Podcast

moderniteyi reddet kocana sahip çık?

Dr. Gulec Radio

9 ay önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Sevgili peribacalarım, bu hafta kıskançlıkla ilgili gelen sorularınızı cevaplıyor ve hikayelerinizi dinliyorum. Buradan devam ediyoruz ve hazırsanız başlıyoruz!



Tüm bölümler ve daha fazlası için ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠podbeemedia.com⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠'u ziyaret et!



----- Podbee Sunar ------

Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

4.613 kelime · ~23 dk okuma

Peri bacası fakültesi ne haftaydı ama? Ben ne dedim size? Hemen bunu bitirdikten sonra soru cevap çekeceğim dedim değil mi? Ama ne yaptım?

Ayağa kalktım. Ayağa kalkınca ne oldu? Geri oturamadım. Çünkü biliyorsunuz ki tüm hafta boyunca oradan oraya ödül, tören, yemek, şu bu full koşuşturdum.

O yüzden bugün tam bir hafta sonra yine bir perşembe günü. Hatta perşembe akşamı yani 5-6 saat sonra bunu dinleyeceksiniz büyük ihtimalle. Sizlere ulusa sesleniyorum. Ey kardeşlerim!

Transkriptin tamamını oku

Kamuoyuna duyurmak isterim ki geçen haftaki benim kendi ilişki tarzımla alakalı bazı insanların şu şekilde itirazları olmuş. Vay efendim sen nasıl bir toksik bir kadınsın. Vaya efendim bu yaşadığın ilişki işte yok hani benim sevgilim böyle yapmaz, ben de öyle yapmam, biz o ben beraber... Ne?

Kimin konuşmasına benzedim? Arkadaşlar, kendinize gelin. Herkes kendine gelsin, herkes haddini bilsin. Herkesin ilişkisi, herkesin ilişki normu kendine göredir, tamam mı?

Sizin tolere seviyeniz, sizin seçiciliğiniz, sizin istediğiniz ilişkiye ben karışmıyorum. İsteyen poligami yaşar, isteyen monogami yaşar, isteyen açık ilişki yaşar, isteyen flörtöz olur, isteyen ister ki sevgilisi önünde flört etsin. Bana ne? Fakat ben buna okay değilim.

That's it. Şimdi hazırsanız sizin anılarınızla ve benim cevaplarımla ve benim kendi görüşlerimle önce quick bir recap ile başlıyoruz. Dr. Gületç Radyo'ya hepiniz hoş geldiniz.

Şimdi bir tanem, öncelikle benim ilişki anlayışım popüler kavramlarla anlatabilecek ve bu düzeyi indirgenecek bir yerden gelmiyor maalesef. I'm so sorry. Bu benim hani kendi psikolojik örgütlenmemle, yapımla ve dünyayla genel olarak kurduğum ilişkiyle çok benzer, aynı biçim. Öyle biçim... Neydi bir şey hakkında?

Biçim, biçim. Benim günlük konuştuğum şu anda sadece bir tane dostum var. Başka yok. Ve bunun dışında sürekli işle alakalı mesaj trafiğim, arama trafiğim oluyor.

Bir de annem, babam, ablam. Bu kadar. Nasıl bu böyleyse, ilişkim olduğunda da dikkatim daralıyor. Bağlandığımda ona derinleşiyor.

Ha bu arada fark ettiğiniz üzere şu anda bir ilişkim yok. Ama olduğumda çok fazla uygusal temasa sürdürebilen bir yapım yok. Ve hani gerçekten de her şeyimi o oğlanın vermeyi seviyorum. Ve karşımdan da bunu görmeyi seviyorum.

ve hani bu böyle her şeyimi tek bir kişiye verebilme ya da verme yani başka erkekleri çıkarma görmeme falan abi bu benim için ben bunu seviyorum ve bu benim için eksiklik değil aksine benim zihinsel ve duygusal regulasyon biçimim bu ve bunu yaşadığım için de hiç pişman olmadım yani onu da söyleyeyim ve bu yüzden de 5 yıldır ilişkim yoktu yani hani bunu bildiğim için kendimi bu anlamda böyle olduğunu ne yapıyorum enerjimi ilgimi duygusal yatırımımı bölmek istemiyorum ve hani bu netlik beni sakinleştiriyor güvende hissettiriyor günün sonunda bakın hani bugün bir ilişkim yok evet bu da olabilir ve ben iyiyim şükürler olsun Siz nasılsınız? I love you. Benim sesimi iyi duymayı istediğinizi bildiğim için de buna ekstra söyledim. Yani hani bir ilişkimde ya da hiçbir zaman ay niye böyle yaptım demedim.

Buradan gol diyemedim. Ve benim bu tarz hani isimlendirirse kapalı ilişki istemem başkalarını kontrol etme ihtiyacından değil. Çünkü hiç de aslında kontrolcü bir yapım yok. Kendi sınırlarımı bilmemden kaynaklanıyor.

Yani benim için burada bağlılık hani özgürlüğün karşılığı değil, kaosun karşılığı. Anlatabiliyor muyum? ve ben biliyorum ki güvendiğin yerde zaten bir kontrol olmaz, bir hani kısıt olmaz, bir kıskançlık aksiyona dönüşmez bunları konuşmuştuk. Fakat bazı insanlar için açıklık ve çoğuluk regülatiftir.

Şimdi regülasyon ne demek psikolojide? Regüle etmek, düzenlemek, stabilize etmek, duyguyu düzenleyebilmek. Mesela hayatını düzenler, duygusunu düzenler tamam mı? Mentalini düzenler.

Bazı insanlar için açıklık ve buradaki böyle çoğulluk, hani çok fazla bereket, regulatiftir. Benim için ise sürekli sadelik, duygusal tutarlılık, bunlar regulatif tutarlılıktan kastım. Labilitenin tersiyle yani aynı insanlar ve böyle all in. Var ya da yok, tamam mı?

Dolayısıyla bu benimkine ahlaki üstünlük değil, ahlak iddiası değil. Başkaları ne yapıyor hiç yargı değil, ben yapmıyorum. Sevmiyorum. Bu kendi mizah yapımına uyumlu olan bir ilişki biçimi.

Ben böyle olmayan bir insana niye böyle değilsin, böyle ol demiyorum asla. Bakıyorum ki öyle değil. Direkt uzaklaşıyorum zaten. Fakat ben de böyle olduğumu bildiğim için bundan da tahbisi vermiyorum.

Çünkü mutlu olmam. Ben böyle ilişki seviyorum. Buna göre gelsin insanlar. İnsanlar.

Şimdi ayrıca her ilişkinin normeli kültüre, kişiliğe ve o ilişkiyi yaşayan insanların değer sistemine göre değişir. Norm yani normal çoğunluk ne yapıyorsa o değil. Ya da gündemde şu an ne modaysa o değil. Ya da hangisi daha modern olacak o da değil.

Norm iki kişinin üzerinde anlaştığı sözleşme. That's it bruv. Toksik olan istemediği hale katlanmak, korkuyla kabul etmek, kaybetmemek için susmak. Ben ne yapıyorum?

Seçiyorum, net oluyorum, sınırı koyuyorum. Bu kadar. Ben ayrıca bana uymayan bir ilişkiyi sıf modern diye de kimse kusura bakmasın yaşayamam. Bu asla şu anla ilgili değil.

Genel söylüyorum. Genel ilişki biçimin bu ya zaten. Bana uyan ilişkiyle toksik diye savunmam. Daha önce toksik ilişkinden bahsettim.

Çok kötü dedim. Ben o an ona ihtiyacım vardı ama toksik dine de falan filan. Ve son olarak da herkes kendi normaliyle ilişki yaşar. Yaşasın.

Kimseye benimkini dayatma gibi bir ideyem yok. Benim normalim beni küçültmüyorsa devam. Ama biraz ara vermek istiyorum bu işlere. Yaza evlilik iptal gibi duruyor.

İstemiyorum arkadaşlar vazgeçtim. Çalışacağım. Tuzla uzmanlığa başlayacağım. Ondan sonra biraz daha böyle büyüyeceğim.

Hala çocuk yaş şaka. Neyse büyüyeceğim ondan sonra. Biraz daha bana maruz kalacaksınız. Artık erteledik mecbur.

Tamam mı? Şimdi geçen haftadan çok hızlı bir böyle quick recap yapacağım kıskançlıkla ilgili neler söylemiştik. Dedik ki kıskançlık bir duygudur, acı verici bir duygudur. Fakat bir davranış değildir.

Tehdit algısı oluştuğunda kıskançlık devreye giriyor. Beyin diyor ki bağlandığım bu şeyi kaybedebilirim, benim olan şeyi kaybedebilirim. Amigdala'dan ilkel bir alarmla. Fakat ne demiştik?

İlk refleks normal ama bu refleksi hani böyle hemen kabul etmeyeceğiz. Çünkü bazen bu alarmlar travma kaynaklı olabiliyor dedik değil mi? Bu yanlış alarm olabiliyor. Burada hemen ne yapıyoruz?

Davranışa, aksiyona geçmeden önce durup düşünüyoruz. Diyoruz ki ya şu anda Sezginiz konuşuyor ya da hani bir tetiklendik bir yerden, eski bir travmadan. Ben hemen kendime şunu soruyorum. Geçen hafta psikiyatristinle de bunu görüştüm.

Dedim bakın böyle yapıyorum sağlıklı olmak için falan. Ayrıca da gerçekten çok sağlıklıymışım. Onu gördüm. Ben kendime inanamıyorum yani ben kendime dedim ki hani bu mentalizasyon yeteneğini nasıl kazandın bu kadar nasıl her şeyi hani ya tamam hani prefrontal kortekste limbiye yani duygularımıza hükmedemiyoruz ama yani savunma mekanizması değil harbiden öyle olayları okuma yeteneğim o kadar gelişmiş ki 5 yıldır ilişkilenmediğim için ben kendimi en son o halde hatırlıyormuşum.

Anlatabiliyor muyum? Çok gelişmiş her şey. Şükürler olsun. Neyse diyorum ki tepkim benim şu anki tepkim karşında gördüğüm olayla orantılı mı?

Karşı taraf gerçekten sınırı aşıyor mu yoksa ben bu senaryoyu gözümde büyütüyor muyum yani hani? Ve hani acaba ben bu aynı duyguyu önceki ilişkilerimde de hissettim mi ya? Yaşadım mı? Bir bak oraya.

Çünkü eğer öyleyse daha önceden gelen bir şey varsa mesela hani geçmişten hissedilebilir ama böyle sezgiyse, o an olan bir şeyse, yeni bir duyguysa belki geçmişe gitmiyordur. Anlatabildim mi? Bunun dışında, bizim bazen kıskançlık olarak adlandırdığımız şey partnerimizle ilgili değil de kendi satımızla ilgili olabilir. Çünkü kadınlar arasındaki rekabet kültürü, hala maalesef ki kadın olarak değerimizin seçilmişlik üzerinden okunması, maalesef evliliğin hala bir başarı olması.

Sosyal medyada sürekli karşılaştırılmamız. O yüzden bazen hani kıskandığı şey bazen partnerinle o kadın arasındaki ilişki değil, o kadının sende tetiklediği yetersizlik hissi olabilir mi? Bunun dışında ne demiştik? Sağlıklı ve patolojik kıskançlığı ayırt etmek için ne yapacağız?

Sağlıklıysa duyguyu fark ediyoruz, sorumluluğu üstleniyoruz, bu bizim kıskançlığımız diyoruz. Karşı tarafta bir günah yoksa kontrol etmeye çalışmıyoruz, kısıtlamıyoruz. Patolojik ise bu duyguyu hak görüp kendinde kontrol etme hakkı görür, sınır ihlali yapar. Kontrol eder, suçlar ve ben böyleyim diyerek normalize eder, takip eder ve kıskançlık hissetmekle kalmaz, davranışa dökülür ve ilişkiyi zehirler, tamam mı?

Yani bir duyguyu anlamak başka, o duyguyla hareket etmek başka. Şimdi hazırsanız teker teker mesajlarınıza geçiyorum. Şimdi en çok likelanan mesajlardan başlayayım isterim ve okuyorum. İsim söylemeyeceğim tabii ki.

Uzun süre erkek arkadaşımın beni başka erkeklerden kıskandığını sanıyordum. Ama aslında direkt beni, neşemi, insanlarla çok çabuk kurabildiğim sosyal bağı, iletişim becerilerini falan kıskanıyormuş. Mesela bir gün büfeden bir şeyler aldık beraber. Büfeci abiyle ufak bir şakalaşmamız oldu.

Kendi kendine tüm gün sinirlendi. Boktan insanlarla muhatap olmam beni çıldırtıyor dedi. Bunun için baya küstük. Burada erkek olduğu için kıskandığını düşündüm.

Fakat sonrasında künefecide akranımız olan garson kızla biraz sohbet ettim. Hatta fotoğraf makinemle fotoğraf çekmek istedi. Sonra bunları atmak için uğraştığımızı görünce insanlarla çok reaksiyon samimi oluyorsun diyerek tüm gün surat yaptı küstü. Kendisi yalnız ve iletişim kurmayı bilmeyen biri olduğu için beni bu açıdan kıskandığını düşünüyorum demiş bir tanem.

Şimdi bir tanem aynen de söylediğin gibi bazı insanlar seni başkasıyla değil senin kendi olma halinle kıskanır. Yani mesele senin flört etmen, bakman, çok çabuk samimiyet kurman değil. Ortama girdiğinde senin sadece kendin olarak ortamı canlandırman. Biraz daha açalım bunu.

Buradaki duygu da kıskançlık fakat buradaki duygu nesneye değil yani bir nesne kıskançlığı değil ne kimlik kıskançlığı. Yani şimdi nesnene mesela benim diyelim ki bağlandığım ya da sahip olduğumu düşündüğüm sahiplik atfettiğim şey nesne. Mesela insan olabilir, arka arkadaşımız. Statü olabilir, işimiz, mesleğimiz.

Rol olabilir, annelik, kardeşlik her neyse. Nesne kıskançlığında benim olan şey başkası tarafından elimden alınabilir var. Yani buradaki tehdit ne? Üçüncü kişi üzerinden algılanıyor.

Tamam mı? Ve burada kaybetme korkusu var. Mesela benden daha yakışıklı biri, benden daha güzel kadın, benden daha çekici biri, benden daha iyi bir çocuk falan neyse. Rakip var burada.

Ve spesifik oluyor genelde bunlar böyle bir kişiye, bir duruma. Geçici oluyor genelde ve daha insani bir durum. hep biz kıskanıyoruz birbirlerini ve bu his insani olmakla beraber de hani davranışa dökmeden regüle edilip düzenlenebilir ve kontrol edilebilir ve sağlıklı seviyede kalabilir ama kimlik kıskançlığı olduğunda yani senin eski arkadaşın sanıyorum değil mi? onun yaptığında ne oluyor?

3. işi değil direk senin varoluş biçiminle ilgili Tehdit senin varoluş biçimini, sen kendini tehditsin. Yani mesele güzellik değil, flört değil, sadakat değil. Mesele sen olduğun kişi olduğunda sevgilini eksik hissettiriyorsun.

Eksik olduğu şeyi temsil ediyorsun sen. O yüzden neşen, sosyal alışkanlığın, insanlarla hızlı bağ kurman tehdit oluyor. Ya da onda varsa bu utanç, yetersizlik utanca dönüşebiliyor. Utanç kaygıya dönüşebiliyor, kaygı kontrole dönüşebiliyor.

Kontrol suçlamaya dönüşebiliyor. Suçlamadan sonra ne geldiğini biliyoruz. Şimdi hatta bunu daha da ileri götüreyim, daha da açalım. Bayılıyorum böyle şeylere.

Şimdi bak bir tanem, sende ne var? Sosyal akışkanlık, neşe, rahatlık değil mi? Bunlar. Ve sen bu olduğun halinle partnerinde eksik olan bir şeyi temsil ediyorsun değil mi?

Ve burada ne var? Sessiz bir yetersizlik hissi. Çünkü bunlar onda yok. Sonra ne oluyor?

Bilinç dışı fark ediyor tabii bu. O senin gibi bunu yapamıyor. Ve bunu kabul ederse, bak ben böyle değilim derse ki herkes böyle olmak zorunda değil asla. Fakat böyle olmuyor diye o zaman eksiklik hissine, yetersizlik hissine giriyorsa burada kendisini düzeltmesi gerekiyor.

Bunu kabul ederse gelişime gider. O zaman ne ala? Bunu eksiklik olarak görüyorsa gelişime giderse o zaman kendini geliştirir. Ama çoğu insanın yapacağı gibi kabul etmezse ne yapar?

Savunmaya gider. Ve savunma mekanizmaları başlar. Buradaki en çok görebileceğimiz savunma mekanizmalarından biri ne? Utanç.

Shame. Ne oluyor burada? Kişi, senin sevgilin normalde mesela eksik değil ama sen yanında olduğun için eksik görünüyor. Yani göründüğü için öyle eksik hissediyor.

Tamam mı? Bu yüzden de diyor ki, o olmasa benim eksikliğim ifşa olmayacak. O olmasa benim neşesizliğim, benim sosyal akışkan olmayışım asosyal atıyorum. İfşa olmayacak diyor.

Ve o yüzden senin sosyal rahatlığın onun iç gerilimini, utancını görünür kılıyor, ifşa ediyor. Ve sen öyle olduğunda o kendinden utanmaya başlıyor. Utanç duygusu yaşamaya başlıyor içten içe. O kadar acı bir duygu ki bu, yüzeye çıkamıyor.

Ne oluyor sonra? Bu öfkeye dönüşüyor. Çünkü o kadar dayanılması zor bir duygu ki bu. O yüzden neyle kendini gösteriyor?

Öfke ve kıskançlık. Sonra sen neyi duyuyorsun? Suçlamaları. Çok abartıyorsun.

Herkesle fazla samimisin. Buna da gerek yok. Onu yapma, bunu yapma. Yani utanç eleştirik kılına giriyor.

Ya da kontrol olabilir. Ya da suçlama olabilir. Utancın belli başlı kırıkları vardır. Ve en tehlikeli noktaya evlilir.

Ne o? Sen az olursan, sen az alırsan ben rahatlarım. Ben rengili olurum. Ama kimsenin bunu yapmaya hakkı yok çünkü hiçbir ilişki birinin küçülmesi üzerine kurulamaz.

O yüzden bir tanem senin burada neşen fazla olur, gülmen yersiz olur, varlığın rahatsız edici olur. Aslında bunların hiçbiri yokken sen böyle hissettirilirsin. O yüzden geçmiş olsun, seni çok seviyorum. Bunu da bu kadar niye anlattım?

Çünkü okuduğum tüm mesajlarda, yani çoğu mesajda diyeyim benzer şeyler var. Hatta bu benzer şeyi de çok güzel ifade eden başka bir mesaj var. Onu da söyleyeyim şimdi size hemen. Demiş ki bir tane perivacası.

Burada anlatılan erkek kıskançlıklarının çoğu kıskançlık değil, tahakküm kurma aracı, iktidar politikası. Kendimce disclaimer düşünmek isterim demiş. Ve bunun tahakküm mü, yoksa kıskançlık mı, yoksa sadece bir kontrol mü, böyle bir sınır mı? Bunu anlamamız çok önemli.

Burada da şöyle bir şey söyleyebiliriz ki... Nasıl bir cümle? Her kontrol davranışı tahakküm değil ama kontrol eğer karşı tarafın benliğini hedef alıyorsa işte bu tahakküm. Yani mesela davranışsal olarak bir diyelim ki bir şey söyleyelim bir sınır koyalım.

İşte aşkım lütfen bugün geç gelme. Bu bir sınır olabilir hani ilişkinize bağlı ama çok gülme, çok işte enerjik olma falan bunlar tahakküm. Çünkü niye? Varoluşuna bir davranışa değil düzenlenen şey.

Bazen bu bilinçli yapılmaz bu arada, bilinç dışı da yapılabilir. Ve çoğu zaman bu tahakküm yani cinsiyet, güç, sosyal sermaye farkı bunun üzerinden kurulabilir. Yani illa amaç burada işte ben senin üzerinde bastık kurayım, ben senin üzerine en baştan böyle seni kontrol edeyim olmayabilir ama sonuçta günün sonunda olan şey tahakküm. Ve kendi içsel eksikliğiyle kalamayan bir insan bahsettiğin gibi senaryo arkadaşında karşısındakini alanını daraltarak rahatlamaya çalışıyor.

Bu bilinçsiz de olabilir dedik fakat bir şeyin bilinçsiz olması etkisini masum yapmıyor. O yüzden dikkat ediyoruz. Bize söylenen şey varoluşumuza mı, bir nesneye mi, davranışa mı ya da sadece bir sınır mı? Ya da gerçekten o an geçici insani bir nesne kıskançlığı mı?

Şimdi biraz ara verelim sonra tüm hızımızla devam edeceğiz. Şimdi en ilginçlerden biri de buydu. Bir eski sevgilim Atatürk'e ne yakışıklı adam dediğim için kıskanım trip atmıştı. Anam orası bir saçma gülüş neyse.

Atatürk'e de bir şey demezsin be adam. Şimdi bir tanem dersin, Atatürk'e de dersin. Ne zaman dersin? Öyle bir nokta olur ki artık olay kıskançlık değil.

O kadar böyle büyük bir figüre bile tahammül edemeyecek kadar kırılgan bir benlik. Yani bir ego problemi. Hani ego süper ego. Oradaki.

Benlik problemi. Çok kırılgan. Yani çünkü bu kadar bir aşırı karşılaştırma hani bir erkek eğer Atatürk'le bile rekabet ediyorsa yani senin yapabileceğin hiçbir şey yok Allah ona yardım etsin. Biri demiş ki kızlar umarım bu adamların hepsi eski kocanızdır aklımı yitirdim okurken.

Diğer mesaja geçiyorum. Kuzenimle el sıkıştığım için kıskançlıktan kalp sıkıştı. Ve gerçekten de ritim düzensizliği nedeniyle hastaneye gittik. Bu arada gelirdi yani.

Bana da gelirdi ama bir şey olmaz. Trop bakar 6 saat bekletip gönderir. Çünkü yasal süre o kadar minimum. Şimdi bir tanem bu artık kıskançlığın ötesi zaten de.

Burada iki farklı şey var. Birincisi gerçekten kalp bir ritim düzensizliği oldu falan filan mı? Yoksa hani birazcık böyle suistimal var mı sana karşı? Ama yani hani diğer bir konuda tehlikesiz bir davranışın, ilişki suçu olmayan bir davranışın üzerine bile suçlanman ve tehdit gibi algılanması.

Şimdi sen kendi kuzeninle sosyal ve kültürel olarak tamamen normal bir davranışta bulunuyorsun, el sıkışıyorsun. Hani bu kuzenin olmasa da öyle de yani, hani kuzenin. Ve erkek bu olayı tehdit olarak algılıyor ve bedensel bir problem, ne dedik buna, psikosomatizasyon yaşıyor kendince. Burada maalesef ki tetiklenen şey, yani bu duygu kıskançlık değil, ne bu?

Kontrol kaybı. Ve buradaki tehdit algısı orantısız. Ne demiştik mesela, biz düşüneceğiz, bu olay gerçekten bir sınır ihlali mi, karşı tarafın bir yanlışı var mı? Kuzen cinsel rekip değil.

Kültürel olarak tehdit yok. Bağlanacağın bir nesne yok orada. Ama senin sevgilin bunu böyle kodlamıyor. Ve burada bu tehdit gerçek değil, onun içinden, onunla ilgili.

Ve bunu, bu tehditi regüle edemiyor, düzenleyemiyor. Ne oluyor? Kalp bozuluyor, panik benzer şeyler yaşıyor. Ve bu büyük ihtimalle bir rol değil.

Gerçekten bunları yaşıyor ama kendi düzeltmesi gereken bir problem mi? Bunun seninle ilgisi yok. Bunun sorumluluğu da sana ait değil. O benim kuzenim diye açıklama yapmak... Evet,

yapıyorsun o haldeyken de yani hani çok çok kötü bir durum gerçekten. O sırf bu yüzden ritim bozukluğu yaşıyor diye senin davranışının problemli olduğu anlamına gelmiyor bu. Evet, buradaki bedensel problem gerçek olabilir ama bu tepkinin sebebi haliyle senin davranışın değil, onun kendi problemleri, regülasyon problemleri. Ve bu saatten sonra şöyle olur.

Bak işte görüyor musun? Sen bana bunu yaşattın. Bak görüyor musun? Senin yüzünden kalbim sıkışıyor.

Bak görüyor musun? Sen beni hasta ediyorsun kızım. Bu arkadaşlar, bu çok kötü bir psikolojik şiddet. Senin sinir sistemin çöküyor diye sen başkasının hayatını daraltmak azamazsın.

Kendi sinirinizi, kendi psikolojinizi regüle etmek için, düzenlemek için partnerinizi küsültemezsiniz ya. Kendi kendinizi tedavi edeceksiniz. Bu kadar. Ayrıca kimsenin de regülatörü yani şifacısı, şusu busu olmayın arkadaşlar.

Sadece anlık rahatlama sağlar sonra daha gir, daha büyük gelir falan. Anladınız mı? Hiç kimsenin şifacı olmaya gerek yok. Evet şifacı olmak bazen kolay oluyor.

Farklı oluyorsun, o oluyorsun, bu oluyorsun, aa sen çok farklısın. Evet farklısın çünkü onu çok güzel rahatlatıyorsun. E sonra? Şimdi diğerine geçiyorum hazırsanız.

Kışın göğsümden biyopiste oldum. Göğsümden dediğim meme mi? Yoksa akciğer mi? Bakalım.

Çok stresliydim ve bende vazova gali senkop vardı. Yani bayılıyor. Tamam mı? Ya yazıyormuş zaten.

Stres anında ya da ayağa kalkınca bayılıyordum. O anda doktorlar kalbimin durduğunu sandı. Bileğimden kontrol ettiler. Ama nabzımı hissetmeyince code blue çağırdılar.

Yani mavi kod. Yani gelin buraya acil falan. Acilden tüm doktorlar oraya gidiyor falan. Bir anda herkes odaya girdi ve eşim içeri erkeklerin girmesine sinir edip kavga çıkardı.

Ne? Ama sonra o anda ayıldım ve müdahaleye gerek kalmadı. Şimdi düşününce öfkeleniyorum. Yani kalbim dursa sırf eşim istemiyor diye ertelik doktora mı giremeyecek?

Böyle şeyleri kabul edemiyorum. Şimdi o ara evli miydiniz? Bence evliydiniz gibi. Şimdi... Yani hani...

Buna nasıl bir yorum yapacağımı bilemedim. Çünkü hani kıskançlığın artık hayat riski aldığı nokta bu. Şey vardı, ya hava şahitleriyle ilgili Engin T.D.

sınavlara falan girerken, orada mesela onlar bildirdiklerinde kan transfüzyonu yapılmıyor falan. Ama bunun hani kıskançlıkla ilgisi yok, öyle. Domuzdan işte domuzun kullanıldığı malzemeler kullanılmıyor falan bazen ama hani böyle bir şey doktor girerdi bu arada. Kim takar o an kıskanç bir eşi?

Ama burada hani yine benzer bir şekilde kontrol kaybı var. Çünkü neden? Tehdit gerçek değil. Şimdi burada gerçek bir tehdit olmamasına rağmen yine bir kontrol kaybı hissi var.

Biraz önceki gibi aynı. Ve o kontrolü yeniden elde etmek için ne var? Öfke patlaması. Ama hani bunun asla tabii ki yani geçerli bir yanı yok, makul bir yanı yok.

Burada sadece şunu düşünebiliyorum. Yani öfkede bir duygu ama kontrol edilebilir ya bir yerde hani. Bence sizin hala eşiniz olduğu için tek şuradan bakmak istiyorum. Vazovagal senkop.

Senkop olduğunu bildiği için yani doktorlar kalbiniz durdu sandı ama eşiniz hali hazırda hastalığınızın bayılma olduğunu ve işte kendinize geleceğinizi biliyorsa belki acili... Ya hani anlatabiliyor muyum demek istediğimi? Hiçbir ele tutulmayan yok da. Böyle bir yerden sizi de üzmek istemiyorum.

Burada yapılacak şey bence eşinize bunun normal olmadığını, bunun bir tehdit olmadığını, kontrol kaybı... Böyle söylenmez tabi, direkt bunu psikolog falan söylesin. Ama bunun normal olmadığını ve sizi üzdüğünü, sizi seviyorsa bununla ilgili biraz düşünmesi gerektiğini söylersek, bilmiyorum faydalı olur mu ben olsam, ne yaparım? Şimdi gelelim en can alıcı noktalardan bir tanesine.

Abartıyorsun, kafanda kuruyorsun, yok öyle bir şey, sen çok kıskançsın denilen ve günün sonunda kadınların kendilerini en çok suçladıkları kıskançlık türüne. Aşkım, 5 yıllık sevgilim vardı. Bir gün tartıştık, aramız açıldı. 2-3 hafta konuşmadık.

Tabii benim sebepsiz yere kıskançlıklarımı, güvenmememi dile getirip manipüle etmişti. Manipüle edildiğimi ayrıldıktan sonra farkettim. Kendisi öğretmen bu arada. Bizim konuşmadığımız o zaman diliminde bir öğrencisi ofisine gelmiş.

İnstagramdan takipleşmişler. Sonrasında da ben Spotify ile takipleştiğini gördüm. Bu arada öğrenci ne? Ne alaka ya?

Ne münasebet ya? Gerçi bilemedim şimdi. Yani ben hastamla mesela takipleşmem ya mesela hani falan. Neyse.

Sonrasında da ben... Şimdi düşünüyorum benim de takip ettiğim öğretmenlerim var. Konu farklı oluyor herhalde ya. Neyse.

Beni ilgilendirmiyor. Ben Spotify'da takip ettiğini görürüm. SS aldım. Spotify... Abi... Tekrar konuşmaya başladığımızda bu kız kim diye sordum.

Öğrencim ya. İş arıyormuş. Yeni geldi üniversiteden. Kıskanacak bir şey yok dedi.

Tabii ben inanmadım. Abi kıskanacak bir şey yok dedi mi? İnsanın içinde bir his doğar ve o his doğrudur ya. Peki dedim bir süre takip ettim.

Yani hayır Spotify'dan takipleşmek ne? Ne abi? Ne münasebet ya? Sonra bilerek Spotify ekibimizin fotoğrafını koydurdum.

Herkese açık liste yaptırdım. Sonra Spotify'dan liste oluşturup liste adı kısmına beni kıskandırmak için bir şeyler yazıp durmaya başladı. Ben de onun gibi bir liste oluşturup kendi numaramı yazdım. Arasın beni konuşalım.

Derdi neymiş öğreneyim istedim. Sonra pat! Kız beni engelledi. Tabii tüm bunlar olurken sevgilim olacak karaktersiz hala bir şey olmadığında benim yok yere kıskançlık yaptığımı öğrencisine karşı çok ayıp olduğunu falan anlatıp durdu.

İşin sonunda haklı çıktım bacılarım. O şerefsiz 5 yıl boyunca beni birçok kadına aldatmış, birçok öğrencisiyle konuşup flörtleşmiş ve tahammülümce o kızla da hala sev... Ne? Yani biz kadınlar... Sevgililer hala demiş bu arada ben orada şey yaptım.

Yani biz kadınlarla boş şerefsizlik, kıskançlık yapıp ortaya bir şey atmayız. Bu arada atatabiliriz de, atmayız genelde ama atatabiliriz. Şimdi şöyle, travmadan da kaynaklı olabilir. Yani ben de mesela hani çok böyle güvenmesem de hani işte arkadaşımın ablası diye tanıştırıldık hani sevgilisiyle falan da mesela.

Arkadaşının ablası var, yanında sevgilisi var. Tanışıyoruz hep biz, dörtlü buluşuyoruz. Sonra ben ara veriyoruz mesela, tartışmışız, ara vermişiz. Bir bakıyorum, yani hani kim abla, nerede sevgili, ne mi oluyor falan.

O yüzden Ben hiç güvenmiyorum. Arkadaşının ablasıymış, yok kardeşinin sevgilisiymiş. Ama bu kötü insanlar. Herkes böyle değil.

O yüzden birileri bu pislikleri yapıyor diye herkese böyle yaklaşamayız. Kendimiz güvenilir olduktan sonra karşıda eğer hatası yoksa güvenebilmeliyiz yani. Bu güzel bir meziyet de... Şimdi bu konu o değil şu anda.

Buradaki asıl temel konu Sezgin'in inkar edilmesi abi. Gaslight'in yani. Gaslit olmuşsun sen. Şimdi...

Burada sezgi var, tamam mı? Özellikle birisini çok iyi tanıdığımızda ve böyle hani sustuklarını falan duyduğumuzda ne oluyor? Beden veya zihnimiz küçük tutarsızlıkları fark ediyor, ses tonunu fark ediyor, böyle o duygusal mesafeyi hissediyoruz, tamam mı? Bu bilinç dışı olan bir şey.

Örtüp bellek yani bu. Ve daha önce öğrendiklerimizle falan böyle mikro ipuçlarıyla bunları birleştiriyoruz ve hasta oluyoruz. Erkek ne yapıyor burada? İnkar, küçümseme, mantıklı şeylerle falan bastırmaya çalışma.

İşte abartıyorsun, kafanda kuruyorsun, kınt falan filan. Abi hani Spotify ne münasebet ya, ne alaka? Bak çok sinirlendim şu an. Ve burada mesela artık o erkeğin yaptığı davranış olmuyor yani niye Spotify'da ekledin olmuyor da senin algın oluyor.

Öğrencimden bile beni kıskanıyor musun? Sen bu kadar hastalıklı mısın falan. Evet kanka niye öğrencini takip ediyorsun Spotify'da ne münasebet iş arıyorsa arasın eee? Ve sen bunu o kadar fazla duyuyorsun ki ve bu yüzden sana soğuk yapıyor, bu yüzden sorun çıkarıyor, bu yüzden arıyor.

Bu arada böyle bir şey yaşadığımda direkt ben yani bye bye hiç muhatap olamam. He tabi ki size demiyorum ki böyle yapın, benim yapımım bu. Ben hani böyle mi? Bye bye.

Zaten çünkü ben problemliysem bunu fark ederim sonra şaka şaka o kadar değil tabi de. Anlatır abi bana. Kafama yatmıyorsa ve yatmadığı halde bana bunu söylüyorsan, bay bay. Neyse.

Burada ne oluyor? Çok fazla bunu duyuyorsun ya sürekli sürekli sürekli sürekli. Artık diyorsun ki acaba ben mi abartıyorum falan, inanmaya başlıyorsun. Yani guest lighting başarılı bir şekilde sonuç vermiş oldu.

Peki sonra ne oluyor? Gerçek ortaya çıktığında haklı çıkıyorsun ama rahatlamıyorsun böyle. İkinci bir yara alıyorsun. Çünkü diyorsun ki ben biliyordum bunu ama ihanet ettim kendime.

O suçluluk, o yani biliyordum bunu nasıl yaptım yani. Ve hani adaletsizlik duygusu var tabii. Haksızlık yani. Ve burada bu sana yapılan gaslighting'in en kötü etkisini biliyor musun?

Yani bak burada gaslighting yani senin düşüncelerini önemsememek, gerçeği değiştirmek falan senin kıskançlığını hedef almıyor. Kendine olan güvenini, gerçeği algılama biçimini hedef alıyor. Yani sen bunu böyle görüyorsan sorun sensin. Sen bunu böyle algılıyorsun falan gibi.

Senin hissettiklerini değersizleştiriyor, algını değersizleştiriyor. Kendi görüşünü, kendi dünya görüşünü küçümsüyor. Sen peki bunu yani boş yere mi böyle düşündün? Senin sezginin önemi yok mu?

İlla bir kanıt mı olması lazım? Şimdi bunu anlatayım. Şimdi Sezgi delil toplamaz diye bir şey var. Bu ne demek abi?

Şu demek. Yani tek bir olay, net bir kanıt falan olmayabilir. Sezgi için bu şart değil. Ama ne var?

Küçük küçük şeyler var, tamam mı? Biriken. Tek tek bakınca anlamsız olabilir ama bir örüntü halinde, sizin için bir araya geldiğinde anlamlı olabilecek şeyler. Mesela... Her zaman attığı mesaj saatleri varsa bu değiştiğinde anlarsınız.

Ses tonu eskisi gibi değilse siz bunu anlarsınız. Sorulara daha kısa cevaplar veriyorsa yes no gibi cevap veriyorsa anlarsınız. Göz teması azaldıysa, beraber geçirilen vakit azaldıysa, size okşama sayısı azaldıysa, öpme sayısı azaldıysa anlarsınız. Tek başına bakıcı yorgundur ama hepsi beraber olunca bir şey değişmiş olur ve sezgide buradan doğar.

Yani illa hani şu oldu, sonra bu oldu, sonra sonuçta bu gibi böyle lineer bir şey olmasına gerek yok. Geçmişteki deneyimler, şu anki olan ipuçlar bunların hepsi aynı anda eşleştiriliyor. Ve hani bak diyorsun ben bunu daha önce hissetmiştim, bu duyguyu biliyorum, seziyorum, bilinç dışında bu var falan gibi. Anlamasak da anlatabiliyor muyum?

Sezi geliyor. Yani, içim rahat değilken sana bu saçma, sen zayıfsın, sen drama yapıyorsun falan değil ha, bir risk var diyor. Tabi bu, hani her sezgide güveneceğiz diye bir şey yok tabi ki de, her tehlike sonucunda da bir şey olmuyor ya hani. Araba hızlı giderse tehlikelidir, değil mi?

Ama her araba hızlı gittiğinde kaza olmaz. Ama dikkat etmek lazım. Ve sezgi olduğunda ne olur mesela? Böyle iç daralması, huzursuzluk, sıkışma falan.

Çünkü havadaki değişim fark ediliyor, odadaki gerginlik hissediliyor. Yani sezgi demek değildir ki suç var. Hani okey sezgi diye bunu yapıyorsun değil ama erken bir uyarı yani hani alarm, alarm da değil uyarı. Hani bir bak bakalım, dikkatli ol demek.

Ve şöyle söyleyeyim, peki buradaki yanlış ne? Sen zaten biliyorsun Peribacan buradaki yanlışı da. Şimdi yanıldığın yer Sezgin değil ama yanıldığın yer bunun yönetme biçimini değil mi? Ne yapıyorsun sen mesela?

Yarışa sokuyorsun kendini. Takip ediyorsun, SS alıyorsun, Spotify lisesiyle karşı hamle yapıyor o sana. Dedektifliğe dönüşüyor Sezgin. Ve reaktif bir şekilde davranmaya başlıyorsun.

Yani oyunu kabul etmiş oluyorsun bir yerde. Erkek burada, işte eski sevgilin inkar ediyor, işte abartıyorsun diyor, gaslight yapıyor sana. Sen de kendini ispat etmeye çalışıyorsun, böyle delil bulmaya çalışıyorsun. Haklıyım, ben haklıyım mücadelesine giriyorsun, anlıyorum ama burada kendini savunmaya geçtiğinde gücü kaybetmiş oluyorsun, tamam mı? Çok zor,

ben bir şey söylemiyorum. Sadece yorum. Çünkü Spotify listesinde o dilerinin yapmaya çalıştığı, bak seni kıskandırabiliyorum diyor, test ediyor. Burada peki ne yapılabilirdi?

Hani ayrıl kanka, engelle kankadan başka. Şöyle, bu bende güvensizlik yerine... Bu da her şey kitabı, dil gibi değil mi? Yani netlik isteyecektik öncelikle, net olunmasını.

Hadi işte böyle arkadaş falan Spotify ne alakadar gibi Spotify'da bir netlik isteyebilirdik oradaki cevabını. Ama burada çok önemli bir şey var. Kaybetmekten korktuğumuzda bunların hiçbirini yapamayız. Kaybetmeyi göze alarak bu konuşmalar yapılmalı.

Zaten bu konuşmaların sonucunda aldığımız cevap da bir cevaptır yani. Kaybedelim zaten anlatabiliyor muyum? Her zaman ayaklarımızın üzerine durup çekip çıkabileceğimiz yani tabii ki kolay değil bunlar da böyle bir yerde olmayız yanlış yapıldığında tamam mı? Çünkü buradaki mesele tek bir kız değil, o kızla takipleşmesi değil.

Konu sen problemlisin dili, konu guess like, konu inkar etme refleksi, konu senin düşünceni küçümsemek. Ve burada ben şunu derdim. Ha bu bana uymuyor, ben bunu normalleştiremem, kusura bakma. Sen benim düşüncemi burada küçümsüyorsan, benim düşüncemi inkar ediyorsan, benim duygumu inkar ediyorsan cevap zaten alınmıştır.

Çünkü haklı çıkmak günün sonunda sağlıklı olarak buradan ayrılmak demek değil, rahatlamak demek değil. Sen haklı çıkmış olabilirsin bir tanem ama kendinden şüphe ettin bu süreçte, kendini küçülttün ve oyuna girdin. Ne gerek vardı? Ama şükürler olsun ki ayrılmışsın, artık geçmiş olsun onun yeni sevgililerine.

Bir tanem! Bir tanelerim! Felibacılarım! Bence çok güzel bir bölüm oldu.

Böyle sizin bana anınızı anlattığınız, benim de yorulmadığım daha çok bölüm yapalım. Retroaktif kıskançlık yapacaktığım zaman kalmadı. Arkadaşlık kıskançlık yapacaktığım zaman kalmadı. Bunları da yapalım istiyorum.

Kıskançlık belki devam etmeyiz de arkadaşlık üzerinden soru cevap yaparız. Ben çok eğlendim. Sizi çok seviyorum. I love you.

Yer, yeni uyku sakaşakışı.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)