
2.041 kelime · ~10 dk okuma
Sence de bu kadar değil mi? Tanışmamız mı? İki yaralı ruh olarak birbirimizi bulmamız, birbirimizi ilgileştirmemiz... Bilmem.
Belki de. Hep yanında olacağımı biliyorsun değil mi? Bundan sonra seni hiç yalnız bırakmayacağım. Düştüğünde ben kaldıracağım.
Hiç ayrılmayacağız. Hiç. Bunu başkalarına da söylemişsindir. Başkaları mı?
Onları hatırlamıyorum bile. Ben Sezgi Aksu, burası Karanlık Dosyalar. Bugün sizlere Tinder'da başlayan bir aşk hikayesinin nasıl ölümcül bir eşleşmeye dönüştüğünü anlatacağım. Bu korkunç stalkerlık olayının perde arkasını dinlemeye hazırsanız, başlayalım mı?
Molly McLaren, 26 Haziran 1994'te İngiltere'nin güneyindeki Kent bölgesinde dünyaya geldi. Anne ve babası Joanne ile Douglas McLaren, onu sevgiyle büyüttüler. Ne var ki Molly genç yaşlarda anksiyete ve bulimiyayla zorlu bir mücadeleye girişti. Yıllarca hem kendisi hem de ailesi yaşadığı bu zorlukların üstesinden gelmek için yoğun çaba gösterdiler.
Gerçekten de Molly, Azmi ve kendine inancı sayesinde bu rahatsızlığın üstesinden gelmeyi başarmıştı. Kendi deneyiminin ardından öz sevgi, kabullenme ve hayata pozitif bakabilmek için başkalarını teşvik etmeye tutkuyla bağlandı. 2015 yılında 21 yaşındayken artık yeni bir sayfa açmaya hazırdı. University of Kent'te egzersiz, spor ve rehabilitasyon bilimleri üzerine lisans eğitimine başladı.
Bir dönem geri kaldığı öğrencilik hayatını şimdi dolu dolu yaşıyor, topluluklara ve spor kulüplerine katılıyordu. Arkadaşlarıyla düzenli olarak dışarı çıkmanın yanı sıra bir fitness blogu da açmıştı. Burada motivasyonel sözler ve başkalarına ilham olması için antrenman videoları paylaşıyordu. Yani sosyal medyada oldukça aktifti.
2016 yılına gelindiğinde Molly, hayatına birini kabul etmeye hazır hissediyordu. Popüler bir uygulama olan Tinder'ı indirdi ve çok geçmeden burada 26 yaşındaki Joshua Stimpson'la eşleşti. Stimpson, kısa süre önce Molly'nin yaşadığı yere yalnızca 11 kilometre uzaklıktaki Rochester yakınlarında bulunan Woodham'a taşınmıştı. Molly, Joshua'nın onu anladığını hissediyordu.
Anksiyete gerçek bir bela ama onu yenmeyi başardım. Tıpkı senin gibi. Birbirimize benziyoruz bence. Hayat bizi zorluklarla sınadı ama ikimiz de vazgeçmek için fazla güçlüydük.
Joshua da tıpkı Molly gibi mental sorunlarla mücadele etmişti. Anne ve babasının boşanmasının ardından ilk kez bir ruh sağlığı uzmanına yönlendirildiğinde henüz 12 yaşındaydı. Babası velayet hakkını tamamen alınca Joshua, annesi tarafından terk edilmiş gibi hissetmiş ancak depresyonu için önerilen psikolojik danışmanlığı reddetmişti. Molly ve Joshua kısa sürede düzenli olarak konuşmaya başladılar.
Joshua Molly'ye kaygı ve depresyonla olan mücadelesinden bahsetti. Ayrıca kendisine bipolar bozukluk tanısı konulduğunu da söyledi. 2016 yılının Kasım ayında neredeyse 4 ay boyunca konuştuktan sonra ilk kez yüz yüze görüştüler. Bu buluşmanın ardından ilişkileri hızla ilerledi ve birlikte daha çok vakit geçirdikçe Molly ona aşık olmaya başladığını fark etti.
Kalbini hızla attıran bu yeni duyguyu arkadaşlarıyla da paylaşmıştı. Ancak Molly'nin arkadaşları bu genç adamla tanıştıklarında ona karşı aynı sempatiyi duyamadılar. Tavırlarında kendilerini huzursuz hissetmelerine sebep olan bir soğukluk vardı. Onlarla herhangi bir şekilde sohbet sürdürmüyor, ortamla bağlantısı yokmuş gibi davranıyordu.
Ayrıca hiç arkadaşı yoktu sanki. Molly, Joshua'nın hayatındaki tek insandı. Aşkın büyüsüne kapılmış olan Molly'nin bilmediği şey ise Joshua'nın aslında dürüst olmadığıydı. Bipolar teşhisi aldığı konusunda yalan söylemişti.
Bu durumu Molly'den ilgi ve sempati kazanmak için kullanıyordu. Üstelik ruhsal sağlığı üzerinden kontrol kurma işi bununla da sınırlı değildi. Molly, arkadaşlarıyla buluşacak olduğunda Joshua aniden depresif bir dönemden geçtiğini iddia ediyor ve planlarını iptal etmesini sağlıyordu. Molly nereye gitse Joshua da mutlaka eşlik etmek istiyordu.
Molly'nin geçmişte yaşadığı sorunları sürekli yanında olmasının bahanesi olarak kullanıyor, ona destek olması gerektiğini söylüyordu. Kısa süre sonra sırf bu sebeple işinden bile çıkmıştı. Bu baskı dayanılmaz hale geldiğinde Molly, Sonunda Joshua'dan ayrıldı. Fakat onun geçmişini ve önceki ilişkilerini bilmediği için ayrılığın sandığı kadar kolay olmayacağından habersizdi.
Joshua çılgına dönmüştü. Joshua bitmek bilmeyen ısrar ve manipülasyonlarıyla Molly'yi ilişkilerindeki sorunların kendi hatası olduğuna inandırmayı başarmıştı. Bu suçlamalar ve duygusal baskı karşısında yıpranan Molly, onu yeniden hayatına aldı. Bir süreliğine her şey yoluna girmiş gibiydi.
Joshua yeni bir işe başlamıştı. Kontrolcü kişiliğini dizginlemeye çalışıyordu. Ama çok geçmeden aynı eski sorunlar yeniden gün yüzüne çıktı. Joshua yalnız kaldığı anlarda delirmeyi ve Molly'nin her hareketine müdahale etmeyi sürdürüyordu.
Ondan ayrılması için dil döken ailesine hak veren Molly, yine de sevgilisinin son bir şansı hak ettiğine inanıyordu. Çift, Tenerife'de bir tatil planlamıştı ve Molly ailesinin uyarılarına rağmen bu yolculuğun aralarındaki sorunları çözebileceğini söylüyordu. Fakat tatilin daha ilk gününde pişmanlıkla ailesine mesaj atmaya başlamıştı bile. Eve döndüklerinde annesine Joshua'ya karşı hiçbir şey hissetmediğini itiraf etti.
Tek istediği doğru zamanı bulup onunla iyi bir şekilde vedalaşmaktı. O doğru zaman 17 Haziran 2017'de geldi. Molly 23. yaş gününü kutlamak için arkadaşlarıyla dışarı çıkmayı planlamıştı.
Günlerdir Joshua'yla mesaj üzerinden tartışıyorlardı. Ama o gece için kavgaları ara verip birlikte eğlenmek istediler. Ne var ki Joshua'nın bilindik karanlık ruh haline bürünmesi uzun sürmemişti. Biraz şuraya gelir misin?
Ne oldu bir şey mi var? Şu üniversite arkadaşın. Bakışları hoşuma gitmiyor. Ryan mı?
Kimse kim. Piçin teki belli. Ne alakası var? Sevgilisi de burada zaten.
Bilmesek böyle tiplere. Nereden biliyorsun? Kendinden mi? Bak.
Bırak. Benim sınırlarımı zorlama Molly. Sen öyle millete güldükler saçamazsın. Ya şurada edebinle düzgün kutlarsın doğum gününü ya da... Ya da ne?
Hı? Ne olur. Senden ayrıldım ben hatırlarsan. Sana bir şans verdim ve onun da içini etmeyi başardım.
Bitti. Ne? Bitti! Ne bakıyorsunuz lan?
Sevinsenize işte. İstediğiniz oldu. Benimle işi bitti. O an yüzünde beliren öfke, Molly'nin arkadaşlarının hafızasına kazınmıştı.
Agresif tavırlarına rağmen daha önce hiç görmedikleri bu vahşi yüz, Joshua'nın karanlık doğasının sadece küçük bir yansımasıydı. Molly ve ailesi için kabus daha yeni başlıyordu. Joshua bu kez yalvarmayı bırakıp saldırganlaşmaya başlamıştı. Sosyal medyayı bir silah gibi kullanmaya girişti.
Molly'yi küçük düşürmek için ona uyuşturucu bağımlısı olduğu yönünde iftiralar attı. Özel mesajlarının ve konuşmalarının ekran görüntülerini paylaşıyor, üstelik bunlara Molly'nin tanıdıklarını ve akrabalarını etiketliyordu. Molly kendi hesabından Joshua'yı çoktan engellemişti. Bu mesajlardan ancak kuzeni arayıp durumu anlattığında haberi oldu.
Okuduklarına inanamadı, dehşete düşmüştü. Joshua açık şekilde onun bir kokainman olduğunu iddia ediyordu. Mesajların dili de korkutucu derecede düşmanca ve intikam almak ister cinstendi. 22 Haziran günü Molly ve annesi tüm mesajları ve sosyal medya paylaşımlarını yazıcıdan bastırıp North Kent karakoluna götürdüler.
Dosyaları inceleyen polis memuru Philpott, Molly ve annesinin yanında Joshua'yı hoparlörden aradı. Joshua'ya bu tacizkar davranışlara son vermesi gerektiğini, aksi halde hakkında işlem başlatılacağını söyledi. Zararlı içerikleri derhal kaldırmasını emretti. Ben yanlış bir şey yapmadım.
Ama eğer öyle düşünüyorsanız daha fazlası gelecek." Bu tehditkar cümlelere rağmen hazırlanan polis raporunda Joshua'nın davranışlarının yasal anlamda taciz kapsamına girmediği, dolayısıyla suç teşkil etmediği yazıyordu. Ertesi gün Joshua bu kez kendi şikayetiyle karakola geldi. Molly'nin onun hakkında dedikodular yaydığını, bunun da hem itibarına hem de kariyerine zarar verdiğini iddia etti.
North Kent polisi bir kez daha Joshua'yı uyardı. Molly ile tüm iletişimini kesmeli ve hakaret dolu paylaşımlarını kaldırmalıydı. Bu süreçte Molly, Joshua'nın ne kadar tehlikeli olabileceğini yeni fark ediyordu. Artık ondan gerçekten korkmaya başlamıştı.
Ailesi güvenlik sebebiyle Joshua'nın fotoğraflarını komşulara dağıttı. Ona ait bir iz gördüklerinde haber vermelerini istediler. Şimdi dosyamıza kısa bir ara verelim. Dönüşte kaldığımız yerden devam edeceğiz.
27 Haziran'da Molly, polisten son bir telefon aldı. Bu kez haberler iyiydi. Joshua saldırgan paylaşımlarını silmişti. Fakat gerekçesi garipti.
Müşterilerinin bu paylaşımları görmesini istemediği için sildiğini söylüyordu. Kimsenin bilmediği şey, bir hafta önce Joshua'nın birkaç hırdavatçıya uğrayıp birinden bıçak, diğerinden kazma satın aldığıydı. İkisini de arabasına saklamıştı. Ayrıca Molly'nin onu tüm sosyal medya hesaplarından engellemiş olmasına da bir çözüm bulmuştu.
Tinder'da eşleştiği bir kadınla irtibatını sürdürmüş, onu Molly ile sosyal medyada arkadaş olmaya ikna etmişti. Görevlendirdiği bu kişi Molly'nin paylaşımlarını ona aktarıyordu. 29 Haziran 2017 sabahı saat 10'da Molly her zamanki gibi Chatham Dockside spor salonundaydı. Kişisel antrenörüyle çalışmak için neredeyse her gün buraya geliyordu.
O sabah salon boştu, minderini yere serdi ve egzersizlerine başladı. Dakikalar sonra Joshua spor salonuna girdi. Hızla merdivenlerden çıkıp açık kapıya yöneldi, içeri göz attı. Molly'i görünce geri döner gibi yaptı fakat kısa bir duraklamanın ardından bu kez kararlı bir şekilde tekrar döndü.
Molly tanıdık bir yüz gördüğünde antrenmanın tam ortasındaydı. Joshua bir mat alıp hiçbir şey olmamış gibi Molly'nin hemen yanına serdi. Esneme hareketlerine başladı. Sen ne yaptığını sanıyorsun ya?
Ne işin var burada? Sana ne? Yoksa hala benimle mi ilgileniyorsun? Sen gerçekten inanılmaz birisin.
Vazgeçmiyorsun değil mi? Spor yaparken sana mı soracağım? Molly öfkeyle odadan çıkıp spor salonunun başka bir bölümüne geçti. Orada telaşla ailesine mesajlar attı ve ardından annesini aradı.
Annesi oradan derhal ayrılmasını ve eve gelmesini söyledi. Arabayı dikkatli kullanması ve asla yalnız kalmaması konusunda da uyardı. Saat 11'e gelindiğinde Molly, Joshua'nın spor salonundan ayrıldığını düşündü. Etrafta görünmüyordu.
Bunun üzerine dikkatlice eşyalarını topladı. Diken üstünde yürüyerek ve her köşeyi kontrol ederek arabasına doğru yürüdü. Joshua gerçekten de spor salonunu terk etmişti. Ama aslında otoparktan ayrılmamıştı.
Arabasıyla etrafta turluyor, Molly'nin çıkmasını bekliyordu. Molly arabasına binerken, elinde bir bıçakla ona doğru yürüyen Joshua'yı fark etmedi. Her şey çok hızlı gelişmişti. Tam motoru çalıştıracağı sırada sürücü kapısı bir anda açıldı.
Molly daha kendini savunmaya fırsat bulamadan bıçak darbeleri inmeye başladı. Joshua onun hayatta olmadığından emin olana dek durmadı. Bunun için özellikle vahşice boğazını hedefe almıştı. İşini bitirdiğindeyse sakin bir şekilde geri çekildi.
Üzerindeki beyaz atlet kanla kaplanmıştı. Arabasının yanında polisleri beklemeye başladı. Memurlar yaklaştığında yüzündeki kanı sildi ve soğukkanlı bir ifadeyle şunları söyledi. Aradığınız kişi benim.
Molly arabada. Onu öldürdüm. Paramediklerin tüm çabalarına rağmen 23 yaşındaki Molly McLaren'ın hayatı kurtarılamadı. Saat 11.43'te olay yerinde yaşamını yitirdiği açıklandı.
Vücudunda 75'ten fazla bıçak darbesi vardı. Joshua Stimson'un davası Ocak 2018'de başladı. Joshua cinayet suçlamasını reddetti ve kişilik bozukluğu nedeniyle azaltılmış cezai sorumluluk savunması yaptı. İngiltere yasalarına göre kişilik bozukluğu böyle bir savunmaya dayanak olabilirdi.
Ancak bunun geçerliliği iki psikiyatristin değerlendirmelerine bağlıydı. Savunmanın psikiyatristi Dr. Sahit Majid, Joshua'ya ağır borderlan kişilik bozukluğu teşhisi koydu. Dr.
Majid'e göre cinayet sırasında Joshua hem ruhsal hastalığının hem de anne babasının boşanmasından kaynaklanan terk edilme sorunlarının etkisiyle anormal bir ruh halindeydi. Buna karşın savcılığın psikiyatristi Dr. Philip Joseph aynı fikirde değildi. Ona göre Joshua'da eylemlerinin doğasını anlamasını engelleyecek bir zihinsel rahatsızlık belirtisi yoktu.
Üstelik Molly'yi öldürmekle alakalı en ufak bir pişmanlık belirtisi göstermemişti. Dr. Joseph, Joshua'yı olgunlaşmamış, kibirli ve narsist biri olarak tanımladı. Jury, 4 saatten kısa süren bir değerlendirmeden sonra Joshua Stimson'u cinayetten suçlu buldu.
Duruşmada yargıç Adele Williams, Joshua'nın herhangi bir kişilik bozukluğu olmadığını, asıl sorununun kadınlarla olduğunu söyledi. Duruşma sırasında Molly'nin ailesi Joshua'nın geçmişte başka kadınları da takip ettiği ve onları dehşete düşürdüğü gerçeğiyle yüzleşti. İki kadın onunla yaşadıkları korkunç deneyimleri mahkemede paylaştı. Adım Alexander Dale.
Joshua ile 2013 yılında Tinder'da eşleştim. Bir süre sonra da buluştuk. Buluşmadan sonra kendisine nazik bir mesaj attım. Aramızda bir bağ hissetmediğimi söyledim.
Bunu anlar sanıyordum ama öyle olmadı. Bir tatile çıkmıştım. Telefonum Joshua'dan gelen mesajlar ve aramalar ve tehditkar mesajlarla doldu. Oraya uçar gelirim ve seni boğarım gibi mesajlar.
Sonra bir fotoğraf attı. Evimin arka bahçesindendi. Ben ona hiçbir zaman evimin adresini vermemiştim. Eve dönünce beni bir sürprizin beklediğini yazmış.
Arabamın lastiklerini patlatmış. O yıl kaç kez polise gittim. Can güvenliğimden endişe duyduğumu kaç kez söyledim. Hiçbir şey yapılmadı.
Merhaba, Leah Hubbard ben. Biz Joshua ile 2016'da Maidstone'da bir barda tanışmıştık. Başta her şey iyiydi. Yani aramızda bir yakınlık doğdu.
Görüşmeye, buluşmaya başladık üst üste. Sonra şehirden ayrılmam gerekti. Büyükannemin yanına gidecektim doğum günü için. Sonra telefonuma bir baktım.
Joshua'dan 50 tane arama gelmiş, bir sürü mesaj atmış. Beni yalan söylemekle suçlamaya başladı. Yani sanki başka bir yere gitmişim de ona yalan söylüyormuşum, onu kandırıyormuşum gibi. Hiçbir şey anlamadım ve ilişkimi bitirdim tabii ki bir terslik olduğunu anlayıp.
Birkaç gün sonra gecenin ikisinde bir ses geldi. Uyuyordum ben. Gözlerimi bir açtım, Coşak karşımda. O kadar korktum ki.
Sonra telefonumu şarj edeceğim dedi. Bir şeyler dedi. Gitti ama ben çok korktum ve o günden sonra evde yalnız kalamaz oldum. Ama o takip etmeye devam etti.
Hatta bir kere eğlendiğim ibare gelip yüzüme içki fırlattı. Ama sonra kesti bunları. Ben de sevindim, unuttu herhalde diye düşündüm. Meğer kendine yeni bir kurban bulmuş.
Eğer bu olaylar doğru şekilde kayda geçirilmiş olsaydı, Molly'nin şikayetinde Kent Polisi 2013 raporunu bulabilir ve belki de genç kadın için daha fazlası yapılabilirdi. Joshua Stimson, Molly McLaren'ı öldürmekten ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Ama bu karar için masum birinin feci şekilde can vermesi beklenmişti. Bu sebeple kent polisi mahkemenin ardından vakanın ele alınış biçiminin incelenmesi için bağımsız polis denetim kurumunu davet etti.
İnceleme sonucunda polis teşkilatının ciddi hataları ortaya kondu. Artık görevliler, takip ve ısrarlı taciz vakalarını suç olarak kaydetmekle yükümlü. Bugün Molly'nin hatırası, ailesi tarafından onun adına kurulan vakıf sayesinde yaşamaya devam ediyor. Molly McLaren Vakfı, yeme bozukluklarıyla mücadele eden bireylere destek sunan, farkındalık ve eğitim çalışmaları yürüten kurumlara fon sağlıyor.
Molly başkalarına umut ve güç aşılama hayalini maalesef artık bizimle olmadan gerçekleştiriyor. Bu, onun ardında bıraktığı miras. Evet, bu haftanın karanlık dosyasının da sonuna geldik. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Kendinize iyi bakın. Yavaş yavaş.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.