yani ilişkide bence bu bonuslar özellikle o bahsettiğim duygusal banka hesabını daha da besliyor, daha da iyi oluyor. İşte arkadaşlar, bence ilişkilere baktığımızda karşımızdaki insanın bizi merak etmesi, bizi düşünmesi, bizim için uğraşması, bize değer vermesi bize çok iyi gelen bir şey. Böyle uğraşmak demişken onu da hemen hızlıca bir açayım çünkü bazen bunu duyuyorum. Yani benim için yeterince çaba sarf etmedi. Mesela bu hediye için yeterince uğraşmadın. Bu bazılarımız için önemli bir şey. Yani karşımızdaki insanın, diyelim ki bize güzel bir sürpriz hazırladı.

O sürpriz için uğraşmış olması, mesela bir hediye, yani hediyeden çok bahsettim ama önemli bir kavram olduğunu düşünüyorum. Çünkü aslında hediyenin fiyatı değil önemli olan. Yani bu takım markaları hep yapıyor ya işte mutlaka sevgililer gününde partilerinize pırlanta hediye edip falan. Böyle bir şey değil aslında bahsettiğimiz. Çünkü bundan ziyade üzerine uğraşılmış bir hediye, özellikle deneyime dayalı bir hediye vermek karşımızdaki insan için çok kıymetli oluyor. Bence birçoğumuz birbirimiz için uğraştığımızı karşımızdakine hissettirmekte zorlanıyoruz. Bunun fark edilmesi bizim için özenildiğini, bize zaman ve emek harcandığını hissettirdiği için bize kendimizi daha değerli hissettiriyor. Baktığımızda ben size o peti anlatırken bir yolculuktan bahsettim. Asıl ilişkiler de hep bir yolculuk. Bunu sık sık söylüyorum. Ve ilişkileri de bir yolculuk olarak gördüğümüz zaman oradaki her türlü küçük özen davranışı bence o yolculuğu çok daha keyifli, çok daha güvenli, çok daha samimi bir hale getiriyor. Daha az sıkıcı hale getiriyor. kendimizi daha iyi hissederek yaptığımız bir yolculuk haline getiriyor. O yüzden de ne zaman partileriniz için böyle küçük bir şey yapsanız umarım o podcastı dinlediğinizi ve ilişkiniz için çok güzel bir şey yaptığınızı ve işte o duygusal banka hesabına minik bir yatırımda bulunduğunuzu hatırlarsınız ve iyi hissedersiniz kendinizi. Dinlediğiniz için çok teşekkür ederim. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)