Podcast

Neymiş Bu "Performatif Erkeklik?"

Yakın İlişkiler

1 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Erkeklik gerçekten kimlik mi, yoksa sahnelenen bir rol mü? Yakın İlişkiler'in bu bölümde iyi erkek performanslarını, maskelerin ardındaki çelişkileri ve ilişkilerimize yansımalarını konuşuyoruz.





Tüm bölümler ve daha fazlası için ⁠⁠⁠⁠⁠⁠podbeemedia.com⁠⁠⁠⁠⁠⁠'u ziyaret et!



------ Podbee Sunar -------

Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

1.999 kelime · ~10 dk okuma

Herkese merhaba. Bu hafta biraz daha yine farklı bir konuyla karşınıza çıkmak istedim. Yine tabii ki ilişkilerle ilişkili ama erkeklik konusu hakkında konuşmak istiyorum. Erkeklik konusu derken hem son haftalarda gündemde olan taciz konularına biraz değinebilmek istiyorum. Hem birazcık erkeklik dediğimiz tam olarak ne? O erkekliğin farklı yüzleri bize nasıl geliyor? Nasıl bir gösteri dünyası? Aslında bir yandan da bir performans olarak erkeklik. Bundan da bahsetmek istiyorum.

Erkekliğin değişik yüzlerine girip çıkacağız bugünkü podcastta. Siz bu podcastı dinlerken, Türkiye'de o esnada taciz konuları konuşuluyor olacak mı bilmiyorum. Maalesef ülkemizdeki gündem de sürekli birbirinden daha kötü şekilde değişebiliyor. Ama ben bu podcastı kaydederken, son birkaç haftadır Türkiye'de... Hani ilk başta, ''Aa, o da böyle bir şey yapmış mı?'' dedirten bize insanların bile taciz haberlerini almaya başladık. Bu Türkiye'nin MeToo gündemi bir taraftan bence çok önemli. Neden? Çünkü taciz hakkında konuşabilmek, yani başımıza gelen böyle bir olay hakkında konuşabilmek hem bunun başına geldiği insanı güçlendiren bir eylem. Çünkü bunu çoğu zaman, ya kesin benim de bunda bir yanlışım vardır, bir sorumluluğum vardır duygusuyla anlatmayabiliyoruz. Hem de aslında bunun başkalarının başına gelmiş olduğunu fark ettiğimizde, kendi başımıza gelen olayın bizimle ilgili olmadığını ve aslında maalesef kültürel, sistemik bir şey olduğunu fark etmemiz biraz daha kolaylaşıyor.

Tabii ki bu, başımıza gelen durumu daha az önemli veya daha az acı verici hale getirmiyor. Çünkü bireysel olarak böyle bir şey yaşamış olmanın izi bizde kalıyor. Ama diğer taraftan bunu konuşabilmek... Bir, belki bu tip olaylarının yaşanma ihtimali azaltıyor. Umuyorum bunu yapıyor. Ve iki, bunu yapan insanların elini kolunu sallaya sallaya, daha rahat bir şekilde bunu yapmalarına engel oluyor diye düşünüyorum.

Transkriptin tamamını oku

Hem de bence bizim bir aradayız. Böyle bir dayanışma içerisindeyiz. Duygumuzu güçlendiriyor. Şimdi bundan bahsederken doğal olarak şu da var. Yani biz aslında farkındalığı yüksek zannettiğimiz ya da duyarlılığı yüksek zannettiğimiz... Bu konularda kadınların yanında olduğunu zannettiğimiz insanların bile bazen böyle haberlerini alıyoruz. Tabii ki bu herkes için geçerli değil ama böyle insanlar da gündeme geldi. Bence mesela çok acısı psikologların, psikiyatristlerin bile kendilerine son derece kırılgan bir şekilde gelmiş danışanlarına bu şekilde yaklaştığı haberleri gündeme geldi. Bunlar bence çok korkunç zaten.

Bugün erkeklik hakkında konuşurken, bu kendini farkında gibi, yani toplumsal duyarlılığı yüksek gibi gösteren erkeklerin de... ...aslında bunu içselleştirerek yapmadığını, en azından bir kısmının bunu içselleştirerek yapmadığını... ...bunun da bir cins gösteri olduğunu, yani kendisini böyle konumlandıran, böyle gösteren bir erkek grubunun olduğunu da konuşmak istiyorum.

Bu konuyu birazcık şununla da bağlamak istiyorum. Bu yaz Instagram'da ya da çeşitli sosyal mecralarda böyle bir erkek profili vardı. İşte maça içeceğini içen, işte bez çantasıyla dolaşan böyle feminist. Söylemleri ya da böyle duygusal hassasiyet gösteren söylemleri sosyal medyasında paylaşan bir erkek profili. Ama bu profilin de neredeyse fake bir profil olduğunu hissettiğimiz noktalar oldu. Yani gerçekten aslında bunu içselleştirerek mi bu insanlar bu şekilde? Yoksa hassasiyet, bu böyle ben toplumsal durumların farkındayım hali bir rol mü? Bunu düşündüğümüzde de aklıma bir profil daha geliyor ister istemez. O da şey, ben terapiye gidiyorum, problemlerimi konuşuyorum, her şeyin çok farkındayım profili. Bu bahsettiğim profil kadını erkek fark etmeksizin görebildiğimiz bir profil ama bugünkü konumuz erkekler o yüzden oraya odaklanıyorum. Mesela burada da yani o ben psikolojik olarak destek alıyorum ve problemlerimin farkındayım işte benim çok travmalarım var, benim çok acılarım var ama ben bunları çözdüm ve çok bilinçle bu duruma yaklaşıyorum gibi bir rol sergileyen bir erkek grubu da var.

Şimdi tekrar tekrar şunu vurgulamak istiyorum. Bütün bunları çok içselleştiren ve gerçekten de toplum tarafından kendisine entegre edilen, problemli kimlikle savaşan, farkındalığı çok yüksek, gerçek anlamda kadının toplumdaki yeriyle ilgili kadınla dayanışma halinde olan erkekleri tenzih ederim. Çünkü böyle bir grupta var. Ve bu grubun kadının hareketinde ne kadar önemli ve güzel bir yerde durduğunun farkındayım.

Ama sırf kadınlara daha çekici gözükmek için rol yapan profiller de var ve bunların farkında olmamız gerektiğini de düşünüyorum. O yüzden aslında bugün bunları konuşuyorum. Online dating yapıyorsanız karşınıza çıkmıştır mesela böyle ilk konuşmalarda, tanışmalarda acayip kibar, acayip ilgili, acayip doğru cümleleri kullanan Ama ondan sonra ortadan kaybolan bir erkek grubu da var. Ya da mesela kendisini işte böyle şey çok sert kuralları olan ve böyle acayip iktidar yürütme yanlısı tanımlayan bir erkek grubu da var. Ya da soft boy diye

Popüler tabirlerde geçen böyle çok kırılgan, kırılgalının çok farkında bunu ortaya koymaktan çekinmiyormuş gibi davranan, duygularını gösteren, edebiyatla uğraşan ama yeri geldiği anda bunu böyle acayip manipülatif bir yere çekebilen yine bir güruh var. Ya da şimdi Crypto Bro diye geçiyor bu anlatacağım grupta. Böyle çok girişimci, çok hırslı, kriptoyla ilgileniyor, işte sabah 5'de uyanıyor, sporunu yapıyor, acayip çok çalışıyor, çok para kazanıyor, işte arabalarıyla kazandığı parayı yaşam stiline çevirmesiyle ve oradan yaptığı paylaşımlarla kendisini gösteren bir grubumuz daha var. Ya da mesela şeyler var, Deadfluencer'lar. Baba, böyle çok iyi baba, çocuğuyla ilgilenen,

Instagram'da böyle çocuğumun her şeyini takip ediyorum. Çamaşırlarını ben yıkıyorum. Üçsünü de yapıyorum. Evimizdeki buzdolabında neyin nerede olduğunu ben çok iyi biliyorum diyen bir baba grubu da var. Bunların hepsi sosyal medya profilleri aslında baktığımızda. Kendimizi nasıl ortaya koyduğumuz, o kimliği ortaya koyduğumuzu gösteren profiller. Ama işte bir yandan da baktığımızda bu profiller gerçek hayattaki insanlara ilham kaynağı olabiliyor ve gerçek hayattaki insanlar da bu şekilde personelar edinip kendilerini ilişkiler içerisinde böyle gösteriyorlar. ama sonra siz bir bakıyorsunuz mesela bu içi çok boş dışı parlak ama içi çok boş hediye paketleri gibi şeyler yani baktığımızda işte bunun tabirine biraz performatif erkeklik diye söylüyoruz yani bir kültürel sermayeyi gösteren bu şekilde kendini belli eden ben entelektüelim ben kırılganım ben hassasım ben düşünceliyim ben iyi bir babayım neyse ben farklıyım ben yani o sizin bildiğiniz erkeklerden değilim mesajı veren

profiller. Hadi şimdi minik bir ara verelim, sonrasında konuşmaya devam edelim. Burada aslında şey önemli, Judith Butler'ın ünlü bir teorisi var yani toplumsal cinsiyet, doğuştan gelen bir özdeğil, sürekli tekrar edilen bir performans. Yani erkeklikte aslında böyle sahneleniyor. Hani böyle biz bu zamana kadar hep bir toksik maskülenlik üzerine konuşuyoruz. Bütün bu deminden beri bahsettiğim performanslar, toksik maskülenliğin tam karşısında yer alıyor.

Şimdi toksik maskülenlik tabirini eminim daha önce duymuşsunuzdur ama birazcık tanımlayalım beraber. Yani burada kastedilen şey erkekliğin kendisi değil de onun üzerine, erkeklik üzerine yüklenen bir takım zararlı kalıplar. İşte erkekler ağlamaz, erkekler zayıflıklarını göstermez, duygularını bastırır. İlişkilerde kontrolcü ve dominanttır. Sorunlarını gerekirse bağırarak daha da ötesi

şiddet göstererek, fiziksel şiddet göstererek çözebilir. Araba kullanırken gerekirse inip kavga eder. Bu erkeklik, yani çok basitleştirerek anlattım ama bunun tabii ki her tarafı yayılan bir hali de var. Toksik maskülenlik aslında kadınlara zarar verdiği kadar erkeklere de çok zarar veren bir kavram. Çünkü işte o duyguların bastırılmasından dolayı, hep içe atılmasından dolayı bir türlü gerçekten ne hissettiğini bilemeyen, sıkışıp kalmış, neredeyse böyle katılaşmış yani bütün duyguları bir araya girip yumak olmuş, katılaşmış bir erkekler grubu. İşte ıssız adamlıktan beslenen ve hani bunu cool sanan bir grup. bir türlü duygularını ifade edemediği için gerçek ve samimi ilişkiler kuramayan insanlar, bu sebeple depresyona giren erkekler. Mesela baktığımızda erkek arkadaşlıkları aslında çok önemli ama o arkadaşlıklar içerisinde ne kadar duygular paylaşılıyor, ne kadar gerçekten insanlar birbirlerini oldukları halleriyle görebiliyorlar. Bu o kadar sık gördüğümüz bir şey ki mesela yani bir sorunu var bir erkeğin ve o sorunu kendi arkadaş grubuna, kendi erkek arkadaş grubuna anlatmak yerine gidip evde eşine anlatıyor. Eşi burada erkeğin neredeyse psikoloğu, hani böyle dert ortağı, bütün bunları dinlemesi ve çözmesi gereken insan pozisyona düşüyor. Ve bu da aslında o kadar fazla duygusal yük ekleyen bir şey ki eş

Halbuki eğer arkadaşlıklar daha sağlam, kırılganlıklar daha ortada olabilse erkek arkadaş gruplarında belki böyle bir şey gerek kalmayacak. Baktığımızda mesela kadınların arkadaşlıklarına, kadın arkadaşlıkların da tabii ki problemli yönleri var. Bu podcast'a onlara girmeyecek olmam o arkadaşlıkların mükemmel olduğu anlamına gelmiyor. Ama kadın arkadaşlıklarının olumlu tarafı en azından duygu paylaşımının daha rahat yapılabilmesi ve birbirleriyle kişilerin özdeki problemleri konuşabiliyor olmaları. Erkekler burada çok sıkışıp kalıyorlar ve baktığımızda aslında yani erkeklerde görülen ruhsal sağlık problemlerin altında toksik maskülenlik kesinlikle önemli bir yer ediniyor. Şimdi bu tüm bunların hepsini bir araya getirirsem kendimi tekrar etme pahasına şunu söylemek istiyorum. Bu son haftalarda gündeme gelen taciz ifşaları bizi aslında şunu hatırlatıyor. Sosyal medyadaki iyi erkek performansı özel hayata aynı şekilde yansımayabiliyor. Yani dışarıda işte son derece eşitliğe, toplumsal eşitliğe, cinsiyet rollerindeki

eşit dağılımı ve adil dağılıma inandığını iddia eden erkeklerin özel hayatlarında çok daha farklı davrandıklarını görebiliyoruz. Ya da mesela ev içerisinde birçok şeyin kadından beklendiği ve evdeki iş yükünün asla adil dağılmadığı bir düzen dışarıda son derece eşitliği, adaleti savunan insanlar tarafından da yapılıyor. Ya dışarıda mesela toplumdaki azınlıkların yerini ve önemini savunan bir insanın eve gidip de karısına hakimiyet kurması aslında ne kadar yaman bir çelişkidir. Yani dışarıda adaleti talep ederken evin içinde adaleti talep etmemek ne kadar büyük bir çelişki.

Ve işte bu aslında büyük bir güven krizine yol açıyor. Çünkü aslında mesele dışarıda nasıl davrandığımız değil, hayatta nasıl davrandığımız, gerçekte nasıl davrandığımız, özümüzde nasıl davrandığımız. Ya da mesela o toplumsal rolleri evin içerisinde çocuklarımızda nasıl gösterdiğimiz, ortaya koyduğumuz. Aslında bence bütün bunların, tüm anlattıklarımın ilişkilerimize yansıması da çok önemli. Yani biz dışarıda etkilendiğimiz, dışarıdaki dış görünüşlerine veya kendilerine ortaya koyuş şekillerine vurulduğumuz insanları ilişkilerde nasıl görüyoruz? Aksiyonlarla sözler birbirlerini tutuyor mu?

Hep bu podcastlerde altın çizdiğim o kelime, tutarlılık. Burada da tutarlılık görüyor muyuz? Bizim gördüğümüz, söylediklerinden etkilendiğimiz, bir şekilde inandıkları ilkeler dolayısıyla bir araya gelmeye karar verdiğimiz bu insanlar aynı ilkeleri... İlişki içerisinde uyarlayabiliyorlar mı? Orada kalmayı başarabiliyorlar mı? İlla ilişki derken romantik ilişki olarak düşünmeyelim. Yani bu bir flört anı da olabilir. Kısa bir karşılaşma anı da olabilir. Birinin evine gittiğimizde, evin içerisinde bize nasıl davrandığı da olabilir. Bunların hepsi aslında tutarlılıkla çok ilişkili.

Bakın bence erkeklerde şunu anlamakla ilgili bir problem var. Bunu defalarca söyledim. Sosyal medyada da çok üzerine durduğum bir şey. O podcastta yine söyleyeyim. Biz kadınlara şu o kadar çok söyleniyor ki, ee adamla bir şey yapmayacaktıysan evine gitmeseydin.

Neden? Böyle bir şey mi var ya? Ben bir insanın evine gittiğim zaman, evine girdiğim anda bu insanla kendi sınırlarımın ötesine geçecek bir şey yaşamaya razı gelmiş olmuyorum ki. Yani bir insanın evine gitmek illa onun bütün isteklerine uymak anlamına gelmiyor. Sonuçta bir insan evine gidebilir ve gerçekten sadece karşılıklı bir şey içip ayrılabilirim. Bir yemek yiyip ayrılabilirim.

Ya da mesela canım öpüşmek istiyordur, daha fazlasını istemiyordur. Hayır diyebilirim, durdurabilirim. Durdurduğum andan itibaren karşımdaki insanın benim kendi isteklerimi zorlaması aslında cinsel istismara giriyor. Yani bunu anlamak o kadar zor olmamalı.

Şunun gibi hikayeler var çünkü. Mesela biz hayır diyoruz, karşımızdaki insan ama çok şey kaçırıyorsun diyor mesela. Ya da üstünü çıkartıp o haliyle ortada gezmeye başlıyor bizi etkilemek için herhalde diye tahmin ediyorum ama bence çok kötü bir etkileme yöntemi. Ya da bununla ilgili şakalar yapmaya ya da bir şekilde laf sokmaya devam ediyor. Bunların hepsinin aslında fiziksel olarak bir insanın üstüne abanmakla benzer motivasyonlardan geldiğini hatırlamamız lazım. O yüzden aslında ben hiçbir şey yapmadım ki ben sadece şaka yapıyordum ya da aslında ben çok hassas yaklaştım bu duruma diyen insanların da o hassasiyetle, gerçek hassasiyetle uyumun davranmadıklarını bir kere daha vurgulamakta fayda var diye düşünüyorum. İşte böyle. Umarım böyle bir sürü farklı kavramı bir araya getirdiğim ama genel olarak erkeklikle ilgili konuştuğum bir podcast oldu. Beni dinleyen kadın dinleyicilerim için özellikle şunu söylemek istiyorum ve aslında sadece kadın dinleyicilerim için değil, kadın ve erkek dinleyicilerim için söylemek istiyorum. Cinsel taciz gibi durumlarda lütfen susmayın. Suçu kendinizde aramayın. Lütfen birilerine söyleyin. Bir şekilde sesinizi duyurun. Çünkü sustuğumuz her seferinde bir başka insanın da buna maruz kalma ihtimalini arttırıyoruz. Kendimiz için ve bence diğer insanlar için de sesimizi çıkarmamız lazım. Gerçekten baktığımızda

Ben 42 yaşında bir kadınım. Bu yaşıma kadar birçok sefer ben de tacize uğradım. Ve hiç tahmin etmediğim, böyle bir şeyin ondan geleceğini tahmin etmediğim sanat tarafından da tacize uğradığım oldu. Ve baktığımda çok az gerçekten güvenebileceğimiz insan olduğunu görüyorum. Ve bu konular hakkında konuştukça...

Belki de yaptığı şeyin taciz olduğunu bilmeyen erkeklerin farkındalığını arttırabileceğimizi düşünüyorum. Burada bunu söyleyerek bu erkeklere sempati göstermiyorum, şefkat göstermiyorum. Ama bu farkındalığı konuşa konuşa oturtabileceğimize inanıyorum. Veya işte yanlış yapan insanları ortaya çıkararak bu farkındalığı arttırabileceğimize inanıyorum. O yüzden kesinlikle yalnız değilsiniz. Ve bunun hakkında daha fazla konuşmamız gerekiyor.

Herkese çok sevgilerimi gönderiyorum. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)