4.359 kelime · ~22 dk okuma
Efendim PodB Media'nın sunduğu Bakıcaz'a hoşgeldiniz. Bakıcaz podcast'imiz bütün podcast platformlarında dinlenebildiği gibi podbmedia.com'da gördüğünüz gibi izlenebiliyor. Ben ve sevgili partnerim sevgili kardeşim Orhan sizlere hem buradan hem podcast platformlarından seslenip sohbet etmeye devam edeceğiz. Hoşgeldiniz.
Hoş geldin Korhan. Hoş bulduk abi. Nasılsın? İyiyim sen? İyidir. Ne konuşacağız bugün? Den Brown'un yeni kitabına başladım. Dörtte birini aşağı yukarı üçte birini falan okudum. Güzel konu. Çok güzel konu. Ne anlatıyor? Diyor ki bilinç beyinden gelmiyor diyor. Bilinç başka bir yerden geliyor. Daha nereden geldiğini çözmedik. Anlatmadı. Şu ana kadar geldim böyle bölgede ama yani işte diyor ya zaman yolcusu falan tripleri var ya şimdi acaba Trump zaman yolcusu mu? Bilmem ne zamanında bir kitap yazılmış da.
Adamın adı Donald Trump mesela. Evet. Biliyor musun onun hikayeyi? Yok. Nikola Tesla'dan bahsediliyor. Nikola Tesla bir zaman yolu makinesi buluyor. O zamanlarda, 1800'lerde yazılan bir kitapta Donald bilmem ne diye biri var. Müteahhit. Yardımcısı var, asistanı. Adı Vance falan. Allah Allah. Ondan sonra Donald Trump zaman yolcusuymuş bu. Bu kitapta da örnekleriyle açıklanan, daha önceden yazılan, konuşulan, söylenilen...
Ve sonradan gerçekleşen hikayelerle ilgili bir takım örneklemeler var. Örneğin Titan diye bir gemi yazılmış ve gemi batmış. Dünyanın en büyük gemi. Geminin adı Titan.
Bir kitap yazılıyor böyle bir kitap yazılıyor. Bir tane gemi var. Geminin adı Titan. Titan dünyanın en büyük gemisi. Ve bir şeyde bir kaza yapıyor. İşte buzdoğana çarpmıyor da başka bir kaza yapıyor. Batıyor filan. İlk seferinde. Gerçek hikaye mi? Gerçi böyle bir şey var yani. Böyle bir kitap var. Bundan sonra Titanik oluyor. Bir şeyi kırk kere söylersen olur. Run kitabı bu. Allah Allah. Yani bir şeyin, bir sırların sırrı kitabı. Dan Brown'u çok seviyorum ben. Bu kurgu kitapları da. Onu bir de Grunge Sock seviyorum. Grunge artık çok tekrara düştü ama. Bilmiyorum ya onu, yani nereden buluyor bu adam konuları ya? Demura. Ama Demura'nın, bence buna söylüyorlar. Baba sen buradan yürü falan diye. Siyahili falan bir anlatsana. Tabii canım yüzde yüz. Zaten şimdi bir takım yerlerden bahsediyor. O yerlerin hepsi vardır ve bu bilimsel çalışmaların tamamı vardır diye başlıyor kitap. Bu kitapta geçen bütün yerler, bütün işte merkezler, ondan sonra bütün bilimsel deneyler gerçektir diyor. Yapılmıştır. Vardır falan. Vallahi merak ettim. Ben de bakacağım kitaba. Mesela?
...development solutions diye bir şirket varmış. Kitabın herhangi bir yerindeki... ...herhangi bir cümle. Bu solutions, bu development solutions ne beklersin? Yazılım falan değil mi? Çözümler, gelişim, çözümler. Bu bir yazılımcı falandır herhalde. Abi bu bildiğin güvenlik şirketiymiş. Adam kaçırma. Ama üst düzey tabii yani. Bildiğin hani böyle üst düzey. Adam kaçırma. İllegal işler mi? Tabii işte üst düzey hackerlık falan gibi bir şirketmiş bu mesela. İşte bilmem nereden veri sızdırma gibi. Bu bildiğin böyle bir şirket varmış yani. Gerçekte. Evet. Böyle bunlar o işte. Demirhan'ı o yüzden seviyorum. Grunge'ı da o yüzden seviyorum. Onun da, odanın da öyle bir ilgileri var. Abi insan böyle bir işe nasıl girer ya? Mesela nasıl genişleyen? Development Solutions kurdun. Değil mi? Müşterin kim mesela? Vergi levhası falan var mı yani böyle? Vardır. Ya da bir cover, bir iş mi yapıyorlar acaba? Evet abi. Ve bu development solutions şey değil. Herhangi bir önemi yok kitap içinde. Bir cümlede geçiyor. Ama buradaki bütün şeyler vardır. Bunu bakacağım ya. Bu da ilginçmiş. Ondan sonra böyle bunlar falan adam falan kaçırıyor. Ulan birini kaçırıyorlar mesela kitabın bir yerinde. Birini kaçırıyorlar. Diyor ki ulan herhalde bunlar beni artık işte Blackstone'cular mı kaçırdı, development solution'cular mı kaçırdı falan diyor. Ulan bu development solution neymiş diyorum. Blackstone'u biliyoruz aşağı yukarı.
Blackstone? Paralı asker şirketi mi? Şey. Blackstone değildi ya o. Blackwater mı? Blackwater, Blackwater. Blackrock, Blackrock. Blackrock, değiştirdi ismini sonra. Öyle yasal süreçler karşılarına çıkınca. İsim değiştiriyorlar. Ya bu Ukrayna Savaşı'nı bunlar finanse ediyor diyorlar ya. Black Rock ediyor diyorlar. Black Rock'ın altında yirmi yedi tane şirket var. O şirketler mesela hepsi Ukrayna Savaşı'na destek veriyor. İşte bir tane senatör var konuşma yapan. Eski bir Kennedy ailesinden biri. Evet. Soyadı Kennedy. Ben bunu izledim. Adam diyor ki, biz diyor Ukrayna'ya diyor bir milyar dolar para verdik diyor. Rakamları yanlış olabilir. Yani dinleyenler ve izleyenler rakama takılmasınlar. Şu ana kadar biz diyor Ukrayna'ya bir milyar dolar para yatırdık.
Ukrayna Rusya Savaşı'nda Ukrayna için. Peki bu parayı diyor neyle verdik? Lakit Martin'den verdik. Efendim işte bilmem ne savunma sanayinden. Lakit Martin silah şirketi. Silah şirketi. Bir milyar dolar para verdik. Sonra diyor biz bu Ukrayna'dan, Ukrayna bizden, Lakit Martin'den yani en büyük silah şirketlerinden biri. Üç yüz elli milyon dolarlık silah aldı. İşte bilmem ne gıda şirketinden yüz yirmi beş milyon dolarlık gıda, hazır askere verilecek gıda aldı.
Giyim şirketinden işte askeri teçhizat satın aldı Ukrayna bizden. Abi topluyor mesela bir buçuk milyar dolar yapıyor. Tam o paraya karşılık geliyor. Bir milyar dolar veriyorsun ama. Sen bir buçuk milyar dolar geri alıyorsun. Şirketlerin tamamı BlackRock. Tamamı.
Ya o çok ilginç bir mesele ya. O adama, ismini unuttum şu anda o Blackwater'ın kurucusunun. Blackwater'da Black Rock oldu galiba. Black Rock oldu. Akademi oldu, sonra Black Rock oldu. Yani kendine ait Montana'da özel bir mülkiyet. Mülkiyetin içerisinde helikopterler, özel askerler. Yani bir ülkenin içerisinde... o ülkeyi bertaraf edecek seviyede asker barındırabiliyorlar. İlginç bir oluşum yani. Özel oldu. Galiba Türkiye'de vesairede kurmak pek mümkün değil. Bunu yapan da şey, bunu anlatan bir Amerikalı senatör ve Kennedy ailesinden biri. Adamın soyadı falan Kennedy yani.
İsim benzerliği de değil yani. Gerçekten aileden biri. Bu arada mesela Ukrayna'ya şeyle ilgili, OnlyFans diye bir şey var biliyorsun. Adult içerik üretici bir site var. Orada onun sahibiyle alakalı böyle tartışmalar var. Yıllık net kar 1.4 milyar euro. Ve o para da Ukrayna'ya gidiyormuş. Ukrayna'ya acayip bir para girişi var her yerden. Oradan temizlemedir ama o. O temizleme işidir. Öyle mi? Tabii. Orada temizliyordur yani. 1.4 milyar dolarlık bir giriş olduğunu sanmıyorum oraya da. Herhangi bir sosyal medya işine, oranın içine şeyler de yasa dışı... Bir Ankara'dan bir tanıdığım anlatmıştı. Türkler Ukrayna'dan çıkartacak Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Yirmi, yirmi beş tane genç çocuk var, onlar gelmiyor. Herkes çıkıyor işte. İş adamı geliyor işte. Oraya yatırıma giden dükkan sahibi şu filan herkes.
Çünkü önce ilk başta ne olduğunu bilmiyor. Hani şimdi Kiev'de, Mievde'de gece hayatı falan her şey devam ediyor da. Çıkın diyorlar ülkeden. Tabii, o zaman belli değil falan. Neyse adam işte oraya zamanında gitmiş, esnaf. Dükkan açmış, restoran açmış. Ne bileyim, ticarete girmiş. İşte müteahhitlik yapmıyor. Herkesi topladılar, geliyorlar. Yirmi, yirmi beş tane genç çocuk yada kalıyor. En sonunda onlara biz gelmeyeceğiz. Niye? Oğlum siz manyak mısınız lan? Burada işte savaş var, şu an savaşı da bırak. Zaten adam sizi kovuyor yani. Gidin, önce bir gidin diyor. Adamlar mesela bizim yasa dışı bahis şeylerinin yazılımcıları falanmış bu çocuklar. Mecbur kalıyorlar çalışsam. Anladın mı? Yani orada işte yazılım... İşte hepsi de yazılımcı. Ne yazılımcısınız ne bir şirketi de hepsi. Bir bakıyorlar ki... İllegal bahis işçiler. Yazılımcıları. Dolayısıyla orada bir para aklama işi ondandır yani. O 1.4 değildi o. Yani %100 bence de öyle. Bir defa onlamak da var. Zaten dünya bir şey oldu abi, bizi görüşmeyeli. Yani bir hafta görüşmüyoruz. Saçmalıyoruz değil mi? Suikastlar, kara harekatlar, işte Charlie Kirk diye bir influencer'ı vurdular mesela herkesin önünde. İsrail öldürdü diyorlar. Yani bir sürü teori var. 22 yaşındaki bir çocuk. Şeyden sekip...
Göğsündeki plakadan sekip. 220 metreden vurmuşlar. Zor bir atıştır o. O kadar kalabalıkta. Biraz ilgileniyorum ben bu atış matış ile. Bende. Atış proven var söylemesi. Öyle mi? Güzel. 200 metreden zor. Ben o kadar iddialı değilim de. Seviyorum yani. Keşke iddialarsaydın. Zor bir atış. Bir gün götüreyim seni. Olur. Açık alanda atışa. Tamam yemeğine. Yok seninle iddiaya girmem de gidelim yani. Bu adama İsrail öldürdü diyorlar. İsrail öldürüp şeyin üstüne atacak. Yani şöyle bir şey var o konuda. Daha önce daha böyle pro İsrail yalnızlığı görüşleri varken son birkaç aydır ağız değiştirmesi sebebiyle diyorlar ama
Bilmiyorsun tabi abi bu kadar komple teorisi. Ama şeyi mesela dün Netanyahu'yu dinledim ben. Amerika'da gittiğinde bir konuşma yapıyor ve şöyle bir laf etti. Hepinizde bir cep telefonu var değil mi dedi. Biraz böyle gövde gösterisi yaparak evet var ve hepiniz markası fark etmeksizin şu anda İsrail'in bir parçasını tutuyorsunuz elinizde. Yani biz olmasak bu hayatı devam ettiremezsiniz anlamına gelecek şekilde konuşmasını devam ettirdi böyle bir şey.
Bu işte şöyle bir şey var. Bütün dünyanın nefretini kazandılar. Yani Avrupa'da bırak Avrupa'yı, geçen Tayland'da gördüm. Artık sıradan İsrailli turistleri restoranlardan falan kovuyorlar. Öyle mi?
Doğru, gerçi protestolar... Avrupa'da, İngiltere'de, Amerika'nın birçok yerinde We Stand Israel yazan yerleri de var ama Amerika'da bile artık yeter ulan diyor millete. Persona non grata mı diyor? Yani İsrail devletinin, katil Netanyahu'nun ve faşist devletinin geldiği nokta vatandaşına... Zul oldu. Vatandaşına, hani onu desteklemeyen bir vatan, hatta belki orada yaşayamayan bile vatandaşa zulüm haline geldi.
Yani dünya biraz... Ama işte katillerin yarattığı sonuç bu. Evet. Yani ben ne okusam, gerçi aslında biraz da tabii kişiye göre şey yapıyor ya, endeksleniyor o timeline'ın. Ama şimdi erik ne diyor? İsrail'i eleştiren diyor, Amerikan vatandaşlarının pasaportlarını iptal edelim diye yasak tasarısı sunuyor. Vay anam benim ifade özgürlüğünün kutsalındığı Amerika'ma bak be. Amerika çok kötü şu... Amerika bitmiş ya. Bitmiş o şey. Amerika'nın bittiğini kabul ederim abi. Amerika bitmiş ya. Amerika bitmiş. Alman istihbaratının başına da Türk kökenli bir şey gelmiş. Arkadaşımız gelmiş. O da ilginç. İlginç değil mi? O da ilginç. Entegrasyon artık herhalde o. Ama gerçi artık sanıyorum üçüncü, dördüncü kuşak olması lazım. Ben beşinci, altıncı kuşakla tanıştım. Bu yaz, Türkçe konuşan yok. Hibrit bir şey ya. Yani hibrit bile değil. Takımları, Türk takımları, Galatasaray formalılar, Beşiktaş formalılar. Ama Türkçe yok. Fener formalılar ama Türkçe yok. Naber falan diyorsun, böyle bakıyor çocuk. Yani naber, nasılsın laf bile yok yani. Allah Allah. Eskiden tabii bu kadar değildi, doğru söylüyorsun. Yani...
Naber nasılsın anlıyordur. Türkçe anlıyor konuşamıyor. Mesela öyle bir diyaloğa girmiyor. Mesela bir şey söylüyor babasıyla. Babası mesela ona Hollandaca veya Almanca söylüyor. Şeye girebilir miyim abi? Dünyanın durumunu anlamıyorum. Neyse dünya bitmiş baba.
Dünya bitmiş ama ben aslında şunu söyleyeyim. Amerika bitmiş asıl. Böyle bir her yerde kaos karmaşa var ya. 3. Dünya Savaşı'nın içinde izliyorlar ya işte. Araya gitmeden önce şeyi söylemek istiyorum. Ben geçen bir şey gördüm. 3I, o I interstellar manasına geliyor galaksiler arası. Bir cisim keşfetmişler şu anda. Kim keşfediyor bunları ya? Harvard'dan çıkıyor bu şey. Yani NASA tabii ki söylüyor ama benim anlatacağım teori Harvard'dan çıkıyor. Neymiş? Teori neymiş? Teori şu, bu cisim bilinen gök cisimlerinin şekline benzemiyor. Bir cisim var ve bir cisim yaklaşıyor mu? Yaklaşıyor, aynen. Yani teori bu. Bir cisim yaklaşıyor mu? Nereye yaklaşıyor? Dünyaya mı geliyormuş? Şu anda Güneş'in yörüngesine varmak üzere. Eğer bu hızla devam edip Güneş yörüngesinden de sapmazsa Kasım ayında Dünya yörüngesine girecek.
Bu cisim. Bu cisim bir gök cismi değil. Çünkü şu bilinen bir, şu ana kadar görülen gök cisimleri gibi değil. Daha hızlı, şekli daha değişik, biraz böyle mermi gibi gözüküyor yani. İlginç bir şey. Bunun tabii Harvard'daki teoride bunun bir yabancı teknoloji, bir uzay teknolojisi olduğunu gözlerde etmemek. Bir uzaylıdan bir yerden bize bir teknolojik bir şey gönderiliyor.
Ziyaret amacı güden gemi olabilir ama bu zamana kadar görülmüşlerden değil. Değil. Veya bir silah olabilir veya bir mühimmat olabilir veya bir bugüne kadar rast gelmediğimiz bir gök cismi olabilir mi? Şu ana kadar doğru mu anlamışım? Evet cinsiyet parçası şeyi açıklaması olabilir. Gelip patlıyor mavi ya da kırmızı böyle. Yani aslında bu çıldırmış...
Bu saçmalayan dünyanın eksik kaldığı konu uzaylı istilası. Bir o olmadı değil mi? Ya şimdi bir de nüfusu azaltacaklar ekonomi neslinin kapağını da gördün. Üç kişilik bir aile bomboş bir otoparkta mükemmel bir kapak efendim. Bu arada mükemmel bir kapak. Bir yerde görmediyseniz bakın. Son kapak mı? Son kapak. Olağanüstü bir kapak. Açık bir otopark düşünün. Yüzlerce otomobilin sığacağı bir otoparkta bir tane otomobil var. Otomobil mavi.
Ve elektrikli. Üç kişilik bir aile var. Anne baba ve... Dört de değil. Dört de değil. Üç kişi küçük aile. Kontrol edebilir otomobiller ve az insan. Evet. Şimdi nüfusu nasıl azaltacaksın abi?
Artık o eskisi gibi de olmuyor. Hadi ben senin ülkene geldim, işgal ettim, tanklarımı sürdüm falan. Öyle bir şey yok yani. Gök taşı mı çarpacak artık? Bir şey çarpacak. Dinozorların sonu bekliyor. Dünyayı, insanları falan diyorlar. Bu mu acaba? Belki de böyle bir şey göndereceklerdir. Borsada düşüşlere sebep olmayalım.
Abi belki de böyle. Borsaya ne olursa olsun düşmüyorlar. Borsada bir şey olmuyor. Her birisi kazanıyor. Belki de böyle bir şeydir yani. Birileri gitti ve bize işte bir silah gönderdi. Lan dışarıdan bir şey gönderelim dünyaya. Bu göktaşının yüzü sayesinde atıyorum işte. Dört milyar insan ölsün falan gibi bir şey mi yaptılar bilmiyoruz yani. Olmaz diye bir şey yok. Bir araya gidelim. Sonra ben istilayla alakalı sormak istediklerim var. Boş muhabbet yapasım var. Evet efendim. Uzaylı istilası konuşmaya bir aradan sonra devam edeceğiz.
Efendim uzaylılar diyorduk. Uzaydan gelen bir cisim yaklaşıyor diyorduk. Acaba bu hani Demirhan'ın kitabı önceden olacakları söylüyor dedim ya ben. Bir takım şey. Orada var mı böyle bir şey? Cem Yılmaz acaba öyle mi yaptı bize? Bir cisim yaklaşıyor diyerek. Bugünlerimi gördü aslında. Olabilir. Yani ben sadece motivasyonu şey yapıyorum bu konuda. Yani işin bilim kurgu ya da geyik tarafına geçersek niye geliyor yani bu uzaylılar sürekli? Mesela şeyde... Niye gelmişler? Eray Usta.
Arrivals'ta bizi uyarmaya gelmişlerdi. Çok güzel filmdi. İzlemeyenler bir de tavsiye ederim. Ne konuda uyarıyorlar diye onu hatırlayamadım. Doğru uyarmaya çalışıyorlar. Kendinize gelin falan. Çin'le Amerika bir gerilim vardı gene. Nükleer bir gerilim var. Gene savaş başlıklara çıkartılıyor falan. Independence'taydı. İstilaya geliyorlar. Hatta Arrivals'ta gelenler yaptılar bu işi diye düşünüyorlardı. Hani bu savaşı tetikleyen unsur onlar diye düşünüyorlardı. Ama işte bir dil bilimci. Linguistik açıdan bakılan bir kere çok.
Güzel bir konuydu. Meğerse işte o aslında bir uyarıymış. Çinlilere de. Sonra Çinli başkanıyla Amerikan başkanı öpüşüyor falan. Sarılıyorlar, helalleşiyorlar. Linguistik ablamız şey yapıyor. Çözülüyor, kodları çözüyor falan. Yardıma gelmişlerdi. Şeyde yardımı, İndependence Day'de işgale gelmişlerdi. Direkt işgale geliyorlar. En iyisi Matrix yani. Matrix'te şey diyorlar ya işte Matrix'te yani. Diyor ya, siz virüs sürün. Bir virüsler, bir siz. Gittiğiniz yeri... Mahvediyorsunuz. Mahvediyorsunuz, girdiğiniz şehriye.
Metrix ama şey olmuyor. Mesela diğer ikisinin de insanlık bir birleşiyor. Ben şeyi düşünüyorum. Böyle bir cisim insanlığı birleştirir mi? Bir takım böyle doğal afetlerin olduğu yerde de insanlık birleşiyor. G8 ülkeleri toplanıyor falan.
İnsanların, şimdi bir kere insan sayısı çok. İnsanları azaltacaklar yani, o bir gerçek. Azaltacaklar da şey daha var ama, robotların tam geçmesi lazım. En meşhur uzaylı film şeydi ya, War of the Worlds. Tom Cruise'un falan oynadığı kitap. Tabii tabii, orada da orada da işgale geliyorlar. İşgale geliyorlar direkt. Hatta onun yeni versiyonunu çekmişler, geçenini izledim. Ice Cube oynuyor tabii. Ya o kadar kötü bir film çekmişler ki. Şeyi seyrettim ben de, Görevimiz Tehlike, son hesaplaşma. Uzaylı yok ama orada da şöyle bir şey var. Bütün dünyayı ele geçirmeye çalışan ve herkesi birbirine sokan bütün nükleer silahları ele geçirip dünyadaki nüfusu azaltma yönünde bir girişim yapan. Şöyle 8 milyar insanın 7 milyarı ölüyor yapay zeka sayesinde. Kalan 1 milyar yeni bir dünya yaratıyor. Yapay zekanın şeyi bu, megola hediyesi. Dolayısıyla dünyadaki 8 tane, 9 tane işte Pakistan, Hindistan, Çin, Rusya, Amerika, Kanada, İngiltere nükleer silah sahibi ülkeler bunlar. İsrail bir de. Nükleer silah sahibi ülkelerin nükleer silah kontrollerini yapay zeka ele geçiriyor.
Evet, sonra da ateşliyor. Bunun sebebi şey, ateşleyecek ki 8 milyar insan yani 8 milyar insanın 7 milyarı ölsün, kalan 1 milyar insan, hatta işte yapay zekanın müritleri falan oluyor. İnsanlık küllerinden doğacak, yapsın baba falan, öldür abi bizi falan gibisinden bir takım tipler var. Ondan sonra ama tabii yapay zeka bunu yapmadan evvel kendini de güvenli bir yere sokturtması lazım. İşte kahramanımız Ethan Hunt, Tom Cruise bir şekilde kurtarıyor. İlginç olan şu, bize şeyde de gösterdiler bunu. Obama'nın yapımcılığını üstlendiği Netflix filmde, Julia Roberts'ın oynadığı filmde. Maharşal Ali falan oldu. Adı neydi o filmin? Böyle sessiz kalma. Bir şey seyrettim filmi de ismini unuttum şu an. Bakayım. Baksana sen ona. Orada da bize gösterdiler. Diyorlar ki baba analog işleri öğrenin. Dijital işleri bırakın diyor. Analog işlerini öğrenin. Hatta filmde iki kez uçak kullanılıyor. O uçağın ikisi de hani kullanılan her iki uçakta analog uçaklar. Dünyayı ardında bırak. Dünyayı ardında bırak. Dünyayı ardında bırak.
Dünyayı ardında bıraktı da Tesla'lar birbirine çarpıyordu. Dolayısıyla bu filmde de bize bunu gösteriyorlar. Analog çalışın. Bilgisayar, efendim. İnternet, şu bu. O işleri bırakır ne iş diye mesela bir mesaj verdiler. Telsiz alın. Telsiz. Telsiz kullanın. Analog çalışın. İşte bildiğin el maharetiyle çözün. Her şeyi buna sormayın gibisinden. Hatta yazı yazın. Şey yazın yani, yazı yazın. Elinizle yazın. Yazı yazmayı bilmiyor ya insan.
Mesajlar veriyorlar. Bak ben sana söylüyorum. Böyle mesajlar geldi mi? Bil ki bir şey geliyor abi. Ben bu Hollywood önceden söylüyorum. Yani bir toplu katliam, yok oluşlar falan gibi gösteriliyor bize. Bu uzaydan gelen cisimin amacı da bu olabilir. Birincisi ben şeye cevap vereyim. Geçen bir galiba Türkiye özelinde interneti bir yavaşlattılar ve hatta neredeyse kapattılar gibi bir şey yani. Twitter, Instagram vesaire. YouTube'a falan da girilmedi. Doğru. Yani birkaç saat öyle geçti ve ben şey gibi hissettim. Eskiden böyle benim çocukuma elektrik keserdi, mum yakardık evde. Elektrik, su var, dışarıda hava falan var ama hayat bitti yani bir süre benim için birkaç saat yine. Yani böyle bir aşırı şekilde boşta kaldım ve beni rahatsız etti bu. Yani öyle hissediyor olmam beni rahatsız etti. Dediğin doğru açıdan yani. Bu olmadan... Biz şimdi yarı android diz diyebilir miyiz? Aslında hepimiz yarı androidiz. Çeyrek diyelim, bir sonrakiler yarı olsun. Benim alt kuşağım yarıdır. Yarı androittir tabii. Ben yarı mıyım? Seninle ben... Bizim elpaze aynıdır yani. Biz bir çeyrek androitisiz. Onlar yarı androiti. Yani senin bu dediğin nüfus azaltma işini... Zizek bir ara çıkıp konuşuyordu bunu. Hatta onu bir nazilikle falan suçladılar. Aslında Hitler savaş çıkartarak çok kötü bir şey yapmamıştır falan dedi. Yani o soykırımdan bahsetmiyor. Savaştan bahsediyor.
O zaman kendini ifade edici şekli biraz böyle delice olduğu için çok tepki toplamıştı. Yani nüfusun... Bir şekilde azalması lazım. Bir noktada kırılması gerekiyor ve biz orada 20 milyon nüfusu kırdık diyor insanlık olarak. Ama artık böyle bir şey olmuyor diyor. Artık savaş olmuyor tabii. O kadar hastalık yok. Dolayısıyla nüfus sürekli artıyor. İşte bu toplu yok ediliş için insana olan fiziksel ihtiyacın çok azalması lazım. Şimdi adam diyor ki göçmenler gelmesin. Karşıdaki diyor ki kim çalışacak? Bu arada 200 bin kişi yürüdü Londra'da geçen gün. Göçmen kaçtı. O da diyor ki karşısında, ya peki kim çalışacak? İşçi yok. Yarın robotlaştığında bil ki sorun geldi, insan olur. Robot senin fizik gücünü elinden aldığında işin bitti. Bütün baristalar robot olduğunda, tüm barmenler robot olduğunda, bütün garsonlar robot olduğunda... Kasiyerler. Bütün kasiyerler robot olduğunda işin bitti, insan olur. Bime bile elektronik ödeme gelmiş. Yani toplu katliam ondan sonra olacak.
İnsan zekasına ihtiyaç olan yerler var. Ne gibi? İşte yazılım, yazacak biri lazım yani. Kod. Bir süre daha lazım. Sonra kendi kodunu yapacak şey. Makinenin öğrenmesi falan. Güzel konular da uzattık. Bu çok gider. Ne diyorduk biz şimdi başında? Dünya nereye gidiyor? Yok ben şeyi merak ediyorum ya. Mesela bu uzay listesini falan istiyorlar. İsteyen var. Gelsinler bir görelim vesaire seninle. Ben kesin istiyorum. Ben istiyorum. Tabii canım ya. Bunlar da sürekli bize sinyal gönderiyorlar. Gönderdik bilmeden. Bırakın sinyali falan. Gelecekseniz gelin işte. Bir şey yapacaksanız yapın. Yani varsa bir gücünüz. Varsa şekliniz. Mahalleye bekleriz diyorlar ya işte. Gelin kardeşim o zaman. Varsa şekliniz. Gelin hadi görelim yani. Harun Kolçak bayağı bir anlatmıştı. Bir Esra Ceyhan programında gördüğünü, temas ettiğini falan. Reyhan Karaca da onu anlatmak da istemiyor. Yani onu kaçırdıklarını söylüyor. Şeyde, astral yolculuk ama onunki farklı. Yusuf Güney'inki. Reyhan Karaca bir uzaylılar tarafından kaçıldığını iddia etmişti. Ondan sonra konuyu açmıyor mesela. Meşhur olmak için yapsa yapmaz. Dolayısıyla, bunu devamlı anlatır. Her yerde konuşur yani. Dolayısıyla böyle şeyler olabilir mi? Bilemem ama gelsinler. İşgal edeceklerse, etsinler. Azaltacaksa, azaltsınlar. Dostluk için geliyorlarsa, gelsinler. Uyaracağız ulan sizi diyorlarsa.
Her türlü gelsinler. Ne etse gelsinler yani. Bıraksınlar sinyal yapmayı yani. Doğru, böyle olağanüstü bir şey görmek ilginç olabilir. Tabii, gel bir de onu görelim yani. Baba ne içtin sen? Bir sorularımız var mesela değil mi? Bir sürü sorumuz var yani. O soruları soralım. Bilim adamlarımız gitsin, sizinle bir konuşsunlar. Değil mi abi? Yani herkes bir şey sorsun yani. Din adamlarımız sorsun. Tübitak davet etsin. Bir şeyler olsun yani. Bunların hepsini bir... Gelin biz de bir şey yapalım. Oradan uzaktan yok bana sinyal gönderdim, yok yörüngeye girdim, girmedim.
Boşver abi. Hareket görelim yani. Ben de katılıyorum. Ben de isterim bir şey görmek. En azından piramitleri falan sormak isterim. Tabii abi bunu siz mi yaptınız? Leonardo da Vinci sizden miydi? Bunların hepsini soralım. Cevaplayın bu mevzu kapansın derim yani. Tabii abi. Piramitleri.
Evet. Yani enkiler menkiler siz miydiniz? Değil mi? Bunları sormamız lazım. Ha bunu enkiler falan. Baba şeyi bir anlatsanıza bize falan. Siz nasıl şeysiniz? Mesela beni anlıyor musun? Türkçe konuşuyorum ben. Türkçeyi anlıyor musun falan? Konuşmam mı lazım? Yoksa hani var ya, ne diyorlar ona? Biz o tarafa gelebilir miyiz? Abi orada iş varsa... Orada iş varsa geliriz. Bize göre bir iş varsa geliriz falan. Alakası bir şey söyleyeceğim bu arada. Hazır gündemdeyken. Bir Avrupa şampiyonunu görürdük ya uzaylı istilasından önce, son anda kaybettik. Milli basketbol takımı. Ne alakasız bir şey söyleyecek bu, Allah'a üzüldüm ya. Değil mi? O da Schröder'de uzaylı gibi oynadı ya, son 40 saniyede falan. 40 saniyede uzaylı gibi oynadı. 40 saniyede 6 sayı atılır mı ya? Abi çok yoruldum. 30 saniyede 13 sayı var. Tracy McRae'di ama Schröder'de başka bir rekor kırdı. Takım çok yoruldu abi, 3 kişinin üstüne çok bindi. Son maç için konuşuyorum. Cedi, Alperen ve Şahin Larkin özellikle savunmada çok başarılıydı. Ama artık yoruldu takım yani. Ne yazık ki dördüncü, beşinci oyunculuk atamadık içine. Evet, bir de Hidayet Türkoğlu, Mehmet Okur, İbrahim Kutluay'lı kadro gibi de değildi bu. Biraz daha rol oyuncularının ağır olduğu. Tabii, tabii.
Ama yani çok mutlu oldum, çok iyi takım yani. Takım olarak çok sevdim ve genç bir takımız. Ben hiç beklemiyordum galip geleceğini bu kadar yani. Öyle diyorsun ama bizim de saçlaşmalarımız var. Gerçekten yarı falan oynayabiliriz dediğini hatırlıyorum daha grup aşamasındayken. Sen tabii o yollara baktın ya, eşleşmelere. Sırbistan'dan sonra söyledim onu da en başında benim bu kadar beklentim yoktu. Tabii tabii. Ergin Ataman hocama teşekkür ediyorum. Vallahi hem koça hem şeye oyuncularımızı tebrik ediyoruz. Teşekkür ediyoruz. Artık Darısı Dünya Kupası'nda bir yarı final, çeyrek final inşallah. Bir de alakasız başka bir şey daha sormak. Merak ediyorum. Bu benim şahsi merakım. Bu nakız takım deyip duruyorsun ya mesela. Arsenal ile şeyi yer değiştirebilir mi? Hayır. Arsenal ile United, Manchester United'ı artık yer değiştirebilir mi?
Yok. Günaydın, kötü durumda. Kötü durumda. Günaydın. Kollaps yani, çökmüş. Yeni bir şey yapılması lazım oraya. Öbürünün akısı ne yapsa olmuyor.
Kız öyle bir şey yani. Ne yaparsan yap. Onda bir şeyler eksik. Anladım. Çünkü oradan çıkan böyle bir kendine geliyor. Bak Onana, Hoylund yazıyorlar. Rashford, Barcelona'da. Hepsi yüksek reytinglerle oynadılar. Ve Mourinho gidebilir diyorlar. Birinin çok uzun yıllar kaldığı yer. O biri gittikten sonra daha uyuyor abi. Bakınız Aziz Yıldırım. Sonrası Fenerbahçe'ye. Kurumsallaşamazsan veya kurumların yoksa. Aziz Yıldırım'dan sonraki Fenerbahçe'yi gördün. Alex Ferguson'dan sonraki şeyi de görüyoruz. Manchester United. Doğru. Arsene Benger sonrası Arsenal'de. Çok yeni yeni topluyor yani. Doğru. Öyle mi? O yüzden kurumsallaşamıyorsan veya kurumun yoksa, bu önemli bir ayrım. Kurumun varsa elli senede devam eder biri. Kurumsallaşıyorsan da elli sene devam etsin.
Kurumsallaşıyorsan veya bir takım kurumlarına hala sahipsen. Ama kurumsallaşmıyorsan, o zaman diyorsun ki vay, bu işte gitti, biz şimdi ne yapacağız? Tabii. Sistem oluşturana kadar sürekli yeni denedikten sonra. İlk Sovyetler Birliği'nin yıkıldıktan sonraki dönemlerine genç dinleyicileri hatırlayamayabilirler. Ama yani orada yaşanan büyük sıkıntıların ve o zaman yaşayanları soralım yani. O yüzden kurumlar önemli, kurumsallaşma önemli. Öyle olmayınca birinin orada 20-25 sene kalması evet sana bir konforu da sağlıyor ama o gidince bu sefer bir çöküş getiriyor. Konfor alanı falan konusuna bir girelim sonra. Bir şey de çok soruyorlar ya. Neyi? İstanbul'u nasıl kurtarırız? Daha ilk bölümde öyle bir şey söylemiştik.
Herkes dolu ben görüyorum. Nüfusu azaltmak abi. Genel oranın da şeyi o. Taşınacaksın abi. Nüfusla insanları kovmakla alakalı bir şey değil. Yapıp yapmakla alakalı anlatalım bence İstanbul'u. Taşıyacaksın abi taşıyacaksın. Öyle mi? Bir de köprülerin falan birkaç tanesini kaldırmak lazım. Birkaç tane. İkisini falan. İkisini kaldırıp. Bir tek ya Sultan Selim kalsın ulus şey için. En uzakta. Uluslararası. Yani artık burada anlam karşıya gidecek falan. Avrupa'dan gelen adam Anadolu'yu geçsin. Kayıkla geçesin. Ama şöyle yani, nüfusu azaltmadan olmaz yani. Burayı şeye çevirmek lazım yani. Sıfır iş, burada iş yok. Bir eğlence merkezi mi? Eğlence, turizm, açık hava müzesi. Sanayi falan yok yani. Sanayi, ticaret falan yok. Finans daha hiçbir şey yok yani. New York'ta ne var mesela? New York'ta... New York'ta var abi. Ne var? New York'ta en basit, en büyük şey var. Finans var sadece. Finans var.
Sanayi konusu, sanayi Burunsu'da falan var. Ama New York'un coğrafyası ona uygun. Manhattan'da yok tabii bir şey. Burası öyle. Finans, finans merkezi olması lazım. Finans bile değil yani. Öyle mi? Finans bile değil. Açtılar abi. Açtılar, o bile değil yani. Ya da bütün finans, Anadolu yakasına bütün finans. Bu taraf açık alamayacağız sadece ve hiç üretimsiz bir iş. Takım hoca. Tabii tabii. Peki. Ama onun için de iki milyon falan nüfus lazım.
O da az olmaz artık bu saatten sonra. İki milyon, üç milyon. Gerisi de... İzmir o zaman, sen dedin. Abi işte çevre illere, Canakkale'mize. Bunu ayrı bölüm yapacaktık abi. Yedin bu konuyu. Ayrı bölüm yapalım ya, yapalım. Konuşuruz. Soruyor insanlar. Tamam, şey yapalım. Tavsiye edeceğim uzaylı film var mı? Ben Day Live diyorum. Türkçesini bilemedim şu anda ama çok güzel film. Day Live mi? Day Live. Gün yaşandı. Aramızdalar diye. Ha. Yaşıyorlar diye. Day. Day Live.
Yani belli bir gözlükle bakınca sadece o kişinin mesela karşımıza oturan kişi uzaylı olabilir. Gözlük takıyorsun. Ancak o gözlükle görebiliyorsun. Yoksa normalde insan gibi. Güzel film biraz paranoyak. O Visitors vardı eskiden. Ondan da işte o ya. Visitors vardı çok eskiden dizi. Ona benzer bir şey oldu. Ben hatırlamıyorum. Vallahi şimdi uzaylı filmi şu anda aklıma gelmedi. Ama bu şeye bakın. Analoga dönün.
Toplu katliam olacak. Bunu bir yapay zeka yapabilir. Marangozu görünecek. Uzaydan biri gelecek. Yani böyle bir 20-25 gün hayatta kalma kurslarına katılmak lazım. Böyle bir kurs açan adam para kazanır biliyor musun? Bunu da bir yere şey yapalım. Değerlendirelim. Bende çok güzel bir Survivor ekleri var ya orada. Kimse de oynayabilir. Ama öyle okunarak olacak bir şey değil. Bu bayağı alacaksın kampa götüreceksin. Neyse. Ama ilaç falan da sırları anlatıyor. Abi işte tamam. Onu da adam mı anlatacak? Öyle mi? Tabii. Haftaya görüşürüz. Görüşürüz abi.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.