Podcast

178-Canavar Anne: Shanda Vander Ark

Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

15 yaşındaki Timothy Vander Ark, Michigan’daki küçük bir kasabada ölmüştü. Annesi Shanda, onun sadece hasta olduğunu söylüyordu. Fakat evin içinde ortaya çıkan izler bambaşka bir gerçeği anlatacaktı.

Sunan: Sezgi Aksu

Hazırlayan: Şeyma Orak

Ses Tasarımı ve Kurgu: Ada Suay Tekdal

Yapımcı: Podbee Media



Canlandıranlar

Shanda: Gülşah Dim

Eric: Özgür Yılgür

Öğretmen: Aslı Candaş

Paul: Adar Yılmaz

Polis: Metin Bozkurt



Tüm bölümleri dinlemek ve daha fazlası için ⁠⁠⁠⁠⁠⁠podbeemedia.com⁠⁠⁠⁠⁠⁠'u ziyaret et! ------ Podbee Sunar ------- Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

2.342 kelime · ~12 dk okuma

Bıktım senden gerizekalı çocuk bıktım! Bundan sonra ben izin verene kadar sana yemek yok! Anladın mı? Bakalım açlığa ne kadar dayanacaksın?

Aptal! Paul! Yeter bunun bu kadar özgür kaldığı! Getir şu zinciri buraya!

Bugün size sıradan bir kadının geçmişten taşıdığı karanlıkla nasıl yavaş yavaş bir canavara dönüştüğünü ve bu dönüşümün kendi oğlunun nasıl hedef aldığını anlatacağım. Ne dersiniz? Shonda Vander Ark'ın tüyler ürperten anneliğini duymaya hazırsanız başlayalım mı? Michigan'ın batısındaki Muskegon kasabasında yaşayan Vander Ark ailesinin evi, açık renk boyalı duvarları, sokağa bakan küçük pencereleri ve mevsimlik çiçeklerle çevrili bahçesiyle dikkat çekmeyen sıradan bir banlıyor evi gibi görünüyordu.

Transkriptin tamamını oku

Ama bu sessizliğin içinde tanımlanması güç bir tuhaflık vardı. Komşular bu evin kapılarının nadiren açıldığını, perdelerinin ise çoğu zaman kapalı kaldığını fark etmişti. İçeriden ne bir kahkaha ne de tartışma sesi gelirdi. Yıllar boyunca bu evin etrafını saran sessizlik hiç değişmemişti.

Başlarda bu çok dikkat çekiyor, bu sessiz ev meraklı komşuların hedefi oluyordu. Bazıları ise Vander Ark ailesinin evinden ürker, orayla çok fazla ilgilenmezlerdi. Fakat yıllar geçtikçe gerçekler de ortaya çıkmaya başladı. Vander Ark ailesi oldukça zorlu bir hayat yaşıyordu.

Anne Shanda ile baba Eric boşanmış, aile dağılmıştı. Ayrıca evin küçük oğlu Timothy özel gereksinimli bir çocuktu. Onun bakımı hem maddi hem de manevi olarak anne Shanda'yı oldukça yıpratmış, aile kendi sıkıntılarıyla uğraşırken dış dünyayla iletişim kuramamıştı. Dışarıdan bakıldığında ürkütücü gözüken bu sessizliğe artık tüm mahalleli hak veriyordu.

Fakat 6 Temmuz 2022 sabahı bu evden korkunç bir feryat yükselecekti. Telaş içinde 911'i arayan anne Shanda Vander Ark, oğlunun nefes almadığını söylüyordu. Shanda'nın sesi titriyor, kelimeleri birbirine karıştırıyor, güçlükle nefes alıyordu. Günlerdir oğlunun yemek yemeyi reddettiğini ve bu nedenle de bir anda kötüleştiğini, bilincini kaybettiğini anlattı.

Operatör ona kalp masajı yapmasını söylemişti. Şan da bir yandan oğluna kalp masajı yaparken, diğer yandan da operatörün dediği gibi sakin kalmaya çalışıyordu. Nihayet sağlık görevlileri kapıya vardığındaysa, Şan da garip bir sakinlikle kapıyı açtı. Kapı aralandığında evin içinden yayılan hava sabahın sessizliğine rağmen boğucu, kapı aralığından görünen manzara oldukça karanlık ve ürkütücüydü.

Eve tuhaf bir koku hakimdi. Sağlık görevlileri zor durumda olan çocuğu kurtarmak için tedirginlikle de olsa eve girdiler. Shanda'nın sakinliği ve evin korku filmlerindekileri aratmayan hali onlara kendilerini kötü hissettirmişti. Bir an önce çocuğa ulaşmayı ve yalnızca ona yardım etmeyi düşünüyorlardı.

Evin karanlığında sessizce ilerlediler. Fakat yetişememişlerdi. Timothy VanderArk çoktan ölmüştü. Yapılan incelemenin ardından Timothy'nin açlıktan ve soğuğa bağlı hipotermiden dolayı hayatını kaybettiği anlaşıldı.

Polisle iletişime geçen hastane görevlileri, küçük çocuğa ait cansız bedenin zayıflığından ve uzun süredir devam eden sistematik bir kötü muamelenin göstergesi olan işkence izlerinden bahsettiler ve o evde yaşananların geçici bir ihmalden daha fazlasına işaret ettiğini anlattılar. Polis için bu olaydaki ilk ve en güçlü şüpheli, anne Shanda Van Der Ark'tı. Dolayısıyla yetkililer ilk olarak kadını araştırmakla işe başlayacaktı. Shanda Vander Ark çok zor bir çocukluk ve gençlik geçirmiş, hayatı hiçbir zaman tam olarak düzene girmemişti.

Yaşadığı travmalar bitmek bilmiyor, artık Shanda yaşamayı adeta bir eziyet olarak görüyordu. Shanda ve iki kız kardeşi anneleriyle birlikte büyümüş, acılar ilk olarak burada başlamıştı. Shanda'nın annesinin dengesizlikleri çekilmez bir noktadaydı. Bir an gülerek sohbet ederken, birkaç dakika sonra aniden bağırmaya başlardı.

Şiddet ise bu ev için son derece sıradan bir şey haline gelmişti. Açıklıklar, hakaretler, dayak ve ağlama sesleri hepsi günlük hayatlarının bir parçasıydı. Hayatlarının yönünü değiştiren o olaysa hiç beklenmedik bir anda yaşanmıştı. Günden güne kendini kaybeden Shanda'nın annesi bir gün ansızın kendi annesini öldürmeye teşebbüs etti.

Shanda ve kardeşlerini dehşete düşüren bu olay akabinde anneleri tutuklanarak hapse gönderildi. Artık başlarında bir ebeveyn bulunmayan Shanda ve kardeşleri devlet yurduna alınmıştı. Bu haber pek çokları için korkunç olsa da Shanda ve kardeşleri için umut dolu bir gelişmeydi. Zira o evde yaşadıkları korkunç günlerden ve sürekli döven annelerinden kurtuldukları için kendilerini şanslı hissediyor, yurda gitmeyi dört gözle bekliyorlardı.

Fakat hiçbir şey hayal ettikleri gibi olmayacaktı. Yurtta geçirdikleri yıllar evdekileri aratır olmuştu. Shanda ve kardeşleri her gün dövülüyor, susturuluyor, korkuyla büyüyorlardı. Umutları bir kez daha boşa çıkmış, Shanda ve kardeşleri travmalarına travma eklemişti.

Yıllar sonra anneleri cezasını tamamlayıp dışarı çıktığında Shanda büyümüş, genç bir kız olmuştu. Artık annesinden korkmuyor, kendini ona karşı savunabileceğini düşünüyordu. Bu sebeple annesinin yanına geri döndü. Fakat Shanda, üvey babasını hiç hesaba katmamıştı.

Shanda aradığı sıcak ve güvenli aile ortamını yine bulamamıştı. Yine çok ağır ve farklı travmalar onu bekliyordu. Annesi ve annesinin yeni eşiyle geçirdikleri birkaç günün ardından adamın gerçek yüzü ortaya çıktı. Üvey babası Shanda'ya cinsel tacizlerde bulunmaya başlamış, annesi ölene kadar da hiç durmamıştı.

Shanda'nın annesi vefat edince baş başa kalan bu ikilinin arasındaki ilişki şekil değiştirmeye başladı. Aralarındaki bu yakınlaşmaların bir ilişki olduğunu iddia ediyorlardı. Aslında Shang da bir yandan istismara uğruyor, diğer yandan da onu istismar eden kişiye sığınıyordu. Bu çarpık ilişki bir süre böyle devam etti.

Fakat Shanda 20 yaşına geldiğinde bu ilişkiye bir son vermeye karar verdi. Kendisine yeni bir yol çizmeli, artık huzur bulmalıydı. Tüm gücünü toplayarak bu adamı hayatından çıkardı ve bu kararından kısa bir süre sonra da karşısına Eric çıktı. Shanda hayatında ilk defa gerçekten sevdiğini ve sevildiğini hissediyordu.

Bu onun için oldukça yeni bir duyguydu. Artık karanlık geçmişine bir sünger çekmişti. Bundan sonra o da mutlu olabilirdi. Fakat yine olmadı.

Sean da acı ve hatalarla dolu geçmişini geride bırakmak yerine çocuklukta öğrendiği kalıpları yeni hayatına taşıyacaktı. Shanda ve Eric ilk bakışta sıradan bir aile hayatı kurmuş gibiydiler. Kısa aralıklarla dört çocukları olmuş, Eric ve Shanda kendilerini büyük bir ailenin içinde bulmuştu. Ama aslında Eric de Shanda da ebeveyn olmak istemiyorlardı.

Bu yüzden çocuklarıyla neredeyse hiç ilgilenmiyorlardı. Fakat bu, onları yeni bir çocuk yapmaktan da alıkoymadı. En küçük çocukları Timothy'nin özel gereksinimli olarak dünyaya gelmesi, zaten pamuk ipliğine bağlı olan her şeyi bir anda alaşağı etti. Evlilikten de aile olmaktan da sıkılan Shanda ve Eric boşanmaya karar verdi.

Çocukların velayeti ise anneye verilmişti. Shanda boşandıktan sonra da ilgisiz bir anne olmaya devam etti. Evde kurallar yerine korku iklimi hakimdi. Shanda günden güne artan kuralları ve sertleşen davranışlarıyla çocuklara adeta bir kampta gibi hissettiriyordu.

Daha sonra bu durumu destekler gibi evin içine güvenlik kameraları yerleştirdi. Her odada gözetim vardı. Çocuklar sürekli izleniyordu. Ev zamanla bir yuva olmaktan çıkıp duvarları arasında sessiz bir kontrol sisteminin kurulduğu cezaevi gibi bir yere dönüşmüştü.

Zaman geçtikçe bunlar da Shanda'ya yetersiz gelmeye başladı. Canı sıkıldıkça çocuklarla uğraşıyor, adeta onları istismar ederek kendine eğlence çıkarıyordu. Çocukların eğitimden uzak kaldıkları yetkililer tarafından anlaşılınca evdeki dehşet verici durum ortaya çıktı. Çocukların velayeti oldukça hızlı bir biçimde anneden alınarak babaya verildi.

Shanda ise bir daha onları asla göremeyecek, üzerlerinde söz sahibi olamayacaktı. Çocuklar babaları Eric'in yanına taşındılar. Fakat Eric de onları istemiyordu. Kendi hayatını kurmuştu ve yeni bir ilişkisi vardı.

Yine de bu karara sesini çıkarmadı ve çocukların eve yerleşmesine izin verdi. Bu değişim çocukların hayatında çok da büyük fark yaratmamıştı. Çünkü bu evde de ilgisiz ebeveynler, ihmalkar davranışlar ve kimi zaman şiddetle karşı karşıyaydılar. Özellikle Timothy kendi ihtiyaçlarını gidermekte dahi zorlanıyordu.

Timothy okula başlayınca bu durum öğretmenlerinin dikkatini çekti. Zira Timothy okula her zaman kirli kıyafetlerle geliyor, etrafına çok ağır bir koku yayıyordu. Karnı da sürekli açtı. Şimdi burada kısa bir ara verelim.

Ardından kaldığımız yerden dosyamıza devam edeceğiz. Öğretmenleri Timothy'nin bu sıkıntılı durumunun devam ettiğini ve bir türlü sona ermediğini görünce sebebini merak ederek babaları er iki aramaya karar verdiler. Merhaba Bay Wanderark. Ben Timothy'nin öğretmeniyim.

Sizinle konuşmak istediğim bir konu var da. Şey, Timothy okula her gün kirli kıyafetlerle geliyor. Sanırım hiç banyoda yapmıyor. Yani biz burada yardımcı olmaya çalışıyoruz ama yine de... Acaba evde bilmemiz gereken bir konu,

bir durum var mı? Yani... Yardımcı olabilir miyiz diye sormak istedim. Çok teşekkür ederim ilginiz için.

Ya biz onunla gayet yakından ilgileniyoruz aslında. Banyosunu yapıyor, kıyafetleri de yıkanıyor. Ama hep kirli kıyafetlerini giyerek uyumak istiyor işte. Biz de bir şey diyemiyoruz tabii, biliyorsunuz durumu.

Büyük bir ihmalkarlıktan korkan öğretmen için bu cevap oldukça iç rahatlatıcı olmuştu. Ama bilmediği bir şey vardı. O da Eric'in tamamen yalan söylediğiydi. Üstelik tek sorun bu yalan da değildi.

Timothy evde hem fiziksel hem de cinsel şiddete maruz kalıyordu. Bu istismarım merkezindeyse en büyük abisi Paul vardı. Aslında o da çocukluğundan beri şiddet gören bir gençti. Fakat o kardeşini anlamak yerine ona eziyet etmeyi seçmiş, bu travmalar onda bu şekilde kendini göstermişti.

Paul nihayet 18 yaşına girdiğinde babasının evindeki kötü muameleye daha fazla dayanamayacağını söyleyerek, annesi Shanda'nın evine dönmeye karar verdi. Paul'un evden ayrılmasını fırsat bilen Eric, Shanda'yı arayarak Timothy'yle daha fazla ilgilenemeyeceğini, bundan sonra ona da Shanda'nın bakması gerektiğini söyledi. Dışarıdan bakıldığında bu, bir çocuğun annesine kavuşma anıydı. Fakat Timothy için sayısız felaketin başlangıcı olacaktı.

Shanda'nın evinde Paul ve Timothy'nin tanımadığı bir adam vardı. Bu adam Shanda'nın yeni eşi Adam'dı. Çocuklar ilk başta bu adamdan korksa da kısa süre sonra korkmaları gereken asıl kişinin o olmadığını anladılar. Zira Adam onlara kötü davranmıyordu.

Fakat Sean da hiç değişmemişti. Hala ilgisiz ve kötü bir anneydi. Üstelik Timothy'nin tek mücadele ettiği kişi annesi de değildi. Abisi Paul sürekli olarak fiziksel şiddet uyguluyor, çocuğa adeta eziyet ediyordu.

Bir süre sonra Paul bu işkence seanslarına annesini de dahil etmeye karar verdi. Shanda'ya sürekli Timothy'yi şikayet ediyor, küçük ve yardıma muhtaç bu çocuğa karşı annesini de dolduruyordu. Shanda ise yoldan çıkmaya dünden hazırdı. Aradığı bahaneyi ise Paul sayesinde bulmuştu.

Ona göre Timothy'nin yaptığı yaramazlıklar kayıtsız kalınabilecek şeyler değildi ve küçük çocuğun kesinlikle cezalandırılması gerekiyordu. Shonda Timothy'yi aç bırakmaya başladı. Bazen uyumasına bile izin vermiyor, zaman zaman ellerini ve ayaklarını bağlayarak onu hareketsiz bırakıyordu. Fakat tüm bunları Adam'dan gizli yapması gerekiyordu.

Zira Shonda Adam'dan çekiniyor ve onun bunlardan haberi olmasını istemiyordu. Fakat bu çekincesi o kadar da uzun sürmeyecekti. Kısa bir süre sonra Adam'ın iş için Florida'ya taşınması üzerine Chanda ve Paul aradıkları özgürlüğe kavuştu. Artık onları durduracak hiçbir şey kalmamıştı.

Shanda ve Paul işkencelerine Timothy'nin yatağını elinden alarak başladılar. Sonrasında çocuğu evin deposuna indirdiler. Yerdeki mavi çöp poşetse Timothy'nin yeni yatağıydı. Bu kadarla bitmiyordu.

Shanda Timothy'nin yemek yemesini yasakladı. Mutfaktaki tüm dolaplara, buzdolabına kilit taktı. Timothy kendisinden habersiz tek bir lokma bile yiyemeyecekti. Bu, başta Shanda'ya zevk verse de bir süre sonra yeterli gelmemeye başladı.

Küçük çocuk için yeni bir eziyet bulmalıydı. Shanda ve Paul, Timothy'yi öldürmeyecek ama ona acı çektirecek yeni işkence yöntemleri araştırmaya başladılar. Mesela Timothy'yi buzla dolu küvete oturtup onun titremesini izlemek anne oğula zevk veriyordu. Bu, onların Timothy'ye yaptığı sayısız kötülükten sadece biriydi.

Daha da ileri giden Sean da eve bazı kelepçeler ve sensörler aldı. Bunlarla Timothy'nin ellerini bağlıyordu. Ayrıca odaya yerleştirdiği sensörler sayesinde çocuk hareket ettiği an yüksek bir alarm sesine maruz bırakarak korkmasını ve hareket edememesini sağlıyordu. Ses hassasiyeti olan Timothy için buna dayanmak çok zordu.

Ama bu Shanda ve Paul'un umurunda değildi. Aksine çocuğun rahatsız olması onlara daha büyük bir zevk veriyordu. Bir süre sonra kendilerine yeni bir eğlence buldular. Bir internet sitesinden dünyanın en acı sosunu sipariş etmişlerdi.

Yemek yemesi yasak olan Timothy sadece bununla beslenebilirdi. Shanda küçük bir ekmek dilimini bu sosa tamamen batırıyor ve Timothy'ye yediriyordu. Tadı o kadar acıydı ki Timothy dayanamıyordu ama yememe gibi bir şansı yoktu. Zira yemeği reddettiği zaman bu kez cezası olarak Paul sosu küçük çocuğun ağzına döküyordu.

Bu sırada Shanda gündüzleri bir hukuk bürosunda çalışıyordu. Fakat iş yerindeyken bile kameralar sayesinde Timothy'yi izliyor, Paul'a direktifler vererek yeni cezalar üretiyordu. Anne, Timothy bir türlü uyanmıyor. Buzdolu küpete sok da görsün gününü.

Yaptım ama hala tepki yok. O zaman şöyle yap. Buzlukta pizza var. Onu ısıtıp burnunun dibine götür.

Eminim uyanacak kokusuna. Ama bir lokma bile vermeyeceksin, duydun mu? Asla yemeyecek. Gerisine ben gelince bakarız.

Paul, Shanda'nın dediklerini yapmış ve annesi haklı çıkmıştı. Timothy'nin pizzaya uzanırken gözlerinde bir anlığına parlayan ışık, Paul'un tabakla banyodan çıkışıyla birlikte sönüp gitmişti. Sean da o gün ancak 9. saatin sonunda Timothy'nin küvetten çıkmasına izin verdi.

Bu sırada soğuktan ve açlıktan baygın halde olan Timothy, bodrum katına indirildiği gibi uyumuştu. Fakat ertesi gün bir daha uyanamayacaktı. Sabah annesi işe gittikten sonra kardeşini uyandırması gereken Paul, odaya girdiğinde Timothy'nin nefes almadığını fark etti. Paul korkuyla ambulans çağırmak istediğini söylese de Shanda'nın cevabı oldukça soğuk ve keskin bir hayır olmuştu.

Paul'un aramasından sonra işten koşarak eve gelen Shanda, Timothy'nin gerçekten de nefes almadığını gördü. Aslında Shanda da ambulansı araması gerektiğini biliyordu. Ama eğer görevliler Timothy'yi böyle yerde bir poşetin üstünde yatarken görürse kendisinden şüphelenebilirdi. O yüzden bir plan yaptı.

Önce Timothy'ye güzel kıyafetler giydireceklerdi. Ama Timothy o kadar zayıflamıştı ki pantolonlar üzerine olmuyordu. Bir kemerle bu sorunu hızlıca çözdükten sonra Timothy'yi Paul'un yatağına taşıdılar. Bu 20 dakika süren hazırlığın ardından Sean da sonunda ambulansı aradı.

Fakat o sırada Timothy çoktan ölmüştü. Sağlık ekipleri fark ettikleri detayları polisle paylaşmış, bunun üzerine Shanda ve Paul hakkında soruşturma başlatılmıştı. Timothy'nin otopsi raporunda yazılanlar ve evden çıkan suç unsurları sonucunda her şey net görünüyordu. Fakat Shanda tüm suçlamaları reddediyor ve sürekli ağlıyordu.

Bana bak, her şeyi anlat artık. Timothy'ye ne yaptın? Ben bir şey yapmadım. Yemin ederim.

O zaten çok hastaydı. Yeter. İtiraf et. Çocuk öldü.

Anlıyor musun? Öldü. Sizin işkenceleriniz yüzünden öldü çocuk. Ben onu gerçekten incitmedim.

Sadece biraz eğleniyorduk. Başka hiçbir şey olmadı. Shanda'nın daha fazla kaçacak yeri kalmamıştı. Çünkü son olarak evdeki kamera sisteminden görüntüler de Paul'un annesinden direktif aldığı sesler de ortaya çıkmıştı.

Shanda cinayet suçlamasıyla yargılandı. Savcılık, Timothy'nin ölümünün ihmalin değil, sistematik bir eziyetin son halkası olduğunu vurguladı. Jüri kısa bir değerlendirme sürecinin ardından kararını verdi ve Sean da müebbet hapse mahkum edildi. Paul da suça iştirak ettiği gerekçesiyle yargılandı.

İtirafları hafifletici sebep sayılsa da Paul da birinci derece çocuk istismarı suçunu kabul etti ve 2024 yılı Şubat ayında mahkeme tarafından 30 ila 100 yıl arasında hapis cezasına çarptırıldı. Bu dava yalnızca bir cinayeti değil, üç kuşak boyunca süre gelen şiddet ve ihmalin sessiz tanıklarını da mahkeme salonuna taşıdı. Timothy'nin ölümü kırık bir zincirin son halkasıydı. Hayatı boyunca hiçbir yerde gerçekten güvende olamadı.

Ne annesinin yanında, ne babasının evinde, ne de sistemin koruması altında. Her gün görünmeyen yaralar ve ihmalin gölgesiyle büyüdü. Shanda'nın geçmişi ise karanlık ve çarpık bir çocuklukla örülüydü. İstismar, ihmal ve travma hayatının her köşesine sinmişti.

Ama geçmişin acısı onun sebep olduğu dehşeti haklı çıkaramaz. Shanda bilinçli bir kararlılıkla büyük bir öfkeyi bir başkasının hayatına yöneltti ve Timothy'nin yaşamına son verdi. Bu dava bize ne kadar karanlık bir geçmişimiz olursa olsun, atacağımız adımların, vereceğimiz kararların sorumluluğunun tamamen bize ait olduğunu tekrardan gösterdi. Evet, bu haftanın karanlık dosyasının sonuna geldik.

Bir sonraki dosyada görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın. Allah'a emanet olun.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)