Podcast

Hesabı Kim Öder: İlişkilerde Para Mevzusu

Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Bu bölümde, ilişkilerde para konusunu konuşuyoruz. İlk buluşmadan alıp evliliğe kadar finansal mevzular üzerine konuşabilmeyi ve ilerleyen safhalarda ortak bütçeyi yönetebilmeyi irdelediğimiz bölümde, hesap ödemenin ötesine geçiyoruz.



Tüm bölümler ve daha fazlası için ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠podbeemedia.com⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠'u ziyaret et!



----- Podbee Sunar -------

Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

2.957 kelime · ~15 dk okuma

Herkese merhaba. Bu hafta ilişkilerde para konusunu konuşuyoruz. Bu hafta bir takipçimden mesaj geldi. Gizem Hanım, bütçe konusunu konuşur musunuz? İlişkilerde ortak bütçe nasıl olur? Evli olduğumuzda bunu nasıl yönetmeliyiz? Bunları hiç konuşmadınız bugüne kadar. Sizden duymak istiyorum, merak ediyorum dedi. Ben de bu isteği kırmak istemedim. Zaten bana çok ilginç gelen ve üzerine konuşmayı sevdiğim bir konu. O yüzden hazırsanız... Bugün böyle neredeyse ilk buluşmadan alıp evliliğe kadar para konusunda aklıma gelen şeyleri konuşacağım. Ama tabii ki kaçırdığım konular olabilir. Sizin hakkınıza bu podcast dinledikten sonra başka sorular da gelebilir. Bana yazın. Gördüğünüz gibi sizin yazdıklarınızı hep okuyorum. Elimden geldiği kadar da hep entegre etmeye çalışıyorum buraya.

Şimdi para konusu enteresan bir konu. Çünkü yani para kendi içinde bir kere sınır, maddi sınır. Yani ben parayı nasıl görüyorum? Para benim için ne anlam ifade ediyor? Para nasıl bir değere tekabül ediyor? Para nasıl bir güce tekabül ediyor? Ben ailemde büyürken bir, nasıl imkanlarla büyüdüm? İki, imkanlarımdan bağımsız olarak paraya yüklenen anlam nasıldı?

3. Bazen ailenin imkanı olsa da çocuğa bu imkan tanınıyor ya da tanınmıyor ya da sınırla tanınıyor. Bu buralarda neler oldu? Ya da aile içerisinde mesela bazen bir iflas durumu, ailenin maddi imkanlarının bir anda 180 derece olumlu ya da olumsuz yönde değişmesi gibi değişik durumlar da olabiliyor. Doğal olarak o yüzden benim geçmiş yaşantım ve aile içerisindeki parayla ilişki

Transkriptin tamamını oku

Benim yetişkinliğimde romantik ilişkilerimdeki parayla ilişkim de çok belirliyor. Her şeyden önce o yüzden bence kendiniz de buna bir bakın derim. Ben nasıl bir ailede büyüdüm? Para benim için ne anlamı ifade ediyor? Ve böyle parayla ilişkili büyük bir olay yaşadım mı hayatımda? İkincisi, şunu da bir sorun isterim kendinize. Ben parayla ilgili konuşabiliyor muyum? Yani karşımdaki insanla konuşabiliyor muyum? Bir hizmet sağlayan bir insansam bunun ödemesi hakkında konuşabiliyor muyum? Borç konusunda konuşabiliyor muyum? Ya da mesela dediğim gibi bir harcama yapılacak. O harcamanın yapılmasını istemiyorum. Bunun hakkında konuşabiliyor muyum? Ya da bu harcamanın yapılması istiyorum hakkında konuşabiliyor muyum? Bunlar da önemli sorular.

Yani parayla ilişkili konuşmakta da güçlük çekiyoruz. Talep etmekte de güçlük çekiyoruz ya da hayır demekte de güçlük çekiyoruz. Çünkü para konusu devreye girdiği zaman sanki onun çok fazla alt anlamı varmış gibi hissediyoruz ki bazen oluyor da tabii ki. Öyle olunca açık açık, şeffaf konuşmaktan kaçındığımız bir konu. Ve ne kadar az bu konu hakkında şeffaf konuşursak... ...o kadar bu konu birçok ilişkimizde, yani sadece romantik ilişkilerimizde değil... ...arkadaşlık ilişkilerimizde de, ebeveynlerimizle olan ilişkide de... ...daha bizim için zorlayıcı hale gelebiliyor.

Şimdi para konusuyla ilişkileri böyle yan yana koyduğumda... ...bunu böyle birazcık daha aşama aşama düşünelim isterim. Yani bir ilişkinin kurulum aşamasında paranın yeri... ...ve bir ilişkinin çok daha böyle ilerlediği, dallanıp budaklandığı... ...daha böyle stabil ve düzenli hale geldiğinde paranın yeri hakkında konuşalım isterim. Bu da beni ister istemez böyle ilk buluşmalara ve ilk buluşmalardaki hesabı kim öder tartışmasına götürüyor. Tabii ben de sizin gibi aslında işte sosyal medyada filan şeyleri görüyorum. İşte ilk buluşmada hesabı ödeyen kişinin bir ikinci buluşma olmayacağını anladığında iban atıp hesabın yarısını talep ettiği deneyimleri görmüyor değilim tabii ki. Bunlar oluyor. Bunlar bana da açıkçası değişik geliyor.

İlk buluşmada kimin ödemesi gerektiği konusunda tabii ki birçok yaklaşım var. Ve bu yaklaşımda bence yine aslında değer yargılarımız çok kıymetli. Ama bu hesabı kimin ödediğinin, ilişkinin sonrası için bir belirleyici unsur olması... ...ya da hesabı erkek öder gibi böyle bir genel geçer algı olması açıkçası beni çok rahatsız ediyor.

Çünkü burada aslında önemli olan niyet, önemli olan oradaki incelik. Yani genelde biz şey deriz, davet eden öder. O ilk buluşma için, kim o ilk buluşma için ilk adımı attıysa, o ödemeyi yapmalı. Ve hani aslında birazcık da o buluşmanın içerisindeki hisse de ilişkili. Yani bir sonraki buluşmanın olacağını zaten hissediyorsanız, o hesabı kimin ödediğinin çok da büyük bir anlamı olmuyor. Yani nasıl olsa bir sonra görüştüğümüzde diğer kişinin ödeyebileceğini biliyoruz. Ya da bazı insanlar gerçekten kendi netliklerinde, kendi kafalarındaki rahatlık duygusu içerisinde, yani bu kendini daha rahat, daha huzurlu hissettirdiği için, herkes kendi hesabına desin ya da ikiye bölünsün şeklinde hissedebiliyor. Bunun da bir sakıncısı olmadığını ya da bunun da sizin değerinizden bir şey eksiltmediğini de fark etmenizi isterim. Çünkü oradaki o nereden geldiğimizi, ne getirdiğimizi, geçmişte nasıl deneyimler yaşadığımızı bilmediğimiz için ilk buluşmada

Biraz daha böyle rahat olmak ve net olmak önemli. Bu akşam benden olsun, bir sonraki buluşmamızda sen halledersin diyebiliriz. Ya da atıyorum, kahveleri ben ısmarlayayım isterim ama yemeği bölüşelim diyebiliriz. Ya da baştan en azından birkaç buluşmamızda ikiye bölelim, sonra bakarız diyebiliriz. Bunların hepsi aslında son derece rahat, son derece kendimize güvenerek kurduğumuzda karşıya da öyle geçecek cümleler.

Ama bence zaten bizim bu sosyal medyada gördüğümüz ilişkilerin büyük bir kısmında o netlik ve incelik eksik zaten. Yani orada problem yaşıyoruz. Zaten bir böyle yüksek beklenti ya da böyle bir dışarıdan uykularımıza göre hareket etmemiz gerektiğini hissettiğimiz bir şeyle başlayınca zaten doğal akışında ilerleyemiyor buluşmalar gibi geliyor bana. Bu arada şeyi de söylemekte fayda var. Yani mesela o esnada ilk buluşmada restoran seçimi, o esnadaki yemek seçimi buralarda da birbirimizi zorlayacak ya da birbirimizin ne kadar tırnak içerisinde yatırım yapacağını buralar üzerinden hesaplamaya çalışacak olmak da güzel değil. Yani burada gerçekten

...daha herkese hitap edebilecek bir yerde buluşmak. Aşağı yukarı herkesin buluştuğumuz insanla... ...iki kişi kasıcak herkesin diyorum. O iki kişinin bütçesine uygun olan bir şekilde hareket etmek. Ya da mesela ilk buluşmayı... Zaten hep biz şey deriz, ilk buluşma bir yemek içerisinde değil de... ...mümkünse bir kahve buluşması. Ya da bir yürüyüş gibi bir park buluşması.

Daha böyle herkesin bütçesine hitap edebilecek bir buluşma olması daha iyidir deriz. Bu şekilde yaptığımızda, inanın hem biz kendimizi daha rahat hissedeceğiz, hem de buluştuğumuz insan kendisini daha rahat hissedecek diye düşünüyorum. İlişkinin ilk buluşmaları geçti diyelim ki ve yani erken aşama ilişkideyiz ama artık yani partnerliğimiz belirginleşti. Biz artık bu insanla birlikteyiz. Buralarda birbirimizin harcama tarzını, parayı, ele alış şeklini yavaş yavaş görmeye başlıyoruz. Yani mesela planlı bir insan mı? Aşağı yukarı bütçesi belli mi? Yoksa daha akışta olan, akışta para harcayan bir insan mı?

Borç almayı, borç vermeyi seven ya da hani bundan %100 uzak durmaya çalışan bir insan mı? Risk almayı ne kadar seven? Ekonomik anlamda risk almayı ne kadar seven bir insan? Tasarruf etmeyi ne kadar seven bir insan? Bunları aslında yavaş yavaş buralarda görmeye başlıyoruz. Böyle küçük küçük işaretlerde.

Aslında mesela şuna benzer bir cümle, şuna benzer bir davranış bir işaret olabilir. Yani mesela beğendiği bir şey gördüğünde yanınızdaki insan direkt alıyor mu? Yoksa, ya ben bunu çok beğendim, bununla ilgili bir bakayım mı? Kaç farklı yere bakayım mı? Ya da bir 24 saat geçsin üzerinden hemen şu anda o dürüstsel karar vermeyeyim, sonra alırım diye düşünüyor mu? Bu bence önemli.

Ya da mesela ne kadar hısıtlayıcı hareket ediyor kendisi için yaptığı harcamalarda ya da ortak yaptığınız harcamalarda. Bir de şey önemli tabii ki, ya bu benim bütçeme çok uygun değil diyebiliyor mu? Ben bu aralar çok rahat hissetmiyorum diyebiliyor mu? Bu restorandansa şuraya gidelim diyebiliyor mu? Ne kadar açık böyle şeyler de. Tabii ki burada şu da önemli, hani içini açma konusunda şey diyorduk ya, adım adım ilerlemek.

Yani böyle ilk buluşmalardan ya da daha çok erken aşamalardan çok fazla para, çok fazla bütçe, çok fazla tasarruf konusu konuşulması da hiçbir zaman bizi iyi hissettirmiyor. Yani hani böyle açık olalım tabii ki, şeffaf olalım tabii ki ama hani böyle sürekli bu konuların konuşulduğu ya da yani böyle daha birbirimizi henüz çok iyi tanımadan bu konuların çok derinlemesine konuşulduğu ilişkiler de bizi iyi hissettirmeyebiliyor. O yüzden böyle yavaş yavaş ilerlemek, yavaş yavaş derinleşmek, yavaş yavaş iç dünyamızı ortaya sarmak daha önemli. O yüzden burada böyle davranışlardan biraz daha data topluyoruz, veri topluyoruz diyelim. Ama yine de erken aşamada dahi birbirimize gerektiği yerde sorular sorabileceğimizi,

Ama sana rahat hissettirir mi? Böyle buraya gitmek sana iyi gelir miydi gibi. Biraz daha böyle sınırları gördüğümüz, sınırları zorlamadığımız ama sınırları gördüğümüz, sınırları birlikte kurduğumuz bir ilişki başlangıcı parasız anlamda önemli. İsterseniz burada minik bir ara verelim. Ondan sonra tekrar başlayalım.

Devam edelim. İlişki ilerledi. Birlikte yaşam ya da birlikte bütçe yani ortak bütçe, masraf paylaşımı konuları daha fazla olmaya başladı. Buralarda aslında tek bir doğru yok. Yani birçok farklı yöntem var ve çiftin seçtiği yöntemle birlikte iyi hissetmesi çok önemli. Çünkü neden?

Çiftimizin bir partneri çalışıyor olabilir, diğeri çalışmıyor olabilir. Çiftimizin bir partneri çok daha fazla para kazanıyorken, diğeri henüz kazanamadığı bir dönemde olabilir. Çiftimizin bir tarafı daha böyle ev işi, çocuk bakımı gibi lojistik tarafta iş gücünü kullanmak isterken, diğer taraf dışarıda çalışmayı tercih ediyor olabilir. ya da bir tarafın zaten harcama şekli ve isteği diğer taraftan çok farklı olabilir ve bu iki taraf tarafından da kabul görülmüş bir unsur olabilir. Bütün bunları değerlendirince böyle birkaç farklı yöntem var. Ben size sayayım, siz kendi aranızda da bunları konuşabilir hale gelirsiniz böylece. Bir model %50-50 eşit paylaşım modeli. Bunun en güzel kısmı çok basit, takip etmesi kolay. Bütün harcamaların aşağı yukarı doğal olarak ikiye bölünmesi. Bunu şey gibi düşünmenizi isterim ama, her gelen hesabın ikiye bölünmesi, her ortak yapılan harcamanın ikiye bölünmesi gibi düşünmeniz gerekmiyor. Ama aşağı yukarı belli aralıklarla, o harcamaların neredeyse yarı yarıya paylaşıldığından iki tarafın da emin olması gibi düşünebilirsiniz.

Buradaki temel sorun, eğer gelir farkı büyükse bu adaletsiz hissettirebilir ve bir yandan da bu biraz daha samimiyetsiz de hissettirebilir. Yani konuşulmadan eğer buna geçildiyse biraz samimiyetsiz hissettirebiliyor. Bazı ilişkilerde gelire dayalı, gelirli orantılı bir harcama ya da bütçe yöntemi kullanılabiliyor. Burada tabii ki adalet algısı daha yüksek. Ben daha fazla para kazanıyorsam ben daha fazla koyuyorum ortaya. Ama bu da fazla hesap gerektirebiliyor.

Fazla hesabı gerektirebiliyor. Bu kötü bir şey mi? Şeffaf olmak kötü bir şey değil. Ama bunu sürdürebilen insanlar bunu yapmalı. Bunu sürdürmekte zorlanacaksanız bu işe girişmemelisiniz diye düşünüyorum. Hesabı sürdürmek de yine aynı şekilde bazen daha az kazanan insana biraz kendisini kötü hissettirebiliyor ya da daha fazla para kazanan insana kendisinden daha fazla para harcandığı için kullanılmış hissettirebiliyor. Bunların hepsi çok doğal, insani duyguları olduğu için ben rahat rahat anlatıyorum size. O yüzden böyle bir sistemdeyseniz de

mutlaka konuşmak lazım yani nasıl hissediyorsun bu durumla ilgili diye bir başka yine yöntem hibrit yöntem dediğimiz yani burada ortak kalemlerin hepsi ortak yani iki tarafında kazandığı paralar tek bir yerde toplanmış değil bütün ortak kalemler ama ortak bölünüyor ama kişisel kalemler kişisel harcamalar tamamen bireysel yapılıyor bu esnek bir sistem kolay sürdürülebilen bir sistem birçok sadece burada kuralların net olması lazım. Yani ortak harcamalara kim ne kadar koyuyor ve bu ne kadar sürülebiliyor? Bunun net tanımlanması lazım. Bir de bunun hayattaki diğer koşulları sürekli göz önünde bulundurması lazım. Çünkü işlerimiz batabiliyor, işten çıkartılabiliyoruz, iş arama sürecinde olabiliyoruz. Daha serbest bir çalışma düzenindeysek mesela işte freelance çalışıyorsak

daha az para kazandığımız dönemler olabiliyor. Bunların burada değerlendirilmesi lazım mutlaka. Bir başka yöntem ise tam havuz yöntemi dediğimiz. İki tarafında kazandığı bütün paranın tek bir havuzda birleştiği takım hissiyatının sürdürülmesi. Ama bu da özellikle özelliklik ihtiyacı olan, yani biraz daha ayrışık durmayı seven insanlar için zorlayıcı olabilir bir

2- Maalesef bu sistem özellikle erkek egemen kültürlerde kötüye kullanılabiliyor. Genellikle bu para erkeğin hesabında birikiyor ve erkek bir nevi bu paradan kadına harçlık veriyormuş gibi olabiliyor bu tarz ilişkilerde. Bu da çalışıp kendiniz parasını kazanın insana kötü hissettirebiliyor. O yüzden bunun da düzeni çok iyi bir şekilde kurulmalı. Mümkünse ortak bir hesapta biriktirmeli para. Her iki tarafta bu hesaba erişime sahip olmalı. Ve paranın nasıl değerlendirildiği ve nasıl harcandığı her iki taraf tarafından da bilinmeli ve karar verilmeli.

Şimdi burada hep şu çerçeveyi sürdürmemiz lazım, ne olursa olsun. Bir benim hesabım, yani benim kişisel harcamalarım, bir senin hesabın ve senin kişisel harcamaların, bir de bizim hesabımız. Yani bunun içerisinde kira olabilir, faturalar, market harcamaları, ortak hedefler için, işte ortak tatil için vesaire yapılan harcamalar. Ama eğer özellikle havuz sisteminde, ben diyelim ki kendim bir ayakkabıya ihtiyaç duyduğumu alacağım, karşımdaki insana bunun üzerinde çok ciddi bir söz sahibi olma ya da ondan izin almamı hissettirme gibi durumlara girerse, o zaman bu gerçekten sinir bozucu bir hale gelebiliyor. O yüzden işte bunu iyi yönetmek çok önemli. Bu arada şunu da söylemek istiyorum yani tabii ki deminden beri anlatıyorum da yani varsayalım ki biz ilişkiye iki tarafın da çalıştığı bir şekilde başladık ama ben artık çalışmıyorum türlü sebeplerle. Benim çalışmadığım noktada karşımdaki insan bana nasıl hissettiriyor?

Şimdi burada da şunu söylemek istiyorum. Bence para konusunda artık ilişkimiz oturduktan ve biz gerçekten bir çiftiz gibi hissettiğimiz andan itibaren para konusunda birbirimizi kötüye kullanmıyoruz ve biz bir takımız hissi çok önemli. Yani ben eşimin, partnerimin ne kadar para kazandığıyla veya benim paramın ne kadar kullanıyor olduğuyla ilgilenmeye başladığım anda buna benim param dediğimde veya partnerimin parası dediğim anda daha fazla problem oluşuyor. Buna bizim paramız, bizim bütçemiz, bizim kasamız olarak bakabilmek önemli. Buraya ne kadar para, kimin ne kadar para getirdiğinden bağımsız. Bir, ben bu bütçeyi kötüye kullanıyor muyum? Mesela karşımdakini zorlayacak, onun genel yargılarıyla hiç uyuşmayacak şeyler mi yapıyorum?

2. Karşımdaki insan mesela şu an çalışmıyorsa ve ben çalışıyorsam o benim çalışıyor olmamı kötüye kullanıyor mu yoksa hayır o da diğer türlü verebileceği şekilde bana destek olmaya mı çalışıyor? 3. Karşımdaki insan işsiz kaldığı dönemi nasıl kullanıyor? Yani kendisini geliştirmek için mi kullanıyor, iş aramak için mi kullanıyor yoksa

Dinlenmek için mi kullanıyor? Biz buna birlikte karar verebildik mi? Benim de buralarda fikrim soruluyor mu? İlla benim söylediğimin yapılması gerekmiyor ama ben kararın içerisinde bulunabiliyor muyum? Bir şekilde fikrimi belirtebiliyor muyum? Bunların hepsi aslında parayla ilişkimizi belirleyen unsurlar haline geliyor.

Burada bir şey daha söylemek istiyorum. Özellikle çiftlerin ortak bütçesi olduğu durumlarda şöyle bir şey belirlemek iyi bir fikir. Belli bir miktarın üzerinde bir harcama yapacağınızda burada konuşarak yapalım. Birbirimizden yani bir nevi çift imza gibi düşünün. Şirketlerde tek bir kişinin onayıyla değil de iki kişinin de onayı olsun da öyle yapılsın bu harcama gibi düşünelim. Bu tabii ki her çiftin gelir seviyesine bağlı olarak değişecek bir miktar. O yüzden ben şu anda hiçbir şey söylemiyorum. Kimi çift için bu 500 liradır, kimi çift için bu 50 bin liradır. Değişebilir. O yüzden burada böyle bir konuşma yapmak da çiftlerin bireysel harcamalarını daha rahat yapabilmelerini ve birbirlerine hesap verme, hesap sorma gibi rahatsız edici olabilecek unsurların biraz daha azaltılmasına yardımcı olabilir diye düşünüyorum.

Yine ortak yaşamda, ortak bütçede acil durum parası ayırmak, temel harcamalar için belli bir miktarın altını düşmesin dediğimiz bir para ayırmak, yine suçlulukla yapmadığımız harcamaların olabileceği küçük fonlar ayırmak iyi bir fikir. olarak kullanmadım. Miktar olarak kullandım. Tabii ki bu ekonomik düzende bu saydığım kalemleri rahat rahat ayırmanın mümkünü olmayabileceğini çok iyi anlıyorum. Ben ideal bir sistemi anlatıyorum. Şu anda birçoğumuz gerçekten günü bazen zor bitirebiliyoruz, ayı zor kapatabiliyoruz. Bütün bunların içerisinde keyfi harcamalara para ayırmak falan çok

Ütopik gelebilir kulağınıza, haklısınız da. Ama dediğim gibi, ben biraz daha ideal bir senaryoda bu nasıl yapılabilir de bunu anlatmaya çalışıyorum. Bir de dediğim gibi, parasal konuları nasıl daha rahat konuşabiliriz, daha rahat çözümleyebiliriz, bunu anlatmaya çalışıyorum. Bu hani x miktarının üzerine kadar kişi kendi başına karar verebilir ama ondan önce çift anay gerekir konusunu şuradan da konuşmak istiyorum. Bizim kültürümüzde aileden destek almak ya da aileye destek vermek gibi kavramlar da var aslında. Bunlar da çiftin mutlaka oturup konuşması gereken durumlar. Yani kimi aile için büyük aileden destek almak hiç kabul edilemez bir durum olabilir. Bu kişilik özelliklerimiz ve yetiştirme koşullarımızla belirlenebilecek bir şey. Varsayalım ki ben kendi ailemden arada sırada destek almaya açığım ama benim eşim bununla ilgili kendisini çok kötü hissediyor. Ben bunu ona rahatsız hissettirdiğini bile bile yapmaya devam ediyorsam bu ilişkimizde problemlere yol açabilir. Bunun üzerinde ikimizin de mutlaka onayı olmalı. Ben ailemden destek alıyor ama ondan bunu gizliyorsam bu da ilişkide önemli bir çatlak yaratır. Çünkü ben temelde eşime yalan söylüyorum ve yalan zaten hep söylediğimiz gibi ilişkileri temelden dinamitleyen bir unsur. O yüzden bu tip konuları eşimden gizleyerek yapmamam lazım. Yine ilişkilerde önemli başka bir problem benim eşime söylemeden biriktirdiğim ya da tuttuğum

Tırnak işaretçilerisinde gizli bir hesap. Bu aslında şunu gösteriyor. Ben karşımdaki insana güvenmiyorum. Karşımdaki insanın bir parayla ilişkisine güvenmiyorum. İki, karşımdaki insanın bana sağladığı alanda kendimi güvensiz hissediyorum. Eğer böyle şeyler yapmaya ihtiyacı duyuyorsanız, o zaman ilişkide başka problemler var demek oluyor bu. Ve bunlar üzerine mutlaka konuşulması, desteklenmesi lazım diye düşünüyorum.

Bir üçüncüsü de geniş aileye yardımda bulunmak. Tabii ki kendi kazandığımız para içerisinde ya da ailemizin ortak bütçesi içerisinde dönem olur, bizim başka insanlara destek olmak ihtiyacı hissettiğimiz yer gelir. Ama buna bireysel olarak karar verebilmek ortak bütçe içerisinde karşı tarafa bir saygısızlık olabilir. O yüzden burada da yine bir miktar belirlemek. Yani x miktarına kadar tabii ki bana sormadan sen bu harcamayı yapabilirsin. Ama bilmem ne kadarın üzerinde birlikte konuşup o anki durumumuza göre karar verebileceğimiz bir şey olmalı diyebiliyor olmamız lazım.

Konuyu kapatırken, aslında podcastı bitirirken arkadaşlar şunu söylemek istiyorum. Para çok hassas bir konu olsa da, birçok çiftin ayrılık sebeplerinin arasında finansal konular olsa da, ki ben bugün şeylere hiç girmedim, birbirimizin üzerine finansal şiddet uygulamak. Ya da kumar borcu yüzünden ailenin bütçesinin tamamen sıfırlanması. Ya da ailenin işte ortak biriktirdiği paranın alınıp bir yere konması sonucu ya da yanlış değerlendirilmeye çalışılması sonucu ailenin batması gibi böyle kötü senaryolara hiç girmedim.

Bu para nasıl yönetilmeli gibi bir konuya girdim. Ve bütün bu az önce saydığım durumların ve gerçek durumların olduğunun farkındayım. Ama işte şunu söylemek istiyorum. Para eğer üzerine birlikte konuşamadığınız bir konuysa, para eğer karşınızdaki insanın sizin üzerinizde kontrole sahip olmak için kullandığı bir unsursa, para eğer sizin harcarken sürekli suçluluk hissettiğiniz bir unsursa, karşınızdaki insanın harcamaları size hiç haber verilmeden yapılıyorsa ya da siz hiç haber vermeden yapıyorsanız dediğim gibi birbirinizden gizli hesaplar barındırıyorsunuz vs. Bu aslında ilişkinizde başka temel durumların, güven duygusunun eksik olduğunu işaret. O yüzden lütfen böyle yerlerde oturup konuşmayı ve aynı sayfada buluşmayı deneyelim. Zaten bunların konuşulmadığı ilişkiler daha da kötüleşmeye mahkum hale geliyor.

Umarım kafanızda bir tablo oluşturabilmişimdir. İşinize yarar bütün bunlar. Ve her zaman bu tip konulardaki sorularınızı gönderebilirsiniz. Ben yine biriktirip bir podcast'e bunlar hakkında konuşurum. Hepinize güzel bir pazar günü diliyorum. Görüşmek üzere.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)